Tazminat Hukuku

İşe İade Davası

Çalıştığı işyerindeki iş akdi herhangi bir haklı ya da geçerli nedene dayanmaksızın feshedilen işçilerin işe iade davası açma hakkı bulunmaktadır. İşçilerin bu gibi hukuki haklarını ve hangi hükümlere tabi tutulacağı gibi hususlar genel olarak 4857 Sayılı İş Kanunu uyarınca belirlenmiştir. Bu kapsamda işe iade davası birtakım şartları bulunmaktadır. Ancak bunlardan önce açıkça belirtmek gerekir ki, işe iade davası iş güvencesine tabi işçiler hakkında uygulanan ve işçiye bu yönde bir güvence sağlamak amacına yönelik olarak getirilmiş bir haktır. Dolayısıyla iş güvencesinden yararlanması öngörülen iş yerlerinin özellikleri işe iade davası açabilmek için bulunması gereken şartların bir kısmını oluşturmaktadır.

Her şeyden önce işçinin işe iade davası açmasının dayanağı; uğradığı haksız nedene dayanan bir iş sözleşmesi feshi olmalıdır. İş güvencesi kapsamındaki işçiler ve işyerlerine ilişkin şartlar İş Kanunu m.18’de açıkça belirtilmiş olmakla birlikte işe iade davasının şartları şu şekilde sıralanabilir:

ise iade dava
  1. İşçinin belirsiz süreli iş sözleşmesine tabi olması gerekmektedir

Belirli süreli iş sözleşmeleri esaslı nedene dayalı sözleşmeler olup, iş kanunumuz ve ilgili mevzuat uyarınca istisnai bir durumdur. İş güvencesinden yararlanacak olan işçinin belirsiz iş sözleşmesine dayalı çalışıyor olması gerekmektedir ki iyiniyet ve ahlak kuralları çerçevesinde değerlendirildiğinde; iş süresinin bitimi belli olan belirli süreli sözleşmeye dayalı iş ilişkisinde işe iade davası açabilme şansı olması dürüstlük kuralıyla bağdaşır nitelikte olmayacağı gibi pratikte bir fayda sağlamayacaktır.

  1. İşçinin en az 6 aylık kıdemi olmalıdır

Yeraltında çalışan işçiler bu kuralın istisnasını oluşturmakla birlikte iş güvencesi kapsamından, ya da diğer bir deyişle işe iade davası açma hakkı bulunan işçilerin; çalıştıkları işyerinde en az 6 aydır çalışıyor olması şartı bulunmaktadır. İşçinin bu kıdeminin belirlenmesinde aynı işverenin farklı işyerlerinde çalışmış olması durumunda, bu işyerlerinde çalışmış olduğu sürelerin toplamı değerlendirilecektir.

  1. İşyerinde en az 30 işçi çalışıyor olmalıdır

İşyeri kavramından anlaşılacak olan işverenin aynı işkolundaki tüm işyerlerinde çalışan çalışanların sayısıdır. Bunun yanı sıra işçilerin sayılarının belirlenmesinde tam ya da kısmı zamanı ayrımı yapılamazken, çırak, stajyer gibi çalışanlar bu hesaba katılmayacaktır. Ayrıca eğer varsa işverenin aynı işkolunda başkaca işyerlerinde çalışan işçileri de 30 kişinin hesaplanmasında göz önünde tutulacaktır.

  1. İşçi kanunda belirlenen ve “işyerinin bir kısmı ya da bütününü sevk ve idareye yetkili” işveren vekillerinden veya yardımcılarından biri olmamalıdır

Bu şart işveren lehine getirilmiş bir şart olup konuluş amacı işveren ile işveren vekili arasındaki güven ilişkisinin daha sıkı olması gerekliliğinden ileri gelmektedir. İşveren güven ilişkisinin sarsılması durumunda işveren vekilini ya da yardımcısını derhal işten çıkarabilmeli ve zararına en aza indirebilmelidir.

ise iade davalari

Bu şartları taşıyan bir işyerinde çalışan ve dolayısıyla iş güvencesi kapsamındaki işçi, işveren kendisini geçerli bir nedene dayanmaksızın işten çıkarıyorsa işçinin işe iade davası açabilme hakkı doğacaktır. İş hukukuna hakim olan fesih çeşitlerinden geçerli fesih; haklı fesih sebepleri kadar ağır olmayan ancak işyeri düzenini ve işleyişini sekteye uğratan birtakım davranışların ortaya çıkması durumunda uygulanmaktadır. İşe iade davasının konusunu ise işverenin iş akdinin feshetmesini dayandırmış olduğu nedenin geçerli bir neden olup olmadığının İş Mahkemeleri tarafından tespitidir. Zira hiçbir nedene dayanmayan yahut geçerli bir nedene dayanmayan fesihler işe iade edilmeyi gerektirmektedir.

Ankara iş mahkemeleri telefon ve iletişim bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz. http://www.ankarabarosu.org.tr/Page.aspx?Ticaret_ve_Is_Mahkemeleri_Telefon_Listesi&=44

İş Hukukunda fesih işçiyi gözetme ve Medeni Kanun uyarınca dürüstlük ve iyiniyet kurallarına uygun davranma prensibi gereğiyle iş akdinin feshinin son çare olmasını öngörür. Bu çerçevede işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesinden önce, feshetme gerekçesine bağlı olarak çeşitli çözümler uygulanmış olmalıdır. Örneğin işçinin farklı görevlerde çalıştırılması, gerekli ve verilebilir bir eğitim varsa işveren tarafından bu eğitimi işçinin alması sağlanmalıdır.

İşe iade davasında ispat yükü işverende olup, işverenin öne sürdüğü nedenden başka bir nedenle iş akdinin sonlandırıldığını iddia etmesi durumunda ispat yükümlülüğü işçiye geçmektedir. İş akdinin feshinin geçerli bir nedene dayanmadığının tespiti halinde işe iade prosedürü işleyecektir.

İşe İade Davası Arabuluculuk

Arabuluculuk 01.01.2018 tarihinden itibaren zorunlu olarak başvurulması gereken bir kurumdur. Arabuluculuk işe iade davası için bir dava şartıdır. Arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde dava HMK m.114 uyarınca usulden reddedilecektir. Bu durumda işe iade davası açmak isteyen işçinin 1 ay içerisinde arabuluculuğa başvurması, arabuluculukta anlaşılamaması halinde ise arabuluculuk son tutanağının düzenlenmiş olduğu tarihten itibaren 2 hafta içinde İş Mahkemelerinde davasını açabileceği öngörülmüştür.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3.maddesine göre; Kanunu, bireysel ve toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. İşçi veya işveren alacağı ve tazminatları için kanunda 5 yıllık zamanaşımı süresi mevcuttur. Bu alacak veya tazminatlar, muaccel hale gelmesinden itibaren 5 yıllık süre içinde arabulucuya başvurup talep edebilir. İşe iade davası açmak için arabulucuya başvurma süresi ise farklı olarak 1 aydır.

İşe İade Davası Sonucunda İşverenin Yükümlülükleri

İşe iade davası sonucunda feshin geçersizliğine karar verilebileceği gibi, işverence yapılan feshin geçerli bir fesih nedenine dayandığı da tespit edilebilir. İşçinin davayı kaybetmesi halinde fesih, işçiye bildirimde bulunulduğu tarih itibariyle tüm hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır. Mahkemenin feshin geçersiz olduğuna ilişkin tespiti üzerine ise işçi işe iade hakkı kazanacak ve işverenin, işçinin 10 gün içerisinde başvurusu halinde işe geri alma yükümlülüğü ve diğer bazı ihtimaller oluşacaktır.

ise iade davasi

İş Mahkemesinde yürütülen işe iade davasında verilen kararın kesinleşmesinden itibaren 10 gün içerisinde işçi, işe başlamak için işverene başvurmalıdır. İşçinin başvuruda bulunmaması halinde dava konusu fesih işlemi geçerli hale gelecektir. Bunun yanı sıra işçinin, işverenin davetini olumsuz yanıtlaması ya da cevapsız bırakması durumları da aynı sonucu doğuracaktır. Dolayısıyla işe iade davasını kazanan işçinin mutlaka 10 gün içinde başvuru yapması ya da işverenin yapmış olduğu daveti kabul etmesi gerekmektedir. İşçinin işe başlama başvurusunu noterden ihtarname göndermek suretiyle gerçekleştirmesi ileride oluşabilecek sorunlar açısından ispat kolaylığı sağlayacaktır.

İşveren bu başvuruya karşılık işçiyi 1 ay içerisinde işe başlatmak zorundadır. Aksi takdirde işçi aşağıda belirtilen bazı tazminatlara hak kazanacaktır.

İşe İade Davası Tazminatı

İşe iade davası açan işçi, iş akdine ilişkin feshin geçersiz olduğunun mahkemece tespitinin akabinde bazı tazminatlara da hak kazanmaktadır. Bunların bir kısmı yeniden işe başlatılmaması sonucu doğarken bir kısmı işe başlatılsa başlatılmasa da işveren tarafından ödenmesi gereken tazminatlardır.

İşçi işveren tarafından işe başlatılmasa dahi alabileceği ve boşta geçen, çalıştırılmadığı sürece ilişkin olarak en fazla 4 aylık ücreti tutarındaki ücret ve diğer haklarını içeren giydirilmiş ücretine hak kazanmaktadır. Feshin geçersizliğine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren 4 aylık ücrete gecikme faizi uygulanabilir.

is davalari

İşçi işe başlamak için başvuru yapması ve ancak işveren tarafından 1 ay içerisinde işe başlatılmaması halinde ise en az 4 aylık ve en çok 8 aylık ücreti üzerinden mahkeme kararı ile belirlenmiş bir tazminat tutarına da hak kazanacaktır.

 

İşverenin ise bu süreç öncesinde işçiye kıdem ve ihbar tazminatlarını ödemiş olması durumunda işçiden bunları talep etme hakkı bulunmaktadır. Ancak uygulamada bu tazminatlar mahsuplaşma şeklinde ödenmektedir. İşverenin bildirim süresine uymadan ancak ihbar tazminatını da peşinen ödemeden fesih işlemini uygulaması halinde ise bu sürelere ilişkin ücret işçiye ödenmek zorundadır.

İşe iade davası açan işçi bu süreçte işsizlik sigortası başvurusunda da bulunabilir. Bu durumda işe iade kararı verilip çalıştırılmadığı süre için 4 aylık ücretini alması gerektiğine hükmedilirse, aldığı işsizlik sigortası ödeneğinin iadesi yahut mahsubu gerekecektir. İşsizlik sigortasının çalışılmayan dönem için ödenmesi nedeniyle alının sigortanın da tazmin edilmesi gerekçesiyle; zararı tazmin edilen işçi, dört ayın ödemesini iade etmek zorundadır.

İşe İade Davası Ne Kadar Sürer?

İş Kanunu uyarınca işe iade davasının ivedilikle sonuçlandırılacağı belirtilse de, sayıca çok fazla olan davalar nedeniyle bu hükmün anlamı kalmamaktadır. Ancak yine de iş davalarının ilk derece mahkemelerinde karara bağlanması ortalama olarak 1 yıllık bir zamanda gerçekleşmektedir. Bu sürenin uzayıp kısalması ise hem hakime hem de taraflara bağlıdır. İstinaf mahkemelerine itiraz halinde ise yine 6 ay ile 1 yıl arasında bir zaman alacağı söylenebilir. Kısacası işe iade davası ne kadar sürer sorusunun cevabı 2 yıl olarak verilebilir.

İş davası açmak isteyenler Kadim Hukuk ve Danışmanlık ile irtibat kurabilir.

Başa dön tuşu