intihara yonlendirme sucu cezasi tck84

İntihara yönlendirme suçu Türk Ceza Kanunu’nun Özel Hükümler kitabının İkinci Kısmının “Hayata Karşı Suçlar” başlıklı birinci bölümünde düzenlenmiştir. TCK m.84 hükmü intihara yönlendirme suçuna ilişkindir.

İntihara yönlendirme suçu, seçimlik hareketli bir suçtur. Aşağıdaki seçimlik hareketlerden herhangi birinin yapılmasıyla suçun unsurları meydana gelir. (TCK m.84):

  • İntihara azmettirme,
  • İntihara teşvik etme,
  • Başkasının intihar kararını kuvvetlendirme,
  • Başkasının intiharına yardım etme.

İntihar etmek TCK 84 kapsamında suç olarak tanımlanmamıştır. Türk ceza kanunu, ceza hukukunda suça iştirak hükümleri sistematiğini esas alarak intihar edeni değil, sadece intihara yönlendireni cezalandırmayı kabul etmiştir.

Bu makalemizde, Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak sizlere TCK m. 84’de düzenlenen, intihara yönlendirme suçunu, intihara yönlendirme suçunun özelliklerini, unsurlarını, cezasını, intihara   yönlendirme suçunda görevli mahkemeyi, zamanaşımını, uzlaşmayı, şikayet süresini, intihara yönlendirme suçunda adli para cezası, erteleme ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılması hususlarını açıklayacağız.

İntihara Yönlendirme Suçu Nedir?

Kişinin intihara yönlendirilmesi bir suç olup TCK’nın “Hayata Karşı Suçlar” bölümünde, 84. maddede düzenlenmiştir. İntihara yönlendirme suçu, kişinin ölümüne neden olarak yaşam hakkının sonlandırılması ile ilgili olduğundan hayata karşı suçlardan sayılmaktadır. Bu suçla korunan hukuki değer de insanın yaşama hakkı olup, yaşama hakkı hem ulusal hem de uluslararası alanda korunan en üstün değerler arasında yer alır. Bu suçla ayrıca bireyin özgür iradesiyle karar alma serbestisi de korunmaktadır.

İntihara yönlendirme suçu ve cezası “ Hayata Karşı Suçlar” bölümünde TCK m. 84’de düzenlenmiştir.

(1) Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(4) İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar” şeklindedir.

İntihara Yönlendirme Suçu Şartları Nelerdir?

İntihara yönlendirme suçunun şartları şu şekilde ifade edilebilir:

  • İntihara yönlendirme suçu, seçimlik hareketli bir suç olduğundan TCK m. 84/1’de öngörülen herhangi bir hareketin yapılmasıyla suç meydana gelir.
  • Suçun temel şeklinin seçimlik hareketleri: İntihara azmettirme, İntihara teşvik etme, Başkasının intihar kararını kuvvetlendirme ve Başkasının intiharına yardım etme şeklindedir.
  • İntihara yönlendirme suçu, neticesi harekete bitişik ani suçlardan olduğundan suça teşebbüs mümkün değildir. Suçun unsuru olan seçimlik hareketlerden herhangi birinin yapılmasıyla suç tamamlanmış olur. Bu suçun tamamlanması için intihara yönlendirme suçunun mağduru olarak kabul edilen intihar eden kişinin yaşamını yitirmesi veya başkaca bir neticenin gerçekleşmesi şart değildir.
  • İntihara yönlendirme suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Taksirle işlendiğinde de cezalandırılacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığına göre bu suçun taksirle işlendiğinde cezalandırılabilmesi mümkün değildir.

İntihara Yönlendirme Suçunun Unsurları

  • Fail

İntihara yönlendirme suçunun faili herhangi bir kimse olabilir. TCK m. 84/1’de suçun faili olmak bakımından herhangi bir özellik aranmamıştır. Ayrıca intihara yönlendirme suçu, kasten adam öldürme suçundan tamamen bağımsız bir suç olduğu için, 82. maddede belirtilen nitelikli haller bu suç bakımından uygulama alanı bulmaz. Bu sebeple fail ile mağdur arasındaki yakın akrabalık ilişkisi bu suçta nitelikli hal oluşturmaz.

  • Mağdur

Suçun mağduru herhangi bir kimse olabilir. Başka bir deyişle, intihara yönlendirme seçimlik hareketlerinin kendisine karşı gerçekleştirildiği herkes bu suçun mağdurudur. Ancak mağdur bakımından iki hususa dikkat etmek gerekmektedir. Birincisi belli bir kişi veya kişilerin intihara yönlendirilmiş olması gerektiğidir. Zira azmettirmede azmettirilenin belli olması gerekir. Bu nedenle belirsiz sayıda kişinin alenen intihara azmettirilmesi TCK m. 84/3. fıkrasındaki suç kapsamında değerlendirilecektir.

İkincisi ise, 84. maddenin son fıkrasına göre, şayet mağdur işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş veya ortadan kaldırılmış ya da kendisine karşı kullanılan cebir veya tehdit nedeniyle intihara mecbur edilmiş bir kişi ise, fail dolaylı faillik yoluyla kasten adam öldürme suçundan (TCK m. 81-82) cezalandırılır. Bu nedenle TCK m. 84/1’e göre intihara yönlendirme suçunun mağduru, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine sahip bir kişi olmalı ve bu kişi üzerinde cebir veya tehdit kullanılarak intihara zorlanmamış olmalıdır.

  • Suçun Hukuki Konusu

Suç teşkil eden her hareketin bir konusu vardır ve suçun hukuki konusu denilince bundan tipik hareketin üzerinde icra edildiği kişi veya şey anlaşılmaktadır. İntihara yönlendirme suçunun konusu, intihar eden kişinin hayatıdır.

Bu suçun oluşabilmesi için, hareketin suçun konusu üzerinde bir zarara yol açması gerekmemektedir. Suç teşkil eden haksızlık bir kişinin intihara yönlendirilmesi ile oluşur. Mağdurun intihar etmesi (TCK m. 84/2) ise bir görüşe göre suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış şeklini diğer bir görüşe göre ise nitelikli halini oluşturmaktadır. Dolayısıyla intihara yönlendirme suçu, bir tehlike suçudur. Suçun oluşması için azmettirme, teşvik etme, intihar kararını kuvvetlendirme ve yardım etme şeklindeki hareketlerin suçun mağdurunu intihara sürükleyebilecek nitelikte olması ve bu hareketlerin mağdurun hayatını tehlikeye düşürmeye elverişli olması gerekir.

Hareketin bu nitelikte olup olmadığı belirlenirken, mağdurun içinde bulunduğu somut durum, failin mağdur üzerindeki etkisi ve fail ile mağdur arasındaki ilişkiler gibi hususlar göz önünde bulundurulmalıdır. Başka bir ifade ile suçla korunan hukuki değer bağlamında, failin hareketinin kişinin yaşamı üzerinde somut bir tehlike ortaya çıkarması gerekir ki bu durum da mağdurun hareketten etkilenerek intihar girişiminde bulunup bulunmadığına bakılarak anlaşılır. Bu nedenle intihara yönlendirme suçu bir somut tehlike suçudur.

  • Fiil

Bu suç seçimlik hareketli bir suçtur ve intihara azmettirmek, teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirmek ve intihara herhangi bir şekilde yardım etmek şeklindeki hareketlerle işlenir. Görüldüğü üzere, azmettirmek, teşvik etmek ve kararı kuvvetlendirmek manevi nitelikteki çabaları ifade ederken, herhangi bir şekilde yardım etmek daha çok maddi nitelikteki çabalardır. Ancak azmettirmek, teşvik etmek ve kararı kuvvetlendirmek dışında kalan manevi çabaların da herhangi bir şekilde yardım etmek kavramı içinde değerlendirilebileceği söylenmelidir. Söz konusu eylemlerin fiilin niteliği gereği intihardan önce ve/veya intihar esnasında gerçekleştirilmesi gerekir.

İntihara yönlendirme suçunun maddi unsurları şu şekildedir:

  • İntihara azmettirme: Azmettirme, belli bir suçu işleme konusu aklında olmayan bir kişinin başkası tarafından ikna, telkin veya diğer bir suretle bu suçu işlemeye karar vermesinin sağlanmasıdır. İntihara azmettirme suçunda ise intihar niyeti olmayan bir kişiye intihar etmesi kararı aldırılması ile oluşur. İntihar düşüncesi olmayan bir kişide intihar düşüncesi oluşturulması TCK 84 kapasamında cezalandırılmaktadır. Örnek olarak, evlilik birliği içinde hamile kalan ve ayrılmak isteyen eşine “kendini kurtarmak istiyorsan ölmeyi dene, intihar et beni de kurtar, ben boşanmayacağım” diyerek baskı kuran kişi intihara azmettirme suçu işlemiş olur.
  • İntihara teşvik etme: İntihara teşvik etme suçu, intihar düşüncesinde olmasına rağmen daha karar oluşturmadığı bir aşamada mağdurdaki intihar düşüncesinin desteklenerek mağdurun karar oluşturmasının sağlanmasıyla gerçekleştirilir. Örnek olarak, evlilik dışı hamile kalıp toplum baskısından korkan sevgilinin “benim tek çarem ölmek galiba” sözlerine, “hayat sana işkence olacak, senin yerinde olsam bu şekilde yaşayacağıma intihar edip kurtulurum” şeklinde cevap veren kişi intihara teşvik suçu işlemiş olur.
  • İntihar kararını kuvvetlendirme: Burada mağdur artık dış etkilerden bağımsız olarak intihar kararını vermiştir. Diğer bir ifadeyle, düşünce aşaması son bulmuş fakat henüz intihar etmemiştir. Bu seçimlik harekette, mağdurun aldığı intihar kararı, sanık tarafından güçlendirilmektedir. Örnek olarak, atlamak üzere köprüye çıkan kişiye yönelik “atlarsan atla, seni takan kim, seninle mi uğraşacağız” şeklindeki sözler başkasının intihar kararını kuvvetlendirme suçunun işlenmesine neden olur.
  • İntihara yardım etme: İntihara yardım etme suçu, başkasının intihar kararını uygulayabilmesi için gerekli ortamı sağlamak, intiharın nasıl gerçekleştirileceği hususunda yol göstermek, gerekli araçları sağlamak veya intihar yerine götürmek gibi hareketlerle mağdurun intihar etmesine yardım edilmesiyle gerçekleşir. Örnek olarak, kendini asarak intihar etmek isteyen mağdura, ip vermek veya arabayla köprüye götürmek, intihara yardım etme suçu olarak nitelenir.

Önemle belirtilmesi gereken hususlardan birisi de intiharı engelleme noktasında hukuki yükümlülük altındaki kişinin, yükümlülüklerini yerine getirmede ihmalde bulunup mağdurun ölümüne neden olması durumunda intihara yönlendirme suçu nedeniyle değil, taksirle ölüme neden olma suçu nedeniyle yargılanması gerektiğidir. Bununla birlikte, fail mağdurun intihar edeceğini bildiği halde yükümlülüklerini bilerek ihmal ederek mağdurun ölmesini istemişse, bu durumda ölüm gerçekleştiğinde fail, ihmali davranışla kasten öldürme suçu nedeniyle cezalandırılır.

Başkasını alenen intihara teşvik etme ise TCK m.84/3’te ayrı bir fıkra şeklinde düzenlenmiştir. Ceza hukukunda aleniyet, bir söz veya davranışın belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilir bir şekilde yapılmasıyla oluşur. Mesela, cadde üzerinde bir kimsenin intihara teşvik edilmesi halinde alenen intihara teşvik suçu işlenmiş olur.

Failin cebir ve tehdit kullanmak suretiyle mağduru intihara mecbur bırakması halinde, fail hakkında kasten öldürme suçu nedeniyle yargılama yapılmalıdır. İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya algılama yetenekleri ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenler de kasten öldürme suçu nedeniyle cezalandırılır (TCK m.84/4).

  • Manevi Unsur

İntihara yönlendirme suçu ancak kasten işlenebilir. Failin kastı suçun maddi unsurlarını gerçekleştirmeye yönelik olmalı, başka bir deyişle fail, bir başkasını intihara azmettirdiğini, teşvik ettiğini, onun intihar kararını kuvvetlendirdiğini veya başkasının intiharına yardım ettiğini bilmelidir. Suçun oluşması için failin seçimlik hareketlerden birisini bilerek yapması yeterlidir; failin kastının mağdurun ölmesini de kapsaması şeklinde ayrıca bir saik aranmamaktadır.

Kural olarak kasten işlenen suçların olası kastla da işlenmesi mümkündür. Suç tipinde aksine sonuca ulaşmaya yönelik bir düzenleme bulunmadığına göre bu suçun olası kastla işlenebilmesi mümkündür. Bu halde verilecek ceza belli oranda indirilir (TCK m.21/2).

İntihara Yönlendirme Suçunun Cezası

  • İntihara Yönlendirme Suçu Temel Hali Cezası (TCK 84/1)

84.maddenin 1.fikrasında düzenlenen intihara yönlendirme suçunun temel şeklinin cezası, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olup, hakim somut olayın özelliklerine ve suçun işleniş şekline göre TCK’nun 61. maddesinde öngörülen hususları da göz önünde bulundurarak alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirleyip uygulayacaktır.

İntihara yönlendirme suçu cezası iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır.

  • İntihara Yönlendirme Suçu Nitelikli Hali Cezası (TCK 84/2-3)

İntihara yönlendirme suçunda cezayı ağırlaştıran nitelikli hale yer verilmemiştir. Ancak TCK m. 84/2’deki hükmün cezayı ağırlaştıran nitelikli hal olduğu görüşü de mevcuttur. TCK m. 84/2’ye göre, “İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümdeki düzenlemenin cezayı ağırlaştıran nitelikli hal mi, yoksa neticesi sebebiyle ağırlaşan hal mi olduğu hususu tartışma konusu olmuştur. Doktrinde bir kısım yazarlara ve Yargıtay’ın bazı kararlarına göre, intiharın gerçekleşmesi, suçun nitelikli halini oluşturmaktadır. Diğer görüş ve kanunun gerekçesine göre ise, intiharın gerçekleşmesi suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halidir.

TCK m. 84/3 hükmünde ise, başkalarını intihara alenen teşvik eden kişinin, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı ifade edilmiştir.

  • İntihara Yönlendirme Suçu İndirim Halleri

İntihara yönlendirme suçunda cezayı azaltan bir indirim haline yer verilmemiştir. Ancak koşulların gerçekleşmesi halinde genel hükümlerde düzenlenen indirim nedenleri uygulanabilir.

İntihara Yönlendirme Suçunun Özel Görünüşleri

  • Teşebbüs

İntihara yönlendirme suçu, neticesi harekete bitişik bir suç olduğundan bu suçta teşebbüs kural olarak mümkün değildir. Zira suçun tamamlanmış sayılması için mağduru intihara teşebbüs etmiş olması dahi şart olmayıp, bu bağlamda TCK m.84/1’deki icra hareketlerinin gerçekleşmesi bu suçun tamamlanması için yeterlidir. Teşebbüs ancak azmettirme, teşvik gibi hareket ve/veya sözlerin mağdura ulaşmadan ele geçirilmiş ya da önlenmiş olması durumunda düşünülebilir.

  • İştirak

İntihara yönlendirme suçu iştirak bakımından herhangi bir özellik taşımaz ve iştirakin her şekli gerçekleşebilir. Bu suçtaki tipik fiili birlikte gerçekleştirenlerin her biri TCK m. 37/1 uyarınca müşterek fail olarak sorumludur. Aynı şekilde bir başkasını araç olarak kullanmak suretiyle intihara yönlendirme suçunun işlenmesi halinde TCK m. 37/2 uyarınca dolaylı fail olarak sorumluluk söz konusudur yahut bir kimseyi intihara yönlendirme suçunu işlemeye azmettirerek, yasanın öngördüğü suçu işleten kişi, intihara yönlendirme suçuna azmettirmeden (TCK m. 38) veya intihara yönlendiren kimseye yardımda bulunan kişi, bu suçun işlenmesine yardım eden olarak (TCK m. 39) şerik sıfatıyla sorumludur.

Doktrinde bir görüşe göre, intihara yönlendirme suçunun seçimlik hareketlerinden, intihara azmettirme, teşvik etme ve intihar kararını kuvvetlendirme hareketlerinin manevi nitelikte olmalarından dolayı maddi varlığı olmayan bu hareketler üzerinde, müştereken fiili hâkimiyet kurmanın mümkün olmadığı, bu hareketlerin sadece failin bedensel davranışlarıyla icra edilebilen hareketler olduğu, yani bizzat işlenebilen suçlar olduğu gerekçeleriyle, müşterek veya dolaylı failliğin mümkün olmadığı, bu hareketlere bir başkasının ancak şerik olarak katılabileceği ifade edilmektedir. Ayrıca bu görüşe, göre yardım etme hareketi bakımından hem müşterek faillik hem de şeriklik her şekliyle gerçekleşebilir. Mesela, bir kimsenin intihar edeceği düzeneği birlikte hazırlayan kişiler bu suçun müşterek faili olurken, bir başkasının intiharına yardım etmesi için o kişiyi azmettiren kimse, intihara yardım fiiline azmettirmiş olur.

Bu görüşe karşı iştirak iradesinin mevcudiyeti halinde, iki veya daha fazla kişinin birlikte bir başkasını intihar etmeye azmettirmeleri, teşvik etmeleri veya var olan intihar kararını kuvvetlendirmelerinin mümkün olduğu kabul edilmelidir. Mesela; her iki failin de önceden kararlaştırdıkları plan çerçevesinde, intihar etmeyi hiç düşünmeyen bir kişiye intihar kararını verdirmek üzere, onunla birbirlerini destekleyerek konuşmaları ve bu suretle intiharın ilk ve etkili psişik nedenini oluşturmaları durumunda, faillerin azmettirme hareketi ve fiil üzerinde ortak hâkimiyetleri söz konusu olacaktır.

  • İçtimaı

İçtima konusunda ilk husus, failin birden fazla kimseyi tek bir fiille intihara yönlendirmesi yani aynı neviden fikri içtimadır. Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi, yani aynı neviden fikri içtima hali söz konusu olduğunda, TCK m. 43/2 uyarınca failin cezası artırılacaktır. Ancak burada mağdurların belli kişiler olması önemlidir. Zira aksi halde TCK m. 84/3 çerçevesinde değerlendirilmesi gerekecektir.

İçtima bakımından incelenmesi gereken bir diğer husus ise, zincirleme suçtur. Zira bu suç TCK m. 43/1 bağlamında zincirleme suç şeklinde de işlenebilir. Mesela, failin intihara azmettirdiği kişi, ilacı içer fakat ölmezse, bu defa bu kişinin eline silah vermek suretiyle intihar etmesinin istenmesi halinde intihara yönlendirme suçu zincirleme suç şeklinde işlenmiş olur ve bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılır. İlaveten intihardan sonra cesedin gizlenmesi, gizlice gömülmesi gibi hareketler bağımsız suç teşkil etmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, TCK m. 84/1’de öngörülen birden çok seçimlik hareketin, tek bir hedefe yönelik ve aralarında önemli bir zaman aralığı bulunmayacak şekilde gerçekleştirilmesi halinde, tek bir fiilin söz konusu olacağı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yol açacak içtimai bir durumun da gerçekleşmeyeceğidir. Mesela failin intihar kararını kuvvetlendirdiği mağdura, akabinde intihar ederken kullanacağı ilacı da temin etmesi durumunda zincirleme suç (TCK m. 43/1) hükmü uygulanmayacaktır.

Benzer bir durum sürekli telkinde bulunma şeklinde görülebilecek intihara yönlendirme eylemlerinde söz konusudur. Mesela failin, intihar etme düşüncesi olan bir arkadaşını her gördüğünde intihar kararını vermesi için telkinlerde bulunarak intihara teşvik etme şeklinde gerçekleştirdiği sürekli eylemlerinin ardından kişinin intihar etmesi ya da intihar girişiminde bulunması durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerekir.

Mağdurun intihara teşvik edildikten sonra, intihar etmeye çalıştığı ancak kurtarıldığı bir durumda, mağdur daha sonra tekrar intihar etmeye teşvik edilir ve bu defa intihar gerçekleşir ölürse, zincirleme suça ilişkin artırım (TCK m. 43/1) yapıldıktan sonra, neticesi sebebiyle ağırlaşan hale ilişkin hükmün uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. Ancak doktrinde aksi yönde neticesi sebebiyle ağırlaşan suç için öngörülen ceza esas alınarak bundan sonra zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının daha isabetli olduğu da belirtilmiştir. İlgili görüşe göre, TCK m. 43/1 hükmünde, suç ile suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halinin “aynı suç” sayılıp sayılmayacağına ilişkin bir belirlemeye yer verilmemiştir. Nitekim zincirleme suç kapsamındaki suçlardan bir kısmı tamamlanmış bir kısmı teşebbüs halinde kalmışsa tamamlanmış suçun; ağırlaştırıcı neden taşıyanı varsa bunun cezası esas alınmakta daha sonra zincirleme suç hükmü uyarınca ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılmaktadır.

İntihara Yönlendirme Suçu Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

  • İntihara Yönlendirme Suçu Adli Para Cezasına Çevirme

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türü olup intihara yönlendirme suçunun ceza miktarı nedeniyle hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.

  • İntihara Yönlendirme Suçu Erteleme

Ceza ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Erteleme, TCK m. 51/1’de; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır” şeklinde düzenlenmiştir. Erteleme sonuç ceza (hükmolunan ceza) üzerinden yapılacağı için 84. maddenin 1. fıkrasında alt sınırdan ceza verildiği zaman hem on sekiz yaşını doldurmuş ve altmış beş yaşını bitirmemiş olan kişiler hem de on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından erteleme mümkün olabilecektir. TCK m. 84/2 çerçevesinde alt sınırdan ceza verildiği zaman ise erteleme mümkün değildir.

  • İntihara Yönlendirme Suçu Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine sebebiyet veren bir ceza muhakemesi kurumudur. Suçun cezasının 2 yıl veya altında belirlendiği hallerde HAGB kararı mümkündür. O halde intihara yönlendirme suçu açısından, 84.maddenin 1. fıkrasındaki alt sınırdan ceza verildiği zaman HAGB kararı mümkün olabilecektir.

İntihara Yönlendirme Suçu Soruşturma Kovuşturma Aşaması

  • Soruşturma Aşaması

Şikayet, TCK m. 73’te; “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz” şeklinde düzenlenmiştir. Bir suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olabilmesi için kanunda bu durumun açıkça belirtilmesi gerekir. İntihara yönlendirme suçunun düzenlendiği kanun maddesinde, bu suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu belirtilmediği için şikayet gerekmeyecek, soruşturma ve kovuşturma makamları tarafından re’sen takip edilecektir.

Savcı, suçun işlendiği ile ilgili bilgi edindikten sonra araştırmaya koyulacak ve bu araştırmada şüphelinin aleyhine ve lehine olan delilleri toplayacaktır. Savcı, araştırması sonucunda yeterli delile ulaşırsa iddianame düzenleyerek dava açacak; aksi takdirde kovuşturmaya yer olmadığı (takipsizlik) kararı verecektir. Savcının bir iddianame düzenlemesi için, suçun işlendiği yönünde yeterli şüphenin varlığı gerekmektedir. Yeterli şüphe şartının aranmasının temel nedeni ise kişilerin gereksiz yere yagılanmalarının önüne geçilmesini sağlamaktır.

İntihara yönlendirme suçunda soruşturma evresi re’sen başlatılacaktır.

  • Kovuşturma Aşaması

Soruşturma aşamasının iddianame düzenlenip kamu davası açılarak tamamlanmasının akabinde artık bir ceza davasının varlığından bahsedilir ve kovuşturma aşamasına geçilmiş demektir. Başka bir deyişle, kovuşturma evresi, iddianamenin kabul edilmesi veya kabul edilmiş sayılması ile başlar. Kovuşturmanın içinde farklı evrelerden bahsedilebilir; duruşma hazırlığı, duruşma, hüküm ve kanun yolu bu evrelerdendir. Soruşturmanın tamamlanması sonrasında intihara yönlendirme suçuna ilişkin kovuşturma aşaması gerçekleştirilecek ve kovuşturma aşamasının sonunda faile verilecek sonuç ceza belirlenecektir.

İntihara Yönlendirme Suçu Gözaltı ve Tutukluluk Hali

  • Gözaltı

Gözaltı hali, CMK’nın 91.maddesinde düzenlenmiştir. Usule uygun olarak (CMK m.90) yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez. Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz. O halde gözaltı süresi toplam 36 saati geçemez.

Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır.

Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan bu düzenlemelere göre intihara yönlendirme suçu açısından Cumhuriyet Savcısı’nın gözaltı kararı vermesiyle gözaltı halinin gerçekleşmesi mümkündür.

  • Tutukluluk Hali

İntihara yönlendirme suçu ilk üç fıkrasındaki tutuklama süresi CMK 102 uyarınca en fazla 1 yıldır. Zorunlu hallerde 6 ay uzatılabilir. Bu süreye kanun yollarında geçen süreler dahil değildir.

Tutuklama, koruma tedbirlerinin en ağırıdır; zira kişi, kısıtlı bir süreyle de olsa hakkında bir kesin hüküm bulunmadan özgürlüğünden mahrum bırakılmaktadır. Tutuklama, CMK m. 100 ve devamında yer alan hükümlerde düzenlenmiştir. Tutuklama kararını, sadece hâkim verebilir; savcının veya kolluk amirinin tutuklama kararı vermesi hiçbir şekilde mümkün değildir. Muhakemenin yürütülmesinde esas olan sanığın/şüphelinin tutuksuz olmasıdır; tutuklama ise her zaman bir istisna niteliğindedir. Tutuklama koruma tedbirinin zorunlu tutulduğu bir hal bulunmamaktadır. Olayda muhakeme şartı varsa, tutuklama kararı verebilmek için bunun gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Tutuklamanın somut koşulları bulunmaktadır. Bu koşullar;

  • Kuvvetli suç şüphesi bulunmalıdır.
  • Bir tutuklama nedeni bulunmalıdır.
  • Tutuklama, somut olayda orantılı bir tedbir olmalıdır.

Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. İzah edilenler doğrultusunda, TCK m. 84’de intihara yönlendirme suçuna ilişkin ceza miktarı dikkate alındığında, tutuklama şartlarının varlığı halinde bu suç bakımından tutuklama koruma tedbirinin uygulanabilmesi mümkün olabilecektir.

İntihara Yönlendirme Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

  • İntihara Yönlendirme Suçu Şikayet Süresi

İntihara yönlendirme suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından savcılık tarafından resen soruşturulur, bu suçlara dair herhangi bir şikayet süresi yoktur. Kamu davasına şikayetçi olarak müdahil olan herhangi bir kimse varsa bile şikayetten vazgeçme ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Suçlar, dava zamanaşımı süresine riayet edilmek kaydıyla her zaman ihbar veya şikayet dilekçesi verme suretiyle savcılığa bildirildiğinde ise soruşturulabilir.

  • İntihara Yönlendirme Suçu Zamanaşımı

İntihara yönlendirme suçunun temel şekline (TCK m. 84/1) ilişkin dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e). Dava zamanaşımını kesen sebeplerin gerçekleşmesi halinde, uzamış dava zamanaşımı süresi on iki yıl olabilir (TCK m. 67/4). Ölümün gerçekleşmesi halinde ise dava zamanaşımı suçun işlendiği tarihten itibaren on beş yıldır (TCK m. 66/1-d).

Dava zamanaşımını kesen sebeplerin gerçekleşmesi halinde, uzamış dava zamanaşımı süresi yirmi iki yıl altı ay olabilir (TCK m. 67/4). İntihara yönlendirenin on iki yaşını doldurmuş olup da, on beş yaşından küçük olması halinde, belirtilen sürelerin yarısının; on beş yaşını doldurmuş olup da, on sekiz yaşından küçük olması halinde, belirtilen sürelerin üçte ikisinin geçmesi zamanaşımının gerçekleşmesi için yeterli olacaktır.

  • İntihara Yönlendirme Suçunda Uzlaşma

Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. İntihara yönlendirme suçu ise uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir.

  • İntihara Yönlendirme Suçunda Görevli Mahkeme

Ceza miktarı göz önünde bulundurulduğunda görevli mahkeme, Asliye Ceza Mahkemesidir. Ancak işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulacaklarından bu durumda görevli mahkeme, Ağır Ceza Mahkemesi olacaktır.

İntihara Yönlendirme Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay 1.Ceza Dairesi – Karar: 2018/1963

  • Türk Ceza Kanunu 84. Madde
  • İntihara Yönlendirme Suçu

Sanık … hakkında; suç tarihinde 18 yaşından küçük olan katılan …‘yı intihara yönlendirme ve eziyet suçlarından açılan kamu davalarında, 6284 sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçların zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK’nun 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMUK’nun mağdur … katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması bozma nedenidir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi – Karar: 2018/547

  • Türk Ceza Kanunu 84. Madde
  • İntihara Yönlendirme Suçu

A) Sanıklar … ve … hakkında intihara azmettirme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıkların eylemleri bir bütün halinde intihar kararını kuvvetlendirme olarak vasıflandırılıp, suç tanımının “intihara yönlendirme” olarak yapılması gerekirken, “intihara azmettirme” olarak belirlenmesi, yasaya aykırı görülmüş ise de; sonuca etkisi bulunmayan seçimlik hareketlerin karıştırılmasından ibaret olan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden gerekçeli kararda geçen “intihara azmettirme” ibarelerinin “intihara yönlendirme” şeklinde düzeltilerek onanmasına,

B) Sanıklar … ve … hakkında intihara yönlendirme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; müntehir … ile sanık Makbulenin kardeşi, …‘un ise kayınbiraderi olan …‘nın evlendikleri, ilişkiye girmek istediklerinde …‘nın ereksiyon olamaması nedeniyle …‘in vajinasına parmak soktuğu, kanama olmadığını görünce onu bakire olmamakla suçladığı, diğer sanıklar … ve …‘yi de alarak hastaneye götürüp muayene ettirmek istedikleri, adli vaka olmadığı gerekçesiyle gittikleri hastanelerden olumsuz cevap aldıkları, daha sonra ailesine götürdükleri, durumu annesine anlatıp eve geri döndükleri, bu arada …‘nın …‘e kağıtlar yazdırıp, beyanlarını ses kaydına aldığı, ertesi gün … ve …‘in birlikte sanıkların 11. katta bulunan evlerine gittikleri, …‘nın sanıklara olayları anlatıp, yakındığı sırada …‘in sanıkların evinin balkonuna çıkıp aşağıya atlamak suretiyle intihar ettiği, otopsi raporuna göre, halen bakire olduğu anlaşılan olayda; sanıkların kendilerine anlatılan olayları dinlemekten başka icra hareketi sayılabilecek bir eylemleri ve olayda atfı kabil kusurları bulunmadığı gözetilerek beraatlerine karar verilmesi yerine, yanılgılı değerlendirme ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi bozma nedenidir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi – Karar: 2014/1248

  • Türk Ceza Kanunu 84. Madde
  • İntihara Yönlendirme Suçu

Dosya kapsamına göre, mağdur Metin ile haklarında verilen hüküm kesinleşen D. ve M.’nın birlikte işledikleri “nitelikli öldürme”, “yağma” ve “hürriyeti sınırlama” suçlarından hükümlü olarak aynı cezaevinde bulundukları, D. ve M.’nın, yanlarına yine hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olan E. ve sanık E.’i de alarak, sürekli baskı altında tuttukları mağduru, kendileri yararına kantin alışverişi yapmaya zorladıktan, olay günü mağdurun parasının kalmaması sebebiyle sanıkların isteklerini yerine getiremediği, bunun üzerine, sanıkların hep birlikte bahçeye çağırdıkları mağduru darp etmeye başladıkları, temin ettikleri bir çamaşır ipini mağdurun kalmış olduğu koğuşun pencere demirine bağladıkları, ardından “intihar etmezsen seni öldürürüz” diyerek, buldukları tabureyi asmış oldukları ipin altına koydukları, mağduru tabureye çıkıp kendisini asması için yoğun bir baskı uygulayarak zorladıkları, nihayet tüm bu baskılardan bunalan mağdurun tabureye çıkıp boynuna ipi geçirdiği, tabureye vurduğu tekmeyle birlikte boynundan sallanmaya başladığı, bu esnada paniğe kapılan sanıkların ipi kesmek suretiyle mağduru kurtardıkları olayda,

Mağdurun kendi iradesi ile değil, sanık E.’in de içinde bulunduğu grubun fiili ve psikolojik baskı ve zorlamaları sonucu intihar ortamına sürüklendiği, bu durumda ölümün gerçekleşmesi halinde TCK’nun 84/2-son maddesi uyarınca “kasten öldürme” suçundan, ölümün sanıktan kaynaklanmayan bir nedenle gerçekleşmemesi halinde “öldürmeye teşebbüs” ten neticenin bizzat sanık tarafından engellenmesi halinde ise TCK’nun 36. maddesi uyarınca “kasten yaralama” suçundan hüküm kurulması gerektiği, somut olayda neticenin sanık tarafından engellendiği anlaşıldığı halde, sanığın, “kasten yaralama” suçundan, TCK’nun 61. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı ile güttüğü amaç ve saik gibi hususlar göz önünde bulundurularak, üst sınırdan bir ceza ile cezalandırılması yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde “intihara yönlendirme” suçundan hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA karar verilmiştir.

İntihara Yönlendirme Suçu Şikayet Dilekçesi Örneği

………  (Suçun İşlendiği Yer Buraya Yazılacak) Cumhuriyet Başsavcılığı’na

Müşteki   : İsim Soyisim (TC Kimlik No) – Adres

Vekili       : Av. Umur YILDIRIM

Şüpheli   : İsim Soyisim (TC Kimlik No) – Adres

Suç           : İntihara Yönlendirme Suçu (TCK 84)

Suç Tarihi ve Yeri : …/…/…

Konu      : Şüpheli hakkında işlediği suç nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma sonucunda kamu davası açılması talepli şikâyet dilekçesidir.

Açıklamalar   :

  • Burada müvekkil hakkında kim olduğu, şüpheli tarafından intihara nasıl yönlendirildiğine ilişkin bilgilere yer verilmelidir.
  • Yaşanılan olay ayrıntılı biçimde izah edilmelidir.
  • Burada ise, yaşanılan olaya ilişkin hangi delillerin olduğundan bahsedilmelidir.
  • Dilekçenin ekinde verilecek delillerin neler olduğu belirtilmelidir.

Hukuki Sebepler    : TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

Hukuki Deliller    : Tanık, yemin, video kaydı, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.

Sonuç ve İstem : Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımla vekâleten arz ve talep ederiz.

                                                                                                        Müşteki Vekili

                                                                                                   Av. Umur YILDIRIM

İntihara Yönlendirme Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular

  • İntihar etmeye karar vermiş bir kişiye “atla atlasana, hadi durma” gibi sözler söylemek, intihara yönlendirme suçunu oluşturur mu?

Burada TCK m. 84/1’ de düzenlenen seçimlik hareketlerden olan intihar kararını kuvvetlendirme söz konusudur. Böyle bir durumda mağdur artık dış etkilerden bağımsız olarak intihar kararını vermiştir. Başka bir deyişle, düşünce aşaması son bulmuş fakat henüz intihar etmemiştir. Bu seçimlik harekette, mağdurun aldığı intihar kararı, fail tarafından güçlendirilmektedir. Bu sebeple böyle sözler başkasının intihar kararını kuvvetlendirme suçunun işlenmesine neden olur.

  • İntihara yönlendirici ifadeler nelerdir?

İntihara yönlendirme suçu, TMK m.84/1’de düzenlenen intihara azmettirme, teşvik etme, intihar kararını kuvvetlendirme ya da intihara yardım etme şeklindeki seçimlik hareketlerden birinin gerçekleştirilmesiyle işlenmiş olur. Bu kapsamda, azmettirme şeklindeki “kendini kurtarmak istiyorsan, ölmeyi dene, intihar et beni de kurtar” gibi ifadeler; kişinin “benim tek çarem ölmek galiba” sözlerine, “hayat sana işkence olacak, senin yerinde olsam bu şekilde yaşayacağıma intihar ederim” şeklinde intihara teşvik şeklinde verilen cevaplar yahut köprüye çıkan kişiye yönelik “atlarsan atla, ver kararını, seninle mi uğraşacağız” şeklindeki intihar kararını kuvvetlendiren sözler intihara yönlendirici ifadelerdendir.

  • Sosyal medyada intihara meyilli biri görüldüğünde nereye ihbar edilmelidir?

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun “ihbarweb” şeklinde internet bilgi ihbar merkezi bulunmaktadır. 5651 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca, intihara yönlendirme suçuna ilişkin yeterli şüpheye sahip olduğu düşünülen içerikler, “ihbarweb” sitesindeki ilgili alandan seçim yapılarak ihbar edilebilir.




Paylaş