0 (312) 911 9553
·
info@kadimhukuk.com.tr
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
Danışmanlık

İdari Yargılama Usulü Kanunu 49. Madde (İYUK)

11idari yargilama usulu kanunu 49 madde

İdari Yargılama Usulü Kanunu 49. Madde

Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar

1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;

a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.

b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.

2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;

a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.

3. Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir.

4. Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.

5. Temyize konu edilen kararı veren ya da karara katılan hakim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz.

İdari Yargılama Usulü Kanunu 49. Madde Açıklaması

Temyiz başvurusunun karara bağlanması ile ilgili düzenlemeler, İdari Yargılama Usulü Kanununun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı, değişik, 49. maddesinde yer almıştır.

Bu düzenlemelere göre; temyiz başvurusu, Danıştay’ın uyuşmazlıkla görevli, dava dairesi veya ilgili Dava Daireleri Kurulu ta rafından incelenir. Temyiz başvurusuna konu kararı veren ya da karara katılan hâkim bu kararın temyiz incelemesinde görev alamaz (md.49/5). Temyiz incelemesi, dosyada mevcut belge ve bilgilere göre yapılır. Temyiz mercii, aşağıda değinilecek istisna hariç, maddi uyuşmazlığın aydınlanmayan yönleriyle ilgili araştırma yapamaz, örneğin, ara kararı ile, ilgili yerlerden belge ve bilgi getirtilmesine karar veremez. Eğer, dosyadaki belge ve bilgiler uyuşmazlığın çözümü için yeterli değilse; maddi uyuşmazlığın açıklığa kavuşabilmesi için, ek bilgi ve belgelere ihtiyaç varsa; bu, kararı veren ilk derece idari yargı yerinin, eksik inceleme yaptığını gösterir. Bu durum ise, yukarıda değinildiği üzere, kararın bozulması için nedendir. Temyiz mercii, İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A ve 20/B maddelerinde yazılı yargılama usulü uygulanan davalarda esas hakkında verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları hariç, eksik inceleme gerekçesine dayanarak, kararın bozulmasıyla yetinmek durumundadır. Gerekli araştırma, kararı bozulan alt derece idari yargı yerince yapılır ve sonucuna göre dava hakkında yeniden karar verilir. Bununla birlikte; geçmişte, uygulamada, istinaf incelemesinin yokluğundan kaynaklanan zaruretler sebebiyle, kimi zaman, temyiz merciince, maddi uyuşmazlığa ilişkin ek belge ve bilgilerin ilgili kişi ve kuruluşlardan getirtilmesi için ara kararı verildiğine; ilk derece yargı yerinin inceleyip aksi kanıya varmış olduğu belgenin aslının getirtilerek incelendiğine de rastlanılmıştır. Temyiz mercii, araştırma yetkisini, yalnızca, temyiz başvurusu ile ilgili olarak ileri sürülen yeni durumlarla sınırlı olarak kullanabilir. Örneğin; temyiz başvurusunun süresi geçirildikten sonra yapıldığı yolundaki karşı taraf iddiasının doğruluğunu araştırmak üzere, imza istiktabı yaptırabilir; davacının davayı takip ehliyetini ilk derece mahkemesi kararından sonra kaybettiği yolundaki iddianın doğruluğunu araştırabilir; ancak, keşif, bilirkişi incelemesi gibi, araştırma yöntemlerine girişemez.

  • İlgili Makale: 
  • 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Tam Metin: 
idari yargilama usulu kanunu 49 madde iyuk
idari yargilama usulu kanunu 49 madde iyuk

İdari Yargılama Usulü Kanunu 49. Madde Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar Emsal Kararlar

Danıştay 2. Dairesi E:2008/1417, K:2011/3818

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 49. Madde
  • Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar

Konya 1. İdare Mahkemesince verilen 26.6.2003 günlü, E:2002/1605, K:2003/864 sayılı kararla; söz konusu fiillerin sübuta ermesi nedeniyle verilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ancak, geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve iyi ve çok iyi derecede sicil alan davacıya ceza verilirken 657 sayılı Kanunda öngörülen alt ceza uygulamasından yararlandırılmamasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline hükmedildiği, bu kararın temyizi üzerine, Danıştay Onikinci ve Onbirinci Dairelerince yapılan müşterek toplantıda, verilen 14.3.2006 günlü, E:2004/2533, K:2007/1142 sayılı kararla disiplin cezasına ilişkin kısmının bozulmasına, Gelir İdaresini Geliştirme Fonundan ödenen ek ödemenin yapılmamasına yönelik işlemin iptaline ilişkin kısmının ise gerekçesinin değiştirilerek sonucu itibariyle onanmasına karar verildiği, Konya 1. İdare Mahkemesince verilen 26.7.2007 günlü, E:2007/976, K:2007/1189 sayılı temyize konu kararla da; Danıştay kararının bozmaya ilişkin kısmına uyulduğu belirtilerek, davanın disiplin cezasına ilişkin kısmının reddine, ek ödemenin yapılmamasına ilişkin kısmının ise tekrar iptaline karar verildiği görülmüştür. Davalı idare, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay’ın, görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerine uyulmamış olması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı, temyiz incelenmesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği, kararın bozulması halinde dosyanın, Danıştay’ca kararı veren Mahkemeye gönderileceği, Mahkemenin, dosyayı diğer öncelikli işlere nazaran daha öncelikle inceleyeceği ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar vereceği, Mahkemenin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği belirtilmiştir.

Mahkeme kararlarının Danıştay İlgili Dairesi’nce kısmen bozulması, kısmen onanması halinde, onanan kısım yönünden ikinci defa hüküm kurulması mümkün değildir. Dolayısıyla, Konya 1. İdare Mahkemesince verilen 26.6.2003 günlü, E:2002/1605, K:2003/864 sayılı kararın ek ödemenin yapılmamasına yönelik işlemin iptaline ilişkin kısmı, Danıştay Onikinci ve Onbirinci Dairelerince yapılan müşterek toplantıda verilen 14.3.2006 günlü, E:2004/2533, K:2007/1142 sayılı kararla gerekçesi değiştirilerek sonucu itibariyle onandığından, bu kısım hakkında Mahkemece yeniden hüküm tesis edilmesinde yasal isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Konya 1. İdare Mahkemesi’nce verilen 26.7.2007 günlü, E:2007/976, K:2007/1189 sayılı kararın, ek ödemenin yapılmamasına ilişkin işlemin iptaline hükmedilmesi yolundaki kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1/c fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun’la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek “hüküm fıkrasından çıkarma” kararı verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay 13. Dairesi E:2019/1884, K:2021/1130

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 49. Madde
  • Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay’ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.

Dosyanın incelenmesinden, bakılan davada davacı şirketin vekil aracılığıyla temsil edilmediği, ancak Bölge İdare Mahkemesi’nce dava konusu işlemin iptaline karar verilmekle birlikte davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davada vekil tarafından temsil edilmeyen davacı şirket lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği hâlde, vekâlet ücretine hükmedilmesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının, vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir.


Danıştay 4. Dairesi E:2006/1296, K:2006/86

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 49. Madde
  • Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 2. fıkrasında; temyiz incelenmesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği, aynı kanunun 30. Maddesinin 1. fıkrasında da; iki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddialar sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki yanlışlıkların düzeltilebileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre incelenen dosyadaki belgelerden, imalatçı sıfatıyla katma değer vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve … Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi tarafından açılan davaya bakan mahkemece davacı limitet şirketin müdürü ve temsilcisi olan … adına kararın verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, yukarıda adı geçen limitet şirketin davacı konumunda bulunması nedeniyle, mahkeme kararında davacı adında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi gerekmektedir.

İşin esasına gelince; İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Temyiz dilekçesinde yürütmenin durdurulması talep edilmiş olmakla birlikte dava dosyası tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmesine gerek görülmeyerek, uyuşmazlığın esası incelendi:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2 numaralı fıkrasında Temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verilir. denilmekte olup, dava, uyuşmazlık konusu ödemeyi yapan … Dayanıklı Tüketim Maddeleri Ticaret ve Sanayi Limitet Şirketi tarafından açılmış olmasına karşın, mahkeme kararında davacı olarak şirket müdürü olan … gösterildiğinden, söz konusu yanlışlık düzeltilerek temyiz isteminin incelenmesine geçildi:

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmediğinden temyiz isteminin reddine, Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 23.2.2005 günlü ve E:2004/868, K:2005/132 sayılı kararının temyiz edilen vergi aslı ve gecikme zammına ilişkin kısmının onanmasına 31.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay 10. Dairesi E:2016/8161, K:2019/10670

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 49. Madde
  • Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Ancak, dosyanın incelenmesinden; davacının davasını avukat aracılığıyla açmamış olması ve temyize konu karar verildiği tarihe kadar da davacı vekili olarak herhangi bir avukatın dosyaya vekaletname sunmamış olmasına rağmen İdare Mahkemesince kararın hüküm fıkrasında “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 750,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ifadesine yer verilerek davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir.

Bu durumda; temyizen incelenen idare mahkemesi kararının, hüküm kısmında yer alan ” … Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 750,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine …” kısmı hüküm fıkrasından çıkarılarak kararın bu şekilde düzeltilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle; Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, temyize konu İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 30/12/2013 tarih ve E:2012/1133, K:2013/2478 sayılı kararının hüküm kısmında yer alan ” … Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 750,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine …” kısmı hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle kararın bu şekilde düzeltilerek onanmasına,19/12/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


İdari Yargılama Usulü Kanunu 49. Madde Hakkında Emsal Karar Aramak İçin: https://karararama.danistay.gov.tr/

] }


Avatar

1990 yılında Kırıkkale’de doğan Umur Yıldırım, orta öğrenimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı burs ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur. Halen tam burslu olarak Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü-Kamu Hukuku Bölümünde yüksek lisansına devam etmekte olan Umur Yıldırım, Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun kurucusudur.

Yorum Yazın