Devlet Memurları Kanunu 78-79-80. Madde (DMK)

Devlet Memurları Kanunu 78-79-80. Madde (DMK)

devlet memurları kanunu 78 79 80 madde dmk

Devlet Memurları Kanunu 78. Madde

Bilgilerini Artırmak Üzere Dış Memleketlere Gönderilme

Mesleklerine ait öğrenimini bitirerek Devlet memurluğuna alınmış ve asli memur olarak atanmış olanlardan mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak üzere dış memleketlere:

a) Kurumlarınca açılacak seçme veya yarışma sınavlarında başarı gösterenlere,

b) Dış burslara dayanılarak gönderilenlere,

İki yıla kadar ayrılma müsaadesi verilebilir.

Gerekirse bu süre en çok bir kat uzatılabilir.

  • İlgili Makale: 
  • 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) Tam Metin: 

Devlet Memurları Kanunu 78. Madde Açıklaması

Bilgilerini artırmak üzere dış memleketlere gönderilerek Devlet memurlarına verilecek izinle ilgili esas ve koşullar ile bu şekilde yurt dışına gönderileceklerin hak ve yükümlülükleri 78 ve 79’uncu maddelerde düzenlenmiştir.

78’inci maddede, mesleklerine ilişkin öğrenimi bitirerek Devlet memurluğuna alınmış ve asli memur olarak atanmış olanlardan mesleklerine ilişkin Hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak ya da staj yapmak üzere dış ülkelere; kurumlarınca açılacak seçme ya da yarışma sınavlarında başarı gösterenlere ya da dış burslara dayanılarak gönderilenlere iki yıla kadar ayrılma izni verilebileceği: gerekirse bu sürenin en çok bir kat uzatılabileceği hükme bağlanarak, Devlet memurlarına, dış ülkelerde meslekleri ile ilgili konularda eğitilme, yetiştirilme, bilgilerini artırma ya da staj yapma imkanı sağlanmıştır.

Devlet Memurları Kanunu 78. Madde Bilgilerini Artırmak Üzere Dış Memleketlere Gönderilme Emsal Kararlar

Danıştay 8. Dairesi E: 2019/6544, K: 2021/7103

  • Devlet Memurları Kanunu 78. Madde
  • Bilgilerini Artırmak Üzere Dış Memleketlere Gönderilme

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Bilgilerini artırmak üzere dış memleketlere gönderilme” başlıklı 78. maddesinde; “Mesleklerine ait öğrenimini bitirerek Devlet memurluğuna alınmış ve asli memur olarak atanmış olanlardan mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak üzere dış memleketlere: a) Kurumlarınca açılacak seçme veya yarışma sınavlarında başarı gösterenlere, b) Dış burslara dayanılarak gönderilenlere, iki yıla kadar ayrılma müsaadesi verilebilir. Gerekirse bu süre en çok bir kat uzatılabilir.” hükmüne, ”Yurtdışı Eğitim Masraflarının Tahsili” başlıklı Ek 34. maddesinde ise, ”İlgili kanunlarına veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine göre; öğrenim yapmak, yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak, staj yapmak veya benzeri bir nedenle geçici süreli görevlendirilmek suretiyle, üç ay veya daha fazla süre ile yurtdışına gönderilen kamu personeli yurtdışında bulundukları sürenin iki katı kadar mecburi hizmetle yükümlüdürler. Bu şekilde yurt dışına gönderilecek personelden, örneği Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanmış “Yüklenme Senedi ile Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedi” alınır.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için öncelikle dava konusu işleme dayanak oluşturan ve davalı üniversite ile davacı arasında 11.04.2013 tarihinde imzalanan taahhüt ve kefalet senedinin hukuki niteliğinin ve bu kapsamda taahhüt ve kefalet senedine ilişkin uyuşmazlıkta görevli yargı yerinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Davaya konu taahhüt ve kefalet senedinin hukuki dayanağını; yurt dışına eğitim amacıyla gönderilecekler veya araştırma için görevlendirilecekler için 2547 sayılı Kanun’un 39. maddesi oluşturmaktadır.

Araştırma görevliliği kadrosu, öğretim üyeliğinin kaynağını oluşturduğundan, araştırma görevlisi kadrosunda görev yapanların yüksek lisans ve doktora eğitiminde başarılı olmaları zorunluluğu aranmıştır. Bu amaçla da, öğretim elemanı olarak yetiştirilmek üzere yurtdışında veya lisansüstü eğitim yapmak üzere bir başka üniversitede görevlendirilen araştırma görevlilerinin almış oldukları eğitimden kaynaklanan mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorunda bulunduklarına dair bir taahhüt ve kefalet senedi alınması, anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri ile öngörülmüştür.

Söz konusu hükümler uyarınca üniversite ile araştırma görevlisi arasında, mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak amacıyla yurtdışında veya lisansüstü eğitim amacıyla bir başka üniversitede görevlendirilmeden önce imzalanan taahhüt ve kefalet senedinde, lisansüstü eğitimde başarısız olunması, eğitimin yarım bırakılması gibi durumlarda ilgilinin kadrosu ile ilişiğinin kesileceği ve yapılan tüm masrafların faiziyle birlikte tahsil edileceği belirtilmekte olup, ayrıca eğitim öğretimin tamamlanmasından belirli bir süre sonra araştırma görevlisinin kendi üniversitesine dönerek mecburi hizmette bulunacağı, mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda da yine aynı şekilde yapılan masrafların faiziyle geri ödeneceği ilgili tarafından taahhüt edilmektedir.

2547 sayılı Kanunun 35. ve 39. maddeleri uyarınca, lisansüstü eğitim amacıyla bir başka üniversitede veya mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak amacıyla yurtdışında görevlendirilen araştırma görevlileri ile üniversiteler arasında imzalanan taahhüt ve kefalet senedinin hukuki niteliği konusunda zaman içinde yargı yerlerince farklı değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir.

Ancak, 2547 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca üniversite ile araştırma görevlisi arasında imzalanan taahhüt ve kefalet senedinin iptali istemiyle İdare Mahkemesi’ne açılan bir davada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olumlu görev uyuşmazlığı çıkararak Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurması üzerine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 09/04/2012 tarih ve E:2012/6, K:2012/66 sayılı kararıyla; taahhüt ve kefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflı olarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulması karşısında, davacı tarafından senedin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusunun kabul edilip, davalı üniversitenin görev itirazının reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Anılan kararda da vurgulandığı üzere, davacı ile davalı üniversite arasında imzalanmış olan dava konusu taahhüt ve kefalet senedinin özel hukuk alanında tesis edilmiş bir sözleşme olması nedeniyle, davacı tarafından imzalanan taahhüt ve kefalet senedinden kaynaklanan borçlandırma işleminin iptali istemine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümü adli yargı yerlerine ait bulunmaktadır.

Bu durumda, uyuşmazlığın, taahhüt ve kefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflı olarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulması ve bu taahhüt dolayısıyla taraflar arasında yüklenme ve kefalet senedinden kaynaklı bir alacak-borç ilişkisi doğduğu görülmekle, söz konusu uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre adli yargıda açılacak bir dava ile çözüme kavuşturulması gerekmekte olup, işbu davanın adli yargının görev alanında kaldığı gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmekte iken, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Danıştay 8. Dairesi E: 2018/6685, K: 2021/4770

  • Devlet Memurları Kanunu 78. Madde
  • Bilgilerini Artırmak Üzere Dış Memleketlere Gönderilme

Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için öncelikle dava konusu işleme dayanak oluşturan ve davalı üniversite ile davacı arasında 30.12.2009 tarihinde imzalanan taahhüt ve kefalet senedinin hukuki niteliğinin ve bu kapsamda taahhüt ve kefalet senedine ilişkin uyuşmazlıkta görevli yargı yerinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Davaya konu taahhüt ve kefalet senedinin hukuki dayanağını; yurt dışına eğitim amacıyla gönderilecekler veya araştırma için görevlendirilecekler için 2547 sayılı Kanun’un 39. maddesi oluşturmaktadır. Araştırma görevliliği kadrosu, öğretim üyeliğinin kaynağını oluşturduğundan, araştırma görevlisi kadrosunda görev yapanların yüksek lisans ve doktora eğitiminde başarılı olmaları zorunluluğu aranmıştır. Bu amaçla da, öğretim elemanı olarak yetiştirilmek üzere yurtdışında veya lisansüstü eğitim yapmak üzere bir başka üniversitede görevlendirilen araştırma görevlilerinin almış oldukları eğitimden kaynaklanan mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorunda bulunduklarına dair bir taahhüt ve kefalet senedi alınması, anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri ile öngörülmüştür.

Söz konusu hükümler uyarınca üniversite ile araştırma görevlisi arasında, mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak amacıyla yurtdışında veya lisansüstü eğitim amacıyla bir başka üniversitede görevlendirilmeden önce imzalanan taahhüt ve kefalet senedinde, lisansüstü eğitimde başarısız olunması, eğitimin yarım bırakılması gibi durumlarda ilgilinin kadrosu ile ilişiğinin kesileceği ve yapılan tüm masrafların faiziyle birlikte tahsil edileceği belirtilmekte olup, ayrıca eğitim öğretimin tamamlanmasından belirli bir süre sonra araştırma görevlisinin kendi üniversitesine dönerek mecburi hizmette bulunacağı, mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda da yine aynı şekilde yapılan masrafların faiziyle geri ödeneceği ilgili tarafından taahhüt edilmektedir.

2547 sayılı Kanunun 35. ve 39. maddeleri uyarınca, lisansüstü eğitim amacıyla bir başka üniversitede veya mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak amacıyla yurtdışında görevlendirilen araştırma görevlileri ile üniversiteler arasında imzalanan taahhüt ve kefalet senedinin hukuki niteliği konusunda zaman içinde yargı yerlerince farklı değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir. Ancak, 2547 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca üniversite ile araştırma görevlisi arasında imzalanan taahhüt ve kefalet senedinin iptali istemiyle İdare Mahkemesi’ne açılan bir davada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olumlu görev uyuşmazlığı çıkararak Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurması üzerine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 09/04/2012 tarih ve E:2012/6, K:2012/66 sayılı kararıyla; taahhüt ve kefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflı olarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulması karşısında, davacı tarafından senedin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusunun kabul edilip, davalı üniversitenin görev itirazının reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Anılan kararda da vurgulandığı üzere, davacı ile davalı üniversite arasında imzalanmış olan dava konusu taahhüt ve kefalet senedinin özel hukuk alanında tesis edilmiş bir sözleşme olması nedeniyle, davacı tarafından imzalanan taahhüt ve kefalet senedinden kaynaklanan borçlandırma işleminin iptali istemine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümü adli yargı yerlerine ait bulunmaktadır.

Bu durumda, uyuşmazlığın, taahhüt ve kefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflı olarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulması ve bu taahhüt dolayısıyla taraflar arasında yüklenme ve kefalet senedinden kaynaklı bir alacak-borç ilişkisi doğduğu görülmekle, söz konusu uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre adli yargıda açılacak bir dava ile çözüme kavuşturulması gerekmekte olup, işbu davanın adli yargının görev alanında kaldığı gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmekte iken, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.


Danıştay 8. Dairesi E: 2016/12224, K: 2021/1188

  • Devlet Memurları Kanunu 78. Madde
  • Bilgilerini Artırmak Üzere Dış Memleketlere Gönderilme

Dava, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 33. ve 39. maddeleri kapsamında kefalet senedi imzalamak suretiyle Kanada Mcgill Üniversitesi Tıp Fakültesi Genetik Anabilim Dalı’nda görevlendirilen davacı tarafından, mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle 37.135,22-CAD (Kanada Doları) ana para ve 8.838.23-CAD taksit faizi borçlandırılmasına ilişkin … tarih ve …sayılı davalı idare işleminin iptali ile ilk iki taksit olarak ödenen toplam 3.898-TL’nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, işin esasının incelenmesi suretiyle dava konusu işlemin iptali ile yapılan ödemelerin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ”Yurt içinde ve yurt dışında görevlendirme” başlıklı 39. maddesinde, “…Öğretim elemanları birinci fıkrada ve bu Kanunun 33 üncü maddesinde sayılan yurt dışına gönderilme halleri dışında mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak için Cumhurbaşkanınca üniversiteler itibariyle bir yılı geçmeyecek şekilde her yıl belirlenecek kontenjan ve süreler dahilinde yurt dışına gönderilebilecekleri gibi aynı amaçlarla dış burslara dayanılarak da gönderilebilirler. Belirlenen kontenjanların üniversiteye bağlı birimler arasında dağıtımı üniversite yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı, gönderilme ise ilgili yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı ile olur. Zorunlu hallerde yurt dışında kalma süresi ilgili yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı ile yarısına kadar uzatılabilir. Bunlar hak ve yükümlülükleri bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre aynı amaçla yurt dışına gönderilenlerin tabi oldukları hükümlere tabi olurlar. Ancak, bunlara yapılacak ödemenin miktarı Devlet memurlarına yapılacak ödemeyi geçmemek üzere üniversite yönetim kurulunca daha düşük olarak tespit edilebilir. Öğretim elemanlarından kendilerine yurt dışı kuruluşlarınca burs veya ücret sağlananlar, görev yapacakları sürece Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği esaslara göre üniversite yönetim kurulunun kararı ile aylıklı veya aylıksız izinli de sayılabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Bilgilerini artırmak üzere dış memleketlere gönderilme” başlıklı 78. maddesinde; “Mesleklerine ait öğrenimini bitirerek Devlet memurluğuna alınmış ve asli memur olarak atanmış olanlardan mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak üzere dış memleketlere: a) Kurumlarınca açılacak seçme veya yarışma sınavlarında başarı gösterenlere, b) Dış burslara dayanılarak gönderilenlere, iki yıla kadar ayrılma müsaadesi verilebilir. Gerekirse bu süre en çok bir kat uzatılabilir.” hükmüne, ”Yurtdışı Eğitim Masraflarının Tahsili” başlıklı Ek 34. maddesinde ise, ”İlgili kanunlarına veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine göre; öğrenim yapmak, yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak, staj yapmak veya benzeri bir nedenle geçici süreli görevlendirilmek suretiyle, üç ay veya daha fazla süre ile yurtdışına gönderilen kamu personeli yurtdışında bulundukları sürenin iki katı kadar mecburi hizmetle yükümlüdürler. Bu şekilde yurt dışına gönderilecek personelden, örneği Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanmış “Yüklenme Senedi ile Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedi” alınır.” hükmüne yer verilmiştir.

Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için öncelikle dava konusu işleme dayanak oluşturan ve davalı üniversite ile davacı arasında 30.01.2004 tarihinde imzalanan taahhüt ve kefalet senedinin hukuki niteliğinin ve bu kapsamda taahhüt ve kefalet senedine ilişkin uyuşmazlıkta görevli yargı yerinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Davaya konu taahhüt ve kefalet senedinin hukuki dayanağını; yurt dışına eğitim amacıyla gönderilecekler için 657 sayılı Kanunun Ek 34. maddesi, 2547 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca öğretim elemanı yetiştirilmek üzere bir başka üniversiteye kadrosunun nakledilmesi suretiyle lisansüstü eğitim amacıyla görevlendirilecek araştırma görevlileri için ise, “Bir Üniversite Adına Bir Diğer Üniversitede Lisansüstü Eğitim Gören Araştırma Görevlileri Hakkında Yönetmelik”in dava konusu edilen 4. maddesinin 4. fıkrası oluşturmaktadır.

Araştırma görevliliği kadrosu, öğretim üyeliğinin kaynağını oluşturduğundan, araştırma görevlisi kadrosunda görev yapanların yüksek lisans ve doktora eğitiminde başarılı olmaları zorunluluğu aranmıştır. Bu amaçla da, öğretim elemanı olarak yetiştirilmek üzere yurtdışında veya lisansüstü eğitim yapmak üzere bir başka üniversitede görevlendirilen araştırma görevlilerinin almış oldukları eğitimden kaynaklanan mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorunda bulunduklarına dair bir taahhüt ve kefalet senedi alınması, anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri ile öngörülmüştür.

Söz konusu hükümler uyarınca üniversite ile araştırma görevlisi arasında, mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak amacıyla yurtdışında veya lisansüstü eğitim amacıyla bir başka üniversitede görevlendirilmeden önce imzalanan taahhüt ve kefalet senedinde, lisansüstü eğitimde başarısız olunması, eğitimin yarım bırakılması gibi durumlarda ilgilinin kadrosu ile ilişiğinin kesileceği ve yapılan tüm masrafların faiziyle birlikte tahsil edileceği belirtilmekte olup, ayrıca eğitim öğretimin tamamlanmasından belirli bir süre sonra araştırma görevlisinin kendi üniversitesine dönerek mecburi hizmette bulunacağı, mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda da yine aynı şekilde yapılan masrafların faiziyle geri ödeneceği ilgili tarafından taahhüt edilmektedir.

2547 sayılı Kanunun 35. ve 39. maddeleri uyarınca, lisansüstü eğitim amacıyla bir başka üniversitede veya mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak amacıyla yurtdışında görevlendirilen araştırma görevlileri ile üniversiteler arasında imzalanan taahhüt ve kefalet senedinin hukuki niteliği konusunda zaman içinde yargı yerlerince farklı değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir.

Ancak, 2547 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca üniversite ile araştırma görevlisi arasında imzalanan taahhüt ve kefalet senedinin iptali istemiyle İdare Mahkemesi’ne açılan bir davada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olumlu görev uyuşmazlığı çıkararak Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurması üzerine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 09/04/2012 tarih ve E:2012/6, K:2012/66 sayılı kararıyla; taahhüt ve kefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflı olarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulması karşısında, davacı tarafından senedin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusunun kabul edilip, davalı üniversitenin görev itirazının reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Anılan kararda da vurgulandığı üzere, davacı ile davalı üniversite arasında imzalanmış olan dava konusu taahhüt ve kefalet senedinin özel hukuk alanında tesis edilmiş bir sözleşme olması nedeniyle, davacı tarafından imzalanan taahhüt ve kefalet senedinden kaynaklanan borçlandırma işleminin iptali istemine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümü adli yargı yerlerine ait bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/02/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


devlet memurları kanunu 78 79 80 madde dmk
devlet memurları kanunu 78 79 80 madde dmk

Devlet Memurları Kanunu 79. Madde

Bilgilerini Artırmak İçin Yabancı Memlekete Gönderilenlerin Hak Ve Yükümlülükleri

78 inci maddede yazılı olanlar kadrolarında bırakılırlar. Kadro karşılığı sözleşme ile istihdam edilenlerin sözleşmeleri devam eder ve (Şahsen özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kurumlarınca kendilerine maaşsız izin verilmesi uygun görülenler hariç) aylık ve diğer her türlü ödemeleri ile sözleşme ücretlerinin Kanuni kesintilerinden sonra kalan net tutarının % 60’ını Kurumlarından alırlar. Bunların kademe ilerlemesi; emeklilik ve diğer bütün hakları ve yükümlülükleri devam eder. İzin bitiminde yol süresi hariç 15 gün içinde görevlerine dönerler. Bunlardan kurumlarınca kendilerine maaşsız izin verilmesi uygun görülenlerin bu süreleri keseneklerinin ve karşılıklarının kendileri tarafından her ay T.C. Emekli Sandığına gönderilmesini kabul etmeleri şartıyla emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir.

Kurumlarınca gönderilenlerden, uluslararası kuruluşlarda staj yapan ve çalışma esas ve usulleri ile misyon şeflikleriyle ilişkileri Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Dışişleri Bakanlığınca belirlenen memurlara, gittikleri ülkelerde sürekli görevle bulunan ve dokuzuncu derecenin birinci kademesinden aylık alan meslek memurlarına ödenmekte olan yurtdışı aylığı tutarı, diğerlerine bu tutarın 2/3’ü ödenir. (Değişik son cümle: 17/9/2004-5234/1 md.) Şahsen özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kendilerine maaşsız izin verilenler ile Cumhurbaşkanınca kurumlar itibarıyla belirlenen kontenjan dışında gönderilenler hariç olmak üzere, burslu gidenlerin aldıkları burs miktarları bu miktarın altında ise aradaki fark kurumlarınca kendilerine ayrıca ödenir.

Bu suretle yapılacak fark ödeme, her türlü vergiden müstesnadır. Sürelerinin bitiminde görevlerine başlamayanlar çekilmiş sayılırlar.

Bu suretle çekilmiş sayılanlar aylık ve yol giderleri de dahil olmak üzere kendilerine kurumlarca yapılmış bulunan bütün masrafları iki kat olarak ödemeye mecburdurlar.

Görevlerine başlayıp da yükümlü bulundukları mecburi hizmetini bitirmeden ayrılanlar veya bir ceza sebebi ile memurluktan çıkarılmış olanlar mecburi hizmetlerinin eksik kalan kısmı ile orantılı miktarı iki kat olarak ödemek zorundadırlar.

Devlet Memurları Kanunu 79. Madde Açıklaması

Yasanın değişik 79’uncu maddesinin birinci bendinde, 78’inci maddede yazılı olanların kadrolarında bırakılacakları, kadro karşılığı sözleşme ile çalıştırılanların sözleşmelerinin devam edeceği ve (şahsen özel burs sağlayan ve bu burs tan yararlanması için kurumlarınca kendilerine aylıksız izin verilmesi uygun görülenler hariç) aylık ya da ücretlerini kurumlarından alacakları; bunların kademe ilerlemesi, emeklilik ve diğer bütün hakları ile yükümlülüklerinin devam edeceği: izin bitiminde yol süresi hariç 15 gün içinde görevlerine dönecekleri, bunlardan kurumlarınca kendilerine aylıksız izin verilmesi uygun görülenlerin bu sürelerinin keseneklerinin ve karşılıklarının kendileri tarafından her ay T.C. Emekli Sandığına gönderilmesini kabul etmeleri koşuluyla emeklilik yönünden eski derecelerin de değerlendirileceği;

  • İkinci bendinde, kurumlarınca gönderilenlere, gittikleri ülkelerde sürekli görevde bulunan ve dokuzuncu derecenin birinci kademesinden aylık alan meslek memurlarına ödenmekte olan yurt dışı aylığının 2/3’ünün ödeneceği, burslu gidenlerin aldıkları burs tutarı bu tutarın altında ise, aradaki farkın kurumlarınca kendilerine ayrıca ödeneceği;
  • Üçüncü bendinde bu suretle yapılacak fark ödemesinin her türlü vergiden müstesna olduğu;
  • Dördüncü bendinde, sürelerinin sonunda göreve başlamayanların çekilmiş sayılacağı, bu suretle çekilmiş sayılanların aylık ve yol giderleri de dahil olmak üzere kendilerine kurumlarınca yapılmış bulunan bütün giderleri iki kat olarak ödemeye zorunlu oldukları;
  • Beşinci ve son bendinde de, görevlerine başlayıp da yükümlü bulundukları zorunlu hizmeti bitirmeden ayrılanların ya da bir ceza nedeni ile memurluktan çıkarılmış olanların zorunlu hizmetlerinin eksik kalan kısmı ile orantılı tutarı iki kat olarak ödemek zorunda oldukları hükme bağlanarak, 78’inci madde uyarınca yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak ya da staj yapmak üzere dış ülkelere gönderilenlerin hak ve yükümlülüklerinin neler olduğu belirtilmiştir.

Devlet Memurları Kanunu 79. Madde Bilgilerini Artırmak İçin Yabancı Memlekete Gönderilenlerin Hak Ve Yükümlülükleri Emsal Kararlar

Danıştay 5. Dairesi E: 1982/6385, K: 1986/293

  • Devlet Memurları Kanunu 79. Madde
  • Bilgilerini Artırmak İçin Yabancı Memlekete Gönderilenlerin Hak Ve Yükümlülükleri

657 sayılı Devlet Memurlar Kanununun 78. maddesinde, asli memur olarak atanmış Devlet Memurlarının bilgilerini arttırmak üzere kurumlarınca veya dış burslara dayanılarak dış memleketlere gönderilebilecekleri. 79. maddesinde ise. 78. maddede yazılı olanların kadrolarında bırakılacağı ve (burslu gidenlerin bir yılı aşan müddetleri ile şahsen özel burs sağlayan ve burstan istifade etmesi için kurumlarınca kendilerine maaşsız izin verilmesi uygun görülenler hariç), aylıklarını kendi kurumlarından alacakları hükme bağlanmıştır.

Bu hükmünden de açıkça görüldüğü gibi diş burslarla yabancı ülkelere giden memura burs süresince maaşsız izin verilmesi de mümkün bulunmaktadır.

Dava konusu olayda, davacı Belçika Hükümetinin verdiği araştırma burslarından birini kazanmış ancak henüz adaylığı kesinleşmeden Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı arasında yazışmalar devam etmekte iken 1.Ağustos 1980 tarihinde aldığı senelik izini içinde burs aldığı ülkeye gitmiş ve burs süresi sonuna kadar da yurda dönmemiştir.

“Yetiştirilmek amacıyla yurt dışına gönderilecek Devlet Memurları Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesi (b) bendinde yer alan “Duş burslarla gönderileceklerin bursu veren ülke veya kuruluşça kabul işlemlerinin yapılması, bu ülke veya kuruluşun Türkiye’deki temsilciliği ve memurun bağlı olduğu kurum aracılığı ile yerine getirilir. Eğitim göreceği yer kesinleşmeyen hiçbir Devlet Memuru yurt dışına gönderilemez” hükmü ile 19. maddesinde. yer alan “Kurumlarınca Devlet Memurlarından… Yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınır. Bu belgeleri tamamlamayanların yurt dışına çıkmalarına izin verilmez” hükmü de dikkate alındığında, yurt dışına gitmek için gerekli yasal işlemlerin hiçbirini yerine getirmeyen davacıya burs süresinde ücretsiz izin verilmesi yolundaki 25.12.1980 günlü işlemde mevzuata aykırılık görülmemiştir.


Danıştay 5. Dairesi E: 1999/6160, K: 2000/295

  • Devlet Memurları Kanunu 79. Madde
  • Bilgilerini Artırmak İçin Yabancı Memlekete Gönderilenlerin Hak Ve Yükümlülükleri

… Hükümetince tahsis edilen bursu kazanan davacının 1.9.1992 tarihinden itibaren 9 ay süre ile yurtdışına gönderildiği ve 657 sayılı Yasanın 79. maddesinde öngörülen fark ödemesinin davacıya ilk kez (Devlet Memurları ile diğer kamu görevlilerinin aylıklarının ödeme zamanının değiştirilerek aylıkların ilki 15 Ekim 1987 tarihinde olmak üzere her ayın 15’inde ödeneceğine ilişkin düzenlemeyi içeren Devlet Memurları ile Diğer Kamu Görevlilerinin Aylıklarının Ödeme Zamanının Değiştirilmesine Dair 289 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinde; “Sürekli görevle yurtdışına gönderilenlerle, aylıkları yurt dışına transfer edilenler hakkında mevcut uygulamaya devam olunur.” hükmü gereğince) 1.10.1992 tarihinde yapılması gerekirken, belirtilen ödemenin yapılmadığı ve aynı şekilde sözkonusu ödememe işleminin her ayın 1’inde yinelendiği; davacının, 24.5.1993 tarihinde idareye başvurarak 657 sayılı Yasanın 79. maddesi uyarınca fark ödemesi yapılmasını istediği ve bu başvurusunun 14.6.1993 günlü işlemle reddi üzerine 21.7.1993 tarihinde bakılmakta olan davayı açtığı dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır.

Davacı, Milli Eğitim Bakanlığının, yurtdışı aylıklarının ödenmesinde 657 sayılı Yasanın 79.maddesinin uygulanmasını olanak dışı bırakan kararının iptali için dava açmadığı gibi, söz konusu kararın uygulandığı 1.10.1992, 1.11.1992, 1.12.1992, 1.1.1993, 1.2.1993, 1.3.1993, 1.4.1993 tarihlerinden itibaren 2577 sayılı Kanunun 12.maddesi uyarınca süresi içinde tam yargı davası açmayarak, söz konusu tarihlerde yapılan ödememelerden doğan zararlar yönünden dava süresini geçirmiş bulunmaktadır.

1.5.1993 tarihi ile daha sonraki ödememe uygulamalarından doğan zararlar yönünden ise uyuşmazlığın farklı bir durumu olduğunu vurgulamak gerekir. Davacı 24.5.1993 tarihinde davalı Milli Eğitim Bakanlığına başvurarak, 657 sayılı Kanunun 79. maddesi uyarınca parasal haklarının ödenmesini istemiş ve bu isteminin 14.6.1993 günlü işlemle reddi üzerine 21.7.1993 tarihinde dava açarak yurtdışına gittiği tarihten itibaren yapılan eksik ödeme tutarının kendisine ödenmesini istemiştir.

Başta da değinildiği gibi, 2577 sayılı Kanunun 12.maddesi bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren 60 gün içinde tam yargı davası açılabilmesine olanak tanımaktadır. Davacının, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamındaki 24.5.1993 tarihli başvurusuna göre, 1.5.1993 günlü uygulama işlemi ile sonraki uygulama işlemlerinden doğan zararlar yönünden davanın süresinde açılmış olduğu anlaşılmış olup, bundan önceki döneme ait zararlar yönünden ise davada süreaşımı bulunduğu açıktır.

Bu itibarla, 1.5.1993 tarihi esas alınarak bu tarihten itibaren yapılan eksik ödeme uygulamaları bakımından davanın kabulü gerekirken uygulama tarihi olarak her ayın 15’inin alınması suretiyle 15.4.1993 tarihinden sonraki burs farkı ödeme isteminin kabulü şeklinde hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının; burs farkı isteminin 15.4.1993 tarihinden öncesinin süre aşımından reddine ilişkin kısmı yönünden davacının; işlemin iptali ve 1.5.1993 tarihinden itibaren burs farkı ödenmesine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden ise davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile bu kısımlarının onanmasına; 15.4.1993 tarihi ile 1.5.1993 tarihi arasındaki döneme ilişkin burs farkı yönünden ise davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile bu kısmın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 27.1.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Devlet Memurları Kanunu 80. Madde

Bilgilerini Artırmak Üzere Dış Memleketlere Gönderilme Esasları

(Ek birinci fıkra: 17/9/2004-5234/1 md.) Şahsen özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kendilerine maaşsız izin verilenler dışında her yıl yurt dışına gönderilebilecek Devlet memurlarının kurumlar itibarıyla sayıları, Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenir.

78 ve 79 uncu maddelerde yazılı olanların ayırma ve seçilme usul ve şartları, çalışmalarının nasıl izleyip denetleneceği, haklarındaki disiplin kovuşturmasının ne suretle yapılacağı ve geri çağrılmalarını gerektirecek haller, bu Kanunun 2’nci maddesi gereğince bir yönetmelikle düzenlenir.

MİT mensupları hakkında yukarıdaki esaslar, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanacak bir talimatla belirtilir.

Devlet Memurları Kanunu 80. Madde Açıklaması

80’inci maddede ise, 78 ve 79’uncu maddelerde yazılı olanların ayırma ve seçilme usul ve şartlarının, çalışmalarının nasıl izlenip denetleneceğinin, haklarındaki disiplin kovuşturmasının ne suretle yapılacağının ve geri çağrılmalarını gerektirecek hallerin bir yönetmelikle düzenlenmesini öngörmüş; öngörülen Yönetmelik “Yetiştirilmek Amacıyla Yurtdışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkında Yönetmelik” ismi ile 1.2.1974 günlü, 14786 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik, Yasada öngörülen konularda düzenlemeler yapmış olmakla birlikte, ayrıca “Belgeler” başlıklı 17’nci maddesinde Devlet memurlarından, kurumlarınca, Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanmış örneklerine uygun yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınacağını; bu belgeleri tamamlamayanların yurt dışına çıkmalarına izin verilemeyeceğini kurala bağlamıştır.

Danıştay Beşinci Dairesi; Anayasanın 124’üncü maddesinde başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri açıklanmış olduğuna göre, Devlet Memurları Kanununun 79 ve 80’inci maddelerinde öngörülmemiş olmasına karşın, içeriği 79’uncu maddede belirtilen yükümlülüklerle sınırlı olmak koşulu ile, kurumlarınca yurt dışına gönderilecek. Devlet memurlarından bir yüklenme senedi alınmasında ve bu yolda düzenleme yapan Yönetmelik maddesinde hukuka aykırılıktan söz edilemeyeceğine karar vermiştir.” Diğer bir ifadeyle, 79 ve 80’inci maddelerde öngörülmemiş olsa bile idarenin kapsamı 79’uncu maddede belirtilen yükümlülüklerle sınırlı olmak üzere yurt dışına gidenlerden kefalet senedi almasında yasaya aykırı bir durum söz konusu değildir.

Ancak, uygulamada yurt dışı eğitim giderlerinin tahsili amacıyla yüklenme senetlerine, yasada yer almamış yeni yükümlülerin konulması üzerine, Danıştay bu düzenlemeleri Yasaya aykırı bularak iptal etmiştir.

Devlet Memurları Kanunu 80. Madde Bilgilerini Artırmak Üzere Dış Memleketlere Gönderilme Esasları Emsal Kararlar

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E:2002/769, K:2004/41

  • Devlet Memurları Kanunu 80. Madde
  • Bilgilerini Artırmak Üzere Dış Memleketlere Gönderilme Esasları

Adı geçen Kanunun 80’inci maddesinde ise, 78 ve 79’uncu maddelerde yazılı olanların ayırma ve seçilme usul ve şartlarının, çalışmalarının nasıl izlenip denetleneceğinin, haklarındaki disiplin kovuşturmasının ne suretle yapılacağını ve geri çağrılmaları gerektirecek hallerin bir yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüş; öngörülen Yönetmelik “Yetiştirilmek Amacıyla Yurtdışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkında Yönetmelik” adı ile 1.2.1974 günlü, 14786 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik, Yasada öngörülen konularda düzenlemeler yapmış olmakla birlikte, “Belgeler” başlıklı 17’nci maddesinde Devlet memurların dan, kurumlarınca, Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanmış örneklerine uygun yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınacağını; bu belgeleri tamamlamayanların yurt dışına çıkmalarına izin verilemeyeceğini kurala bağlamıştır.

657 sayılı Yasanın 79 ve 80. maddelerinde öngörülmemiş olmasına karşın, anılan mad de hükümlerinin uygulanabilmesi amacıyla ve düzenlemenin amacına aykırı olmamak üzere, içeriği 79. maddede sayılan yükümlülüklerle sınırlı olmak kaydı ile, kurumlarınca yurtdışına gönderilecek Devlet memurlarından yüklenme senedi alınmasında ve bu yöndeki Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle, olayda Yasada açıkça öngörülmemiş olan başarısızlığı veya devamsızlığı nedeniyle eğitim programını tamamlayamadan yurda dönen kişilerden, yapılmış olan masrafların tahsili ve buna ilişkin yüklenme senedi alınması düzenlemelere aykırılık teşkil etmemektedir. Diğer taraftan, davacı ve kefilleri tarafından imzalanmış olan yüklenme senedinin incelenmesinden, idarenin, yüklenme senedi ile yasaya aykırı olarak yasada yer almayan yükümlülükler ihdas ettiği, davacıya, “taahhüdünü ihlal ettiği takdirde, eğitim sebebiyle kendisi için yapılan masrafların tamamını “iki kati” ve faizi ile birlikte ödeme yükümlülüğü” getirdiği görülmektedir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Ankara 7. İdare Mahkemesinin 30.04.2002 günlü, 2001/1858 E. , 2002/445 K. sayılı ısrar kararının, Danıştay 5. Dairesi kararı doğrultusunda BOZULMASINA, dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22.1.2004 günü oyçokluğu ile karar verildi.


Devlet Memurları Kanunu 78 – 79 – 80. madde emsal karar aramak için https://karararama.danistay.gov.tr/

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık