Devlet Memurları Kanunu 130. Madde (DMK)

Devlet Memurları Kanunu 130. Madde (DMK)

devlet memurları kanunu 130 madde

Devlet Memurları Kanunu 130. Madde (DMK)

Savunma Hakkı

Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.

  • İlgili Makale: 
  • 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) Tam Metin: 

Devlet Memurları Kanunu 130. Madde Açıklaması

Savunma hakkı Anayasanın 129. maddesinde düzenlenmiştir. Bu iki hükmün incelenmesinden anlaşılacağı üzere; Devlet memurlarının savunmalarının alınması, disiplin cezası verilmesi haline hasredilmiş olup, bundan önceki soruşturma safhasında sorulan sorulara cevap verilmesi için de bir süre tanınması öngörülmemiştir. Devlet Memurları Kanununun disiplin hükümlerinin uygulamasını gerektiren hallerde, yetkili makamlarca ön inceleme ve araştırma yapmakla görevlendirilen muhakkik ve müfettişlerce yapılan işlemlerin, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve mercilerin işlemlerinden farklı olması sebebiyle yukarıdaki hükümlerin bu hallerde de uygulanması söz konusu değildir. Bir memura disiplin cezası verilmesi için önceden müfettiş veya muhakkiklere görev vermek kanunen zorunlu olmadığından kanun koyucu tarafından bu safhada da süre verileceğine dair bir hüküm sevk edilmemiştir.

Müfettişlerce yapılan inceleme sırasında, hakkında inceleme yapılan memurun sadece olay hakkındaki bilgisi alınmakta olup, ifade alınması şeklinde de adlandırılan bu işlem savunma olarak kabul edilemeyeceği için, savunmanın bundan ayrı olarak disiplin cezası vermeye yetkili amir veya merci tarafından alınması gerekmektedir.

devlet memurları kanunu 130 madde dmk
devlet memurları kanunu 130 madde dmk

Devlet Memurları Kanunu 130. Madde Savunma Hakkı Emsal Kararlar

Danıştay On İkinci Dairesi E:2000/241, K:2003/3715

  • Devlet Memurları Kanunu 130. Madde
  • Savunma Hakkı

Dosyanın incelenmesinden; öğretmen olarak görev yapan davacı hakkında uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları tesis edilmesine rağmen Kılık Kıyafet Yönetmeliğine uymadığı, görev mahallinde başı kapalı olarak bulunduğu, ideolojik amaçlarla kurumun huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozduğundan bahisle yapılan soruşturma sonucunda, müfettiş tarafından ifadesi alınarak Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, bunun üzerine soruşturma dosyasının Yüksek Disiplin Kuruluna intikal ettiği, Yüksek Disiplin Kurulunun 12.7.2000 günlü yazısıyla davacının yukarıda belirtilen hususlarla ilgili olarak 657 sayılı Yasa’nın 130. maddesine göre 7 gün içinde savunmasını yapmasının istenildiği, bu yazının davacıya 9.8.2000 tarihinde görevli olduğu okulda tebliğ edildiği halde aynı gün sevk alarak 11.8.2000 tarihinde hastaneye yattığı, eşi tarafından Yüksek Disiplin Kuruluna verilen 14.8.2000 tarihli dilekçede, davacının hastaneye yattığı, sağlık durumunun savunma yapmaya uygun olmadığının belirtilmesi üzerine Yüksek Disiplin Kurulunun 18.10.2000 tarihli ve 425 sayılı işlemi ile ilgiliye isnat edilen fiilin sübut bulduğu ve süreklilik gösterdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle 657 sayılı Yasanın 125/E-a maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin teklifin kabulüne karar verilerek dava konusu işlemin tesis edildiği davacının ise mazeretini belgelediği halde Yüksek disiplin Kurulunca 657 sayılı Yasanın 129/2. maddesi gereğince kendisinin bizzat veya vekil aracılığıyla savunma yapmasına, tanık dinletmesine imkan tanınmadığı, anılan madde uyarınca savunma hakkını kullanmasına imkan verilmediğini öne sürerek işlemin iptali istemiyle bakılan davayı açtığı anlaşılmıştır.

Olayda, davacı tarafından, savunma isteme yazısının tebliği üzerine sağlık durumunun savunmaya elverişli olmadığını belirttiği halde 657 sayılı Yasa’nın 129. maddesinde yer alan haklar bildirilmeyerek kullanmasına imkan verilmediği ileri sürülmekte ise de, Yüksek Disiplin Kurulunca, 657 sayılı Yasa’nın 130. maddesinde belirtilen usule uygun olarak 7 gün içinde savunmasını vermesine ilişkin yazının davacıya tebliğ edilmek suretiyle anılan madde uyarınca yasal yükümlülüğün yerine getirildiği anlaşıldığından ve 657 sayılı Yasa’nın 129. maddesinde belirtilen haklar, talep edildiği takdirde idarece belirlenen zaman veya sürede kullanılabilecek haklardan olup, anılan maddenin bu hakların kullanılmasını zorunlu kılan bir hüküm niteliğinde bulunmaması karşısında, savunma istem yazısının tebliği üzerine savunmasını yazılı yapabileceği gibi vekil vasıtası ile de yapabilme imkanı olduğu halde bu imkanı kullanmayan davacının, yukarıda sözü edilen ısrarlı tutum ve davranışlarını sürdürmesi nedeniyle hukuka uygun olarak tesis edildiği kanaatine varılan dava konusu işlemin, savunma hakkı kısıtlandığından hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline ilişkin mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.


Danıştay On İkinci Dairesi E:2003/1159, K:2006/207

  • Devlet Memurları Kanunu 130. Madde
  • Savunma Hakkı

Dosyanın incelenmesinden, Malatya Emniyet Müdürlüğünde komiser olarak görev yapan davacının, Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğünde görevli iken yetkisini veya nüfuzunu kendisine ve başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak ve rüşvet almak fiilleri nedeniyle hakkında yapılan soruşturma sonucu İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 17.10.2001 tarih ve 2001/76 sayılı kararı ile Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/7 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine karar verildiği, bu arada davacı tarafından Yüksek Disiplin Kurulunca 7 günlük süre verilerek savunmasının alınmadığı, savunmasının alınması için Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğünce gönderilen yazının bir başka kişi tarafından imzası taklit edilmek suretiyle tebellüğ edildiğinin iddia edilmesi üzerine, söz konusu olayda ilgililer hakkında soruşturma açıldığı ve dosyada mevcut Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlen 18.1.2002 tarihli ekspertiz raporunda, davacının 657 sayılı Kanunun 130. maddesine göre savunmasının alınması yolunda düzenlenen 27.7.2001 tarihli tebliğ-tebellüğ belgesindeki imza ile mukayese imzalar arasında yapılan karşılaştırma sonucu söz konusu imzanın davacının elinden çıkmadığının belirtildiği, buna göre davacının Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Yasanın 130. maddesi uyarınca savunmasının alınması amacıyla gönderilen yazıyı tebellüğ etmediği dolayısıyla savunmasının alınamadığı anlaşılmıştır.

Olayda, İdare Mahkemesince, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 129/2. maddesinde belirtildiği üzere, hakkında meslekten çıkarma cezası istenen davacının son savunması alınmadan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararda usul yönünden hukuka uyarlık görülmeyerek işlem iptal edilmiş ise de; yasa koyucunun hakkında bir daha Devlet memurluğuna alınmamak üzere memurluktan çıkarma cezası istenen memur için, 129/2. maddesinde, tanık dinletme dahil disiplin kurulunda sözlü ve yazılı savunma yapma hakkı verdiği, ancak olayımızda disiplin cezası bir daha Devlet memurluğuna alınmamak üzere memurluktan çıkarma cezası olmadığından, Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanunun 129/2. maddesinde öngörülen savunma hakkının tanınmamasının dava konusu işlemi sakatlamayacağı açıktır. Ancak davacının soruşturma sırasında sanık sıfatı ile alınan ifadesi dışında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanunun 130. maddesi gereğince savunması alınmadan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde bu sebeple hukuka uyarlık bulunmadığından İdare Mahkemesinin işleme ilişkin gerekçesinde isabet bulunmamakta ise de karar sonucu itibariyle yerindedir.


Danıştay On İkinci Dairesi E:1991/1717, K:1992/571

  • Devlet Memurları Kanunu 130. Madde
  • Savunma Hakkı

Dava; davacının, imam-hatip olarak görevli olduğu sırada, Kudüs ve Gençlik Günü adlı mitinge katılmış olduğu gerekçesiyle 657 sayılı yasanın 128. maddesi Ç/b bendi uyarınca 20 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın iptali istemiyle açılmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 130. maddesi Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur savunma hakkından vazgeçmiş sayılır hükmünü taşımaktadır.

Dosyada mevcut belgelerin incelenmesinden disiplin kovuşturması sırasında gerek soruşturmacı gerekse disiplin cezasını vermeye yetkili disiplin kurulunca, yukarıda hükmü yazılı maddeye uygun olarak davacının yedi günden az olmamak üzere süre verilmek suretiyle yazılı savunmasının alınması yoluna gidilmediği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenle, davacı hakkında yasaya aykırı olarak verilmiş bulunan disiplin cezasına ilişkin kararın iptaline karar verildi.


 Danıştay Üçüncü Dairesi E:1973/272, K:1973/269

  • Devlet Memurları Kanunu 130. Madde
  • Savunma Hakkı

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 118. maddesinde Memurlar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek teşekkülleri mensupları hakkında yapılacak disiplin kovuşturmalarında, isnat olunan hususun ilgiliye açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve savunma için belli bir süre tanınması şarttır. Bu esaslara uyulmadıkça disiplin cezası verilemez, hükmü yer almış; Devlet Memurları Kanununun 130. maddesinde de bu Anayasa kuralına uygun olarak Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır, şeklinde hüküm sevk edilmiştir.

Her iki hükmün incelenmesinden de anlaşılacağı üzere Devlet memurlarının savunmalarının alınması, disiplin cezası verilmesi haline hasredilmiş olup, bundan önceki soruşturma safhasında sorulan sorulara cevap verilmesi için de bir süre tanınması öngörülmemiştir. Devlet Memurları Kanununun disiplin hükümlerinin uygulamasını gerektiren hallerde, yetkili makamlarca ön inceleme ve araştırma yapmakla görevlendirilen muhakkik ve müfettişlerce yapılan işlemlerin, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve mercilerin işlemlerinden farklı olması sebebiyle yukarıdaki hükümlerin bu hallerde de uygulanması söz konusu değildir. Bir memura disiplin cezası verilmesi için önceden müfettiş veya muhakkiklere görev vermek kanunen zorunlu olmadığından kanun vazıhınca bu safhada da süre verileceğine dair bir hüküm sevk edilmemiştir.

Müfettişlerce yapılan inceleme sırasında, hakkında inceleme yapılan memurun sadece olay hakkındaki bilgisi alınmakta olup, ifade alınması şeklinde de adlandırılan bu işlem savunma olarak kabul edilemeyeceği için, savunmanın bundan ayrı olarak disiplin cezası vermeye yetkili amir veya merci tarafından alınması gerekmektedir.

Diğer taraftan disiplin cezası verilmeden önce memurun savunmasının alınması şart olduğuna, Devlet Memurları Kanununun 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 126. maddesinde, müfettiş veya muhakkiklere disiplin cezası vermek yetkisi tanınmamış bulunduğuna göre bunlarca yapılan inceleme sırasında sorulan sorulara ilgili memur tarafından cevap verilebilmesi için süre verilmesi zorunlu değildir. 130. maddedeki soruşturmayı yapan deyiminin de 126. maddeye göre re’sen disiplin cezası vermeye yetkili amir olarak anlaşılması gerekir.

Bu itibarla, Devlet Memurları Kanununun 130. maddesinde belirtilen savunma hakkı ile ilgili sürenin cezayı veren amir ve mercilerce ve bir defaya mahsus olmak üzere verilmesi gerekeceği ve bu husustaki Bakanlık görüşünün Kanuna uygun olduğuna karar verildi.


Devlet Memurları Kanunu 130. madde emsal karar aramak için https://karararama.danistay.gov.tr/

X