0 (312) 911 9553
·
[email protected]
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
Danışmanlık

Ceza Muhakemesi Kanunu 41. Madde (CMK)

11ceza muhakemesi kanunu 41 madde

Ceza Muhakemesi Kanunu 41. Madde

Eski Hale Getirme Dilekçesi

  1.  Eski hale getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir.
  2. Dilekçe sahibi, sürenin geçmesinde kusuru olmadığına ilişkin olguları, varsa belgelerini de ekleyerek açıklar. Dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu 41. Madde Gerekçesi

Madde, eski hale getirmenin usulünü göstermektedir: Buna göre bir dilekçe usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilecek ve dilekçede süreye uyulmamasının nedenleri açıkça ve inandırıcı bir biçimde yani ciddiyetle ve özenle bildirilecektir, gerektiğinde belgeler de eklenecektir. Kişi dilekçesini vermekle beraber aynı anda usule ilişkin olarak, 40. maddede belirlenen nedenlerle yapamadığı işlemleri de yerine getirecektir.

  • İlgili Makale: 
  • 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Tam Metin: 
ceza muhakemesi kanunu 41 madde cmk
ceza muhakemesi kanunu 41 madde cmk

Ceza Muhakemesi Kanunu 41. Madde Eski Hâle Getirme Dilekçesi Emsal Kararlar

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E: 2021/36672, K: 2021/8030

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 41. Madde
  • Eski Hale Getirme Dilekçesi

Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sorgusunda beyan ettiği adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine esas olacak şekilde bu adrese önceden yapılmış geçerli tebligat bulunmadığından yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakta ise de; Tebligat Kanunu’nun “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32. maddesinde, “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.” şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı CMK’nın 41. maddesindeki “Eski hâle getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir.” şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında, sanığın karar tarihinden sonra, hükümlü olarak bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığıyla gönderdiği 22.03.2019 ve 15.04.2019 tarihli dilekçeleri ile uzlaştırma yasasından faydalanmak istediği, bu talebin kabulünden sonra 24.06.2019 tarihli dilekçesi ile yokluğunda verilen kararı temyiz etmek istediğini bildirmesi karşısında sanığın uzlaştırma talebini içeren 22.03.2019 ve 15.04.2019 tarihli dilekçeleri ile karardan haberdar olduğu halde bu tarihten itibaren 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca reddine, 07.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Yargıtay 10. Ceza Dairesi E: 2020/13320, K: 2020/5751

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 41. Madde
  • Eski Hale Getirme Dilekçesi

İstinaf başvurusunun esastan reddi; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 05/02/2018 tarihli, 2017/2783 esas ve 2018/73 karar sayılı kararı ile
Bozmaya uymak suretiyle mahkûmiyet; İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 03/10/2019 tarihli, 2019/337 esas ve 2019/421 karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün, temyiz incelemesi sonucu bozularak, CMK’nın 304. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilmesi üzerine, ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.

Sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemiyle birlikte eski hale getirme talebinde bulunulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 42/1. maddesi uyarınca “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir.” kuralı gereğince eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olması karşısında, mahkemenin “eski hale getirme ve temyiz isteminin reddine” ilişkin 02/12/2019 ve 04/12/2019 tarihli ek kararlarının hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilerek ve bu kararlar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede; Anayasa’nın 40/2., 5271 sayılı CMK’nın 34/2., 231/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, hükme karşı başvurulacak kanun yolu, merci, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık ve zorunlu müdafii Av. …’un yüzlerine karşı verilen 03/10/2019 tarihli hükümde, kanun yolu, merci ve başvuru süresinin, ” temyiz, Yargıtay ve 15 gün” yerine, “istinaf, Bölge Adliye Mahkemesi ve 7 gün” olarak gösterilmesi suretiyle yanılgıya yol açıldığından, sanık müdafiinin 03/12/2019 tarihli eski hale getirme ve temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilmiştir.

5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede, Gerekçeli kararın başlık kısmında, suç tarihinin “09/12/2016” yerine, “06/07/2016” olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.

TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık hakkında, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bozmaya uyarak verdiği mahkûmiyet hükmü hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca esastan reddine, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne; kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine, 19/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


Yargıtay 3. Ceza Dairesi E: 2020/518, K: 2020/2877

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 41. Madde
  • Eski Hale Getirme Dilekçesi

Temyiz süresinin geçirilmiş olması nedeniyle ileri sürülen eski hale getirme istemleri hakkında inceleme ve karar verme yetkisinin, 5271 sayılı CMK’nın 42/1. maddesi gereğince Yargıtay’a ait olması nedeni ile, sanığın eski hale getirme istemini de içeren temyiz dilekçesi üzerine yerel mahkemece verilen 27.09.2019 tarihli eski hale iade ve temyiz talebinin reddine dair ek kararının yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanığın yokluğunda verilen kararın, yakalama emri ile savunması alınırken bildirdiği dosyada bilinen son adresi yerine, farklı bir adrese tebliğe çıkartılarak Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesinin usulüne uygun olmadığı anlaşılmış ise de; Tebligat Kanunu’nun “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32. maddesinde, “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.” şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı CMK’nın 41. maddesindeki “Eski hâle getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren yedi gün içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir.” şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında, sanığın karar tarihinden sonra, hükümlü olarak bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığıyla gönderdiği 09.01.2017 tarihli dilekçesi ile uzlaştırma yasasından faydalanmak istediği, bu talebin reddinden sonra 04.07.2019 tarihli dilekçesi ile yokluğunda verilen kararı temyiz etmek istediğini bildirmiş ise de; sanığın uzlaştırma talebini içeren 09.01.2017 tarihli dilekçesi ile karardan haberdar olduğu halde, bu tarihten itibaren 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak ” 13.02.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.


Yargıtay 10. Ceza Dairesi E:2020/3268, K:2020/6403

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 41. Madde
  • Eski Hale Getirme Dilekçesi

Sanığın mahkuûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemiyle birlikte eski hale getirme talebinde bulunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 42/1. maddesi uyarınca “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir.” kuralı gereğince eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme mercinin Yargıtay’ın ilgili Dairesi olması karşısında, mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği 23/02/2016 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilerek ve bu karar kaldırılmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;

7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. maddesinde; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate alındığında; somut olayda sanığın yokluğunda verilen hükmün öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adresin bilinen en son adres olduğu kabul edilerek tebliğ edilmesi gerektiği halde; MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince 11/04/2014 tarihinde yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın temyizinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek tebliğnamedeki temyiz isteğinin süre yönünden reddi yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir. TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün onanmasına, 02/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


Yargıtay 4. Ceza Dairesi E:2020/20263, K:2020/13349

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 41. Madde
  • Eski Hale Getirme Dilekçesi

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre ve CMK’nın 42/1. maddesindeki “süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme uyarınca, temyiz aşamasında ileri sürülen eski hale getirme talebi hakkında karar verme yetkisi kanun yolu denetimi yapan mahkemeye ait olduğundan, Yerel Mahkemenin eski hale getirme isteğinin kabulüne ilişkin kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek, sanık müdafiine gerekçeli karar tebliğinin usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmakla, eski hale getirme isteği yerinde görüldüğünden ve öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek, dosya görüşüldü:

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle ve gerekçesiz karar verilerek, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması, Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, hükümlerin bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Yargıtay 3. Ceza Dairesi E:2020/5972, K:2020/11485

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 41. Madde
  • Eski Hale Getirme Dilekçesi

5271 sayılı CMK’nın 42/1. maddesindeki “süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme karşısında; sanık vasisinin temyiz süresine ilişkin eski hale getirme talebi konusunda karar verme yetkisi Yargıtay’a ait olup Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin bu taleple ilgili usule aykırı şekilde verdiği 07.08.2019 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; sanığın yokluğunda 30.03.2016 tarihinde kurulan hükmün, savunması alınırken bildirdiği adresine, usulüne uygun biçimde 29.04.2016 tarihinde tebliğ edildiği, sanık vasisinin hükmü tebligatın yapılmadığını içeren 23.07.2019 havale tarihli dilekçesi ile 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yedi günlük süreden sonra temyiz etmesi nedeniyle, yerinde görülmeyen eski hale getirme talebi ile temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak reddine, 23/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Ceza Muhakemesi Kanunu 68. Madde Hakkında Emsal Karar Aramak İçin: https://karararama.yargitay.gov.tr/

] }


Avatar
1990 yılında Kırıkkale’de doğan Umur Yıldırım, orta öğrenimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı burs ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur. Halen tam burslu olarak Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü-Kamu Hukuku Bölümünde yüksek lisansına devam etmekte olan Umur Yıldırım, Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun kurucusudur.
Yorum Yazın