Basit Yargılama Usulü (CMK 251. Madde)

Basit Yargılama Usulü (CMK 251. Madde)

basit yargilama usulu cmk

Basit yargılama usulü, iddianamenin kabulünden sonra CMK 251. maddesinde sayılı suç tiplerinde mahkemenin takdirine bağlı olarak duruşma açılmadan dosya üzerinde yürütülen, olağan yargılama usulünden daha hızlı ve basit bir ceza muhakemesi usulüdür. Diğer bir tanımla basit yargılama usulü; iddianamenin kabul edilmesi sonrasında adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda, yargılamayı bir kısım usul işlemlerinden arındırıp, mahkemelere duruşma açmaksızın dosya üzerinden karar verebilme imkanı tanıyan ceza yargılaması usullerinden biridir. Basit yargılama usulünde ceza mahkemesi mahkumiyet kararı verirse cezada dörtte bir (1/4) oranında indirim yapılır. Ceza muhakemesinde basit yargılama usulü, seri yargılamadan farklı olarak iddianamenin kabulünden sonra uygulanmaktadır. Basit yargılama usulü;

  • Adli para cezasını
  • Üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını

gerektiren suçlar bakımından kovuşturma evresinde duruşma açmaksızın dosya üzerinden yargılamanın tamamlanabilmesine olanak sağlayan basit yargılama usulünde itiraz üzerine duruşma açmak suretiyle yargılamaya devam edilebilmesine imkan sağlamaktadır. Sanık, 18 yaşından küçük, akıl hastası veya sağır ve dilsiz ise veya soruşturma veya kovuşturması izne tabiyle basit yargılama usulü uygulanmaz.

basit yargilama usulu itiraz
basit yargilama usulu itiraz

Basit Yargılama Usulü CMK

Basit yargılama usulü, belli ağırlığa ulaşmayan suçlarda, duruşma yapılmaksızın, yazılı beyan ve savunma esasına dayanan, bazı yargılama işlemlerinin uygulanmadığı, yargı makamlarına emek ve zaman tasarrufu sağlayan bir yargılama usulüdür. Asliye Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul ettikten sonra önündeki ceza davasına basit yargılama usulünü uygulayıp uygulamayacağına karar vermelidir. Asliye Ceza Mahkemesinde, iddianameyi kabul edip duruşma gününü belirledikten sonra artık basit yargılama usulünü uygulayamaz. Duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü değil, normal yargılama usulü uygulanmak zorundadır. (CMK 251/1 madde) Basit yargılama usulü;

  • Yaş küçüklüğü,
  • Akıl hastalığı,
  • Sağır ve dilsizlik halleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında  uygulanmamaktadır.
  • Ayrıca basit yargılama usulü kapsamına giren bir suçun bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmesi halinde de bu usul uygulanmamaktadır.

24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete‘ de yayımlanarak yürürlüğe giren ve kamuoyunda birinci yargı reformu paketi olarak geçen 7188 sayılı Kanun ile ceza muhakemesinde birtakım değişiklikler yapılmak suretiyle köklü değişikliklere gidilmiştir. Yapılan düzenleme sonucunda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250, 251 ve 252.maddeleri yeniden düzenlenerek “seri” ve “basit” yargılama usulleri ceza muhakemesindeki yerini almış oldu. Seri muhakeme usulünün uygulama şartlan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’ nun 250. maddesinde, basit yargılama usulünün uygulama şartları ise aynı Kanunun 251. ve 252. maddelerinde hükme bağlanmıştır.

Basit Yargılama Usulü Nedir? (CMK 251)

Basit yargılama usulü, belli ağırlığa ulaşmayan suçlarda, duruşma yapılmaksızın, yazılı beyan ve savunma esasına dayanan, bazı yargılama işlemlerinin uygulanmadığı, yargı makamlarına emek ve zaman tasarrufu sağlayan bir yargılama usulüdür. Bu yolu uygulama yetkisi asliye ceza mahkemesine aittir. Basit yargılama usulü, ağır ceza mahkemesinde uygulanmaz. Basit yargılama usulü, belli ağırlığa ulaşmayan suçlarda, bazı yargılama işlemlerinin uygulanmadığı, yargı makamlarına emek ve zaman tasarrufu sağlayan bir yargılama usulüdür. Bu usulde duruşma yapılmaz, yargılama yazılı beyan ve savunma esasına dayanır. Bu yolu uygulama yetkisi asliye ceza mahkemesine aittir. Basit yargılama usulü, ağır ceza mahkemesinde uygulanmaz.

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 251 uyarınca kabul edilmiş olan usule göre iddianamenin kabulü aşamasından sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilir.

Kamu davasının konusu adli para cezası olduğunda yasada sınır yoktur. Dava ile istenen ceza adli para cezası olduğunda, basit yargılama uygulanabilir. Basit yargılamanın uygulanabilmesi için, savcı kamu davasını açmalı, mahkeme de iddianamenin kabulüne karar vermelidir. Mahkeme, bu usulün uygulanacağını taraflara tebliğ ederek beyan ve savunmalarını onbeş gün içinde bildirmelerini ister ve duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da aynı tebligatla bildirilir.

Basit yargılama usulünde Cumhuriyet savcısının mütalaası alınmaksızın, beyanda bulunulması için belirlenen sürenin dolmasından sonra duruşma açılmaksızın temel cezasının belirlenmesine ilişkin TCK m. 61 hükümleri dikkate alınarak hüküm kurulabilir. Mahkumiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Bu indirim oranı mutlaktır. Hüküm sırasında cezanın ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür. Sanık, yazılı beyanlarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kabul etmediği takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez. Ceza Muhakemesi Kanunu madde 251 şu şekildedir:

  1. Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/23 md.) 175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.
  2. Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
  3. Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
  4. Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
  5. Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
  6. Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.
  7. Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz.
  8. Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.
basit yargilama usulu 251
basit yargilama usulu 251

Basit Yargılama Usulü Hangi Hallerde Uygulanır?

Basit yargılama usulünü uygulayıp uygulamamak ceza mahkemesinin takdirindedir. Mahkeme usulün uygulanmasına karar vermesinden itibaren hüküm verilinceye kadar yargılamanın her aşamasında basit yargılama usulün yeterli olmadığına ve genel hükümlere göre yargılamanın yapılmasına gerektiğine kanaat getirirse, re’sen (kendiliğinden) genel hükümlere göre yargılamaya devam edebilir. Bu durumda duruşma açılır. Basit yargılama usulünün uygulanabilmesi için bazı şartların bulunması gerekmektedir. Bu şartlar şu şekilde özetlenebilir:

  • Suçun basit yargılama usulü kapsamında olması,
  • Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı hallerinin bulunmaması,
  • Soruşturmanın veya kovuşturmanın izne ya da talebe bağlı olmaması,
  • Suçun basit yargılama kapsamına girmeyen bir suç ile birlikte işlenmemiş olması,
  • Mahkemece basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmiş olması.

Basit Yargılama Usulü Kapsamındaki Suçlar

Basit yargılama usulünün uygulanabilmesi için gereken şartlardan ilki, suçun basit yargılama usulü kapsamında yer alan suçlardan olmasıdır. Bu suçlar, asliye ceza mahkemesinin bakmakla görevli olduğu; yalnızca adli para cezasını gerektiren ve/veya cezası 2 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlar olarak belirtilmiştir. Dikkat edilmesi gereken husus, basit yargılama kapsamına giren bir suç, basit yargılama kapsamında girmeyen bir başka suç ile birlikte işlendiğinde, basit yargılama uygulanmayacaktır. Genel yargılama kuralları ile basit yargılama kuralları farklı olduğundan birbirleri ile bağdaşmazlar. Basit yargılama usulü uygulanması bakımından yalnızca Türk Ceza Kanunu’ndaki suçlar değil, bazı özel kanunlardaki suçlar bakımından da uygulanma imkanı bulan basit yargılama usulü kapsamındaki suçlar şu şekilde sıralanabilir;

  • Basit yaralama (TCK m. 86/2 ve 3),
  • Taksirle yaralama (m. 89/1, 2 ve 3),
  • İnsan üzerinde deney (m. 90/4),
  • Organ ve doku ticareti (m. 91/2, 6),
  • Terk suçu (m.97),
  • Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (m. 98/1),
  • Çocuk düşürtme (m. 100/1),
  • Basit cinsel taciz (m. 105/1-1; çocuğa karşı olanlar hariç),
  • Tehdit suçu (m. 106/1),
  • Cebir (m. 108/1),
  • Konut dokunulmazlığının ihlali suçu (m. 116/1, 2),
  • İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu (m. 117/1),
  • Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi (m. 118/1),
  • Haksız arama (m. 120),
  • Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi (m. 121/1),
  • Kişilerin huzur ve sükununu bozma (m. 123/1),
  • Haberleşmenin engellenmesi (m. 124/1),
  • Hakaret suçu (m. 125),
  • Kişinin hatırasına hakaret suçu (m.130),
  • Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (m. 133/2),
  • Verileri yok etmeme (m. 138),
  • Hırsızlık suçunda daha az cezayı gerektiren haller (m. 144),
  • İbadethane ve mezarlıklara zarar verme suçu (m. 153/2),
  • Güveni kötüye kullanma suçu (m. 155/1),
  • Bedelsiz senedi kullanma suçu (m.156),
  • Hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık (m. 159),
  • Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu (m. 160),
  • Taksirli iflas suçu (m. 162),
  • Karşılıksız yararlanma (m.163),
  • Bilgi vermeme (m. 166),
  • Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (m. 170/2),
  • Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması (m. 171),
  • Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi (m. 174/3),
  • Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali (m. 175),
  • İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama (m. 176),
  • Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması (m. 177),
  • İşaret ve engel koymama (m. 178),
  • Trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma (m. 179/ 2, 3),
  • Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma (m. 180),
  • Çevrenin kasten kirletilmesi (m. 181),
  • Çevrenin taksirle kirletilmesi (m. 182),
  • Gürültüye neden olma (m. 183),
  • Zehirli madde imal ve ticareti (m. 193),
  • Sağlık için tehlikeli madde temini (m. 194),
  • Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma (m. 195),
  • Usulsüz ölü gömülmesi (m. 196),
  • Parada sahtecilik (m. 197/3),
  • Kıymetli damgada sahtecilik (m. 199/2, 3),
  • Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (m. 206),
  • Açığa imzanın kötüye kullanılması (m. 209),
  • Suçu ve suçluyu övme (m. 215),
  • Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (m. 216/2, 3),
  • Kanunlara uymamaya tahrik (m. 217),
  • Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma (m. 219),
  • Hayasızca hareketler (m. 225),
  • Müstehcenlik suçu (m. 226/1),
  • Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören (m. 230),
  • Kötü muamele (m. 232),
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali (m. 233),
  • Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (m. 234),
  • Fiyatları etkileme (m. 237),
  • Mal veya hizmet satımından kaçınma (m. 240),
  • Bilişim sistemine girme (m. 243/1, 2, 3),
  • Görevi kötüye kullanma (m. 257),
  • Kamu görevlisinin ticareti (m. 259),
  • Kamu görevinin terki veya yapılmaması (m. 260),
  • Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf (m. 261),
  • Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi (m. 262),
  • Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma (m. 264),
  • Suç üstlenme (m. 270),
  • Yalan tanıklık (m. 272/1),
  • Suçu bildirmeme (m. 278),
  • Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi (m. 279),
  • Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi (m. 280),
  • Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme (m. 284),
  • Gizliliğin ihlali (m. 285/5),
  • Ses veya görüntülerin kayda alınması (m. 286),
  • Genital muayene (m. 287),
  • Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs (m. 288),
  • Muhafaza görevini kötüye kullanma (m. 289),
  • Resmen teslim olunan mala el konulması ve bozulması (m. 290),
  • Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme (m. 291),
  • Hükümlü veya tutuklunun kaçması (m. 292/1),
  • Muhafızın görevini kötüye kullanması (m. 295),
  • Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (m. 300/2),
  • Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum organlarını aşağılama (m. 301/1, 2),
  • Yabancı devlet bayrağına karşı hakaret (m. 341/1),
  • 6136 sayılı yasa kapsamında; m. 13/3, 13/4, 15/1, 2, 3, 4,
  • 6831 sayılı yasa kapsamında; m. 91/6, 93/1, 94/1, 98/1, 104/1, 108/1,
  • 5846 sayılı yasa kapsamında; m. 71/1-3, 4, 5, 6. bentler, 71/2, 72,
  • 5607 sayılı yasa kapsamında; m. 3/6,
  • 1163 sayılı yasa kapsamında; ek madde 2,
  • 2863 sayılı yasa kapsamında; m. 66/1-ikinci cümle, 69, 71, 73, 74/2,
  • 2313 sayılı yasa kapsamında; m. 23/4.

Basit Yargılama Usulü Nasıl Uygulanır?

Basit yargılama usulünün uygulandığı dosyalarda işlemler yazılı beyanlar üzerinden, eldeki delillere göre ve duruşmasız yargılama şeklinde gerçekleşmektedir. Mahkeme, yasada cezalar yönünden öngörülen şartlar bulunsa dahi basit yargılamayı uygulamak zorunda değildir. Kanunda bu durum “karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir. Basit yargılamayı uygulamak ya da uygulamamak mahkemenin takdirindedir. Evrak üzerinden yürütülen basit yargılama usulünde, mahkemenin takdirine bağlı olarak duruşma yapılmadan hüküm kurulabilmektedir. Burada yargılamayı gerçekleştirecek olan mahkemeye bir takdir yetkisi tanınmış olup, daha hızlı ve etkili bir çözüm olarak görüldüğü hallerde duruşma açılmamaktadır.

Mahkemece gerekli görülmesi halinde hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca da yargılamaya devam edilebilir. Bir olayda basit yargılama uygulanarak yola çıkılmış, fakat sonradan uyuşmazlığın bu yöntemle çözüleceğinin mümkün olmayacağı kanaatine varılmışsa, genel yargılama kurallarının uygulanması yoluyla çözüm aranabilir. Bu husus mahkemeye tanınan bir yetkidir ve mahkemenin takdirindedir. Mahkeme genel kurallara göre yargılamayı sonuçlandırdığında, basit yargılamada sanık mahkum edildiğinde uygulanacak olan dörtte bir oranında indirimin uygulanması olanağı kalmaz.

İddianamesi sanık, mağdur ve şikayetçisi gibi ilgililerine tebliğ edilen dosyada tebligatla birlikte 15 gün içinde beyan ve delillerini sunmaları istenir. Aynı tebligatta basit yargılama usulü uygulanan dosya hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilebileceği ihtarı da bulunmak zorundadır. Mahkemece gerek görülen ya da taraflarca talep edilen belgeler ise yargılama sırasında kurum ve kuruluşlardan temin edilir. Mahkeme gene gerekli araştırmayı olması gerektiği gibi yapar ve tahkikatı gerçekleştirir.

Öte yandan bu tarz yargılamada yargılamanın hızlılığına önem verilir, olağan yargılama usulünde yer alan bazı sanık hakları gözardı edilir. Bu durum da adil yargılanma hakkı ihlallerine yol açabilir. Diğer taraftan mahkeme, iddianameyi kabul edip “duruşma gününü belirledikten sonra” artık basit yargılama usulünü uygulayamaz. Duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü değil, normal yargılama usulü uygulanmak zorundadır (CMK m. 251/1).

Basit yargılama usulünde hükmün de bazı özellikleri bulunmaktadır. Bu özellikler şu şekilde sıralanabilir:

  • Hüküm duruşmasız olarak verilir.
  • Hüküm yazılı savunma, beyan ve delillere uygun olarak verilir.
  • Cumhuriyet savcısından mütalaa ya da görüş alınmaz.
  • Hüküm TCK m. 61 esas alınmak suretiyle verilir.
  • Mahkumiyete hükmedilmesi durumunda sonuç cezadan ¼ oranında indirim yapılır.
  • Mahkemece, koşulları bulunması halinde kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
  • Basit yargılama usulünde Ceza Muhakemesi Kanunu madde 223 uyarınca verilecek olan hükümlerden; beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, mahkumiyetin yanı sıra güvenlik tedbiri, davanın reddi ya da davanın düşmesi kararları da verilebilir.
basit yargilama usulu
basit yargilama usulu

Basit Yargılama Usulüne İtiraz ve Duruşma Açılması

Basit muhakeme usulü kapsamında verilen hükme karşı itiraz yoluna başvurulabilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hüküm kesinleşir. İtiraz, Ceza Muhakemesi Kanunu 35. maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabit katibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyan ve imzayı mahkeme hakim onaylar. Tutuklu bulunan sanık, zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle itiraz yoluna başvurabilir.

Zabıt katibine başvuru halinde, itiraz yoluna başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan sanığa bir örneği verilir. Kurum müdürüne başvuru halinde de aynı şekilde işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhal ilgili mahkemeye gönderilir. Zabit katibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder. Zabit katibi veya kurum müdürü tarafından yapılan işlem tarihi “itiraz tarihi olarak” kabul edilir. İtirazın sonuçları ise şu şekildedir:

  • İtiraz ile basit yargılama sona erer.
  • İtiraz üzerine, hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur.
  • Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilirse duruşma yapılmaz.
  • Mahkeme önceki hükümle bağlı değildir.
  • İtiraz sanık tarafından gerçekleştirildiği takdirde ¼’lik indirim korunmaz.
  • İtiraz sanık dışındakiler tarafından gerçekleştirildiği takdirde ¼’lik indirim korunur.
  • İtiraz üzerine verilen karar sanık lehine olduğu takdirde hükümden diğer sanıklar da yararlanır.
  • Mahkemece duruşmaya çağrılan taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve tarafların yokluğunda hüküm verilebilir.

Bazı itirazlar ise reddedilir. Bu bağlamda süresi içinde yapılmayan itirazlar ve kanun yoluna başvuru hakkı tanınmayan kişilerin gerçekleştirdiği itirazlar reddedilmektedir.

İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması halinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa, bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır. Sanık lehine verilen hükmün itiraz yoluna gitmemiş olan sanıklara da uygulanma olanağının bulunması şarttır. Aksi durumda, hüküm uygulanmaz. Sanığın cezasında şahsi etkin pişmanlık nedeniyle indirim uygulanmış ise, lehe hüküm öteki sanıklara uygulanmaz. Öte yandan itiraz üzerine mahkemece duruşma açılması ve genel hükümlere göre yargılama yapılması halinde, genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. Bu durumun sebebi basit yargılamanın itiraz üzerine ortadan kalkmasıdır. Bu konuda başvurulacak kanun yolu ise istinaftır.

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık