Tazminat Hukuku

Araç Değer Kaybı Davası

Araç değer kaybı davası, kaza sebebiyle araçta oluşan hasarın onarımı sonrasında söz konusu aracın ikinci el piyasa değerindeki maddi değer kaybını ifade eder. Araçta ufak bir hasar dahi meydana gelmiş olması ve işbu hasarın hiç olmamış gibi onarılması halinde dahi araçta bir değer kaybı oluşmaktadır.

Söz konusu bu maddi değer kaybını, kaza sırasında kusurlu olan araç sahibinden talep etmek mümkündür. Türk Ticaret Kanunu’nun Sigortanın Kapsamı başlıklı 1409. maddesinde “Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.” ifadesine yer verilerek Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sigortası kapsamında kusurlu araç sahibi ile kusurlu araç sahibinin sigortasını gerçekleştiren sigorta şirketini değer kaybı talebinden müteselsil sorumlu tutulmuştur.

Bahsedilen bu maddi değer kaybı, ekspertiz raporu alınarak kusurlu araç sahibi ve sigortacısından talep edilmelidir. Bu talep için, Karayolları Trafik Kanunu’nca getirilen dava şartı nedeniyle öncelikle kusurlu olan araç sahibinin sigortasını gerçekleştiren sigorta şirketine başvuru yapılması gerekmektedir. Sigorta şirketinin olumsuz bir yanıt vermesi yahut süresi içerisinde, on beş gün içerisinde, hiçbir yanıt vermemiş olması halinde değer kaybı tazmini için iki yöntem ortaya çıkmaktadır. Bu hallerde değer kaybı tazmini, araç değer kaybı davası açarak yahut Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılarak iki şekilde gerçekleştirilebilir.

Araç değer kaybı tazminin talebini yapacak tarafın yüzde yüz oranda kusursuz olması gerekmektedir. Aksi takdirde, kusuruna dair oran belirlenmeli ve kusursuzluğu oranında değer kaybı talep edilmelidir. Bu oranın belirlenmesi için ise bilirkişiye başvurulması mümkündür.

Araç değer kaybının dava yoluyla tazmin edilmesinin bir diğer yolu da kaza sırasında kusuru az olan yahut kusursuz olan tarafın zararlarının ve oluşan hasarların giderilmesini talep etmektir. Bu hususta ise, araç değer kaybı tazmini ile birlikte kazanç kaybı ya da ikame araç bedeli talep edilmektedir. İkame araç bedeli, hasar görmüş aracın bakımı, onarımı ve tamiri süresince araç sahibi tarafından bir araç kiralanması durumunda ortaya çıkan bedeldir. Belirtmek gerekir ki, tamamen yahut kusuru fazla olan tarafın sigortasını gerçekleştiren sigorta şirketi, sözleşmede ek olarak belirtilmediği sürece ikame araç bedeli yahut kazanç kaybı bedelinden sorumlu tutulmamaktadır. Bu gibi durumlarda söz konusu bedeller, tamamen ya da kusuru fazla olan araç sahibinden talep edilmektedir.

Araç Değer Kaybı Bedelinin Belirlenmesi

Araç değer kaybı bedeli belirlenirken bu bedelin sübjektif esaslarla değil de objektif esaslarla tespiti oldukça önemlidir. Değer kaybı tutarının ekspertizler tarafından objektif esaslarla tespit edilmesi sigortacı, sigortalı ve mağdur açısından oldukça önem teşkil etmektedir.

Değer kaybının hesaplanabilmesi için, aracın talebe konu kazada ya da geçmişinde pert kaydının olmaması gereklidir. Aynı şekilde hasar gören bir parça evvelce işlem gördü ise, o parça hesaplamada dikkate alınmamalıdır.

Araç değer kaybı belirlenirken bir çok husus göz önünde bulundurulmaktadır. Bu hususlara dair, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/980 E. 2018/1219 K. sayılı kararı mevcuttur. İlgili karar değer kaybı belirlenirken“mahkemece aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalı tarafın savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi” gerekliliğinden bahsetmektedir.

Araç Değer Kaybı Talebi için Gerekli Belgeler Nelerdir?

Araç değer kaybı tazmini için sigorta şirketine başvuru yapılacağını, sigorta şirketinden olumsuz bir yanıt yahut süresi içerisinde bir yanıt gelmemesi halinde araç değer kaybı davası açılabileceğini ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabileceğini belirtmiştik. Bu hallerde talepte bulunurken;

  • Kaza Gerçekleştikten Sonra Taraflarca Doldurulan Kaza Tespit Tutanağı,
  • Aracı İnceledikten Sonra Hazırlanan Ekspertiz Raporu,
  • Aracın Ruhsatı, Araç Sahibinin Ehliyeti Ve Araca Ait Bilgileri İçeren Tüm Belgeler,
  • Hasar Tespit Tutanağı
  • Araçların Kaza Gerçekleştikten Sonrasında Her Açıdan Çekilen Ve Hasarın Net Olarak Görülebileceği Araçlara Ait Fotoğraflar

temin edilmeli ve ilgili talebin arasında yer almalıdır.

Araç Değer Kaybı Davasında Görevli Mahkeme

Araç değer kaybı tazmini nedeniyle açılacak davalar için özel bir mahkeme tahsis edilmemiştir, ancak davalı olarak gösterilecek taraflara göre görevli mahkeme ikiye ayrılmaktadır. Araç değer kaybı tazmini nedeniyle açılacak davada görevli ve yetkili mahkeme genel kurallara göre belirlenecektir.

Birincil yöntem olarak davalı tarafta sadece sigortalı kişi gösterilecekse ve sigortalı kişi tacir değilse, işbu hususta görevli ve yetkili mahkeme, davalı tarafın yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.

İkincil yöntem olarak ise, davalı taraf olarak sigorta şirketi de sigortalı ile birlikte gösterilecekse bu durumda görevli mahkeme, Asliye Ticaret Mahkemesi olacaktır.

Araç Değer Kaybında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Karayolları Trafik Kanunu’na göre mağdur kaza tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde sigorta şirketine talepte bulunmalıdır. Bu nedenle kaza tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde sigorta şirketine başvuruda bulunulmadığı takdirde kişi bu hakkını kaybedecektir. Başka bir deyişle, değer kaybı taleplerinde zamanaşımı süresi kaza tarihinden itibaren 2 yıldır.

Değer Kaybına İlişkin 2019 tarihli Yargıtay Kararları

Yukarıda anlatılan ve talep edilen bedellere ilişkin birçok Yargıtay kararı mevcuttur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 19.02.2019 tarihli E. 2016/6150 K. 2019/1693 sayılı kararında davalı tarafın davacının zararını tazmin etmeme isteği reddedilmiş, bilirkişi raporunun ve zarar miktarının objektif hesaplanmış olmasının da önemi vurgulanmıştır. İlgili karar;

“Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’ün kusuru ile meydana gelen trafik kazasında davacının aracının hasar gördüğünü ve değer kaybına uğradığını belirterek; 4.900,00 TL hasar bedeli, 500,00 TL araç değer kaybı, 158,00 TL ihtarname bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 5.400,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde; özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen oranlara uygun olarak maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı …’nun tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 276,37 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’ndan alınmasına 19/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.”şeklindedir.

Öyle ki bu kararlardan bir tanesinde, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 28.02.2019 tarihli, E. 2017/2015 K. 2019/2275 kararında, davacı tarafın talep ettiği tazminat davasında talep edilen bedelin ıslah talebi dahi;

“…. değer kaybına uğramasına neden olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını taklı tutarak 2.000,00 TL maddi zarar ile araçtan yoksun kalınana günler için 550,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini istemiş, ıslahla dava değerini artırmıştır. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının asıl alacağa ilişkin davasının kabulü ile 10.550,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, davacının faiz başı ve oranına ilişkin fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … vekili ile davalı …’nın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 355,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 28/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.” ifadeleri ile kabul edilmiştir.

Başa dön tuşu