Skolyoz Polisliğe ve Askeriyeye Engel Mi?

skolyoz polislige ve askeriyeye engel mi

Skolyoz, omurganın yana doğru anormal bir eğrilik göstermesiyle tanımlanan yaygın bir iskelet sistemi deformasyonudur. Skolyoz (omurga eğriliği), adayın fiziki yeterliliğini ve askerî görev yapma kapasitesini doğrudan etkileyen bir durum olarak değerlendirilse de her vakada mesleğe engel değildir. Eğrilik derecesine göre skolyoz polisliğe ve askeriyeye engeldir. Eğrilik derecesi, fonksiyonel etkileri ve mesleklerin gerektirdiği uzun süreli çalışma temposu, ayakta durma ile ani hareket kabiliyeti gibi unsurlar değerlendirilerek karar verilmektedir. Skolyoz belirli kriterleri aşarsa Türk Silahlı Kuvvetleri (TSÇ için elenme sebebi olabilir.

  • TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nde kas-iskelet sistemi hastalıkları arasında skolyoz, düz tabanlık gibi durumlar “elverişliiik” açısından değerlendirilir.
  • “Omurganın görünüşünü bozacak derecede açı yapan eğrilikler” elenme kriterlerinden biridir.
  • Örneğin MSÜ (Milli Savunma Üniversitesi) için aday sağlığı değerlendirmesi yapıldığında: yönetmeliğe göre, A/P (ön-arka) planda çekilen grafilerde 5° ve üzeri skolyoz eğriliği hava harp okulu hariç “sağlam kabul ” edilir.

Skolyozun polislik ve askerlikteki engel niteliği, yönetmeliklerdeki dilimlere (A, B, C, D) göre değişiklik gösterir; hafif dereceli eğrilikler genellikle tolere edilirken, orta ve ileri dereceli vakalarda adaylık veya öğrenci statüsü kaybedilebilir. Zorunlu askerlikte ise eğrilik genellikle muafiyet nedeni olmazken, profesyonel kadrolarda ve polislikte daha katı kriterler uygulanır. Bu makalede Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak Emniyet Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin güncel sağlık yönetmelikleri ışığında skolyozun bu mesleklerdeki etkileri detaylı olarak ele alınacaktır.

Skolyoz Dereceleri ve Tedavi Yaklaşımları (Cobb Açısı Bazlı)

Derece / Cobb AçısıGeleneksel Tedavi YaklaşımıFonksiyonel Tedavi Yaklaşımı
0°–5° (Skolyoz Değil)Genellikle işlem yapılmazRisk varsa büyüme sırasında takip edilir
5°–10° (Skolyoz tanısı şüpheli)İşlem yapılmazYüksek risk varsa büyüme döneminde yakından izlenir
10°–15° (Hafif skolyoz)Bekle-gör, belirli aralıklarla yeniden değerlendirmeErken müdahale ile eğriliğin ilerlemesi durdurulur
15°–20° (Hafif skolyoz)Bekle ve periyodik kontrolEğriliğin cerrahi boyuta ulaşmaması için tedavi uygulanır
20°–25° (Hafif skolyoz – borderline)Boston korse veya bekle-görEğriliği küçültmeye yönelik aktif tedavi
25°–30° (Orta skolyoz)Boston korse veya bekle-görCerrahi boyuta ulaşmayı engellemek için tedavi
30°–35° (Orta skolyoz)Boston korseEğriliği küçültme amaçlı terapiler
35°–40° (Orta–şiddetli skolyoz)Boston korse, bekle-gör; yüksek riskli vakalarda cerrahiCerrahi eşiğinin altına düşürmeye yönelik tedavi
40°–45° (Şiddetli skolyoz)Boston korse veya cerrahi hazırlıkEğriliği cerrahi seviyenin altına indirmeye çalışma
45°–50° (Şiddetli skolyoz)Cerrahi önerilirEğriliği azaltma ancak cerrahi seviyenin altına düşmeme ihtimali
55°–60° (İleri şiddetli skolyoz)CerrahiEğrilik azaltılır ancak cerrahi ihtimali yüksek kalır
60°+ (Çok ileri şiddetli skolyoz)Kesin cerrahi yaklaşımEğriliği azaltma, cerrahi gerekliliği değişmeyebilir

Skolyoz Polisliğe Engel Mi?

Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’ne göre polis adayları (POMEM, PMYO, PAEM vb.) A dilimi sağlık şartlarına uygun olmak zorundadır. Yönetmeliğin Ortopedi ve Travmatoloji bölümünde skolyoz, kifoz ve diğer omurga patolojilerinin mevcudiyeti genel olarak öğrenciliğe engel kabul edilmekte olup, 0-10 derece arası (10 derece dahil) skolyoz sağlam (A dilimi) sayılmaktadır. 10 derecenin üzerindeki eğrilikler B dilimi olarak değerlendirilir ve bu durum adayların polislik alımında sağlık raporu aşamasında elenmesine yol açar.

Yönetmelik, omurga eğriliğinin fonksiyonel bozukluk yaratıp yaratmadığına da bakar; ancak pratikte Cobb açısı (Skolyozun derecesinin ölçülmesinde kullanılan ölçü birimi) 10 derecenin üstündeki skolyoz vakaları genellikle elenme nedeni olarak uygulanır. Hafif derecede skolyozda bile ölçüm farkları veya kurul yorumları nedeniyle ilişik kesme kararları çıkabilmektedir. Bu katı yaklaşım, polislik mesleğinin gerektirdiği uzun süreli ayakta durma ve fiziksel müdahale kapasitesini koruma gerekçesine dayanmaktadır.

Dolayısıyla polislik başvurularında skolyoz derecesi 10 derecenin üzerinde olan adayların sağlık kurulunda elenmesi yaygındır ve bu karar, yönetmelik hükümleri çerçevesinde kesin niteliktedir. Polis okulu öğrenciliğinde sadece A dilimi “Polis okulu Öğrencisi Olur.” Niteliğinde kabul edildiğinden daha fazla eğrilik durumunda ilişik kesme durumu söz konusu olur.

skolyoz polislige ve askeriyeye engel mi dava
skolyoz polislige ve askeriyeye engel mi dava

Skolyoz Askeriyeye Engel Mi?

Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nde (TSKSYY) skolyoz, omurga deformasyonları kategorisi altında detaylı bir şekilde değerlendirilir. Zorunlu askerlik  için hafif ve orta derecede skolyoz genellikle muafiyet nedeni oluşturmaz; sırt bölgesinde 26-45 derece arası veya bel bölgesinde 21-50 derece arası ileri eğrilikler “Askerliğe Elverişli Değildir” raporuyla muafiyet sağlayabilirken, bu sınırların altındaki eğrilikler fonksiyonel bozukluk yaratmıyorsa “Askerliğe Elverişlidir” kararıyla askerlik hizmetine alınır. Bu yaklaşım, zorunlu askerlikte temel fiziksel yükümlülüklerin (eğitim, nöbet, spor vs) hafif-orta derecede skolyozla genellikle yerine getirilebileceği varsayımına dayanır.

Profesyonel askerlik kadrolarında (subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş/er) kriterler çok daha katı uygulanır; yönetmelik gereği adaylarda tam sağlamlık (Yani A dilimi) aranır ve omurga eğriliği B dilimi (göreve engel) veya D dilimi (Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz) seviyesine girerse adaylık doğrudan elenir. Özellikle komando, özel kuvvetler, hava indirme veya teknik branşlar gibi yüksek fiziksel performans gerektiren alanlarda skolyozun herhangi bir derecesi bile kabul edilmez, çünkü uzun süreli ve ağır şartlarda çalışma, ani hareketler ve dayanıklılık kaybı riski güvenlik zafiyeti yaratabilir.

Adaylar, muayene sırasında röntgen ve klinik değerlendirme ile ölçüm yaptırır. Ölçüm hataları veya itiraz hakkı kullanılarak hakem hastane sevki talep edilebilir. Bu nedenle skolyoz teşhisi olan kişilerin askerlik veya alım başvurularında öncelikle yetkili bir ortopedi uzmanına danışması, omurilik eğriliği olup olmadığını ve derecesini ölçtürmeli ve güncel yönetmelik kriterlerini bilerek hareket etmesi tavsiye edilir.

TSK sağlık yönetmeliğinin hastalıklar listesi 63. madde 1. fıkrasına (63/A-F1) göre hafif derecedeki eğrilikler EK-D2 raporu için geçer kabul ediliyor. Ancak kaç dereceye kadar hafif kabul edildiğini yazmamış.

Açıklama kısmında (Askeri öğrenci adayları için):

Omurganın A/P planda ayakta çekilen grafilerinde 5 dereceye (5 dâhil) kadar olan eğrilikler Hava Harp Okulu öğrenci adayları hariç, tüm adaylarda sağlam kabul edilir.

Ancak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı adına, Milli Savunma Üniversitesi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi hariç, diğer fakültelerde eğitim görecek öğrenci adaylarında omurganın A/P planda ayakta çekilen grafilerinde 10 dereceye (10 derece hariç) kadar olan eğrilikler öğrenci adaylığına engel değildir.

İlgili Yazı: Danıştay Karar Arama

Skolyoz Nedeniyle Polislik ve Askeriyeden Elenme ve İtiraz Süreci

Skolyoz nedeniyle polis okulu öğrenciliği veya askeri okul öğrenciliğinde olumsuz sağlık raporu alan adaylar, rapor tebliğinden itibaren itiraz hakkını kullanabilir. Polislikte 7 gün içinde bağlı birime yazılı itiraz yapılabilir; bu, hakem hastaneye sevk veya yeniden inceleme talep eder. Askerlikte ise rapor tarihinden itibaren 3 gün içinde itiraz edilebilir ve kontrol muayenesiyle karar kesinleşir.

İtiraz olumsuz sonuçlanırsa, idari yargıda yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açılabilir. Polislik elenmelerinde tebliğden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi veya ilgili il idare mahkemesinde dava açılır; yürütme durdurma kararı alınırsa eğitim/alım süreci askıya alınabilir. Askerlik adaylıklarında da benzer 60 günlük süre geçerlidir ve Danıştay/İdare Mahkemeleri emsal kararlarında ölçüm hatası veya yanlış yorum varsa iptal yönünde hüküm verebilmektedir. Skolyoz gibi yapısal durumlarda başarı oranı düşük olsa da test/ölçüm hataları, fonksiyonel değerlendirme eksikliği veya emsal kararlar lehine sonuç doğurabilir. Bu nedenle konusunda uzman idare hukuku avukatı desteğiyle dava sürecinin yürütülmesi davanın selameti bakımından önemlidir.

Skolyoz Polisliğe ve Askeriyeye Engel Mi Hakkında Danıştay Kararları

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/4716 E. 2025/2536 K.

Dava Konusu İstem: Dava; 2022 yılında yapılan PMYO sınavında başarılı olan ve Adile Sadullah Mermerci Polis Meslek Yüksekokuluna geçici kaydı yapılan ve daha sonra Kırşehir Polis Meslek Yüksekokuluna nakil olan davacının, sağlık durumunun Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin EK-3-9-A maddesine uymadığından bahisle okuldan ilişiğinin kesilmesine ilişkin 12/06/2023 onay tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: … İdare Mahkemesinin…günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla; Mahkemenin 26/12/2023 günlü ara kararıyla davacının sağlık şartları yönünden Polis Meslek Eğitim Merkezi öğrencisi olup olamayacağının tespiti amacıyla hakem hastaneye sevkine karar verildiği, sevk edildiği SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen … günlü … sayılı sağlık kurulu raporunda; “ETSŞY EK;3-9-A-1-e’ye uyar POMEM öğrencisi olur.” yönünde görüş bildirildiği; bu durumda, davacının Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nde öngörülen sağlık şartlarını taşıdığı ve Polis Meslek Eğitim Merkezi öğrencisi olmasında herhangi bir sakıncı bulunmadığı hususularının Mahkemece sevk edildiği hastanece düzenlenen sağlık kurulu raporuyla ortaya konulduğu anlaşıldığından, davacının Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin EK-3-9-A maddesinde aranan koşulları sağlamadığından bahisle Polis Meslek Eğitim Merkezinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacının öğrenci adaylığından elenmesinin nedeninin sağlık kurulu raporları ile tespit edilen “skolyoz” tanısı olduğu, kişi hakkında verilen öğrenci “olamaz” kararının, klinik durum, tanı ve dilim uyumu, o anki güncel olan Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’ne uygun olduğu, 16 derecelik skolyoz mevcudiyetinin ilgili Yönetmelik’te öğrenci adaylığı için engel teşkil ettiği, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan; İdare Mahkemesi kararına esas alınan ve hakem hastane olarak davacı hakkında Bilkent Şehir Hastanesince düzenlenen 05/01/2024 günlü Sağlık Kurulu Raporunda; Fiziki Muayene Bulguları: “Skolyoz Tetkiki (2 Yönlü) Servikat-Torakal-Lumbal vertebralara ait korpus yükseklikleri doğaldır. Servikal-Torakal-Lümbal vertebralarda skolyoz izlenmedi. Transizyonel vertebra, lumbalizasyon, sakrafizasyon izlenmedi. S1 vertebrada posterşyor füzyon defekti var. Fonksiyonel kısıtlılık yapmayan kapanma defekti” tespitlerine yer verildiği, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin EK:3-9-B/4 maddesi kapsamında değerlendirmeler yapıldığı ve “POMEM öğrencisi olur” şeklinde tetkik sonuçlarına ve karara yer verildiği görülmektedir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. DAVALI İDARELERİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
  2. Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA,
  3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idareler üzerinde bırakılmasına,
  4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren… İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Dava; 2022 yılında yapılan PMYO sınavında başarılı olan ve Adile Sadullah Mermerci Polis Meslek Yüksekokuluna geçici kaydı yapılan ve daha sonra Kırşehir Polis Meslek Yüksekokuluna nakil olan davacının, sağlık durumunun Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin EK-3-9-A (Skolyoz) maddesinde belirtilen şartları sağlamadığından bahisle “PMYO öğrencisi olamaz” kararı verilerek eğitim merkezi ile ilişiğinin kesilmesi yönünde tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, ETSŞY gereğince sağlık kurulu raporu almak üzere sevk edildiği İstinye Devlet Hastanesince düzenlenen 25/10/2022 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda; Ortopedi ve Travmotoloji: “sipinal asimetri ve sağ ön kol çift kırık…” Karar: Sağlam ifadelerine yer verildiği, anılan raporun Sağlık Komisyonunca incelenmesi üzerine davacının başka bir hastane olan Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkine karar verildiği, anılan Hastane tarafından düzenlenen 11/05/2023 günlü Sağlık Kurulu Raporunda; “Karar: “… ortopedi muayenesinde, lomber düzeyde açıklığı sola bakan cobb açısı yaklaşık 16 derece ölçülen skolyoz saptanmış, olup Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü B-4 Dilimine Uygun Olarak Çalışır,” ifadelerine yer verildiği, anılan raporlara istinaden davacının okulla ilişiğinin kesildiği, Mahkemece hakem hastane olarak sevk edildiği Ankara Bilkent Şehir Hastanesince düzenlenen 05/01/2024 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda, Fiziki Muayene Bulguları: “Skolyoz Tetkiki (2 Yönlü) Servikat-Torakal-Lumbal vertebralara ait korpus yükseklikleri doğaldır. Servikal-Torakal-Lümbal vertebralarda skolyoz izlenmedi. Transizyonel vertebra, lumbalizasyon, sakrafizasyon izlenmedi. S1 vertebrada posterşyor füzyon defekti var. Fonksiyonel kısıtlılık yapmayan kapanma defekti” Karar : ETSŞY EK-3/9-A-1-e’ye uyar PMYO öğrencisi olur” ifadelerine yer verildiği, anılan rapor üzerine Mahkemece dava konusu işlemin iptal edildiği; istinaf aşamasında da … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

İdari işlemlerin yargısal denetimi, kural olarak dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygunluğunun denetimine ilişkindir. İşlemin sebep unsurunun, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlara dayalı olması halinde, davalı idarece anılan uzmanlık alanına ilişkin bilgi ve görüşlere dayalı olarak işlem tesis edilmesi gerektiği gibi, sözü edilen işlemlerin yargısal denetiminde, yargı merciince de, anılan sebep unsurunu oluşturan özel ve teknik bilginin hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerekecektir.

Nitekim, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesinde; “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir….” hükmü yer almıştır.

Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin, davacının sağlık şartlarını taşımadığına ilişkin Sağlık Kurulu raporlarına dayalı olduğu göz önüne alındığında; işlemin dayanağı olan Sağlık Kurulu raporlarının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan davalarda yapılacak yargısal denetimde, özel ve teknik bilgi içeren Sağlık Kurulu raporunun, bilim ve fenne uygunluğu, yapılan tetkik ve tahlil sonuçları ile teşhis ve tanının hukuka uygunluğunun belirlenmesi, bu amaçla da; işleme dayanak Sağlık Kurulu raporunun hastalık branşına uygun uzman bilirkişilere incelettirilmesi gerekecektir.

Mahkemece görüşüne başvurulan ve bilirkişi niteliğinde olan hakem Hastane tarafından yapılacak incelemede; dayanak Sağlık Kurulu raporunun usul ve fenne aykırı olduğu, hastalığın tesbitine ilişkin yeterli tetkik yapılmadığı ya da tanı için ileri tetkik yapılması gerektiğinin belirlenmesi halinde; davacının sağlık şartlarını sağlayıp sağlamadığının belirlenebilmesi için yeniden tetkik ve tahlile tabi tutulması, önceki rapora itibar edilemeyeceğine ilişkin açıklamalar içeren raporun Mahkemeye ibrazı, Mahkemece de, sözü edilen raporun yeterli bulunması halinde hükme esas alınması gerektiği açıktır.

Esasen, yukarıda aktarılan yargılama süreci, HMK 266. maddede öngörülen “özel ve teknik bilgi içeren” konulara ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanacak yargılama yöntemine daha uygun olacağı gibi; dava konusu işlemin sebep unsurunun denetimine ilişkin idari uyuşmazlıklar bakımından da, “işlem yargılaması” esasına dayanan idari yargılama hukukunun da özüne uygun olacaktır.

Öte yandan, Mahkemelerce, işlemin dayanağının tamamen bertaraf edilmesinin hukuken hiçbir izahı ve dayanağı bulunmadığı gibi, davacının doğrudan ve yeniden sağlık muayenesine tabi tutulmasına ilişkin uygulama, Mahkemeleri, idari fonksiyon içinde yürütülecek idari usulün bir parçasına dönüştürecek ve “yargılama” fonksiyonundan uzaklaştıracaktır.

Bu itibarla; davacının sağlık şartlarını taşımadığına ilişkin işleme dayanak alınan Sağlık Kurulu raporularıyla ilgili hiçbir inceleme ve değerlendirme içermeyen, anılan rapora niçin itibar edilemeyeceğine ilişkin tesbitlere ve açıklamalara yer vermeyen, davacının doğrudan sağlık muayenesine tabi tutulması suretiyle düzenlenen Sağlık Kurulu raporu hükme esas alınarak verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığı görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

X
kadim hukuk ve danışmanlık