İdare Hukuku

Yürütme Durdurma Kararına İtiraz

İlk derece mahkemesi olarak açılan davalarda yürütme durdurma istemlerinin kabulü ya da reddi yönündeki kararlara karşı ilgili taraflarca itiraz yolu açıktır. Buna göre, yürütme kararlarının kabulüne davalı idare, reddi kararına karşıda davacılar itiraz edecektir. Yürütme durdurma kararına itiraz idari yargılama bakımından önemli bir kurumdur.

Yürütme durdurma kararına itiraz, kararın taraflara tebliğden itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır. Bu süre kesin süredir. Kendisine gelen ilgili merci de bu kararın kendisine geldiği tarihten itibaren 7 gün içinde itiraz hakkında karar vermek zorundadır.

İdare mahkemesi ilk derece mahkemesi olarak yürütme durdurma kararı vermişse, yürütme durdurma kararına itirazı inceleyecek merci Bölge İdare Mahkemesi’dir. Yerel mahkemenin bağlı bulunduğu Bölge İdare Mahkemesi dosya üzerinden karar verir. Danıştay İdari Dava Dairesi vermişse Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu yapılır.  Danıştay Vergi Dava Daire vermişse Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu karar verir.

Yürütme durdurma kararına itiraz edildikten sonra verilen karar kesindir, itiraz edilemez. Yürütme durdurma ile ilgili son karar verildikten sonra dosya yerel mahkemesine gönderilir. Yargılama kaldığı yerden esastan devam eder.

Yürütme durdurma itiraz (YD İtiraz), kararı veren mahkemeye verilecek dilekçeyle gerçekleştirilir. Dilekçe de yürütme durdurma kararına itirazı inceleyecek merciinin ismi yazılmalıdır. Yine yürütme durdurma kararına itiraz edilirken yürütme durdurma harcı yatırılmalıdır.  Son olarak yürütme durdurma kararına itiraz ederken idare hukuku avukatı ile süreci yönetmeniz davanızın yürütülmesi bakımından önemlidir.

Yürütme Durdurma Kararları

  • “… diğer taraftan, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu saptanmasına rağmen uygulamanın sürdürülmesi, tüm eylem ve işlemleri hukuka uygunluk karinesine dayanan hukuk devleti ilkesine aykırı bir durum yaratacak, davacı açısından akademik anlamdaki mesleki çalışması yönünden zarara sebep olacaktır. Özellikle, davacının atanmak istediği kadronun belirli sayıda öğretim üyesini barındırdığı da düşünüldüğünde, ileride verilecek bir iptal kararı ile önceki halin iadesinin zorlaşacağı gibi bu durum yeni davaların açılmasına da sebep teşkil edebileceğinden, davacı için telafisi güç veya imkansız zararlara sebep olabileceği de açıktır.

Açıklanan nedenlerle hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin, uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğabileceğinden, 2577 sayılı Kanunun 27.-maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğinden itibaren (7) gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere 27/11/2018 tarihinde oy birliğiyle  karar verildi.”


  • “… 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 2. fıkrasında idari mahkemelerin, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilecekleri hükme bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, olayda yukarıda anılan kanun hükmünde öngörülen şartların birlikte gerçekleşmediği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması isteminin reddine, tebligatın tamamlanmasına, kararın tebliğinden itibaren (7)gün içerisinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere 15/11/2018 tarihinde oybirliğiyle  karar verildi.”

Başa dön tuşu