İdare Hukuku

Vatandaşlık Nedir? Vatandaşlık Başvurusu Nasıl Yapılır? 

Vatandaşlık Nedir? Vatandaşlık Başvurusu Nasıl Yapılır? Bu sorunun cevabı makalemizde aranacaktır. Vatandaşlık, gerçek kişi ile devlet arasında hukuki bağı ifade eden bir terimdir. Vatandaşlık terimi teknik olarak gerçek kişiler bakımından kullanılır. Vatandaşlık yerine günümüzde yurttaşlık gibi birçok terimde kullanılmaktadır. Tabiiyet ise gerçek kişi, tüzel kişi ve şeyleri kapsamaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Beyannamesi’nin 15. maddesinde “Herkesin bir vatandaşlığa hakkı vardır. Hiç kimse keyfi olarak vatandaşlığından ya da vatandaşlığını değiştirmek hakkından yoksun bırakılamaz.” denmektedir. “Herkesin bir vatandaşlığa hakkı vardır.” ilkesi aynı zamanda Vatandaşlık Hukuku’nun önemli ilkelerindendir. Devletlerin vatandaşlıkla ilgili unsurları belirlemekle ilgili serbesti vardır. Ancak devletlere vatandaşlık tayini ile ilgili birtakım yetkiler veriliyor olsa dahi bu yetkiler sınırsız yetkiler değildir.

Vatandaşlık Hukuku’na hakim bir diğer ilke ise “Herkes vatandaşlığını değiştirmede serbest olmalıdır.” İlkesidir. Doğum dışında hiç kimse zorunlu olarak vatandaş olamaz veya vatandaşlıktan alınamaz; vatandaşlıktan çıkmak isteyen kişi ise zorla vatandaşlıkta tutulamaz, tabii ki vatansızlığa da yol açmaması gerekmektedir.

Yukarıda sayılan 3 ilke dışında henüz ilke olarak kabul edilmeyen ancak yeni bir ilke gibi benimsenen “Gerçek vatandaşlık ilkesi” vardır. Kişinin birden çok vatandaşlığı olması durumunda hangi vatandaşlığın esas alınacağına dair getirilen bir ilkedir. MÖHUK madde 4’te “Bu Kanun hükümleri uyarınca yetkili olan hukukun vatandaşlık esasına göre tayin edildiği hallerde, bu Kanunda aksi öngörülmedikçe; a) Vatansızlar ve mülteciler hakkında yerleşim yeri, bulunmadığı hallerde mutad mesken, o da yok ise dava tarihinde bulunduğu ülke hukuku, b) Birden fazla devlet vatandaşlığına sahip olanlar hakkında, bunların aynı zamanda Türk vatandaşı olmaları halinde Türk hukuku, c) Birden fazla devlet vatandaşlığına sahip olup, aynı zamanda Türk vatandaşı olmayanlar hakkında, daha sıkı ilişki halinde bulundukları devlet hukuku uygulanır.”  olarak konu ile ilgili düzenleme mevzuatımızda mevcuttur.

Vatandaşlık “asli vatandaşlık” ve “müktesep vatandaşlık” olarak ikiye ayrılır. Asli vatandaşlık doğum esnasında ve doğum sebebi “kan esası” veya “toprak esası” veya “karma esas” ile kazanılır. Müktesep vatandaşlık ise doğumdan sonra “evlat edinme”, “yetkili makam kararı”, “evlenme”, “seçme hakkı”, “arazi terk ve ilhakı”, “mübadele” veya “iskan” gibi doğumdan başka sebeplerle kazanılır. Müktesep vatandaşlıkta hangi olay ile vatandaş olunursa olsun, olay son bulsa bile, vatandaşlık devam eder. Türk vatandaşı olma şartları 2019 aşağıda tüm detaylarıyla açıklanmıştır. Özellikle Suriyeli vatandaşlar Türk vatandaşlığı için bu süreçlere dikkat etmelidir.

Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin esaslar ve vatandaşlık hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usuller 29.05.2009 tarihli ve 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununda düzenlenmiştir. Kanunun güncel haline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

Anayasalarda ve uluslararası insan hakları sözleşmelerinde yer alan hak ve hürriyetlerin bir kısmı tüm kişiler için geçerli iken bazı hak ve hürriyetler sadece vatandaşlar için söz konusu olabilmektedir. Özellikle siyasi haklar ve özgürlüklerden kural olarak herkes değil, sadece o ülkenin vatandaşları faydalanabilir. Örnek vermek gerekirse seçme, seçilme, siyasi faaliyetlerde bulunma ve kamu hizmetlerine girme hakları sadece vatandaşlar içindir. Bunlara ek olarak çalışma ve mülk edinebilme gibi haklardan yabancıların yararlanabilmesi resmi izin ve prosedürlere tabi olabilmekte ya da başvuru hakkında olduğu gibi karşılıklılık esasına bağlanabilmektedir. Ülkemizde yabancıların bu gibi haklardan yararlanabilmeleri için öncelikle Türk vatandaşı olmaları gerekmektedir.

Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Anayasa’nın 66. maddesinde Türk vatandaşlığı “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türk’tür. Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz. Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.” olarak düzenlenmektedir.

Vatandaşlık kanunilik ilkesi gereği ancak ve ancak kanun belirttiği şartlar altında kazanılır ve kanundaki şartlar sağlandığında kaybedilir. Kanun dışında başka bir düzenleme ile vatandaşlığın kazanılması ve kaybedilmesi anayasaya aykırı olur.

Türk vatandaşlığı doğum yeri esasına veya soy bağı esasına göre doğumla;  yetkili makam kararı, evlat edinilme ve seçme hakkının kullanılması ile sonradan kazanılır. Vatandaşlık başvuru hizmet bedeli 115 tl ile 60 tl arasında değişmemektedir.

Doğumla Kazanılan Vatandaşlık

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 6’da doğumla kazanılan vatandaşlığı “Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı, soy bağı veya doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılır. Doğumla kazanılan vatandaşlık doğum anından itibaren hüküm ifade eder.” olarak ifade etmiştir. Vatandaşlık karar aşamasi kaç gün kaldı? şeklinde sorular sorulmaktadır. Bunun için net cevap vermek mümkün değildir. İdarenin evrak işlerine göre değişiklik gösterir.

a)Soy bağı

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 7’de soy bağı ile kazanılan vatandaşlık “Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır. Türk vatandaşı ana ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşıdır. Türk vatandaşı baba ve yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocuk ise soy bağı kurulmasını sağlayan usul ve esasların yerine getirilmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Evlilik birliği içinde doğan çocuk bakımından Türk anne veya babadan olması yeterlidir. Ancak evlilik birliği içinde doğan çocuğun babasının Türk vatandaşı olması halinde aksi ispat edilebilir olduğu için bu bir karinedir.

Anne Türk vatandaşı olup baba yabancı olursa evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşı olur. Anayasa Mahkemesi T. 14.01.2010, E. 2007/89, K. 2010/3 sayılı kararında “…evlilik birliği içinde Türk anadan doğanlar, bu konuda herhangi bir başvuruya gerek bulunmaksızın doğumla Türk vatandaşlığını kazanmaktadır. Ayrıca kuralın uygulanmasına ilişkin zaman sınırlaması da bulunmadığından Yasa yürürlüğe girmeden önce doğmuş olan Türk ananın çocukları da doğdukları andan itibaren Türk vatandaşlığını kazanmış kabul edileceklerdir…” şeklinde hükmedilmiştir.

Ancak Türk baba ile yabancı anneden evlilik dışında doğan çocuğun Türk vatandaşlığını alabilmesi için baba ile çocuk arasında soy bağı kurulmalıdır. Baba ile çocuk arasındaki soy bağı ise “tanıma” veya “babalık davası” ile kurulabilir. Tanıma TMK madde 295’e göre, babanın, nüfus memuruna veya Aile Mahkemesi’ne yazılı başvurusu veya resmi senette ya da vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur. Çocuğun başka bir erkek ile soy bağı varsa, tanıma ile soy bağının kurulabilmesi için mevcut soy bağının geçersiz olması gerekmektedir. Tanıma beyanı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu için tam ehliyetsiz olan kişiler tanıma beyanında bulunamaz.

Babalık davası ise TMK madde 303’te düzenlenmiştir. Buna göre babalık davası çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Babalık davasını anne veya çocuk veya her ikisi birlikte açabilir. Ancak annenin babalık davası açma hakkı 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Babalık davası, davayı açacak kişinin bulunduğu yer Aile Mahkemesi; yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılır.

b)Doğum Yeri

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 8’de doğum yeri(toprak) esası “Türkiye’de doğan ve yabancı ana ve babasından dolayı doğumla herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanamayan çocuk, doğumdan itibaren Türk vatandaşıdır. Türkiye’de bulunmuş çocuk aksi sabit olmadıkça Türkiye’de doğmuş sayılır.” Olarak mevzuatta yer almıştır. Bu maddenin amacı Vatandaşlık Hukuku’nun ilkelerinin temel amaçlarından biri olan vatansızlığı önlemektir.

Sonradan Kazanılan Vatandaşlık

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 9’da yetkili makam kararı, evlat edinilme ve seçme hakkının kullanılması ile sonradan kazanılan Türk vatandaşlığı düzenlenmektedir.

Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 10’da Türk vatandaşlığının kanunda sayılan şartlar dahilinde kazanılacağını fakat söz konusu şartların sağlanmış olması durumunda Türk vatandaşlığının kazanılmasının mutlak olmadığını da belirtmiştir.

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 11’de Türk vatandaşlığına başvuru için şartlar sayılmıştır: “Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda;

a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak,

b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek,

c) Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek,

ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak,

d) İyi ahlak sahibi olmak,

e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek,

f) Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak,

g) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak, şartları aranır.” Söz konusu şartları taşımayan kişi Türk vatandaşlığı kazanamayacaktır.

Türk vatandaşlığı kazanmak için kişi tarafından öncelikle ikamet ettiği il sınırları içinde valiliğe, yurtdışında ise dış temsilciliklere başvuru yapılır. Yapılan başvuru, valilik tarafından İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne gönderilir.  İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından gerekli incelemeler yapılarak başvuru hakkında bir karar vermektedir. Başvuru hakkında karar verecek olan idare İçişleri Bakanlığı’dır.

Danıştay 10. İdare Mahkemesi T. 05.10.2015, E. 2012/8694, K. 2015/4046 sayılı kararında başvurunun valilik tarafından reddedilmesi üzerine “Dosyasının incelenmesinden, Makedonya uyruklu olan davacının, Türk soylu olması sebebiyle Türk vatandaşlığına alınma istemiyle 3.12.2010 tarihinde ne başvurarak 5901 Sayılı Kanun uyarınca Türk vatandaşlığına alınma talebinde bulunduğu, başvurunun 5901 Sayılı Kanun’un 11.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen “Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek” şartını taşımadığından bahisle, Valilik tarafından reddedildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, yukarıda anılan mevzuat hükmü uyarınca davacının Türk vatandaşlığını kazanmak için yaptığı başvuru hakkında karar verecek yetkili makam İçişleri Bakanlığı olmasına rağmen, söz konusu başvurunun tarafından reddedilmesine dair davaya konu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu durumda, yetki yönünden davaya konu işlemin iptali gerekirken, davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” olarak hüküm tesis etmiştir.

Türk Vatandaşlığının Kazanılmasında İstisnai Haller

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 12’de istisnai olarak Türk vatandaşlığının kazanılması “Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Cumhurbaşkanı kararı ile aşağıda belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler.

a) Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.

b) 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alanlar ile Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu.

c) Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler.

d) Göçmen olarak kabul edilen kişiler.

Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunanların talepleri Bakanlıkça reddedilir.” şeklinde düzenlemektedir. Yukarıdaki şartları sağlayan kişiler istisnai olarak Türk vatandaşlığı kazanabilirler. Yabancı bilim insanları, sporcular, sanatçılar, yatırım yapanlar “Turkuaz Kart” sahibi olabilir. Bu şekilde nitelikli iş gücüne sahip olmak amaçlanmaktadır.

İstisnai olarak Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen kişinin ikamet edilen yer valiliğine, yurtdışında dış temsilciliklere yaptığı başvuru üzerine İçişleri Bakanlığı tarafından müracaat makamına yazılı talimat gönderilir. Müracaat makamı Emniyet Müdürlüğü’ne yazı yazılarak başvurucunun kamu güvenliği ve kamu düzeni açısından tehdit oluşturacak bir halinin bulunup bulunmadığının hususunda Güvenlik Soruşturması talebinde bulunulur. Bu işlemlerin olumlu sonuçlanması sonucu Cumhurbaşkanı kararı ile kişi Türk vatandaşlığını kazanır.

Türk Vatandaşlığının Evlenme Yoluyla Kazanılması

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 16’da bir diğer sonradan vatandaşlık kazanma yolu olan evlenme yolu ile kazanma şartları “Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;

a) Aile birliği içinde yaşama,

b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,

c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır.

Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz.

Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler.” olarak düzenlenmiştir. İlgili şartlar ile vatandaşlık kazanmak için yapılan muvazaalı evlilikler önlenmek istenmektedir.

Danıştay 10. Dairesi’nin T. 05.10.2015, E. 2012/8144, K. 2015/4051 sayılı kararında “…Bakılan uyuşmazlıkta, davacı eşi İ.T. ve eşinin çocuğu ile annesiyle yapılan görüşmelerde, evliliğin anlaşmalı bir evlilik olduğu, aile birliği bulunmadığı yolunda ifadelere yer verilmiş ise de; davacının, 11/8/2007 tarihinde resmi nikahla Türk vatandaşı ile evlendiği, davacının herhangi bir güvenlik soruşturması kaydının olmadığı, davacı tarafça dosyaya ibraz olunan ve komşularına ait beyanlardan, davacı ve eşinin aynı evde ikamet ettikleri, ailevi ve komşuluk ilişkilerinin bulunduğu, ayrıca evliliğin gerek başvuru, gerekse de işlem tarihleri itibariyle devam ettiği anlaşıldığından, 5901 sayılı Kanunun 16.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı şartı taşımadığı gerekçesiyle Türk vatandaşlığına alınma istemiyle yapılan başvurunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.”

ifadesi ile adli yargı tarafından hüküm kurulmadan idarenin evliliğin muvazaalı olduğunun tespitiyle Türk vatandaşlığına başvurunun reddi işleminin yapılamayacağı yönündedir.

Türk Vatandaşlığının Evlat Edinilme İle Kazanılması

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 17’de evlat edinilme yoluyla vatandaşlığın kazanılması “Bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan kişi, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla, karar tarihinden itibaren Türk vatandaşlığını kazanabilir.” olarak düzenlenmektedir. Evlat edinilme yalnızca ergin olmayan küçükler için geçerlidir. Ergin olup olmadığına ise milli hukuka göre tayin edilir. Ergin olan bir kişinin evlat edinilmesi durumunda kişi evlat edinilme yolu ile Türk vatandaşlığı kazanamaz.

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 20’de “Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin kararlar, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması eşin vatandaşlığına tesir etmez. Ana veya babanın velayeti kendisinde bulunan çocukları, diğer eşin muvafakat etmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır. Muvafakat verilmemesi halinde ana veya babanın mutad meskeninin bulunduğu ülkedeki hakim kararına göre işlem yapılır. Türk vatandaşlığını birlikte kazanan ana ve babanın çocukları da Türk vatandaşlığını kazanır.” olarak yetkili makam kararıyla vatandaşlık kazanmanın geçerliliği ve sonuçları düzenlenmektedir.

Yetkili makam kararıyla kişi Türk vatandaşlığı kazansa bile eşi kendiliğinden Türk vatandaşı olamaz. Velayet durumundaki çocuk için Türk vatandaşı olmayan eşin muvafakati aranır; verilmez ise hakim kararına göre işlem yapılır. Hakim kararında ise sadece vatandaşlık kazanımının çocuğun menfaatine uygun olup olmadığının tespiti yapılır, bağlayıcı bir mahkeme kararı değildir.

d)Türk Vatandaşlığının Seçme Hakkı İle Kazanılması

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 21’de seçme hakkı ile vatandaşlık kazanılması “27 nci madde uyarınca ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybeden çocuklar ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığını kazanabilirler.” şeklinde düzenlenmektedir. Anne veya babanın çıkma yolu ile vatandaşlığını kaybetmesi sonucu kendi vatandaşlığını da kaybeden çocuk 3 yıl içinde seçme hakkını kullanabilir.

3 yıllık sürenin kaçırılması halinde Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 13 kapsamında ikamet şartı aranmaksızın yeniden Türk vatandaşlığının kazanılması yoluna başvurulur.

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 22’de “Seçme hakkı ile Türk vatandaşlığının kazanılması, bu hakkın kullanılmasına dair şartların tespitine ilişkin karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığını kazanan kişilerin eşleri ve çocukları hakkında 20 nci madde hükümleri uygulanır.” Türk vatandaşlığını seçme hakkı ile kazanmanın geçerliliği ve sonuçları düzenlenmektedir. Bu durumda seçme hakkı ile kişi Türk vatandaşlığı kazansa bile eşi kendiliğinden Türk vatandaşı olamaz. Velayet durumundaki çocuk için Türk vatandaşı olmayan eşin muvafakati aranır; verilmez ise hakim kararına göre işlem yapılır. Hakim kararında ise sadece vatandaşlık kazanımının çocuğun menfaatine uygun olup olmadığının tespiti yapılır, bağlayıcı bir mahkeme kararı değildir.

Türk Vatandaşlığının Kaybı

Anayasa madde 66 gereği Türk vatandaşlığının kaybı ancak kanunda öngörülen hallerde ve şekilde kaybedilir. Türk vatandaşlığının kaybı iradi veya kanunda sayılan hallere göre irade dışı olabilir. Türk vatandaşlığı Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 23’e göre yetkili makam kararı ve seçme hakkının kullanılmasıyla kaybedilir. Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 24’te yetkili makam kararıyla çıkma halleri; çıkma, kaybettirme ve vatandaşlığa alınmanın iptali olarak düzenlenmektedir.

Türk Vatandaşlığından Çıkma

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 25’te Türk vatandaşlığının çıkma yoluyla kaybedilmesinin şartları sayılmıştır: “Türk vatandaşlığından çıkmak için izin isteyen kişilere aşağıdaki şartları taşımaları halinde Bakanlıkça çıkma izni veya çıkma belgesi verilebilir.

a) Ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak.

b) Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmış olmak veya kazanacağına ilişkin inandırıcı belirtiler bulunmak.

c) Herhangi bir suç veya askerlik hizmeti nedeniyle aranan kişilerden olmamak.

ç) Hakkında herhangi bir mali ve cezai tahdit bulunmamak.” Kişi tüm bu şartları taşıyor olsa dahi idarenin bu anlamda takdir yetkisi vardır.

Türk Vatandaşlık Kanunu madde 26’ya göre yabancı bir ülkenin vatandaşlığını kazanıp Türk vatandaşlığından çıkmak isteyene Bakanlıkça “çıkma belgesi”; yabancı bir ülkenin vatandaşlığını kazanmak üzere olup Türk vatandaşlığından çıkmak isteyene ise “çıkma izin belgesi” verilir, çıkma izin belgesinin ise 2 yıllık geçerliliği vardır.

Türk Vatandaşlık Kanunu madde 27’ye göre Türk vatandaşlığından çıkan kişi “yabancı” muamelesi görür, Türk vatandaşlığından çıkma diğer eşin vatandaşlığına tesir etmez, diğer eşin muvafakati varsa Türk vatandaşlığından çıkan eş ile birlikte çocuk da vatandaşlığını kaybeder; diğer eşin muvafakati yoksa hakim kararına göre işlem yapılır. Ancak vatandaşlığın kaybı ile çocuklar vatansız kalacaksa bu hüküm uygulanmaz.

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 28’de çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığından çıkan kişilere tanınan haklar düzenlenmektedir. Türk vatandaşlığını doğum yoluyla kazanan ve Türk vatandaşlığından çıkan kişi “özel statülü yabancı” olarak adlandırılırlar. İstekleri halinde bu kişilere “Mavi Kart” çıkarılır. Ayrıca istisnalar dışında kamu hizmetleri, askerlik yükümlülüğü, seçme seçilme gibi haller dışında bir Türk vatandaşı gibi pek çok haktan yararlanabilirler. Ancak kişi sonradan Türk vatandaşlığını kazanmışsa ve Türk vatandaşlığından çıkmışsa bu durumda mavi kart talep edilemez.

Türk Vatandaşlığını Kaybettirme

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 29/1’de Türk vatandaşlığının kaybettirilme “Aşağıda belirtilen eylemlerde bulundukları resmi makamlarca tespit edilen kişilerin Türk vatandaşlığı Cumhurbaşkanı kararı ile kaybettirilebilir.

a) Yabancı bir devletin, Türkiye’nin menfaatlerine uymayan herhangi bir hizmetinde bulunup da bu görevi bırakmaları kendilerine yurt dışında dış temsilcilikler, yurt içinde ise mülki idare amirleri tarafından bildirilmesine rağmen, üç aydan az olmamak üzere verilecek uygun bir süre içerisinde kendi istekleri ile bu görevi bırakmayanlar.

b) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin her türlü hizmetinde Cumhurbaşkanının izni olmaksızın kendi istekleriyle çalışmaya devam edenler.

c) İzin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü olarak askerlik yapanlar.” şeklinde düzenlenmektedir. Yukarıdaki durumda değerlendirildiğinde Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi yabancı bir devlete hizmet sağlama durumlarında karşımıza çıkmaktadır.

Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi irade dışı kaybetmedir. Türk Vatandaşlık Kanunu madde 30’a göre Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi şahsidir, eş ve çocuğa etki etmez. İradi bir vatandaşlık kaybı olmadığı için çocuklar bakımından diğer eşin muvafakati aranmaz. Çünkü niteliği itibariyle cezai bir yaptırımdır, şahsilik ilkesi gereği eş ve çocuğa tesir etmez.

Türk Vatandaşlığının İptali

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 31’de Türk vatandaşlığının iptali “Türk vatandaşlığını kazanma kararı; ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam tarafından iptal edilir.” şeklinde düzenlenmektedir. Bu durumda kişi Türk vatandaşlığını kazanmak için idareye karşı yalan beyan ile hileli davranışlarda bulunuyor. Türk Vatandaşlık Kanunu madde 32’ye göre iptal kararıyla kişinin vatandaşlığı geleceğe yönelik ortadan kalkar ve idari işlem sakatlandığı için ona bağlı olarak vatandaşlık kazanan eş ve çocuk da bu durumdan etkilenmektedir.

Türk Vatandaşlığının Seçme Hakkı İle Kaybı

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 34’te Türk vatandaşlığının seçme hakkıyla kaybı Aşağıda durumları belirtilenler, ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde Türk vatandaşlığından ayrılabilirler.

a) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle doğumla Türk vatandaşı olanlardan yabancı ana veya babanın vatandaşlığını doğumla veya sonradan kazananlar.

b) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle Türk vatandaşı olanlardan doğum yeri esasına göre yabancı bir devlet vatandaşlığını kazananlar.

c) Evlat edinilme yoluyla Türk vatandaşlığını kazananlar.

ç) Doğum yeri esasına göre Türk vatandaşı oldukları halde, sonradan yabancı ana veya babasının vatandaşlığını kazananlar.

d) Herhangi bir şekilde Türk vatandaşlığını kazanmış ana veya babaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazananlar.

Yukarıdaki hükümler gereğince vatandaşlığın kaybı ilgiliyi vatansız kılacak ise seçme hakkı kullanılamaz.” olarak düzenlenmektedir. Yukarıdaki durumlardan birine sahip olan Türk vatandaşı seçme hakkıyla çıkmak için ergin olmasından itibaren 3 yıllık süresi vardır.

3 yıllık süre kaçırılırsa Türk vatandaşlığından çıkma kurumu işlerlik kazanacaktır. Türk vatandaşlığının seçme hakkıyla kaybedilmesinde eşe sirayet etmez. Diğer eşin muvafakati varsa Türk vatandaşlığını seçme hakkıyla kaybeden eş ile birlikte çocuk da vatandaşlığını kaybeder; diğer eşin muvafakati yoksa hakim kararına göre işlem yapılır. Ancak vatandaşlığın kaybı ile çocuklar vatansız kalacaksa bu hüküm uygulanmaz.

Türk Vatandaşlığı Başvurusu Nasıl Yapılır ? Türk Vatandaşlığından Çıkarılan Ne Yapmalı?

Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 11’de Türk vatandaşlığına başvuru için şartlar:

  1. Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak,
  2. Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek,
  3. Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek,
  4. Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak,
  5. İyi ahlak sahibi olmak,
  6. Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek,
  7. Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak,
  8. Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamaktır.

Türk vatandaşlığına başvuran kişi yukarıdaki şartları taşısa dahi başvurusu idare tarafından kabul edilmeyebilir. İdari başvuru neticesinde karar verecek makamın takdir yetkisi bulunmaktadır. Bu sebeple Türk Vatandaşlığı başvurusu süreci uzman bir avukat tarafından yürütülmesi sizlerin menfaatine olacaktır. Zira bu süreç zorlu ve karışık bir süreçtir.

Anayasa madde 125’e göre idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Yine aynı madde olan 125/4’te “Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” denmektedir.

Türk vatandaşlığı başvurusunun kabulü kapsamında İdare’ye takdir yetkisinin verildiği aşikardır. Tabii ki idareye verilen takdir yetkisi tamamen keyfiyete bırakılmamıştır. Kamu yararı, milli güvenlik gibi birtakım sınırlar vardır. Ayrıca eşitlik ilkesi gereğince aynı durumda olan bir kişiye vatandaşlık verilirken diğerine verilmemesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Tc vatandaşlık başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır 2020? Bu sorunun cevabı idarenin işleyişine göre değişiklik gösterse de ortalama 1 yıldır. Bu süre içerisinde olumlu veya olumsuz bir işlem tesis edilecektir.

Vatandaşlık başvurusunun reddi idari bir işlem olması nedeniyle idari yargıda iptal davası açılır. İdarenin ilgili işleminin iptaliyle ilgili idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesinde dava açılır. İYUK madde 7’ye göre idare mahkemesinde açılacak davalarda 60 günlük zamanaşımı vardır. Dolayısıyla kişinin 60 gün içinde idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesinde idare aleyhine dava açılır.

Vatandaşlık başvurusu reddedilen kişi iptal davası açmadan önce ret kararının kaldırılması talebiyle 60 gün içinde idareye başvurulabilir, başvuru halinde idari dava açma süresi durur. İdare 60 gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılacağından dava açılabilir.

Çifte Vatandaşlık-Çok Vatandaşlık

Vatandaşlık Hukuku’nun temel ilkelerinden biri “Herkesin yalnız bir vatandaşlığı olmalıdır.” ilkesidir. Ancak günümüzde birçok devletin “çifte vatandaşlık” ya da “çok vatandaşlık” statüsünün kabul edilmesiyle bu ilke yavaş yavaş etkinliğini kaybetmektedir.

Türk Vatandaşlık Kanunu madde 44’te çok vatandaşlık için “Herhangi bir nedenle yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanan kişilerin, bu durumlarına ilişkin belgeleri ibraz etmeleri ve yapılacak inceleme sonucunda kayden aynı kişiler olduklarının tespiti halinde, nüfus aile kütüklerindeki kayıtlarına çok vatandaşlığa sahip olduklarına dair açıklama yapılır.” denmektedir.

Türkiye “çifte vatandaşlık” veya “çok vatandaşlık” statüsünü kabul etmektedir. Bu nedenle Türk vatandaşı bireyin başka bir ülkenin vatandaşlığını kazanması durumunda Türk vatandaşlığından çıkma gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Türk Vatandaşlık Kanunu madde 26/1’de “Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmak üzere Türk vatandaşlığından çıkmak için izin isteyenlerden talepleri uygun görülenlere Bakanlıkça, Türk vatandaşlığından çıkma izin belgesi; verilen izin sonucunda veya önceden yabancı bir devlet vatandaşlığını kazandığını belgeleyenlere ise Türk vatandaşlığından çıkma belgesi verilir.” denmektedir. Buna göre başka bir ülkenin vatandaşlığını kazanan ve Türk vatandaşlığından çıkmak isteyen kişi çıkma kurumuna başvurur; Türk vatandaşlığından çıkmak isteyen ve başka bir devletin vatandaşlığını kazanmak üzere olan kişiye ise çıkma izin belgesi düzenlenir, yabancı devletin vatandaşlığını kazandığında ise Türk vatandaşlığından çıkabilir. “Çıkma izin belgesi” ile vatansızlık durumu önlenmek istenmektedir.

“Çifte vatandaşlık” ve “çok vatandaşlık” statüleri dolayısıyla hangi vatandaşlığın esas alınacağı sorunu ortaya çıkmaktadır. “Gerçek vatandaşlık ilkesi” olarak karşımıza çıkmaktadır. MÖHUK madde 4 kapsamında kişinin Türk vatandaşlığı varsa Türk vatandaşlığı esas alınır, Türk vatandaşlığı yoksa daha sıkı ilişkili olduğu, hayat ilişkilerinin yoğunlaştığı ülkenin vatandaşlığı esas alınır.

“Çifte vatandaşlık” statüsünün sağladığı birçok avantaj vardır. Bunlardan biri yurtdışı seyahatlerinde zorluk yaşamamaktır; hangi ülkenin pasaportu daha avantajlıysa vatandaşlık sayesinde o ülkenin pasaportu kullanılabilir. Çalışma izni almaya gerek olmadan vatandaşlığına sahip olduğu diğer ülkede rahatça çalışabilme imkanına sahiptir.

Vatansızlar

Hiçbir devlete vatandaşlık bağı ile bağlı bulunmayan kişiler vatansız olarak adlandırılırlar. YUKK madde 3/1-ş’te “Vatansız kişi: Hiçbir devlete vatandaşlık bağıyla bağlı bulunmayan ve yabancı sayılan kişiyi” olarak tanımlanmaktadır.

Vatansız kişilerin hukuki statülerinde uluslararası antlaşmalar belirleyici olmaktadır. Bu nedenle uluslararası antlaşmalarla vatansız kişilere temel hakların tanınması için “Vatansız Kişilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme” ve “Vatansızlık Hallerinin Sayısının Azaltılmasına İlişkin BM Sözleşmesi” imzalanmıştır; Türkiye iki sözleşmeye de taraftır. Vatansız Kişilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme’de vatansız kişi madde 1’de “Bu Sözleşme’nin amaçları çerçevesinde “vatansız kişi” terimi, kendi yasalarının işleyişi içinde hiçbir Devlet tarafından vatandaş olarak sayılmayan bir kişi anlamına gelir.” şeklinde tanımlanmıştır. İlgili sözleşmeye göre vatansız kişilerin temel haklarının korunması bakımından “yabancı”larla eş tutulmuşlardır.

YUKK madde 50’de “ Vatansızlığın tespiti Genel Müdürlükçe yapılır. Vatansız kişilere, Türkiye’de yasal olarak ikamet edebilme hakkı sağlayan Vatansız Kişi Kimlik Belgesi düzenlenir. Başka ülkeler tarafından vatansız kişi işlemi görenler bu haktan yararlandırılmaz. Vatansız kişiler, Vatansız Kişi Kimlik Belgesi almakla yükümlü olup, belge Genel Müdürlüğün uygun görüşü alınarak valiliklerce düzenlenir. Hiçbir harca tabi olmayan bu belge, ikamet izni yerine geçer ve iki yılda bir valiliklerce yenilenir. Vatansız Kişi Kimlik Belgesinde yabancı kimlik numarası da yer alır. Vatansız Kişi Kimlik Belgesine sahip olarak Türkiye’de geçirilen süreler, ikamet sürelerinin toplanmasında hesaba katılır. Vatansız Kişi Kimlik Belgesi, kişinin herhangi bir ülke vatandaşlığını kazanmasıyla birlikte geçerliliğini kaybeder. Vatansızlık durumlarının tespiti ve Vatansız Kişi Kimlik Belgesiyle ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” denmektedir.

YUKK madde 51’de vatansızlara verilen haklar ve güvenceler “Vatansız Kişi Kimlik Belgesine sahip kişiler;

a) Bu Kanundaki ikamet izinlerinden birini almak üzere talepte bulunabilirler,

b) Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturmadıkları sürece sınır dışı edilmezler,

c) Yabancılarla ilgili işlemlerde aranan karşılıklılık şartından muaf tutulurlar,

ç) Çalışma izniyle ilgili iş ve işlemlerde 4817 sayılı Kanun hükümlerine tabidirler,

d) 5682 sayılı Kanunun 18 inci maddesi hükümlerinden yararlanabilirler.” şeklinde düzenlenmektedir. Madde kapsamında vatansız kişilerin Uluslararası İşgücü Kanunu’na tabii olduğu belirtilmiştir. Vatansız kişiler kendilerine valiliklerce verilen kimlik belgesi ile Türkiye’de yabancılara tanınan haklardan yararlanırlar. Tabii ki, birtakım haklar için yabancılarda karşılıklılık şartı arandığı durumlarda vatansızlar için böyle bir şart aranmayacaktır.

Vatansız kişiler herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazandıkları takdirde vatansızlık statüleri sona erecektir.

Vatandaşlıktan çıkarılan kişilerin 60 gün içerisinde idari dava açma hakkı bulunmaktadır. Bu süreçte yürütme durdurma kararı talep edilmelidir. Türk vatandaşlığının kazanılması için yapılan başvuru sürecinin takibi, Türk Vatandaşlığından çıkarılma ve başvurunun reddi cevabına karşı 60 gün içerisinde idare mahkemesine idari dava açılmalıdır. Bu davalar idare hukuku avukatı tarafından yürütüldüğü takdirde menfaat kaybınız olmayacaktır.

kadim-law-consultancy-office-09-04-2018-656

Başa dön tuşu