Toplu İş Sözleşmesi

Toplu İş Sözleşmesi

toplu is sozlesmesi

Toplu iş sözleşmesi, işçi kuruluşları ile işveren kuruluşları ya da işveren arasındaki iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hükümlerle birlikte çalışma şartlarını da düzenleyen sözleşmeye denmektedir. Toplu iş sözleşmesi tarafların karşılıklı hak ve borçları ile sözleşmenin uygulanması ve denetimini, uyuşmazlıkların çözümü için başvurulabilecek yolları düzenleyen hükümleri ve ayrıca mesleki eğitim, iş sağlığı ve güvenliği, sosyal sorumluluk ve istihdam politikalarına ilişkin düzenlemeleri içerebilir. Bahse konu sözleşme işçilerle işveren arasındaki ilişkiyi düzenlemez. Sadece bir veya birçok işyerinde, bir işletme ya da işkolunda uygulanabilecek çalışma şartlarını düzenlemektedir. Öte yandan toplu iş sözleşmesiyle bağlı olanlar arasında, bu sözleşme, bazı hukuki ilişkiler doğurmaktadır.

Aslında toplu iş sözleşmeleri bir yandan da ağırlıklı bir şekilde iş sözleşmelerine uygulanacak normatif hükümleri de içerir. Bu hükümler emredici hüküm niteliğinde olmaları nedeniyle iş sözleşmelerinde de uygulanmalıdır. İş sözleşmeleri toplu iş sözleşmeleriyle çelişen hükümler içermemelidir. İş sözleşmesiyle toplu iş sözleşmesi arasında çelişen hükümler mevcutsa toplu iş sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanacaktır. Toplu iş sözleşmelerine emredici hükümler koyulabilmesi için bu hükümlerin; kanunen belirlenen amacın içinde kalmak, kesin ve emredici nitelikteki kanun hükümlerine aykırı bulunmamak şartlarına uygun olmaları gerekir.

toplu is sozlesmesi nedir
toplu is sozlesmesi nedir

Toplu İş Sözleşmesi Nedir?

Hukuk sistemimizde iş sözleşmeleri ikiye ayrılır. Bunlar;

  • Bireysel iş sözleşmeleri
  • Toplu iş sözleşmeleridir.

Bireysel iş sözleşmeleri; işçi ile işveren arasında düzenlenmiş olan sözleşmedir. Toplu iş sözleşmeleri ise işyerindeki bütün işçileri kapsayan, ortak bir şekilde düzenleme alanı bulan sözleşmelerdir. İş hayatına bakıldığında işçi genel olarak işverenden daha güçsüz bir konumdadır. Bu sebepten işçiye sendikalar ile toplu hareket edebilme hakkı kazandırılırken aynı zamanda iş sözleşmesi vasıtasıyla elde edemeyeceği bazı koşulları, toplu iş sözleşmeleriyle kazanma imkânı da tanınmıştır.

İşçiye toplu hareket etme hakkı tanıyan sendikalara işçinin serbest bir şekilde üye olabilmesi yasal olarak korunmuştur. Toplu iş sözleşmesi (TİS), işyeri veya işletme düzeyinde, işkolu esasına göre işyeri veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapma yetkisine sahip işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan iş sözleşmesidir. Toplu iş sözleşmesinin işçi tarafında mutlaka sendikası olmalıdır ancak işveren açısından böyle bir bağlayıcı kural mevcut değildir. Hiç kimse, herhangi bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamaz. Ancak bununla beraber işçi veya işverenler aynı işkolunda ve aynı zamanda birden çok sendikaya üye olamaz. Bunun istisnası aynı işkolunda ve aynı zamanda farklı işverenlere ait işyerlerinde çalışan işçilerdir.

Bu işçiler birden çok sendikaya üye olabilirler. Bir sendikaya üye olan işçi o sendikada kalmaya veya o sendikadan ayrılmaya da zorlanamaz. İşçi sendikasının, işverenle anlaşarak toplu iş görüşmelerine davet edilebilmesi için bazı koşullar gerekmektedir. Öncelikle sendikanın kanunda yer alan işkolu ve ünite kısıtlamalarından daha fazla üye sayısına sahip olması gerekir. Bununla birlikte yetki tespitinin de olumsuz sonuçlanmaması gerekir. Bu koşulların sağlanmasıyla beraber sendika işverenle anlaşarak toplu iş sözleşmesini imzalayabilir.

Toplu İş Sözleşmesinin Unsurları

1982 sayılı T.C. Anayasası’nda toplu iş sözleşmesinin tanımına yer verilmemiştir. Yalnızca “Toplu İş Sözleşmesi ve Toplu Sözleşme Hakkı” başlıklı 53. Maddede, toplu iş sözleşmesinin amacı belirtilmiştir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükmünce;  iş sözleşmesinin akdedilebilmesi, muhtevası ve son bulmasına yönelik koşulları düzenlemek için işçi sendikası ve işveren sendikası veya sendika üyeliği bulunmayan işveren arasında yapılan sözleşme; toplu iş sözleşmesidir. Kanunda yer olan bu tanımla birlikte toplu iş sözleşmesi için temel üç unsurdan bahsedilebilir.

  1. İçerik bakımında: İş sözleşmesinin nasıl yapılacağı, içereceği hükümlerin neler olduğu, sona ermesi ve iş şartlarını düzenlemektedir.
  2. Taraflar bakımından: İşçi ve işveren sendikaları ve sendika üyeliği bulunmayan işverenler toplu iş sözleşmesine taraf olabilirler.
  3. Hukuki bakımdan: Toplu iş sözleşmesi taraflarına hak ve borçlar yükler.

Sendikal özgürlük kavramı, toplu iş sözleşmeleri açısından önemli bir kavramdır. Bu kavram özgür bir şekilde sendikaya üye olmayı, üyelikten çıkmayı, sendika kurabilmeyi ve sendikal faaliyetlerden yararlanabilmeyi kapsar. Sendikal hakların en başında grev hakkı gelir. Grev hakkı iş yerindeki işin durmasını, üretimin yavaşlamasını veya iş yerinin gelir oranının bir süre düşmesini ifade eder. Bu yüzden işverenlerin toplu pazarlık aşamasında anlaşma sağlanmasına da zemin oluşur.

toplu is sozlesmesi sartlari
toplu is sozlesmesi sartlari

Toplu İş Sözleşmesinin Hukuki Niteliği

Toplu iş sözleşmesi iş hukukunda önemli bir alan kaplayan sözleşmedir. Hukukumuzda ise diğer sözleşmelerde mevcut olmayan bazı niteliklere sahiptir. Kamu hukuku ve özel hukuk karakterlerini kapsayan, kendine özgü bir yapısı vardır. Bu kendine özgü yapısından ötürü kamu hukukuna mı yoksa özel hukuk kapsamına mı girdiği tartışma konusudur. Toplu iş sözleşmesi hükümleri iki ayrı kategoriden oluşur.

Bu hükümler; düzenleyici (normatif) ve borç yükleyici hükümlerdir. Normatif hükümler, objektif hukuk kuralları niteliğinde olan hükümlerdir. Hizmet sözleşmesine yönelik düzenlemeler içermektedirler. Bu yüzden uygulanmakta olan iş sözleşmeleri doğrudan ve emredici etkiye sahiptirler. Toplu iş sözleşmelerinin normatif hükümlerine örnek olarak;

  • Sözleşmenin şekli,
  • Sözleşme yapmanın yasak olduğu hükümler,
  • Sözleşme yapılmasının emredildiği hükümler vb. örnek verilebilir.

Düzenleyici hükümler sözleşmenin konusu gibi hususlarla ilgilenmez. Taraflar arasında yapılan toplu iş sözleşmesi, bir hizmet ilişkisi doğurmayacaktır. Bu özellikte toplu iş sözleşmelerini, iş sözleşmelerinden ayıran önemeli bir özelliktir. Toplu iş sözleşmesinin borç yükleyici hükümleri ise, sözleşmede zorunlu tutulan hükümlerden değildir, isteğe bağlıdır. Toplu iş sözleşmesinin karakterini oluşturan normatif hükümlerdir.

Toplu İş Sözleşmesinin Şartları

Toplu iş sözleşmeleri;

  • 1 yıldan kısa süreli olamaz. Ancak istisna olarak faaliyetleri 1 yıldan az süren işlerde uygulanmak üzere 1 yıldan az olabilir.
  • 3 yıldan uzun süreli olamaz.
  • Sözleşmenin imzalanmasından sonra sözleşmenin süresi taraflarca uzatılamaz veya kısaltılamaz.
  • Süresinden önce sona erdirilemez.
  • Yazılı olarak yapılır.
  • Anayasa’ya aykırı hükümler içeremez.
  • Emredici hükümlere aykırı düzenlemeler içeremez.

Toplu İş Sözleşmelerinden Kimler Yararlanabilir?

İşçi tarafında işçi sendikasının, işveren konumunda ise işveren sendikası veya direkt işverenin olduğu iş sözleşmelerine “Toplu iş sözleşmesi” denilmektedir. Toplu iş sözleşmesinin amacı işçilerin toplu hareket etme hakkını sağlayan sendikalar ile işverenlerin haklarını, menfaatlerini korumaktır. Bu koruma belli bir süre çerçevesinde gerçekleşen bir korumadır. İşçi ve işveren için toplu iş sözleşmesi yapma yasal olarak korunan anayasal bir hak niteliğindedir. Toplu iş sözleşmesiyle beraber işverenlere kıyasla daha güçsüz bir konumda bulunan işçiler sendikalar vasıtasıyla toplu hareket ederek daha güçlü olmaktadırlar.

Toplu iş sözleşmesi temel çalışma şartlarını kapsar. Taraflar arasında cereyan eden uyuşmazlıklara çözüm yolları üretir. Toplu iş sözleşmesinden, sözleşmenin yapıldığı işyerindeki sendikaya üye olan işçiler doğrudan yararlanacaktır. İşbu sözleşmeden sözleşmenin imzalandığı tarihte taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihi itibariyle yararlanır. İmza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerini taraf işçi sendikasına bildirdikleri tarih itibariyle yararlanmaya başlar.

Diğer işçiler ise ancak sendikaya dayanışma aidatı ödeyerek yararlanabilir. Üyelik aidatının miktarı kuruluşların genel kurulları tarafından yine kuruluşların tüzüklerinde belirlenen usul ve esaslara uygun şekilde belirlenir. Dayanışma aidatı ise genel kurulca belirlenen üyelik aidatından fazla olmamak üzere sendika tüzüğünde belirlenir. Dayanışma aidatı ile birlikte işçi sendikasının kabulüyle toplu iş sözleşmesinden işyerindeki tüm işçilerde yararlanabilir. Ancak bu yararlanma elbette ki bahse konu sözleşmenin süresiyle sınırlıdır.

Toplu İş Sözleşmesi Yapma Ehliyeti

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, 7 Kasım 2012 tarihinde, 28460 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Toplu iş sözleşmeleri toplu pazarlık maksadıyla; ekonomik dengenin sağlanması amacıyla yapılır. Toplu iş sözleşmeleri işçi ve işverenlere tanınmıştır. Sanılanın aksine yalnızca işçi yararına bir düzenleme değildir. İşçi ve işverenlerin, çalışma koşullarına yönelik düzenlemeler yaparak İş Hukuku’nun önemli bir kısmını oluşturur.

Kanun toplu iş sözleşmesinin yapılabilmesini belli şartlara bağlamıştır. Ehliyet ve yetki kavramları kanunun bağlamış olduğu şartlar arasındadır. Toplu iş sözleşmesi ancak hukuki ehliyet ve yetki sahibi taraflar arasında yapılabilmektedir. Toplu iş sözleşmesi yapma ehliyeti toplu iş sözleşmesine taraf olabilmek demektir. Toplu iş sözleşmesi yapmak için aranan ehliyet ve genel hak ehliyeti birbirine benzemekle beraber farklı kavramlardır.

Toplu iş sözleşmesi ehliyeti; her gerçek kişinin sahip olduğu hak ehliyetinin, toplu iş hukukundaki sınırlı olan karşılığını ifade etmektedir. Toplu iş sözleşmesi işçi sendikası ile işveren sendikası arasında yapılabilir. Bu şarta uyan kişiler haricindeki kişilerin toplu iş sözleşmesi yapabilmesi mümkün değildir.  Toplu iş sözleşmesine taraf olabilmek ya da var olan bir toplu iş sözleşmesine dâhil olabilmek için toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip olmak gerekir. Toplu iş sözleşmesi akdedebilme ehliyeti, yetkiden önce aranır.

  • İşçi Tarafı Bakımından Ehliyet

Bir işçinin toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için tabi tutulan şartlar işverene kıyasla daha zor koşullara tabi tutulmuştur. 2822 sayılı kanun uyarınca toplu iş sözleşmesi yapma ehliyeti, yapılacak sözleşmenin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinin içinde bulunduğu işkolunda kurulu işçi sendikalarına tanınmıştır. Yani işçilerin toplu iş sözleşmesinin tarafı olabilmesi için öncelikle bir işçi sendikası çerçevesinde toplanmış olmaları beklenmektedir. Sendikal olarak örgütlenmemiş işçiler, toplu iş sözleşmesi yapamayacakları gibi aynı zamanda hali hazırda var olan bir sözleşme üzerinde değişiklik de yapamazlar. Bu kapsamda işçiler tarafından oluşturulmuş vakıf veya dernek gibi örgütlenmelerinde toplu iş sözleşmesinin tarafı olamayacağı kabul edilmektedir.

İşçi konfederasyonlarının da yine toplu sözleşme yapmak için ehliyetleri yoktur. STİSK sendikaların işkolu düzeyinde örgütlenmesi esasını benimsemiştir. Dolayısıyla, herhangi bir sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmesi kurulu bulunduğu işkolunda faaliyet gösteren bir iş yeri için mümkün olacaktır. İşçiler çalıştıkları iş yerinin bulunduğu işkolu üzerinden sendikal örgütlenerek toplu iş sözleşmesi yapılmasını sağlayabilirler. Yargıtay’ın kararlarına göre de taraflarca akdedilen ve yürürlüğe giren bir toplu iş sözleşmesinin yapıldığı iş yerinin mevcut işkolu dışında başka bir işkoluna girmesi, toplu iş sözleşmesinin hükümsüz kalması anlamına gelmemektedir.

  • İşveren Tarafı Bakımından Ehliyet

İşveren, toplu iş sözleşmesinin tarafı olabilmesi için işçi tarafı bakımından düzenlenen sınırlamalara tabii değildir. İşverenin her koşulda toplu iş sözleşmesinin tarafı olabileceği kabul edilmiştir. Dolayısıyla her işveren kendi başına toplu iş sözleşmesi yapabilme ehliyetine sahiptir. İşveren toplu iş sözleşmesini kendi eliyle yapabileceği gibi işveren sendikaları yoluyla da yapabilmektedir. Ancak işverenin sendika üyesi olması durumunda toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi işveren sendikasına tanınmıştır.

Bu sebeple sendika üyesi işveren kendi başına toplu iş sözleşmesi görüşmeleri gerçekleştiremez. Ayrıca toplu iş sözleşmesi tarafı olamaz. Yargıtay toplu iş sözleşmesi süreci ile ilgili sendika üyesi işverenlerin dava açma yetkilerinin olmadığını, tek taraflı husumete sahip olmadıklarını, işveren sendikalarının yetkili olduklarını yerleşik içtihatlarında benimsemiştir. 6356 sayılı kanuna göre işveren sendikaları ancak kurulu bulundukları işkolunda iş yeri toplu iş sözleşmesi, grup toplu iş sözleşmesi ile işletme toplu iş sözleşmesi yapabilmektedirler. Sendika üyesi olmayan işverenler ise sadece iş yeri veya işletme toplu iş sözleşmesi yapabilecektir.

Toplu İş Sözleşmesinin Türleri

Toplu iş sözleşmesi üçe ayrılmaktadır. Bunlar;

  • İş Yeri Toplu İş Sözleşmesi: Bir toplu iş sözleşmesi, aynı iş kolunda tek bir iş yerinden oluşuyorsa veya bir işletme tek bir iş yerinden oluşuyorsa, bu durumda iş yeri toplu iş sözleşmesi yapılması gerekmektedir. Bu toplu iş sözleşmesi türü; hukuken işverenin sadece bir tek iş yeri için yapılmaktadır. Yani sadece bir iş yerini kapsayabilir. Örneğin; aynı işverene ait bir tekstil iş yeri bir de gıda sanayi iş yerinin bulunması durumunda bu iş yerleri farklı iş kollarında olduğundan ancak iki farklı iş yeri toplu iş sözleşmesi yapılabilecektir. Toplu iş sözleşmesi yapılabilecek en küçük birimdir. Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda iş yeri tanımı mevcut değildir. Ancak İş Kanunu’nda yer alan iş yeri tanımı yeterli niteliktedir. İlgili kanunca işverenin mal ve hizmet üretimi sağlayabilmesi için maddi veya maddi olmayan unsurlar (emek gibi) ile işçinin birlikte örgütlendiği ve devamlılık niteliğine sahip olan birim; iş yeri olarak tanımlanmaktadır. Yine İş Kanunu’na göre iş yerine bağlı eklentiler, yerler ve araçlarda iş yeri kapsamına dâhil olmaktadırlar.
  • İşletme Toplu İş Sözleşmesi: bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden fazla iş yerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesi sadece işletme düzeyinde yapılabilir. Toplu iş sözleşmesi birden çok işyerini kapsayabilir. Kapsamış olduğu birden çok işyeri eğer aynı işverene aitse işletme düzeyinde toplu iş sözleşmesi yapılması mümkün olacaktır. İşletme toplu iş sözleşmesinde, grup toplu işyeri sözleşmesinden farklı olarak, tarafların anlaşması zorunlu bir unsur değildir. İşletme toplu iş sözleşmesinin varlığının sebebi; aynı işverene ait aynı işkolunda birden fazla iş yerinin olması durumunda her işyeri bakımından ayrı ayrı işyeri toplu iş sözleşmesi yapılamaz. Fakat işverene ait farklı iş kollarında birden fazla iş yerinin olması durumunda aynı iş kolundaki iş yerleri bakımında ayrı ayrı birden fazla işletme toplu iş sözleşmesi yapılabilmektedir. İşletme toplu iş sözleşmesinin gerçekleştirilebilmesinin en önemli şartı işvereni aynı olan, aynı kişiye ait olan ve aynı işkolunda bulunan birden çok iş yerinin olması gerekmektedir. Zaten bu tarz bir durumda işletme toplu iş sözleşmesi dışında yapılabilecek bir sözleşme türü de mevcut değildir. Herhangi bir sendika üyeliği bulunmayan işverenin işletme toplu iş sözleşmesinin tarafı olabilmesi mümkündür. Aynı zamanda işverenin gerçek kişi ya da özel, kamu tüzel kişisi olması da mümkündür.
  • Grup Toplu İş Sözleşmesi: Bu sözleşme türü, tarafların anlaşmalarına bağlı olmakla beraber bir işçi sendikası ve bir işveren sendikası arasında, birden fazla üye işverene ait aynı iş kolunda bulunan iş yerleri ve işletmeler için yapılır. Bu sözleşme türü ile birlikte birden fazla iş yeri için tek bir toplu iş sözleşmesi yapılması mümkün hale gelmiştir. Grup toplu iş sözleşmesi ile iş yeri toplu iş sözleşmesi; nitelik bakımından birbirlerine benzemektedir. Bu sözleşmeden bahsedilebilmesi için mutlaka sözleşmenin işveren tarafından işveren sendikası bulunmalıdır. Grup toplu iş sözleşmeleri ancak tarafların anlaşmaları koşuluna bağlıdır. Taraflar kendi iradeleriyle anlaşmadıkları ve sözleşmeyi yapmayı istemedikleri sürece işbu sözleşme yapılamaz. Grup toplu iş sözleşmesinin yapılabilmesi için aynı iş kolunda birden fazla iş yerinin bulunması, bu aynı iş kolundan işyerlerinin aynı kişiye ait olmaması, işverenlerin aynı işveren sendikasına üye işverenler olması ve işyerlerinin hepsi için aynı sendikadan yetki alınmış olması gerekmektedir. Örneğin farklı işverenlere ait tekstil sektöründe faaliyet gösteren Defacto, Koton, Mavi gibi işyerlerinin aynı sendikaya üye olmaları ve bu sendikanın yetkili sendika olması gerekmektedir. Aynı işkolunda olması gereken bu iş yerlerinin coğrafi olarak hangi bölgede oldukları önemli değildir. Bu sözleşmenin yapılabilmesi için işçi sendikası tarafında gerekli çoğunluğun sağlanmış olması gerekmektedir.
  • Çerçeve Sözleşme: Çerçeve sözleşmelerin toplu iş sözleşmesi türünden olup olmadığı konusunda doktrinde tartışmalar mevcuttur. Bu sebeple bu tür henüz tam olarak uygulanmaya başlamamıştır. Bir diğer ismi işkolu toplu iş sözleşmesidir.

Toplu İş Sözleşmesinin Sona Ermesi

Toplu iş sözleşmelerinin süresi bitmeden sona ermesi mümkün değildir. Toplu iş sözleşmeleri, tarafların karşılıklı anlaşarak belirlediği sürenin sona ermesiyle birlikte kendiliğinden sona erer. Toplu iş sözleşmesinin süresi kural olarak en az 1 en çok 3 yıl olacak şekilde taraflarca belirlenir. Faaliyetleri 1 yıldan az süren işlerde uygulanmak üzere yapılan toplu iş sözleşmesinin süresi 1 yıldan az olabilir. Sözleşmenin hükümsüz olması toplu iş sözleşmesinin sona ermesi sebeplerinden biridir. Yetki belgesi bulunmaksızın yapılan toplu iş sözleşmeleri hükümsüzdür. Bazı durumlar toplu iş sözleşmesini sona erdirmez. Bunlar;

  • Toplu iş sözleşmesine taraf olan sendikanın tüzel kişiliğinin sona ermesi halinde toplu iş sözleşmesi sona ermez.
  • Toplu iş sözleşmesine taraf olan sendikanın faaliyetinin durdurulması halinde toplu iş sözleşmesi sona ermez.
  • İşçi sendikasının yetkiyi kaybetmesi halinde toplu iş sözleşmesi sona ermez.
  • Toplu iş sözleşmesinin uygulandığı işyerlerinde işverenin veya işyerinin girdiği işkolunun değişmesi halinde toplu iş sözleşmesi sona ermez.

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık