Ceza Hukuku

TCK Zamanaşımı

TCK zamanaşımı hususu oldukça önemlidir. Hukuk kuralları kişilere çeşitli haklar tanımaktadır. Kişilere tanınan bu hakların ihmal edilmesi, bu hakların zarar görmesi halinde ise, hukuk kuralları bu ihlallere karşılık çeşitli yaptırımlar öngörmektedir. İhlallere karşı düzenlenmiş bu yaptırımların uygulanabilirliği açısından yine hukuk kuralları tarafından bir takım süreler öngörülmektedir. Bu sürelerin aşılması halinde ise, zamanaşımı olarak ifade edilen hukuki müessese varlığını göstermektedir.

Türk Ceza Hukuku nezdinde zamanaşımının etkisi, devletin işlenmiş olan suç nedeniyle cezalandırma yetkisinin sona ermesi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu yetkinin sona ermesinin nedeni olarak ise, suçun işlenmesinden veya cezanın verilmesinden itibaren belirli bir zamanın geçmesi halinin, devletin dava açmak veya verilmiş cezayı yerine getirmek yönünden menfaatini ortadan kaldırmış olacağı görüşü kabul görmektedir.

Suç işlenmesinden kaynaklanan toplumsal endişe de zamanın geçmesi ile yavaş yavaş azalmakta ve sonrasında da yok olmaktadır. Nitekim bir suçun işlenmesi halinin üzerinden oldukça zaman geçmesi, delillerin elde edilmesi yönünden de zorluklar, hatta bazı hallerde imkânsızlıklar yaratmaktadır. Söz konusu bu nedenler de, ceza hukukunda zamanaşımının kabul edilmesini gerekli kılmıştır.

Türk Ceza Hukukunda dava zamanaşımı ve ceza zamanaşımı olarak iki farklı zamanaşımı türü düzenlenmektedir.

Ceza Hukukunda Dava Zamanaşımı

agir ceza avukati ucreti

Zamanaşımının kabul edilmesi ile kanun koyucu tarafından TCK zamanaşımı süreleri belirlenmiştir. Bu zamanaşımı süreleri belirlenirken ise, suç için öngörülen cezaların ağırlıklarına göre farklı süreler belirlenmektedir. Dava zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bu hesap gerçekleştirilirken bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl ise, resmi takvime göre hesap edilmelidir. Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesinde düzenlenmiş olan dava zamanaşımı başlıklı, sürelere ilişkin hüküm şu şekildedir:

Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;

a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,

b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,

c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,

d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,

e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,

Geçmesiyle düşer.

(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.

(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.

(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.

(5) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.

(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.

(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.

Dava Zamanaşımının Durması Nedir?

Bazı nedenler, zamanaşımı süresinin o ana kadar geçen kısmının korunması, söz konusu neden ortadan kalktıktan sonra, sürenin kaldığı yerden işletmeye devam etmesi sonucunu doğurmaktadır. İşte, bu hal zamanaşımının durması olarak ifade edilmektedir. Ceza zamanaşımının durması ve kesilmesi birbirinden farklı kavramlar olup ceza avukatı tarafından özellikle bakılmalıdır.

Zamanaşımının durduğu halleri şu şekilde ifade edebiliriz:

  • Soruşturma veya kovuşturma esnasında,
  • İzne veya karara ya da başka bir mercide çözülmesi gereken bir sorunun sonucuna bağlı olan durumlarda, izin veya karar alınmasına veya sorunun çözümüne kadar,
  • Kamu davasının açılmasının ertelenmesi halinde ertelenme süresince,
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması üzerine sanığın tabi tutulduğu deneme süresince,
  • Uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaşma girişiminin sonuçsuz kaldığı veya uzlaştırmacının raporunu yetkili mercilere verdiği tarihe kadar,
  • Kaçak olduğuna karar verilen kişi hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar,

zamanaşımı durmaktadır.  TCK zamanaşımı üstte sayılan durumlarda durmaktadır.

Dava Zamanaşımının Kesilmesi Nedir?

Bir takım nedenler ise, o ana kadar geçen sürenin tamamen ortadan kalkması zamanaşımı süresinin yeni baştan işlemeye başlaması sonucunu doğurmaktadır. Bu durum ise, zamanaşımının kesilmesi olarak ifade edilmektedir. Zamanaşımını kesen nedenin ortaya çıkması, kesilme gününden itibaren sürenin yeniden işlemesi sonucunu doğurmaktadır.

Dava zamanaşımını kesen birden fazla neden var ise, zamanaşımı sonuncu nedenden itibaren işlemeye başlayacaktır. Ancak belirtmek gerekir ki, dava zamanaşımı süresi, TCK’nun 66. maddesinde bulunan yazılı sürelere, bu sürelerin yarısının eklenmesi ile bulunan miktardan fazla olamaz.

İştirak halinde işlenen suçlarda, bir suçtan dolayı yapılan ve zamanaşımını kesen işlemler, o suça iştirak etmiş olup da haklarında soruşturma veya kovuşturma başlatılmamış olan kimseler yönünden de zamanaşımını kesecektir.

Dava zamanaşımını kesen nedenler şu şekilde özetlenebilir:

  • Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
  • Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararı verilmesi,
  • Suç ile ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
  • Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesi.

Ceza Hukukunda Ceza Zamanaşımı

Yürürlükteki Ceza Kanunumuz, 1926 tarihli Ceza Kanunundan farklı olarak, zamanaşımına uğrayan cezanın ortadan kalkacağını kabul etmemekte, sadece cezanın yerine getirilemeyeceğini öngörmektedir. Kanunumuz, bazı suçlar yönünden ceza zamanaşımını kabul etmemektedir. Nitekim Ceza Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü kısmında öngörülüp de yurt dışında işlenmiş olan suçlardan dolayı verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmamaktadır.

Ceza zamanaşımı süreleri Türk Ceza Kanunu’nun 68. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:

a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.

b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.

c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.

d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.

e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl

Kanun maddesinde ve yukarıda belirtilen sürelerin geçmesi halinde cezalar infaz edilememektedir.

Kanun koyucu, fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlar yönünden bu sürenin yarısının, on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olanlar yönünden ise üçte ikisinin geçmesiyle cezaların zamanaşımına uğramış olacağını ve infaz edilemeyeceğini öngörmüştür. Belirtmek gerekir ki, hükümde değişik türden cezalara hükmedilmişse, ceza zamanaşımı en ağır cezaya göre belirlenecektir.

Çocuklar açısından ise ceza zamanaşımı süreleri kısaltılmak suretiyle uygulanmaktadır. Şöyle ki; yaş aralığı 12 ile 15 olan hükümlüler hakkında TCK m.68/2 uyarınca suçu işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş ve ancak 15 yaşını doldurmamış olması halinde bu kişiler hakkında ceza zamanaşımı sürelerinin yarısı uygulanacaktır. 15 ile 18 yaş aralığındaki hükümlüler için ise zamanaşımı şu şekilde işletilecektir: TCK m.68/2 uyarınca suçu işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş ve ancak 18 yaşını doldurmamış olması halinde bu kişiler hakkında ceza zamanaşımı sürelerinin üçte ikisi uygulanacaktır.

Ceza zamanaşımı Nasıl Hesaplanır?

TCK zamanaşımı;

  • Hükmün kesinleştiği veya
  • İnfazın herhangi bir şekilde kesintiye uğradığı

günden itibaren işlemeye başlamaktadır. Eğer infazın herhangi bir şekilde kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlıyor ise, bu halde ceza zamanaşımı kalan ceza miktarı esas alınarak hesaplanmaktadır.

Ceza zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.

Zamanaşımına uğramış bir suç nediyle soruşturma veya kovuşturma geçiren kişilerin ceza avukatı ile sürecini yürütmeleri faydalı olacaktır. Zira bu husus uygulamada sıkça gözden kaçırılan bir durumdur.

Başa dön tuşu