Ceza Zamanaşımı – Dava Zamanaşımı (TCK 66 – 68. Madde)

Ceza Zamanaşımı – Dava Zamanaşımı (TCK 66 – 68. Madde)

dava zamanasimi ceza zamanasimi

Ceza zamanaşımı ve dava zamanaşımı süreleri 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Üçüncü Kısım ‘’Yaptırımlar’’ Başlığı altındaki Dördüncü Bölüm ‘’Dava ve Cezanın Düşürülmesi’’ Başlığı altında 66 ve 68. Madde içerisinde düzenlenmiştir. Zamanaşımı, yasada yazılı sürelerin geçmesiyle Devletin cezalandırma hakkını düşüren, kamu davası açılmamışsa açılmasına, açılmışsa takibine, mahkumiyet hükmü verilmişse cezanın infazına engel olan bir haldir (YCGK. 12.11.2002-3-252/388). Diğer bir tanımla zamanaşımı kanunda belirlenen sürelerin geçmesi halinde davanın düşmesine yol açan ve devletin cezalandırma hakkını düşüren bir hukuk kuralıdır. Bunların dışında zamanaşımı süresinin dolması ile daha önceden açılmamış olan dava ya da takip açılmaz ve bir suç hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuşsa infazını engeller. 2 tür zamanaşımı vardır. bunlar:

  • Dava zamanaşımı TCK 66. maddede düzenlenmiştir. Dava zamanaşımı; suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış ya da dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamışsa, devletin cezalandırma hakkından vazgeçmesi ve ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku müessesidir.
  • Ceza zamanaşımı ise TCK 68. maddede düzenlenmiştir. Bu madde kapsamında ceza zamanaşımı; mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden itibaren belli bir sürenin geçmesiyle hükmün infaz edilmesinden vazgeçilmesidir. Dava zamanaşımında devletin cezalandırma hakkı ortadan kalkarken, ceza zamanaşımında hükmedilen cezanın infaz edilmesinden vazgeçilir.

Dava zamanaşımı suçun işlenmesinden itibaren belli bir süre geçtikten sonra dava açılmamış veya açılan dava belirlenen süreler içinde sonuçlandırılmamışsa devletin cezalandırma hakkından vazgeçmesidir. TCK m. 66’da düzenlenen dava zamanaşımı ceza davasının düşmesine yol açan bir usul kuralıdır. Ceza zamanaşımı ise 5237 sayılı TCK’nin 68. Maddesinde düzenlenmiştir. Ceza zamanaşımı; bir suç hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün kesinleştikten sonra kanundaki sürenin geçmesi ile infazdan vazgeçilme halidir. Zamanaşımı süreleri olağan ve olağanüstü zamanaşımı süreleri olarak ikiye ayrılır. Zamanaşımının kesilmesine yol açan sebeplerden birisi somut olayda mevcutsa, şüpheli ya da sanık hakkında uzamış zamanaşımı süreleri uygulanır. TCK m. 66’ya göre olağan zamanaşımı süresi en kısa 8 yıl iken uzamış bir zamanaşımı süresi 12 yıldır. Sonuç olarak dava zamanaşımı devletin cezalandırma hakkını ortadan kaldırırken ceza zamanaşımı cezanın infazından vazgeçilir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda Dava ve Ceza Zamanaşımı konusunu inceleyeceğiz.

ceza zamanasimi suresi
ceza zamanasimi

Dava Zamanaşımı

Kanunda öngörülen, kural olarak suçun işlendiği gün işlemeye başlayan ve kesilme ve durmalara rağmen mahkumiyet hükmü kesinleşmeden tamamlanan ve tamamlanmadan itibaren de kamu davasının hiç açılmamasını veya açılmışsa ortadan kaldırılmasını gerektiren sürelere dava zamanaşımı denir. 2 tür zamanaşımı süresi vardır. Bunlar; Olağan dava zamanaşımı süresi (asli dava zamanaşımı) ve uzamış dava zamanaşımı süresidir. Zamanaşımının kesilmesi sebeplerinden birisi varsa, şüpheli veya sanık hakkında ‘uzamış zamanaşımı süresi’ uygulanır. TCK 66. madde kapsamında, en hafif suçlarda olağan zamanaşımı süresi 8 yıl, aynı suçlara ilişkin uzamış zamanaşımı süresi 12 yıldır.

Suçun işlenip bittiği tarihten itibaren, kanun koyucunun belirlediği muayyen süreler geçince artık soruşturma yapılamıyor, dava açılamıyor ya da açılmış olan bir davaya devam edilemiyorsa “dava zamanaşımından” söz edilir. Zamanaşımı C.Savcısı veya mahkeme tarafından re’sen dikkate alınır. Zamanaşımı kuralının uygulanması için tarafların talebi gerekmediği gibi, tarafların zamanaşımının uygulanmamasını isteme hakları da bulunmamaktadır. Fakat derhal beraat kararı verilmesi gereken hallerde düşme kararı verilemez. Zamanaşımı süresi, o suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı ve sanığın yaşı nazara alınarak belirlenir. Zamanaşımı süresinin belirlenmesinde daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller gözetilir, ancak daha az cezayı gerektiren nitelikli haller gözetilmez.

Dava zamanaşımı süreleri şu şekildedir:

 

Olağan Dava Zamanaşımı Süresi

Olağanüstü Dava Zamanaşımı Süresi

12 Yaşından Büyük ve 18 Yaşından Küçük Kişiler

  

5 yıl ve daha az hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar

4 yıl

6 yıl

5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlar

7 yıl 6 ay

10 yıl 15 ay

20 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar

10 yıl

15 yıl

Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar

12 yıl 6 ay

18 yıl 9 ay

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar

15 yıl

22 yıl

15 Yaşından Büyük ve 18 Yaşından Küçük Kişiler

5 yıl ve daha az hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar

5 yıl 4 ay

7 yıl 12 ay

5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlar

10 yıl

15 yıl

20 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar

13 yıl 4 ay

 

19 yıl 12 ay

Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar

16 yıl 8 ay

 

24 yıl 12 ay

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar

20 yıl

30 yıl

18 Yaşından Büyük Kişiler

5 yıl ve daha az hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar

8 yıl

12 yıl

5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlar

15 yıl

22 yıl 6 ay

20 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar

20 yıl

30 yıl

Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar

25 yıl

37 yıl 6 ay

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar

30 yıl

45 yıl

dava zamanasimi nedir

dava zamanasimi nedir

Dava Zamanaşımına Uğramayan Suçlar

Kanunda öngörülen, kural olarak suçun işlendiği gün işlemeye başlayan ve kesilme ve durmalara rağmen mahkumiyet hükmü kesinleşmeden tamamlanan ve tamamlanmadan itibaren de kamu davasının hiç açılmamasını veya açılmışsa ortadan kaldırılmasını gerektiren sürelere dava zamanaşımı denir. Suçun işlenip bittiği tarihten itibaren, kanun koyucunun belirlediği muayyen süreler geçince artık soruşturma yapılamıyor, dava açılamıyor ya da açılmış olan bir davaya devam edilemiyorsa “dava zamanaşımından” söz edilir. Zamanaşımı C.Savcısı veya mahkeme tarafından re’sen dikkate alınır. Zamanaşımı kuralının uygulanması için tarafların talebi gerekmediği gibi, tarafların zamanaşımının uygulanmamasını isteme hakları da bulunmamaktadır. Fakat derhal beraat kararı verilmesi gereken hallerde düşme kararı verilemez.

Zamanaşımı süresi, o suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı ve sanığın yaşı nazara alınarak belirlenir. Zamanaşımı süresinin belirlenmesinde daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller gözetilir, ancak daha az cezayı gerektiren nitelikli haller gözetilmez. Dava zamanaşımının uygulanmaması için şu şartlar gerekmektedir:

  • TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısımda Düzenlenen Suçlardan olmalıdır.
  • Yukarıdaki şart dışında kanunda öngörülen cezanın ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis, 10 yıldan fazla hapis cezalarını öngörmesi gerekir.
  • Ayrıca bu suçların yurtdışında işlenmesi gerekir.

Bunların dışında şu suçlar hakkında zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

  • Soykırım suçu (TCK m. 76/4)
  • İnsanlığa karşı suçlar (TCK m. 77/4)
  • Soykırım Veya İnsanlığa Karşı Suçları İşlemek İçin Örgüt Kurma Suçu (TCK m. 78/3)
  • Hıyanet cürümler ile maznun ve mahkum olanlar (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu m. 49)

  1. TCK 66. maddenin 7. fıkrasına göre Zamanaşımı hükümlerinin uygulanması için şu üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir.
  • Suçun, TCK’nın İkinci Kitabının Dördüncü kısmında düzenlenmiş olması gerekir.
  • Bu suçun yalnızca TCK’nin İkinci Kitabının dördüncü kısmın da işlenmesi yeterli değildir. Ayrıca bu suçun kanunda öngörülen cezasının; ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis, 10 yıldan fazla hapis cezalarını öngören bir suç olmalıdır.
  • Yukarıda özellikleri açıklanan suçun zamanaşımına tabi olmaması için ayrıca, bu suçların yurt dışında işlenmesi de gerekir.

  1. Bazı suçların düzenlendiği kanun maddelerinde de o suçlarla ilgili zamanaşımının işlemeyeceği kabul edilmiştir.
  • TCK 76/4. maddesi uyarınca, soykırım suçunda,
  • 77/4. maddesi uyarınca insanlığa karşı suçlarda,
  • TCK 78/3. maddesine göre de, soykırım veya insanlığa karşı suçları işlemek için örgüt kurma suçunda zamanaşımı işlemez.

  1. 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 49. maddesine göre “Hıyanet cürümler ile maznun ve mahkum olanlar hakkında müruru zaman yoktur.

dava zamanasimi suresinin durmasi
dava zamanasimi suresinin durmasi

Dava Zamanaşımı Sürelerinin Tespiti

Dava zamanaşımı sürelerinin tespitinde öncelikle dosyadaki mevcut deliller itibariyle failin eyleminin hangi suç olduğu ve hangi kanun maddesine uyduğu belirlenir. Dava zamanaşımı hesabında, belirlenen maddedeki cezanın üst sınırı dikkate alınır.Eyleminin hangi suç olduğu ve hangi kanun maddesine uyduğu belirlendikten sonra kanunda o suç için belirlenen cezanın üst sınırı dikkate alınarak ayrı ayrı belirlenir (TCK 66/4 madde). Önce cezanın üst sınırı bulunur, cezanın üst sınırına göre TCK 66/1. madde kapsamında zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı tespit edilir. Suçun kanundaki cezasının üst sınırı belli değilse, TCK 49. maddeye göre, süreli hapis cezalarında üst sınır en fazla 20 yıl olarak kabul edilir.

Ancak dosyadaki bilgi ve belgeler suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haline uyuyorsa, o durumda zamanaşımı süresi ona göre belirlenir. (TCK’nin 66/3. maddesi). Daha hafif cezayı gerektiren nitelikli hallerin zamanaşımı hesabında gözetilmemesi gerekir. Zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında yaş küçüklüğü nedeniyle yapılan indirim, zincirleme suç nedeniyle yapılan artırım, takdiri indirim nedeniyle yapılan indirim, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirim, olası kast nedeniyle indirim, bilinçli taksir nedeniyle artırım, teşebbüs nedeniyle yapılan indirim dikkate alınmaz.

Örnek vermek gerekirse; ‘’Savcılık iddianameyi suçu daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halinden düzenlemiş ve mahkeme tarafından değerlendirme yapılırken suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin de işlenmiş olabileceği değerlendiriliyorsa, dava zamanaşımı süresi suçun nitelikli hali dikkate alınarak tespit edilir.(TCK 66/3. madde). Örneğin, TCK 96’ye göre eziyet suçunun temel şeklinde dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Soruşturma veya kovuşturma sırasında üstsoy veya altsoy, babalık veya analığa ya da eşe karşı işlendiğine ilişkin deliller ortaya çıkarsa, TCK 96/2 b uyarınca suçun üst sınırı 8 yıl olduğundan dava zamanaşımı süresi de 15 yıl olacaktır.’’

Aynı fiilden dolayı tekrar yargılama yapılması gerekiyorsa, dava zamanaşımı süresi, yeniden belirlenen suç vasfına göre hesaplanır (TCK 66/5 madde). Aynı fiilden dolayı tekrar yargılama yapılması, olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi veya kanun yararına bozma hallerinde söz konusu olur.

Dava Zamanaşımı Süreleri Ne Zaman Başlar

Zamanaşımı sürelerinin ne zaman başladığı TCK’nin 66/6. maddesinde düzenlenmiştir. Sürelerin başlangıcı şu şekildedir;

  • Tamamlanmış suçlarda, dava zamanaşımı süresi suçun işlendiği günde başlar.
  • Şarta bağlı suçlarda, şartın meydana geldiği gün suç tamamlanmış sayılır.
  • Şekli suçlarda, şekli hareketin yapıldığı an suç tamamlanmış olur.
  • Teşebbüs halinde kalan suçlarda, son icrai hareketin yapıldığı gün, suçun işleniş tarihidir.
  • Mütemadi suçlarda suçun işleniş tarihi, dolayısıyla zamanaşımı süresinin başlangıç günü, temadinin sona erdiği gündür.
  • Müteselsil suçlarda, zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi, teselsülün sona erdiği gündür.
  • İştirak halinde işlenen suçlarda, suç bir kişi tarafından ayrı ayrı işleniyormuş gibi bakılıp, değişik faillerin eylemlerini, ortaklardan her bir failin kendisi yapıyormuş gibi düşünerek sonuca varılmalıdır.
  • İnsan öldürme gibi, hareketin neticeden ayrıldığı hallerde zamanaşımı süresi, hareketin yapıldığı tarihten değil, neticenin gerçekleştiği tarihten itibaren başlar.

5237 sayılı TCK, 765 sayılı TCK’de olmayan beş hususu zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak düzenlemiştir. Bunlar, suçun işlendiği tarihten farklı zamanları zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak öngören, bir anlamda kuraldan ayrılan düzenlemelerdir. Bunları kanun koyucu, değişik düşüncelerle bu şekilde düzenlemiştir. Bunlar;

  • Çocuklara karşı üst soy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda zamanaşımı süresi, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği gün den itibaren işlemeye başlar.(TCK m. 66/6)
  • İftira suçundan dolayı zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten itibaren başlar.(TCK m. 267/8)
  • Birden çok evlilik, hileli evlenme ve birden çok tören başlıklı Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçlardan dolayı zamanaşımı, evlenmenin iptali kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.”(TCK m. 230/4)
  • Yoklama kaçağı, bakaya, saklı ve firar fiilleri hakkında dava müruru zamanı, bütün askeri mükellefiyetlerin veya bizzat girmiş oldukları taahhüdün bitmesin den itibaren işlemeğe başlar. (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu m. 49)

Dava Zamanaşımı Süresinin Kesilmesi

Ceza kanunda dava zamanaşımı süresinin kesilmesi; işleyen zamanaşımı süresinin adli makamlar tarafından kanunda sayılan işlemler nedeniyle kesilmesini, zamanaşımı süresinin kesildiği gün tüm olağan zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başlamasını ifade eder (TCK 67/3 madde). Dava zamanaşımı süresinin kesilmesi durumunda, dava zamanaşımı süresi ilgili suç için kanunda öngörülen dava zamanaşımı sürenin en fazla yarısına kadar uzar. (TCK 67/4 madde).

Örneğin, dava zamanaşımı süresi, hakaret suçu, tehdit suçu, mala zarar verme gibi suçlarda 8 yıldır. Bu suçlar 03.06.2019 tarihinde işlenmesine rağmen şüpheli 03.06.2020 tarihinde sorguya çekilirse, sorguya çekildiği 03.06.2020 tarihinden itibaren zamanaşımı süresi kesilir. Aynı gün 8 yıllık süre tekrar işlemeye başlar. Bu durumda verilen örnekte zamanaşımı süresi 9 yıl olacaktır. Bu suçlarda, bu şekilde zamanaşımı süresi en fazla 12 yıla kadar uzayabilir.

Zamanaşımının kesilmesi, bir işlem ile önceki işleyen zamanaşımı süresi tamamen ortadan kalkıyor, sıfırlanıyor, yanıyor ve işlemden sonra süre tekrar sıfırdan başlıyor ise, bu durumda söz konusu olan, zamanaşımı engelidir. Dava zamanaşımını kesilmesine birden fazla sebep varsa, her kesme sebebi ayrı ayrı zamanaşımını keser, en son kesme sebebinden sonra zamanaşımı yeniden ve baştan itibaren işlemeye başlar. Dava zamanaşımı sürelerinin kesilmesi halinde düşme kararı için dikkate alınacak süreler olağan zamanaşımı süreleri değil, olağanüstü zamanaşımı süreleridir.

Dava Zamanaşımı Süresinin Kesilme Nedenleri

5237 sayılı TCK’ya göre zamanaşımını kesen sebepler şunlardır:

  • Şüpheli veya Sanıklardan Birinin, Savcı Huzurunda İfadesinin Alınması veya Mahkemece Sorguya Çekilmesi:

Bu kesme nedeninin uygulanması için, ifadenin C. Savcısı veya hakim tarafından alınmış olması gerekir. Kolluk ifadesi ile muhakkiklerce müfettişlerce alınan ifade buraya dahil değildir. Şüpheli veya sanıklardan birisinin ifadesinin alınması veya sorgusunun yapılmasının zamanaşımını keseceği belirtilerek, bir şüpheli veya san hakkındaki ifade alma ve sorgusunun yapılmasının diğer suç ortakları yönünden de, zamanaşımım keseceği, kesmenin sirayet eder. Mahkeme huzurundaki zamanaşımını kesen sorgu, sanığın savunmasının ilk alındığı sorgudur. Tekrar dinlenmesi durumunda zamanaşımı kesilmez. Ek savunma nedeniyle sanığın dinlenmesi durumunda da, sanığın Yargıtay bozmasından sonra tekrar dinlenmesi durumunda da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra dosyanın tekrar ele alınmasında sanığın beyanının alınması durumunda zamanaşımı kesilmez.

İfade Alma İşlemi: CMK’ya göre ifade alma işlemi kolluk veya savcılık tarafından yapılabilir (CMK 1/g maddesi). Kolluk tarafından alınan ifade, dava zamanaşımının kesmez. Sadece savcılık tarafından şüphelilerden herhangi birinin ifadesinin alınması işlemi dava zamanaşımı süresinin keser. Savcı olay ile ilgili şüphelinin ifadesine bir kez aldıktan sonra, aldığı diğer ek ifadeler dava zamanaşımı süresini kesmez.

Sorguya Çekilme İşlemi: Sorgu, şüpheli veya sanığın hakim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesi anlamına gelir (CMK 1/h. maddesi). Aynı fiil nedeniyle suçlanan şüpheli veya sanıklardan herhangi birinin sorguya çekilmesi dava zamanaşımı süresinin kesilmesine neden olur.

  • Şüpheli veya Sanıklardan Biri Hakkında Tutuklama Kararının Verilmesi

Tutuklama kararını, CMK 101.maddesi gereğince Sulh Ceza Hakimi veya mahkeme verir. Tutuklama kararının verildiği gün, zamanaşımı süresi kesilir. Aynı suçu birden fazla kimse iştirak halinde işlemiş iseler, birisi hak kında yukarıdaki şekilde verilen bir tutuklama kararı, suça iştirak etmiş şüpheli veya sanıklardan her birisi için zamanaşımını kesecektir. Tutuklama Kararı Verilmesi: Şüpheli veya sanıklardan herhangi biri hakkında tutuklama kararı verilmesi dava zamanaşımı süresini keser. Tutuklama kararı CMK 100. maddesi gereği yüze karşı veya CMK 248/5. madde gereği şüpheli veya sanığın yokluğunda verilebilir. İster yüze karşı isterse sanığın yokluğunda verilen tutuklama kararı olsun dava zamanaşımı süresini keser. Uygulamada şüphelilerin yokluğunda CMK 98. madde gereği sulh ceza hakimlikleri tarafından ‘tutuklamaya yönelik yakalama kararı’ verilmektedir. Tutuklamaya yönelik yakalama kararı dava zamanaşımı süresini kesmez. Her ne şekilde çıkarılmış olursa olsun yakalama kararları, gözaltı kararı, zorla getirme kararı, çağrı kağıtları dava zamanaşımı süresini kesmez.

  • Suçla İlgili Olarak İddianame Düzenlenmesi

Burada savcı tarafından iddianamenin düzenlenmesi ve mahkemeye verilmesi yeterlidir. Yine burada önemli olan suçla ilgili iddianame düzenlenmesidir. Bazı sanıklar hakkında iddianame belli nedenlerle düzenlenemese bile suçla ilgili iddianame düzenlendiğinde, o suça katılan herkes hakkında zamanaşımı kesilecektir.

  • Sanıklardan Bir Kısmı Hakkında da Olsa, Mahkumiyet Kararı Verilmesi

Burada sözü edilen yalnızca mahkumiyet kararının verilmesidir. Yoksa kararın kesinleşmesi önemli değildir. Mahkumiyet kararının, yüze karşı veya yoklukta verilmesinin önemi yoktur. Bir suçla ilgili verilen sadece ilk mahkumiyet kararı değil, her mahkumiyet kararı zamanaşımını kesecektir. O halde, sanıkların iştirak halinde işledikleri iddiasıyla yargılandıkları davada, bir kısım sanıklarla ilgili mahkumiyet, bir kısım sanıklarla ilgili de beraat karar verildiğinde, bu mahkumiyet kararı, hakkında beraat, düşme, ceza verilmesine yer olmadığına kararları verilen sanıklar hakkında da zamanaşımını kesecektir. Yargıtay da aynı görüştedir.

Dava Zamanaşımı Süresinin Kesilmesinin Sonuçları

Zamanaşımı süresinin kesilmesinin en önemli etkisi, dava zamanaşımı kesildiğinde işlemiş olan tüm süre ortadan kalkar, yanar sıfırdan işlemeye başlar. Kesildiği gün, aynı zamanda, zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı gündür.Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin gerçekleşmesi halin de zamanaşımı süresi her bir kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren, yeniden işlemeye başlar. Müteaddit kesilme halinde, zamanaşımı süresi, ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (olağanüstü zamanaşımı süresi).  Zamanaşımını kesen iki neden arasında, asli zamanaşımı süresi kadar bir süre geçmişse, bu durumda da zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmelidir. Örnek vermek gerekirse:

Sanık A. B.’yi 5237 sayılı TCK. 86/2. maddede belirlenen şekilde yaralıyor.

  • Suç tarihi 2 Haziran 2005.
  • Savcısı huzurunda dinlenme tarihi 3 Haziran 2005.
  • İddianame tarihi 1 Temmuz 2005.
  • Sanığın savunma tarihi 15 Ağustos 2005.
  • Sanık hakkında mahkûmiyetin kurulma tarihi 15 Kasım 2009.

Öncelikle TCK 86.maddede öngörülen cezanın süresine göre aynı yasanın 66/1 maddesi uyarınca zamanaşımı süresi 8 yıldır. Olağan zamanaşımı son kesme nedeninin gerçekleştiği günden başlayarak 8 yıldır. Bu durumda olağan zamanaşımı süresi 15 Kasım 2017 de dolar. 16 Kasım 2017 tarihinde artık zamanaşımı nedeniyle dava düşecektir. Olağanüstü zamanaşımı süresi ise suç tarihiden itibaren zamanaşımı süresinin (8 yıl) yarısının (4 yıl) ilavesiyle bulunacak zamandır. Bu sürede 12 yıldır. Suç tarihinden itibaren 12 yıl eklerse 2 Haziran 2017’de bu suç zamanaşımına uğrar. Bu durumda olağanüstü zamanaşımına uğrama tarihi, daha önce olduğu için bu tarih uygulanacak ve dava zamanaşımına uğraması nedeniyle 3 Haziran 2017 tarihinde kamu davası düşürülecektir.

Dava Zamanaşımı Süresinin Durması

Suçun işlenmesiyle başlayan zamanaşımı, belli sebeplerden birisinin varlığı halinde, işlediği ana kadar olan zaman geçerli olmak üzere, durur. Bu engel ortadan kaldırılıncaya kadar zamanaşımı süresinin işlememesini ifade eder. Durma kararı, süresiz bir şekilde zamanaşımının olduğu yerde durması, işlememesi sonucunu doğurur. Dava zamanaşımının durması hükümleri TCK 67/1. madde düzenlenmiştir. TCK’nin 67.maddesi, zamanaşımı süresini durduran 4 hal saymıştır. Aradan ne kadar süre geçerse geçsin, bu sebep gerçekleşmeden yeniden işlemeye başlamaz. Ancak söz konusu sebep gerçekleşince, önceki işleyen sürenin üzerine, kaldığı yerden devam eder.

  • İzin

Bazı hallerde soruşturma yapılması ve kamu davasının açılıp kovuşturma yapılması, bir merciden izin alınmasına bağlı olabilir. Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının izne bağlı olduğu haller şunlardır:

  • 5237 sayılı TCK’nın 299.maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanına hakaret suçu
  • 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılamaları Hakkında Kanuna tabi kişiler hakkındaki eylemler
  • 5237 sayılı TCK’nın 301.maddesinde düzenlenen Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama suçu
  • 5237 sayılı TCK’nın 305.maddesinde düzenlenen Temel milli yararlara karşı hareket suçu
  • 5237 sayılı TCK’nın 306.maddesinde düzenlenen Yabancı Devlet aleyhine asker toplama suçu
  • Hakim ve Savcıların görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlar
  • Noterlerin görevleri nedeniyle ilgili işledikleri suçlar
  • Avukatların görevleri nedeniyle işledikleri suçlar
  • En üst dereceli kolluk amirlerinin görevleri nedeniyle işledikleri suçlar
  • Karar

Bazı hallerde de, soruşturma veya kovuşturma yapılması karar merciinden alınmasına bağlıdır. Bunlar;

  • Milletvekilleri ile ilgili zamanaşımının durması,
  • Üniversite görevlileri hakkında zamanaşımının durması.
  • Ön Mesele

Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının veya eylemin suç olup olmaması diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı olduğu durumlarda, meselenin çözümüne kadar zamanaşımı durur.

  • Kaçaklık Durumu

CMK’nin 247.maddesine göre kaçaklık kararını, mahkeme verir. Mahkemenin verdiği kaçaklık kararından, bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur, işlemez.

  • Diğer Kanunların Zamanaşımının Durması Sebebi Olarak Gösterdiği Haller
  • Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu bakımından geri bırakma kararı
  • Uzlaşma ile zamanaşımının durması
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile zamanaşımının durması
  • Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile zamanaşımının durması
  • Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmada zamanaşımı süresinin

Dava Zamanaşımı Süresinin Durmasının Sonuçları

Zamanaşımı süresi, durduğu zamana kadar geçmiş olan süre olduğu yerde bekler. Durma nedeninin var olduğu sürece, zamanaşımı işlemez. Durma hali ortadan kalktığı andan itibaren, durduğu, kaldığı yerden itibaren işlemeye devam eder. Örneğin Cumhurbaşkanının 01.01.2013 tarihinde hakaret eden bir kimse hakkında, 01.01.2014 tarihinde izin verilmesi için Adalet Bakanına müracaat edilince bu tarihte zamanaşımı durur. 01.01.2015 tarihinde, Adalet Bakanlığından verilen iznin kesinleştiğinde kaldığı yerden devam eder. 1 yıl işlemiş olan zamanaşımı, bu 1 yılın üzerine olmak üzere, kaldığı yerden yeniden işlemeye başlar.

Soruşturma aşamasında zamanaşımı gerçekleşmişse, savcı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir, münhasıran müsadereye tabi eşya var ise, mahkemeden bunların müsaderesini ister. Kovuşturma aşamasında zamanaşımı gerçekleşirse, mahkeme derhal beraat kararı verilmesi gereken haller (eylemin suç oluşturmaması veya suç olmaktan çıkarılması vb. gibi) dışında, davaya devam edemez. Zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermesi gerekir. Ancak münhasıran müsadereye tabi bir eşya varsa, bunların taşınmasının ve bulundurulmasının suç olduğu eşyalardan olup olmadığına yönelik incelemelerini yaparak, daha sonra düşme ve müsadere veya iade kararı verir. Ayrıca zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiğinde, yargılama gideri kamu üzerinde bırakılmalıdır.

Zamanaşımının Durması ve Kesilmesi Arasındaki Farklar

Zamanaşımının Kesilmesi

Zamanaşımının Durması

Nedenler sınırlı sayıdadır.

Nedenler sınırlı sayıda değildir.

İştirak halinde suç işleyen faillere sirayet eder.

Sebepler bireyseldir, iştirak halinde işlenmesinin diğer faillere bir etkisi yoktur.

Neden gerçekleşince zamanaşımı süresi sıfırdan tekrar başlar.

Neden gerçekleşince sebep kalktıktan sonra süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Kesme nedeni birden fazla ise bir üst zaman sınırı bulunmaktadır.

Durma nedeni birden fazla ise üst zaman sınırı bulunmamaktadır.

ceza zamanasimi gider

ceza zamanasimi gider

Ceza Zamanaşımı Nedir?

Ceza zamanaşımı, kesinleşen mahkumiyet kararının belli bir süre içinde infaz edilememesi halinde, hükümlü hakkında mahkumiyet hükmünün infazından vazgeçilmesidir. Ceza zamanaşımı, sadece infazı ortadan kaldıran bir düzenlemedir. Mahkumiyet hükmünün infazından vazgeçilmesi dışında, cezanın diğer tüm hukuki sonuçları devam eder. Örneğin, belli suçların işlenmesi halinde memuriyet giriş şartları, adli sicil kaydının silinmesi şartları, memnu hakların iadesi şartları vb. gibi cezaya bağlı sonuçlar varlığını devam ettirir.

Ceza zamanaşımı sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi üzerine mahkeme tarafından verilen cezanın infazının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 68. maddesinde yazan süreler içinde gerçekleştirilmesi gerekir. Suç hakkında verilen mahkumiyet kararı ceza zamanaşımına uğramışsa o cezanın infaz edilebilmesi kanunen mümkün olmayacaktır. Bu sebeple mahkeme tarafından verilen ceza kesinleştikten sonra ceza zamanaşımına uğramadan önce infaz edilmelidir. Ceza zamanaşımı süresi dolduğunda, devletin artık o cezayı infaz yetkisi ortadan kalkar. Hiçbir organ, artık o cezayı infaz edemez. Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar.

Ceza zamanaşımı, infaz engelidir, infaz ilişkisini sona erdirmektedir Öngörülen sürelerin geçmesiyle devletin infaz yetki ve yükümlülüğü sona ermektedir. Uzun yıllar geçtiği halde infaz edilemeyen mahkumiyet kararlarının infazından amaçlanan sosyal yararın gerçekleşmeyebileceği, cezanın unutulmuş olduğu ve failin kişiliğinin değişebileceği gibi düşüncelerle kabul edilmiştir.Ceza zamanaşımı süresi, belli koşulların bulunması halinde kesilir. Kesilme tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlar. Ceza zamanaşımı süresinin kesilmesi, TCK 71. maddede düzenlenmiştir. Ceza zamanaşımı süresi haller:

  • Mahkumiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre tebligat yapılması ceza zamanaşımı süresini keser.
  • Hükümlünün cezanın infazı için yakalanması
  • Hükümlünün önceki suçtan dolayı mahkum olduktan sonra, üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi.

Ceza Zamanaşımı Süreleri

 

Olağan Dava Zamanaşımı Süreleri
12 Yaşından Büyük ve 18 Yaşından Küçük Kişiler

 

5 yıl ve daha az hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar

5 yıl

5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlar

10 yıl

20 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar

12 yıl

Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar

15 yıl
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar

20 yıl

15 Yaşından Büyük ve 18 Yaşından Küçük Kişiler

5 yıl ve daha az hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar

6 yıl 8 ay

5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlar

13 yıl 4 ay

20 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar

16 yıl

Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar

20 yıl

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar

26 yıl 8 ay

18 Yaşından Büyük Kişiler

5 yıl ve daha az hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar

10 yıl

5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlar

20 yıl

20 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar

24 yıl
Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar

30 yıl

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar

40 yıl

ceza zamanasimi tck 68
ceza zamanasimi

Ceza Zamanaşımı Süresinin Kesilmesi Zamanaşımına Uğramayan Cezalar

Kural olarak Türk Ceza Sisteminde yer alan tüm cezalar, zamanaşımına uğrar. Bu kural, TCK için geçerli olduğu gibi, özel ceza yasaları için de geçerlidir. Kanunumuz dava zamanaşımındaki düzenlemeye (5237 sayılı yasanın 66/7.maddesine) paralel olarak TCK’nin 68/3.maddesinde düzenleme yapmıştır. Bu düzenleme 66/7 düzenlemesinin aynıdır. Bu düzenlemeye göre, “Bu Kanunun ikinci kitabının dördüncü kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.”

Ceza zamanaşımı süresi, belli koşulların bulunması halinde kesilir. Kesilme tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlar. Ceza zamanaşımı süresinin kesilmesi, TCK 71. maddede düzenlenmiştir. Ceza zamanaşımı süresi haller:

  • Mahkumiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre tebligat yapılması ceza zamanaşımı süresini keser.
  • Hükümlünün cezanın infazı için yakalanması
  • Hükümlünün önceki suçtan dolayı mahkum olduktan sonra, üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi.

Dava ve Ceza Zamanaşımı Yargıtay Kararları

Ceza zamanaşımı ve dava zamanaşımı hakkında emsal kararı Yargıtay’ın sitesi (https://www.yargitay.gov.tr/ ) bulabilirsiniz.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/3475 E. 2020/879 K. Ve 05.02.2020 Tarihli Kararı

  • Dava Zamanaşımı
  • Ceza Kanunu 66. Madde

Suç tarihinden itibaren başlayan dava zamanaşımı süresinin iddianamenin düzenlenmesi, sanığın sorgusunun yapılması ve mahkumiyet kararı verilmesi ile kesildiği, 5237 sayılı TCK’nin 67/3. ve 4. maddeleri uyarınca, dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlayacağı, dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresinin son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayacağı ve kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı, bu durumda zamanaşımı süresinin en son 10.03.2015 tarihinde verilen mahkumiyet kararı ile kesildiği, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e. maddesinde belirlenen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı ve dava zamanaşımı süresinin hüküm tarihi itibariyle dolmadığı gözetilmeksizin 8 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleştiği kabul edilerek düşme hükmü kurulması,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


Ceza Genel Kurulu 27.03.2018, 2016/20-1096-2018/123

  • Dava Zamanaşımı
  • Ceza Kanunu 66. Madde

… sanığa atılı bozulmuş gıda ticareti yapma suçunun yaptırımı, 5327 sayılı TCK’nin 186/1. maddesinde bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası olup, TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca bu suç sekiz yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabidir.

Daha ağır başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 15.12.2007 ve öncesinde gerçekleştirilen eylemlerle ilgili olarak, zamanaşımını kesen en son istemin 09.03.2009 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu, anılan tarihten sonra zamanaşımını kesen veya durduran hiçbir sebebin gerçekleşmediği gözetildiğinde, TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen sekiz yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, Ceza Genel Kurulunun inceleme tarihinden önce 09.03.2017 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır.


Ceza Genel Kurulu.03.2018, 2015/4-87-2018/83

  • Dava Zamanaşımı
  • Ceza Kanunu 66. Madde

Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 22.11.2010 tarihinde gerçekleştirildiği iddia edilen eylemle ilgili olarak, sanık hakkında dava zamanaşımını kesen son işlem, 21.02.2012 tarihli mahkumiyet hükmü olup, bu tarihten sonra dava zamanaşımını kesen veya durduran başkaca işlem bulunmadığı gözetildiğinde, 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımı süresi, Ceza Genel Kurulunun inceleme tarihinden önce 21.06.2017 tarihinde dolmuş bulunmaktadır.


Yargıtay 13.Ceza Dairesi. 1.2.2012, 2011/16131-2012/1845

  • Ceza Davası Zamanaşımı
  • Ceza Kanunu 68. Madde

Sanık hakkındaki cezanın S.. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/1998 tarihli e 1998/17 müteferrik sayılı içtima kararı kapsamında bulunduğu ve 12/11/2001 hinde infazına başlanıp halen infazın devam ettiği cihetle, ceza zamanaşımı kesildiği gözetilmeden yazılı şekilde cezanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden.. BOZULMASINA

1 yorum

  1. Bilal savcı 26 Haziran 2024 9:18 PM

    Merhaba. 2016 Kasım ayında olayı geçen bir davada (ilk) ifademi 2024 Şubat da kolluk kuvvetlerine davet üzerine verdim. 8 yıl geçtiği için hiç bir şey hiç bir şekilde hatırlamıyorum. IBAN a para gönderme den bahsettiler. Bunun bir zaman aşımı olmalı . Hatırlamadığım bir olayda nasıl kendimi savunabilirim ?

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık