Kambiyo Senetleri (Bono-Poliçe-Çek)

Kambiyo Senetleri (Bono-Poliçe-Çek)

kambiyo senetleri bono police cek

Kambiyo senetleri, ticaret hukukunda, kıymetli evrakın bir alt türü olarak incelenen hak doğurucu niteliğe sahip senetlere denir. Bu tanıma giren her senet kıymetli evraktır. Diğer bir deyişle senet olmaksızın kıymetli evrakın içerdiği hak ileri sürülemez ve başkalarına devredilemez. Kambiyo senetleri kıymetli evrak niteliğinde olup, Ticaret Kanunun’ da poliçe, bono ve çek bu mahiyettedir. Kanunda kambiyo senetlerinin tanımı yapılmamakla birlikte, bu tür senetlerde bulunması zorunlu şekil şartları ve ortak özellikleri belirlenmiştir. Kambiyo senetleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 670 ile 823.maddeleri arasında düzenlenmiştir. Üç çeşit kambiyo senedi vardır. Bunlar;

  • Poliçe,
  • Bono
  • Çektir.

Uygulamada en yaygın olarak kullanılan kambiyo senetleri bono ve çektir. Fakat kanunda poliçe detaylı olarak düzenlenmiş ve bonoda poliçe hükümlerine sıklıkla atıf yapılmıştır. Çek ise TTK’nin yanı sıra Çek Kanunu’nda detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre; kıymetli evrak öyle bir senettir ki, bunların içindeki hak senetten ayrı olarak ileri sürülemeyeceği gibi bu hak başkalarına da devredilemez.

kambiyo senetleri nedir
kambiyo senetleri nedir

Kambiyo Senetlerinin Ortak Özellikleri

Kambiyo senetleri kanunumuzda bono, poliçe ve çek olarak sayılmakta olup ortak özellikleri şu şekildedir:

  • Bir Miktar Paranın Ödenmesi Borcunu İçerirler: Kambiyo senetlerinin içerdiği hak “bir miktar paranın ödenmesi” borcunu içerir. Senetteki hak, bir malın teslimi veya ortaklık hukukundan doğan bir hak olamaz.
  • Kambiyo Senetleri İbraz Senetleridir: Kambiyo senetlerinde hak senette yer aldığından hakkın ileri sürülebilmesi için senedin ibrazı; devri için ise senet üzerinde zilyetliğin devri zorunludur. Bir başka deyişle, hakkın talep edilebilmesi için mutlaka senedin ibrazı, hakkın devredilebilmesi için ise, mutlaka senedin teslim edilmesi zorunludur.
  • Tedavül Kabiliyetleri Bulunur: Bu özellik kambiyo senetlerinin önemli bir özelliği olan tedavül yani el değiştirme özelliğini vurgulamaktadır. Kıymetli evraktaki hak ile senet arasındaki sıkı ilişki bunların birlikte tedavülünü zorunlu kılmaktadır.
  • İlletten mücerrettirler (Soyutluk İlkesi): Bu ilkeye göre, senette yer alan hak ile bu hakkın oluşmasına neden olan temel borç ilişkisi arasında herhangi bir bağlılık yoktur. Kambiyo senedi bir defa düzenlendikten sonra doğumuna neden olan ilişkideki aksaklık veya bozukluk kambiyo senedinin geçerliliğine etkili olamaz.
  • Sıkı Şekil Şartlarına Tabidirler: Kambiyo senetlerinde şekil, senedin geçerlilik koşuludur. Kambiyo senetlerinin ihdası, devri, zayi vb. bazı halleri özellikle şekil şartlarına tabi olup bu işlemler şekil şartına uygun yapılmadığı takdirde ya senet hüküm ifade etmez ya da istenilen sonucu doğurmaz.
  • Kanunen Emre Yazılı Senetlerdir: Bu özellik kambiyo senetlerini tedavül özelliğini diğer senetlere oranla önemli ölçüde artırmıştır. Kambiyo senetlerinden çekler nama ve emre ve hamiline düzenlenebilir. Buna karşılık poliçe ve bono nama ve emre yazılı düzenlenebilir. Hamiline düzenlenemezler.
  • İmzaların Bağımsızlığı İlkesi Geçerlidir: Bu ilke kambiyo senetlerinin, borçlanma yeteneği olmayan imzaları, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya asili bağlamayan vekaleten atılan imzaları içermesi halinde, bu geçersizliklerin diğer imzaların geçerliliğini etkilememesine denir. Bir diğer ifade ile, geçerli olan imza sahibi, geçersiz imzaları ileri sürerek kambiyo senedinin geçerli olmadığı yolunda bir itirazı ileri sürmek suretiyle sorumluluktan ve borcu ödemekten kurtulamaz.
  • Kamu Güvenine Mazhardırlar: Kambiyo senetleri hakkın senetteki yazıya uygun şekilde varlığının kabul edildiği senetlerdir. Nitekim hamil senedi kendisine ciro eden cirantanın sahip olduğu hakları değil, sadece senette yazılı olan hakları kazanır.
  • Uluslararası Nitelikte Senetlerdir: Kambiyo senedi hukukunda senedi düzenleyen, ciro eden veya aval veren kimse belirsiz sayıda alacaklıya ve her hamile karşı taahhüt altına girmiş olur. Kambiyo senetleri, tedavül özelliğinden dolayı hızlı ve çok hızlı sayıda el değiştirirler. Bu özelliği nedeniyle düzenlendiği ülke dışında da işlem görebilirler.
  • Takibi Özel Hükümlere Tabidir: Kambiyo senetlerinin takibi, İcra ve İflas Kanununda özel hükümlere tabidir. (İİK m.167-176/a)

Kambiyo Senetlerinde Ehliyet

Kambiyo senedi düzenlemede ehliyet konusu genel hükümlere tabidir. Buna göre, medeni hakları kullanma ehliyetine yani fiil ehliyetine sahip olan her gerçek kişi ile tüzel kişilik yetkili organları veya temsilcileri vasıtası ile kambiyo senedi düzenleyebilirler. Kambiyo senetlerinde ehliyetsizlik re ’sen dikkate alınır. Ehliyet eksikliği süresiz şikâyete konu olur ve icra mahkemesinde ileri sürülebilir. Ehliyetsizliğe karşı iyi niyet iddiasında bulunmak mümkün değildir.

Ehliyetin bulunmadığı iddiasında olan bu iddiasını ispat etmelidir. Ehliyet, kambiyo işleminin yapıldığı anda mevcut olmalıdır. Kambiyo işlemi ile senedin teslimi farklı zamanda gerçekleşmiş ise, senedin teslim anında kişinin ehliyetli olması gerekir. Örneğin, reşit olmadan bono düzenleyen kimse senedi reşit olduktan sonra lehtara teslim etmesi halinde ehliyetin varlığı kabul edilir.

Tüzel kişilerde fiil ehliyetinin kazanılması TMK m.49’da; “Tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar.” Şeklinde hükme bağlanmıştır. Öyleyse ticaret şirketlerinin ticaret siciline kaydedildikten sonra kambiyo taahhüdünde bulunmaları mümkündür.

kambiyo senetleri nelerdir
kambiyo senetleri nelerdir

Kambiyo Senetlerinde İmza

Kambiyo senetlerinde atılacak imzaların nasıl olması gerektiği TTK m.756’da düzenlenmektedir. Bu maddeye göre;

TTK 756. Madde

(1) Poliçe üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi gerekir.

(2) El ile atılan imza yerine, mekanik herhangi bir araç veya elle yapılan veya onaylanmış bir işaret veya resmî bir şahadetname kullanılamaz.”

Bu hüküm, bonolar ve çekler için de uygulama alanı bulmaktadır. Öyleyse, el yazısı dışında mekanik vasıtalarla atılan imzalar noter veya ihtiyar heyetince onanmış olsalar bile kambiyo senedi vasfını taşımaz.

Parmak basmak suretiyle kambiyo senedi düzenlenemez. El yazısı ile imza atamayanlar ancak temsilci vasıtası ile kambiyo senedine istinaden borç altına girebilirler.

İmzaların Bağımsızlığı

Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. (TTK m.677). Bu kural aynı zamanda bono ve çekler için de geçerlidir.

İmzaların bağımsızlığı ilkesi, senedin verilmesine yol açan temel hukuki ilişkiyle karıştırılmamalıdır. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, senedin doğduğu anda mevcut sebeplerden kaynaklanan iç sakatlıklara (ehliyetsizlik gibi) karşı koruma sağlar.

İmzaların bağımsızlığının doğal bir sonucu da TTK m.748’de hükme bağlanmıştır. Buna göre; “Bir poliçe metni değiştirildiği takdirde, değiştirmeden sonra poliçe üzerine imza koymuş olan kişiler, değişmiş metne ve ondan önce imzasını koyanlar ise eski metne göre sorumlu olurlar.”  Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir. (TTK m.702/2)

Kambiyo Senedinin Temsilen Düzenlenmesi

Temsil, bir kimsenin hüküm ve sonuçları başka bir kişinin hukuk alanında doğmak üzere o kişinin adına ya da hesabına hukuki işlem yapma yetkisine denir. Gerek akdi, gerek kanuni temsilci yetkisini kullanarak senedi imzaladığı takdirde, “temsil olunan” borçlanmış olur. Bunun için, temsilcinin imzayı temsil yetkisini belirterek atmış olması da şart değildir. Bu konuda, belli bir “şekil” tespit edilmiş değildir. Senet üzerine temsil olunanın ismi yazıldıktan sonra, altına “temsilen”, “vekaleten”, “adına” vs.. gibi ilavelerle temsilcinin kendi adını yazıp imzalaması yeterlidir.

Tüzel kişilerde, organların temsil yetkisi kanun ve statü hükümlerine göre tespit edilir. Ticari şirketin kambiyo senediyle borç altına girmesi için senedi imzalayan kişinin şirketin organ veya temsilci olarak şirketi temsil etmesi gerekmektedir. Temsilcinin, temsil yetkisi yoksa temsil olunduğu söylenen şahsı kambiyo senetleri hukuku esasları çerçevesinde sorumlu tutmak mümkün değildir. Nitekim TTK m.678’de; “Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir.” denilmektedir. Öyleyse yetkisiz temsilcinin sorumlu tutulabilmesi için şu şartların varlığı aranmaktadır:

  • Senedi imzalayanın temsil yetkisinin bulunmaması veya yetkisini aşmış olması,
  • Temsilcinin, kendi imzasını senet üzerinde atmış olması,
  • Alacaklının durumu bilmiyor olması,
  • Yetkisiz temsilcinin fiil ehliyetine sahip olması

Bu şartların varlığı halinde, yetkisiz temsilci senedi ödediği takdirde, temsil ettiğini ileri sürdüğü şahsın, senedi ödeseydi sahip olacağı hakları elde eder.

Senet Metninde Değişiklikler (Tahrifat)

Senedin dolaşımda bulunduğu sürede, senet metnine eklemeler yapılarak (sorumsuzluk kaydı), senedin vade veya meblağı değiştirilerek, bazı kayıtlar çizilerek, senedin bir kısmı koparılarak veya okunamaz hale getirilerek senet metni değiştirilmiş olabilir. İşte bu değişikliklerle ilgili olarak TTK m.748’de; “Bir poliçe metni değiştirildiği takdirde, değiştirmeden sonra poliçe üzerine imza koymuş olan kişiler, değişmiş metne ve ondan önce imzasını koyanlar ise eski metne göre sorumlu olurlar.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Kambiyo senedinin lehtara verilmesinde sonra senet metninde yapılan değişiklikler tahrifat olarak adlandırılmaktadır. Bu eyle cezayı gerektirir. Kambiyo senedinin lehtara verildiği anda gerekli unsurları içermemesi halinde senet geçersiz olarak kabul edilir. Senedin tesliminden sonra, yırtılması, silinmesi, çizilip karalanması vs. yöntemlerle esaslı unsurlarından birini kaybetmesi halinde senet (poliçe, bono, çek) geçersiz olur. Ancak bütün ilgililerin onayı ile yapılan değişiklikler tahrifat sayılmaz.

Senette, dış görünüş itibariyle bir tahrifat gözükmüyorsa, tahrifatın yapılmadığı kabul edilerek (görünüşte güven ilkesi) işleme tabi tutulmalıdır. Bu kabulün aksini, “tahrifatın yapıldığı” iddiasıyla sorumlu olmak istemeyen (borçlu) ispat etmelidir.

Kambiyo Senetlerinde Def’iler

Def’i, borçlunun edimini özel bir sebebe dayanarak yerine getirmekten kaçınması anlamına gelmektedir. Def’i ileri süren borçlu, borcun doğumunu ve varlığını kabul eder ancak kanundan kaynaklanan bir hakla borcunu yerine getirmekten kaçınır. Türk Ticaret Kanunu’nun 737. maddesinde emre yazılı senetlerde defiler düzenlenmiştir. Bu kanun maddesine göre;

“Borçlu, emre yazılı senetten doğan alacağına karşı, ancak senedin hükümsüzlüğüne taalluk eden veya senet metninden anlaşılan def ’ilerle, alacaklı kimse ise, ona karşı şahsen haiz olduğu def’ileri ileri sürebilir.

Borçlu ile önceki hamillerden birisi veya senedi tanzim eden kimse arasında doğrudan doğruya mevcut münasebetlere dayanan def ’ilerin dermeyanı, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması halinde caizdir.”

Bu maddeler birlikte dikkate alındığında def’i kavramının üçlü bir ayırıma tabi tutulduğu söylenebilir. Bu hükümlere göre kambiyo senetlerinde ileri sürülebilecek def’iler:

  • Senedin hükümsüzlüğüne ilişkin def’iler,
  • Senedin metninden anlaşılan def’iler ve
  • Şahsi def’ilerdir.

Bununla birlikte etkili olduğu kişiler açısından ise ikili bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Bunlar şu şekildedir:

  • Mutlak def’i
  • Şahsi def’i
  • Senet Metninden Anlaşılan ve Anlaşılmayan Def’iler

Buradaki senet metninden maksat, senedin ön yüzü, arka yüzü ve alonj’un fiziki durumu anlaşılmalıdır. Bu tür def’iler şeklen geçerli olan bir senedin geçici veya kesin olarak kısmen veya tamamen ödenmemesini gerektiren def’ilerdir.  Bu def’iler ile takip borçluları tarafından takip alacaklısına karşı da ileri sürülerek takibin iptali sağlanabilir.

Senet metninden anlaşılan def’ ilerin başlıcaları şunlardır;

  • Şekil şartlarına uymamadan kaynaklanan def’iler,
  • Ciro zincirindeki kopukluktan kaynaklanan def’iler,
  • Kambiyo senedine konulmaması gerektiği halde her nasılsa senede konulmuş kayıtlardan (örneğin, vadesi belli olan senetlerde anapara faizi konulmasından) kaynaklanan def’iler,
  • Zamanaşımından kaynaklanan def’iler.

Öte yandan senedin ön ve arka yüzü ile alonj üzerinden anlaşılamayan defiler de mevcuttur. Örneğin senedin kumar borcundan kaynaklandığı, senedin tehditle düzenlettirildiği, senedin itfa edildiği, senedin aradaki anlaşmaya aykırı düzenlendiği ya da ayrı bir sözleşmede senedin teminat senedi olarak düzenlendiğine dair kayıt bulunduğu gibi def’iler senet metninden anlaşılamayan defilerdir.

  • Mutlak Def’iler

Bir kambiyo senedinin borçlusu tarafından senedin her alacaklısına karşı ileri sürülebilen def’ilere mutlak def’iler denilmektedir. Bu nedenle hamilin iyi niyetli olup olmadığına bakılmaksızın, her senet hamiline karşı ileri sürülebilirler. Mutlak defiler her senet ilgilisi bakımından senedin hükümsüzlüğünü gerektirir. Bu defileri şu şekilde örneklendirmek mümkündür:

  • İmza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması,
  • İmzanın sahte olması,
  • İmzanın zorla, hileyle veya korkutma sonucunda atılmış olması,
  • Senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması, (10.000 TL’nin 100.000 TL yapılması)
  • Borçlunun borçlanma yeteneğinin bulunmaması. Ehliyetsizlik halinin senedin verildiği anda bulunması yeterlidir. Senedin düzenlendiği anda ehliyetli olan kimse “senedin verildiği anda” ehliyetsiz ise, borçlu bu durumu mutlak def’i olarak her zaman ileri sürebilir.
  • Nisbi Def’iler (Şahsi Def’iler)

Senet borçlusu ile belli bir alacaklı arasındaki hukuki ilişkiden doğan defilerdir. Bu tür defiler, senet borçlusu belli senet alacaklısına karşı ileri sürülebilir.  Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren def’ilerin bir kısmı ile tüm şahsi def’iler bu grupta yer alır. Bu defileri şu şekilde örneklendirmek mümkündür:

  • Senedin “bedelsiz” (karşılıksız) olduğu,
  • Senedin ahlaka ya da yasaya aykırı bir amacın gerçekleşmesi için düzenlenmiş olduğu iddiası,
  • Senedin düzenlenmesine neden olan asıl borç ilişkisinde hata, hile, ikrah ya da gabin bulunduğu iddiası. (Örneğin; Teslim edilen malın sözleşmedeki mal olmaması)
  • Senedin “hatır senedi” olarak düzenlenmiş bulunduğu,
  • Takas def’i (senet borçlusu senet hamilinden başka bir hukuki ilişki nedeniyle alacaklı ise, takas defi ileri sürebilir.)
  • Muvazaa iddiası,
  • Borçlunun senedin rızası dışında elinden çıktığı iddiası,
  • Senedin, aradaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulmuş olduğu iddiası,
  • Senedin kumar ve bahis borcu için düzenlenmiş olduğu iddiası

Kural olarak nispi def’ iler muamelenin karşı tarafına karşı ileri sürülebilir. Ancak, senet hamili emre ya da hamiline yazılı senedi bilerek ve borçlunun zararına hareket ederek devralmışsa; borçlu sahip olduğu nispi def’ ileri senedi devralan (son hamile) karşı da ileri sürebilir. Örneğin; hamil, bono lehtarının senedi başlık parası ya da kumar borcu için aldığını bilerek, düzenleyenin defileri lehtara karşı ileri sürmesine engel olmak için, ciro yoluyla senedi devralırsa düzenleyen defilerini hamile karşı da ileri sürebilir.

Kambiyo Senetlerinin Takip Usulü

Kambiyo senetlerinde yapılan icra takiplerinde diğer icra takiplerinden farklı bir usul öngörülmüştür.  Her şeyden önce kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile takip yapabilmek için öncelikle takibin dayanağı senedin kambiyo senedi vasfında olmak zorunludur. Takip talebinde, İİK m.58’de öngörülen hususların yanında ayrıca haciz veya iflas yollarından hangisinin seçildiği belirtilmelidir. Ayrıca takip dayanağı kambiyo senedinin ne olduğu, düzenleme ve vade tarihlerinin yazılması gerekmektedir.

Takip talebinde bulunan, kambiyo senedinin aslı ile borçlu sayısı kadar onaylı örneğinin takip talebi ekinde icra müdürlüğüne sunması gerekir. Borçlu, takibin dayanağı kambiyo senedinin icra kasasında bulunmadığına dair şikayet yoluna başvurabilir. Bu şikayet yedi günlük süreye tabidir. Senet aslı icra dairesine ibraz edilmemiş ise, yapılan şikayet neticesinde icra mahkemesi ödeme emrinin iptaline karar vermelidir.

Takibin dayanağı çek ise, muhatap banka yeni Çek Kanunu’nun üçüncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutarı ödemesi halinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisini ücretsiz olarak hamile verir. Çek hamili, bu fotokopiyle kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile takip yapabilir.

Kambiyo Senetlerinde Zamanaşımı

Kıymetli evraktan doğan hakların kullanılabilmesi için, yasal unsurları tam olan bir kıymetli evrakın mevcut olması gerekmektedir. Bu unsurların varlığı halinde kıymetli evraktan doğan istemler 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Ancak, kıymetli evrakta Kanunun aradığı zorunlu unsurlar mevcut değilse, bu senede TBK m.146’da düzenlenen adi senetlere uygulanan 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır.

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık