İdare Hukuku

İdarenin Takdir Yetkisi

İdarenin takdir yetkisi, disiplin cezası verilirken takdir yetkisi, bir derece hafif ceza uygulanmasında takdir yazısı gibi kavramlar idari kurumlarda çalışan kamu görevlileri tarafından oldukça sorulan ve kamu görevlileri tarafından sık sık karşılaşılan kavramlardır. Peki ya, idare hukukunda sıklıkla karşılaştığımız bu takdir yetkisi kavramı nedir? Takdir yetkisi, doktrinde kimi yazarlar tarafından takdir yetkisi, takdiri tasarruf olarak ifade edilen yetkiden türemiş bir yetkidir. Bir diğer kesim yazar tarafından ise, bu doğru kabul edilmemekte, takdiri tasarrufun takdir yetkisinin uygulanması anlamına geldiği ifade edilmektedir. Doktrindeki bu tartışmanın yanı sıra, takdir yetkisi, en basit anlamıyla serbestçe hareket etme veya serbestçe karar alma yetkisi olarak ifade edilebilir.

İdarenin takdir yetkisi disiplin hukuku bakımından son derece önemlidir. İdarenin yargısal denetimi hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmazlarındandır. Ancak idari yargı denetiminin de sınırları bulunmaktadır. Başka bir deyişle idari yargı denetimi keyfi ve sınırsız olmayıp, usul ve esasları başta Anayasa olmak üzere kanunlarla belirlenmiş nesnel bir denetimdir. Anayasa’nın 125/4.maddesine göre yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisi kaldırılacak biçimde yargı kararı verilemez.

Anayasa değişikliğiyle uygulamada yerindelik denetimi ne varan yargı kararları verildiği eleştirileri dikkate alınarak yargı yetkisinin hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı açıkça vurgulanmıştır.

İdareye tanınan takdir yetkisi belirli sınırlandırmalara tabidir. Kesinlikle her kararda tanınmış ve keyfiyet ile kullanılmaması gereken bir takdir yetkisi varsa da bu yetki bazı durumlarda kanun ile bağlı yetki halinde getirilmiştir. Özellikle kamu görevine yapılan alımlar sırasında gerçekleştirilen mülakatlarda idare takdir yetkisini kullanmaktadır. Ancak bu yetkinin sınırlarının aşıldığı durumlarda da ilgili işlemlerin iptal edildiği görülmektedir. Zira idari işlemlerde amaç her zaman kamu yararı olmak zorundadır.

İdari yargı denetiminin sınırları ise şunlardır:

  • Hukuka Uygunluk Denetimi ile Sınırları

İdari işlemler üzerindeki yargısal denetim bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdari yargı yerleri idarenin yapmış olduğu işlemlerin yalnızca hukuka uygunluğunu denetleyebilir, idari işlemlerin yerindeliğini denetleyemezler. Zira idari işlemlerin yerindeliği idarenin takdir yetkisi dahilinde bırakılmıştır. İdari yargının idari işlemlerin yerindeliğini de denetlemesi gerek yasama gerek kamuoyu karşısında hiçbir sorumluluğu bulunmayan yargının hem yasama organına hem de kamuoyuna karşı sorumluluğu bulunan idarenin yerine geçmesi ve idarenin takdir yetkisi ortadan kaldırması sonucunu doğurur.

  • Yürütme Görevinin Yerine Getirilmesini Kısıtlayamayacağı

İdari yargı denetimi, hukuka aykırılık iddiasının yargısal usulle karara bağlanmasıyla sınırlıdır. İdari yargı denetiminin yapılabilmesi için her şeyden önce idare tarafından yapılmış bir işlem ya da eylemin varlığı gereklidir. Bu nedenle henüz idarece yapılmış bir işlem ya da eylem olmadan idareyi belli bir yönde işlem ya da eylem yapmaya zorlamak amacıyla idari yargıya başvurulamaz.

  • İdari Eylem ve İşlem Niteliğinde veya Takdir Yetkisini Kaldıracak Biçimde Yargı Kararı Verilemeyeceği

İdari yargı yerlerinin işlevi, idari işlem ya da eylemin hukuka uygunluğunun ya da aykırılığının saptanması ve yaptırımının belirlenmesi ile sona erer. İdari yargı yerlerinin böyle bir tespiti yaptıktan sonra idare yerine geçerek bir idari işlem ya da eylem tesis etmeleri ya da idareye bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belirli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermeleri mümkün değildir. Danıştay’ın bir kararına göre; idarenin davacıyı kız meslek lisesi bulunan herhangi bir yere atama yapma konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmakta olup mahkemece davacının kızının Çubuk Kız Meslek Lisesi’nde okuduğu ve Ankara … Fabrikasında staj yapacağından bahisle durumunun değerlendirilmesinde ve idarenin takdir yetkisi kaldırılarak davacının Çubuk’a veya istemiyle sınırlı olan yerlere atamasının yapılması sonucunu doğuracak biçimde hüküm tesis edilmesinde isabet görülmemiştir.

İdarenin takdir yetkisi;

  • Eşitlik,
  • Kamu yararı,
  • Hizmet gereklerine uygun olmalıdır.

Bağlı Yetki Nedir?

İdarenin işlem yapmama ya da karar alma yetkisi bu konuda bir serbestiye sahip olup olmamasına göre bağlı yetki ve idarenin takdir yetkisi olmak üzere iki kategori altında toplanır. Bağlı yetki idarenin belli koşul ve durumların gerçekleşmesi halinde mutlaka belli bir çözümün benimsenerek belli bir idari işlemi yapmak zorunda olmasıdır. Örneğin; mahkeme kararlarının uygulanma bakımından idarenin bağlı yetkisi vardır. İdareye yargı kararlarının uygulanması noktasında yorum ve değerlendirme yoluyla idarenin takdir yetkisi bulunmadığı kabul edilmektedir.

Bağlı yetki halinde idare belli koşul ve durumların gerçekleşmesi halinde mutlaka kanunda bulunan işlemi yapmak ya da kararı almak zorundadır.

İdare belli koşul ve durumların gerçekleşmiş olmasına rağmen kanunda gösterilmiş bulunan işlemi yapmaya ya da kararı almayı reddederse veya kanunda gösterilen işlem ya da karardan başka bir işlem yapar ya da karardan başka bir işlem yapar ya da karar alır ise hukuka aykırı davranmış olur. Bağlı yetki halinde bir idari işlemin neden ve konu unsurları arasında zorunlu bir bağ kurulmakta ve idari bir kararın kanunda öngörülen nedeni somut olayda gerçekleştiğinde idare belli konulu bir kararı almak zorunda kalmaktadır. Dolayısıyla bağlı yetki halinde idari kararın amaç unsuru önemini yitirmekte ve kanunda belirtilen nedenin gerçekleşmesi üzerine alınan kararın kamu yararına ve hizmet gereklerine uygunluğu kabul edilmektedir.

İdarenin takdir yetkisi sınırlarını aşarak tesis ettiği işlemlere karşı 60 gün süre zarfında idari dava açılmalıdır. Dava idare mahkemesine açılır. İdare hukuku avukatı ile süreci yürütmeniz menfaatinize olacaktır.

İdarenin Takdir Yetkisinin Sınırları Danıştay

İdarenin takdir yetkisi idarenin belirli koşul ve durumların ortaya çıkması halinde belli bir işlemi yapıp yapmamak veya kanunda öngörülen çeşitli çözümler arasında tercih yapmak konusunda serbestiye ya da belli konularda bir işlem yapabilmek için hangi koşul ve durumların ortaya çıkması gerektiğini belirtme olanağına sahip olmasıdır. İdarenin takdir yetkisinin sınırları Danıştay kararları ve emsallerle de çizilmiştir. Danıştay emsal kararlarını sitesi https://www.danistay.gov.tr/ ulaşabilirsiniz.

İdare işleminin yetki ve şekil unsurları ile amaç unsurunda takdir yetkisi olamaz. Zira idari işlemlerin tek amacı kamu yararının sağlanmasıdır. İdarenin takdir yetkisinin sınırları Danıştay kararlarına göre; mutlak ve sınırsız değildir. Hukukun genel ilkeleri ile kamu yararı ve hizmet gerekleri ölçütü sınırları içinde kullanılabilecek nitelikteki idarenin takdir yetkisi kullanılırken hukukun genel ilkelerinden eşitlik ilkesinin göz ardı edilemeyeceği, keza kamu yararı açısından objektiflikten vazgeçilemeyeceği, hizmet gerekleri yönünden de görev için en uygunu saptama konusunda gereken davranış biçiminin uygulanmasından geri durmayacağı tartışmasızdır.

İdarenin süratli ve etkili hareket edebilmesi ve somut olaylarda en uygun için takdir yetkisi ile donatılması bir zorunluluktur. Ancak idarenin takdir yetkisinin sınırları Danıştay kararları ve kanundaki birtakım yaptırımlarla sınırlandırılmıştır. Zira hiçbir devlet yetkisi sınırsız olmayıp sınırsız olması durumunda yönetilenlerin devlet karşısında herhangi bir güvencesi kalmamaktadır.

İdarenin takdir yetkisi idari işlemlerin sebep ve konu unsurlarında olabilir. İdareye belli bir konudaki idari işlemin nedenini seçmede veya belirlemede bir serbestlik tanımış olabilir. Kanun bir işlemin nedenini kamu düzeni, milli güvenlik, ihtiyaç, lüzum gibi belirsiz kavramlar kullanarak göstermiş veya hiç göstermemiş ise idare belirsiz kavramları belirlemek veya hiç gösterilmemiş nedeni göstermek suretiyle takdir yetkisini kullanır. Bazı hallerde ise kanun idari işlemin nedenini göstermiş olmasına rağmen bu nedenin gerçekleşmesi halinde bile idareye belli bir konuda karar alıp almamak konusunda bir serbestlik tanıyabilir. Ayrıca kanun belli bir nedenin gerçekleşmesi halinde idareye farklı konulu kararlardan birini seçme yetkisini de vermiş olabilir.

Başa dön tuşu