İdare Hukuku

Düşme, Uzlaşma ve Önödeme Kararlarının Güvenlik Soruşturmasına Etkisi

Uzlaşma kararı güvenlik soruşturması kapsamında etkisi olduğu gerekçesiyle bir çok aday memurun ataması gerçekleştirilmemektedir. Ceza hukukumuzda dava ve cezanın düşürülmesi durumları esasen m.64 ve m.75 hükümleri arasında düzenlenmiştir. Bu maddeler ana başlıklar halinde sanığın veya hükümlünün ölümü, af, dava ve ceza zamanaşımı olmakla birlikte ek olarak şikayet, uzlaşma ve önödemenin de dava ve cezanın düşmesi nedenlerinden olduğu bilinmektedir. Bu durumların kamu hizmetine girmek isteyen bireylerin geçirdiği güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sürecinde ne gibi sorunlar yarattığı, sorun olduğu durumlarda ise kişinin hangi yollara başvurması gerektiği ve hangi haklara sahip olduğu makalemizde ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu kararlar genel olarak memuriyete ve doğal olarak güvenlik soruşturmasına olumsuz bir etki yaratmamakla birlikte Devlet Memurları Kanunu m.48/A-5’te sayılan suçlar kapsamında uygulanmışlarsa engel teşkil edeceklerdir. Uzlaşma kararlarının güvenlik soruşturmasına etkisi olmamalıdır. Zira uzlaşma ceza yargılamasını sonlandıran bir müessesedir.

Uzlaşma kapsamında suçların bir hayli artması ile  uzlaşma kararlarının güvenlik soruşturmasına etkisi önemli bir noktaya gelmiştir. Uzlaşma kapsamında dosyalar düşürülmekte ve yargılamaya devam edilmemektedir. Bu sebeple kişinin suç işlediği yönünde CMK anlamında kesin hüküm yoktur. Bu nedenle uzlaşma kararı güvenlik soruşturması hususunda etkili olmamalıdır.

Düşme Kararının Güvenlik Soruşturmasına Etkisi

Bu durumları tek tek ele almak gerekirse ölüm hali, cezanın şahsiliği ilkesi ile ilgili olup kişinin şahsına verilmiş bir cezayı başkasının çekmeyeceği gerçeği ile birleştirildiğinde dava ve dolayısıyla cezanın düşmesi durumuna yol açmaktadır. Af ise yukarıda da belirttiğimiz üzere dava ve cezanın düşmesine yol açmakta fakat; DMK m.48/A-5 uyarınca bazı suç tiplerinde genel affa uğrasa dahi bu suçlar dolayısıyla hüküm giymiş olanların hiçbir şekilde memurluğa alınmayacağının belirtilmesi üzerine af kurumunun memuriyete etkisinden bahsedilmişti.

Bir diğer düşme sebebi olan dava ya da cezanın zamanaşımını uğraması durumu adli sicil kayıtları ile birlikte ele alınması gereken bir durumdur. Adli sicil sisteminde kişinin infazının tamamlanması ya da zamanaşımı süresinin dolmasıyla adli sicil kaydı resen silinerek arşiv kaydına alınmaktadır. Buradan yorum yoluyla ulaşılabilecek durum şudur ki; memuriyete girişte uygulanan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişinin infazını tamamlamış olduğu cezalara bu kayıtlardan ulaşılabilmekte ve DMK m.48 uyarınca memuriyete engel suçlar nedeniyle çekilmiş cezaların arşiv kaydına yetkili makamlarca ulaşılabilmekte ve bu durumda maddede sayılan suçlardan dolayı çekilen cezalar varsa ve maddeye aykırılık teşkil ediyorsa kişinin memuriyetine engel olmaya devam edecektir.

Önödeme Kararının Güvenlik Soruşturmasına Etkisi

Türk Ceza Kanunu 75.maddesinde düzenlenen önödeme; uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere yalnız adli para cezasını gerektiren suçlarda veya kanun hükmünde öngörülen hapis cezasının yukarı haddi üç ayı aşmayan suçlarda mümkün kılınmıştır.

Bu bağlamda, adli para cezası maktu ise bu miktar, değilse para cezasının aşağı sınırı; hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için yirmi Türk Lirası üzerinden bulunacak miktar; hapis cezası ile birlikte para cezası da öngörülmüşse hapis cezası için cezanın aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için yirmi Türk Lirası üzerinden bulunacak miktar ile adli para cezasının aşağı sınırı Cumhuriyet Savcılığının tebligatı üzerine, soruşturma giderleri ile birlikte, on gün içinde, fail tarafından ödenen önödeme sonucunda kişi hakkında kamu davası açılmamaktadır.

Hakkında kamu davası açılmamış şahıs hakkında memur olamayacağı yönündeki yorum da yanlış olacağı gibi, önödemenin hapis cezasının üst sınırı 3 ayı aşmayacak olması ve yalnızca adli para cezası gerektiren suçlarda uygulanabileceği şartı da göz önünde bulundurulduğunda güvenlik soruşturması hakkında olumsuz etkisi olmayacağı açıktır.

Uzmanlaşma Kararının Güvenlik Soruşturmasına Etkisi

Uzlaşma ile şikâyetten vazgeçme kavramları birbirinden farklı anlamları karşılamakla birlikte uzlaşmadan önce şikâyetten vazgeçme durumunda uzlaşmadan yararlanılamamaktadır. Uzlaşmanın uygulanabileceği suçlar kanunda sayma suretiyle belirtilmiştir ve bunlar dışındaki suçlara ilişkin cezalarda uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Uzlaştırma hükümlerinin uygulanabileceği suçlar ise;

  • Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suçlar (cinsel saldırı suçları ve etkin pişmanlık hükümleri olan suçlar hariç)
  • Kasten yaralama suçu (üçüncü fıkrası hariç, TCK madde 86; madde 88),
  • Taksirle yaralama (TCK madde 89),
  • Konut dokunulmazlığının ihlali (TCK madde 116),
  • Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (TCK madde 234),
  • Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkrası hariç, TCK madde 239)olarak belirtilmiştir.

Dolayısıyla DMK m.48 kapsamında memuriyete engel teşkil edilen suçların uzlaştırma kapsamında tutulmadığı açıkça görüldüğünden, güvenlik soruşturmasında olumsuzluk yaratmayacak olan uzlaştırmanın memur olmaya engel olmadığı yorumu rahatlıkla yapılabilmektedir. Uzlaşma kararlarının güvenlik soruşturmasına etkisi bu sebeple olmamalıdır

Sonuç olarak toparlamak gerekirse uzlaşmaya tabi suçların ve ön ödeme kararlarının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sürecinde karşınıza bir sorun olarak çıkmaması gerekmektedir. Düşme kararlarındaki durum ise; hakkında düşme kararı alınan cezaya ilişkin suçun Devlet Memurları Kanunu kapsamında memuriyete engel suçlar arasında sayılmadığı sürece engel olmayacağı yönündedir. Eğer hakkınızda uzlaşmaya tabi suçlardan dolayı, ön ödemeden dolayı ya da düşme kararından dolayı olumsuz sonuçlanan bir güvenlik soruşturmanız varsa vakit kaybetmeden hukuki destek için bize ulaşmalı ve haklarınızı öğrenmelisiniz.

Sonuç olarak üstte belirtilen; düşme, uzlaşma veya önödeme sebebiyle güvenlik soruşturması olumsuz gelen adayların 60 günlük süre zarfında, idare mahkemesine, yürütme durdurma istemli iptal davası açmaları gereklidir. Bu süre hak düşürücü süredir. Açılacak idari dava, idare hukuku avukatı ile yürütülmesi sizlerin menfaatini koruma bakımından önemlidir.

Başa dön tuşu