Devlet Memurları Kanunu 104. Madde (DMK)

Devlet Memurları Kanunu 104. Madde (DMK)

devlet memurları kanunu 104 madde

Devlet Memurları Kanunu 104. Madde (DMK)

Mazeret İzni

A) Kadın memura; doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süreyle analık izni verilir. Çoğul gebelik durumunda, doğum öncesi sekiz haftalık analık izni süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği hâlinde doğumdan önceki üç haftaya kadar kurumunda çalışabilir. Bu durumda, doğum öncesinde bu rapora dayanarak fiilen çalıştığı süreler doğum sonrası analık izni süresine eklenir. Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum öncesi analık izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası analık izni süresine ilave edilir. (Ek cümle: 29/1/2016 – 6663/6 md.) Doğum öncesi analık izninin başlaması gereken tarihten önce gerçekleşen doğumlarda ise doğum tarihi ile analık izninin başlaması gereken tarih arasındaki süre doğum sonrası analık iznine ilave edilir. Doğumda veya doğum sonrasında analık izni kullanılırken annenin ölümü hâlinde, isteği üzerine memur olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilir. (Ek cümleler: 29/1/2016 – 6663/6 md.) Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşlerine, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta süre ile izin verilir. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanır.

B) Memura, eşinin doğum yapması hâlinde, isteği üzerine on gün babalık izni; kendisinin veya çocuğunun evlenmesi ya da eşinin, çocuğunun, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü hâllerinde isteği üzerine yedi gün izin verilir.

C) (A) ve (B) fıkralarında belirtilen hâller dışında, merkezde atamaya yetkili amir, ilde vali, ilçede kaymakam ve yurt dışında diplomatik misyon şefi tarafından, birim amirinin muvafakati ile bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde, mazeretleri sebebiyle memurlara on gün izin verilebilir. Zaruret hâlinde öğretmenler hariç olmak üzere, aynı usulle on gün daha mazeret izni verilebilir. Bu takdirde, ikinci kez verilen bu izin, yıllık izinden düşülür.

D) Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, kadın memurun tercihi esastır.

E) (Ek: 20/2/2014 – 6525/7 md.) Memurlara; en az yüzde 70 oranında engelli ya da süreğen hastalığı olan çocuğunun (çocuğun evli olması durumunda eşinin de en az yüzde 70 oranında engelli olması kaydıyla) hastalanması hâlinde hastalık raporuna dayalı olarak ana veya babadan sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar mazeret izni verilir.

F) (Ek: 29/1/2016 – 6663/6 md.) Doğum sonrası analık izni süresi sonunda kadın memur, isteği hâlinde çocuğun hayatta olması kaydıyla analık izni bitiminde başlamak üzere ayrıca süt izni verilmeksizin birinci doğumda iki ay, ikinci doğumda dört ay, sonraki doğumlarda ise altı ay süreyle günlük çalışma süresinin yarısı kadar çalışabilir. Çoğul doğumlarda bu sürelere birer ay ilave edilir. Çocuğun engelli doğması veya doğumdan sonraki on iki ay içinde çocuğun engellilik durumunun tespiti hâllerinde bu süreler on iki ay olarak uygulanır. Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen memurlar ile memur olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde memur olan eşleri de, istekleri üzerine (A) fıkrası uyarınca verilen sekiz haftalık iznin bitiminden itibaren bu haktan aynı esaslar çerçevesinde yararlanır. Memurun çalışacağı süreler ilgili kurum tarafından belirlenir.

G) Yıllık izin ve mazeret izinleri sırasında fiili çalışmaya bağlı her türlü ödemeler hariç malî haklar ile sosyal yardımlara dokunulmaz.

  • İlgili Makale: 
  • 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) Tam Metin: 

Devlet Memurları Kanunu 104. Madde Açıklaması

Mazeret izinlerinin süre ve şartları maddede yapılan değişiklikle yeniden belirlenmiştir. Mazeret izinleri arasında yer alan doğum nedeniyle verilmesi öngörülen mazeret izinleri anne ve baba için analık ve babalık izni şeklinde tanımlanmıştır. Bu madde ile memurlara sağlanan mazeret izinlerini;

1. Zorunlu olarak verilmesi öngörülen mazeret izinleri:

  • Analık izni: Kadın memura doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta, çoğul gebeliklerde de doğum öncesi analık iznine ilave edilecek iki hafta olarak verilmesi öngörülen mazeret izinleri olarak,
  • Babalık izni: Eşi doğum yapan memura doğum nedeniyle, isteği üzerine on gün verilmesi öngörülen mazeret izni ile eşi doğum yapan ve analık iznini kullanmakta iken vefat eden annenin kullanamadığı mazeret izninin kullandırılması olarak,
  • Süt izni: Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde bir buçuk saat olarak,
  • Ölüm izni: Memurun eşi ve çocuğunun, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü hallerinde isteği üzerine yedi gün izin verilmesi öngörülen mazeret izni olarak,
  • Evlenme İzni: Memurun kendisinin veya çocuğunun evlenmesi halin de yedi gün verilmesi öngörülen mazeret izni, şeklinde sıralanabilir.

İdarenin takdiri ile verilmesi öngörülen mazeret izni:

  • Yıllık izinden düşülmeyerek verilebilecek mazeret izni:

Bu mazeret izninin verilmesinde idarenin takdir hakkı vardır. Birim amirinin muvafakati ve merkezde atamaya yetkili amirin, taşrada vali veya kaymakamların yurt dışında ise diplomatik misyon şeflerinin takdiriyle bu mazeret izni verilebilir. Bu mazeret izni bir yıl içinde toptan veya bölümler halinde, memurun 657 sayılı Kanunun 104. maddesinin (A) ve (B) bentlerinde sayılan haller dışındaki mazeretlerini gerekçe göstererek bu gösterilen gerekçelerinde bu izni vermekle yetkilendirmiş amirler tarafından kabul edilmesi koşulu ile bir defada veya parçalar halinde bir yılda on günlük verilmesi öngörülen mazeret iznidir. Bu mazeret izninin kullandırılmasında yıllık izinler ile her hangi bir bağlantı kurulmadan kullandırılır. Yani memurun kullanmadığı yıllık izni olsa bile mazeret gerekçe gösterilerek bu mazeret izninin yıllık izinle ilişkilendirilmeden kullandırılması gerekir.

  • Yıllık izinden düşülerek verilmesi öngörülen mazeret izni:

Bu iznin verilmesinde de idarenin takdir hakkı vardır. Memurun mazereti olacak, idare bu mazereti uygun bulacak ve ilk on günden sonra kullanılabilecek ve bir defada veya parçalar halinde ikinci on günlük verilmesi öngörülen mazeret izni olacaktır. Yıllık iznini kullanmış memura bu ikinci on günlük mazeret izni bir sonraki yılın yıllık izninden mahsup edilerek kullandırılabilir. İkinci kez verilmesi öngörülen on günlük mazeret izni yıllık izinle bağlantılıdır. İkinci kez verilecek on günlük mazeret izni mutlaka yıllık izinden mahsup edilmelidir.

devlet memurları kanunu 104 madde dmk
devlet memurları kanunu 104 madde dmk

Devlet Memurları Kanunu 104. Madde Mazeret İzni Emsal Kararlar

Danıştay On İkinci Dairesi E:2018/3333, K:2020/4935

  • Devlet Memurları Kanunu 104. Madde
  • Mazeret İzni

Davacı, Ticaret Bakanlığı (Ekonomi Bakanlığı) Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğünde  görev yapmakta iken, kararname ile … Başkonsolosluğu Ticaret Ataşeliği’ne atanarak, 08/08/2011 tarihinde buradaki görevine başlamıştır.

19/11/2013 tarihli dilekçesi ile yıllık izin kullanma talebinde bulunması üzerine 25/11/2013 tarihli yazı ile yıllık izninin 11 günü ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 104. maddesinin (C) fıkrası uyarınca 8 günlük mazeret iznini 16/12/2013-03/01/2014 tarihleri arasında Türkiye’de kullanması uygun görülmüştür. Yıllık iznini kullanmakta iken 19/12/2013-30/12/2013 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi servisinde yatarak tedavi görmüş, 23/12/2013 tarihinde ameliyat olmuş ve 30/12/2013 tarihinden itibaren de davacıya 90 gün sağlık raporu verilmiştir.
Yine anılan Üniversite tarafından, davacının sağlık durumunun düzelmesi nedeniyle 08/03/2014 tarihinde görevine başlamasında sakınca bulunmadığının belirtilmesi üzerine 10/03/2014 tarihinde yurt dışı görevine başlamıştır. Ticaret Bakanlığının (Ekonomi Bakanlığı) … tarih ve … sayılı dava konusu işlemi ile … Ticaret Ataşeliğinde Ticaret Ataşesi olarak görev yapmakta iken yurt içinde bulunduğu günler için Aralık 2013 ayı ile Ocak-Şubat ve Mart 2014 ayları maaşından toplam 14.495,53-Euro borç çıkarılmış ve anılan borcun 15 gün içerisinde ödenmesi istenilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105. maddesinde; “Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde on sekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise on iki aya kadar izin verilir. Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır.”, 180. maddesinde; “Sürekli görevle yurt dışına atanan memurların aylıkları görevlerine başladıkları tarihten itibaren; sürekli görevle yurt dışına gönderilen veya kurumların yurt dışı kuruluşlarına dahil kadrolarında görev alan memurlardan görevlerine başladıktan sonra yurt içinde veya yurt dışında başka bir göreve atananların aylıkları ise atanma emrinin tebliği tarihini izleyen on beşinci gün sonuna kadar 156. maddedeki esaslara göre ödenir. Yurt dışında bulunanlardan yerlerine atananların gelişine kadar bekleme emri alanların aylıkları, atama emirlerinin tebliğ tarihinden itibaren, iki ayı geçmemek üzere aynı maddeye göre ödenir. Sürekli görevle yurt dışına atanan memurlara, yıllık izin ile 181.  maddede belirtilen hal dışında, yurt içinde geçirilen süreler için yurt dışı aylığı ödenmez. Ancak, yurt dışı görev süresince toplam dört ayı geçmemek üzere, yurt içinde yataklı tedavi kurumlarında yatarak görülen tedavi süresince 156. maddeye göre belirlenen emsal katsayının 1/3’ü esas alınarak yurt dışı aylığı ödenir.”, 181. maddesinde; “Sürekli görevle yurt dışına gönderilen Devlet memurları, geçici görevle en çok bir ay süre ile merkeze çağrılabilir. Bu süre içinde aylığı katsayılı ödenir.” kuralına yer verilmiştir.

Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne, dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasına,  29/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Danıştay Beşinci Dairesi E:1987/2125, K:1989/742

  • Devlet Memurları Kanunu 104. Madde
  • Mazeret İzni

İdare Mahkemesi kararıyla; davacı 3.9.1985 tarihinden 14.10.1985 tarihine kadar 29 gün görevini terk ettiği gerekçesiyle, 22.10.1985 günlü işlemle, 657 sayılı Yasanın 94. maddesine göre görevden çekilmiş sayılmışsa da; dava dosyasının incelenmesinden adı geçenin 3.9.1985 tarihinden 13.9.1985 tarihine kadar 2.9.1985 günlü vizite kağıdı ile sevk edildiği Tıp Fakültesi Hastanesince ayakta muayene ve tedavi olduğu, öte yandan davacının 14.9.1985 tarihinden 14.10.1985 tarihine kadar göreve devamsızlığı bulunduğu yolundaki iddianın da davalı idarece kanıtlamadığı gerekçesiyle işlem iptal edilmiştir.

İdare Mahkemesince; davacının 3.9.1985 ile 13.9.1985 tarihleri arasında  Tıp Fakültesinde ayakta tedavi olduğu, 14.9.1985 ile 14.10. 1985 tarihleri arasında ise adı geçenin kesintisiz göreve gelmediğinin davalı idarece hukuken geçerli belgelerle kanıtlanamaması nedenlerine
dayalı olarak iptal kararı verilmiş ise de, davacının 3.9.1985 tarihinden 13.9.1985 tarihine kadar  Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalında ayakta tedavi olduğu anılan birimin 25.2.1987 günlü yazısından anlaşıldığından, adı geçenin bu sürede kesintisiz 10 gün göreve gelmediği yolundaki davalı idare savunmasının kabul edilebilir bir yönü bulunmamaktadır. Buna karşılık davacının 15 gün mazeret izni verilmesi için dilekçe verdikten sonra 26.9.1985 tarihinden 11.10.1985 tarihine kadar görevine devam etmediği kendi beyanından anlaşılmaktadır.

657 sayılı Yasanın 104. maddesinde; kimi ayrık durumlar dışında, Dairesi amirinin muvafakatiyle memurlara mazeretleri nedeniyle bir yıl içinde toptan veya parça parça olarak 10 gün izin verilebileceği hükmü yer almaktadır. Madde bu iznin kullanılmasını ilgili memurun amirinin muvafakatine bağlı kıldığına göre bu iznin verilip verilmemesinde yetkili amirin takdir yetkisi bulunduğu açıktır. Şu hale göre, iznin bir dilekçe ile istenilmiş olması yeterli olmayıp bu istemin uygun görüldüğü yolunda daire amirinin yazılı onayının da alınmış olması zorunludur. Olayda dairesi amirince uygun bulunmuş bir mazereti ve dolayısıyla usulüne uygun biçimde alınmış bir izni bulunmadığı halde davacının 26.9.1985 tarihinden 11.10.1985 tarihine kadar 15 gün göreve devam etmediği adı geçenin dilekçelerindeki beyanlarıyla açıklığa kavuştuğuna göre 657 sayılı Yasanın 94. maddesi uyarınca görevine son verilmesi yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı Yasanın 49.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi uyarınca bozulmasına, uyuşmazlık sadece hukuki noktalara ilişkin bulunduğundan ve dosya içindeki bilgi ve belgeler karar verilmesi için yeterli olduğundan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verildi.


Danıştay On İkinci Dairesi E:2012/4436, K:2015/6001

  • Devlet Memurları Kanunu 104. Madde
  • Mazeret İzni

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendinde; “Özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek” fiili kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı maddenin üçüncü fıkrasında; geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanın uygulanabileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan 657 sayılı Kanun’un “Mazeret izni” başlıklı 104. maddesinde 6111 sayılı Kanun ile yapılan ve 13.02.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren değişiklikle; ” (…) B) Memura, eşinin doğum yapması hâlinde, isteği üzerine on gün babalık izni; kendisinin veya çocuğunun evlenmesi ya da eşinin, çocuğunun, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü hâllerinde isteği üzerine yedi gün izin verilir. (…)” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden;  kontrol memuru olarak görev yapan davacının, eşinin babasının 30.05.2010 tarihinde vefat ettiği, bu sebeple davacının 31.05.2010-04.06.2010 tarihleri arasında herhangi bir yazılı veya sözlü izin almadan işe gitmediğinin tespiti üzerine yapılan soruşturma sonucunda getirilen teklif doğrultusunda, 26.10.2010 tarihli ve 2010/238 sayılı işlem ile, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi uyarınca ve bir alt ceza uygulanarak 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Bakılan olayda; her ne kadar davacının 31.05.2010-04.06.2010 tarihleri arasında işe gitmediği hususu sabit olsa da, söz konusu tarihlerde işe gitmemesinin eşinin babasının vefatından kaynaklandığı, geçerli bir mazereti olan davacının bu mazereti nedeniyle işe başladığı tarihte izin talebinde bulunduğu, ayrıca 657 sayılı Kanun’un 104. maddesinde 6111 sayılı Kanun ile yapılan ve 13.02.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren değişiklikle; memurların kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü hâllerinde isteği üzerine yedi gün izin verileceği düzenlemesinin getirildiği görülmektedir.

Bu durumda; geçerli bir mazereti nedeniyle işe gidemediği ve işe başladığı tarihte mazeretini de belirtmek suretiyle izin talebinde bulunduğu açık olan davacının, 657 sayılı Kanun’un 104. maddesinde 6111 sayılı Kanun ile yapılan ve 13.02.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren değişiklikle lehine yapılan düzenleme de göz önüne alındığında, mazeretsiz olarak 5 gün boyunca işe gitmediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi uyarınca ve bir alt ceza uygulanarak 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır.


Devlet Memurları Kanunu 104. madde emsal karar aramak için https://karararama.danistay.gov.tr/

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık