0 (312) 911 9553
·
[email protected]
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
Danışmanlık

Ceza Muhakemesi Kanunu 16. Madde (CMK)

11ceza muhakemesi kanunu 16 madde

Ceza Muhakemesi Kanunu 16. Madde

Bağlantılı Suçlarda Yetki

  1. Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir.
  2. Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir.
  3. Uyuşulmazsa, Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir.
  4. Birleştirilmiş olan davaların ayrılması da bu suretle olur.

Ceza Muhakemesi Kanunu 16. Madde Gerekçesi

Maddede, değişik mahkemelerin yer itibarıyla yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davalarının, bu mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilmesi hükme bağlanmıştır. Bir sanığın ayrı ayrı yerlerde suç işlemesi hâlinde kural, her suç için suçun işlendiği yerde yargılama yapılmasıdır. Ancak bağlantılı suçların birleştirilmesinde ve uyuşmazlığın tek bir mahkemede çözülmesinde yarar umulduğu için bu kuraldan ayrılmak zorunluluğu varsa bu tür suçlara ilişkin ceza davalarının mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilmesine olanak sağlanmıştır.

Bağlantılı yargılamalar Cumhuriyet savcılarının anlaşması ile davaların birlikte açılması suretiyle gerçekleşebileceği gibi görülmekte olan bir dava ile birleştirilmek üzere ikinci davanın açılması suretiyle de bu yola gidilebilir. Hatta açılmış olan davaların sonradan birleştirilmesi olanaklıdır. Ancak ayrı ayrı açılmış olan davaların birleştirilmesi için bu davalardan her birini kanunen soruşturmaya yetkili Cumhuriyet savcılarının davaların birleştirilerek görülmesi isteminde ittifak etmeleri, mahkemelerin de bu konuda anlaşmaları gerekir.

Maddenin üçüncü fıkrasında birleştirme için uyuşma olmaması hâlinde başvurulabilecek işlem gösterilmiştir: Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye yer olmadığına veya birleştirmeye, birleştirilecek mahkemeyi de belirlemek suretiyle, karar verecektir. Maddenin son fıkrasında birleştirilmiş olan davaların ayrılmasının da aynı usule tâbi olduğu açıklanmıştır.

  • İlgili Makale: 
  • 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Tam Metin: 
ceza muhakemesi kanunu 16 madde cmk
ceza muhakemesi kanunu 16 madde cmk

Ceza Muhakemesi Kanunu 16. Madde Bağlantılı Suçlarda Yetki Emsal Kararlar

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E: 2020/1262, K: 2020/9978

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 16. Madde
  • Bağlantılı Suçlarda Yetki

Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuklar… ve … haklarında yapılan yargılama sonunda, dosyalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu ve delillerin bir arada değerlendirilmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle dosyanın Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/65 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair Sakarya … Mahkemesinin 13/04/2018 tarihli ve 2018/73 esas, 2018/244 esas sayılı kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, birleşen dosyanın tefrik edilmesine ilişkin Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2018/165 esas, 2018/855 sayılı kararına istinaden aynı Mahkemenin 2019/186 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde, birleşen dosya yönünden Mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili ve görevli Sakarya … Mahkemesine gönderilmesine dair Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarihli ve 2019/186 esas, 2019/223 sayılı Kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Görülmekte olan davaların birleştirilmesi ve ayrılması” başlıklı 10. maddesinde yer alan “(1) Kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebilir.” şeklindeki düzenleme ile anılan Kanunun “Bağlantılı suçlarda yetki” başlıklı 16. maddesinde yer alan “(1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir. (2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir. (3) Uyuşulmazsa, Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir.” düzenleme nazara alındığında; Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yargılamasına konu suç tarihi ve müştekiler ile, birleşen Sakarya … Mahkemesinin 2018/73 esas sayılı dosyasındaki suç tarihi ve müştekilerin farklı olması nedeniyle dosyalar arasında hukuki ve fiili bağlantının olmadığının anlaşılması nedeniyle birleştirmenin uygun görülmediğine ve mahkemeler arasında birleşme uyuşmazlığı meydana geldiğinden bahisle birleştirme hususunda bir karar verilmek üzere dosyanın ortak yüksek görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 24/01/2020 gün ve 94660652-105-54-19501-2019-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığından Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte gönderilmekle gereği düşünüldü:

Ceza Muhakemesi Kanununun 10. maddesine göre birleştirme uyuşmazlığının ortak yüksek görevli mahkemece çözülmesi gerektiği anlaşılmakla, Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarihli ve 2019/186 Esas, 2019/223 sayılı Kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin reddine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine 09/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Yargıtay 9. Ceza Dairesi E: 2014/6119, K: 2014/10582

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 16. Madde
  • Bağlantılı Suçlarda Yetki

Kanuna aykırı gösteri ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme, bunların hareketlerine katılma, toplantı ve yürüyüşün zorla dağıtılması, görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme ve hakaret suçlarından şüpheliler H.. A.. hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/28824 soruşturma, 2013/14389 esas, 2013/7984 sayılı iddianamesi ile Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesine yönelik açılan kamu davasında, Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/725 esas numarası üzerinden yürütülen kovuşturma sırasında, Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesince, söz konusu dava dosyasının Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan 2013/717 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesinde zorunluluk bulunup bulunmadığı, birleştirilmesinin gerekip gerekmediği hususlarında karar verilmesinin talep edilmesi üzerine, Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin talebinin kabulü ile Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/725 esas sayılı dava dosyasının Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/717 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, dosyanın birleştirme kararı verilerek yargılama yapılmak üzere Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesine iadesine dair, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2014 tarihli ve 2014/75 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Dosya kapsamına göre, Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesi ile Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davalarda her iki dava konusu olayın birbirinden tamamen bağımsız olduğu, Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin dava dosyasına konu olay “İstanbul Gezi Parkı” protesto eylemlerine ilişkinken, Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesi dava dosyasına konu olayın 20.01.2014 ve 30.01.2014 tarihlerinde Akdeniz Olimpiyatları açılış ve kapanış törenlerine gelecek olan hükümet yetkililerini protesto eylemlerine ilişkin olduğu, bu haliyle sanıkların her iki dosyadaki eylemlerinin “bir suç işleme kararının icrası” kapsamında değerlendirilemeyeceği, keza 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun bağlantılı suçlarda yetkili mahkemenin belirlenmesine ilişkin 16/3. maddesinde yer alan “Uyuşulmazsa, Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir.” hükmü gereğince ortada birleştirme konusunda her iki mahkeme arasında teknik anlamda “uyuşmazlık” yaratan mahkeme kararları bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, dava dosyalarının birleştirilmesine ilişkin usul hükümlerine riayet edilmeksizin merciince birleştirme konusunda karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 10.06.2014 tarih ve 2014/11688/40049 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2014 tarih ve 2014/231215 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;

Kanun yararına bozma isteğinde 5271 sayılı CMK’nın 16/3. maddesinden bahsedilmişse de bu maddenin bağlantılı suçlarda yetki meselesine yönelik olduğu, somut olaydaki sorunun farklı yer mahkemeleri arasındaki yetki uyuşmazlığından değil aynı yer mahkemeleri arasındaki birleştirme meselesinden kaynaklandığı ve çözümünün CMK’nın birinci kitabının birinci kısmının üçüncü bölümünde düzenlendiği; her ne kadar iki dosyada bazı ortak sanıklar bulunsa da üzerlerine atılı suçların tarihleri, sevk maddeleri ve suçların nitelikleri itibariyle davaların birlikte görülmesi zorunluluğu da bulunmadığından; Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran bu gerekçeyle yerinde görüldüğünden, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2014 tarih ve 2014/75 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Yargıtay 5. Ceza Dairesi E: 2019/9189, K: 2020/49

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 16. Madde
  • Bağlantılı Suçlarda Yetki

Mühür bozma suçundan sanıklar … ve … haklarında İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/226 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/563 esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava ile şahsî ve fiilî irtibat bulunduğundan bahisle her iki davanın birleştirilmesine dair İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2019 tarihli ve 2019/226 esas, 2019/214 sayılı kararı üzerine, birleştirme koşulları oluşmadığı ve bu hususta muvafakat alınmadığından bahisle dosyanın İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesine iadesine ilişkin İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2019 tarihli ve 2018/563 esas sayılı yazısını müteakip, dosyanın gönderildiği merci İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince birleştirmeye muvafakat verilmemesine ilişkin müzekkerenin karar vasfı taşımaması nedeniyle henüz olumsuz birleştirme uyuşmazlığı çıkmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/07/2019 tarihli ve 2019/610 Değişik iş sayılı Kararının;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Görülmekte olan davaların birleştirilmesi ve ayrılması” başlıklı 10. maddesinde yer alan “(1) Kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebilir.” şeklindeki hüküm ile anılan Kanunun “Bağlantılı suçlarda yetki” başlıklı 16. maddesinde yer alan “(1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir. (2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir. (3) Uyuşulmazsa, Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir.” biçimindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesince verilen birleştirme kararını takiben İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2019 tarihli yazısıyla birleştirmenin uygun görülmeyerek dosyanın iade edilmesi üzerine, mahkemeler arasında birleştirme uyuşmazlığının meydana geldiği, ortak yüksek görevli mahkeme olan merciince işin esasına girilmek suretiyle birleştirme hakkında bir karar vermesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 18/11/2019 gün ve 94660652-105-34-15166-2019-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte gönderilmekle gereği düşünüldü:

Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05/07/2019 tarihli ve 2019/610 Değişik iş sayılı Kararın CMK’nın 309. maddesi uyarınca bozulmasına, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine 13/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Yargıtay 10. Ceza Dairesi E:2019/1985, K:2019/3919

  • Ceza Muhakemesi Kanunu 16. Madde
  • Bağlantılı Suçlarda Yetki

Adalet Bakanlığının, 18/04/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık… hakkındaki kamu davasının Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/487 esas sayılı davasıyla birleştirilmesine dair Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2018 tarihli ve 2018/85 esas, 2018/31 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/05/2019 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.

Sanık hakkında, 02/10/2017 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda, Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığınca TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 01/11/2017 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,

Yapılan yargılama sonucunda Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarihli ve 2017/487 esas, 2018/58 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliyesi 5. Ceza Dairesinin 02/04/2018 tarihli ve 2018/848 esas, 2018/866 sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verildiği,

Aynı sanığın 09/11/2017 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda ise, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 09/01/2018 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,

Yapılan yargılama sonucunda Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2018 tarihli ve 2018/85 esas, 2018/31 sayılı kararıyla, davanın Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/487 esas sayılı davasıyla birleştirilmesine karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 06/02/2018 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 16. maddesinde yer alan, “(1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir. (2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir” hükmü karşısında, muvafakat alınmadan birleştirme kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2018 tarihli ve 2018/85 esas, 2018/31 sayılı kararının bozulması istenmiştir.

Dosya kapsamında mevcut belgelere göre Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davada yargılama konusu olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun tarihi “09/11/2017” olduğu halde, karar başlığında “22/02/2017” olarak gösterilmesi mahkemesince düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

CMK’nın, “Bağlantı kavramı” başlıklı 8. maddesinde “Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır.” şeklinde hüküm yer aldığı, “Bağlantılı suçlarda yetki” başlıklı 16. maddesinde ise,

“(1) Yukarıdaki Maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir.

(2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir.

(3) Uyuşulmazsa, Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir.

(4) Birleştirilmiş olan davaların ayrılması da bu suretle olur.” şeklinde hüküm yer aldığı,

Somut olayda Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2018 tarihli ve 2018/85 esas, 2018/31 sayılı kararıyla, davanın Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/487 esas sayılı davasıyla birleştirilmesine karar verilerek dosyanın 12/02/2018 tarihli müzekkere ekinde Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, ancak Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesince birleştirmeye muvafakat verilmeyerek 19/02/2018 tarihli müzekkere ekinde dosyanın Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesine iade edildiği, bunun üzerine Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesince davanın yeni bir esasa kaydedilerek yargılamaya devam edildiğinin anlaşılması karşısında, Esasen birleştirme kararlarının CMK’nın 223. maddesinde sayılan hüküm türlerinden olmayıp ara karar niteliğinde olduğu, CMK’nın 16. maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında Mahkemelerce davaların birleştirilmesine ve ayrılmasına karar verilebileceği, somut olayda da her ne kadar Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2018 tarihli ve 2018/85 esas, 2018/31 sayılı kararında, davanın Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/487 esas sayılı davasıyla birleştirilmesine karar verilmişse de, sonradan Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesince ara kararı niteliğindeki tek taraflı olarak verilmiş olan birleştirme kararından dönülüp davanın yeni bir esasa kaydedilerek yargılamaya devam edildiği, bu nedenle artık kanun yararına bozulması talep edilen Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2018 tarihli ve 2018/85 esas, 2018/31 sayılı birleştirme kararının hukuki geçerliliğini yitirdiği anlaşılmış olup, ortada kanun yararına bozma yoluyla incelenebilecek bir karar veya hüküm bulunmadığından, talebin reddine karar vermek gerekmiştir.

] }


Avatar
1990 yılında Kırıkkale’de doğan Umur Yıldırım, orta öğrenimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı burs ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur. Halen tam burslu olarak Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü-Kamu Hukuku Bölümünde yüksek lisansına devam etmekte olan Umur Yıldırım, Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun kurucusudur.
Yorum Yazın