Anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesi mümkündür. Anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesi, evlilik birliği içerisindeki tarafların anlaşarak boşanma kararı alması sonucu anlaşmalı boşanma davası açması, daha sonra tarafların anlaşmalı boşanmadan vazgeçmesi veya duruşmaya gelmemesi durumunda durumunda davanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesine denir. Anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesinde, tarafların anlaşmazlıklarını çözmek için mahkemeye başvurması gerekmektedir. Anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesi, tarafların boşanma sürecindeki anlaşmazlıklarının artması veya yeni anlaşmazlıkların ortaya çıkması nedeniyle de meydana gelebilir.
Taraflar evlilik birliğini kurduktan sonra bazı anlaşmazlıklara düşerek bu evlilik birliğini sonlandırmak isteyebilir. Evlilik birliği içerisinde karşılıklı sevgi ve saygının bitmesi ile boşanmaya karar veren kişiler mahkemeye başvurarak bu evlilik birliğini sonlandırabilir. Taraflar aralarında anlaştığı takdirde ve müşterek hayatlarını etkileyecek konularda uzlaştıkları takdirde anlaşmalı bir şekilde boşanabilir. Ancak bu durumda nafaka, müşterek çocuğun velayeti gibi hususlarda anlaşma sağlanmalıdır.
Tarafların anlaşamamaları halinde çekişmeli boşanma davası da açmaları mümkündür. Her iki durumda da çeşitli şartların gerçekleşmesi gerekir. Bunun yanı sıra anlaşmalı boşanma şeklinde başlayan süreç tarafların boşanma aşamasındaki anlaşmazlıklarının artması ile çekişmeli boşanma davasına da dönüşebilir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda anlaşmalı boşanma davasının çekişmeli boşanmaya dönüşmesinden bahsedeceğiz.
Anlaşmalı Boşanmanın Çekişmeli Boşanmaya Dönüşme Nedenleri
Anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesi başlıca durumlar şunlardır:
- Taraflardan birinin anlaşmadan vazgeçmesi,
- Tarafların duruşmaya gelmemesi,
- Hakimin protokolü uygun bulmaması,
- Yasal şartların sağlanmaması (1 yıl kuralı),
- Diğer özel durumlar.
Anlaşmalı Boşanmanın Çekişmeli Boşanmaya Dönüşmesinin Hukuki Sonuçları
Anlaşmalı boşanma davası çekişmeliye döndüğünde yargılama usulü ve sonuçları önemli ölçüde değişir:
- Davanın Seyri ve Süresi:
Dava artık başvuru anından itibaren yeni bir çekişmeli boşanma davası açılmış gibi ele alınır. Mahkeme, HMK uyarınca dilekçelerin teatisi aşamasını işletir; davacıya gerekçeli bir boşanma dilekçesi sunması, davalıya cevap verme hakkı tanınır. Ön inceleme duruşması yapılıp uyuşmazlık konuları belirlenir, ardından tahkikat (delil toplama) aşamasına geçilir. Bu süreç, anlaşmalı boşanmaya kıyasla oldukça uzun sürer.
Tarafların iddia ve savunmaları detaylı inceleneceği, tanık dinletme, bilirkişi incelemesi, keşif gibi prosedürler olabileceği için boşanmanın neticelenme süresi uzar. Nitekim, anlaşmalı boşanma birkaç haftada biterken çekişmeli boşanma ortalama 1-2 yıl (hatta karmaşık vakalarda 3 yıldan fazla) sürebilmektedir.
- Delil ve İspat Yükü:
Anlaşmalı boşanmada kusur tartışması yapılmadığından delil araştırması minimaldir. Çekişmeli aşamaya geçildiğinde ise taraflar ileri sürdükleri boşanma sebeplerini kanıtlamakla yükümlüdür. Tanık beyanları, mesaj ve e-postalar, fotoğraf ve video kayıtları gibi her türlü delil sunulabilir. Hakim, daha önce sunulan anlaşma protokolünü tarafların uzlaşma niyetiyle verdiği bir belge olarak değerlendirir; protokoldeki kabuller, yeni durumda bağlayıcı olmaktan çıkar.
Taraflar artık kendi menfaatlerini korumak için iddialarını genişletebilir veya değiştirebilirler. Örneğin, başta tazminat talep etmeyen bir eş, anlaşma bozulunca karşı taraftan maddi-manevi tazminat isteyebilir; protokolde belirlenen nafaka miktarı da geçersiz hale gelip yeniden talep ve takdire açıktır.
- Kusur ve Tazminat Değerlendirmesi:
Çekişmeli boşanmada kusur oranları hukuki sonuçları etkiler. Hakim, evliliğin bitiminde tarafların kusur durumunu değerlendirerek tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerine karar verir. Anlaşmalı boşanmada bu talepler protokol ile düzenlenmiş veya feragat edilmiş olabiliyordu; ancak çekişmeli süreçte kusursuz veya daha az kusurlu eş, diğerinden maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Kusurlu eş ise tazminat alamaz. Örneğin, anlaşmalı protokolde taraflar tazminat talebinde bulunmamış olsa da çekişmeli aşamada boşanmanın fer’ileri yeniden gündeme gelebilir.
- Nafaka ve Velayet:
Anlaşma bozulduğunda çocukların velayeti ve nafaka (iştirak/yoksulluk nafakası) gibi hususlar da artık hakimin takdirine geçer. Protokolde üzerinde anlaşılan velayet ve çocukla kişisel ilişki planı, çekişmeli durumda geçerli olmaz; her iki taraf da çocuğun velayetini isteyebilir ve hakim, çocuğun menfaatini gözeterek karar verir. İştirak nafakası (çocuk bakım nafakası) miktarı da yeniden belirlenir. Yoksulluk nafakası için eşlerden biri talepte bulunabilir (anlaşmalı protokolde talep etmemiş olsa bile), hakim uygun görürse nafaka bağlanabilir. Kısacası, daha önceki protokol tarafları bağlamaz; her konu sıfırdan yargılamaya açıktır.
- Masraflar ve Ücretler:
Çekişmeli boşanmaya dönüş, doğal olarak dava masraflarını artırır. Anlaşmalı süreçte tek celsede biten davanın harç ve vekalet ücreti sınırlı iken, çekişmeli süreçte birden fazla duruşma yapılacağından mahkeme masrafları, varsa avukatlık ücreti ve süreç uzadıkça ortaya çıkabilecek ek giderler (tanık huzur ücreti, bilirkişi ücreti vb.) artacaktır. Ayrıca, anlaşmalı boşanmada genelde taraflar kendi masraflarını üstlenmeyi kabul ederken, çekişmeli sonucunda haksız çıkan tarafa yargılama giderleri yükletilir. Bu da vazgeçen taraf için maddi bir risk oluşturur.
- İstinaf ve Temyiz Aşaması:
Çekişmeli yargılama sonunda verilen kararda tarafların kanun yolu hakları saklıdır. Anlaşmalı boşanmada çoğunlukla her iki taraf da istinaf/temyizden feragat ederek kararın hemen kesinleşmesini sağlardı; oysa çekişmeli karar, normal temyiz sürecine tabidir. Taraflar bölge adliye mahkemesine ve gerektiğinde Yargıtay’a başvurabilirler. Özellikle anlaşma bozulup çekişmeliye dönen davalarda Yargıtay içtihatları yol göstericidir: Yargıtay, kararın kesinleşmesine kadar tarafların anlaşmadan dönme hakkı olduğunu vurgulayarak, anlaşma bozulduğunda dosyanın çekişmeli olarak görülmesi gerektiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, ilk derece mahkemesi anlaşma bozulunca davayı usulden reddetmişse, istinafta bu karar kaldırılıp davanın çekişmeli görülmesine hükmedilebilir.

Anlaşmalı Boşanma Davasının Çekişmeli Boşanma Davasına Dönüşmesi Nasıl Olur?
Anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesi, anlaşmalı boşanmaya karar veren tarafların dava sürecinde ya da sonrasında birtakım anlaşmazlıkların ortaya çıkması sebebiyle çekişmeli boşanmaya geçmeye karar verdikleri bir hukuki süreci ifade eder. Anlaşmalı boşanma davası açıldıktan sonra taraflar birtakım hususlar üzerinde anlaşmazlıklar yaşayabilir ve dava bu nedenle çekişmeli boşanma davasına dönüşebilir. Bu davada taraflar velayet, nafaka, tazminat gibi çeşitli hususlarda anlaşmazlıklar yaşayabilir. Bunun dışında eşlerin anlaşmalı boşanma protokolüne uygun davranmaması hatta protokolden vazgeçmesi halinde de dava anlaşmalı boşanma davasından çekişmeli boşanma davasına dönüşebilir.
Taraflar duruşmaya katılmazsa hakim tarafların uygun irade beyanlarını dinleyemeyeceği için de dava çekişmeli boşanma davasına dönüşür. Bunun dışında duruşmaya katılsalar dahi anlaşmalı bir şekilde boşanmak istemediklerini ya da boşanmayı hiç istemediklerini beyan etmeleri halinde hakim davayı çekişmeli boşanma davasına dönüştürür. Bu hususa karar verecek kişi davanın açıldığı aile mahkemesinin hakimidir. Anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesine neden olan husus anlaşmanın bir takım hükümlerinde dava sonuçlanmadan çıkan anlaşmazlıklar olup söz konusu anlaşmazlıklar çocuklara ilişkin, nafakaya ilişkin, tazminata ya da mal paylaşımına ilişkin olabilmektedir.
- Eşlerin aralarında yaptıkları protokole aykırı hareket etmeleri,
- Protokolden daha sonra vazgeçmeleri,
- Duruşmaya katılmamaları ve devamında davayı çekişmeli devam ettiğini bildirmesi,
- Duruşma esnasında anlaşmanın bozulduğunu beyan etmeleri,
- Duruşmada boşanma beyanından vazgeçmeleri
Hallerinde aile mahkemesi hakimi; eşler arasındaki anlaşmanın bozulmuş olmasından ötürü anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesi kararı vermektedir. Anlaşmalı boşanma, aşamaları itibariyle çekişmeli boşanma davasına göre daha hızlı ve kısa sürede sonuçlanmaktadır. Anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesi halinde, delil ve tanık gibi farklı kurallarla davanın çekişmeli olarak devam etmesinden dolayı sürecin uzayacaktır.
Anlaşmalı Boşanma Davası Açtıktan Sonra Anlaşmaktan Vazgeçilmesi
Anlaşmalı boşanma davası, tarafların boşanma ve ferileri hususunda mutabık kalmaları neticesinde Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesine dayanarak görülür. Taraflardan birisinin yargılama esnasında anlaşmalı boşanmaktan vazgeçmesi ve davaya çekişmeli olarak devam etme talebi halinde veya hükümden sonra temyiz aşamasında kararı istinaf/temyiz incelemesine göndermesi halinde anlaşmalı boşanma davası çekişmeli boşanmaya dönüşür ve çekişmeli boşanma davası olarak yargılamaya devam edilmelidir.
Anlaşmalı olarak açılan bir boşanma davasından sonra taraflar farklı sebepler öğrenerek anlaşmalı şekilde boşanmaktan vazgeçebilir. Bu durumda mahkeme nezdinde dava hiç açılmamış sayılır. Boşanma davasından davacının açık rızası ve davalının kabul etmesi ile boşanma davasından vazgeçilebilir. Ancak boşanma davasından vazgeçen taraf sonrasında aynı şekilde tekrar boşanma davası açabilir. Ancak bir kişi boşanma davası açmaktan vazgeçtiği halde tekrar boşanma davası açamayacağı üç durum vardır:
- Hayata kast
- Zina
- Pek kötü ve onur kırıcı davranış
Bu üç durum halinde boşanma davası açılmasından vazgeçildiği takdirde kişinin eşini affettiği varsayılır. Somut olay kapsamında bu durum hakim nezdinde tekrar değerlendirilmelidir. Anlaşmalı boşanma davasının çekişmeli boşanma davasına dönüşmesi halinde ise taraflara herhangi bir ceza verilmez. Yalnızca anlaşmalı boşanma davasını açmayı talep eden taraf yargılama giderleri ve harçları ödemek zorunda kalacaktır. Ancak eğer sulh olunur, feragat edilir ya da vazgeçilirse belirlenen ücretin yarısına hükmedilir.