Ceza Hukuku

Amir veya Üstü Tehdit Suçu ve Cezası

Silahlı kuvvetlerin görevlerini gereği gibi iyi bir şekilde yerine getirmeleri için askeri hiyerarşi içinde emre itaat edilmesi ve katı bir disiplin tesisi gerekmektedir. Bu kapsamda hiyerarşinin korunup Amir veya üste tehdit suçu, Askeri Ceza Kanunu madde 82’de “askeri itaat ve inkıyadı bozan suçlar” arasında düzenlenmektedir. Amir- maiyet, ast- üst arasındaki itaat ve inkıyadın bozulması silahlı kuvvetlerin görevini gereği gibi yapamamasına, milli savunma hizmetinin aksamasına sebep olacaktır. Askeri Ceza Kanunu’nda düzenlenen Amir veya üstü tehdit suçu ve cezası ile her şeyden önce amir- maiyet, ast- üst arasındaki saygı ilişkisine uyularak milli savunma hizmetinin disiplinli ve düzenli işlemesi amaçlanmaktadır.

Amir veya üste tehdit suçu, Askeri Ceza Kanunu madde 82’de “Amir veya üstünü herhangi bir suretle tehdit edenlere, altı aydan iki seneye kadar hapis cezası verilir. Fiil toplu asker karşısında veya silahlı iken veya hizmet esnasında işlendiği takdirde, verilecek hapis cezası bir yıldan az olamaz.”

Amir veya Üste Tehdit Suçunun Unsurları

Suçun Hukuki Konusu

Amir veya üstü tehdit suçu hukuki konusu, Askeri Yargıtay bazı kararlarında belirttiği üzere kişilerin huzur ve sükunudur. Tehdit suçunu düzenleyen TCK madde 106’da tehdit “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı…” olarak nitelendirilmiş ve işlenmesi karşılığında yaptırım öngörülmüştür. Bu şekilde kişilerin huzur ve sükunları ile iç huzur, karar ve hareket serbestisi de korunmaktadır.

Fail

Amir veya üste tehdit suçu özgü bir suçtur. Kanunda suç olarak tanımlanan fiili işleyen kişi suçun failidir. Herkes amir veya üste hakaret suçunun faili olamaz. Fail, ast veya maiyet içerisine giren asker ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nde ve Milli Savunma Bakanlığı’nda ast olarak çalışan sivil personel amirlerine karşı söz konusu suçu işlediklerinde bu suçun faili olabilir.

Mağdur

Amir veya üste tehdit suçu fiili ile saldırıya uğrayan kişidir. Söz konusu suç herkese karşı işlenemez. Failin bulunduğu konuma göre amir veya üst olan kişiye karşı işlenebilir.

Askeri Ceza Kanunu madde 13/2’de amir “Amir, makam ve memuriyet itibariyle emretmek salahiyetini haiz kimsedir.”; Askeri Ceza Kanunu madde 13/3’te üst “Üst tabiri rütbe ve kıdem büyüklüğünü gösterir.” olarak ifade edilmişlerdir.

Amir veya üst konumunda olmayan diğer askeri personellere karşı yöneltilen tehdit eylemleri Askeri Ceza Kanunu madde 82 değil, TCK madde 106’da düzenlenen tehdit suçunu oluşturacaktır.

Eylem

Askeri Ceza Kanunu madde 82’de Amir veya üstü tehdit suçu düzenlenmesinde hangi eylemlerin tehdit suçunu oluşturacağına dair bir açıklama yapılmamıştır. Askeri Ceza Kanunu’nda hakkında düzenleme olmayan cürümler ve cezalar hakkında TCK’nın uygulanacağı belirtilmiştir. Askeri Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında da tehdit suçunun unsurlarının TCK madde 106’da aranması gerekmektedir.

Bu kapsamda TCK madde 106’da tehdit suçu “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenmektedir.

TCK madde 106 uyarınca tehdit suçunda failin ileri sürdüğü hususu yerine getirmemek şartıyla kendisi veya üçüncü kişi tarafından mağdura karşı bir saldırı gerçekleştireceğini beyan etmiş olmalıdır. Nitekim failin ileri sürdüğü hususu gerçekleştirmesi durumunda eylem ayrı bir suç oluşturacağı nedeniyle fail hem tehdit fiilinden hem de suç teşkil eden bir diğer fiilden ayrı ayrı cezalandırılacaktır. Tehdit suçunun niteliği itibariyle tehdit konusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin bir önemi yoktur. Tehdit suçunun eyleminin mağdurun yüzüne karşı yapılması şart değildir, mağdurun gıyabında da tehdit suçu işlenebilir.

Tehdit suçunun oluştuğunun ileri sürülebilmesi için eylemin mağdur üzerinde ciddi bir korku ve endişe yaratmaya elverişli ağırlıkta olması gerekmektedir; ancak eylemin mağdur üzerinde mutlaka korku ve endişe yaratması veya huzur ve sükunu bozması gerekmemektedir. Nitelik itibariyle korku ve endişe yaratmaya elverişli olması yeterlidir.

Askeri Yargıtay uygulamasında “o rütbeye güvenmeyin, bunun dışarısı da var, orada görüşürüz”, “sen ne yapmaya çalışıyorsun, kafamı bozma”, “siz adamı katil edersiniz”, “anam avradım olsun kurma kolunu çekerim üzerime gelme”, “bana kimse küfür edemez, vuramaz, seni öldüreceğim” ifadeleri amir veya üste tehdit suçunun oluştuğuna dair kararlar verilmiştir. Ancak “seni buradan sürdüreceğim”, “düşmez kalkmaz bir Allah, ben de senin açığını yakalayacağım”, “daha önce de görev yaptığım yerde bir başçavuşu MP-5 tabanca ile kovaladım” ifadeleri amir veya üste tehdit suçu kapsamında değerlendirilmemiştir.

Nitelikli Unsurlar

Askeri Ceza Kanunu madde 82’de “…Fiil toplu asker karşısında veya silahlı iken veya hizmet esnasında işlendiği takdirde, verilecek hapis cezası bir yıldan az olamaz.” olarak suçun nitelikli hallerini düzenlemektedir. İlgili madde kapsamında tehdit suçunun;

  1. Silahlı iken,
  2. Toplu asker karşında,
  3. Hizmet halinde işlenmesi,

durumunda suçun nitelikli halinin oluşacağına hükmedilmiştir.

Askeri Ceza Kanunu madde 11’de silahlının tarifi “Bu kanunun tatbikatında; “Silahlı” tabirinden maksat hizmetin icabı olan silahı hamili bulunmak, veya silahının başında olarak bir amirin kumandası ve nezaretiyle hizmete başlanılmış olmak halidir.” şeklinde açıklama yapılmaktadır. Bu durumda silahın hizmet amacıyla taşınması veya silahın başında bir amirin kumandası ve nezaretiyle hizmete başlamış olması aranmaktadır. Ancak Amir veya üste tehdit suçun nitelikli halinin oluşması için silahın tehditte kullanılması şart değildir. Örneğin bir gemide top başında olmak veya nöbetçinin nöbet hizmeti sırasında tüfek taşıması “silahlı” kavramının oluşması için yeterlidir. Silah eğitimi veya bakımı silahlı hizmet kapsamında değerlendirilmemektedir.

Askeri Ceza Kanunu madde 14’te toplu erbaş ve er karşısının tarifi “Bir fiil toplu erbaş ve er karşısında yapılmış sayılarak kanunun bu kayıt ile takyit ettiği hükümlerin tatbikı için amir veya mafevk ile failden veya şeriklerden başka askeri hizmet maksadiyle toplanmış en az yedi askeri şahsın bulunması şarttır.” olarak yapılmaktadır.

Toplu asker nitelikli halinin oluşabilmesi için amir veya üst ve fail dışında hizmet amacıyla toplanmış 7 veya daha fazla askerin toplanması yeterlidir. Askeri Yargıtay kararına göre toplanma askeri hizmet amacına yönelik, ciddi ve disiplinli olmalı, amir veya üstün emir komutasında bulunmalı ve hizmet amacıyla toplanmanın başlaması gerekmektedir. Askeri Yargıtay içtihatları uyarınca yemek duası için toplanan personel de toplu asker olarak değerlendirilmektedir. Amir veya üst ve fail dışında hizmet amacıyla toplanmış en az 7 kişinin duyabileceği veya görebileceği şekilde işlenmesi olması yeterli olup, kişilerin duymuş veya görmüş olmalarının bir önemi olmamaktadır.

Askeri Ceza Kanunu madde 12’de hizmetin tarifi “Bu kanunun tatbikatında (Hizmet) tabirinden maksat gerek malüm ve muayyen olan ve gerek bir amir tarafından emredilen bir askeri vazifenin madun tarafından yapılması halidir.” olarak yapılmaktadır. Malum ve muayyen olan ve amir tarafından emredilen bir askeri durumun olması hali olarak düzenlenmiştir.  Askeri Yargıtay Daireler Kurulu 27.03.2003 tarihli E. 2003/33, K. 2003/31 sayılı kararında hizmet halinin varlığı için;

  • Amir veya üstün ve maiyet veya astın hizmet halinde olması,
  • Amir- maiyet, üst- ast arasında hizmet ilişkisinin bulunması,
  • Eylemin hizmet gereklerinden doğması

şartlarını aramıştır.

Suçun Manevi Unsuru

Amir veya üste tehdit suçu niteliği itibariyle kastla işlenebilen suçlardandır, taksirle işlenmesi mümkün değildir. Ayrı olarak failde saik aranmamaktadır.

Teşebbüs

Tehdit suçu sırf hareket suçu olması nedeniyle bir sonucun gerçekleşmesi aranmamaktadır. Çok sık karşılaşılmasa da amir veya üste tehdit suçuna teşebbüs mümkün olmaktadır. Fail tarafından ileri sürülen hususun mağdura ulaşması ile suç tamamlandığı için, fail tarafından tehdit mektup veya elektronik posta gibi vasıtalarla yapılıyor ve bir şekilde mağdura ulaşmıyorsa suç teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır.

İştirak

Amir veya üstü tehdit suçu özgü bir suç olması sebebiyle failin maiyet veya ast olması durumunda iştirakin her türlüsü mümkündür.

Yani, suçu birden fazla kişiyle işlemek, birini suçu işlemeye azmettirmek ve birinin suçu işlemesine yardım etmek mümkündür. Suçun birden fazla kişiyle işlenmesi halinde, müşterek faillik söz konusu olacaktır. Bu durumda suç oluşturan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri fail olarak sorumlu tutulacaktır. Suç işlemeyi düşünmeyen kişiye suç işleme kararını verdirmek halinde ise, iştirak hallerinden birini suç işlemeye azmettirmek durumu ortaya çıkmaktadır. Bu halde, azmettiren kişi işlenen suçun cezası ile cezalandırılmaktadır. Suçun icrasını kolaylaştırmak şeklinde ortaya çıkan iştirak türleri ise birinin suç işlemesine yardım etme olarak kabul görmektedir. Bu durumda ise, yardım etmenin nasıl ve ne zaman olduğuna bağlı olarak yardım eden kişinin cezası belirlenmektedir.  İştirak halleri, sayıldığı gibidir ve amir veya üstü tehdit suçu bahsedilen bütün şekillerde iştirake elverişlidir.

Amir veya Üste Tehdit Suçu Cezası

Askeri Ceza Kanunu madde 82’de “Amir veya üstünü herhangi bir suretle tehdit edenlere, altı aydan iki seneye kadar hapis cezası verilir. Fiil toplu asker karşısında veya silahlı iken veya hizmet esnasında işlendiği takdirde, verilecek hapis cezası bir yıldan az olamaz.” İfadesi ile;

  • Suçun basit halinin işlenmesi durumunda fail 6 aydan 2 yıla kadar,
  • Suçun nitelikli halinin işlenmesi durumda fail alt sınırı 1 yıl olarak

 hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Amir veya Üste Tehdit Suçu Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Kararı

Adli para cezası, yargılamayı gerçekleştiren mahkeme tarafından, hükümlünün bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesine karar verilmesidir. Askeri Ceza Kanunu Ek madde 8 uyarınca;

  • sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın dört ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması,
  • fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi,
  • fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi hallerinde

 adli para cezasına hükmedilemez. Amir veya üste tehdit suçunda, kanunda öngörülen hapis cezaları nedeniyle adli para cezasına hükmedilemez.

Erteleme kararında, mahkemece yargılanan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiş ve kişi hakkında hapis cezası hükmedilmiştir; ancak, mahkeme tarafından kişiye verilen hapis cezasının, cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi halinde erteleme kararı verilmiş olacaktır. Askeri Ceza Kanunu madde 47 uyarınca;

  • sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın üç ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması,
  • fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi,
  • fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi
  • daha önce sırf askeri bir suçtan dolayı mahkûm olunması hallerinde

ertelenme kararı verilemez. Amir veya üste tehdit suçunda, kanunda öngörülen hapis cezaları nedeniyle erteleme kararına hükmedilemez.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşürülmesine yol açan cezanın bireyselleştirilmesi kurumudur.

Anayasa Mahkemesi’nin 2018/161 E. 2019/13 K. Sayılı 14/03/2019 tarihli kararında belirtildiği gibi, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. Maddesine eklenen 4. Maddenin 1. Fıkrasında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasının şartları yer almıştır. Bu şartlara göre, söz konusu suç hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verilebilmesi için, mahkeme tarafından kişi hakkında hükmolunan cezanın altı aydan az olması gerekmektedir. Amir veya üste tehdit suçunda, kanunda öngörülen hapis cezaları nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına hükmedilemez.

Amir veya Üste Tehdit Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

Şikayet, takibi şikayete bağlı suçlar, bir suç hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesinin suçun mağdurunun veya suçtan zarar gören kişilerin şikayetçi olmasına bağlı olduğu suçlardır. Askeri Ceza Kanunu madde 48/A’da askeri suçların takibinin şikayete bağlı olmadığı ifade edilmiştir. Amir ve üste tehdit suçu askeri suçlardan olması nedeniyle şikayete bağlı suçlardan değildir.

Zamanaşımı, Türk Ceza Kanunu m.66’da düzenlenmiştir.  TCK Madde 66/e’ ye göre, kamu davası 8 yıl, geçmesiyle düşer. Amir veya üste tehdit suçu neticesinde verilen hapis cezası şartları sağlıyorsa zamanaşımı 8 yıldır.

Uzlaşma,  suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma şikayetten vazgeçme değildir. TCK madde 235 uyarınca amir ve üste tehdit suçları uzlaşma kapsamındaki suçlardan değildir.

Görevli Mahkeme, Askeri Ceza Kanunu’nda bulunan tüm suç tipleri, Askeri Mahkemelerde yargılanmaktaydı. Ancak, 03.06.2017 gün ve 30085 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hâkimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi’nin 31.05.2017 gün ve 831 sayılı kararı ile Anayasa değişikliği ile Askeri Mahkemelerin kaldırılmıştır. Bundan sonra tüm askeri suç tiplerinde sivil yargı organları görevlendirildi.

Amir veya üste tehdit suçunda görevli yargı organı ise, Asliye Ceza Mahkemeleridir.

Askeri Mahkemeler kaldırılmış olsa da Askeri Ceza Kanunu yürürlükte ve uygulanmaktadır. Askeri Ceza Hukuku spesifik bir alandır. Bu suç tipinde özgürlüğünüzü bağlayıcı cezaların çıkması yüksektir. Aynı şekilde alacağınız ceza neticesinde askeriyeden atılmanıza sebebiyet verebilir. Bu nedenle askeri ceza avukatı ile dosyanızı yürütmeniz hem özgürlüğünüz hem de mesleğiniz için önemlidir. Asker davalar avukat vasıtasıyla yürütüldüğü takdirde hak kaybına uğrama ihtimaliniz düşecektir.

Başa dön tuşu