Tebligat Nedir? Tebligat Çeşitleri Nelerdir?

tebligat nedir

Tebligat, bir mahkeme, idari kurum veya diğer yetkili merci tarafından düzenlenen belgelerin ilgili kişi veya kurumlara ulaştırılması işlemidir. Tebligat diğer bir tanımla; kişilerin, kurum ve kuruluşların bilgi alma, haberdar olma, savunma haklarını kullanabilmeleri için tebligat çıkartmaya yetkili mercilerin, usul ve yasaya uygun olarak olayın ilgililerine çıkarttıkları resmi evraklardır. Hukuki açıdan mahkemeler, cumhuriyet savcılıkları, icra müdürlükleri, vergi daireleri ve diğer ilgili devlet daireleri ve resmi kurumlar tarafından mevzuatta belirtilen usul ve esaslara göre yapılan resmi işlemlerin ilgili kişisini bilgilendirme amacıyla iletilen resmi evraka tebligat denir. Tebligat Kanununun 9. maddesine göre Tebligatın içeriğini açıklamak gerekirse,

  • Tarafların ve varsa yasal temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile yerleşim yeri veya iş adreslerini,
  • Anlaşılacak şekilde kısaca tebliğin konusunu,
  • Davet edilen şahsın hangi kurumda ve hangi gün ve saatte hazır bulunması gerektiğinin ve bu kurumun yerini,
  • Kanunlarına göre davetiye ve çağrı kaydında yer alan sair hususları,
  • Davetiyeyi çıkaran merciin mührünü ve mahkeme başkatibinin ve diğer mercilerde görevli memurun imzası yer almaktadır.

Tebligat, gerçek kişilere ve tüzel kişilere yapılır. Tebligat, normal tebligat ya da E- Tebligat (Elektronik Tebligat) olarak yapılmaktadır. Kurumun kendi içinde yapılacak tebligatları kurumun kendi memurları ya da zabıta aracılığı ile yapılır. Tebligat masraflarını, tebligatın yapılmasını talep eden kişi ya da kurum öder. Tebligatın usulüne uygun yapılması gerekmektedir. Usulüne uygun yapılmayan tebligata itiraz ederek hak kayıplarının önüne geçebilirsiniz. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak makalemizde tebligat nedir, tebligatın çeşitleri ve usulüne uygun tebligat yapılmaması durumunda yapılabilecekler hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Tebligat Nedir?

Tebligat, tebligata yetkili makamın belirli hukuki işlemlerden haberdar edilmek için o işlemin muhatabına belli usuller çerçevesinde bildirim yapılmasıdır. Tebligat, bir mahkeme, idari kurum veya diğer yetkili merci tarafından düzenlenen belgelerin ilgili kişi veya kurumlara ulaştırılması işlemidir. Bu belgeler genellikle dava dilekçeleri, kararlar, çağrılar, ihbarlar, cezalar, vergi bildirimleri gibi önemli hukuki bilgileri içerir. Tebligatın temel amacı, tarafların yasal haklarını korumak, süreçlerdeki bildirimleri sağlamak ve bilgilendirmeleri yapmaktır. Tebligat, birçok konu hakkında gönderilebilir. Genellikle tebligat çıkarmaya yetkili kişi ve kurumlar şu şekildedir:

  • Baroya bağlı avukatlar
  • Noterler
  • Valilikler
  • Belediyeler
  • Adliyeler
  • SGK
  • Vergi Daireleri

Bunun dışında birçok kurum ve kuruluş, ilgilere tebligat gönderebilir.

Tebligat ilgili kişiye veyahut onun işlemleri için kanunen yetkili kılınan şahıslara yapılmaktadır. Tebligat Kanununun 10. Ve 11.  Maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılacağı belirtilmişti. Bunların haricinde kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartı ile her yerde tebligat yapılması uygundur.

Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır. Yasal temsilcileri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması zorunlu olmadıkça bu temsilcilere yapılır.

tebligat ornegi
tebligat ornegi

Usulüne Uygun Tebligat Nasıl Yapılır?

Tebligat Kanunu’nun 10.maddesine eklenen ikinci fıkrasında gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Muhatabın adresi takip alacaklısı (veya davacı) tarafından bildirilecek ve normal tebligat çıkarılacaktır. Bildirilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adresi olması arasında fark bulunmamaktadır. Bildirilen adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre çıkarılacaktır.

Tebligat Kanunu’nun 10/2 ve 21/2. maddelerini farklı şekilde yorumlayarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine başka adresi bilinmiyor diyerek doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması doğru olmaz. Bu davranış Anayasanın 36. maddesine aykırı olur ve muhatabın savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi aynı zamanda özünde cezalandırmayı da amaçlayan bir düzenleme içermektedir. Yasa koyucu 5490 Sayılı Kanuna göre doğru adresini zamanında Nüfus Müdürlüğü’ne bildirmeyen vatandaşı cezalandırmak amacını gütmüştür.

Tebligat Kanunu’nda değişiklik getiren madde gerekçelerinden açıkça anlaşılacağı üzere iki veya üç tebligatla sorun çözülmek istenmiştir. Hem yasa metninde, hem yasanın uygulanmasını gösteren yönetmelikte ve hem de madde gerekçesinde muhatabın sadece adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen adres olarak bildirilmesi halinde doğrudan doğruya 21/2’ye göre tebligat yapılacağı açıklamasına yer verilmemiş, bilakis bildirilen adrese tebligat yapılamaması halinde 21/2’ye göre tebligat yapılacağı önemle vurgulanmıştır. Adrese kayıt sistemindeki adres tebligat yapılamayacağı açıkça anlaşılan bir adres olmadığı için öncelikle normal bir tebligat çıkartılarak Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesinde ve Tebligat Yönetmeliğinin 29. maddesinde muhatap lehine olan araştırmaların yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işleminin yerine getirilmesi gerekir.

Tebligat Geldi Ne Yapmalıyım?

Tebligat geldiğinde öncelikle hangi kurumdan gönderildiğine bakmalısınız. Eğer tebligatı muhatabı sizseniz görevliden imza ile tebligatı almalısınız.  Tebligat ile tebliğ edilen evrakın konusu hakkın yerine getirilmesi için bir süre konulmuşsa veya konuya itiraz edilmesi gereken bir durum varsa bu sürelerin başlangıcı evrakın tebliğ tarihidir. Bu sebeple evrakı tebliğ aldığınız tarihe dikkat etmeniz önemlidir. Zira aleyhinize yapılan bir işlemin tebliğ edilmesi halinde süre tebligatı geldiği günü izleyen gün ile başlar.

Taraflara iletilen bu tebliğ ile birlikte, hukuki süreç başlamış sayılmaktadır. Bu nedenle hak kaybına uğranmaması veya itiraz hakkının kaybedilmemesi gibi durumlar için tebligat süresi önemlidir. Tebligat alınması halinde, ilgili işlemlerin doğru bir şekilde yerine getirilebilmesi için incelenip konusunun ne ile ilgili olduğu tespit edilmelidir. Tebligatınız adresinizde bulunmamanız halinde muhtara bırakılmış olabilir. Tebligatınızın muhtarlığa bırakılması halinde ilgili muhtarlıktan ivedi bir şekilde alınması hak düşürücü süreleri kaçırılmaması için önemlidir. Tarafınıza gönderilen bu tebligatı hukuki anlamda yorumlamak, uygulanacak hukuki prosedürleri geliştirmek ve hızlıca hareket etmek için avukat yardımından yararlanmak faydalı olacaktır.

PTT Gönderi Sorgusunu Buradan Yapabilirsiniz: https://gonderitakip.ptt.gov.tr/
tebligat
tebligat

Tebligat Çeşitleri Nelerdir?

  1. Tebligat şekillerine göre tebligatlar ikiye ayrılır;
  • Açık Tebligat: Resmi belgenin ilgili kişiye veya kuruma açıkça iletilmesine Açık tebligat denilmektedir. Açık tebligatta duruşma günü ve saati, ihtar keşif gün ve saati gibi bilgiler kişi veya kuruma tebliğ edilir. Açık tebligatta kapalı tebligattan farklı olarak tebligatın içerisine herhangi bir belge konmamaktadır.
  • Kapalı Tebligat: Açık tebligatta olduğu gibi duruşma günü ve saati, ihtar keşif gün ve saati gibi bilgiler kişi veya kuruma tebliğ edilir. Ancak açık tebligattan farklı olarak tebligatın içeriğinde konuyla ilgili belgeler yer almaktadır. Diğer bir adı da celpli tebligattır.
  1. Yapılış biçimine göre tebligatlar şu şekilde sıralanabilir;
  • Posta yoluyla tebligat: Kural olarak Tebligatlar tekel durumunda olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü (PTT) tarafından yapılmaktadır. Posta memuru, tebliğ edilecek zarfı muhatabına verir. Durum posta memuru ile muhatap tarafından alındı kağıdına tarih ve imza konmak suretiyle tespit edilir. Muhatap tebliği almaktan kaçınırsa posta memuru tarafından tebligat pusulası kapıya yapıştırılır.
  • Memur aracılığı ile tebligat: Tebligat kanununun 2. ve 41. Maddesine göre, diğer kanunlarda özel hüküm bulunması halinde, gecikmesinde zarar doğacak hallerde veya aynı yerde bulunan kurumlar arasında yapılacak tebligatlar bu yöntemle yapılabilir. PTT aracılığıyla tebligat yapma zorunlu olduğu için neden memur yoluyla tebligat yapıldığı açıkça belirtilmelidir. Kolluk aracılığıyla tebligatın çıkartılabilmesi için tebliğ çıkaran kurumun sebebini de belirtmek suretiyle mahalli, mülki idare amirine müracaat etmesi gerekir.
  • Doğrudan doğruya tebligat: Tebligatı çıkaran merci tarafından herhangi bir aracı kullanılmadan doğrudan yapılan tebliğ türüdür. Tebligat Kanununun 36. Maddesinde “Celse esnasında veya kalemde, soruşturmaya, davaya ya da takibe ait evrakın, taraflara, ilgili üçüncü kişilere, katılana veya vekillerine tutanağa geçirilmek suretiyle veya imza karşılığında, tebliğ konusu belirtilerek tevdii, tebliğ hükmündedir.” şeklinde düzenlenmiştir. Örneğin duruşma sırasında yargılamayla ilgili evrakın tutanağa geçirmek ve imzalatmak suretiyle doğrudan tebliği yapılabilir. Vekille görülen iş ve işlemlerle ilgili olarak taraf vekilleri, “Teslim-Tesellüm ” imzalayarak birbirlerine tebliğ yapabilir. Tebligat Kanununun 37. Maddesine göre, duruşma esnasında bir sonraki duruşmanın tarihi ve saatinin avukat, katip ve stajyerlere bildirilmiş olması tebliğ hükmünde olduğu belirtilmiştir.
  • Adresin bildirilmemesi halinde yapılan tebligat : Tebligat Kanunu m.35’e göre, kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan yargı organına bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır. Bu yolun kullanılabilmesi için eski adrese daha önceden en az bir kez tebligat yapılmış olması gerekir.
  • İlanen tebligat: Tebligat kanunun 28. Maddesine göre, tebligat yapılacak kişi biliniyorsa ancak adresi araştırmalara rağmen bulunamamışsa tebliğ ücretleri ödenmiş olması şartıyla Basın İlan Kurumu Aracılığıyla ilan yoluyla yapılır. Kişi ve kuruluşa ulaşmak için tebligatı çıkaran kurumun bulunduğu yerde çıkarılan gazetede ve bir internet haber sitesi ve ayrıca Basın İlân Kurumu İlan Portalında yapılır. Tebligata çıkaran merci, gerekirse ikinci defa ilan yapılmasına karar verebilir. İki ilan arasındaki müddet bir haftadan aşağı olamaz. İlanda, ilgililerin ad ve soyadları, ikametgah veya mesken yahut iş yerleri, tebliğ olunacak evrak içeriğinin özeti, tebliğin anlaşılabilecek şekilde açıklaması, sebebi, ilanın hangi merciden verildiği, ilan daveti içeriyorsa nerede ve ne için, hangi gün ve saatte hazır bulunulacağı yazılması gerekmektedir. İlanen tebliğ, son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılır. İlanen tebliğe karar veren merci toplamda 15 günden fazla olmamak üzere bu süreyi uzatabilir.
  • Yurtdışı tebligatı: Tebligat Kanununun Uygulanmasına dair yönetmelik 38. Maddesi gereğince, Yabancı ülkelerde bulunanlara tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu bakanlık aracılığıyla Dışişleri Bakanlığına, oradan da o yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya başkonsolosluğuna gönderilir. Dışişleri Bakanlığının aracılığına gerek görülmeyen hallerde, tebligat evrakı bakanlıklarca doğrudan o yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya başkonsolosluğuna gönderilebilir. Dışişleri Bakanlığı ve tebliği çıkaran merciin bağlı olduğu bakanlık tebliğ evrakını, Tebligat Kanununun Uygulanmasına dair yönetmelikte belirtilen şartlara uygun olup olmadığı yönünden inceler, varsa yanlışlık ve eksiklikleri düzelttirir veya tamamlattırır. Yabancı ülkede kendisine tebligat yapılacak kişi, Türk vatandaşı olduğu takdirde tebligat, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu vasıtasıyla da yapılabilir. Tebliğin konusu ile hangi merci tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim, muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderilir. Bildirimin o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurulmadığı takdirde tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır.
  • Elektronik Tebligat: Tebligat kanununda belirtilen tebligat çıkarmaya yetkili kurumlar tarafından e-Tebligat Yönetmeliği’ne uygun olarak tebligat işlemlerinin elektronik ortamda yapılmasını sağlayan sistemdir. Sisteme Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi(UETS) adı verilmektedir. Tebligatın elektronik ortamda yapılması sayesinde karşı tarafa ulaşması süresi kısalır ve basım ve posta maliyetleri azalır. Kurumlar vergisine tabi ve ticari, mesleki ve zirai kazancı elde edenler e- tebligat kullanmak zorundadır. Gerçek kişiler için ise zorunlu değildir, isteğe bağlı olarak alabilirler. UETS sisteminde kayıtlı olanlara e tebligat yapılacak, kayıtlı olmayanlara normal yollardan tebligat yapılacaktır. Ticari, zirai ve mesleki kazancı olanlar ile kurumlar vergisine tabi mükelleflerin e-tebligat sistemine geçmeleri zorunludur. Gerçek kişiler ise isteğe bağlı olarak e-tebligat adresi ve şifre alabilir. UETS’de bilgileri olan kurum, şirket ve şahıslara e-tebligat yapılacak, sistemde yer almayanlara eski sistemde olduğu gibi posta/zarf yolu ile tebligatlar yapılacak. e-Tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Tebligatı Almazsam Ne Olur?

Tebligat ilgili kişiye veyahut onun işlemleri için kanunen yetkili kılınan şahıslara yapılmaktadır. Ancak tebligatı almamanız durumunda  veya tebligatı imzadan kaçınmanız durumunda (tebliğden imtina) da hak kayıpları yaşayabilirsiniz. Yine tebligat yapılacak adreste kimsenin bulunmaması durumunda da tebliğ imkansızlığı gündeme gelebilir. Zira tebligat Kanununun 21. Maddesine göre,

  • Kendisine tebligat yapılacak kimse veya kanunen tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz,
  • Tebellüğden imtina ederse
  • Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olması halinde tebliğ edilmezse,

tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtarına imza mukabilinde teslim eder. Ardından teslim alanın adresini içeren ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Muhtar tebligat evrakını almaktan imtina edemez.

tebligat ornegi
tebligat ornegi

Usulsüz Tebligata Karşı Ne Yapabilirim?

Kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılmayan tebligatlara usulsüz tebligat adı verilmektedir. Usulsüz tebligat durumunda tebligat yapılmamış gibi hukuki sonuç doğurur ancak muhatabın öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Muhatabın öğrenmemesi durumunda ise tebligat hiç yapılmamış sayılacaktır. Usulsüz tebligat nedeniyle muhatap hak kaybına uğrayacaktır. Bu durumda bu hak kaybının usulsüz tebligat nedeniyle olduğunu tebligatı gönderen kuruma bildirilmesi gerekmektedir. Muhatap tebligatın usulsüz olduğu her türlü delil ispatlanabilir ve bu usulsüzlük re’sen incelenemez.

Usulsüz tebligat, Tebligat Kanunu’nun 32. ve yönetmeliğin 52. maddesi ile düzenlenmiştir. İlgili hükümlere göre tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap herhangi bir şekilde tebliği öğrenmiş ise tebliğ geçerli olacaktır. Ancak muhatap usulsüz tebliğden hiç haberdar olmaz ise tebligat yapılmamış sayılacaktır. Görüldüğü üzere usulsüz tebligat ancak muhatabın tebliğden haberdar olmaması halinde geçersiz olacaktır. Usulsüz tebligattan haberdar olunması halinde tebliğ geçerli olacağından, muhatabın yeniden usulüne uygun tebligat çıkarılmasını isteme hakkı bulunmamaktadır. Tebliğ tarihi olarak ise muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarih kabul edilecektir. Muhatabın usulsüz tebliği öğrenip öğrenmediği ve öğrenmişse bunun tarihi, muhatabın beyanına göre tespit edilecektir. Muhatabın tebliği öğrendiğinin ve bunun tarihinin iddia ve ispatı mümkün değildir.

Tebligat E-devletten Görünür Mü?

E- devlet üzerinden sadece e-tebliğ yapılan evrakları görüntülemeniz mümkündür. E-tebliğ olarak gelen evraklar UETS adı verilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden görülmektedir.  Tebligatın elektronik ortamda yapılması sayesinde karşı tarafa ulaşması süresi kısalır ve aynı gün karşı tarafa ulaşır.

Kurumlar vergisine tabi ve ticari, mesleki ve zirai kazancı elde edenler e-tebligat kullanmak zorundadır. UETS sisteminde kayıtlı olan gerçek veya tüzel kişilere  e-tebligat yapılacak, kayıtlı olmayanlara normal yollardan tebligat yapılacaktır. e-Tebligat, diğer tebligat yollarından faklı olarak  muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

MUHATABIN BİLİNEN EN SON ADRESİNE ÇIKARILAN TEBLİGATIN İADE EDİLMESİNDEN SONRA MERNİS ŞERHİYLE TK 21/2 HÜKMÜNE GÖRE TEBLİĞ YAPILABİLİR

Tebligat, kural olarak tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır (Teb. Y. m. 10/1). Bu bakımdan Tebligat Yasası’nda “adreste tebligat ilkesi” benimsenmiştir. Bu ilke gerçek kişiler için geçerli olduğu gibi, tüzel kişiler için de geçerlidir. Asıl olan tebligatın muhataba bilinen en son adresinde yapılmasıdır. Ancak kendisine tebliğ yapılacak kişinin başvurusu veya kabulü koşuluyla her yerde tebligat yapılması da mümkündür (Teb. Y. m. 10). Örneğin posta memuru köye dağıtıma çıkacağı sırada, köyde oturan muhatabı ilçedeki kahvehanede görür ve muhatap da orada kendisine tebliğ yapılmasını kabul ederse son adres dışında yapılan bu tebligat geçerli kabul edilir.

Muhatabın adreste bulunamaması halinde, bu durumun geçici veya sürekli olmasına göre TK 20. ve 21. Maddesine göre işlem yapılır. Tebliğ memuru araştırma sonucunu belgelendirmek zorundadır. Yani tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp yaptığı araştırmanın sonucunu tebliğ evrakına yazmalı ve araştırmayı yaptığı kişilerin imzasını almalı, imzadan kaçınmaları durumunda ise bu durumu yazarak evrakı imzalamalıdır (Teb. Y. m. 21/1, 23/7; Yön. m. 30/1, 35/f). Tebligat mazbatasına, beyanına başvurulan kişinin mutlaka adı ve soyadının, sıfatının (komşu, kapıcı, yönetici) yazılması gerekir.171 Komşunun adı veya soyadı yazılmadan yalnızca hangi dairede oturduğu (daire numarası verilerek) yazılmışsa tebliğ işlemi usulsüzdür (Teb. Y. m. 21/1, Yön. 30/1). 172 Muhatabın adreste geçici olarak bulunmama nedeni ve dağıtım (tevziat) saatlerinden sonra dönüp dönmeyeceği belgelendirilmeden, Tebligat Yasası’nın 21/1. maddesine göre yapılan tebligat işlemi usulsüzdür.

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2022/6-976 Karar No: 2023/3 sayılı kararı:

Şu hâle göre borçlunun takip talebinde gösterilen bilinen adresine çıkarılan ödeme emri tebligatı iade edilmiş olduğundan, adres kayıt sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligat yapabilmek için yasal şartlar oluşmuştur. Ancak ödeme emri tebligat evrakı üzerinde tebliği çıkaran merci tarafından, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilmediği hâlde tebliğ memuru tarafından kendiliğinden 7201 sayılı Kanun’un 21/2 nci maddesi uygulanarak 23.01.2013 tarihinde tebliğ edildiğinden tebligat bu hâli ile 7201 sayılı Kanun’un 21/2 ve 23/8 inci maddesi ile yönetmeliğin 16/2 maddelerine göre usulsüzdür. Nitekim aynı ilkelere Hukuk Genel Kurulunun 02.03.2021 tarihli ve 2018/12-671 Esas, 2021/186 Karar ile 25.05.2021 tarihli ve 2017/12-722 Esas, 2021/612 Karar sayılı kararlarında da değinilmiştir.  Özel Dairenin bozma kararında, kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlunun usulsüz tebligat iddiasında bulunmadığı yönünde bozma gerekçesine de yer verilmiş olup, her ne kadar icra hukukunda şikâyet hakkı icra takibinin taraflarına ait ise de, İİK’nın 142 nci maddesi ile bu duruma bir istisna getirilerek, sıra cetveline karşı alacaklının, diğer alacaklıların icra dosyalarındaki takip hukukuna aykırı işlemlerinin kendi sırasına etkili olduğunu ileri sürerek sıra cetveline itiraz edebileceği düzenlenmiştir. Bu durumda şikâyetçi, sıra cetvelinde kendisinden önce yer verilen başka bir alacaklının icra dosyasında borçluya yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığını belirterek sıra cetveline itiraz etmesi mümkündür.”

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 18.02.2014, Ε. 2014/1318, Κ. 2014/4274 sayılı kararında:

Somut olayda, alacaklı tarafından takip talebinde bildirilen ve bilinen son adres olarak kabulü gereken adres açık şekilde yazılmaksızın, sadece “Kadıköy/İSTANBUL” şeklinde belirtilmek suretiyle ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı ve “Kadıköy dağıtım sahasında bu isimde mahalle cadde ve sokak yoktur. Muhatap ismen tanınmıyor” şerhi ile iade edildiği, alacaklı vekilinin talebi ile borçlunun adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince ödeme emri tebliğ edildiği görülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, borçlunun bilinen son adresine tebligat çıkarılmaması usulsüzdür. Alacaklının takip talebinde bildirdiği ve bilinen son adres olarak kabulü gereken adres açıkça yazılmaksızın tebligat çıkarılması ve adres yetersizliği nedeniyle tebliğ edilememesi durumunda, Tebligat Kanununun 10. maddesi gereğince bilinen son adrese tebligat çıkarılması kuralının yerine getirildiğinden söz edilemez.”

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 05.12.2011, Ε. 2011/9908, Κ. 2011/26273 sayılı kararında:

“Somut olayda satış ilanı tebliğ işleminin, “Muhatap geçici İstanbul’a gittiğinden 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre kapısına 2 no.lu haber kağıdı yapıştırılıp, evrak mahalle muhtarlığına teslim edildi. Komşusu Özlem… haber verildi. İmzadan kaçındı.” şerhi ile yapıldığı görülmüştür. Komşunun beyanına göre muhatabın şehir dışında İstanbul’da olduğu anlaşıldığından şehir dışındaki muhataba 21’e göre tebligat yapılamayacağından sözü edilen tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan Tebligat Kanunu’nun 20. maddesine göre tebliğ yapılabilmesi için adreste birinin bulunması, kendisine tebliğ yapılacak şahsın muvakkaten başka yere gittiğinin belirtilmesi gerekir. Oysa somut olayda satış ilanının tebliğ edildiği adreste hiç kimse bulunmayıp, komşu beyanına göre adresin kapalı olduğu anlaşıldığından olayda 20. maddenin uygulanması da mümkün değildir.”

X
kadim hukuk ve danışmanlık