Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, tek fıkra halinde düzenlenmiş olup, kişinin bir başka kişiye ısrarla telefon etmesi, gürültü yapması, aynı amaçla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunmasıdır. Bunlardan birisi de apartman sakinlerinin huzur ve sükununu bozma suçu olup kişilerin gürültü yaparak rahatsız etmesi, evcil hayvanının sesinin rahatsız etmesi şeklinde gerçekleşebilir. Örneğin yüksek sesle müzik dinleyen bir kişi de apartman sakinlerinin huzur ve sükununu bozma suçunu işlemektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu TCK 123. maddede düzenlenmiş olup şu şekillerde işlenebilir:
- Kişinin huzurunu bozma amacıyla ısrarla telefon etmek (TCK 123/1)
- Kişinin huzurunu bozma amacıyla ısrarla gürültü yapmak (TCK 123/1)
- Kişinin huzurunu bozma amacıyla ısrarla hukuka aykırı sair bir eylem gerçekleştirmek (TCK 123/1)
Örneğin her akşam apartman dairesinde parti vermek amacıyla yüksek sesle müzik açması, apartmanın içerisinde sigara içip izmaritini apartmanın içerisine atması ve sair hukuka aykırı davranışlarda bulunulması kişilerin huzur ve sükununun bozma suçunu oluşturacaktır. Ya da mağdura sürekli kısa mesajlar gönderilmesi, iş çıkışlarında her seferinde mağdurun üzerine şaka amaçlı araba sürülmesi bu suçu oluşturacaktır. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ve cezasından (TCK m. 123) bahsedeceğiz.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Nedir?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu; bir kimsenin mağdura karşı ısrarlı bir şekilde telefon etmesi, mesaj atması, aynı apartman içerisinde sürekli gürültü yapması ya da huzur bozmak için sair hukuka aykırı eylemleri yapması şeklinde gerçekleşir. Bu hareketlerin sırf mağdurun huzur ve sükununu bozmak maksadıyla yapılması gerekmektedir. Suç çeşitli yerlerde işlendiğinden apartman içerisinde işlendiğinde apartman sakinlerinin huzur ve sükununu bozma suçu meydana gelecektir.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap “Özel Hükümler” İkinci Kısım “Kişilere Karşı Suçlar” Yedinci Bölüm “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde Kişilerin huzur ve sükununu bozma başlığı altında 123. maddede düzenlenmiştir. Bu suç tanımı ile kişilerin psikolojik, ruhsal sükun içinde yaşamak hakkını korunmaktadır. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu konu edinen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123. madde metni şu şekildedir:
“Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.”
| Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu | |
|---|---|
| Kanun Maddesi | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 123 |
| Şikâyet | Takibi şikayete tabidir. |
| Zamanaşımı | 8 yıldır. |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | Tutuklama ve adli kontrol kararı verilemez. |
| Uzlaşma | Suç uzlaşmaya tabidir. |
| Etkin Pişmanlık | Etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir. |
| İndirim | Şartları varsa 62 indirimi uygulanabilir. |
| Memurluğa Etki | Memuriyete engel değildir. |
| Görevli Mahkeme | Asliye Ceza Mahkemesidir. |

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Şartları
Madde, belirli bağımlı hareketlerle kişilerin huzur ve sükûnlarının bozulması hususunda gösterilen çabaları cezalandırmaktadır. Suçun maddî unsuru bir kimseye ısrarla, gece gündüz demeden telefon edilmesi veya ona karşı ısrarla gürültü yapılmasıdır. Örneğin oturulan apartmanın alt veya üst katında sürekli olarak öteberi çalarak gürültü yapılması gibi. Ancak bu hareketlerin sırf mağdurun huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla yapılması gerekmektedir. Böylece madde, suçun oluşması için özel bir maksatla hareket edilmesi şartını getirmektedir.
Bu suç tanımıyla cezalandırılan fiiller, kişiler üzerinde uygulanacak maddî veya cebrî bir müdahale niteliği taşımamaktadır. Yapılan etkinlikler sonucu mağdurun dengesi bozulduğu örneğin ruhsal bir teşevvüşe uğradığı hâllerde ise, kasten yaralama suçu söz konusu olacaktır. Maddede düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması, suçtan zarar görenin şikâyetine bağlıdır. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yalnızca kasten işlenebilen bir suçtur. Özetle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun şartları şu şekildedir:
- Suç kasten işlenmelidir.
- Suç işlerken failin amacı kişilerin huzur ve sükununu bozma olmalıdır.
- Fail suçu ısrarlı bir şekilde devam ettirmelidir.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Unsurları
- Fail: Kanunda suç olarak tanımlanan fiili işleyen kişi suçun failidir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun faili kamu görevlisi olabileceği gibi, kamu görevlisi olmayan kimse de olabilir. Kanun, suçu işleyen herkesin fail olabileceğini düzenlenmiştir. Fail, yabancı veya vatandaş olabilir. Yani bu suçun faili olabilmek için özel bir sıfatı taşımak gerekmemektedir.
- Mağdur: Mağdur kendisine karşı işlenen bir suçtan dolayı vücut bütünlüğünde veya ekonomisinde zarara uğrayan kişidir. Yani mağdurun hak ve menfaatleri ihlal edilmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun mağduru herkes olabilir. Bu suçun mağduru, failin, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla ısrarla telefon ettiği, gürültü yaptığı veya hukuka aykırı başka bir davranışta bulunduğu kimsedir. Bu suçun mağduru belirli bir kimse olmalıdır.
- Suçun Hukuki Konusu: Suçun hukuki konusu, hukuk tarafından korunan ve hukuki değer ya da hukuki menfaat olarak nitelendirilen; ceza normları ile de koruma altına alınan menfaat ve değerlerdir. Kişilerin huzur ve sükununun bozulması suçuyla korunan hukuki yarar kişi özgürlüğümüm manevi yönü yani ruhsal ve psikolojik bakımdan kişilerin rahatsız edilmemesi ve sükun içinde huzurlu ve sağlıklı bir şekilde yaşama haklarıdır. Bu haklar suçun cezası ile güvence altına alınmaktadır.Suçun Maddi Konusu: Suçun maddi konusu suçun üzerinde gerçekleştiği kişiler ya da şeylerdir. TCK madde 123’e göre kişilerin huzur ve sükununun bozulması suçunda maddi konu, huzur ve sükunu bozulmak istenen kişi ya da kişilerin tamamıdır.
- Manevi Unsur: Manevi unsur suçu işleyen fail ile eylemleri arasındaki manevi bağdır. Suçun manevi unsurunda suçun kast veya taksirle işlendiğiyle ilgilenmekteyiz. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Ayrıca özel bir kastla hareket edilmesi şartı vardır. Burada fail, bir kimsenin huzur ve sükununu bozma özel kastıyla davrandığından bu suç, özel kastla işlenen bir suçtur. Genel kast yeterli değildir.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Cezası Nedir?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu; tek fıkra halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123. Maddesinde düzenlenmiştir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 123. Maddesinde belirtildiği üzere, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun nitelikli hali ise düzenlenmemiştir. Bunun dışında arttırım ya da indirim nedenleri de suç için düzenleme altına alınmamıştır.
| Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Cezası | Kanuni Dayanağı |
|---|---|
| TCK 123 Basit Hali Cezası | 3 aydan 1 yıla kadar hapis para cezası |
| Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçunun Nitelikli Halinin Cezası | Nitelikli hali yoktur. |
| Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçunda Ağırlaştırıcı Haller | Ağırlaştırıcı nedenler yoktur. |
- Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Temel Halinin Cezası: Türk Ceza Kanunu’nun 123. Maddesinde yer alan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun temel hali düzenlenmiştir. Yasa hükmüne göre, Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu işleyen bir kişiye verilecek ceza 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Hakim somut olayın özelliklerine ve suçun işleniş şekline göre TCK’nun 61. maddesinde öngörülen hususları da göz önünde bulundurarak alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirleyip uygulayacaktır.
- Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Nitelikli Halinin Cezası: Suçun nitelikli hali bulunmamaktadır Suçta ağırlaştırıcı nedenler bulunmamaktadır.
- Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Ağırlaştırıcı Halinin Cezası: Suçta ağırlaştırıcı nedenler bulunmamaktadır. Yalnızca faile hapis cezası verildiği takdirde TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunlukları uygulanacaktır. Kamu görevini kötüye kullanarak kişilerin huzur ve sükunlarının bozulması suçunu işleyen kimseye, verilen cezanın yarısından bir katına kadar da TCK’nın 53/5 maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilecektir
- Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi: Bir suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde TCK’nın açık hükmü gereğince, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri uygulanır. Bu güvenlik tedbirleri, faaliyet izninin iptali ve müsaderedir. Aynı suç mağdurları ile ilgili yurtdışında yargılama yapılmış ise yurtdışında infaz edilen tutukluluk ya da hükümlülük varsa Türkiye’de verilen cezadan mahsup gerekir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun ise tüzel kişiler tarafından işlenmesi mümkün değildir.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Örnekleri
- Yasemin isimli kadının alt komşusunu rahatsız etme amacıyla, her gün akşam saat 22:30’da yüksek sesli arebesk müzik açması bunun dışında da farklı zamanlarda sürekli gürültü yapması kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturmaktadır. Ayrıca alt komşusu Pınar’ın da karşılık olarak ve yine rahatsız etme amacıyla apartman içerisinde sigara içerek rahatsız etmesi kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturmaktadır.
- Sena iki yıldır birlikte olduğu Emir’le ilişkilerini bitirmiş gidip Emir’le konuşmuştur. Emir ise ayrılmak istemediğini söylemiş Sena’ya bu ilişkinin bitmeyeceğini söylemiştir. Devamında Emir, akşamları Sena’nın 1. Kattaki evine gelerek camına taş atmış, otomobili ile geçerken sürekli yüksek sesle şarkı dinlemiştir. Bunun dışında çoğu günlerde de evinin ve iş yerinin kapısında Sena’nın çıkış saatlerini beklemiştir. Emir’in bu eylemlerinin tamamı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturmaktadır.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Özel Görünüşleri
- Teşebbüs: Kişinin işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması teşebbüstür. TCK 123 kapsamında teşebbüs aşamasında kalması mümkündür ancak fail, bir defa aradıktan sonra ısrarla arama kararından vazgeçerse, TCK’nın 36. maddesi gereğince bu eylem suç oluşturmayacaktır. Dikkat edilmesi gereken husus, fail hareketlerini tamamlamasına karşın, mağdur rahatsız olmazsa yine de suç tamamlanmış olacak, eylem teşebbüs aşamasında kalmış sayılmayacaktır.
- İştirak: TCK m.37 gereği iştirak, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliği içinde birlikte suç işlenmesidir. Bu suça iştirak her hali ile mümkündür. İştirakle ilgili özel bir hüküm yer almamaktadır, genel hükümler uygulanacaktır. Temadi devam ettiği müddetçe her aşamada bu suça iştirak edilebilir.
- İçtima: Suçların içtimai, bir kişinin birden fazla ceza kanunu hükmünü ihlal etmesi ve birden fazla suçtan sorumlu olmasıdır. Failin aynı mağdura karşı eylemi birden fazla defa gerçekleştirmesi durumunda, arada bir kesinti olmadığı sürece eylem tek suç sayılacaktır. Çünkü bu suç, ısrarla işlenmesi gereken mütemadi bir suçtur. Ancak mağdur, şikâyette bulunduktan sonra fail hakkında dava açılmadan önce tekrar hareketlerine devam ederse, eylem zincirleme olarak gerçekleşmiş olacaktır. Eylem, davanın açılmasıyla hukuki kesintiye uğradıktan sonra devam ederse, ayrı bir suç oluşacaktır. Fakat failin eylemi sonucu aynı ortamda bulunan birden fazla kimsenin huzur ve sükunu bozulur ise, suç tek suç olmaya devam eder. Bir kimse, aynı mağdura karşı hem huzur ve sükununu bozucu davranışta bulunur, hem de başka suç oluşturan davranışta bulunur ise her iki suçtan da cezalandırılması gerekir.
Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı
- Uzlaşma: Uzlaşma Türk Ceza Hukukundaki belli başlı suçlarda kullanılır. Uzlaşma suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma şikâyetten vazgeçme değildir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda uzlaşma mümkündür.
- Adli Para Cezasına Çevirme: Adli para cezaları, mahkemenin, suçun failine verilen hapis cezasının süresine göre belirlenecek bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesi konusunda karar vermesi ve failin hapis cezasından kurtulması durumudur. Burada bir hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için verilen cezanın bir yılın altında olması gereklidir yani bu çevirme ancak kısa süreli hapis cezalarında mümkündür. Türk Ceza Kanununda adli para cezası direkt verilebilmekle birlikte hapis cezasına ek olarak da verilebilir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu nedeniyle ceza mahkemesi tarafından verilen hapis cezası en fazla 1 yıl olabileceği için adli para cezasına çevrilebilir.
- Erteleme:Erteleme bir kişi hakkında hapis cezasına hükmedildikten sonra infazının ertelenmesi olarak adlandırılır. TCK’nın 123. maddesi cezası olarak üç ay ila bir yıl olarak belirlenmiştir. Erteleme kararının şartlarından olan hükmedilen cezanın 2 yıl ve daha az olması şartının gerçekleşmesi kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun suçu açısından mümkün gözükmektedir.
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı: Belirli koşullar altında kişinin hükmolunan cezasının kanunda belirlenen süre zarfında geri bırakılmasıdır. Ceza Muhakemeleri Kanununa göre hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için sanığın suçun işleniş biçimi, suçun işlenişindeki amaç ve saikler, yanında sanığın kişiliği, yaşayışı, iş ve güç durumu vb. durumlar önem arz ederHAGB alan sanığın belli süreler içerisinde başka bir suça karışması durumunda cezası uygulanabilir hale gelecek ve hapis cezası ile karşı karşıya kalacaktır. Bununla birlikte yapılan son değişikliklere göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı artık sanığın rızasına bağlı olmaktan çıkarılmış olup bu karara karşı itiraz değil istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun basit halinin cezası en fazla 1 yıl olabileceği için fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
Soruşturma ve Kovuşturma Evresi
- Soruşturma Evresi: Mağdur ya da suçtan zarar gören kişinin şikayetçi olması Cumhuriyet Savcılığı’na yapacağı başvuru ya da kolluk kuvvetlerine yapacağı ihbar ile gerçekleşir. Bu aşamada savcı araştırmak üzere soruşturma başlatır. Yani bu şikayet neticesinde savcılığa intikal eden dosyanın savcılıkta işlem görmesi soruşturma evresinin neticesidir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin olarak aşağıda daha detaylı izah edileceği üzere şikayete tabi bir suç olduğu için mağdurun şikayeti üzerine soruşturma başlatılabilir.
Cumhuriyet savcısının şüpheli şahsın suçu işlediğine dair yeterli somut delilleri toplaması ve yeterli şüpheye ulaşması ile iddianame düzenlenir. Bunun aksi durumunda yeterli şüphe oluşmadığında Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karara karşı tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse dosya doğrudan kovuşturma evresine geçmez, tekrar soruşturma evresinde incelenir. İtiraz reddedilirse dosya kapanır. İtirazı inceleyecek olan merci Sulh Ceza Hakimliğidir. Her koşulda iddianame düzenlendiği takdirde dosya kovuşturma evresine geçecektir. Soruşturma evresinde şüpheli konumunda olan fail de kovuşturma evresinde sanık konumuna geçecektir.
- Kovuşturma Evresi: Sanığa verilecek ceza kovuşturma evresinin sonunda belirlenir. Örneğin Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun faili olarak iki şüpheli varsa ancak hangisinin suçu işlediği sabit değilse her ikisi de beraat edecektir. Bununla birlikte, kovuşturma evresi neticesinde verilecek kararlar beraat, HAGB hatta zamanaşımına uğradığı takdirde davanın düşmesi şeklinde sıralanabilir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun kovuşturma evresi tamamlandığında sanığın suçu işlediği sabit ise verilecek ceza 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenecektir. Artırım ve indirim nedenlerinin uygulanması da mahkemenin takdirine kalacaktır.
Kovuşturma evresi; görevli ve yetkili mahkemenin Cumhuriyet Savcılığı’nın sunduğu iddianameyi kabul etmesi ile başlar ve yargılama sürecini ifade eder. Kovuşturma evresi mahkeme tarafından yürütülmektedirKovuşturma evresinde sözlü yargılama yapılır ve yargılamalar duruşmalı olarak ilerler.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk
Bir kişi hakkında gözaltı kararı verilebilmesi için bu kişi hakkında somut delillerin var olması gerekir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda ise gözaltı kararı verilmesi mümkün değildir. Tutuklama kararı ise Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100 ve devamındaki maddelerinde düzenlenmiştir. Tutuklama suç işlendiğine ilişkin kuvvetli, yoğun kuşku bulunan bir kişinin özgürlüğünün kesin hüküm öncesi mahkeme kararı ile kısıtlanmasıdır. Tutuklamanın amacı ceza yargılamasının yapılmasını sağlamaktır. Ayrıca sanığın ileride olabilecek bir infazı da gerçekleşmiş sayılacaktır. Önemle belirtilmelidir ki tutuklama kararını verebilecek tek merci mahkemelerdir. Cumhuriyet savcılıkları tutuklama kararı veremez yalnızca tutuklanmayı talep edebilir.
Tutuklama kararının verilemeyeceği birtakım durumlar kanun kapsamında düzenlenmiştir. Örneğin kişi hakkında yalnızca adli para cezasını gerektiren bir suçtan dolayı yargılama yapıldı ve buna ilişkin ceza verildiyse tutuklama kararı verilmez. Bununla birlikte vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar dışında en fazla 2 yıl hapis cezası belirlenen suçlar hakkında da tutuklama kararı verilemez. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda ise tutuklama kararı verilmesi mümkün değildir. Kural olarak tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Tutuklamanın somut koşulları bulunmaktadır. Bu koşullar şu şekilde sıralanabilir:
- Kuvvetli suç şüphesi bulunmalıdır.
- Bir tutuklama nedeni bulunmalıdır.
- Tutuklama, somut olayda orantılı bir tedbir olmalıdır.

İfade, Savunma ve Yargılama Süreci
İfade, kişinin kendisine isnat olunan suç hakkında savunmasının alınmasıdır. Nitekim Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu şikayete tabi bir suç olduğundan mağdurun ifade vermesi gerekir. Bu nedenle, mağdur şikayette bulunduğu için suç hakkında beyanları alındıktan sonra failin ifadesi de alınır. Eğer şüpheli şahıs ifadeye gitmiyorsa bu durumda hakkında yakalama kararı çıkarılacaktır. İfade kolluk görevlileri tarafından alınabileceği gibi bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından da alınabilir. Buna benzer şekilde sorgu ise şüpheli ya da sanığın hakim ya da mahkeme huzurunda kovuşturma evresinde suç hakkında dinlenmesidir.
Savunma hakkı ise şüpheli ya da sanığın en önemli haklarından biri olup irade özgürlüklerini ifade etmektedir. Çünkü kişi üzerine isnat edilen suç hakkında kendisini savunabilmelidir. Bu nedenle kişiye ayrıntılı olarak üzerine isnat edilen suç anlatılır. Ayrıca kendisini savunabilmesi için belirli bir süre de kişiye verilmektedir. Şüpheli şahıs kendisini bizzat savunabileceği gibi bir avukatın yardımından da yararlanabilir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu noktada destek vermekteyiz. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu işlendiği takdirde koruma tedbirlerinin uygulanması da mümkündür. Örneğin koruma tedbiri ve uzaklaştırma kararı konulabilir. En önemlisi de kişinin teknik araçlarla izlenmesi mümkün hale gelir. Suçun örgüt kapsamında işlenmesi halinde tanık koruma programından yararlanılması da mümkün olur. Tanık yalnızca suçun mağduru değil aynı zamanda bu kişinin yakınları da olabilir. Yargılama 5235 sayılı Kanunun 10, 11, 12. Maddeleri uyarınca asliye ceza mahkemelerinde yürütülecektir.
Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
- Şikayet Süresi: Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu şikayete bağlı bir suçtur. Şikayet süresi mağdurun fail ve fiili öğrendiği tarihten itibaren 6 aydır. Şikayet savcılık, polis merkezleri ya da jandarmaya gidip kişilerin ifadelerini vermesi ile gerçekleşebilir.
- Zamanaşımı: Zamanaşımı, suçun varlığı devam etmesine rağmen devletin faile yargılama yapamaması ve cezalandıramamasına denir. Zamanaşımı ceza hakimi tarafından resen gözetilir ve talebe bağlı olmadan uygulanır. Zamanaşımı TCK’nın 66. maddesinde dava zamanaşımı ve 68. maddesinde ceza zamanaşımı olarak düzenlenmiştir. Dava zamanaşımı kanunda belirtilen sürelerin geçmesini nedeniyle kamu davasının açılamaması, açılması halinde ise davaya devam olunamayarak kamu davasının düşmesi sonucunu doğurur. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun ve nitelikli hallerinin dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıldır. (m. 66/1-d) Suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içinde soruşturma başlatılmaz veya sava açılmış ise dava sonuçlanmaz ise zamanaşımının dolması ile dava sona erecektir.
- Etkin Pişmanlık: Etkin pişmanlık, suç işleyen kimsenin işlediği suçtan pişman olması neticesinde ortaya çıkan bir durumdur. Kişi işlediği fiil nedeniyle pişmanlık duymakta ve ortaya çıkan haksızlık durumunu telafi etmek için çabalamaktadır. Her suç tipi için etkin pişmanlık söz konusu olmamaktadır. Yalnızca TCK’da belirtilen suçlarda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaktadır. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacaktır.
- Görevli Mahkeme: Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.’’ (5235 sayılı kanun m. 12) bunun dışında kalan dosyalar ise asliye ceza mahkemelerinde görülür. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun davasına bakmaya madde itibariyle görevli mahkeme, asliye ceza mahkemesidir. Bu suç çocuklar tarafından işlenmişse, görevli mahkeme çocuk ceza mahkemelerinde yapılmaktadır. Çocukların bu suçu yetişkinlerle birlikte işlemesi durumunda, davaların birlikte yürütülmesi zorunlu ise, genel mahkemeler birleştirme kararı verebilir ve birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülmektedir. Birleştirme zorunlu değilse, çocuklarla yetişkinlerin soruşturma ve kovuşturması ayrı ayrı yürütülür.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Hakkında Mahkeme Kararları
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 03/07/2020 Tarih 2019/11452 Esas 2020/8649 Karar
- Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu
- TCK 123. Madde
“Sanıkların, katılana yolda yürürken laf attıkları ve arkasından takip edip katılanın evinin önüne giderek aracı katılanın önüne park ettikleri, sanıklardan Abdullah K..’nın araçtan inerek katılana cinsel organını göstererek tuvaletini yaptığı olayda, sanıkların irade birliği içinde eylemlerinin TCK’nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıyla kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet kararları verilmesi.”
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 25/06/2020 Tarih 2019/7551 Esas 2020/8133 Karar
- Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu
- TCK 123. Madde
“Somut olayda, sanık ve katılanın kullandığı numaralara ait iletişimin tespiti kayıtlarına dair CD içeriği, sanığın telefonunda yapılan incelemeye ilişkin 10/12/2013 tarihli tutanak ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, tarafların karşılıklı olarak birbirlerini aradıkları ve bu aramalarda uzun süreli görüşme yapıldığının anlaşılması karısında, sanığın sırf katılanın huzur ve sükununu bozma kastıyla hareket ettiği kanaatine ne şekilde varıldığı yöntemince açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması.”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 10/03/2015 Tarih 2013/14-429 Esas 2015/34 Karar
- Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu
- TCK 123. Madde
“Sanığı tanımayan, aralarında önceye dayalı herhangi bir husumet ya da kendi şe- ref ve namusunu ilgilendiren bir konuda iftira atması için sebep bulunmayan katılanın aşamalarda birbiriyle uyum gösteren samimi, ısrarlı ve herhangi bir tereddüde mahal bırakmayan beyanı, bu beyanları doğrulayan tanık anlatımı, sanığın katılanın evini birkaç kere aradığı ve “çarşıda buluşalım, geçerken uğrarım” dediği yönündeki, tevilli ikrar olarak değerlendirilen savunması ve tüm dosya muhtevası göz önünde bulundu- rulduğunda, katılanın telefonunu değişik zamanlarda ısrarla arayarak söylediği; “evde misin canım seni çok özledim, eve geliyorum” şeklindeki sözlerin cinsel amaç taşıdığı ve eyleminin bir bütün halinde zincirleme şekilde cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulü gerekmektedir.”
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suç Duyurusu Dilekçesi
(Suçun İşlendiği Yer) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) (Adres Bilgileri)
VEKİLİ: Av. Umur YILDIRIM
Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7, 06530 Çankaya
ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) (Adres Bilgileri)
SUÇ: Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu (TCK Madde 123)
SUÇ TARİHİ: …/…/…
SUÇ YERİ: (…)
KONU: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.
AÇIKLAMALAR
- Giriş kısmında müvekkilin kim olduğu, şüpheli şahsın kim olduğu, tarafların nasıl tanıştığı ve iletişime geçtiği gibi hususlar ayrıntılı olarak anlatılır. Bununla birlikte suç nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi-manevi zarar da giriş kısmında özetlenebilir.
- Şüpheli şahsın, suça yönelik eylemlerinin ne şekilde işlediği ayrıntılı olarak anlatılır. Yaşanılan olaydan bahsedildikten sonra ayrıntılı olarak deliller sunulur. Aynı zamanda ek olarak bu delillerin sunulması gerekmektedir. Şüphelinin mağdura neler dediği, nasıl kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği ayrıntılı olarak anlatılır.
- Sonuç kısmında ise dilekçenin ekinde yer alacak deliller toparlanır. Gerekli görüldüğü takdirde suça ilişkin açıklamalara ve mahkeme kararlarına yer verilir.
HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER: Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.
SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. (Tarih)
Müşteki Vekili
Av. Umur YILDIRIM
(e-İmza)
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
- Kişilerin huzurunu bozma suçunun cezası nedir?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezası Türk Ceza Kanunu’nun 123. Maddesinde düzenlenmiş olup eylemi gerçekleştiren faile verilecek ceza 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Failin daha öncesinde bir suç işlememiş olması ve diğer şartların da gerçekleşmesi halinde faile verilecek ceza hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olacaktır. Ayrıca faile verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi de mümkündür.
- TCK 123 sicile işler mi?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası olup faile verilecek ceza bu aralıkta belirlenir. Failin daha öncesinde bir suç işlememesi ve diğer şartları da sağlaması halinde verilecek ceza hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olabilir. Dolayısıyla kişinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı adli sicil kaydına işlemeyecekken, hapis cezası adli sicil kaydına işleyecektir.
- Telefonla rahatsız edilmenin cezası nedir?
Bir kişinin telefon ile ısrarlı bir şekilde aranması, ard arda mesajlar gönderilmesi telefonla rahatsız edilmesidir. Bu da TCK’nin 123. Maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturacaktır. Suçun cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenebilir. Ayrıca bu cezanın adli para cezasına ya da HAGB’ye çevrilmesi de mümkündür.
- Komşuyu rahatsız etmenin cezası nedir?
Bir kişinin komşusunu sürekli, ses, koku vs. şekillerde rahatsız etmesi halinde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu meydana gelir. Bu kişiye bu nedenle şikayet halinde verilecek ceza 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Bunun dışında en son Resmi Gazete’de yayınlanan Çevre Kanunu ile ilgili düzenlemelere göre gürültü yaparak komşusunu rahatsız eden kişiye 11.035,00 TL idari para cezası kesilecektir.
Sayin Yıldırım, özgeçmişinizi okuyunca ailenizin sizinle ne kadar gurur duysa azdır diye düşündüm.. ALLAH iyilerle karşılaştırsın, değerli evladım ben Nuray Timurkaynak 65 yaşında yürüme engeli olan bir teyzeyim.. Aslen SİVAS/Şarkışlaliyim.Suanda Muğla Fethiye de Hasbro kader bulunuyorum., bakım merkezinden ayrılıp buraya geldim gelmez olaydım üst katta oturan kadın tarafından sürekli rahatsız ediliyorum..ben kalp hastası ve %83yurume engelliyim.,bunu kendilerine bildirmeme rağmen kadın asla dikkat etmedi.esyalar tepemde resmen rock yapıyor..ne yapacağımı kestiremedim sizin sayfanızdn size ulaşmak istedim..ben tek yaşıyorum Allah'tan, başka kimsem yok.. LÜTFEN bana yardımcı olun.,SİZE cep num.mi yazıyorum İnşallah arasiniz,,sizeselam ve Dualarımı yolluyorum.. ALLAH sizi ve tüm sevdiklerinizi koruyup kollasin.. SAYGILARIMLA CEP TLF=05442543417 NURAY TİMURKAYNAK