Kasten yaralama suçu; kasıtlı bir eylem ile kişinin vücut bütünlüğüne zarar verme suretiyle meydana gelmektedir. Kasten yaralama suçu ile bir kimsenin vücuduna acı verilmesi, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmaktadır. Kasten yaralama suçu ile korunan hukuki değer mağdurun beden bütünlüğü, başka bir ifade ile vücut dokunulmazlığıdır. Hukuka aykırı bir eylemin kasten yaralama suçu oluşturabilmesi için eylemin mağdurun “vücuduna acı vermesi”, “sağlığını bozması” veya “algılama yeteneğini bozması” gerekir. Netice olarak üç halden herhangi biri gerçekleşmemişse, fiil yaralama suçu olarak değerlendirilmeyecektir. Bu üç durum;
- Mağdurun Vücuduna Acı Verme Suretiyle Yaralama: Vücuda acı verme, kişinin beden bütünlüğü üzerinde icra edilen ve maddi anlamda acı çekmesine yol açan, beden bütünlüğünü önemsiz sayılmayacak derecede ihlal eden her türlü kötü davranışı ifade eder. Örneğin, bir kimsenin koluna, kafasına vurarak acı çekmesine neden olmak basit yaralama suçu oluşturur. (TCK 86/1)
- Mağdurun Sağlığının Bozulması Suretiyle Yaralama: Sağlık, insan organizmasının bedeni ve ruhi olarak iyi ve düzenli bir şekilde işlemesidir. Kasten yaralama suçu bakımından sağlığın bozulması, mağdurun sağlığı üzerinde meydana getirilen her türlü düzensizlik ve bozukluk halleridir. Sağlığın tespiti bakımından normal bir insanın biyolojik durumu dikkate alınmalıdır. Sağlığın bozulması sürekli olabileceği gibi geçici bir durum da arz edebilir. Örneğin, failin eylemi neticesinde mağdurda fiziksel veya psikolojik bir hastalık meydana gelmesi, sağlığın bozulması suretiyle yaralama suçuna örnektir. (TCK 86/1)
- Mağdurun Algılama Yeteneğinin Bozulması Suretiyle Yaralama: Kasten yaralama suçunun seçimlik hareketi olarak algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmak fiili, kişinin kendi varlığının bilincinde olmasını engelleyen, idrak, muhakeme ve düşünme yeteneğini bozan, kendi iradesiyle hareket etme imkânını etkileyen, kısmen de olsa ortadan kaldıran, her türlü hareketi kapsamaktadır. Başka bir ifadeyle mağdurun olağan akli ve ruhi durumunda meydana gelen ve olağan durumuna göre bozukluk kabul edilen geçici veya sürekli sapma halleridir. Uygulamada savcılıklar tarafından algılama yeteneğinin bozulması gerekçe gösterilerek ceza davası açılmamaktadır. (TCK 86/1)
Kişilerin beden bütünlüğü ve vücut dokunulmazlığı hakkı en temel haklardan bir tanesidir. Bu hak kişilerin doğumundan ölümüne kadar beden bütünlüğüne yönelik olarak gerçekleştirilebilecek saldırılara karşın korunmasının kabulü anlamını taşımaktadır. Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu’nun 86. Maddesinde kasten yaralama suçu düzenlenmiş olup bir kimsenin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan fiiller suç olarak tanımlanmıştır. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda kasten yaralama suçu ve cezasından (TCK m. 86) bahsedeceğiz.
Kasten Yaralama Suçu Nedir?
Kasten yaralama suçu, bir kimsenin vücuduna acı verilmesi, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan etkili bir eylem işlemek suretiyle zarar verilmesidir. TCK’nin 86 ve devamı maddelerinde düzenlenen yaralama suçuyla korunan hukuki yarar, kişinin vücut dokunulmazlığı ve beden bütünlüğüdür.” Burada kişinin fiziki varlığı yanında psikolojik varlığı, ruh sağlığını da koruma altına alınmıştır.
Kasten yaralama suçunda, bir kimsenin vücuduna acı verilmesi, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan bir fiili suç olarak tanımlanmaktadır. Suç kapsamında korunana hukuki yarar; kişinin vücut dokunulmazlığı ve hukuki yarardır.
Kasten yaralama suçu ve bu suç için öngörülen ceza 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap “Özel Hükümler” İkinci Kısım “Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar” bölümünün “Kasten Yaralama” başlığının 86. Maddesinde düzenlenmiştir. Kasten yaralama suçunu konu edinen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86. madde metni şu şekildedir:
Madde 86
(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,38
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.
| Kasten Yaralama Suçu | TCK 86. Madde |
|---|---|
| Kanun Maddesi | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 86 |
| Şikayet | TCK 86/1 ve 3 Şikâyete tabi değildir. TCK 86/2 Basit Tıbbi Müdahale ile giderilebilecek Yaralama Şikayete tabidir. |
| Zamanaşımı | 8 yıl. |
| Tutuklama ve Adli Kontrol | TCK 86/2’ye uyan fiiller tutuklama kararı verilemez. Diğer hallerinde tutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir. |
| Uzlaşma | TCK 86/1 ve 2 uzlaşmaya tabidir. TCK 86/3 hali uzlaşmaya tabi değildir. |
| Etkin Pişmanlık | Etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz. |
| İndirim | Şartları varsa 62 indirimi uygulanabilir. |
| Memurluğa Etki | Memuriyete engel değildir. |
| Görevli Mahkeme | Asliye Ceza Mahkemesidir. |

Kasten Yaralama Suçunun Şartları Nelerdir?
Kasten yaralama suçunda, mutlaka ihmali ya da icrai bir hareket gerçekleşmesi gerekmektedir. Fail bu hareketini yaralama kastıyla ve hukuka aykırı bir şekilde gerçekleştirmelidir. Ayrıca meydana getirilen bu hareketle birlikte neticenin de gerçekleşmesi gerekmektedir. Dolayısıyla kasten yaralama suçunun unsurları şu şekildedir:
- İcrai veya ihmali bir eylem gerekmektedir.
- Kasten yaralama eylemi ile bir kimsenin vücuduna acı verme veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına sebep olunması gerekmektedir.
- Fail yaralama kastıyla hareket etmelidir.
- Yaralama eylemi hukuka aykırı nitelik taşımaktadır.
- Kasten yaralamaya yönelik eylem ile netice arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.
- Kasten Yaralama suçunun işlenmesi için icrai veya ihmali bir hareket gerekmektedir.
Kasten yaralama suçu icrai veya ihmali bir harekette işlenebilir. Kişinin kavga esnasında başka birini bıçakla veya sopayla yaralaması icrai hareketle kasten adam yaralama suçuna örnek olarak gösterilebilir. Ancak kasten yaralama suçunun işlenebilmesi için mutlaka bir eylemde bulunma zorunluluğu bulunmamaktadır. Örneğin; kurtarma görevi icra eden bir itfaiye erinin yangına müdahale imkanı varken müdahale etmemesi ve daha sonra kişinin yaralanması ile kurtarma görevi ile görevli personel ihmal suretiyle kasten yaralama suçunu işlemiş olabilecektir. Kasten yaralama suçu bedensel zararlar vermek suretiyle işlenebileceği gibi mağdurun algılama yeteneğinin bozulması suretiyle de işlenebilir.
- Kasten Yaralama fiiliyle bir kimsenin vücuduna acı verme veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunması gerekmektedir.
Kasten yaralama suçunun işlenebilmesi için neticenin gerçekleşmesi gerekmektedir. Buna göre icrai veya ihmali hareketle bir kimsenin vücuduna acı verme, sağılığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına, zarar görmesine sebebiyet verilmesi sonucunun gerçeklemesi gerekmektedir.
- Bir kimsenin vücuduna acı verme: Örneği çok fazla olmakla birlikte öğretmenin öğrencisine cetvelle vurması, kavga esnasında bir kişinin başka bir kişinin burnunu kırması.
- Bir kimsenin sağlığının bozulmasına neden olma: Yaşanan bir kavga esnasında kişinin kolunun kırılması, darp neticesinde vücuduna dikiş atılması ve iz kalması.
- Bir kimsenin algılama yeteneğinin bozulmasına neden olma: Kişinin kendi varlığının bilincinde olmasını engelleyen, idrak, muhakeme ve düşünme yeteneğini bozan, kendi iradesiyle hareket etme imkânını etkileyen, kısmen de olsa ortadan kaldıran, her türlü hareketi olarak belirtilmiştir. Klostrofobisi olan bir kişiyi kapalı bir yere kapatarak, köpek korkusu olan bir kişiyi köpekle korkutarak anlama, düşünme, ruhsal sakinliğinde olumsuz anlamda değişikliklere yol açmak suretiyle kasten yaralama suçu işlenmiş olur.
- Kişi kasten yaralama kastıyla hareket etmelidir.
Kasten yaralama suçunun işlenebilmesi için kişinin kasten yaralamaya ilişkin eylemleri bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. Kısacası burda kişinin hangi amaçla fiili icra ettiği önemlidir. Kişi yaralama niyeti ile hareket etmemesine rağmen kişinin yaralanması halinde taksirle yaralama sorumluluğu bakımından değerlendirme yapılması gerekmektedir.
- Yaralama davranışı hukuka aykırı olmalıdır.
Kasten Yaralama suçunun işlenebilmesi için öncelikle eylemin hukuka aykırı olması gerekmektedir. Belirli kurallara bağlı olarak icra edilen Boks müsabakasında müsabakanın taraflarının birbirini yaralaması kasten yaralama suçunu oluşturmaz. Ayrıca meşru müdafaa hakkının kullanılması halinde de kasten yaralama suçu oluşmayacaktır.
- Kasten yaralamaya yönelik fiil ile netice arasında illiyet bağı (neden-sonuç) olmalıdır.
Kasten Yaralama Suçunun Unsurları
- Fail: Kasten yaralama suçunun faili, yaralama kastıyla bir kimsenin vücut bütünlüğüne hukuka aykırı bir şekilde zarar veren kimsedir. Kasten yaralama suçunun faili herkes olabilir. Yani bir kimsenin suç faili olabilmesi için insan olması ve hayatta olması gerekli ve yeterlidir. Bu itibarla tüzel kişilerin bir suçun faili olabilmesi mümkün değildir. Mağdur ile faillik sıfatı, bu suç bakımından aynı kişide birleşmez. Bir kimsenin kendi kendini yaralaması, örneğin bileklerini kesmesi yaralama suçunu oluşturmaz.
- Mağdur: Kasten yaralama suçunun mağduru bakımından bir özellik bulunmamakta olup herkes olabilir. Yalnızca suçun mağduru olan kişi, suçu işlediği esnada hayatta olmalıdır. Ayrıca hayvanlar ve eşyalar bu suçun mağduru olamazlar. Mağdurun fail ile yakınlığı yasa koyucu tarafından cezanın ağırlaştırılması nedeni olarak kabul edilmiştir. TCK’nın 86. maddenin 3. fıkrasına göre; üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı ve kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi halleri nitelikli hal sayılmış, yani mağdurda var olan bazı sıfatlar nitelikli hal olarak kabul edilmiş, daha ağır cezalandırma öngörülmüştür.
- Suçun Hukuki Konusu: Kasten yaralama suçunun hukuki konusunu bireyin vücut dokunulmazlığı hakkı oluşturmaktadır. Bu suç ile kişilerin bedensel ve ruhsal bütünlüğünün dış müdahalelerden korunması amaçlanmaktadır. Vücut dokunulmazlığı hakkı en genel anlamda; bireyin sağlıklı ve dokunulmaz bir bedene sahip olma hakkıdır. Kasten yaralama bu hakkın ihlali niteliği taşır. Bu nedenle Türk Ceza Kanunu kapsamında cezai yaptırıma tabi tutulmuştur.
- Suçun Maddi Konusu: Kasten yaralama suçunun maddi konusunu insan bedeni oluşturur. Suç doğrudan yaşayan bir insan bedeni üzerinde gerçekleşebilmektedir. Suçun mağduru hayvanlar ya da eşyalar olamaz. Mağdurun vücuduna acı verilmesi, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulması kasten yaralama suçunu meydana getirir. Bu nedenle insan bedenine bu şekilde zarar veren kişi TCK madde 86 kapsamında cezalandırılır.
- Manevi Unsur: Kasten yaralama suçu, madde başlığında da belirtildiği gibi genel kastla işlenebilen bir suçtur. Burada genel kast için, failin mağdurun vücuduna acı veren, sağlığını ve algılama yeteneğini bozan hareketleri bilerek yapmış olması ve bu sonuçları istemiş olması gerekir. Olası kast durumunda da kasten yaralama suçu oluşur. Fail, doğrudan hedef aldığı mağdur bakımından olası kastla hareket edebileceği gibi, doğrundan hedef aldığı mağdurun yanında başka bir mağdurun yaralanması bakımından da olası kastla hareket edebilir. Yargıtay ise olası kastın belirlenmesinde netice unsuru üzerinde durmakta, failin öngördüğü neticeyi kabullenerek fiili icraya devam ettiği durumlarda olası kastın varlığını kabul etmektedir.
Kasten Yaralama Suçunun Cezası Nedir?
Kasten yaralama suçu; üç fıkra halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86. Maddesinde düzenlenmiştir. Kasten yaralama suçunun cezası; Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde belirtildiği üzere 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.
- Kasten Yaralama Suçunun Temel Halinin Cezası: Türk Ceza Kanunu’nun 86. Maddesinde kasten yaralama suçunun temel hali düzenlenmiştir. Buna göre kasten yaralama suçunu işleyen bir kişiye verilecek ceza 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Somut olayın özellikleri ve hâkimin takdirine göre ceza tayin edilir.
- Kasten Yaralama Suçunun Nitelikli Halinin Cezası: Kasten yaralama suçunun nitelikli halleri ve bu hallerde verilebilecek cezalar 86. Maddenin 2. Ve 3. Fıkralarında düzenlemiştir. Buna göre suçun üstsoy, altsoy, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kimseye, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanması suretiyle işlenmesi hallerinde şikayet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında arttırılmaktadır. Kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi halinde de şikayet aranmaz ancak ceza bir katı oranında arttırılır. Ayrıca kasten yaralama suçunun kişi üzerinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olması halinde mağdurun şikayeti aranır. Şikâyet şartı gerçekleşmişse faile 6 aydan 1 yıla kadar hapis ya da adli para cezasına hükmolunur. Ancak suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz.
- Kasten Yaralama Suçunda Ağırlaştırıcı Nedenler: Kasten yaralama suçunun ağırlaştırıcı nedenleri “Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama” başlığında ayrı bir madde olan 87. Maddede düzenlenmiştir. İlgili madde 4 fıkra halinde düzenlenmiş olup; hukuka aykırı fiil neticesinde mağdurun duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli şekilde zayıflaması ya da kaybedilmesi, yüzde sabit iz kalması, konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybedilmesi, mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir durumun meydana gelmesi, hamile bir kadına karşı işlenmesi ve çocuğunun düşmesine neden olunması halleri ağırlaştırıcı nedenleri oluşturur. Kasten yaralama fiili neticesinde vücutta kemik kırılması ya da çıkması ya da ölüm meydana gelirse de yine kasten yaralama suçunun basit halinden çok daha ağır bir cezaya hükmedilir.
- Kasten Yaralama Suçunun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi: Kasten yaralama suçunun failinin tüzel kişiler olması mümkün değildir. Bu nedenle kasten yaralama suçunun tüzel kişiler tarafından işlenmesinden bahsedilemez.
| Kasten Yaralama Suçu Cezası | Kanuni Dayanağı |
|---|---|
| TCK 86 Temel Hali Cezası | Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası |
| TCK 86 İndirim Hali Cezası | Dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası |
| TCK 86 Nitelikli Hali Cezası | Cezalar yarı oranında artırılır. |
| İnsan Ticareti Suçunun İhmali Davranışla İşlenmesi | Cezalarda ⅔’e kadar indirim yapılır. |
- Kasten Yaralama Suçunun Temel Halinin Cezası: Kasten yaralama suçunun temel şekli TCK’nın 86. maddesinin 1. Fıkrasında belirtilmiştir. Bu maddeye göre “Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde belirtilmiştir. Görüldüğü üzere kasten yaralama suçunun temel şekli bakımından ise, seçenek bir yaptırım öngörülmemiş, hâkime bir ila üç yıl arasında bir hapis cezası belirlemesi yönünde takdir yetkisi verilmiştir.
- Kasten Yaralama Suçunun Daha Az Ceza Gerektiren Nitelikli Halinin Cezası: TCK’nın 86. maddesinin ikinci fıkrasına göre: “Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” Bu fıkra, kasten yaralama suçunun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek neticesinin daha az cezayı gerektiren bir hal olarak düzenlenmesidir. Bu fıkranın uygulanmasıyla ilgili olarak basit tıbbi müdahalenin neyi ifade ettiği, somut olayda yaralama fiili sonucu ortaya çıkan neticenin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte mi olduğu sorularının ortaya konulması gerekmektedir. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralamanın tespiti tıp biliminin alanına giren bir konudur. Dolayısıyla yaralamanın etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek bir nitelik taşıyıp taşımadığı bilirkişilerce tayin edilecektir. Ancak genel olarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralama; ilk yardımın yapılması dışında, başka müdahaleye ihtiyaç duyulmadan giderilebilen yaralama anlamına gelir.
- Kasten Yaralama Suçunun Daha Ağır Cezayı Gerektiren Nitelikli Haller: Aşağıdaki hallerin varlığı halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
- Suçun Üstsoya, Altsoya, Eşe veya Kardeşe Karşı İşlenmesi: Türk Ceza Kanunu’nda yer alan birçok suçta olduğu gibi yaralama suçunun da yakın akrabaya karşı işlenmesi eski TCK’da da yer aldığı gibi ağırlaştırıcı neden olarak öngörülmüştür. Çünkü belli yakınlıktaki kişilere karşı işlenen suç, fiilin haksızlık içeriğini arttırmaktadır. Kanunda öngörülen akrabalık ilişkileri Türk Medeni Kanunu hükümleri esas alınmak suretiyle belirlenebilir. Ana, baba ve çocukların yanında büyükanne, büyükbaba ve torunlar da altsoy ve üstsoy olmak itibarıyla kanuni tanımın içinde yer almaktadır. Üvey ana, üvey baba, üvey evlat, evlatlık, analık, babalık, üvey kaynana veya üvey kayınbaba ve kayın hısımlığından doğan hısımlık ilişkileri bu kapsamda değerlendirilemez. Mağdurun failin eşi sayılabilmesi için medeni nikâhın taraflar arasında gerçekleşmiş olması şarttır. Gayri resmi beraberlikler ve dini nikâhlı kişiler arasında meydana gelen yaralama fiilleri eşe karşı işlenmiş sayılamaz.
- Fiilin Ruh veya Beden Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Olan Kişiye Karşı İşlenmesi: Buna göre fiilin ruh veya beden bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi cezanın artırılmasını gerektirmektedir. Kanun koyucu ruh veya beden bakımından kendini savunamayacak duruma olan kişiyi tanımlamamıştır. Doktrinde ileri yaş, hastalık, malullük, ruhi veya fiziki güçsüzlük, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma, uyku hali, baygınlık, bilinçsizlik, narkoz etkisinde bulunma, ağır rahatsızlık gibi haller bu duruma örnek olarak gösterilmiştir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Ancak dikkat edilmelidir ki, mağdurun sadece ruhi veya bedeni bir hastalık, yaş ve benzeri bir olumsuz nedenin etkisinde olması değil ve fakat ruhen veya bedenen kendini savunamayacak bir durumda olması gerekmektedir.
- Fiilin Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle İşlenmesi: Kamu görevlisi; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir suretle sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi olarak tanımlanmıştır. Kasten yaralamanın nitelikli hali olan bu fıkrada dikkat edilmesi gereken husus; terim olarak kamu görevlisinden değil, kamu görevinden bahsedildiğidir. Yani nitelikli halin uygulanmasında esas alınacak olan kişinin kamu görevi yerine getirip getirmediğidir. Çünkü 6. maddenin gerekçesinde de belirtildiği gibi, örneğin; avukat kamu görevlisi olmadığı halde kamu görevi yerine getirmektedir. Türk Ceza Kanunu kapsamında kamu görevlisi kamusal faaliyeti yerine getiren kişi olduğuna göre, avukat da TCK anlamında kamu görevlisi sayılmaktadır. Bu fıkra anlamında da kamu görevi yerine getiren her mağdur TCK anlamında kamu görevlisidir.
- Kamu Görevlisinin Sahip Bulunduğu Nüfuz Kötüye Kullanılmak Suretiyle İşlenmesi: Burada kasten yaralama suçunun failinin bir kamu görevlisi olması ve bu suçu nüfuzunu kötüye kullanarak işlemesi hali nitelikli hal sayılmıştır. Tek başına failin kamu görevlisi olması yeterli olmayıp, ayrıca kendi nüfuzunu kötüye kullanarak bu suçu işlemiş olması gerekmektedir dolayısıyla kişisel bir nedenle işlenen kasten yaralama suçlarında bu nitelikli hal söz konusu olmayacaktır.
- Silahla İşlenmesi Hali: Suçun silahla işlenmesinin nitelikli hal sayılmasının nedeni silahın mağdur üzerinde meydana getirdiği etki, oluşturduğu korku ve suçun işlenmesini kolaylaştırması, mağdurun savunmasını zorlaştırması, fiil sonucu kişide iz bırakmasının muhtemel olması, mağdurun yaşamı, vücut bütünlüğü ve özgürlüğü bakımından ortaya çıkardığı potansiyel tehlikedir. Silah ile neyin kastedildiğinin belirlenmesinde TCK’nın 6. maddesinin 1. fıkrasının f bendi göz önünde bulundurulmalıdır. Buna göre,
“Silah deyiminden;
- Ateşli silahlar,
- Patlayıcı maddeler,
- Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
- Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
- Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler, anlaşılır.”
İlgili fıkranın 3. bendinde yer alan “saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli şeyler” ibaresi maddede sayılı olmayan ve fakat silah etkisi doğurmaya elverişli her şeyin silah olarak anlaşılması yolunu açmaktadır. Yani bir aracın yapılma amacı özel olarak saldırı ve savunma değilse de, eğer kesici, delici ya da bereleyici bir niteliğe sahip ve fail somut olayda saldırı ve savunma amacıyla kullanıyorsa artık kasten yaralamanın nitelikli hali kapsamında değerlendirilebilecek silah niteliğinde bir araçtır.

Kasten Yaralama Suçu Örnekleri
- Kasten Yaralama suçunun temel haline (TCK 86/1) örnek vermek gerekirse, yaşanan bir kavga esnasında kişinin başka bir kişiye yaralama amacıyla yumruk vurmak suretiyle yaralaması kasten yaralama suçunun temel halini oluşturmaktadır. Suçun bu hali için kişide olan yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek derecede olması gerekmektedir.
- Yaşanan bir tartışma esnasında kişinin bir kişiyi yaralamak saikiyle itmesi ve itilen kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde yaralanması halinde (TCK 86/2) mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına çarptırılır. Burada esas olan kişinin yaralamadaki niyeti değil eylem sonrasında meydana gelen basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek bir yaralanma meydana gelmesidir.
- Kişinin kasten yaralama fiilini ağırlaştırıcı nedenlerden birinin varlığı halinde (TCK 86/3), örneğin uyuşturucu madde temini için annesinden veya kardeşinden para isteyen kişinin para verilmemesi üzerine anne ve kardeşini darp etmesi durumunda kasten yaralamanın ağırlaştırıcı nedenlerin birinin varlığı kabul edilmektedir. Bunun yanında bir annenin çocuğuna karşı terlik fırlatarak yaralaması hali de kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi anlamına gelecektir.
- Mahmut İstanbul trafiğinde seyir halindeyken aracına arkadan çarpan Recep’e çok sinirlenmiştir. Bu sinirle aracından aşağıya inen Mahmut, Receple tartışma yaşamış ve en sonunda sinirine hakim olamayarak Recep’e yumruk atmıştır. Recep’in aldığı darbe ile birlikte burnu kırılmıştır. Mahmut’un eylemi mağdur Recep’in vücuduna acı verilmesi ve sağlığının bozulması neticesini doğurduğundan kasten yaralama suçunu oluşturur.
- Mamak’ta yaşayan Berkay geç saatte eve dönerken karşılaştığı Kerem tarafından yolu kesilmiştir. Kerem, Berkay’ı önce dövmüş sonrasında da bıçaklamıştır. Bu olay Berkay’ın vücut bütünlüğüne ağır bir müdahale oluşturmasından ötürü kasten yaralama suçunu oluşturur.
Kasten Yaralama Suçunun Özel Görünüşleri
- Teşebbüs: Kasten yaralama suçu bir tür zarar suçudur. Bütün zarar suçlarında olduğu gibi kasten yaralama suçu da teşebbüse elverişli bir suçtur. Burada önemli olan failin elverişli hareketlerle yaralama suçunu icraya başlamış olması, ancak elinde olmayan nedenlerle, mağdurun vücuduna acı verme, sağlığını ya da algılama yeteneğini bozma neticelerinden birini gerçekleştirememiş olmasıdır. Ancak kasten yaralama suçunun olası kast ile işlenmesi halinde istisna olarak teşebbüs hükümleri uygulanmaz.
- İştirak: Kasten yaralama suçu iştirak bakımından farklı bir özellik göstermemektedir. İştirakin her şekli mümkündür. Kasten yaralama oluşturan fiilin icra hareketlerini tek başına gerçekleştiren fail de doğrudan fail olarak adlandırılacaktır. Kasten yaralama suçu, dolaylı faillik şeklinde işlenmeye de elverişlidir. Dolaylı faillikte bir kimsenin başka bir kimseyi suçun işlenmesinde araç olarak kullanması söz konusudur.
- İçtima: Kasten yaralama suçunda aynı hukuki değer ihlaline yönelen ve kesintisiz bir şekilde gerçekleşen birden fazla hareket bulunması halinde suçların içtimaı söz konusu olmamaktadır. Bu hallerde tek bir kasten yaralama suçu söz konusudur. Örneğin; failin mağdura art arda bir şekilde birden fazla yumruk atması halinde tek bir suç meydana gelmiştir. Bu durumlarda hâkim; kullanılan araçların tehlikeliliğini, mağdurda meydana gelen zararı gibi hususları değerlendirerek temel cezayı alt sınırdan uzaklaşarak belirler. Ancak dikkat edilmesi gereken husus; filler arasında meydana gelen zamansal kesitidir. Nitekim fiiller arasında zamansal açıdan bir kesintinin söz konusu olduğu hallerde tek bir suç değil birden fazla yaralama suçu söz konusu olabilir.
Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı
- Uzlaşma: Uzlaşma müessesesi kasten yaralama suçunun yalnızca basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olması hali ve ihmali davranışla işlenmesi halleri için kabul edilmiştir. Uzlaşma süreci gizli şekilde yürütülen içeriği delil kapsamında değerlendirilemeyen bir süreçtir. Taraflar arasında uzlaşma gerçekleşirse ve şüpheli edimi yerine getirirse “kovuşturmaya yer olmadığı kararı” verilirken edimin takdise bağlandığı veya süreklilik arz ettiği hallerde “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı verilir.
- Adli Para Cezasına Çevirme: Mahkeme, kasten yaralama suçu nedeniyle verdiği hapis cezasını, somut olayın koşullarına göre adli para cezasına çevirebilir. TCK kapsamında basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olması halinde mağdurun şikâyeti üzerine hapis ya da adli para cezasına hükmedilebileceği açık bir şekilde düzenlenmiştir.
- Erteleme: Erteleme kararı verilmesi mahkeme tarafından yargılaması yapılan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiş ve hakkında ceza tayin edilmiştir. Ancak mahkeme bu cezanın ertelenmesine karar verebilir. Kasten yaralama suçu bakımından hükmedilen ceza 2 yıl veya daha az ise ve erteleme hususuna ilişkin tüm şartlar tamamlandıysa erteleme kararı verilmesi mümkündür.
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı belirli şartların tamamlanması ve verilen cezanın alt sınırının 2 yılın daha altında olması gerekmektedir. Kasten yaralama suçu nedeniyle verilen hapis cezasının 2 yıl ve altı olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkündür.
Soruşturma ve Kovuşturma Evresi
- Soruşturma Evresi: Soruşturma, ceza yargılaması kapsamında bir suçun varlığından şüphelenildiğinde gerçeklerin açıklığa kavuşturulmasının ilk adımdır. Kasten yaralama suçunun sadece basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olması halinde suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabidir. Haricen kasten yaralama suçu şikâyete tabi olmayıp soruşturulması resen başlatılır ve yürütülür. Cumhuriyet savcısı suç kapsamında gerekli somut delilleri toplar ve yeterli şüpheye ulaştığı takdirde şüpheli hakkında iddianame tanzim eder. Savcının yeterli şüpheye ulaşacak nitelikte delil toplayamadığı hallerde ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
- Kovuşturma Evresi: Kovuşturma evresi iddianamenin kabulü ile başlayan evredir. Kasten yaralama suçunda kovuşturma evresinin yürütülmesi bakımından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Soruşturma evresinde kasten yaralama suçunun şüphelisi; kovuşturma evresinde sanık olarak adlandırılır. Kasten yaralama suçunun kovuşturma evresinin tamamlanmasıyla birlikte sanığın suçu işlediğinin sabit olması halinde sanık hakkında kanunda belirtilen cezaya hükmedilir. Aksi halde sanık hakkında beraat kararına hükmedilir.
Kasten Yaralama Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk
Kasten yaralama suçunda gözaltı veya tutukluluk kararının verilebilmesi şartlar mevcutsa mümkündür. Gözaltı kararının verilebilmesi için özellikle suçun şüpheli şahıs tarafından işlendiği noktasında somut delillerin mevcut olması gerekmektedir. Ayrıca gözaltına alma kararının soruşturma açısından zorunlu olması gerekmektedir. Gözaltı süresi, Ceza Muhakemeleri Kanunu kapsamında düzenlenmiştir. Buna göre yakalananın yakalama yerine en yakın hâkim önüne getirilmesi için zorunlu süre haricinde 24 saat şeklindedir. Toplu şekilde işlenen suçlarda bu süreler defasında bir günü geçmemek üzere üç gün kadar uzatılabilir.
Kasten yaralama suçu bakımından tutuklama kararı verilebilmesi için CMK madde 100 kapsamında aranan şartların gerçekleşmiş olması gerekir. TCK madde 86/2 kapsamında düzenlenen kasten yaralama suçunun mağdurun şikayetine tabi olması ve cezasının dört aydan bir yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası olması halleri göz önünde bulundurulduğunda aranan şartları taşımaması nedeniyle tutuklama kararı verilemez. Ancak 86/1 ve 86/3 kapsamında gerçekleşen kasten yaralama fiilleri CMK 100 maddesinin aradığı şartları taşımaktadır. Bu bakımdan tutukluluk kararı verilmesi mümkündür. Hakim ya da mahkeme tarafından verilen tutuklama kararına itiraz edilmesi mümkündür.
İfade, Savunma ve Yargılama Süreci
Ceza muhakemesi aşamalarında soruşturma evresinin en önemli işlemlerinden bir tanesi ifade alınmasıdır. Kovuşturma evresinde ise bu işlem sorgu olarak yansımaktadır. Kasten yaralama suçu bakımından soruşturma aşamasında suçun şüphelisinin ifadesinin alınması önemlidir. İfade alma işlemi kolluk tarafından yapılabileceği gibi bizzat cumhuriyet savcısı tarafından da yapılabilmesi mümkündür. Soruşturma evresinde bu şekilde ifadesi alınan şüphelinin iddianame düzenlenip kabul edildikten sonra da kovuşturma evresinde mahkeme huzurunda sorgusunun yapılması gerekir.
Gerek kovuşturma gerekse soruşturma aşamalarında sanık veya şüpheliler kendilerini bizzat savunabilecekleri gibi bir avukat vasıtasıyla da savunması mümkündür. Şüpheli ya da sanık aşamalarda beyanlarını açıkça sunabilmelidir. Aksi takdirde kişinin yargılanması adil yargılanma hakkına aykırı şekilde gerçekleşmiş olacaktır. Ayrıca kişinin yargılamasının hukuka uygun bir şekilde yürütülmesi adına aşamalarda kişiye isnat edilen suçun detaylı bir şekilde aktarılması gerekmektedir.
Kasten yaralama suçunda iyi bir ceza avukatı, öncelikle müvekkiline isnat edilen suça ve müvekkilin eylemine ilişkin değerlendirmelerini yaparak hukuki anlamda savunmasını yapmalı, müvekkilin lehine ve aleyhine hususları en ince ayrıntısına kadar irdelemeli ve bu hususları müvekkilin lehine olacak şekilde profesyonel bir savunma stratejisi hazırlamalıdır. Ceza yargılaması kişilerin özgürlüğünden alıkonulması gibi önemli hususları ihtiva ettiği için mutlaka alanında uzman bir ceza avukatından profesyonel hukuki destek hizmeti almalarıdır. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu noktada ve diğer konularda hukuki anlamda destek vermekteyiz.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme
- Şikâyet Süresi: Kasten yaralama suçunun yalnızca TCK m. 86/2 kapsamında düzenlenen hali şikâyete tabidir. Kasten yaralama suçunun söz konusu hali bakımından şikâyet süresi 6 aydır. TCK madde 86/1 ve 86/3 kapsamında düzenlenen kasten yaralama suçu bakımından ise şikayet şartı aranmaz. Bu suç tiplerinin takibi re’sendir. Bu nedenle söz konusu 6 aylık şikayet süresi bu suç türleri bakımından geçerli değildir.
- Zamanaşımı: Kasten yaralama suçunun 86. maddede düzenlenen hafif ve temel şekli ile aynı maddede düzenlenen nitelikli hallerin gerçekleşmesi halinde, dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren sekiz yıldır. Yaralama fiilinin vücutta kemik kırılmasına neden olduğu hallerde zamanaşımı sekiz yıl olmakla birlikte, bu nedenle cezanın arttırılmasının yanı sıra 86/3 hükmünün de uygulanması söz konusu ise dava zamanaşımı süresi on beş yıldır. Yaralama suçu neticesinde ölüm meydana gelmesi halinde de dava zamanaşımı süresi on beş yıl olarak öngörülmüştür. Fiil işlendiği sırada fail, on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamışsa bu sürelerin yarısı; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamışsa bu sürelerin üçte ikisinin geçmesi zamanaşımının dolması için yeterli kabul edilecektir. Kasten yaralama suçu bakımından hükümde belirtilen sonuç ceza, beş yıla kadar hapis veya adli para cezası ise on yıl; beş yıldan fazla hapis cezası ise yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilemeyecektir.
- Etkin Pişmanlık: Etkin pişmanlık, suç işleyen kimsenin işlediği suçtan pişman olması neticesinde ortaya çıkan bir durumdur. Her suç tipi için etkin pişmanlık söz konusu olmamaktadır. Kasten yaralama suçu bakımından şartlar mevcutsa etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.
- Görevli Mahkeme: Kasten yaralama suçu bakımından yargılamayı yapmakla görevli mahkeme TCK’nın 86. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında öngörülen suç için ilgili kanunun 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesidir. İlgili kanuna göre, mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur. Bu hükme bağlı olarak kasten yaralamanın TCK’nın 86/3’te yer alan nitelikli halleri bakımından görevli mahkeme suçun temel şekline göre belirlenecektir. Yani suçun nitelikli halleri bakımından ise, temel şeklinin yargılanacağı asliye ceza mahkemesi görevlidir.
Kasten Yaralama Suçuna İlişkin Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 18. Ceza Dairesinin Esas No: 2015/35229, Karar No: 2017/9337 sayılı ve 20.09.2017 tarihli kararı
- Kasten Yaralama Suçu
- TCK 86. Madde
- Sanık hakkında takibi şikayete bağlı olmayan silahla yaralama eylemi sebebiyle dava açılmışsa da, sanık hakkında suçun silahla işlendiği sabit olmadığından TCK.86/3e maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi karşısında, TCK’nın 86/2 maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun şikayete tabi hale geldiği, müştekinin de soruşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği dikkate alınarak, sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün, “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçuna dair olması karşısında, bu suçu düzenleyen TCK’nın 191. maddesinde 18.06.2014 tarih ve 6545 Sayılı Kanun’un 68. maddesiyle yapılan değişiklik çerçevesinde sanık hakkındaki dayanak mahkûmiyet ilamıyla ilgili bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, tekerrüre esas alınmasını gerektirecek kasti suçtan mahkûmiyet niteliğinde olup olmadığının belirlenmesinde ve bunun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
SONUÇ: Bozmayı gerektirmiş, sanık …‘nun ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmüş olmakla, tebliğnameye kısmen aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA …”
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin Esas No: 2017/6153, Karar No: 2018/154 sayılı ve 16.01.2018 tarihli kararı
- Kasten Yaralama Suçu
- TCK 86. Madde
a) Avukat stajyeri olan müştekinin, Bursa 7. İcra Müdürlüğü’nde görevli haciz memuru tanık … ile birlikte olay tarihinde sanığa ait iş yerine haciz işlemi için gittikleri, sanığın haciz işlemine itiraz etmesi üzerine taraflar arasında yaşanan tartışmada, sanığın maket bıçağı ile müştekiyi yüzünde sabit iz oluşturacak şekilde yaraladığı olayda; sanığın üzerine atılı suçu silahtan sayılan maket bıçağı ile kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlemesi karşısında sanık hakkında; 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken birden fazla ağırlaştırıcı nedenin ( 86/3-c, 86/3-e) birarada bulunması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA …”
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin Esas No: 2016/18679, Karar No: 2018/190 sayılı ve 16.01.2018 tarihli kararı
- Kasten Yaralama Suçu
- TCK 86. Madde
1) Sanık hakkında kasten yaralama ve … suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
…
Kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünde, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasının, 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan satırla mağduru yüzünde sabit iz oluşacak nitelikte yaralaması nedeniyle artırım yapıldığı paragrafında uygulama maddesinin 86/3-e maddesi yerine, 86/2. maddesi olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
… hükmün bu sebeple, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 322. maddesi gereğince, … hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA …”
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin Esas No: 2016/4956, Karar No: 2018/6175 sayılı ve 14.05.2018 tarihli kararı
- Kasten Yaralama Suçu
- TCK 86. Madde
Suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemenin 07/12/2011 tarih ve 2011/247 esas, 2011/416 sayılı kararı ile hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği 13/03/2012 tarihinden itibaren 3 yıllık denetim süresi içerisinde 07/07/2013 tarihinde işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle bildirim yapılan Çorum 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 05/06/2014 tarih 2013/393 esas ve 2014/476 karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 86/2-3.a maddesinde düzenlenen suça ilişkin öngörülen cezaların türü ve üst sınırı itibariyle uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak öncelikle denetim süresi içerisinde işlenen suç yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA …”
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin Esas No: 2017/26406, Karar No: 2018/8521 sayılı ve 09.07.2018tarihli kararı
- Kasten Yaralama Suçu
- TCK 86. Madde
1. Sanık … hakkında katılan …‘ne yönelik yaralama, sanık … hakkında ise genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık … müdafii ve sanık …‘ın bir sebebe dayanmayan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
2. Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozmadan önce 02.11.2010 tarihli hükümde sanığa doğrudan verilen adli para cezasının, TCK.nun 52/4. maddesi gereğince 9 taksitte tahsiline karar verildiği ve hüküm yalnız sanık tarafından temyiz edildiği halde bozma sonrası verilen kararda, taksit yapılmaması suretiyle CMUK.nun 326/son maddesinde yer alan kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında taksitlendirmeye yer olmadığına ilişkin E-3 bölümünün hükümden çıkarılması yerine “Sanığa verilen adli para cezasının miktarı, sanığın ödeme gücü nazara alınarak 5237 sayılı TCK.nun 52/4. maddesi uyarınca birer aylık arayla 9 eşit taksit halinde tahsiline” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Sanık … hakkında, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazı ile mağdur …‘e yönelik yaralama suçundan kurulan ve kesin olarak verilen hükmün suç vasfına yönelik Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan temyiz itirazının incelemesinde ise;
Sanığın eylemi nedeniyle mağdur …‘ün adli tıp raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı ve eyleminin TCK.nun 86/1. maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla;
Sanığa yüklenen suçların yasa maddelerinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, son kesen usulü işlem savunmasının alındığı 21.04.2008 tarihinden 10.05.2016 günlü hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, kamu davalarının düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 67/3 ve CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE …”
Ceza Genel Kurulu 04.04.2017, 2017/3-35-2017/210
- Kasten Yaralama Suçu
- TCK 86. Madde
Özet: Adli rapor, mağdur beyanını doğruluyor ise, yaralama suçunun sübuta erdiğinin kabul olunmalıdır.
09.01.2009 tarihinde katılanın, zeytin toplamakta olan sanıkla tartıştığı, tartışma sırasında sanık tarafından darbedilerek bacağından yaralandığı iddiasıyla telefonla durumu ilçe jandarma komutanlığına bildirdiği, aynı gün görevlilerce götürüldüğü Çine Devlet Hastanesi’nde düzenlenen adli raporda, katılanın sağ bacağında basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte morluk ve yaygın ekimozların bulunduğunun belirtildiği olayda; katılanın anlatımları ve bu anlatımlar ile uyumlu adi rapor içeriği, tanık Cihan’ın olay günü sanıkla katılan arasında tartışma yaşandığına ilişkin beyanları ve sanığın da olay günü katılanla zeytin toplama nedeniyle tartıştığını doğrulaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunun sübuta erdiğinin kabulü gerekmektedir.

Kasten Yaralama Suçu Örnek Suç Duyurusu
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına
Mağdur: Adı ve Soyadı (T.C. Kimlik No) – Adresi
Vekili: Av. Umur YILDIRIM
Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat: 4 No: 7, 06530 Çankaya/ ANKARA
Şüpheli : Adı ve Soyadı (T.C. Kimlik No) – Adresi
Suç: Kasten yaralama (TCK md. 86)
Suç Tarihi: …/…/….
Konu: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu kasten yaralama suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.
Açıklamalar
- Giriş kısmında müvekkilin kim olduğu, şüpheli şahsın kim olduğu, tarafların nasıl tanıştığı ve iletişime geçtiği gibi hususlar ayrıntılı olarak anlatılır. Bununla birlikte suç nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi-manevi zarar da giriş kısmında özetlenebilir.
- Şüpheli şahsın, suça yönelik eylemlerinin ne şekilde işlediği ayrıntılı olarak anlatılır. Yaşanılan olaydan bahsedildikten sonra ayrıntılı olarak deliller sunulur. Aynı zamanda ek olarak bu delillerin sunulması gerekmektedir. (Örneğin Ankara ili XXX ilçesi XXX köyü yakınlarında bulunan XXX mevkiinde tarafıma A isimli şahıs tarafından saldırıda bulunulmuş; suratıma yumruk atılmak ve tekmelenmek suretiyle kasten yaralama suçu işlenmiştir. İşbu hukuka aykırı fiiller nedeniyle vücut dokunulmazlığı hakkım ihlal edilmiştir. Somut olay kapsamında tarafıma Türk Ceza Kanunu’nun 86. Maddesi kapsamında düzenlenen Kasten Yaralama suçu gerçekleştirilmiştir.)
- Sonuç kısmında ise dilekçenin ekinde yer alacak deliller toparlanır. Gerekli görüldüğü takdirde suça ilişkin açıklamalara ve mahkeme kararlarına yer verilir.
Hukuki Sebepler: TCK ve ilgili diğer tüm mevzuat.
Hukuki Deliller: Tanık, suça konu olayın video görüntüleri ve ilgili her türlü delil.
Sonuç ve İstem: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şüpheli hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. Tarih
Müşteki Vekili
Av. Umur YILDIRIM
İmza
Kasten Yaralama Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
- Kasten yaralama suçunun cezası nedir?
Kasten yaralama suçu kasıtlı bir eylem ile kişini vücut bütünlüğüne zarar vermek suretiyle meydana gelen bir suçtur. Bu suçun basit hali 1 yıldan 3 yıla kadar cezalandırılmaktadır. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek olan kasten yaralama suçu bakımından ise kanunda 4 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.
- Kasten yaralama suçunun nitelikli halleri nelerdir?
Kasten yaralama suçunun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşe karşı işlenmesi, kadına karşı işlenmesi, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenmesi, kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanarak işlemesi, silahla işlenmesi, ruh veya beden bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi halleri suçun nitelikli hallerini oluşturmaktadır.
- Kasten yaralama suçu şikâyete tabi midir?
Kasten yaralama suçunun sadece basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olan hali şikâyete tabidir. Onun haricinde kasten yaralama suçu bakımından şikâyet aranmaz. Savcılık tarafından resen soruşturma ve kovuşturmaya tabidir.
- Kasten yaralama suçu para cezasına çevrilir mi?
Kasten işlenen suçlar bakımından sadece bir yıl ve daha az süreli hapis cezaları adli para cezasına çevrilebilmektedir. Kasten yaralama suçu bakımından bu şartın meydana gelmesi halinde adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.