İmar Affı – İmar Barışı Nedir?  Hangi Yapıları Kapsar?

İmar Affı – İmar Barışı Nedir?  Hangi Yapıları Kapsar?

imar affi barisi nedir

İmar affı (barışı); 3194 sayılı İmar Kanunu Yedinci Bölüm’de ‘’Geçici Hükümler ve Yürürlük, Yürütme’’ başlığı altında geçici madde 16’da düzenlenen, vatandaşlarla idarenin uzlaşması için konulan bir araçtır. İmar affı ile sağlanan amaç, ruhsata aykırı inşa edilen yapıların ya da inşaat bittikten sonra ruhsat alınmayan yapıların kaydedilmesidir. Ancak bu başvurunun yapılabilmesi için öncelikle kişilerin yapı kayıt belgesi alması gerekmektedir. İmar affı ya da imar barışı; gecekondu ve imar mevzuatına göre inşa edilmeyen yapıların uygulama ve mülkiyet problemlerini düzenleyen kanunu ifade eder. İlk defa 1984 yılında çıkarılan imar affı ile çarpık ve kaçak yapılaşmanın önüne geçilmek istenmiştir.

Kamuoyunda imar barışı olarak adlandırılan, afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olan yapıların kayıt altına alınması ve Devlet ile vatandaş arasında uzlaşma sağlanması amacı ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nda düzenlenme yapılmıştır. İmar Kanunu’na eklenen Geçici Madde 161 ile 31/12/2017 tarihinden önce yapılan ruhsat ve ruhsat eklerine aykırı yapılara Yapı Kayıt Belgesi (YKB) düzenlenmesi öngörülmüştür. Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar 06.06.2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından 06.07.2018 tarihinde yayımlanan 2018/8 sayılı Genelge ile cins değişikliği ve kat mülkiyeti işlemleri düzenlenmiştir. Bu raporda imar barışı düzenlemesi sonucu verilen Yapı Kayıt Belgesi süreci, uygulaması ve sonuçları ile buna ilişkin sorun ve önerilerin değerlendirmesi yer alacaktır.

Kural olarak bir yapı ruhsata/ruhsat eklerine aykırı olarak inşa ediliyorsa ya da yapı tamamlandıktan sonra ruhsat hiç alınmıyorsa idari para cezası hatta yıkım kararı verilir. Ancak yapılar için imar affı kullanılırsa yıkım kararı ya da idari para cezası uygulanmaz. Kişiler imar affından yararlanabilmek için yapı kayıt belgesini alır ve ya e-devlet üzerinden başvurabilir ya da yetkili kurumlara başvurur. Eğer yapılar imar affına uygun ise sisteme kayıtları geçilir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda, İmar affı/İmar barışının ne olduğundan ve hangi yapıları kapsadığından bahsedeceğiz.

İnfaz Hesaplama Yapmak İçin Tıklayınız
imar affi nedir
imar affi nedir

İmar Affı Nedir?

İmar affından yararlanmak için tarafların birtakım başvurular yapması gerekir. Başvuru için gereken en önemli şart yapı kayıt belgesinin alınmasıdır. Yapı kayıt belgesi, 3194sayılı İmar Kanunu geçici madde 16’da düzenlenen ve imar barışı için alınması gereken bir belge türüdür. Bunun dışında imar affına başvurabilmek için gereken bilgiler şu şekildedir:

  • Onaylı bir e-devlet hesabı
  • Yapının adresi, ada ve parsel bilgileri
  • İnşaatın bulunduğu yerde kapladığı toplam alan
  • Yapı içinde yer alan konut ve iş yeri sayısı
  • Yapının bulunduğu arazinin emlak vergi birim değeri
  • Yapının sınıfı
  • İmar Kanunu’na aykırı olan kısımların açıklaması
  • Yapının ve imara aykırılığın fotoğrafları

İmar affı; İmar Kanunu’na aykırı olarak inşa edilen yapılar için devlet tarafından getirilen af düzenlemesidir. Bir yapı hazine arazisi üzerinde ise, ‘’Tapu Tahsis Belgesi’’ alınarak yıkımına engel olunabilir. Bu belge ileriki tarihlerde tapu alınması için esas bir belge olarak sayılır. Eğer yapı özel mülkiyette ise ya ruhsat alınır ya da yapı kullanma izin belgesi alınır. Tapu tahsis belgesi 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun ile getirilen bir düzenlemedir. Bu kanun yürürlükten kalksa dahi belgeyi alan kişilerin hakları korunacaktır.

GEÇİCİ MADDE 16– Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt  Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.

Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.

Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.

Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.

Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.

Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.

Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

İmar Affından Yararlanacak Yapılar

İmar affından faydalanılabilmesi için öncelikle kişilerin yapı kayıt belgesi alması gerekir. Yapı kayıt belgesini almak için e-devlet üzerinden başvuru yapılır ya da yetkili kurumlara başvurulur. Başvuru esnasında, harç yatırılır ve belgenin hazırlığı başlar. Yapı kayıt belgesinin hazırlanması ile söz konusu yapı sisteme kaydedilir. Ancak bütün yapılar imar affından yararlanamaz. İmar affından yararlanmak için bazı şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlar:

  • Yapının inşa tarihi 31.12.2017’den önce olmalıdır.
  • Yapı için yapı kayıt belgesi alınmalıdır.
  • Yapının tapu kaydı bulunmalıdır.
  • Yapı belediyeye ait eğitim, sağlık, din, sosyo-kültürel, idari ya da yeşil alan üzerinde olmamalıdır.
  • Yapı başkasının taşınmazı üzerinde/içerisinde olmamalıdır.
  • Yapı Boğaziçi sahil şeridinde yer almamalıdır.
  • Yapı tarihi yarımadada yer almamalıdır.
  • Yapı Sultanahmet-Süleymaniye çevresinde bulunmamalıdır.
  • Yapı Gelibolu tarihi alanında yer almamalıdır.

Taraflar imar affından yararlanırken geçici bazı önlemler alabilir. Örneğin bir dava açılabilir ya da tedbir kararları istenebilir. Bunlar için idari başvurular ve dava açma sürelerine dikkat edilmesi gerekir. Yapı kayıt belgesinin verilmemesi halinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yer alan süreler içerisinde idare mahkemelerinde dava açılabilir.

imar affi hangi yapilari kapsar
imar affi hangi yapilari kapsar

İmar Affında Başvuru

Afet risklerine hazırlık amacıyla ruhsatsız yapılar ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması için imar affı getirilmiştir. 31.12.2017 tarihinden önce yapılan yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkilendireceği kurum/kuruluşlara başvuru yapılır. Başvurudan sonra yapı kayıt bedellerinin ödenmesi ile Yapı Kayıt Belgesi verilir. Yapı kayıt sistemine yapılan kayıtta bina hakkında şu hususlar kaydedilir:

  • Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu
  • Yapının sınıfı
  • Yapının grubu
  • Yapı sahibinin diğer hususlar hakkındaki beyanları

İmar affından yararlanmak için ödenmesi gereken bazı harçlar bulunmaktadır. Bunlar, emlak vergisi (Emlak Vergisi Kanunu’na göre belirlenir), yapının yaklaşık maliyetinden belirlenen kayıt bedelidir. Yapının yaklaşık maliyet değeri üzerinden alınan kayıt bedeli konutlar için %3, ticari kullanımlar için %5 üzerinden belirlenir. Bu bedeller; genel bütçe cetveline kaydedilmek için merkez muhasebe biriminin banka hesabına yatırılır. Bakanlık Kurulu (Cumhurbaşkanlığı Kabinesi) yapı kayıt bedelini 2 katına kadar artırabileceği gibi yarısına kadar da azaltabilir. Ayrıca yapının başvuru ya da ödeme süresi yine Bakanlık Kurulu tarafından 1 yıla kadar uzatılabilir.

İmar Affının Taraflara Sağladığı Hakları

İmar mevzuatına aykırı yapılar veya ruhsatı olmayan binalar için kayıt altına alınabilme şansı yaratan imar barışı taraflara çeşitli kolaylıklar sağlamaktadır. Devletle vatandaşı uzlaştıran imar affı malikler açısından da avantaj yaratmaktadır. İmar affından yararlanmak isteyen maliklerin öncelikle yapı kayıt belgesi alması gerekirken bu evrakın temin edilmesi için belirli bir ücret ödenir.

İmar affı başvurusunun usulüne uygun şekilde yerine getirilmesi ve en nihayetinde gerekli ücretin ödenmesiyle birlikte süreç tamamlanır ve başvuruya karşı verilecek yanıt beklenir. Başvurunun kabulü ile de imar affı kapsamına alınan binalar kayda geçirilir. İmar affı (imar barışı) uygulaması sayesinde elde edilen kazanımlardan bazıları şunlardır:

  • İmar affı ile taşınmazlar yasal hale gelir.
  • Devletle vatandaş uzlaşır.
  • Yıkım kararı ya da idari para cezaları sonlandırılır.
  • Elektrik, su vb. abonelikler yapılabilir.
  • İşyeri açma ruhsatı sorunları giderilir.
  • İmar affı kapsamında elde edilen gelir kentsel dönüşüm projelerine aktarılır.
  • Kamulaştırma maliyetleri düşer.
  • Yapıların kayıt altına alınması sağlanır.

Yapı Kayıt Belgesi

Yapı kayıt belgesi, yapının kullanım amacına yönelik olarak yapılara mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici nitelikte su, elektrik, doğalgaz bağlanmasını sağlayan belge türüdür. Bir yapının yapı kayıt belgesi alması ile hakkında verilen yıkım kararları ve tahsil edilmemiş olan idari para cezaları iptal edilir. Bir yapı için yapı kayıt belgesi alındıktan sonra hazineye ait bir taşınmaz üzerinde ise bu taşınmaz Bakanlığa tahsis edilir. Yapı kayıt belgesi sahipleri ya da mirasçıları da satın alma talebi ile Bakanlıktan rayiç bedel üzerinden bu yapıyı satın alabilirler.

Yapı kayıt belgesi kat irtifakı olan yapılarda tüm maliklerin onay vermesi ile başvuru yapılarak alınabilir. Kural olarak başvuru sahipleri yapı kullanma izin belgesi aldıktan sonra, kat mülkiyeti tesis edilebilir. Ancak bazı durumlarda, yapı ruhsatı alınmış ancak yapı kullanma izin belgesi alınmamış olabilir ya da yapı ruhsatı hiç bulunmayan yapılar için yapı kayıt belgesi alındıktan sonra yapı kullanma izin belgesi aranmadan kat mülkiyeti tesisi yapılır. Yapı kayıt belgesi ile maliklerin tamamı onay verdikten sonra ve yapının umumi alanlara gelmemesi şartıyla cins değişikliği ve kat mülkiyeti kurulabilir.

Yapı Kayıt Belgesi Nereden ve Nasıl Alınır?

Yapı kayıt belgesi, maliklere ek hak sağlamaz ancak yapının hukuken tanınmasını sağlar. Belge geçerliliğini, kentsel dönüşüm sürecine kadar korur. Yapı kayıt belgesi için maliklerden birisi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne başvuru yapabilir. Bunun dışında e-devlet üzerinden de başvuru yapılabilir. Başvuru esnasında bir yapı kayıt formu doldurulur ve bir ödeme yapılır. Yapı kayıt formları eksiksiz bir şekilde doldurulmalıdır. Form Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde fiziki olarak doldurulabileceği gibi e-devlet (https://www.turkiye.gov.tr/) üzerinden online şekilde de doldurulabilir.

Yapı kayıt belgesinin alınması için maliklerden birinin başvurması yeterlidir. Bu belge taşınmazın olduğu belediyeler tarafından düzenlenir. Belediyeler yapı kayıt belgesi verirken bazı hususları başvuru sahibine bildirmelidir. Bunlardan birisi emlak vergisi değerinin ne kadar olduğudur. Diğeri ise imar planındaki yapının umumi bir hizmet alanına gelmesi halinde belgenin verilemeyeceğinin bildirilmesidir. Eğer yapı umumi bir alana giriyorsa başvuru sahibi bu alanın terk edildiğine dair belge getirmelidir.

Yapı Kayıt Belgesinde Özel Durumlar

Bir taşınmaz için birden çok yapı kayıt belgesi başvurusu yapılmış olabilir. Bu durumda ilgili idare yalnızca bir tane başvuruyu kabul eder. Bunun dışında kişilerin yapı denetim borcu olan kişiler de yapı kayıt belgesi başvurusu yapabilir. Konut amaçlı kullanılmasına rağmen yapının herhangi bir bölümünde ticari faaliyet yapılıyorsa bu alanların yapı kayıt belgesi başvurusunda beyan edilmesi gerekmektedir. Prefabrik inşalar ve gecekondu yapılar için de yapı kayıt belgesi alınabilir. Ayrıca yurt dışında yaşayan malik de e-devlet üzerinden yapı kayıt belgesi için başvuru yapabilir.

Yapı kayıt belgesinin geçerliliği iki durumda sona erer. Bunlardan birincisi yapının imara uygun hale gelmesidir. Bu durumda artık yapı için bir yapı kayıt belgesi alınmasına gerek kalmamaktadır. Bunun dışında yapı kentsel dönüşüm kapsamında kalırsa belge geçerliliğini yitirir. Bunların dışında şu yapılar için yapı kayıt belgesine başvurulmaz:

  • kişilerin özel mülkiyetindeki taşınmazlar üzerindeki yapılar
  • Hazineye ait olan araziler üzerindeki yapılar
  • Devletin eğitim, sağlık, yeşil alan gibi sosyal donatılarında olan yapılar
  • Boğaziçi sahil şeridinde olan yapılar
  • Tarihi yarımadada yer alan yapılar
  • Sultanahmet-Süleymaniye çevresinde bulunan yapılar
  • Gelibolu tarihi alanında yer alan yapılar

İmar Affı ve Barışı Hakkında Mahkeme Kararları

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2018/9257 E. 2019/2871 K. ve 25.02.2019 Tarihli Kararı

Yapılan incelemede, davacılar murisince 01.10.1984 tarihinde imar affı müracaatında bulunulduğu ancak tapu tahsis belgesi verilmediği, imar planı gereğince parkta kalması nedeniyle dava konusu yapının 2003 yılında davalılardan …… Başkanlığınca yıkıldığı anlaşılmıştır. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere kararın dayandığı gerekçelere göre zemin yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;

Kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. Bu nedenle Kamulaştırma Kanununun 19/son maddesi uyarınca başkası adına tapulu, imar affı müracaatında bulunulan taşınmaz üzerindeki yapının asgari levazım bedeline hükmedilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, doğru görülmemiştir.


Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2018/945 E. 2018/13436 K. ve 08.10.2018 Tarihli Kararı

Sanık hakkında denetim süresi içerisinde işlediği ihbara konu Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.12.2014 tarih, 2014/1253 Esas 2014/841 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK’nın 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçuna ilişkin olması, hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, sanık tarafından ihbara konu olan imar kirliliğine neden olma suçu yönünden imar affı başvurusunda bulunup bulunmadığının tespiti ve bunun sonucuna göre dosyanın yeniden değerlendirilmesi lüzumu karşısında, ihbara konu suça ilişkin belirtilen işlemlerin akıbetinin mahkemesinden sorulup sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanamayacağının tartışılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiş.


Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2018/3689 E. 2018/13022 K. ve 19.12.2018 Tarihli Kararı

3194 sayılı İmar Yasası’na, geçici 16. maddenin eklenmesine dair, 7143 sayılı yasanın 16. maddesinde “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.

Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Dava konusu taşınmazın tapu kayıtları ile yapı ruhsat belgesinin celbi ile davacının 3194 sayılı İmar Yasası’na, geçici 16. maddenin eklenmesine dair, 7143 sayılı yasanın 16. maddesinde düzenlenen imar barışı yasası uyarınca,davacının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara başvuruda bulunup bulunmadığının tespiti için ; dosyanın temyize esas inceleme için Başkanlığımıza gönderilmek üzere mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 19.12.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/3211 E. 2022/4563 K. ve 05.10.2022 Tarihli Kararı


Öncelikle, Yapı kayıt belgesinin hukuki mahiyeti üzerinde durmak gerekir. 3194 sayılı Kanuna 11.05.2018 tarihinde eklenen geçici 16. maddeye göre;

  1. Yapı kayıt belgesi alan yapılar, tıpkı ruhsatlı ve iskanlı yapılar gibi yasal hale gelmekte ve bu belge verildikten sonra, 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca verilen yıkım ve para cezası kararının infazı ortadan kalkmaktadır. (3194 s.K. geçici m.16/4) Öte yandan yapı kayıt belgesi alınan bir yapı sahibi hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan dava açılamamakta, ceza soruşturması varsa takipsizlik kararı verilmekte, açılmış olan kamu davası varsa düşmekte, mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkmaktadır. (11. CD. 23.12.2019.T.2018/5966; 9877)
  2. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 30. maddesinde; yapının kullanılması yapı kullanma izin belgesi alınmasına bağlıdır. Aynı Kanunun 31. maddesinde ise; kullanma izni verilmeyen veya alınamayan yapılara elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinin verilmeyeceği hükme bağlanmıştır. 3194 sayılı Kanunun geçici 16/3. fıkrasında ise, yapı kullanma izin belgesi alınan yapıya kullanma yetkisi verildiği gibi bu yapılara elektrik, su ve doğalgaz bağlanacağı belirtilmiştir.
  3. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı verilebilmesi için yapı kullanma izin belgesinin ilgili idareye sunulması gerekmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasalar Tebliği’nin 6. maddesinin 8. fıkrasına göre; yapı kayıt belgesi verilen yapılarda, yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı verileceği düzenlenmiştir.
  4. İmar Kanunu’nun geçici 21. maddesine göre; yapı kayıt belgesi alınan yapılarda, ilave inşaat alanı ihdas edilmemek şartıyla, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre güçlendirme kararı alınarak güçlendirme yapılabilecektir.
  5. Yapı kayıt belgesi alan gecekondu sahipleri, Hazine ve belediye arazilerini doğrudan satın alma imkanına kavuşmuştur. O kadarki yapı kayıt belgesi sahibinin istemesi halinde; “bağlı yetki” nedeniyle idare taşınmazı satmaktan imtina edemeyecektir. (3194 s.K. geçici m.16/6).
  6. Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilecektir (3194 s.K. geçici m.16/5). Görüldüğü gibi, Kanun aslında yapı kayıt belgesini, kat mülkiyeti kurulabilmesi için gerekli olan “Yapı Kullanma İzin Belgesi” yerine kabul etmekte aynı fonksiyonu yüklemektedir. Bir başka değişle yapı kayıt belgesi sahibi bu belgeye istinaden imara aykırı olan yapıyı-hiçbir aykırılık yokmuş gibi- hatta, imara uygun yapı yapan bir kişiden daha az harç ve vergi ödemek suretiyle kat mülkiyetine dönüştürebilmekte her bağımsız bölümü kat mülkiyeti kütüğüne kaydedebilmekte ve bu mülkiyet üzerinde bir malikin kullanabileceği tüm hakları kullanabilmektedir.
  7. Geçici Madde 16/10 da; yapı kayıt belgesinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olacağı, bu belge ile ilgili yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümlerinin uygulanacağı ve yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğunda olduğu belirtilmişse de, bu ifadeler bir “kısıtlama” gibi sunulmuş ise de, aslında anılan hususlar, normal imara uygun yapılar içinde geçerli olduğundan yapı kayıt belgesinin ilgili yapıyı imar mevzuatına uygun hale getirmesi özelliğine etki etmeyecektir.

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık