İdari Yargılama Usulü Kanunu 9. Madde (İYUK)

İdari Yargılama Usulü Kanunu 9. Madde (İYUK)

idari yargilama usulu kanunu 9 madde

İdari Yargılama Usulü Kanunu 9. Madde

Görevli Olmayan Yerlere Başvurma

  1. Çözümlenmesi Danışmayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir.
  2. Adli yargı yerlerine açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra birinci fıkrada yazılı otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamış ise bu süre içinde idari dava açılabilir.

İdari Yargılama Usulü Kanunu 9. Madde Açıklaması

Dava açma süresiyle ilgili olarak ortaya çıkabilecek bir durum da idari yargının görev alanında olmasına karşın, ilgilinin davayı adli yargı yerlerinde açmış olmasıdır. İYUK’un bu maddesi bu durumda dava açma süresiyle ilgili hükümler öngörmektedir. Şöyle ki, adli yargı düzeninde açılmış olan davanın görevsizlik nedeniyle reddi halinde bu ret kararının kesinleşmesi durumunda dava açma süresinin geçirilmiş olması söz konusu olabilecektir. Kanun, bu durumda davacıya ek bir dava açma süresi vermektedir. Buna göre, idari yargının görev alanında bulunmasına karşın adli yargı yerlerine açılmış bulunan davanın “görev” noktasından reddi kararının kesinleşmesini takip eden günden itibaren otuz gün içinde idari yargı mercilerine dava açılabilir.

Görevli olmayan adli yargı merciine başvurma tarihi idari yargı merciine başvurma tarihi olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle adli yargı merciinde açılan dava idari yargıdaki dava açma sürelerinde açılmış olması durumunda davacının bu otuz günlük süreden faydalanma imkânı vardır.  Bu düzenlemenin maddede davacıya tanınan ek süreyi anlamsız hale getirdiğini düşünmekteyiz. Davanın adli yargı merciinin görev alanına girdiği düşüncesiyle dava ikame eden kimseye idari yargıdaki dava açma sürelerinde dava açma hakkını kullanmasını öngörmek çelişkili bir durumdur. Ancak adli yargıda açılan her davayı da idari yargıdaki dava açma süresini dikkat almadan kabul etmek idari yargıdaki dava açma süresini anlamsız hale getirebilme tehdidi de taşımaktadır. Tam da bu noktada Anayasa’nın 40. maddesindeki düzenleme özel anlam taşımaktadır. İdare tebliğ ettiği işlemde başvuru yollarını ve süresini ilgiliye bildirme halinde görevli olmayan yere başvurma haliyle karşılaşma azalabilecektir.

Bu otuz günlük süreden yararlanılabilmesi için açılmış olan davanın konusunun aynı dava olması gerekir. Buna göre davacına ayni olması ve ayni dava sebebine dayanarak bu süre içerisinde idari yargıda dava açabilmesi mümkün hale gelir.

Görevli olmayan adli yargı mercilerine başvurulması halinde 9. maddede belirtilen otuz günlük süre içinde idari yargı mercilerine veya aynı süre içinde idari yargı mercilerine gönderilmek üzere dilekçelerin verilebileceği diğer mercilere dava dilekçesi ve eklerinin sunulması lazımdır. Adli yargı mercilerinden idari yargı mercilerine dosya gönderilmesi gibi bir düzenleme yoktur.

  • İlgili Makale: 
  • 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Tam Metin: 

idari yargilama usulu kanunu 9 madde iyuk
idari yargilama usulu kanunu 9 madde iyuk

İdari Yargılama Usulü Kanunu 9. Madde Görevli Olmayan Yerlere Başvurma Emsal Kararlar

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E: 2006/90 K: 2006/28

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 9. Madde
  • Görevli Olmayan Yerlere Başvurma

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasında, çözümlenmesi Danıştay’ın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabileceği, görevsiz yargı yerine başvurma tarihinin, Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edileceği kurala bağlanmıştır.

Olayda; davanın 4.5.1998 tarihinde adli yargıda açıldığı, adli yargı yerince 19.10.1999 tarihinde verilen kararla uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, talep halinde dosyanın görevli idare mahkemesine gönderileceği belirtilmiş ve 2577 sayılı Kanunun 9. maddesindeki usule aykırı olarak dosya idari yargı yerine gönderilmiştir. Bu durumda, adli yargı yerinin kararı nedeniyle dosya idari yargı yerine gönderilmiş olduğundan, yapılan bu hukuki hatanın sorumluluğunu davacıya yüklemek adil yargılanma hakkına uygun bulunmamaktadır. Ancak, davacının sözleşmesinin 31.7.1996 tarihinde sona erdiği dikkate alındığında, sözleşmenin feshine ilişkin işlem tarihinden itibaren idari dava açma süresi olan altmış gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 4.5.1998 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, Daire kararı sonucu itibariyle yerindedir.

Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin reddine ve Danıştay On birinci Dairesinin 10.1.2005 günlü, E:2002/1731, K:2005/5 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmasına, 09.02.2006 günü oyçokluğu ile karar verildi.


Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Esas: 2006/ 4713 Karar: 2007 / 1302

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 9. Madde
  • Görevli Olmayan Yerlere Başvurma

Dosyanın incelenmesinden, 31.7.1996 günlü işlemle sözleşmesi feshedilen davacının, parasal haklarının tazmini istemiyle 2577 sayılı Yasa’da öngörülen dava açma süreleri geçirildikten çok sonra 4.5.1998 tarihinde kayda geçen dilekçesi ile Ankara 8 İş Mahkemesine dava açtığı; adli yargı yerince 19.10.1999 gününde verilen kararla uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek talep halinde dosyanın idare mahkemesine gönderileceğinin belirtildiği ve davacının yazılı bir istemi olmaksızın dosyanın idari yargı yerine gönderildiği anlaşılmaktadır.

Aktarılan yasal düzenlemeden anlaşılacağı üzere, adli yargı yerinde açılan bir davanın görevden reddi halinde idari yargıdaki dava türlerinin de niteliği gereği 2577 sayılı Yasa’nın 3. maddesine uygun olarak hazırlanmış dilekçelerle görevli ve yetkili idari yargı yerinde yeniden dava açılması gerekmektedir. İlgililerin süresi içinde adli yargı yerine verdikleri ve dosyanın idari yargı merciine gönderilmesi istemini içeren dilekçelerin dilekçenin reddi kararı verilerek dava dilekçesi durumuna getirilmek suretiyle işin esasının incelenmesine geçilmesi hukuken olanaklı ise de, adli yargı yerinin kendiliğinden dava dosyasını idari yargı yerine göndermesi halinde dosya mahkemenin esasına kaydedilerek davanın incelenmesine geçilemeyecektir. Davada davacının yazılı bir istemi olmaksızın doğrudan idari yargı merciine gönderilen dosyanın, 2577 sayılı Yasanın 9/1. maddesi hükmü karşısında esasa kaydedilmemesi veya esasa hataen kaydedilmiş ise, kaydının kapatılarak mahkemesine iadesi gerekmekte ise de, davanın adli yargı yerinde idari dava açma süresi içinde açılmadığı anlaşıldığından bu aşamada dosyanın mahkemesine iadesine gerek görülmemiştir.


Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Esas: 2006/ 4580,Karar: 2009 / 1090

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 9. Madde
  • Görevli Olmayan Yerlere Başvurma

Olayda, dava ilk olarak süresi içerisinde görevli yargı yeri olan adli yargıda açılmış, ancak davanın görümü sırasında 6.8.2003 tarih ve 25191 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 29.7.2003 tarih ve 4958 sayılı Yasa’nın 51. maddesi ile 506 sayılı Yasa’nın 140. maddesi değiştirilerek, bu madde uyarınca verilen idari para cezalarına ilişkin uyuşmazlıklara İdare Mahkemesi tarafından bakılacağının belirtilmesi üzerine, adli yargı yerince idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek 2577 sayılı Yasanın 9. maddesindeki usule aykırı olarak dosya idari yargı yerine gönderilmiştir.

Adli yargı yerlerince verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın idari yargı merciilerine gönderilmesinin, davaların süre yönünden reddedilmesi sonucunu doğurması nedeniyle, hak kayıplarına yol açtığı tartışmasızdır.

Yukarıda aktarılan yasal düzenlemeden anlaşılacağı üzere, adli yargı yerinde açılan bir davanın görev yönünden reddi halinde idari yargıdaki dava türlerinin de niteliği gereği 2577 sayılı Yasanın 3. maddesine uygun olarak hazırlanmış dilekçelerle görevli ve yetkili yargı yerinde yeniden dava açılması gerekmektedir. İlgililerin süresi içinde adli yargı yerine verdikleri ve dosyanın idari yargı merciine gönderilmesi istemini içeren dilekçelerin dilekçenin reddi kararı verilerek dava dilekçesi durumuna getirilmek suretiyle işin esasının incelenmesine geçilmesi hukuken olanaklı ise de, adli yargı yerinin kendiliğinden dava dosyasını idari yargı yerine göndermesi halinde dosya mahkemenin esasına kaydedilerek davanın incelenmesine geçilemeyecektir. Bu durumda, davacının yazılı bir istemi olmaksızın doğrudan idari yargı merciine gönderilen dosyanın 2577 sayılı Yasanın 9/1. maddesi uyarınca esasa kaydedilmeyerek veya hataen kaydedilmiş ise dosya esas kaydının kapatılarak mahkemesine iadesi gerekmektedir. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 31.5.2007 günlü, E: 2006/4713, K: 2007/1302 sayılı kararı da bu yöndedir.

Uyuşmazlık konusu olayda da, Van İdare Mahkemesinin 8.12.2003 tarih ve E:2003/1200, K:2003/892 sayılı kararı ile adli yargı yerinin görev ret kararı üzerine dosyanın idare mahkemesine gönderilmesi suretiyle dava açılması şeklinde bir usul bulunmadığı gerekçesiyle dosya esas kaydının kapatılarak Hakkari Sulh Ceza Mahkemesi’ne geri gönderilmesine karar verilmiş ise de, anılan mahkemenin 22.12.2003 tarih ve E:2003/142, K:2003/202 sayılı ek kararı ile 30 gün içinde idare mahkemesinde dava açılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Sözü edilen ek karar hukuk âleminde mevcut olup, yok hükmünde sayılmasına olanak bulunmadığından, dava açma süresinin bu kararın tebliğinden itibaren başlatılması gerekmektedir. Buna göre süresinde açılan davanın, süre yönünden reddi yolundaki idare mahkemesinin temyize konu ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir.


Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E: 2006/90, K: 2006/28

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 9. Madde
  • Görevli Olmayan Yerlere Başvurma

Olayda; davanın 4.5.1998 tarihinde adli yargıda açıldığı, adli yargı yerince 19.10.1999 tarihinde verilen kararla uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, talep halinde dosyanın görevli idare mahkemesine gönderileceği belirtilmiş ve 2577 sayılı Kanunun 9. maddesindeki usule aykırı olarak dosya idari yargı yerine gönderilmiştir.

Bu durumda, adli yargı yerinin kararı nedeniyle dosya idari yargı yerine gönderilmiş olduğundan, yapılan bu hukuki hatanın sorumluluğunu davacıya yüklemek adil yargılanma hakkına uygun bulunmamaktadır. Ancak, davacının sözleşmesinin 31.7.1996 tarihinde sona erdiği dikkate alındığında, sözleşmenin feshine ilişkin işlem tarihinden itibaren idari dava açma süresi olan altmış gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 4.5.1998 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, Daire kararı sonucu itibariyle yerindedir.


İdari Yargılama Usulü Kanunu 9. Madde Hakkında Emsal Karar Aramak İçin: https://karararama.danistay.gov.tr/

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık