İdari yargıda istinaf kanun yolu, ilk derece idari mahkemeleri olan vergi ve idare mahkemelerinin vermiş oldukları kararlara karşı bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemeleri’ne ilgili karar aleyhine başvuru yapılarak, verilmiş olan kararın bir üst derece mahkemesinde maddi ve hukuki açıdan yeniden denetlenmesidir. Yani istinaf ilk derece mahkemesi kararlarına karşı, kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle başvurulması gereken bir yoldur.
İdari yargıda idare veya vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı Bölge İdare Mahkemeleri’ne başvurulur. Bölge İdare Mahkemesi’nde istinaf incelemesi gerçekleştirilmektedir. İstinaf incelemesinde ilk derece mahkemesi kararı hem hukukilik denetimine hem de maddi denetime tabii tutulur. Bunun anlamı ise, Bölge İdare Mahkemeleri önündeki dosyada yalnızca hukuk kurallarının doğru uygulanıp uygulanmadığına değil, aynı zamanda maddi olayın nasıl araştırıldığının da kontrolünü gerçekleştirmektedir. İstinaf kanun yolu incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar hakkı incelenir. Yapılan incelemeden sonra;
- İlk derece mahkemesinin kararını kaldırılarak yeniden karar verilebilir.
- İlk derece mahkemesinin kararını onayarak istinaf başvurusunun reddine karar verebilir.
- Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
İdari yargıda istinaf kanun yolu, İdari Yargılama Usulleri Kanunu’nun 45. maddesinde düzenlenmiştir. Hükme göre “İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.” İstinaf mahkemesi olan Bölge İdare Mahkemesi, önündeki dosyada verilen ilk derece mahkemesinin kararının hukuka aykırı olduğunu tespit ettiğinde kararı yalnızca bozmakla yetinmez, aynı zamanda dosya hakkında yeniden karar verir. İstinaf başvurusu kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile yapılır. Dilekçede karardaki hukuka aykırılıkların gösterilmesi gerekmektedir.
İdari Yargıda İstinaf Kanun Yolu Nedir?
İdari yargıda istinaf kanun yolu, ilk derece idari mahkemeleri olan vergi ve idare mahkemelerinin vermiş oldukları kararlara karşı bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemeleri’ne ilgili karar aleyhine başvuru yapılarak, verilmiş olan kararın bir üst derece mahkemesinde maddi ve hukuki açıdan yeniden denetlenmesidir. Yani idari yargıda istinaf kanun yolu, ilk derece mahkemelerinin hukuka aykırı olarak vermiş olduğu kararlara karşı öngörülmüş hukuki çaredir. İstinaf kanun yolunda, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu karar yeniden incelenmektedir. Yapılan inceleme ilk derece mahkemesi tarafından yapılan incelemeden farksızdır. Hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa da denetlenir.
- 2577 sayılı İYUK madde 45/I: “İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.”
- İYUK madde 45/8: “İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz.”
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda (İYUK) değişiklik yapılması suretiyle istinaf kanun yolunu düzenleyen 6545 sayılı Kanun 28 Haziran 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Ancak, “bölge idare mahkemesi” ismini taşıyarak teşkilatlanan ve kural olarak istinaf yargılaması yapacak olan idari yargıdaki istinaf mahkemeleri, Adalet Bakanlığı’nın 7 Kasım 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararına göre, bölgelerin coğrafi durumları ve iş hacimleri göz önünde bulundurularak Ankara, İstanbul, İzmir, Konya, Gaziantep, Samsun, Erzurum, Bursa illerinde kurulmuş ve fiilen 20 Temmuz 2016 tarihinde, belirlenen yargı çevrelerini kapsayacak şekilde tüm yurtta göreve başlamıştır.
Bölge İdare Mahkemeleri’nden önce ilk derece mahkemelerinin vermiş olduğu kararlara karşı doğrudan Danıştay’a başvuru yapılmaktaydı ancak Danıştay’ın dosya yükünün zaman içerisinde artması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemeleri’nin kurulmasına karar verilmiştir. İdari yargıda istinaf kanun yolu, İdari Yargılama Usulleri Kanunu’nun 45. maddesinde düzenlenmiştir. Hükme göre “İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.”

Hangi Kararlara Karşı İstinaf Kanun Yoluna Başvurulabilir?
İdari yargıda istinaf kanun yoluna, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarının tekrar incelenmesi için başvurulmaktadır. İstinaf kanun yoluna başvurulabilmesi için ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın henüz kesinleşmemiş olması gerekmektedir. Kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaz. İlk derece mahkemesi kararı ise iki şekilde kesinleşebilir.
- İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu karara karşı süresinde kanun yoluna başvurulmamış olması,
- İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kesin nitelikte bir karar olması.
İstinafa başvurulduğu takdirde bölge idare mahkemesi tarafından yapılacak inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar incelenecektir. Özellikle istinaf kanun yoluna başvurulamayacak kararlar;
a) Konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları, (Madde metnindeki parasal sınır her sene belli bir oranda artmakta olup 2026 yılı itibariyle istinaf parasal sınır 55.000,00 TL’dir. Dava konusu 55.000,00 TL ve altında olan idari davalar, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararla kesindir.)
b) 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinde sayılan ve doğrudan temyiz yoluna gidilmesi öngörülen ivedi yargılama usulünün uygulandığı;
- İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri,
- Acele kamulaştırma işlemleri,
- Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları,
- 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri,
- 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar,
- 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılan davalar.
- Ara kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamamaktadır. İstinaf kanun yoluna başvurulması için verilen kararın mahkeme tarafından esasa ilişkin nihai kararı olması gerekir. Aynı zamanda kararın kesinleşmemiş olması lazımdır.
- İvedi yargılama usulü ile sonuçlandırılmış davalarda istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Bu kararlara karşı kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyize başvurulması gerekir.
- Milli Eğitim Bakanlığı ve ÖSYM tarafından yapılan merkezi ve ortak sınavlar hakkında açılacak davalarda 15 gün içerisinde temyize başvurulması gerekir.
- İdare ve vergi mahkemelerinin son karar niteliğinde olmayan, dilekçe ret kararları ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarına ilişkin istinaf kanun yoluna başvurulamaz.
- Bekletme kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaz.
İdari Davalarda İstinaf Kanun Yoluna Başvurulamayan Haller
İdare mahkemeleri tarafından verilen kararlarda; konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları kesin niteliktedir. Dolayısıyla bu kararlara karşı istinaf yoluna başvurulması mümkün değildir. 2026 yılı itibariyle parasal sınır 55.000 TL’dir. Bu tutarın altında olan idari davalar ilk derece mahkemesinin verdiği karar ile kesinleşmektedir.
Yukarıda hangi durumlarda istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıkça gösterilmiş olup Bölge İdare Mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesinin verdiği karar incelenecektir. Bunun dışında istinaf kanun yoluna başvurulmayan haller aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:
- Ara kararlar (Kesinleşmeyen ve nihai kararlara karşı başvuru yapılabilir.)
- İvedi yargılama usulü ile sonuçlandırılmış davalarda verilen kararlar. (Temyiz kanun yoluna tabidir.)
- Milli Eğitim Bakanlığı ve ÖSYM tarafından yapılan merkezi ve ortak sınavlar hakkında açılacak davalarda verilen kararlar (Temyiz kanun yoluna tabidir.)
- İdare ve vergi mahkemelerinin son karar niteliğinde olmayan, dilekçe ret kararları ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarına ilişkin kararlar.
- Bekletme kararları.
İdari Yargıda İstinaf Kanun Yoluna Nasıl Başvurulur?
İdari yargıda istinaf kanun yoluna, kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile başvurulur. Dilekçede bölge idare mahkemesinin yanlış gösterilmesi önemli değildir. Nitekim kanunda da “İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir.” denilerek dilekçede hitap edilen merciin yanlış olması durumunda dosyanın bölge idare mahkemesine gönderileceği hüküm altına alınmıştır. İstinaf başvurusu hakkında karar vermekle görevli ve yetkili mahkeme ilk derece mahkemesinin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesidir.
Özellikle istinaf dilekçesinde kararın neden hukuka aykırı olduğu ayrıntılarıyla açıklanmalıdır. Dilekçede, karardaki hukuka aykırılıklara ilişkin delillere yer verilmelidir. Bölge idare mahkemesine her zaman için ek dilekçe sunulabilir. Ancak yine de istinaf dilekçesinde somut olaya ilişkin tüm ayrıntılara yer verilmesinde yarar vardır. Aksi halde mağduriyetler yaşanabilmektedir. İdari yargıda istinaf mahkemeleri şunlardır;
- Adana İdari İstinaf Mahkemesi
- Ankara İdari İstinaf Mahkemesi
- Bursa İdari İstinaf Mahkemesi
- Erzurum İdari İstinaf Mahkemesi
- Gaziantep İdari İstinaf Mahkemesi
- İstanbul İdari İstinaf Mahkemesi
- İzmir İdari İstinaf Mahkemesi
- Konya İdari İstinaf Mahkemesi
- Samsun İdari İstinaf Mahkemesi
İstinaf Dilekçesinde Bulunması Gereken Hususlar
- Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
- İstinaf dilekçesinin konusu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
- İstinafa konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi
- Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
- Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası bulunur.
Yukarıda sayılanlardan birinin eksik olması durumunda eksiğin tamamlanabilecek nitelikte olması halinde eksiklerin 15 gün içinde tamamlanmasına karar verilir. Bu karar da ilgililere tebliğ edilir.
İdare Davalarında İstinaf Kanun Yoluna Başvuru Usulü Süresi ve Ücreti
Kişilerin istinaf kanun yoluna başvurabilmesi için kararı veren idare ya da vergi mahkemesine bir dilekçe ile müracaat etmesi gerekir. Bunun yanı sıra kendisini vekil ile temsil ettiren kişileri için avukatları tarafından UYAP BETA sistemi üzerinden başvurunun yapılması ve harçların ödenmesi de mümkündür. Dilekçe üzerinde dosyanın hangi Bölge İdare Mahkemesi’ne gönderileceği de eklenir. Olası bir durumda Bölge İdare Mahkemesi’nin yanlış yazılması halinde ise dosyalar görevli ve yetkili Bölge İdare Mahkemesi’ne gönderilecektir.
İstinaf başvurularında görevli ve yetkili mahkemeler ilk derece mahkemesinin yargı çevresinin olduğu yerdeki bölge idare mahkemeleridir. İstinaf dilekçelerinde kararın neden hukuka aykırı olduğu açıklanmakla birlikte sunulacak delillere de yer verilmesi gerekir. Ayrıca Bölge İdare Mahkemeleri’ne ek beyan dilekçeleri ile çeşitli evraklar da sunulabilir. 2026 yılı itibariyle idari davalarda istinaf yoluna başvurma ücreti idare ve vergi davalarında farklı olup şu şekildedir:
- İdare davalarında istinaf başvurma harcı: 2.002,00 TL
- Vergi davalarında istinaf başvurma harcı: 2.121,70 TL
İdari Davalarda İstinafa Başvurma Süresi
İdari yargıda istinaf kanun yoluna başvurma süresi, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinde düzenlenmiştir. Hükme göre “İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.” İdari yargıda istinaf kanun yoluna başvuru süresi tebliğden itibaren 30 gündür.
Süre gerekçeli kararın kişiye tebliğinden itibaren başlar. Genellikle verilen kararın veriliş tarihi ve taraflara tebliğ tarihleri arasında fark bulunmaktadır. Kişiler karar tarihine göre hesaplama yapmakta ve sürenin geçtiği konusunda endişeye düşmektedirler. Ancak karar tarihi ve gerekçe tarihi çok büyük çoğunlukla farklıdır. Gerekçeli karar, hakim tarafından imzalandıktan sonra mahkeme kalemleri tarafından tebliğe çıkarılır. Bir idari davada taraf olmanız halinde istinaf kanun yolu süresinin başlangıcını kararda yazan karar tarihi değil, kararın tarafınıza tebliğ edildiği tarih olarak esas almalısınız.

İstinaf Kanun Yoluna Hangi Sebeplerle Başvurulabilir?
Öncelikle istinaf kanun yoluna başvurulabilmesi için, başvuran kişinin başvuruda hukuki yararı bulunması gerekir. Kararın kişinin lehine olması durumunda hukuki yararı bulunmadığı kabul edilir. Ancak kararda esasa ilişkin kısım dışında diğer kısımlar bakımından da istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Özellikle yargılama giderleri veya vekalet ücreti hakkında verilen kararlar bakımından istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Genel anlamda istinaf sebebi olarak öne sürülebilecek nedenler;
- Somut olayda hukuk kurallarının yanlış uygulanarak karar verilmesi,
- Maddi vakıa hakkında yanlış tespitler yapılması,
- Davaya görevsiz veya yetkisiz bir mahkemenin bakmış olması,
- Davaya reddedilmiş veya yasaklanmış hakimin bakmış olması.
Bölge idare mahkemesi tarafından yukarıda sayılan nedenlerin varlığının tespit edilmiş olması halinde ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılacaktır. Kararın kaldırılmasından sonra bölge idare mahkemesi dosya hakkında tekrar karar verecektir. Bölge idare mahkemesi, incelemesini ilk derece mahkemesi gibi yapabilir. Somut olaya ilişkin tekrar karar verebilir. Karardaki yanlışlıklar düzeltilebilecek nitelikteyse düzeltilerek onanabilir.
İstinaf Dilekçesine Cevap
İstinaf başvurusuna 30 gün içerisinde cevap verilir. Özellikle tarafı olduğunuz davada davalı idare tarafından istinafa başvurulması halinde istinaf başvurusu tarafınıza tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde davalı idarenin istinaf dilekçesine cevap vermeniz gerekir. İstinaf dilekçesine cevap verilmesi zorunlu değildir. Cevap verilmemesi durumunda aleyhinize karar verilmesi gerekmez. Bölge idare mahkemesi kararı dosyanın tümünü inceleyerek verecektir.
İstinaf başvurusuna cevap dilekçesinde, davalı idarenin istinaf sebeplerine karşı cevap verilir. Özellikle davalı idare tarafından öne sürülen istinaf sebepleri çürütülmeye çalışır. İstinaf dilekçesine cevap, 30 gün içerisinde ilk derece mahkemesine hitaben yazılır. Daha sonrasında mahkeme tarafından istinaf dilekçesi ve istinafa cevap dilekçesi bölge idare mahkemesine gönderilir. Devamında dosya, bölge idare mahkemesinin ilgili dava dairesine tevdii edilir.
İstinaf İncelemesi Nasıl Yapılır?
İstinaf incelemesi genel olarak iki aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamalar ilk inceleme ve esastan inceleme şeklindedir.
- İlk İnceleme: Dilekçeler üzerine yapılacak ilk inceleme, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinde düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre bölge idare mahkemesine verilen dilekçeler ilk inceleme aşamasında;
- Görev ve yetki,
- İdari merci tecavüzü,
- Ehliyet,
- İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,
- Süre aşımı,
- Husumet,
- 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönünden incelenir.
- Esastan İnceleme: İlk incelemede esnasında dilekçenin 14. maddede gösterilen hususlara uygun olması halinde davanın esastan incelemesine geçilir. Esas incelemesinde bölge idare mahkemesi, olaya ilişkin kararlarını verir. Özellikle somut olayda ilk derece mahkemesinin kararının hukuka uygun olup olmadığının araştırması yapılır. Karar hukuka aykırı verilmişse kaldırılır, hukuka uygun verildiği takdirde de onanır.
İstinaf Kanun Yolunda Yürütmenin Durdurulması
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 52. maddesinde temyiz ve istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması düzenlenmiştir. Hükme göre istinaf başvurusunda bulunulması, istinafa konu idari işlemin yürütmesinin durdurulmasını kendinden durdurmayacaktır. Ayrıca yürütmenin durdurulması için talepte bulunulması ve gerekli teminatların yatırılması gerekir. Yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi için İYUK madde 27’de yer alan şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar şu şekildedir:
- İdari işlemin uygulanması durumunda telafisi güç ve imkansız zararlar doğmalıdır.
- İdari işlem açıkça hukuka aykırı olmalıdır.
- Davalı idarenin savunmasının alınması ya da savunmasının alınması için belirlenen yasal sürenin geçmesi gerekir. (İstisnai durumlarda savunma alınmadan yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.)
İstinaf kanun yoluna başvurulurken yürütmenin durdurulması kararı talep edilmesi başvuranın yararına olur. Bu sebeple istinaf kanun yoluna başvuru esnasında dilekçede yürütmenin durdurulması kararı talep edilmelidir. Aynı zamanda dilekçede, yürütmenin durdurulması kararı verilmesi için gerekli sebeplere de yer verilmelidir. Özellikle kararın neden hukuka açıkça aykırı olduğunu ve işlemin neden açıkça hukuka aykırı olduğu belirtilmelidir.
İdari Davalarda İstinaf İncelemesinde Duruşma Açılması
İdari yargıda genel olarak duruşma açılmamaktadır ancak kişiler ilk derece mahkemesinde dava açarken ödediği harç bedeline duruşma harcını da ödediği takdirde tek seferlik duruşma açılabilir. Kural idari yargıda dosya üzerinden karar vermesidir. Ancak tarafların talep etmesi üzerine duruşma açılması zorunludur. İlk derece mahkemesinde var olan bu zorunluluk Bölge İdare mahkemelerinde yoktur. Talep edilse dahi Bölge idare mahkemelerinde duruşma açılmadan karar verilmesi mümkündür.
Bölge İdare Mahkemeleri tarafından yürütülen incelemede yargılamanın duruşmalı yapılması için parasal bir sınır belirlenmiştir. 2026 yılı itibariyle idare mahkemelerinde duruşma açılması için öngörülen parasal sınır 486.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Duruşma yapılması için dava konusu işlemin değerinin 486.000,00 TL ve üzerinde olması gerekir. Ancak yine de parasal sınırı geçse de duruşma açılması zorunlu değildir. Nihai karar bölge idare mahkemesine aittir.
İdari Davalarda İstinaf İncelemesi Neticesinde Verilecek Kararlar
İdari davalarda istinaf başvuruları yapıldıktan sonra Bölge İdare Mahkemesi ilgili İdari ya da Vergi Daireleri tarafından çeşitli kararlar verilerek dosya karara bağlanır. Davacı ya da davalı tarafından mahkemeye yapılan istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinde aşağıdaki üç durum dahilinde hüküm kurulur. İstinaf başvurusunun kabulü ilk inceleme aşamasında yapılır. İstinaf aşamasında verilecek kararlar aşağıdaki şekildedir:
- Onama kararı: İlk derece mahkemesinin kararının hukuka uygun bulunması halinde onama kararı verilir. Bunun yanı sıra ilk derece mahkemesinin verdiği karara karşı istinaf sebepleri yeterli görülmezse yine onama kararı verilecektir. Onama kararları aynı zamanda istinaf başvurularının esastan reddi anlamına gelir.
- Kaldırma ve Yeniden Karar Verme: Kaldırma ve yeniden karar verme, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı bulunması durumunda söz konusu olur. İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka aykırılığının tespiti halinde bölge idare mahkemesi kararı kaldırır. Kaldırma sonrasında kendisi yeniden karar verir. Yeni kararda davanın tüm aşamalarının tekrar edilmesine gerek yoktur. Örneğin, ilk derece mahkemesinin duruşma açması halinde tekrar bölge idare mahkemesi tarafından duruşma açılmasına gerek yoktur. Bölge idare mahkemesi, hem maddi vakıaya ilişkin karar verir hem de hukuki denetim yapar.
- Kaldırma ve Gönderme Kararı: Bölge idare mahkemesinin yeniden karar vermediği durumlarda, dosyayı tekrar yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine göndermesi gerekir. Bu durum, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 5. fıkrasına göre “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.”
Bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine iade edebilmesi için bazı koşullar aranmıştır. Bunlar;
- İlk inceleme sırasında istinaf başvurusunun haklı bulunması
- Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme tarafından karar verilmesi
- Davaya reddedilmiş veya yasaklanmış hakimin bakmış olması
Yukarıda sayılan durumların tespiti halinde istinaf başvurusunun kabulüne karar verilecektir. Ancak bu kabulün, ilk inceleme aşamasında gerçekleşmiş olması gerekir. İlk inceleme aşamasında istinaf başvurusunun kabul edilmesi halinde karar kaldırılır ve yeniden karar vermesi için ilk derece mahkemesine dosya iade edilir. Görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle kararın kaldırılması halinde dosya görevli veya yetkili mahkemeye gönderilir.
İdari Davalarda Kimler Hangi Sebeple Başvuru Yapabilir?
Öncelikle istinaf kanun yoluna başvurulabilmesi için, başvuran kişinin başvuruda hukuki yararı bulunması gerekir. Kararın kişinin lehine olması durumunda hukuki yararı bulunmadığı kabul edilir. Ancak kararda esasa ilişkin kısım dışında diğer kısımlar bakımından da istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Özellikle yargılama giderleri veya vekalet ücreti hakkında verilen kararlar bakımından istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Bu nedenle davacı ya da davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür. Genel anlamda istinaf sebebi olarak öne sürülebilecek nedenler;
- Somut olayda hukuk kurallarının yanlış uygulanarak karar verilmesi
- Maddi vakıa hakkında yanlış tespitler yapılması
- Davaya görevsiz bir mahkemenin hüküm vermesi
- Davaya yetkisiz bir mahkemenin hüküm vermesi
- Davaya reddedilmiş bir hakim tarafından hüküm verilmesi
- Davaya yasaklanmış bir hakim tarafından hüküm verilmesi
Bölge idare mahkemesi tarafından yukarıda sayılan nedenlerin varlığının tespit edilmiş olması halinde ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılacaktır. Kararın kaldırılmasından sonra bölge idare mahkemesi dosya hakkında tekrar karar verecektir. Bölge idare mahkemesi, incelemesini ilk derece mahkemesi gibi yapabilir. Somut olaya ilişkin tekrar karar verebilir. Karardaki yanlışlıklar düzeltilebilecek nitelikteyse düzeltilerek onanabilir.
İstinaf Kararı Üzerine Temyiz Başvurusu
Bölge idare mahkemesinin vermiş olduğu kararların bir kısmı kesin bir kısmı ise temyiz yolu açık olmak üzere verilir. Temyiz incelemesi yapmakla görevli ve yetkili mahkeme Danıştay’dır. Temyize başvurulabilecek kararlar;
- Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.
- Konusu dokuz yüz yirmi bin (2026 için 1.660.000,00 TL) Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.
- Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.
- Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.
- Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.
- İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.
- Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
- Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.
- Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.
- Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.
- 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.
- 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
- 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
- Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar.
Yukarıda sayılan davalara karşı temyiz kanun yolu açıktır. Bölge idare mahkemesinin bu konulara ilişkin vermiş olduğu kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulabilir. Temyiz başvuru süresi, bölge idare mahkemesinin kararının taraflara tebliğinden itibaren 30 gündür. Karşı tarafın da 30 gün içerisinde temyize cevap verme süresi bulunmaktadır. Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge idare mahkemesine verilir. Temyiz dilekçesinde, dilekçenin Danıştay’a gönderilmek üzere verildiği yazılır. Temyiz başvurusu sonrasında Danıştay tarafından verilen kararlar kesindir.

İdari Yargı İstinaf Dilekçesi Örneği
… Bölge İdare Mahkemesi İdari/Vergi Dava Dairesi’ne
Gönderilmek Üzere
……. İdare/Vergi Mahkemesi Başkanlığı’na
Dosya No: 20…/… E. 20…/….. K.
İstinafa Başvuran Davacı: İsim Soyisim (T.C.:) (Adres)
Vekili: Av. Umur YILDIRIM
Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7, 06530 Çankaya
Konu: Mahkemenizin verdiği ../../.. tarihli ve 20../….. E. 20../…. K. Sayılı …. tarihli kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurumuzdan ibarettir.
Tebliğ Tarihi:…./…./…. (UETS)
AÇIKLAMALAR
- Açıklamalar kısmında, idari işlemin iptal edilmesi için gerekli sebepler ve idari işlemin hukuka aykırılığından bahsedilir.
- Yargılamanın eksik tahkikatla karara vardığı, davalı idare tarafından evrakların tamamının dosyaya sunulmadığına yer verilir.
- İdari işlemin yetki, sebep, konu, maksat ve şekil yönünden sakatlığı bulunduğu anlatılır.
- Olayın hukuki nitelendirmesinde yapılan hatalar ayrıntılı şekilde belirtilmelidir.
- Birinci derece mahkemesi tarafından verilen ve kesin hüküm niteliği taşımayan ancak son karara esas teşkil eden ara kararlar detaylı bir şekilde açıklanmalıdır.
- Karar usul ve hukuka aykırı olup istinaf başvurusunun kabulü ile söz konusu kararın kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekliliğinden bahsedilmelidir. Bu gerekçelerin dayandığı hususlara atıflarda bulunarak deliller açıklamalı bir şekilde ifade edilmelidir.
- Yerel Mahkeme aşamasında talep edilen hususlar doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini ve bu gerekliliğin gerekçelerinden burada bahsedilebilir.
Hukuki Deliller: Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile diğer kanuni deliller
Hukuki Nedenler: İdari Yargılama Usulü Kanunu ve ilgili diğer mevzuat
Sonuç ve İstem: Yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah edilen nedenlerle;
- Ankara … İdare/Vergi Mahkemesi’nin ../../20.. tarihli ve 20…/…. E. 20../…. K. sayılı … tarihli kararına karşı istinaf başvurumuzun kabulüne,
- Söz konusu kararın kaldırılarak dava konusu idari işlemin iptaline,
- Yargılamanın duruşmalı olarak yapılmasına,
- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerine bırakılmasına,
Karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. (Tarih)
Davacı Vekili
Av. Umur YILDIRIM
İdari Yargı İstinaf Dilekçesi
…… BÖLGE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’ NA
Sunulmak Üzere
… İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’ NA
İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN DAVACI/DAVACILAR;
ADI VE SOYADI:
TC KİMLİK NUMARASI:
ADRES:
VEKİLİ: Av. Umur YILDIRIM
KARŞI TARAF (DAVALI):
VEKİLİ:
TALEBİN KONUSU: …İdare Mahkemesi’nin …/…/…. Gün ve …/… E. …/… K. sayılı kararının istinaf incelemesi isteminden ibarettir.
İDARİ İŞLEMİN YAZILI BİLDİRİM TARİHİ : …/…/…
KARARIN ÖZETİ: Müvekkilimizin … Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde İl Müdürü olarak görev yapmakta iken, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’ne müşavir olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemimiz …İdare Mahkemesi’nin …/…/…. Gün ve …/… E. …/… K. sayılı kararı ile reddedilmiştir.
AÇIKLAMALAR
- Müvekkilimiz … Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde İl Müdürü olarak görev yapmakta iken, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’ne müşavir olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemimiz üzerine … İdare Mahkemesi’nce red kararı verilmiştir.
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/G maddesinde; memurun brüt aylığından 1/30 ile 1/8 arasında kesinti yapılmasını gerektiren eylem ve durumlar aynı Kanunun 125/B maddesinde ise eylemin ağırlık derecesine göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasını gerektiren eylem ve durumlar sayılmış, Kanunun <Uygulama> başlıklı 132. maddesinin 4. fıkrasında, kendilerine disiplin cezası olarak aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilenlerin, valilik, büyükelçilik, müsteşarlık, müsteşar yardımcılığı, genel müdürlük, genel müdür yardımcılığı ve daire başkanlığı görevlerine atanamayacakları öngörülmüştür. Böylece, Kanun ile aylıktan kesme ve/veya kademe ilerlemesini durdurma cezası alanların atanamayacakları görevler sınırlı olarak sayılmıştır.
- Müvekkilimiz İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nde il müdürü kadrosunda olup, genel müdür yardımcısı vekili olarak görev yapmakta iken İl müdürü olarak görev yaptığı dönem ile ilgili olarak yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen …/…/… tarih ve … sayılı soruşturma raporu (EK-1) uyarınca, müvekkilimize uyarma ve kınama cezası verilerek ayrıca, kuruma iş yapan bir müteahhide cep telefonu ve hattı aldırdığı, kuruma bağış yapılan bu telefon ve hattı kendi ihtiyaçları için kullandığı gerekçesiyle 1/15 oranında aylıktan kesme cezası verilmiştir. Bu ceza … İdare Mahkemesi’nin …/… Esas sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
- …/…/… günü Bakan onayı ile Genel Müdürlük Müşavirliğine vekaleten görevlendirilen müvekkilimizin sicil raporları (EK-2) çok iyi olmakla birlikte il müdürü olarak sosyal hizmetler alanında yaptığı işler ve gösterdiği başarılı çalışmalardan, özellikle de … yılında bölgede yaşanan sel felaketi sonrasında yaptığı hizmetlerden dolayı birçok ödülü ve takdirnamesi (EK-3) bulunmaktadır.
- 657 sayılı Kanun’un yukarıda açıklanan 132. maddesinde; aylıktan kesme ve/veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların atanamayacakları görevler arasında İl müdürlüğü görevi sayılmadığına göre, il müdürlüğü görevinin daire başkanlığı görevi ile eşdeğer olduğundan bahisle davacının il müdürlüğü görevi için aranan koşullardan birini yitirdiğinden söz etmeye hukuken olanak bulunmamaktadır. Diğer taraftan, almış olduğu disiplin cezalarına konu eylemleri 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi uyarınca davacının il müdürlüğü görevinden alınmasını gerektirir nitelikte eylemler de değildir. Tüm bu nedenlerle İdare mahkemesinin …/…/…. Gün ve …/… E. …/… K. sayılı kararının (EK-4) kaldırılarak esas hakkında hukuka uygun bir karar verilmesi gereklidir.
DAYANILAN DELİLLER:
- …/…/… tarih ve … sayılı soruşturma raporu
- Sicil raporları
- Sel felaketinde yapılan hizmetlerden alınan ödüller
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıkladığımız nedenler ve dosyanın re’sen incelenmesi sonucunda ortaya çıkacak nedenler dikkate alınarak;
- ….İdare Mahkemesi’nin davanın reddine ilişkin kararının kaldırılması suretiyle davamızın tümden kabulüne,
- Yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini;
arz ve talep ederiz.
(İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN)
DAVACI/DAVACILAR VEKİLİ
Av. Umur YILDIRIM
EKLER:
- …/…/… tarih ve … sayılı soruşturma raporu
- Sicil raporları
- Sel felaketinde yapılan hizmetlerden alınan ödüller
- Dava konusu kararın ve belgelerin asılları
İdari Yargıda İstinaf Emsal Danıştay Kararları
Danıştay 5. Daire, 23.11.2021 tarihli ve 2021/490 E., 2021/3966 K. sayılı kararı
- İdari Yargıda İstinaf
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 28/07/2020 tarihinde tebliğ edilen Mahkeme kararına yönelik (30) günlük istinaf süresinin adli tatil bitimi 07/09/2020 (pazartesi günü) sona ermesine karşın davacı tarafından, istinaf süresi geçirildikten sonra 16/09/2020 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğu anlaşıldığından; yukarıda anılan Kanun’un 45/1. maddesi uyarınca istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmadığı belirtilerek istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. sayılı kararının ONANMASINA
Danıştay 5. Daire, 18.05.2021 tarihli ve 2021/1064 E., 2021/1416 K. sayılı kararı
- İdari Yargıda İstinaf
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak 07/10/2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından 06/11/2019 tarihinde mesai bitimine kadar kayda girecek bir dilekçeyle istinaf yoluna başvurulması gerekirken, 27/12/2019 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile istinaf isteminde bulunulduğu görüldüğünden, istinaf başvurusunun süreaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir. sayılı kararının ONANMASINA
Danıştay 5. Daire, 13.09.2021 tarihli ve 2021/987 E., 2021/2493 K. sayılı kararı
- İdari Yargıda İstinaf
Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … İdare Mahkemesi’nce verilen davanın incelenmeksizin reddi yönündeki … gün ve E:…, K: … sayılı kararın 03.03.2020 tarihinde davacı vekiline elektronik yolla tebligatının yapıldığı, davacı vekili tarafından 05.04.2020 tarihinde istinaf başvuru harcının yatırılmasına karşın, istinaf dilekçesinin verilmediği ve istinaf yoluna başvurulmadığı, bunun üzerine İdare Mahkemesi tarafından 07.07.2020 tarihinde dava dosyasının arşive kaldırıldığı, davacı vekilinin 13.11.2020 tarihinde İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçesinde “yasal süresi içerisinde istinaf harcının yatırılmasına karşın sistemde görünmemekle işleme alınmayan istinaf dilekçesinin” sunulduğunun belirtildiği ve bunun üzerine de dava dosyasının Dairelerine gönderildiği, bu durumda davacı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf harcı yatırılmakla birlikte, süresinde istinaf yoluna başvurularak istinaf başvuru dilekçesinin verilmediği, UYAP sisteminde de davacının süresinde istinaf yoluna başvuru yaptığına ilişkin istinaf dilekçesinin bulunmadığı dikkate alındığında, istinaf başvuru süresi geçtikten sonra 13.11.2020 tarihinde verilen istinaf dilekçesi ile yapıldığı belirtilerek istinaf talebinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. kararının ONANMASINA
Danıştay 5. Daire, 29.09.2022 tarihli ve 2022/11142 E., 2022/6173 K. sayılı kararı
- İdari Yargıda İstinaf
davacının istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının “istinaf isteminin konusu” bölümünde, “…dava dosyasında bulunan belge ve bilgilere göre dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın istinaf isteminde bulunulmamış sayılması yönünde … İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:… K:… sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.” ibaresine yer verilmiş ise de, davacının 10/02/2020 tarihinde … İdare Mahkemesi kaydına giren istinaf başvuru dilekçesinde, istinaf başvurusunda bulunulmamış sayılması yönündeki … tarih ve E:… K:… İstinaf No:… sayılı kararın kaldırılması talebinin yanı sıra, … tarihli ve E:… , K:… sayılı davanın reddine ilişkin kararın istinafen incelenmesi talebine de yer verildiği; diğer yandan, temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının “karar sonucu” bölümünde ise, “… İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:… , K:… sayılı kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf isteminin reddine” karar verildiği görülmüştür. Bu durumda, temyizen incelenen istinaf mahkemesi kararının istem konusu ile karar sonucu kısımlarında … İdare Mahkemesince verilen farklı kararlara yer verilmiş olması nedeniyle, istinaf incelemesine tabi tutulan ve bu inceleme sonucunda hakkında karar verilen İdare Mahkemesi kararının hangisi olduğu konusunda çelişki yaratan ve davacının istinaf başvuru dilekçesindeki istemlerini tam olarak karşılamayan İstinaf Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.