Change Araç Davası (ÇENÇ)

Change Araç Davası (ÇENÇ)

Change araç, hasarlı veya hurdaya ayrılmış olan araçların motor ve şasi numaralarının çalıntı araçlarla değiştirilmesi yoluyla elde edilmektedir. Günümüzde araç fiyatların sürekli yükselmesi sonucunda change araç sayılarının çoğalması ile change araçlar sebebi ile doğan mağduriyetlerin giderilmesi için açılan dava sayılarında büyük bir artış oluştur. İkinci el piyasasında meydana gelen mevcut hareketliliği fırsata çevirmek isteyen kötüniyetli kişiler change araç piyasaya sürerek haksız kazanç elde etmeye çalışmaktadırlar. Araç alım satımı yaparken aracın motor ve şasi numarasına dikkat edilmemiş olması ileride hak kayıplarının yaşanmasını muhtemel hale getirmektedir. Changce araç ile kişilerin dolandırılması uygulamada çok fazla rastlanan dava türlerindendir. Bu nedenle araç alırken dikkat edilmelidir. Araç her şeyi ile kontrol edilmelidir. Change araç mağdurları; zaman kaybetmeden hukuk davası açmalı ve savcılığa suç duyurusunda bulunmalıdır. Savcılık tarafından soruşturma açılarak yapan kişiler mahkemeye sevk edilecektir.

Şasi numarası aracın tanımlanması amacıyla aracın gövdesine işlenmiş bulunan benzersiz bir numaradır. Motor numarası ise aracın motor bloğunda bulunan ve aracın diğer araçlardan ayrılmasını sağlayan benzersiz numara olmaktadır. Aracın şasi numarası ve motor numarası benzersiz olup aracın yapılan hukuki işlemlerinde kimlik numarası gibi kullanılmaktadır. Bu nedenle şasi ve motor numarası önem arzetmekte olup değiştirilmesi veya tahrip edilmesi durumunda hukuki ve cezai sorumluluk doğabilmektedir.

İnfaz Hesaplama Yapmak İçin Tıklayınız

Change Araç Nedir?

Change araç ağır hasarlı veya hurdaya ayrılmış olan araçların kimlik bilgisi niteliğinde olan motor ve şasi numaralarının çalıntı veya trafikten yasaklanmış araçların motor ve şasi numaraları ile değiştirilmesi suretiyle piyasaya sürülmesi ile oluşur. Bu yöntem kullanılarak kötüniyetli kişiler tarafından hukuki olarak sorunlu araçların 2. el araç alım satım piyasasında haksız kazanç elde etmek amacıyla kullanıldığı görülmektedir. Change araç sebebiyle mağdur olan kişilerin sayısı gün be gün artmaktadır. Change araç sebebiyle mağdur olmamak için araç alımı yaparken aracın motor ve şasi numarasının yer aldığı bölümler dikkatlice kontrol edilmeli ve gerekli görüldüğü takdirde araçta orijinal olmayan işlem veya kaynak izinin bulunup bulunmadığı uzman kişilere kontrol ettirilmelidir. Aksi durumda aracın change araç olması sebebi ile araca el konulması ihtimali bulunmaktadır. Mağdur olmamak adına araç alımı sırasında gerekli kontrollerin bir veya birkaç uzmana danışarak yapılması muhtemel mağduriyetlerin önüne geçmek adına önemlidir.

Uygulamada karşılaşılan ve aracın satın alınmasından bir süre sonra aracın çalıntı olduğu söylenerek aracına kolluk kuvvetleri tarafından el konulan kişiler haklarını arama noktasında birden çok yola sahiptir. Öncelikle cezai yönden bir değerlendirme yapılacak olursa, aracına çalıntı olması sebebiyle el konulan kişiler, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak araç satıcısı hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları işlediğine yönelik şikayetçi olmalıdır. Kovuşturma aşaması birlikte görülecek ceza davası ile satıcı resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları işlediği, bu suçu hem alıcı hem noteri aldatarak gerçekleştirmiş olması sebebiyle yargılanmalıdır. TCK m.204 hükmünde yer alan Resmi Belgede Sahtecilik suçu “Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.“ olarak düzenlenmiştir. Dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak ise TCK m. 157 hükmünde “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu doğrultuda change araç satan ve alıcıyı aldatan satıcının cezai sorumluluğuna gidilmesi ve cezalandırılması mümkündür.

change arac davasi sureci
change arac davasi sureci

Change Araç Davaları Nelerdir?

Change araç satımı neticesinde cezai sorumluluk doğmasının yanı sıra ayrıca hukuki sorumluluk da doğmaktadır. Change araç yapılması ile birlikte resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçları oluşmaktadır. Satıcı hukuka aykırı olarak aracın motor ve şasi numarasını değiştirmek suretiyle yaptığı işlemler neticesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre  204. madde ile düzenlenen resmi evrakta sahtecilik suçu işlemiş olmakta ve aracın satılması ile birlikte alıcıyı ve noteri aldatmış olması sebebi ile yine Türk Ceza Kanunu 157. Maddesi ile düzenlenmiş olan dolandırıcılık suçu oluşmaktadır. Aracın change olduğunun öğrenilmesi ile Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapılacak suç duyurusu ile şikayet yoluna gidilmektedir.

Change araç satışı nedeni ile cezai sorumluluğun yanı sıra satıcının hukuki sorumluluğu doğmaktadır. Change araç sebebi hukuki tazminat yükümlülüğü de gündeme gelebilmektedir. Change araç sebebi ile tazminat sorumluluğuna başvurabilecek olanlar;

  • Satıcı (aracın change araç olduğunu bilmese dahi hukuki sorumluluğu bulunmaktadır)
  • Noter (Özen yükümlülüğü sebebi ile)
  • Muayene İstasyonları(Yasal yükümlülükleri sebebi ile)
  • İdare(Şartların oluşması halinde)

Change Araç Sebebi İle Ceza Davası  

Change araç sebebi ile mağdur olan kişilerin sayısı gün geçtikçe artmakta olup bu hususa dayalı olarak cezai yargılamalar yapılmaktadır. Kişiler change araç mağduru olduklarını çoğu zaman araçlarına el konulması ile öğrenmekte olup bu durum kişilerin mağduriyetlerinin artmasına neden olmaktadır. Araca el konulması veya başka bir suretle aracın change olduğunun öğrenilmesi neticesinde Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusu yapılarak kişilerin yargılanması ve sonuçta cezalandırılması sağlanabilir. Ancak bazı durumlarda suçlu ile mağdurun birbirine karıştığı ve esas suçlunun tespitinin zor olduğu durumlar görülebilmektedir. Bu durumda gerçek suçluya erişebilmek adına yargısal içtihatlar ile dikkat edilmesi gereken hususlar belirlenmiştir. Bu hususlar;

  • Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmiş olması gerekir.
  • Aracın trafiğe çıktığı tarihten atılı suçun tespit edildiği tarihe kadar geçen sürelerdeki tüm trafik belgelerinin ilgili Emniyet Müdürlüğünden getirtilmesi gerekmektedir.
  • Aracın yapılan tüm muayene işlemlerine ilişkin belgelerin kurum veya kuruluşlardan temin edilmesi,
  • Araç önceden kaza yapmış ise aracın şasinin yapılan kazada zarar görüp görmediğine dikkat edilir.
  • Aracın daha önceki sahiplerinin belirlenip suça konu araçla bir kaza geçirip geçirmedikleri gibi hususların mahkemece detaylı şekilde incelenmesi gerekmektedir.

Change araç ile haksız menfaat sağlayarak kişileri mağdur edenler dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik suçu kapsamında cezalandırılmaktadır. Change araç için Türk Ceza Kanunu 157.maddesi kapsamında dolandırıcılık suçu sebebiyle kişilere “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası verilir.” Hükmü gereğince hapis ve adli para cezası verilmektedir.

Olaya göre değişmek üzere aracı change hale getirip satarak haksız kazanç elde etmek fiilinde kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması ile dolandırıcılık suçunun nitelikli hali oluşmakta ve Türk Ceza Kanunu madde 158 hükmüne göre;

” (1) Dolandırıcılık suçunun;

a) Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,

b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,

c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,

d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,

e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,

f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,

i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,

j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,

k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,

l) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” Hükmü gereğince nitelikli halden cezalandırılması yoluna gidilecektir.

Change aracın piyasaya sürülmesi için ağır hasar kayıtlı veya hurdaya ayrılmış araçların motor ve şasi numaraları ile trafikten men edilen veya çalıntı araçların motor ve şasi numaralarının değiştirilmesi ve bu numaralar üzerinden evrakta tahribat yapmak gerekmektedir. Bu aşamada ise Türk Ceza Kanunu’nun 204. Maddesi “Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmü gereğince cezalandırılmaktadır.

Araç Hakkında Hasar Sorgusu Buradan Yapabilirsiniz: https://www.sbm.org.tr/tr/sayfa/sms-sorgulamalari-7
change arac magdurlari
change arac magdurlari

Change Araç Satışında Satıcının Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunundan Doğan Sorumluluğu Nedir?

Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir. (TKHK m. 8)

Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür. Satıcı, kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini veya yapılan açıklamanın içeriğinin satış sözleşmesinin akdi anında düzeltilmiş olduğunu veya satış sözleşmesi kurulma kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içinde olmadığını ispatladığı takdirde açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz. (TKHK m. 9) Satıcı, ticari veya mesleki amaçlarla ikinci el araç satışını meslek haline getirmiş biri ise (galerici vs.), bu kişilerin araç satışından doğan uyuşmazlıklara Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uygulanacaktır. Nitekim bu durumda alıcı, tüketici sıfatına haiz olur.

Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz. Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır. (TKHK m. 10)

Change Araç Galerinden Alınmış İse Alıcının Hakları Nelerdir?

Malın change olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;

  • Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
  • Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
  • Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
  • İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Buradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz. Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.

Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir.  Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir. (TKHK m.11)

Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. (TKHK m. 12) Anılan hükümler çerçevesinde aracın change olduğunun ortaya çıkması durumunda bu durum derhal zamanda satıcıya bildirilmeli ve seçimlik haklar kullanılmalıdır.

Change Araç Satışında Satıcının Borçlar Kanunundan Doğan Sorumluluğu Nedir?

Galericilik gibi ikinci el araç satımını meslek haline getirmeyip sadece aracının satışını gerçekleştiren satıcıların sorumluluğu Türk Borçlar Kanunu’ndaki taşınır satışında satıcının ayıptan sorumluluğuna ilişkin hükümlere (TBK m. 219) tabidir. Bu kapsamda araç satışı sonrası aracın change olduğunun ortaya çıkması durumunda satıcının Borçlar Kanunu kapsamında sorumluluğu yoluna gidilmektedir.

Ayıp kavramı, ayıbın niteliğine göre açık ve gizli ayıp olmak üzere ikiye ayrılır. Uygulamada malda hangi ayıp türünün bulunduğuna göre farklı sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Kısaca açıklamak gerekirse;

  • Açık Ayıp: İlk bakışta göze çarpan, basit bir gözden geçirme ile anlaşılabilen ayıplardır. Örneğin aracın sağ kapısındaki çizikler, camındaki çatlaklar açık ayıbı oluşturur.
  • Gizli Ayıp: İlk bakışta anlaşılamayan, zamanla ortaya çıkan ayıplardır. Örneğin motorun sorunlu olması veya aracın change olması gibi.

Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.  Bu kanun kapsamında change araç satışını yapan kişi aracın change olduğunu bilmese dahi sorumluluğu bulunmaktadır.

Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur.  TBK 222/1’e göre araç satışı gerçekleşmeden önce alıcının fark edip kabul ettiği veya satıcının alıcıya bildirdiği durumlarda satıcının ayıp sorumluluğundan bahsedilemez. Bu konuda belirtmek gerekir ki ikinci el aracın piyasa değerinin altında bir fiyata satılmış olması, söz konusu ayıbın alıcı tarafından bilindiğini göstermemektedir. Satıcı, sattığı ikinci el aracın ayıplarının varlığını alıcıya bildirdiğini veya alıcının ikinci el araçtaki ayıpları bildiğini iddia ediyorsa iddiasını ispatla mükelleftir. Dolayısıyla herhangi bir şekil şartı olmamasına rağmen yazılı delil altına alınmasında ispat kolaylığı açısından fayda bulunmaktadır.

Gözden geçirme ve satıcıya bildirme yükümlülüğü, alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olmasıdır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Satıcının ağır kusurunun sonuçlarına katlanmak zorundadır. Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.

Change Araç Alan Kişinin Borçlar Hukukundan Doğan Hakları Nelerdir?

Change araç ayıplı mal sayılmaktadır. Bu nedenle change araç alan kişinin Borçlar Hukukuna göre satıcıdan talep edebileceği seçimlik hakları bulunmaktadır.  Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

  • Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
  • Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
  • Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
  • İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.

Dönmenin sonuçları TBK m. 229’da düzenlenmiştir. Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:

  • Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi.
  • Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi.
  • Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi.

Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür. Ancak satıcı bu ‘diğer zararlardan’ ötürü kusuru olmadığını ispat ederse bu ‘diğer zararları’ ödemek durumunda kalmaz. Yukarıda sıraladığımız talepler ise satıcının kusurundan bağımsızdır; satıcı kusuru olmasa da bunları karşılamak zorundadır.

Change Araç Nedeniyle Satıcıya Ne Zamana Kadar Tazminat Davası Açılabilir?

Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.

Borçlar Kanununa göre satıcı change aracı bilerek sattıysa iki yıllık zamanaşımı süresinden faydalanamayacaktır. Ayıptan sorumlulukta satıcının aracın change olduğunu bilmemesi tazminat sorumluluğundan kurtulmasını sağlamaz. Bu durumda iyiniyetli satıcı da zararını karşılamak için aracı satın aldığı kişiye tazminat davası açabilir.

Change Araç Satışından İdare Sorumlu Mudur?

Change araç satışı sebebiyle idarenin sorumluluğu bulunmaktadır. Bu sebeple change araç satımı nedeniyle zarara uğrayan kişi idareye tazminat davası açabilmektedir.  İdarenin sorumluluğu yoluna gidilirken idarenin hizmet kusuruna dayanılarak veya kusursuz sorumluluk hallerine dayanılarak tazminat talep edebilmek mümkündür. Change araç sebebi ile idareye tazminat davası açabilmek için idarenin hizmet kusurunun bulunması gerekmektedir. İdareye hizmet kusuru nedeniyle dava açabilmek için idarenin zarar doğuran eylem ile idari işlem arasında nedensellik bağı bulunması gerekmektedir.

İdarenin tazminat sorumluluğu trafik tescil ve kayıtlarının tutulması ve değiştirilmesinin idari işlemle yapılması gerekliliğinden doğmaktadır. Motorlu araçların tescil ve kayıt işlemleri idare tarafından yapılmaktadır. İdare tarafından yapılan kayıt ve tescil işlemlerinin doğru olduğuna güvenilerek hukuki işlemler yapılır ve bu sebeple hatalı işlem nedeniyle idarenin sorumluluğu bulunmaktadır. İdareye kusur sorumluluğu kapsamında tazminat davası tam yargı davası biçiminde açılabilmektedir.

Trafik tescil işlemlerinin ülke genelinde yapılmasından, motorlu araçların kayıtlarının tutulmasından ve bu kayıtlarla ilgili her türlü değişikliğin idarenin sorumluluğunda bulunduğu Yargıtay içtihatları ile de kabul edilmiş olup işbu kayıtların hatalı olmasından doğan sorumluluk idare tarafından hizmet kusuru kapsamında tazmin edilmelidir. Change araç sebebi ile zarara uğrayan kişiler trafik tescil kayıtlarının hatalı tutulduğuna ve kayıtlardaki değişikliklerin idare tarafından takip edilmediğine dayanarak idare aleyhine tazminat davası açabilirler.

Change araç sebebi ile idareden maddi tazminatın yanı sıra manevi tazminat davası da açabilmek mümkündür. Aracına el konulan ve bu sebeple elem ve keder yaşayan kısacası manevi olarak zarar gören kişi idare aleyhine maddi tazminatın yanı sıra manevi olarak da zarara uğradığından bahisle manevi tazminat davası açabilmektedir.

Change Araç Satışında Noterin Sorumluluğu Nedir?

Noterler kamu hizmeti yürütmektedir. Bu nedenle Noterlerin yaptığı işlemlerde kusursuz sorumluluk ilkesi uygulanmaktadır. Change araç satımında sorumluluk şartlarının bulunması halinde noterlere tazminat davası yöneltebilmek mümkündür. Noterler yaptıkları işlemlerde özen yükümlülüğüne uymak zorundadırlar. 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 162. Maddesine göre “Noterler bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar.”  İlkesi gereğince yaptıkları işlemler neticesinde oluşan zararlardan sorumludurlar. Change aracın devrinin Noterde yapılması esnasında kullanılan belgelerin sahteliğinin tespiti için noterin ve katiplerinin gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekmektedir. Gerekli dikkat ve özenin gösterilmemiş olması nedeniyle doğan zararlı sonuç sebebi ile noterlere tazminat davası açabilmek mümkündür.

Noterin özen yükümlülüğü dışında, change araç satışına ilişkin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu da beyan etmek yerinde olacaktır. Zira kamu hizmeti yürüten noterin, araç satış sözleşmesi sırasında inceleme yükümlülüğü olmadığı gibi bir savunma yapması mümkün bulunmamaktadır. Bu hususa dair Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2015/6605E. 2015/14736K. Sayılı ilamında “Dava; noterde düzenlenen araç satış sözleşmesiyle satın alınan aracın, çalıntı olduğunun ortaya çıkması sonucu, aracın alıcının elinden alınması nedeniyle alıcının uğradığı maddi zararın noterden tazmini istemine ilişkindir. 1512 sayılı Noterlik Yasası’nın 162.maddesi gereğince noterler, yaptıkları işlemlerden doğan zararlardan dolayı kusursuz sorumludurlar. Tüm kusursuz sorumluluk hallerinde olduğu gibi zarar gören davacı, davalı noterin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Zarar gören davacı yalnızca zararla eylem arasındaki uygun illiyet bağını kanıtlamak zorundadır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur.” denilmektedir. Bu doğrultuda araç satış sözleşmesi hazırlayan noterin oluşan zararda kusurunun ispat edilmemesi gerekmemekte olup, illiyet bağı bulunması yeterlidir.

Change Araç Satımı Nedeniyle Eksperlerin Sorumluluğu Var Mıdır?

İkinci el araç alım satımı yapılırken ekspertiz raporu alınması alıcının yararına olmaktadır. Ekspertiz raporuna göre çoğu zaman  aracın durumu ortaya çıkmaktadır. Ancak bazı durumlarda ekspertiz raporunun eksik veya hatalı olması durumuna rastlanılmaktadır. Eksik yada hatalı ekspertiz raporu da alıcıyı yanıltabilmektedir.

İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre, Noter devrinden önce aracın şasi veya motor numaralarının orijinal olup olmadığı incelenmesine rağmen ekspertiz raporunun gerçek durumu yansıtmaması eksperin tazminat sorumluluğunu doğurmaktadır. .Bu durumda ekspertiz raporuna güvenerek araç alımı yapan change araç mağdurları, zararın giderilmesi için ekspere tazminat davası açabilirler.

Eksperin ayıplı hizmeti nedeniyle change araç satın alan kişi, bu durumu ekspere hemen bildirmelidir. Eksperin hukuki sorumluluğunda 2 yıllık zaman aşımı süresine de dikkat edilmelidir. Hukuki sorumluluğunun yanı sıra bilerek gerçeğe aykırı rapor düzenleyen eksperin ayrıca cezai sorumluluğuna da gidilebilmektedir. Bilerek gerçeğe aykırı şekilde rapor hazırlayan eksper hakkında Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusu yapılması ile cezalandırılması yoluna gidilir.

Change Araç Davasında Muayene İstasyonlarının Sorumluluğu

Change araç satışında mağduriyet yaşanması halinde, satıcının ve noterin sorumluluğuna gidilebileceği gibi, aracın muayenesini gerçekleştiren muayene istasyonunun da sorumluluğuna gidilebilmektedir. Zira araç muayene istasyonları, araçlara ilişkin muayene işlemini yönetmelikte belirlendiği şekilde gerçekleştirmekte, muayene esnasında zorunlu olarak belirtilen hususları incelemektedir. Dolayısı ile örneğin muayene sonrasında eksik husus görülmeyen veya yalnızca hafif kusurlu olarak belirlenen aracın change araç çıkması halinde, muayene istasyonunun sorumluluğuna gidilmesi mümkündür.

Muayene istasyonlarına ilişkin yasal düzenlemelere bakacak olursak, 31356 sayılı Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmelik ile muayene istasyonları ve muayene işlemine ilişkin esasların belirlendiği görülmektedir. Yönetmeliğin 8. Maddesinde “Araç muayeneleri, 2918 sayılı Kanun, Karayolları Trafik Yönetmeliği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yürürlüğe konulan tip onay yönetmelikleri, 26/10/2016 tarihli ve 29869 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Araçların İmal Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik ile bu Yönetmelikte yapılan düzenlemeler dikkate alınarak Ek–1’de belirtilen sınıflara göre ve asgari Ek–2’de verilen cetveldeki hususları kapsayan kontrol ve testleri içerir. Bu kontrol ve testlerin yapılması zorunludur.” hükmü kurularak muayene istasyonlarının incelemesi zorunlu hususlara değinilmiştir. Yönetmeliğin ekinde ise zorunlu olarak kontrol edilecek parçalara yer verilmiştir. Bu parçalar arasında araç şase numarası ve motor numarası gibi hususlar yer aldığı görülmekte olup, motor numarası veya şase numarası değiştirilerek change hale gelen araçlar yönünden muayene istasyonlarının sorumluluğunun bulunduğu aşikardır.

Change Araç Davası Yargıtay Kararları

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 17.04.2017 Tarih 2014/22751 E. 2017/9404 K.

  • Change Araç Davası

Dosya kapsamı ve kriminal ekspertiz raporuna göre, suça konu plakalı aracın gerçek plakalı araç olmadığı, İstanbul’dan çalıntı başka bir araca plakalı aracın şase numarası change edilerek … plakası takılmak suretiyle ve plakalı aracın ruhsat belgeleri ile kullanıldığı anlaşıldığından, sahtecilik suçundan zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde gereğinin yapılması mümkün görülmüştür.

Sanığın katılana ait plaka sayılı otomobili tamir için İstanbul’a götürmek gayesiyle aldığı halde sonradan başka bir aracın şase numarasını işleyerek aracı “change” tabir edilen surette kotardığı, Antalya Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğü’nün raporuyla İstanbul’dan çalıntı başka bir araca plakalı aracın şase numarası change edilerek ….. plakası takılmak suretiyle ve plakalı aracın ruhsat belgeleri ile kullanıldığının belirlendiği, bu şekilde sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanığın plakalı aracı tamir amaçlı İstanbul’a götürüp, burada aracı change yaptırdığının sabit olmadığı, sözkonusu aracın sanığın eşi …’un adına ihale sonucu satın alınıp, eşi adına aracın tescil edildiği sanık savunmaları, katılan anlatımları ve dosya kapsamından anlaşılmakla, atılı suçun sanık tarafından işlediğine dair savunmasının aksine, mahkumiyetine yeterli somut bir delil elde edilemediğinden, aynı gerekçeye dayalı mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi,26.04.2017 tarih, 2015/20047 E. 2017/6091 K. Sayılı karar

  • Change Araç Davası

Somut olayda, taraflar arasında noterde düzenlenen 23/11/2011 tarihli araç satış sözleşmesiyle aracın davacı tarafından davalıdan satın alındığı, ceza soruşturması kapsamında Kocaeli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/563 d.iş sayılı 21/06/2012 tarihli kararıyla araca change oto olup olmadığı konusunda incelenebilmesi amacıyla el konulmasına, change olduğu tespit edilen otonun gerçek hak sahibine teslim edilinceye kadar el koyma kararının devamına karar verildiği, aracın Emniyet Müdürlüğünce geçici olarak muhafaza altına alındığı, kriminal inceleme neticesinde aracının kimliğinin değiştirildiğinin(change) olduğunun belirlendiği, aracın tescil kaydına çalıntı şerhinin işlendiği, halen davacının kullanımında olduğu görülmektedir.

Dava konusu aracın halen davacının kullanımında olmasına rağmen, söz konusu araçla ilgili ceza yargılamasının devam ettiği, araç üzerindeki çalıntı şerhine yönelik tedbir kararı nedeniyle davacının araç üzerindeki tasarruf yetkisinin hukuki anlamda kısıtlandığı, davalının aracın kimliğinin değiştirilmesi(change) ve araç üzerindeki hak mahrumiyetine yönelik tedbir kararı nedeniyle kusursuz olarak hukuki sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmaktadır.

O halde; mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve yasa maddeleri uyarınca, dava konusu araç ile ilgili ceza yargılamasının da devam ettiği dikkate alınarak aracın kimliğinin değiştirilmesi (change) ve hak mahrumiyetine yönelik tedbir kararı nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu görülmekle; zapta ve ayıba karşı satıcının sorumluluğuna ilişkin hükümlerin ve taraf delillerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. 

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık