Vergi İhbarı – Vergi Kaçakçılığı İhbar İkramiyesi

Vergi İhbarı – Vergi Kaçakçılığı İhbar İkramiyesi

vergi ihbari yap

Vergi ihbarı; kanunların vergi suçu saydığı bir olayı ve/veya faillerini yetkili makama gizlice bildirme, ihbar etme, ele verme demektir. Vergi kaçırma ve kayıt dışı ekonomi oranlarının yüksekliği vergisini düzenli olarak ödeyen vergi mükelleflerini olumsuz yönde etkilemektedir. Zira vergi suçu işlenmek ve vergi kaçırmak suretiyle kamu zararına neden olunmakta, bunun olumsuz sonuçları da dürüst vergi mükelleflerine, bireylere ve topluma yansımaktadır. Kamusal yüklerin aynı kaldığı düşünüldüğünde, vergiden kaçmakla bu yük ortadan kalkmamakta, vergi oranlarının artırılması veya yeni vergiler tahsis edilmesi yoluyla diğer mükelleflere ve bireylere yüklenmektedir. Bu durum kamu kaynaklarının adil, etkin ve verimli bir şekilde kullanılmasını, düzenli ve dengeli bir şekilde paylaşılmasını engellemekte, bireysel, toplumsal ve siyasi sorunlara yol açmaktadır. Vergi ihbarı yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü, e devletten veya 189 Alo Maliye hattı aranarak yapılabilir. İnternet üzerinden yapılacak ihbarların konusu sadece şunlar olabilmektedir:

  • Kaçak Ürün İhbar Bildirimi,
  • Belge Düzeni,
  • Sahte / Yanıltıcı Belge,
  • Mükellefiyet Kaydı,
  • Kira Gelirleri,
  • Vergi Dairesine Bildirimi Yapılmamış İşçi,
  • Asgari Geçim İndirimi,
  • Ücret Ödemeleri

İhbar kurumunun en önemli amaçlarından bir vergi ödevinin bütün mükellefler tarafından sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesini sağlamaktır. Kayıt dışı ekonomik faaliyetlerde bulunan kişi, kurum ya da kuruluşların Gelir İdaresinin bilgisi dışında tuttuğu gelirler Vergi Denetim Kurulu tarafından re’sen ya da bir ihbar üzerine yapılan vergi incelemeleri sonucunda tespit edilmektedir.  Türk vergi sisteminde vergilerin zamanında ve eksiksiz olarak kamuya aktarılmasını sağlamak üzere 1931 yılında 1905 sayılı yasa yürürlüğe girmiş olup; yasa ile vergi ihbar ve ihbar ikramiyesi kurumu düzenlenmiştir.

vergi ihbari nedir
vergi ihbari nedir

Vergi İhbarının Kanuni Dayanağı

Vergi ihbar ikramiyesi ödemeleri 1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval ile Bunların İntifa Hakları ve Daimi Vergilerin Mektumatı Muhbirlerine Verilecek İkramiye Hakkında Kanunun 6’ıncı maddesi kapsamında yapılmaktadır. Anılan Kanun hükmü ile birlikte Maliye Bakanlığının yayınladığı genel yazılar ve vergi ihbarı iç genelgeleri vergi ihbarı ikramiyesi kurumunun uygulamasına yön vermektedir. Yasada, “Bina, arazi ve arsalardan tahrir harici kalanlar ile kazanç, hayvanlar, veraset ve intikal, muamele, dahili istihlak ve damga gibi daimi vergilerden yanlış beyanname vermek veya çift defter tutmak veya sair suretlerle ketmedilmiş olanları haber verenlere tahakkuk edecek vergi ve misil cezaları mecmuu üzerinden aşağıdaki nispetler dahilinde ikramiye verilir:

  • 500 liraya kadar yüzde 15
  • 5 000 liraya kadar, 500 liradan yukarı olan kısım için yüzde 30
  • 15 000 liraya kadar, 5 000 liradan yukarı olan kısım için yüzde 20
  • 15 000 liradan yukarı olan kısım için yüzde 10

Bu nispetlere göre hesap olunacak ikramiyenin üçte biri verginin kati surette tahakkukunda ve üçte ikisi verginin tahsili akabinde verilir. Muhbirleri mevcut olupta tahakkuk muamelesi henüz intaç edilmemiş olan bu kabil mektumların muhbirlerine dahi işbu maddenin hükümlerine göre ikramiye verilir. Bilümum malmemurları ile tahrir ve tahmin heyetleri mensuplarına ve tahakkuk muamelesinde vazifedar olanlara ikramiye verilmez.” şeklindedir; ancak Kanunun 6. maddesinde belirtilen tutarların halihazırda maddi değeri kalmadığı için, kullanılacak oran her durumda yüzde 10 olmaktadır. Maliye Bakanlığının yayınladığı genel yazılar ve vergi ihbarı iç genelgeleri ile birlikte de vergi ihbarı ikramiyesi kurumunun uygulamasına yön verilmiştir.

İhbar İhbarının Konusuna Giren Vergiler

1905 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra günümüze kadarki dönemde birçok vergi kaldırılmış veya değiştirilmiş ya da uygulama alanı kalmamıştır. Bu bakımdan maddenin günümüz şartları ile yorumlanarak ödenecek ihbar ikramiyesinin hangi vergileri kapsadığının belirtilmesi konunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacaktır.

İhbar üzerine ikramiye verilebilmesi için ihbarın sürekli yükümlülük gerektiren vergilerle ilgili olması gerekmektedir. Sürekli yükümlülükler vergiyi doğuran olayın tekrarlanması veya sürdürülmesi nedeniyle birden fazla dönemde devam eden yükümlülükler olarak kabul edilmektedir. Süreklilik tarhiyat usulüne bağlı değildir ve vergiden muafiyet süreklilik niteliğini değiştirmez. Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi ve Gelir Vergisi gibi vergiler sürekli vergilerdendir. Süreksiz vergiler ve bir defaya mahsus çıkartılan ek vergiler ihbar ikramiyesinin kapsamının dışındadır. İhbar ikramiyesinin kapsamına sürekli vergiler ve sadece bu vergi asıllarına bağlı vergi zıyaı cezaları dahildir. Bunun haricinde bu vergilere bağlı gecikme zammı, gecikme faizi, usulsüzlük ve özel usulsüzlük gibi cezalar ihbar ikramiyesinin kapsamının dışındadır.

vergi ihbar ikramiyesi ne kadar
vergi ihbar ikramiyesi

İhbar Konularında Aranacak Şartlar

Vergi kaçakçılığına ilişkin ihbarın somut olaylara ve delillere dayanması, ihbarın vergi incelemesi sonunda bulunan matrah farkları ile bağlantısı olması gerekmektedir. Verginin hangi şekilde kaçırıldığının belirtilmemesi, somut olaylara dayanılmaması ve delil gösterilmemesi hallerinde sadece herhangi bir mükellef hakkında vergi kaçakçılığı yaptığı yönünde ihbarda bulunulması durumunda ihbar ikramiyesi ödenmez. Ancak ihbarcı somut bir bilgi veya delil ibraz etmemiş olsa bile sözlü olarak verdiği bilgilere dayanılarak yapılan incelemede matrah farkı tespit edilirse ikramiye almaya hak kazanacağı da unutulmamalıdır. Bir muhbire ihbar ikramiyesinin ödenebilmesi için;

  1. Vergi incelemesine başlanmadan veya inceleme sırasında gerekli görüldüğü durumlarda ihbarı yapan şahsın inceleme elemanı ile temasa geçmesi ve istenilen bilgileri vermesi gerekeceğinden ihbarcı kendini gizlememelidir.
  2. İsimsiz ihbarda vergi incelemesi bitmeden ihbarcının ortaya çıkmalıdır. Aksi takdirde, inceleme bittikten sonra ihbara sahip çıkılması halinde ihbarcı doğru kişi olsa bile ihbar ikramiyesine hak kazanamayabilir.
  3. İncelemenin herhangi bir safhasında ihbarından vazgeçtiğini bildiren ihbarcıya ikramiye ödenmeyecektir, bu nedenle ihbarcı inceleme bitmeden ihbarından vazgeçmemelidir.
  4. İhbarcının vergi kaçırmaya dahil olup olmamasının önemi bulunmamaktadır. Bir mükellefin vergi kaçırdığını bilen ve delilleriyle bu kaçakçılığı haber veren muhbirin bu mükellefin ortaklarından veya çalışanlarından ya da kan veya hısımlık bağı ile bağlı olduğu birinin olması ikramiye ödenmesine engel değildir.
  5. Birden fazla ihbarcı olursa ihbar konuları ile matrah farkları arasında bağlantı olup olmadığı araştırılmalıdır. İhbarlar bağlantılı ise ikramiye, ihbarı ilk yapan kişiye verilir.

Birden çok ihbar üzerine bir vergi mükellefi hakkında inceleme başlatıldığında inceleme sonucunda bulunan matrah farkı ile muhbirlerin ihbar konuları arasında öncelikle bağlantı olup olmadığı araştırılacaktır. Aynı konuda ve aynı mükellef hakkında birden çok ihbar varsa sözlü yapılarak tutanağa bağlanan ihbarların veya dilekçelerin resmi kayıtlara geçiş tarihi dikkate alınarak önce ihbarda bulunan muhbire ikramiye ödenmesi gerekecektir.

İhbar İkramiyesi Alamayacak Olanlar

1905 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin son fıkrası Vergi Usul Kanununun 5. maddesi dikkate alınarak değerlendirildiğinde:

  • Vergi incelemeleri ve muameleleri ile uğraşan memurlar,
  • Vergi kanunlarına göre oluşturulan komisyonlara katılanlar,
  • Danıştay, bölge idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinde görevli olanlar,
  • Vergi işlerinde görev yapan bilirkişiler,

tarafından yapılan vergi ihbarı sonucu doğacak matrah farkı için ihbar ikramiyesi ödenmeyecektir.

İnceleme Elemanlarının Yapacakları İşlemler

Vergi inceleme elemanlarına intikal eden ihbar mektubu veya tutanak üzerine vergi inceleme raporu ve ihbar ikramiyesi raporu düzenlenir.

  • İhbar Mektubu veya İhbar Tutanağı

Vergi ihbarı ikramiyesi ödenebilmesi, muhbir tarafından verilmiş bir ihbar dilekçesi yahut sözlü yapılan ihbarın resmiyet kazanması için resmi kayıtlara geçmiş bir ihbar tutanağının varlığı gereklidir. Gerekli görmesi halinde inceleme elemanı muhbiri dinleyebilir  kendisinden bilgi ve delil isteyebilir.

  • Vergi İncelemesi

İhbarı alan birimler ilk olarak VUK 135. maddesinde belirtilen incelemeye yetkililer aracılığıyla muhbirin kimliğini ve dilekçe verip vermediğini tespit ettirmektedir. Muhbirin ismi gizli tutulmakta ve hiçbir şekilde açıklanmamaktadır. İhbarın yetkili makamlar tarafından değerlendirmeye alındıktan sonra işleme konulması için aşağıdaki şartlar aranmaktadır:

  • İhbar, makul şüphe uyandıracak somut delillere ve olaylara dayanmalıdır. Bunun için gerektiğinde muhbirden bilgi ve belge istenmektedir.
  • İhbar dilekçesinde dilekçe sahibinin adı soyadı, iş veya ikametgah adresi ve telefon numarasının bulunması gerekir ve ayrıca muhbir ihbar ikramiyesi talep ediyorsa bu isteğini de açıkça dile getirmelidir. 1982 Anayasası’nın dilekçe hakkını düzenleyen 74. maddesi ve buna bağlı olarak çıkarılan 3071 sayılı Kanunun 4. maddesiyle düzenlenen dilekçede bulunması zorunlu şartları taşıyan ihbarlar değerlendirmeye alınmalıdır. İhbarın kabul edilmesiyle beraber 2004/12 sayılı Başbakanlık Genelgesi uyarınca; bireylerin ve tüzel kişilerin kendileriyle veya kamuyla ilgili, dilekçeyle usulüne uygun bir şekilde yaptıkları başvuruların idarece geciktirilmeksizin cevaplandırılması yasal olarak zorunludur. Yetkili idari makam, bu şekilde yapılan başvurularla ilgili olarak, yapılmakta olan işlemin durumu veya sonucu hakkında dilekçe sahiplerine en geç 30 gün içerisinde gerekçeli olarak cevap vermelidir.

İnceleme yapılırken ihbar konuları üzerinde durulup, ihbarın gerçekliğinin tespit edilmesine özellikle dikkat edilmelidir. İkramiye ödenmesinde ihbar konularıyla matrah farkı arasındaki bağlantı araştırılacağından, ihbarla bulunan matrah farkları ile ihbarla ilişkisi olmayan matrah farkları birbirinden ayrılmalıdır.

  • Vergi İncelemesi Sonucu

İnceleme sonucunda ayrı ayrı “Vergi İnceleme Raporu“ ve “İhbar İkramiyesi Raporu” düzenlenir. İhbar ikramiyesi raporunda;

  • Muhbire ikramiye ödenip ödenmeyeceği, ödenmeyecek ise sebepleri, ödenecek ise bulunan matrah farkı ile ihbar konuları arasındaki bağlantının açıklanması ve ikramiyeye esas olacak matrah farkının belirtilmesi,
  • İkramiyenin kanunun öngördüğü oranda kesin tahakkuk aşamasında ödenip ödenmeyeceği, ödenmeyecekse nedeni,
  • Birden fazla muhbir varsa ikramiyenin kime ne miktarda verileceğinin belirtilmesi,
  • Belirtilmesinde yarar görülen hususlara ilişkin açıklamalar,
  • ikramiye ödenmesi konusunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgiler

yer almalıdır. Rapora ihbar tutanağı veya mektubu ile ilgili ve gereken diğer belgeler de eklenmelidir.

İhbarların Değerlendirilmesi

Türk vatandaşlarının ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında TBMM ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakları, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ile düzenlenmiştir. İhbar dilekçelerinin yetkili makamlara (ilgili Defterdarlık, Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Gelir İdaresi Başkanlığı) verilmesi gerekir. Ancak dilekçenin konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmesi durumunda da dilekçe, bu makam tarafından yetkili idari makama gönderilir ve akabinde dilekçe sahibine bilgi verilir.

  • Yazılı Dilekçeler ile Yapılan İhbarlar

Yazılı dilekçeler ile yapılan vergi ihbarları için ihbar dilekçelerinde, kaçırılan vergi veya olayın somut delilleriyle ortaya konulması gerekmektedir. Örnek vermek gerekirse, ihbar edilen firma sahte fatura kullanmışsa, sahte faturaların kimden alındığı ve hangi işlerin yaptırılmış ya da malların alınmış gibi gösterildiği belirtilmelidir.

  1. Belli bir konuyu ihtiva etmeyen kişi, kurum veya olaylarla doğrudan bağlantı kurulmaksızın genel nitelikli ifadeler taşıyan ya da yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olan,
  2. İhbarı yapan kişilerle bağlantı kurulmasına yarayacak adı, soyadı, imzası iş veya ikamet gibi bilgileri taşımayan,
  3. Yukarıdaki şartları taşımakla birlikte inandırıcı olmayan, olayla ilgili yeterli bilgi veya belge eklenmeyen

ihbar dilekçeleri, yetkili makamlar tarafından incelemeye alınmayacaktır.

  • Sözlü Yapılan İhbarlar

İhbarın dilekçe ile yapılması esastır, ancak sözlü ihbarın da bir tutanağa geçirilerek muhbirin imzası ve gerekli diğer bilgilerin alınması suretiyle işleme konulmasının önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır. Uygulamada, yetkili makamlara şahsen gelerek ihbarda bulunan kişilerden kimlik bilgileri istenmekte, ihbar formuna ihbar konularıyla birlikte kimlik bilgileri de yazılıp imzalattırılmakta ve teyit formunun bir sureti ihbarcıya verilmektedir. Vergi kayıp ve kaçağına sebebiyet veren kişi veya kurumlar hakkında ikramiye talepli olarak yazılı ihbarda bulunulması zorunludur, tutanağa geçirilmeden sadece sözlü olarak yapılan ihbarlara istinaden inceleme yapılıp, ikramiye ödenmesi mümkün değildir.

  • E-Posta, E Devlet ve telefon (VİMER) Yoluyla Yapılan İhbarlar

01.08.2010 tarihinden geçerli olmak üzere VUK’na eklenen 107/A maddesiyle tebliğ yapılacak kimselere tebliğlerin elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda yapılmasına olanak tanınmıştır. Bu nedenle e-posta ile yapılan ihbarlar da dilekçe ile yapılan ihbarlar gibi işlem görecektir. Muhbirin bilgileri kesinlikle gizli tutulur ve hiçbir şekilde açıklanmaz; ancak vergi ihbarı üzerine mahkeme kararıyla mükellef veya kaçakçılıkla ilgili görülen diğer şahıslar nezdinde veya üzerlerinde arama yapılması mümkün olup, yapılan arama sonucunda ihbar asılsız çıkarsa nezdinde arama yapılan kimse, muhbirin adının bildirilmesini talep edebilir. Bu durumda vergi dairesi muhbirin adını bildirmeye Kanun gereği mecburdur (VUK m.142). Bunun yanında gerçek dışı ihbarda bulundukları tespit edilenler hakkında resmi makamları asılsız ihbarla meşgul ve yanlış yola sevk etmeleri dolayısıyla yasal işlem başlatılmaktadır. E- devlet (https://www.turkiye.gov.tr/) sistemi üzerinden de bu ihbarların yapılabilmesi mümkündür. İhbarın değerlendirmeye alınabilmesi için TCKN ve adres bilgilerinin girilmesi gerekmektedir. https://www.turkiye.gov.tr/gib-intvrg-ihb

Vatandaşlar, “444 0 189” numaralı hattan VİMER’i arayarak, vergi kayıp ve kaçağı ihbarlarını telefonla yapabilmektedir. Telefonla yapılan ihbarları tek merkezden kabul eden Merkez, hafta içi 09.00–19.00 saatleri arasında hizmet vermektedir ve Merkeze yapılan aramalar, Türkiye’nin her yerinde şehir içi arama ücreti ile ücretlendirilmektedir. Vergi kayıp ve kaçağına ilişkin ihbarları da alan Vergi İletişim Merkezi, mükellef odaklı hizmet anlayışı doğrultusunda vergisel konularda danışmanlık yapmaktadır.

Telefonla yapılan “belge verilmemesi, mükellefiyet kaydı olmaması, vergi dairesine bildirimi yapılmamış işçi çalıştırılması, kira gelirlerinin beyan edilmemesi, belgesiz emtia bulundurulması” gibi vergi kaybına neden olacak ihbarlar, VİMER’de kayıt altına alınmaktadır. Vergi kayıp ve kaçağına ilişkin ihbarların bildirim sürecinde Vergi İletişim Merkezi ile iller arasında otomasyon sistemi kullanılmaktadır. VİMER tarafından kaydedilen ihbarlar, otomasyon sistemi aracılığıyla en geç 2 iş günü içerisinde ilgili illere işlem yapılmak üzere aktarılmaktadır.

İhbar İkramiyesinin Hesaplanması ve Ödenmesi

İhbar ikramiyesi ödenebilmesi için, vergi inceleme raporunu düzenleyen inceleme elemanının ayrıca ihbar ikramiyesi raporu düzenlemesi gerekir. İhbar ikramiyesinin hesaplanmasında ve ödenmesinde şu hususlara dikkat edilmesi gerekir:

  • Bir ihbar dilekçesinin veya tutanağının varlığı ve muhbirin yazılı olarak ikramiye ödenmesini talep etmesi gerekir.
  • Düzenlenen vergi inceleme raporunda bir matrah farkının çıkması ve bu farkın ihbar konusu ile bağlantılı olması gerekir, mükellefler tarafından tarhiyat öncesi uzlaşma talep edilmiş ise bu talep üzerine uzlaşılan vergi ve buna bağlı cezalar dikkate alınır.
  • İhbar ikramiyesinin 1/3’ü verginin kesin tahakkukunda, geri kalan 2/3’lük kısmı ise tahsilinden sonra ödenir. Burada önemli olan matrah farkı dolayısıyla tarh edilen vergi ve cezaların ödenecek aşamaya gelmesidir. Başka bir ifadeyle, mükellef tarafından ilgili tarhiyata dava açılmış ise yargı yolunun tüketilmiş olması, uzlaşma talep edilmiş ise uzlaşmaya varılmış ve uzlaşma tutanağının imzalanmış olması veya indirim talep edilmiş ise bu talebe göre tahakkukunun verilmiş olması gerekmektedir.

Vergi incelemesi raporuna istinaden tarh edilmesi gereken vergiler ile bunlara bağlı kesilecek cezalar açısından muhbirin bu matrah farkına katkı oranının belirtildiği ihbar ikramiyesi raporuna göre hesaplanan ikramiye tutarının 1/3’ü vergilerin kesin tahakkuku verildikten sonra; geri kalan 2/3 ‘ü ise verginin tahsilatından sonra ödenir.

Muhbir tarafından yalnızca bir gerçek veya tüzel kişi ihbar edilmiş ise sadece o gerçek veya tüzel kişi için inceleme elemanı tarafından düzenlenen vergi inceleme raporuna göre hesap çizelgesi düzenlenecektir. Ancak birden fazla gerçek veya tüzel kişi aynı zamanda ihbar edilmişse, her bir gerçek veya tüzel kişinin incelenmesi sonucunda inceleme elemanı tarafından düzenlenen her bir vergi inceleme raporu için ayrı ayrı hesap çizelgesi düzenlenecektir.

Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilen ihbar ikramiyesi raporu, muhbirin ihbar ikramiyesi talebini içerir dilekçe aslı ile İhbar Sonucu Tespiti ve İkramiye Hesap Çizelgesi ve eki belgeleri sonucu gelen ödenek üzerine, ihbarcıya, ihbar edilen mükelleflerin bağlı oldukları Defterdarlıklar veya Vergi Dairesi Başkanlıkları tarafından ihbar ikramiyesi ödenecektir.

İhbarcı Tarafından Dava Açılması

İhbar sonucunda ikramiye verilmemesi ya da ikramiye tutarının eksik veya yanlış olduğunun değerlendirilmesi halinde dava açılabilir. Muhbirler tarafından verilen ve 3071 sayılı Dilekçe Kanununa göre değerlendirilmeleri sonucu işleme alınan ihbar dilekçeleri üzerine yapılan inceleme sonunda muhbire ikramiye ödenip ödenmeyeceği konusunda düzenlenen rapora göre muhbire, verilecek ikramiye tutarı veya ikramiye verilmeyeceği bildirilir. Bu durumda muhbir, ikramiye ödenmemesini veya ödenecek ikramiye tutarını dava konusu edebilir. Vergi Hukuku Davalarından olan ihbar ikramiyesi ile ilgili dava, ikramiye ödenmeyeceği veya ödenecek tutarı bildiren yazının muhbire tebliğ tarihinden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 7. maddesine göre 30 gün içinde Vergi Mahkemesinde açılmalıdır.

İhbar ikramiyesi Gelir Vergisi Kanunun 2. maddesinde sayılan gelir unsurlarından hiçbirine girmediğinden gelir vergisi kapsamında değildir. Fakat görevinin mahiyetine girmediği halde herhangi bir şekilde bilgisi dahiline giren bir vergi kaçakçılığı olayını ihbar eden bir kamu görevlisi veya herhangi bir şahsa ihbar ettikleri konu üzerine bir matrah farkı dolayısıyla kesinleşen bir vergi tahakkuku sonucu tahakkuk ve tahsilat tutarları üzerinden ödenen ihbar ikramiyesinin Veraset ve İntikal Vergisi Kanununa göre vergiye tabi tutulması gerekmektedir. Veraset ve İntikal Vergisi Kanununa göre, ödenecek ikramiye üzerinden istisna tutarları da dikkate alınarak hesaplanacak verginin ödendiğine dair belge verilemediği durumlarda, aynı Kanunun 17. maddesine istinaden ödemeyi yapan tarafından teminat olarak vergi kesintisi yapılarak muhbire ikramiyesi ödenmektedir. Vergi ihbarı konusunda idare hukuku avukatından destek almanız menfaatinize olacaktır.

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık