Devlet Memurları Kanunu 97. Madde (DMK)

Devlet Memurları Kanunu 97. Madde (DMK)

devlet memurları kanunu 97 madde

Devlet Memurları Kanunu 97. Madde (DMK)

Çekilen ve Çekilmiş Sayılanların Yeniden Atanmaları

Memurlardan mali ve cezai sorumlulukları saklı kalmak üzere;

A) 94. maddenin 2. ve 3. fıkrasına uygun olarak memuriyetten çekilenler altı ay geçmeden,

B) Bu Kanuna göre çekilmiş sayılanlar ile 94. maddenin 2. fıkrasına uymadan görevlerinden ayrılanlar bir yıl geçmeden,

C) 95. maddede yazılı zorunluluklara uymayanlar 3 yıl geçmeden,

D) 96. maddeye aykırı hareket edenler hiçbir surette, devlet memurluğuna alınamazlar.

  • İlgili Makale: 
  • 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) Tam Metin: 

Devlet Memurları Kanunu 97. Madde Açıklaması

Bu maddede Devlet memurluğundan çekilenlerin sorumlulukları ve çekilmeden sonra Devlet memurluğuna yeniden girebilme koşulları düzenlenmiştir. Maddeye göre mali ve cezai sorumluluk olmak üzere iki tür sorumluluk kabul edilmiştir.

Cezai sorumluluk; savaş halindeki memurlar ile olağanüstü hallerde veya genel hayata tesir eden afetlere uğrayan yerlerdeki Devlet memurları yerlerine atanacaklar gelip işe başlamadan görevlerini bırakırlarsa, yasalara aykırı davranışları nedeniyle genel hükümlere göre cezalandırılırlar, bu hal cezai sorumluluktur.

Yasalarda yer alan esaslara uymadan memurluktan çekilenlerin mali sorumluluğuna gelince; Yasa tarafından saptanan usul ve koşullara uymadan görevlerinden çekilen Devlet memurları, bu hareketlerinin sonunda meydana gelecek maddi zararları ödemek zorundadırlar. Ancak, oluşacak zararın, belirli koşullara uyulmadan memuriyetten çekilme sonucunda meydana gelmesi gerekir. Yani zarar ile çekilme arasında nedensellik bağının bulunması gereklidir.

Memur hizmet gereklerinin dışına çıkmak, kendine veya bir başkasına bir yarar sağlamak veya idareyi zarara sokmak gibi kötü bir niyetle veya bundan başka şekilde açıklanamayacak ağır bir kusurla hareket ederse idareye karşı kişisel bir kusur ve dolayısıyla haksız bir fiili işlemiş ise bundan dolayı sorumlu olur. Aynı şekilde işlenen eylem memuriyet ve göreviyle, kamu hizmeti ile birleşmiş değilse, ondan ayrı ve hizmetin mahiyetine yabancı bir eylem ise yine kişisel bir kusur sayılır ve memurun idareye karşı hukuki sorumluluğunu gerektirir.

Devlet memurlarının idareye karşı sorumluluklarını düzenleyen 657 sayılı Yasanın 12. maddesine göre, “Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek zorundadırlar. Göreviyle ilgili olarak idareye verdikleri zararlardan ötürü Borçlar Kanununun haksız fiil esaslarına tabidirler”. Yasalarda yer alan esaslara uymadan memurluktan çekilenlerin mali sorumluluğu, bu madde hükmüne dayanır. Bir kimsenin “çekilme” ile memurluğu sona erse bile mali sorumluluğu devam eder. 97. madde, böyle bir sorumluluğun devamını sağlayacak şekilde kaleme alınmıştır.

devlet memurları kanunu 97 madde dmk
devlet memurları kanunu 97 madde dmk

Devlet Memurları Kanunu 97. Madde Çekilen ve Çekilmiş Sayılanların Yeniden Atanmaları Emsal Kararlar

Danıştay On İkinci Dairesi E:1999/975, K:1999/1732

  • Devlet Memurları Kanunu 97. Madde
  • Çekilen ve Çekilmiş Sayılanların Yeniden Atanmaları

Dosyanın incelenmesinden; davacının Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’ndeki memurluk görevine 15.10.1995 tarihinde başladığı, bu görevinde çalışmakta iken 1996 yılı 2.atama döneminde sınıf öğretmenliğine atanmak için Milli Eğitim Bakanlığına başvurduğu ve iş talep formunda ilk atama sütununu işaretlediği, halen çalışmakta olduğu kurumu belirtmediği, başvurusunun kabul edilerek 1.5.1997 günlü 55422 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı toplu onayı gereğince … ili emrine stajyer sınıf öğretmeni olarak atandığı, Yurtkur … Yurdu Yurt Yönetim Memurluğundan 14.5.1997 tarihinde ayrılarak 15.5.1997 günü stajyer öğretmenliğe başladığı, Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünün 26.5.1997 günlü işlemi ile davacının 14.5.1997 tarihinden itibaren mezuniyetsiz veya kurumca kabul edilen mazereti olmaksızın kesintisiz 10 günden fazla görevini terk ettiğinden bahisle 657 sayılı Yasanın 94.maddesi uyarınca göreve gelmeme fiilinin başladığı 14.5.1997 tarihinden itibaren 1 yıl geçmeden Devlet memurluğuna alınmamak üzere görevinden çekilmiş sayılmasına karar verildiği, durumun Milli Eğitim Bakanlığına iletilmesi üzerine davalı idarece aralarında davacının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında inceleme ve soruşturma yapıldığı ve soruşturma sonunda davacının eyleminin 657 sayılı Yasanın 97/B maddesi kapsamına girdiğinin saptanıldığı ve muhakkiklerce anılan madde hükmü uyarınca işlem yapılmasının önerildiği, dava konusu işlem ile de davacının memurluğunun sona erdirildiğinin anlaşıldığı, davacının 657 sayılı Yasanın 74. maddesinde düzenlenen kurumlar arası nakil muvafakat müessesesini işleterek sınıf öğretmenliğine nakil yoluyla gitmediği, memuriyete ilk kez Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde başlama, ilk atama şeklinde beyanda bulunarak müracaatı sonucu stajyer öğretmenliğe alınmasına dair işlem tesis ettirerek öğretmenlik görevine başladığının tartışmasız olduğu, oysa davacının Yurtkur … Yurt Müdürlüğü emrinde yurt yönetim memuru olarak çalıştığı ve bu görevini 14.5.1997 tarihinde terk ederek 15.5.1997 tarihinde stajyer sınıf öğretmenliğine başladığı, görevini terkin mezuniyetsiz ve kurumca kabul edilmeksizin 14.5.1997 tarihinden itibaren kesintisiz 10 günden fazla sürdüğü, bu nedenle Yurtkur Genel Müdürlüğünce 26.5.1997 gününde görevinden çekilmiş sayılmasına karar verildiği, memuriyetten çekilmiş sayılanların bir yıl geçmeden Devlet memurluğuna alınmamayı emreden 657 sayılı Yasanın 97/B maddesinin amir hükmü gözetildiğinde davacının henüz bir yıllık süreyi doldurmadan stajyer öğretmenliğe alınarak atamasının yapılması, göreve başlaması ve aynı zamanda davacının gerçeğe aykırı beyanına dayalı olarak idarenin yanıltılması sonucu öğretmenliğe atanması işleminin tesis edildiği, bu durum karşısında yasa hükmüne açıkça aykırılık teşkil eden ve ilgilisinin gerçeğe aykırı beyanına dayanan işlemin davacıya bir hak sağlamaması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.

İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 6.10.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Danıştay Beşinci Dairesi E:1991/2222, K:1992/291

  • Devlet Memurları Kanunu 97. Madde
  • Çekilen ve Çekilmiş Sayılanların Yeniden Atanmaları

Dava, Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru iken 20.7.1987 tarihinde istifa eden davacının yeniden görev alınması isteğiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 9.12.1987 günlü işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesi kararıyla; 657 sayılı Yasanın 92. maddesinde, kendi istekleri ile memurluktan çekilenlerin tekrar memurluğa dönme isteğinde bulunmaları halinde, kadro durumu ve atanacağı sınıfın niteliklerini taşımak kaydıyla atam isteklerinin yerine getirileceğine işaret edildiği halde davacının 1.12.1987 tarihli başvurusunun konuya ilişkin Bakanlık prensip kararı gereğince reddedildiğinin anlaşıldığı, 92. madde hükümlerine göre ihtiyaç kadro durumu, ilgilinin memuriyet koşullarını taşıyıp taşımadığı hususları araştırılmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Davalı idare kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Yasasının; Çekilen ve Çekilmiş Sayılanların Yeniden Atanmaları başlığını taşıyan 97. maddesinin A fıkrasında; 94. maddenin 2. ve 3. fıkralarına uygun olarak memuriyetten çekilenler altı ay geçmeden, B fıkrasında da, Bu kanuna göre çekilmiş sayılanlar ile 94. maddenin 2. fıkrasına uymadan görevlerinden ayrılanlar bir yıl geçmeden, Devlet memurluğuna alınamazlar hükümlerine yer vermektedir.

17.7.1987 tarihli dilekçeyle memuriyetten istifa eden davacının, 1.12.1987 tarihli dilekçesiyle tekrar göreve alınmak için başvurduğu, başvuruyu inceleyen davalı idarece, prensip kararından bahisle, 9.12.1987 günlü ve 345525 sayılı dava konusu işlemle istemin reddedildiği dava dosyasının incelenmesinden anlaşılmaktadır.

17.7.1987 tarihinde istifa eden davacının 97. maddede öngörülen asgari bekleme süresini dahi doldurmadan yeniden göreve alınması istemiyle yaptığı 1.12.1987 tarihli başvurusunun değerlendirilmemesi konusunda idare bağlı yetki içinde bulunmaktadır.

Belirtilen hukuksal durum nedeniyle olayda takdir yetkisi bulunmayan idarenin dava konusu edilen işleminde bağlı yetki ile ilgili idare hukuku kurallarına aykırılık bulunmadığından bu yoldaki işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.


Danıştay Beşinci Dairesi E:1991/3107, K:1991/2241

  • Devlet Memurları Kanunu 97. Madde
  • Çekilen ve Çekilmiş Sayılanların Yeniden Atanmaları

Dava, aday polis memuru iken verdiği istifa dilekçesinin sonucunu beklemeden görevden ayrıldığından bahisle görevden çekilmiş sayılan davacının yeniden göreve alınması konusundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali isteğiyle açılmıştır.

Ankara 2. İdare Mahkemesinin 11.07.1991 günlü, E:1989/3550, K:1991/1379 sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 97. maddesinin ( b ) bendinde bu yasaya göre çekilmiş sayılanlar ile aynı yasanın 94/2. maddesine uymadan görevlerinden ayrılanların bir yıl geçmeden Devlet memurluğuna alınamayacakları hükmünün yer aldığı, bu madde ile görevden çekilmiş sayılanların yeniden memurluğa atanabilecekleri esasının kabul edildiği, bu tür işlemlerin açıktan memurluğa atama olduğu ve mevzuatımızda bu konuda idareye takdir yetkisi tanındığı ancak belirtilen yetkinin kadro, hizmetin niteliği ve yoğunluğu gibi yönlerden yapılacak değerlendirme sonucunda kullanılması gerekeceği, olayda 13.07.1988 tarihi itibariyle görevden çekilmiş sayılan davacının 20.07.1989 tarihli dilekçe ile yeniden göreve atanmak için yaptığı başvurunun salt Bakanlık prensip kararından söz edilerek reddedildiğinin dosyanın incelenmesinden anlaşıldığı, buna göre davalı idarece 657 sayılı Yasanın 97. maddesiyle tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Davalı idare 657 sayılı Yasanın 97. maddesiyle görevden çekilmiş sayılanların yeniden memurluğa dönmelerine olanak tanınmış ise de, bu hususun fiilen görev yaptıkları dönemde asli memur olanları kapsadığını; davacının ise aday memur iken görevden çekilmiş sayıldığını bu nedenle memuriyete yeni girecekler gibi işleme tabi tutulması gerektiğini, bu konuda ise idarenin takdir yetkisi olduğunu ve bu yetkinin yargı yoluyla zorlanamayacağını öne sürmekte ve anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 97. maddesiyle memurluktan çekilen veya çekilmiş sayılanların yeniden memurluğa atanmaları olanaklı kılınmış ve ilgililerin görevde bulundukları dönemde aday veya asli memur olmaları bakımından bir ayrım getirilmemiştir. Öte yandan davalı idare açıktan atamalarda idarelerin takdir yetkisi bulunduğunu diğer bir temyiz nedeni olarak ileri sürmekte ise de, dava aşamasında gönderilen savunmada davacının memurluğa yeniden alınma isteğinin Bakanlıkça önceden belirlenen genel nitelikteki ve emniyet teşkilatında görevli iken istifa eden, isteyerek emekliye ayrılan ve müstafi sayılanların tekrar memurluğa alınmalarının mümkün olmadığına dair prensip kararı nedeniyle reddedildiğinin belirtilmesi ve temyize konu kararda da, idarenin açıktan atamalarda takdir yetkisinin bulunduğu kabul edilmekle beraber bu yetkinin kadro durumu, hizmetin yoğunluğu ve ihtiyaç gibi noktalardan yapılacak, inceleme sonucuna göre kullanılması gerektiğinin vurgulanmış olması karşısında, bu yolda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan salt prensip kararından bahisle istemin reddinde takdir yetkisinin hukuka kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptal edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.


Danıştay Beşinci Dairesi E:1985/630, K:1986/1019

  • Devlet Memurları Kanunu 97. Madde
  • Çekilen ve Çekilmiş Sayılanların Yeniden Atanmaları

Dava; … Ortaokulu Matematik öğretmeni iken 9.7.1980 tarihinde istifa ederek görevinden ayrılan ve müstafi durumda iken Sıkıyönetim Komutanlığı emri üzerine Bakanlığın 13.5.1981 tarihli onayı ile görevine son verilerek daha sonra Başbakanlık Personel Genel Müdürlüğünce bildirilen görev alacak sakıncasız personel arasında bulunması sebebiyle 20.10.1983 tarihli kararname ile görevine iade edilen davacının, müstafi durumda olduğundan ve yeniden görev talebinde de bulunmadığından bahisle tesis edilen işlemler geçersiz sayılarak atama kararnamesinin iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali isteği ile açılmıştır.

İdare Mahkemesinin temyizen bozulması istenen kararında ise; idarenin hatalı işlemini her zaman geri alabileceği, memuriyetten istifa etmiş bir şahsın idarece göreve iadesi söz konusu olamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiş olup; söz konusu kararın, görevden istifa ettikten sonra iki kez idareye müracaatı bulunduğu, 20.10.1983 tarihinde eski görevine iade edilerek dört ay çalıştırıldığı, tutarsız gerekçelerin karara esas alındığı, Başbakanlıkça da sakıncasız kişilerden olduğu belirtildiğine göre dava konusu işlemin eşitlik ilkesine ters düştüğü nedeniyle davacı tarafından temyizen bozulması istenmiştir.

Davalı idare savunmasında müstafi durumda olan davacının sehven atandığını, dava konusu işlemle de hatalı işlemin geri alındığını iddia etmekte ise de; davacının atama onayından önce 19.3.1982 ve 12.7.1982 tarihli yeniden göreve atanması isteğini içeren müracaatlarından sonra atanmasının 20.10.1983 tarihli onayla tesis edilmiş olması karşısında iddianın kabulü mümkün olmadığı gibi, 657 sayılı kanunun 97. maddesi hükmü gereğince istifa etmiş memurun yeniden maddedeki sürelere uygun şekilde atanması da hukuken mümkündür. Öte yandan aynı kanunun 98. maddesinde memurluğun sona ermesini gerektiren hususlar belirtilmiş olup; memur statüsündeki bir kişinin bu arada davacının da görevine son verilmesinin anılan maddedeki şartlara uygun olarak tesisi gerekirken davacının görevine son verilmesi sonucunu doğuran atama onayının iptal edilmesi işleminde mevzuata ve hizmet gereklerine uyarlık bulunmamaktadır.


Devlet Memurları Kanunu 97. madde emsal karar aramak için https://karararama.danistay.gov.tr/

X