Devlet Memurları Kanunu 124. Madde (DMK)

Devlet Memurları Kanunu 124. Madde (DMK)

devlet memurları kanunu 124 madde

Devlet Memurları Kanunu 124. Madde (DMK)

Disiplin Amiri ve Disiplin Cezaları

Disiplin amirleri; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tespit edilecek amirlerdir.

Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125. maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.

  • İlgili Makale: 
  • 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) Tam Metin: 

Devlet Memurları Kanunu 124. Madde Açıklaması

Kamu hizmetlerini yürüten görevlilerin bu görevlerini eksiksiz, dürüst ve kamu yararına uygun olarak yerine getirmelerini sağlamak amacıyla, idarenin elinde çeşitli mekanizmalar ve tedbirler vardır. Memurun ödüllendirilmesi, aylık ve görev yönünden yükseltilmesi gibi avantajlar yanında, gerektiğinde disiplin cezasıyla cezalandırılması da, hizmetin iyi işlemesi yönünden zorunludur.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 124. maddesinde disiplin cezası, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla kanunların ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulması zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilecek cezalar olarak tanımlanmaktadır.

devlet memurları kanunu 124 madde dmk
devlet memurları kanunu 124 madde dmk

Devlet Memurları Kanunu 124. Madde Disiplin Amiri ve Disiplin Cezaları Emsal Kararlar

Danıştay On İkinci Dairesi E:2002/5920, K:2005/4029

  • Devlet Memurları Kanunu 124. Madde
  • Disiplin Amiri ve Disiplin Cezaları

Olayda, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda Zabıta Disiplin Yönetmeliği’nin 5/e maddesi hükmü uyarınca cezalandırılması yönünde getirilen teklifin davacıya 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle Disiplin Kurulunca reddi üzerine yukarıda yer verilen kural uyarınca Belediye Başkanınca yapılacak değerlendirmeye göre fiilin sübuta erdiğinin anlaşılması durumunda disiplin cezası ile cezalandırılabileceği tartışmasızdır. Nitekim, teklifin Disiplin Kurulunca reddi üzerine Belediye Başkanı da bu yetkisini kullanarak dava konusu disiplin cezasını vermiştir. Dava konusu işlemde uygulanan Yasa kuralının gösterilmemesinin işlemi hukuken sakatlamayacağı ortadadır. Ancak; davacının isnat edilen fiili işlediğinin şikayetçinin tanık olarak gösterdiği iki kişi dışında soruşturma sırasında ifadesine başvurulan altı kişiden hiçbirisince kabul edilmemesi nedeniyle sübuta ermediği sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, davacının disiplin suçu sayılabilecek bir eylemde bulunduğunun objektif bir şekilde ortaya konulamamış olması nedeniyle tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davacı hakkında getirilen teklifin reddine dair Disiplin Kurulu kararının altına Belediye Başkanınca düşülen yazıda cezanın hangi yasa kuralı uyarınca verildiği hususunun ve davacının eyleminin gösterilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamakta ise de; karar sonucu itibariyle yerindedir.


Danıştay On İkinci Dairesi E:2004/1692, K:2007/1453

  • Devlet Memurları Kanunu 124. Madde
  • Disiplin Amiri ve Disiplin Cezalar

İdare Mahkemesinin kararıyla; disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra konulan belirli süreler içinde disiplin amirlerince atanacak bir soruşturmacı tarafından ilgili memur hakkında soruşturma başlatılması, soruşturmacının olayla ilgili tanık ifadeleri ile diğer bilgi ve belgelere dayanan görüş ve teklifini içeren soruşturma raporunun yetkili disiplin amiri veya kurulu tarafından değerlendirilerek karar bağlanması gerektiği, dosyanın incelenmesinden; … A.Ş.’nin yüklenimi altında yapılan …-… Yolu İkmal İnşaatı işi ile ilgili iddiaların Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 27.3.2003 günlü inceleme raporu ve bu rapora dayanılarak alınan Bakanlık makamının … gün ve … sayılı oluru ile usulünce bir soruşturma yapılmaksızın inceleme sonucu düzenlenen rapora dayanılarak davacıya disiplin cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare, davacı hakkında yapılan disiplin soruşturmasının usule ve hukuka uygun olarak yapıldığını ve dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Dosyanın incelenmesinden; Karayolları Genel Müdürlüğünün yatırım Programında yer alan ve 2002 yılında yapımı devam eden …-…Yolu İkmal İnşaatı ile ilgili olarak Bakanlık makamının derkenar oluru ile yapım bedeline göre ve %30 üzerinde keşif artışı dışında %97,50 oranındaki keşif artışı gerekçelerinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 63.maddesinde belirtilen şartlara uygun olup olmadığı konusunun tespiti ile bu konuda ilgili kamu görevlilerinin sorumluluklarının belirlenmesi amacıyla Teftiş Kurulu Başkanlığına inceleme görevi verildiği, Teftiş Kurulu Başkanlığının emri ile iki müfettişin bahsedilen konunun incelenmesi için görevlendirildiği, müfettişlerce yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 27.3.2003 tarihli inceleme raporunda …-… Yolu İkmal İnşaatı içinde usulsüz keşif artışı yapıldığı sonucuna ulaşılarak aralarında davacının da bulunduğu bazı görevlilerin 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması gerektiği kanaatine ulaşıldığının belirtildiği, bunun üzerine Karayolları Genel Müdürlüğünün yazısı ile davacıya isnat olunan fiillerin açıklanarak 7 gün içinde savunmasını yapmasının istenildiği, davacının 21.5.2003 günlü savunmasının incelenmesi sonrasında ise dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, Bakanlık makamının inceleme emrinde …-… Yolu İkmal İnşaatı işinde usulsüzlük bulunup bulunmadığının incelenmesinin yanında bu konuda sorumluluğu olabilecek kamu görevlilerinin sorumluluklarının da belirlenmesinin istenildiği göz önüne alındığında, gerek inceleme raporunda, gerekse sonrasında idarece yapılan işlemler bakımından disiplin soruşturmasında bulunması gereken unsurlar yönünden herhangi bir eksikliğin bulunmaması karşısında uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken usulünce yapılmış bir soruşturma bulunmaksızın, inceleme raporuna dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından bahisle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararından hukuki isabet bulunmamaktadır.


Danıştay Sekizinci Dairesi E:2001/4095, K:2002/4554

  • Devlet Memurları Kanunu 124. Madde
  • Disiplin Amiri ve Disiplin Cezaları

Dosyanın incelenmesinden, davacı ve birlikte çalıştığı arkadaşları hakkında Türkiye … Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği Direktörü ve hastane başhekimi olarak görev yaptığı dönemle ilgili olarak; 1-Ameliyathanede sadece … A.Ş. adlı bir firmanın konsinye (emanet) olarak bulundurduğu kalp kapaklarını kullanmak, 2-Ölen hastaların kalp kapakların başka hastalara takmak, 3-Beating Heart (kalbi durmadan yapılan ameliyat) sistem uygulanan açık kalp ameliyatlarında oksijeneratör cihazı kullanılmasına gerek olmadığı halde bu cihaz kullanılmış gibi belge düzenlemek, 4-Hastane imkanlarını özel çıkarı için kullanmak 5-Mesai saatleri içerisinde Özel … Hastanesinde ameliyata girmek suçlarından dolayı Sağlık Bakanlığınca soruşturma açıldığı ve dava konusu ceza ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır.

Tabip Odasınca; 1- .. … Hastanesinde çalıştığı dönemde beating heart yöntemi ile yapılan ameliyatlarda kullanılmayan oksijenaratörlerin hastalara kullanılmış gibi işlem yaptığı, 2-Kalp kapaklarının alımında usulsüzlük yaptığı, 3-Ölen hastalardan çıkartılan kalp kapaklarının başka hastalarda kullanıldığı suçlamalarıyla verilen dava konusu disiplin cezası, 1 numaralı suçlamayla ilgili … İI İdare Kurulunun Men’i Muhakeme kararı vermesi ve Danıştay’ca bu kararın onanması, 3 numaralı suçlamanın … İI İdare Kurulunun Lüzum-u Muhakeme kararının Danıştay’ca bozulması ve 2 numaralı suçlamayla ilgili olarak … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2000 gün ve E:1997/1494 sayılı dosyasında beraat etmesi karşısında hukuki dayanaktan yoksun kalmakla işlem hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle idare mahkemesince iptal edilmiştir. Doktor olan davacıya, kamu görevi ifasında mevzuata aykırı davranışından ötürü soruşturma açmaya ve disiplin cezası vermeye ancak disiplin amirlerinin yetkili olduğunu kabul etmek gerekir.

Bu nedenle, davacının görev yaptığı kamu kuruluşunca her hangi bir ceza verilmemesine karşın davalı odanın davacının görevinin niteliğini değerlendirmeden, görevinde kusurlu davrandığından bahisle kendi mevzuatına göre disiplin cezası uygulamasında hukuka uyarlık bulunmadığı açıktır.


Danıştay On İkinci Dairesi E:2015/3295, K:2017/2060

  • Devlet Memurları Kanunu 124. Madde
  • Disiplin Amiri ve Disiplin Cezaları

Bakılan olayda;  kadastro müdürü olarak görev yapan davacı hakkında, davalı idareye gönderilen dilekçe ilgi tutularak inceleme yapılması, inceleme sonucunda 4483 sayılı Kanun kapsamında kalan bir suç unsuru tespit edildiği takdirde yetkili merciden ön inceleme oluru alınarak ön inceleme raporu düzenlenmesi, 4483 sayılı Kanun kapsamında bir suç unsuru tespit edilmezse düzenlenen inceleme raporunun davalı idareye gönderilmesi emriyle 29.03.2010 tarihli ve 1197 sayılı işlem ile görevlendirme yapıldığı, muhakkik tarafından yapılan inceleme sonucunda, davacı hakkında 4483 sayılı Kanun kapsamında ön inceleme yapılması gerektiği sonucuna varılarak … Kaymakamlığı’ndan ön inceleme oluru istendiği ve Kaymakamlığın 21.04.2010 tarihli ve 54 sayılı işlemi ile ön inceleme oluru verildiği, bunun üzerine muhakkik tarafından düzenlenen 26.04.2010 tarihli ön inceleme raporunda, ceza hukuku yönünden yapılan değerlendirmenin yanı sıra disiplin hukuku yönünden de ayrıca teklifte bulunulduğu, getirilen teklif uyarınca tesis edilen dava konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar inceleme olurunda, disiplin soruşturmasına ilişkin düzenlemelere de yer verilmiş olan “İnceleme, Ön İnceleme ve Soruşturma Yönergesi” ilgi tutulmuş ve gereğinin yapılması istenilmiş ise de; anılan Yönergede, disiplin soruşturma emri verilmesi  halinde örneği Yönergede gösterilen disiplin soruşturma raporunun ayrıca düzenleneceği açık biçimde belirtilmiş olduğundan 29.03.2010 tarihli ve 1197 sayılı inceleme ve görevlendirme emrinin bir disiplin soruşturma oluru olarak, hazırlanan 26.04.2010 tarihli ve 6 sayılı ön inceleme raporunun da bir soruşturma raporu olarak değerlendirilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacı hakkında 657 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmış bir disiplin soruşturması bulunmadığından, 4483 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen inceleme raporunda getirilen teklif uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, işin esasına girilerek verilen mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda; davacının gerçeğe aykırı belge düzenlediğinden bahisle 1/4 oranında brüt aylığından kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin dayanağının ayrı bir disiplin soruşturma oluru alınmaksızın 4483 sayılı Kanun kapsamında hazırlanan ön inceleme raporu olduğu anlaşıldığından, İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.


Danıştay  On İkinci Dairesi E:1998/4598, K:1998/3633

  • Devlet Memurları Kanunu 124. Madde
  • Disiplin Amiri ve Disiplin Cezaları

Uyuşmazlık, davacıya verilen 1/30 oranında aylıktan kesme cezasına ilişkindir.
657 sayılı Devlet Memurları Yasasının, Disiplin Amiri ve Disiplin Cezaları başlıklı 124. maddesinde, disiplin amirlerinin; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tespit edilecek amirler olduğu, aynı Yasanın, Disiplin Cezası Vermeye Yetkili Amir ve Kurullar başlıklı 126. maddesinin birinci fıkrasında ise, uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararına dayanan hallerde Valiler tarafından verileceği öngörülmüştür.

Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkındaki Yönetmeliğin 16/2 maddesinde ise; Başbakanlık ve Bakanlıklarda bunların bağlı kuruluşlarında ilgisine göre Başbakanlık Müsteşarı, Bakanlık Müsteşarı, bağlı kuruluşların başında bulunan Müsteşar, Başkan, Genel Müdür, Genel Sekreter ve Müdürlerin, buralarda görevli bütün memurların en üst disiplin amiri olduğu ve en üst disiplin amirlerinin haiz oldukları yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanılabilecekleri kurala bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacının iki ayrı eylemi nedeniyle hakkında açılan soruşturma sonucunda, eylemlerinden birisinin sabit olduğu kanaatine varan soruşturmacıların önerileri doğrultusunda, 657 sayılı Yasanın 125/C-1 maddesi uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı tarafından dava konusu işlem ile 1/30 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmıştır.

İdare Mahkemesince, … İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü olan davacıya, Milli Eğitim Başkanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğine ekli Disiplin Amirini ve üst Disiplin Amirini belirleyen tablonun (B) Taşra Teşkilatı bölümü uyarınca, disiplin cezasının disiplin Amiri olan Konak İlçe Milli Eğitim Müdürü veya üst disiplin amiri olan Konak İlçe Kaymakamı tarafından verilmesi gerekirken Müsteşar tarafından verilmesi karşısında dava konusu işlemde yetki bulunmadığı uygunluk görülmediği gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Yukarıda anılan Yönetmelik uyarınca, davacıya, … İlçe Milli Eğitim Müdür veya … İlçe Kaymakamı tarafından disiplin cezası verilmesi gerekmekte ise de; Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkındaki Yönetmeliğin yukarıda anılan 16/2 maddesi hükmü uyarınca Bakanlık Müsteşarı, Bakanlıkta görevli bütün memurların en üst disiplin amiri olduğundan ve yetkilerini her derecedeki memur hakkında kullanabileceğinden, Müsteşar tarafından davacıya disiplin cezası verilmesi, dava konusu işlemi sakatlar nitelikte görülmemiştir. Bu durumda; dosyanın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin yetki yönünden iptal edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.


Devlet Memurları Kanunu 124. madde emsal karar aramak için https://karararama.danistay.gov.tr/

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık