Deport Kararına İtiraz ve Dava (Sınır Dışı Etme)

Deport Kararına İtiraz ve Dava (Sınır Dışı Etme)

deport kararina itiraz

Deport kararına itiraz 7 gün içinde yapılır. İdari gözetim kararlarına da itiraz edilebilir. Sınır dışı etme ancak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan yabancılar hakkında uygulanabilecek bir işlemdir. Anayasamızın 23 maddesinin son fıkrası hükmü gereğince vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz. Yabancılar da ancak kanunda sayılan şartların gerçekleşmesi durumunda sınır dışı edilebilirler. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile yabancılar hakkında uygulanacak “Sınır Dışı Etme” kararları da düzenleme altına alınmıştır. Kanunun 56. maddesinde sayılan kimseler hakkında valilikçe sınır dışı etme kararı alınabilir. Sınır dışı etme kararları idari işlem niteliğinde olup, bu kararlara karşı ilgili makamlar nezdinde itiraz edilebileceği gibi idari yargıda iptal davası açabilir. Yani hakkında sınır dışı etme kararı karşı;

  • İdare mahkemesine başvurarak kararın iptalini talep etme hakkına
  • Yada idareye başvurarak itiraz etme hakkına sahiptir.

Hakkında sınır dışı etme kararı bulunan kimse kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde sınır dışı etme kararı veren valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesine dava açmalıdır. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır.

deport kararina itiraz dava
deport kararina itiraz dava

Deport Kararı Nedir?

Sınır dışı etme (deport), devletlerin ülke güvenliklerini ve kamu düzenlerini korumak amacıyla davranışları bu açıdan tehlikeli görülen yabancıları ülkeden çıkarmak için kullandıkları bir karardır. Sınır dışı etme kararı esas olarak Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda (YUKK) düzenlenmiş olup bu kanun sınır dışı etme kararının yasal dayanağını oluşturmaktadır. YUKK’nun 53. maddesinin ilk fıkrasına göre deport kararı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün talimatı üzerine veya resen valilik tarafından alınmaktadır. Sınır dışı etme kararı bu anlamda tek taraflı bireysel idari işlem niteliği taşımaktadır. Kolluk tarafından yakalanan yabancılardan YUKK’nun 54. maddesinde sayılan halleri taşıyanlar için sınır dışı etme kararı verilmek üzere valiliğe bildirim yapılır.

Kişi dokunulmazlığı bakımından kabul edilen eşitlik ilkesine getirilen önemli istisnalardan birisi sınır dışı etme kararıdır. Devletler, menfaatleri ile bağdaşmayacak hareketlerde bulunan yabancıların ülkelerinde kalmalarına müsaade etmezler. Sınır dışı etme kararı, kişi özgürlüğü ve dokunulmazlığı ile ilgili olduğu kadar, seyahat özgürlüğü ile de yakından ilgilidir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancılar kolluk kuvvetlerince yakalanacak ve idari gözetim altına alınacaklardır. Anayasa’nın 90. Maddesi çerçevesinde, temel hak ve özgürlüklerle ilgili olarak Türkiye’nin taraf olduğu antlaşmaların kanunlardan önceliğinin olduğu kabul edilmiştir. Türkiye’nin taraf olduğu insan hakları ile ilgili uluslar arası sözleşmelerde yabancıların sınır dışı edebileceklerine ilişkin düzenlemelerle yer verilmiştir. Sözleşmelerde, yabancıların “milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, kamu sağlığı ve genel ahlak” gibi gerekçelere dayanarak sınır dışı edilebilecekleri kabul edilmektedir.

Anayasa’da herkesin, kişi hürriyetine ve güvenliğine sahip olduğu kabul edilmiştir. Kişi hürriyeti ve güvenliğine, şekil ve şartları kanunda tespit edilerek istisnalar getirilebileceği de hükme bağlanmıştır. Anayasa’nın “Yerleşme ve Seyahat Hürriyeti” başlığını taşıyan 23. Maddesinde “ Herkes yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.” İfadesi ile vatandaş ve yabancının eşitliği esası kabul edilmiştir. Ancak aynı maddede, yerleşme ve seyahat hürriyeti bakımından eşitlik esasına istisnalar da kabul edilmiştir. Buna göre “Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz”. Anayasa’nın, ülkeye kabul ve sınır dışı hususlarında vatandaş ile yabancının eşitliği esasından ayrıldığı görülmektedir. Yerleşme ve seyahat hürriyeti bakımından eşitlik esasının kabul edildiği hallerde de Anayasa’nın 16.maddesinin verdiği yetki ile yapılacak düzenleme çerçevesinde, hakkın özüne dokunmayan sınırlama veya yasaklamaların getirilmesi mümkündür.

Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır. İdari gözetim kararı da tıpkı sınırdışı etme kararı gibi tek taraflı bireysel idari işlem niteliği taşımaktadır.

Milletlerarası Sözleşmelere Göre Deport (Sınır Dışı Etme)

Yabancıyı ülkeye kabulün, devletin egemenlik hakları kapsamında hususunda herhangi bir tereddüt yoktur Aynı şekilde ülkeye kabul edilen yabancıyı ülke dışına çıkarmak, yani sınır dışı etmek de devletin egemenlik hakları kapsamındadır. Uluslar arası hukukta, devletlerin hangi hallerde yabancıyı sınır dışı etme kararı verebileceğini değil, devletlerin egemenlikten kaynaklanan sınır dışı yetkilerini kullanırken uymaları gerekli kurallar tespit edilmektedir. Milli kanun koyucular da sınır dışı ile ilgili düzenlemeler yaparlarken uluslar arası antlaşmalarda kabul edilen ilkeleri nazara almaktadırlar.

  • Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilk halinde, 4 ve 7 numaralı protokollerinde sınır dışı etme kararları ile ilgili açık hükümlere yer verilmiştir. 4 nolu Protokolde yer alan hükme göre, “Yabancılarım toplu olarak sınır dışı edilmesi yasaktır.” (m.4). Maddede, toplu halde sınır dışı edilme yasaklanmış olup, bireysel sınır dışı edilmeye ilişkin açık bir sınırlama getirilmemiştir. 1984 yılında Strasburg’da imzalanan 7 nolu Ek Protokolde konu daha kapsamlı olarak ele alınmıştır. Buna göre, “Bir devletin ülkesinde kurallara uygun olarak ikamet eden bir yabancı, yasaya uygun şekilde verilmiş bir kararım uygulanması dışında sınır dışı edilemez ve bu durumda bir kimse,

  • Sınır dışı edilmesine karşı gerekçeler öne sürebilme,
  • Durumunu yeniden inceletme,
  • Yukarıdaki amaçlarla, yetkili bir merci önünde veya bu merci tarafından tayin edilecek biri ya da birileri önünde kendini temsil ettirme hakkı m haiz olacaktır.” (m. 1).

7 nolu Ek Protokolde yer alan hükümden de anlaşıldığı gibi, kanuni düzenlemeye uygun olarak bir yabancı hakkında sının dışı kararı verilebilecektir. Ancak bu karara karşı kişinin kendini savunma imkânının tanınması gerektiği de kabul edilmiştir. Maddenin devamında, kamu düzeni, kamu yararı ve milli güvenliğin gerekli kılması hallerinde, kişiye savunma imkânı tanınmadan da hakkında sınır dışı kararının uygulanabileceği kabul edilmiştir.

  • Avrupa İkamet Sözleşmesi

Sözleşme Türkiye için yürürlükte bulunmaktadır. Sözleşmede sınırdaşı işlemleri ile ilgili olarak açık hükümlere yer verilmiştir. Buna göre, “Akit taraflardan birinin, diğer akit ülkesinde yasal olarak ikamet eden uyrukları ancak milli güvenliği tehdit ettikleri veya kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı davrandıkları takdirde sınır dışı edilebilir.” (m.3/1) Görüldüğü gibi sözleşmede, “milli güvenlik, kamu düzeni ve genel ahlak” sınır dışı işlemleri için kabul edilen genel gerekçelerdir. Ancak maddenin devamında, devletlerin yetkilerine bir kısım sınırlamalar getirildiği görülmektedir. Getirilen sınırlamalar, ülkede belli bir süre kalan kişilerin doğrudan sınır dışı edilmelerine engel olmak amacını taşımaktadır.

Sözleşmede “Akit taraflardan birinin, diğer herhangi bir akit taraf ülkesinde yasal olarak iki yıldan fazla bir süredir ikamet etmekte olun uyruğu: milli güvenlik açısından kesin zorunluluk yoksa kendisi hakkındaki sınır dışı kararına karşı itirazda bulunmasına ve bu amaçla yetkili makama veya yetkili makamca özel olarak belirlenmiş kişi veya kişilere başvurmasına ve bu organlar önünde temsil olunmasına müsaade edilmeksizin sınır dışı edilemez.” (3/2) hükmü yer almaktadır. Hükümden de anlaşıldığı gibi, ülkede iki yıldan daha uzun süre ikamet etmiş olan yabancı hakkında sınır dışı kararı verilmiş ise, milli güvenlik bakımından kesin zorunluluk olması hali istisna olmak üzere, kişiye savunma imkânının tanınması gerektiği kabul edilmektedir. (m.3/2). Ülkede on yıldan fazla oturan kişiler bakımından ek bir sınırlama daha getirilmiştir. Buna göre, on yıldan fazla ikamet etmiş kişilerin yalnızca milli güvenlik nedeni ile sınır dışı edilebileceği, kamu düzeni ve genel ahlak gerekçeleri ile sınır dışı işleminin uygulanabilmesi için, ciddi bir ağırlığının olması gerektiği kabul edilmiştir. (m 3/3)

  • Mültecilerin Hukuki Durumuna İlişkin Sözleşme

Türkiye’nin 1961 yılında onayladığı Mültecilerin Hukuki durumuna dair Cenevre Sözleşmesinde de sınır dışı işlemlerine ilişkin açık hüküm bulunmaktadır. Bu düzenlemede yer alan hükme göre “Akid Devletler, ülkelerinde muntazam surette bulunan bir mülteciyi ancak milli emniyet veya amme nizamı sebepleri ile sınır dışı ederler.” (m.32). Maddenin devamında, diğer uluslararası metinlerde olduğu gibi mültecinin kendisini savunma imkânına sahip olması gerektiği hükme bağlanmıştır. Sözleşmede, sınır dışı kararının uygulanması bakımından kabul edilen bir kısım sınırlayıcı hükümlere de yer verilmiştir. Buna göre, sınır dışı işlemi, “mülteciyi, ırkı, dini, vatandaşlığı, muayyen bir içtimai zümreye mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayat veya hürriyetinin tehdit edileceği ülkelerin hudutlarından her ne şekilde olursa olsun sınır dışı edilemeyecektir.” (m.33). Elbette bu kurala da milli güvenliğin zorunlu kılması istisnası kabul edilmiştir.

Deport Kararı Kim Tarafından Verilmektedir?

Sınır dışı etme sebeplerinden birisinin varlığı halinde, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün talimatı üzerine veya resen valiliklerce yabancı hakkında sınır dışı kararı verilecektir (YUKK m.53/1). Her bir yabancı için ayrı ayrı sınır dışı kararı alınacaktır (YUKKY m.54/1). Haklarında sınır dışı kararı alınması gerekli olan, yani YUKK m.54 kapsamında olan yabancılar kolluk kuvvetleri tarafından yakalanır ise, karar verilmek üzere derhal valiliğe bildirilir. Valiliklerce yapılacak değerlendirme ve karar süresi, kırk sekiz saati geçemeyecektir. Sınır dışı kararında valilik, yabancıyı doğrudan sınır dışı edilecek şekilde karar verebileceği gibi, Türkiye’yi terke davet ya da idari gözetime tabi tutulduğu yönünde de karar verebilir (YUKKY m.56). Hakkında sınır dışı kararı alınan yabancı ile ilgili olarak GIGM ya da valilik ülkeye giriş yasağı da getirebilir (YUKK m.9/2). Valiliklerce verilecek karar, gerekçesiyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir (YUKK m.53/2).

Hakkında sınır dışı kararı alınan kişi, kararın kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine müracaat edebilir. Sınır dışı kararına karşı yargı yoluna müracaat ettiğini kararı veren makama bildirmelidir. Sınır dışı kararına karşı yargı yoluna müracaat edilmesi, kural olarak, kararın icrasını durdurur. Elbette kişi, sınır dışı kararının uygulanmasına rıza gösterebilir. Yargıya müracaat;

  • Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar,
  • Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar,
  • Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler,

Hakkında sınır dışı kararını durdurmaz. Sınır dışı kararına karşı müracaat edilen idare mahkemesi, kararını onbeş gün içinde vermek zorundadır. İdare mahkemesinin kararı kesindir. (YUKK m.53/3)

(Sınır Dışı Etme) Deport Usulü

YUKK’da sınır dışı kararının verilmesinden sonraki aşama da detaylı olarak düzenlenmiştir. Hakkında sınır dışı kararı alınanlar, kararda belirtilmek şartı ile ülkeyi terke davet edilirler. Terke davette, ilgiliye onbeş gün den az olmamak üzere en fazla otuz gün süre tanınır. İlgili bu süre içinde ülkeyi terk etmelidir. Elbette, haklarında sınır dışı kararı verilen her yabancıya ülkeyi terk için süre verilmez. Kaçma ve kaybolma riski bulunanlar ile yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara veya aldığı tespit edilenlere, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara ülkeyi terk için süre verilmeyecektir. (YUKK m 56)

Ülkeyi terk için süre verilen kişilere hiçbir harca tabi olmayan “Çıkış İzin Belgesi verilir. Terke davet edilen yabancı, verilen süre içinde ülkeyi terk etmez ise, valiliklerce hakkında idari gözetim kararı alınır ve sınır dışı işlemleri geri gönderme merkezlerince yapılır. Ülkeyi terke davet edilen yabancılar çıkış yapmak üzere sınır kapılarına geldiklerinde, kendilerine tanınan terke davet süresine bakılmaksızın çıkışları sağlanır. Bunlardan süresi içinde sınır kapısına gelenlerden varsa vize veya ikamet ihlalinden kaynaklanan para cezalarını ödeyenler için giriş yasağı uygulanmaz. Süreyi geçirmiş olanlar sınır kapılarına geldiğinde, vize veya ikamet ihlal süresine göre giriş yasağı uygulanır. (YUKKY m.58)

Kimler Sınır Dışı Edilebilir?

YUKK’da sınır dışı etme nedenleri oldukça kapsamlı düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle, TCK m.59 dışında, diğer kanunlarda yer alan hükümler de yürürlükten kaldırılmıştır. Sınır dışı nedenlerine bir bütün olarak bakıldığında Türkiye’nin taraf olduğu anlaşmalara uygun düzenleme yapıldığı görülmektedir. Pozitif düzenlememizde, ülke güvenliğinin tehlikeye atılması, kamu düzeni, kamu güvenliği, kamu sağlığının sınır dışı kararına gerekçe olabileceğinin kabul edildiği görülmektedir. Buna göre aşağıda tespit edilen şartları taşıyan yabancılar hakkında sınır dışı kararı verilecektir.

5237 sayılı TCK m.59 kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler, ilgili maddeye göre “işlediği işlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancı, koşullu salıverilmeden yararlandıktan ve herhalde cezasının infazı tamamlandıktan sonra, durumu, sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhal İçişleri Bakanlığına bildirilir.” İçişleri Bakanlığı, ilgili hakkında sınır dışı edilme kararı verecektir. Kanun durumları aşağıda belirtilen şartlara uyan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınacağını hükme bağlamıştır:

  • İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilip cezası infaz edildikten sonra sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler
  • Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar
  • Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar
  • Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar
  • Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar
  • Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler
  • İkamet izinleri iptal edilenler
  • İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler
  • Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler
  • Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler ya da bu hükümleri ihlale teşebbüs edenler
  • Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler
  • Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar
  • İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar
  • Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler.

Sınır Dışı Edilemeyecek Yabancılar

Kanun’da, sınır dışı kararı alınabilmesi için gerekli şartları taşısa da bir kısım yabancıların sınır dışı edilemeyecekleri hükme bağlanmıştır. Haklarında sınır dışı kararı alınamayacak yabancıların baçında vatansızlar gelmektedir. Vatansızlar kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturmadıkları müddetçe sınır dışı edilemeyeceklerdir. Vatansızlar dışında, bazı yabancıların sınır dışı edilemeyeceği kabul edilmiştir. Diğer bir ifade ile Kanun koyucu, sınır dışı etme sebepleri gerçekleşmiş olmasına rağmen, bir kısım yabancılar hakkında sınır dışı kararının verilemeyeceğini hükme bağlamıştır(m.55). Bir yabancı hakkında sınır dışı kararı verilirken, aşağıda tespit edilen hallerin var olup olmadığı araştırılacaktır. Sınır dışı kararının alınmasına engel şartların varlığı halinde yabancı, sınır dışı nedenlerini şahsında taşısa da hakkında sınır dışı kararı verilemeyecektir. Haklarında sınır dışı kararı alınamayacak yabancılar;

  • Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar
  • Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler
  • Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar
  • Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları
  • Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları sınır dışı edilemez.

Sınır Dışı Edilme Süreci ve İşlemleri

Kanun sınır dışı edilecek yabancıların öncelikle ülkeyi terke davet edilmesini, yabancının durumuna göre geri gönderme merkezlerinde idari gözetime ya da alternatif yükümlülüklere tabi tutulmalarını ve gönüllü olarak dönmek isteyenlere yardım ve kolaylık sağlanmasını öngörmektedir. 

Sınır dışı etme kararı alınanlara, sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır. Ancak, kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara veya aldığı tespit edilenlere, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz.

Deport Kararına İtiraz Etmek İçin Kadim Hukuk ve Danışmanlık ile İrtibata Geçebilirsiniz.

sinir disi etme dava
sinir disi etme

İdari Gözetim Kararı

Sınır dışı etme kararı alınması gerektiği değerlendirilen yabancılar hakkında, sınır dışı etme kararı valilik tarafından alınır. Değerlendirme ve karar süresi kırk sekiz saati geçemez. Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır ya idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu 57. maddesinde

  • Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan;
  • Kaçma ve kaybolma riski bulunan,
  • Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden,
  • Sahte ya da asılsız belge kullanan,
  • Kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan,
  • Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar

Hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır ya da 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür. Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.

İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek görüldüğünde, otuz günlük süre beklenmez. İdari gözetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhAl sonlandırılır. Bu yabancılara, idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir. İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir. İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.

İdari Gözetim Kararına Karşı Dava

Kanun’ da ilgiliye, yasal temsilcisine veya avukatına sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde idare mahkeme sine başvurma imkanı tanınmaktadır (YUKK m.53/3). Mahkemeye başvurulduğunda, ilgili durumu sınır dışı kararını veren makama bildirir. Zara mahkemeye müracaat, aşağıda da açıklanacağı gibi, sınır dışı kararının uygulanmasını durdurmaktadır. Mahkemenin on beş (15) gün içinde vereceği karar kesindir. Ancak Kanun’da yer itibarıyla yetkiye ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu sebeple genel hükümlerden hareketle yer itibarıyla yetkili idare mahkemesinin tespit edilmesi gereklidir İdari Yargılama Usul Kanunu’nda yetkili idare mahkemesinin tespit edilmediği hallerde, “yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir” (TYUK m.32) hükmü yer almaktadır. Bu hükümden hareket edildiğinde, sınır dışı kararına karşı yetkili idare mahkemesi, sınır dışı etme kararını veren valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesidir.

Deport kararına itiraz edilebileceği gibi idari gözetim kararına da itiraz edilebilir. İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

  • İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir.
  • Başvuru idari gözetimi durdurmaz.
  • Dilekçenin idareye verilmesi halinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhal ulaştırılır.
  • Sulh ceza hakimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır.
  • Sulh ceza hakiminin kararı kesindir.
  • İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hakimine başvurabilir.
  • İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan, avukatlık ücretlerini karşılama imkanı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır.

İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler

Sınır dışı etme kararı alınması gerektiği değerlendirilen yabancılara idari gözetim yerine

  • Belirli adreste ikamet etme
  • Bildirimde bulunma
  • Aile temelli geri dönüş
  • Geri dönüş danışmanlığı
  • Kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma
  • Teminat
  • Elektronik izleme

alternatif yükümlülükleri getirilebilir: Yabancıya bu yükümlülüklerden bir ya da birkaçının getirilmesi durumunda, bu süre yirmi dört ayı geçemez. İdari gözetime alternatif yükümlülüklere tabi tutulduğu, yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına gerekçeleri ile birlikte tebliğ edilir. Hakkında idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilen yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

Elektronik izleme yükümlülüğüne tabi tutulan yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı bu karara karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru yabancının tabi tutulduğu idari yükümlülüğü durdurmaz. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir. İdari gözetime alternatif yükümlülüklere uymayan yabancılar idari gözetim altına alınabilir. Yabancıya teminat yükümlülüğü getirilmesi ve yabancının teminat süresi içerisinde mücbir sebepler ve mahkeme sürecinin sona ermemesi halleri saklı kalmak kaydıyla Türkiye’den çıkmaması durumunda teminat Hazineye irat kaydedilir.

Geri Gönderme Merkezlerindeki Yabancıların Hakları

İdari gözetime alınan yabancılar, geri gönderme merkezlerinde tutulurlar. Geri gönderme merkezlerinde;

  • Yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir,
  • Yabancıya; yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır,
  • Yabancıya; ziyaretçileri, vatandaşı olduğu ülke konsolosluk yetkilisi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşebilme imkânı sağlanır,
  • Çocukların yüksek yararları gözetilir, aileler ayrı yerlerde barındırılır,
  • Çocukların eğitim ve öğretimden yararlandırılmaları hususunda, Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.
  • Göç alanında uzmanlığı bulunan ilgili sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Genel Müdürlüğün izniyle geri gönderme merkezlerini ziyaret edebilirler.

Deport Kararına İtiraz

Sınır dışı etme kararı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır. Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.

Sınır dışı etme kararı, idari işlem mahiyetinde olduğundan bu işlemin iptali talebiyle açılan davalarda idare mahkemeleri görevlidir. Yetkili idare mahkemesi ise İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca sınır dışı etme kararı veren valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesidir. Yürütme durdurma istemli iptal davası açılmalıdır. Deport kararına itiraz davası idare mahkemesine yapılır.

Sınır Dışı Etme Kararına Dava Açmak

Deport kararına itiraz, dava yolu ile gerçekleştirilebilir. Deport kararı idarenin aldığı bir karar olması dolayısıyla idari işlem niteliğindedir. İdari işlemlerin iptali için idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. İdarenin gerçekleştirdiği bütün iş ve işlemler yargı denetimine tabi tutulabilir. İdarenin bu işlemleri yargıya taşınmadığı müddetçe hukuka uygun kabul edilir. Eğer bir yabancı hakkında deport kararı alınmışsa, kararı alan idare ilgili yabancıya veya bu yabancının yasal temsilcisine kararı gerekçeli olarak tebliğ eder.

Sınır dışı edilme kararı kendisine uygulanmak istenen yabancı bu çerçevede hakkında verilen deport kararının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Burada deport kararına itiraz niteliğindeki bu davayı açabilmek için 7 günlük hak düşürücü süre söz konusudur. Deport kararının kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 7 gün içinde bu davayı açmalıdır. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin vermiş olduğu karar kesindir.

Anayasamızın 16. maddesi gereğince temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7. Protokolünün 1. maddesi yabancıların sınır dışı edilmelerine ilişkin usuli güvenceleri düzenlemektedir. Buna göre; bir devletin ülkesinde kurallara uygun olarak ikamet eden bir yabancı, yasaya uygun şekilde verilmiş bir kararın uygulanması dışında sınır dışı edilemez ve bu durumda bir kimse,

  • Sınır dışı edilmesine karşı gerekçeler öne sürebilme,
  • Durumunu yeniden inceletme,
  • Yukarıdaki amaçlarla, yetkili bir merci önünde veya bu merci tarafından tayin edilecek biri ya da birileri önünde kendini temsil ettirme

hakkını haiz olacaktır. 4. Protokolün 4. maddesi de yabancıların toplu olarak sınır dışı edilmesini yasaklamaktadır.

Ülkemizdeki yabancılar da vatandaşlar gibi kendileri hakkındaki iş ve işlemlerle ilgili olarak başvuru ve dava hakkına sahip bulunmaktadır. Geri gönderme merkezindeki yabancılara  yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır.

İdari gözetim ve alternatif yükümlülüklere karşı başvuru yol ve usulleri 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununda düzenlenmiştir. Kanuna göre:

  • İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir.
  • Başvuru idari gözetimi durdurmaz.
  • Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır.
  • Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir.
  • İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.
  • Elektronik izleme yükümlülüğüne tabi tutulan yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı bu karara karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru yabancının tabi tutulduğu idari yükümlülüğü durdurmaz. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir.

Kanun sınır dışı işlemleri için ise idari yargı yoluna başvurulmasını öngörmektedir: Kanuna göre:

  • Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir.
  • Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır.
  • Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir.
  • Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.

Sınır Dışı Edilecek Yabancıların Masrafları Nasıl Karşılanacaktır?

Sınır dışı edilecek yabancılara ait pasaportlar yahut yabancılara ait diğer belgeler, sınır dışı edilme süreci tamamlanana kadar tutulabileceği gibi sınır dışı etme (deport) işlemlerinde kullanılmak amacıyla yabancılara ait biletler paraya çevrilebilmektedir. Sınır dışı edilecek yabancı kişilerin seyahatlerine ilişkin masrafları ise kendilerince karşılanmalıdır. Seyahate ilişkin masrafı karşılayamayacak durumda olan yabancıların masrafları ise, tamamen ya da eksik kaldığı miktar kadar Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne ait bütçeden karşılanmaktadır. Bu durumda, masrafı bütçeden karşılanan yabancı kişi, karşılanan miktarı geri ödemediği sürece, Türkiye’ye giriş yapamaz. Sınır dışı edilme sürecinde ortaya çıkan masraflar 6183 sayılı Kanun gereğince, amme alacakları niteliğindedir. Bu nedenle bu masrafların maliye veznelerince tahsil edilmelidir.

İzinsiz çalıştırılan yabancılar için ise ayrı bir düzenleme gerçekleştirilmiş olup bu durumda 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun’un  “Çalışma izni bulunmayan yabancıyı çalıştıran işveren veya işveren vekillerine her bir yabancı için beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu durumda, işveren veya işveren vekili yabancının ve varsa eş ve çocuklarının konaklama giderlerini, ülkelerine dönmeleri için gerekli masrafları ve gerektiğinde sağlık harcamalarını karşılamak zorundadır.” şeklinde düzenlenen hükmü uygulama alanı bulacaktır.

Sınır Dışı Etme Deport Kararının Sonuçları

Türkiye’den sınır dışı edilen yabancılar ancak haklarında giriş yasağı kararı alınmamış ise, Türkiye’ye dönebilirler. Kanun’un “ Türkiye’ye giriş yasağı” başlığını taşıyan 9. Maddesi uyarınca, sınır dışı edilen yabancıların Türkiye’ye girişinin GİGM veya valilikler tarafından yasaklanabileceği hükme bağlanmıştır. Giriş yasağının süresi kural olarak 5 yıldır Ancak kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması halinde bu süre, Genel Müdürlükçe en fazla on yıl daha artırılabilir. (m:9/3) Hasılı, ülkeye giriş yasağının üst sınırı 15 yıldır. Bununla birlikte, vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için valiliklere başvuruda bulunması sonucunda hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıların Türkiye’ye giriş yasağı süresi bir yılı geçemez. (m.9/4) Ayrıca, Türkiye’yi terke davet edilen yabancılardan süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir (m.9/5). Yukarıda da ifade edildiği gibi, seyahat masraflarının bir kısmı ya da tamamı GİGM tarafından karşılanan yabancıların Genel Müdürlüğün ödediği masraflar geri ödenmediği müddetçe Türkiye’ye girişine izin verilmeyebilecektir (m.60).

Görüldüğü gibi, ülkeye girişi yasaklanmamış olan kişiler, ülkeye girişe ilişkin mevzuat hükümlerine uygun olarak Türkiye’ye giriş yapabileceklerdir. Yabancı hakkında verilen ülkeye giriş yasağı, GİGM tarafından kaldırılabilecek veya giriş yasağı devam etmekle birlikte belirli bir süre için yabancının Türkiye’ye girişine izin verilebilecektir (m.9/6). Ayrıca, kamu düzeni veya kamu güvenliği sebebiyle bazı yabancıların ülkeye kabulünün Genel Müdürlük tarafından ön izin şartına bağlanması mümkündür (m.9/7). Hakkında ülkeye giriş yasağı bulunmasına rağmen ülkeye girdikleri tespit edilen yabancılar hakkında sınır dışı kararı verilecektir (m.54/1). YUKK’da hakkında sınır dışı kararı verilen yabancılar için sınır dışı kararının farklı sonuçları düzenlenmiştir. Bu bağlamda, Türkiye’ye giriş için geçerli vizesi olan yabancılar hakkında, vizenin geçerlilik süresi içerisinde sınır dışı kararı verilmiş ise, vize iptal edilecektir (m.16/2). Ayrıca, sınır dışı kararı verilen yabancılar bakımından kısa dönem ikamet izni (m.33/1-ç), aile ikamet izni (m.36/1-c) ve öğrenci ikamet izni (m.40/1-ç) verilmeyeceği, verilmişse iptal edileceği, süresi biten izinlerin ise uzatılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Deport Kararına İtiraz Avukat

Deport kararına itirazı bizzat kendiniz veya avukatınız aracılığı ile yapabilirsiniz. Avukat tutacak gücünüz yoksa size devlet tarafından avukat atanır. Uluslararası koruma başvurusunda bulunmuş veya uluslararası koruma statüsünde bulunan yabancılar ücretlerin kendilerince karşılanması suretiyle avukat edinebileceklerdir. Başvurucu ücretini karşılama imkânı bulunmayan yabancılar adli yardımdan faydalanabilmektedir. Yine aynı şekilde sivil toplum kuruluşları tarafından sağlanan danışmanlık hizmetlerinden de faydalanabilecektir.

Yabancılar Ve Uluslararası Koruma Kanunu 81. Maddesinde açıklanmıştır.

Avukatlık Hizmetleri ve Danışmanlık – Madde 81

  • Başvuru sahibi ile uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler, bu Kısımda yazılı iş ve işlemlerle ilgili olarak, ücretleri kendilerince karşılanması kaydıyla avukat tarafından temsil edilebilir.
  • Avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayan başvuru sahibi ve uluslararası koruma statüsü sahibi kişiye, bu Kısım kapsamındaki iş ve işlemlerle ilgili olarak yargı önündeki başvurularında 1136 sayılı Kanunun adli yardım hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır.
  • Başvuru sahibi ve uluslararası koruma statüsü sahibi kişi, sivil toplum kuruluşları tarafından sağlanan danışmanlık hizmetlerinden faydalanabilir.

Deport Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesine

                               Yürütmenin Durdurulması Taleplidir

Davacı: (…Vatandaşı) (Pasaport No:…)

Vekili : Av. Umur Yıldırım

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7 06530 Çankaya/ANKARA

Davalı : Ankara Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü

Konu  : Valilikçe tanzim edilen …/…/2023 tarihli …. sayılı sınır dışı etme kararının öncelikle yürütmesinin durdurulması, akabinde iptali isteminden ibarettir.

Tebliğ Tarihi     : …/…/2023

Açıklamalar

Müvekkilimiz Türkiye’ye yasal bir şekilde giriş yapmıştır. Türkiye’de bakıcılık işi ile uğraşmaktadır. Müvekkilimiz …. isimli kişiye hiçbir şekilde hakaret ve tehdit etmemesine rağmen ceza dosyasında müşteki olarak bulunan kişi müvekkilimizin kendisine hakaret ettiğini ve tehdit ettiği yönünde şikayetçi olmuştur. Müvekkilimiz 3 gün karakolda kalmasının ardından Selimpaşa Geri Gönderme Merkezine getirilerek idari gözetim altına alınmış ve hakkında sınır dışı kararı tesis edilmiştir.

Müvekkilimiz  …. isimli kişiye kesinlikle hakaret ve tehdit etmemiştir. Aksine müvekkilimiz … isimli kişi tarafından tehdit edilmiştir. Ayrıca müvekkilimiz hakaret ve tehdit suçunu işlemediğini karakolda verdiği ifadesinde de açıkça belirtmiştir.

Buna rağmen müvekkilimiz 3 gün göz altında kalmış, ardından Selimpaşa Geri Gönderme Merkezine götürülerek idari gözetim altına alınmış ve hakkında sınır dışı kararı tesis edilmiştir. Ceza soruşturmasının ve yargılamasının sonucu beklenmeksizin, müvekkilimizin işlemediği bir suçtan dolayı hakkında sınırdışı kararı verilmesi insan hakkı ihlali oluşturmaktadır. Zira müvekkilimizin kendisini savunma hakkı elinden alınmış, lehine delil sunma, müdafi yardımından yararlanma haklarını kullanabilmesi mümkün kılınmamıştır. Bu şekilde tabiri caizse yargısız infaz yapılarak müvekkilimiz hakkında idari gözetim tedbiri uygulanarak sınır dışı edilmiştir. Bu husus AİHS madde 6/3 gereğince adil yargılanma hakkının da ihlalini oluşturur.

Müvekkilimizin … isimli kişiyi tehdit etmesi ve dolayısıyla kamu düzeni açısından tehdit oluşturması da mümkün değildir. Müvekkilimizin üzerine atılı suçlamayı kabul etmemekle birlikte böyle bir durumun olduğu düşünülse dahi hakaret suçunun kamu düzeni açısından tehdit oluşturabilmesi mümkün olmayacağı ve müvekkilimiz hakkında sınır dışı kararı tesis edilmesinde ve idari gözetim altına alınmasında herhangi bir yarar olmadığı da açıkça ortadadır

Öte yandan, müvekkilimizin …. ülkesinde bakmakla yükümlü olduğu ailesi mevcuttur. Türkiye’de kazanç elde ederek …..’daki yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir. Bu sebeple bütün bu hususlar da göz önüne alınarak müvekkilimiz hakkında sınır dışı edilmesi yönünde verilen kararın İPTALİNİ talep ederiz.

İnsan haklarına saygılı devletler, temel bireysel hak ve özgürlükleri derinden etkileyen sınırdışı etme kararlarını alırken ve bunları uygularken uluslararası hukuka ve uluslararası hukukun dayanağı olan evrensel standartlara uygun hareket ederler. Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90/V. maddesine 2004 yılında eklenen hükmü dikkate aldığımızda, Türkiye’de sınırdışı etme kararı uygulanırken sınırdışı etmeye ilişkin temel iç hukuk düzenlemelerinin yanı sıra başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini Ek Protokolleri ve bunların uygulayıcısı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını da dikkate almak mecburiyeti söz konusudur.

Müvekkilimizin usulüne uygun bir şekilde Türkiye’ye girdiği açıktır. Dosya arasında her ne kadar …. isimli kişiye hakaret ettiği ve tehdit ettiği iddia edilse de böyle bir durum söz konusu değildir. Zira devam eden söz konusu soruşturmanın akıbetinin sorulması gerekmektedir. Hal böyle iken müvekkilimizin kamu düzeni için tehdit oluşturabilmesi mümkün değildir. Öte yandan tüm dosya kapsamında müvekkilimizin tehdit ve hakarette bulunduğuna dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Hakaret ve tehdit yönünden devam eden soruşturmanın akıbeti beklenmeden, müvekkilimizin suçlu olduğu henüz sabit değilken ve müvekkilimiz hakkında varsayımlara dayalı olarak hiçbir somut olgu mevcut değilken hukuka aykırı bir şekilde sınır etme kararı tanzim edilmiştir.

Öte yandan müvekkilin tam olarak hangi eylemleri ile kamu güvenliği, kamu düzeni veya kamu sağlığı için tehdit oluşturduğu da somut bir şekilde ortaya konamamıştır. Müvekkilin kamu güvenliğini ve düzenini tehlikeye sokan herhangi bir davranışı söz konusu değildir. Bununla birlikte müvekkilin yapılan sağlık muayenesinde kamu sağlığını tehlikeye sokacak bulaşıcı bir hastalık da tespit edilmemiştir. Hal böyle iken müvekkilimizin sınırdışı edilmesi hukuka aykırıdır. Ancak, müvekkil hakkında gerçeğe aykırı ve soyut bir isnada ve varsayıma dayanılarak idari işlem tesis edilmiştir. Bu idari işlem müvekkilimin mağduriyetine neden olmaktadır.

Tüm dosya kapsamından görüleceği üzere müvekkilimiz hiçbir ilgi ve alakası yokken hakaret ve tehditle suçlanmış, bu hususta kendisine savunma hakkı verilmemiş, lehine olan delilleri sunma, müdafi yardımından yararlanma hakkı elinden alınmıştır. Henüz suçlu çıkacağı kesin olmayan bir dosyada masumiyet karinesi göz ardı edilerek kendisini savunamadan hakkında sınır dışı kararı tesis edilmiştir. Tüm bu sebeple Valilikçe tanzim edilen ../…/2021 tarihli …. sayılı sınır dışı etme kararının iptali amacıyla sayın mahkemenize başvurmak zorunluluğu hasıl olmuştur.

Deliller: Müvekkile ait Selimpaşa Geri Gönderme Merkezi Dosyası, Müvekkilimizin kollukta verdiği ifadesi, Müvekkilimiz hakkında tehdit ve hakaret yönünden başlatılan soruşturma dosyası ve her türlü yasal delil.

Sonuç ve İstem: Yukarıda arz ile izah edilen ve sayın mahkemenizce nazara alınacak sair nedenlerle müvekkil hakkında hukuka aykırı bir şekilde Ankara Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından tesis edilen ../…/2023 tarihli …. sayılı sınır dışı kararının öncelikle yürütmesinin durdurulmasına, akabinde ilgili kararın iptaline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

        Davacı Vekili

   Av. Umur Yıldırım

X
kadim hukuk ve danışmanlık