0 (312) 911 9553
·
info@kadimhukuk.com.tr
·
Pzt-Cuma 09:00-18:00
Danışmanlık

Ceza Davalarında Kanun Yararına Bozma (CMK 309)

11kanun yararina bozma

Kanun yararına bozma, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen, ancak hukuka aykırılıklar bulunan karar ve hükümlerin bozulması istemiyle Adalet Bakanlığı tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurulması olağanüstü kanun yoluna denir. (CMK 309/1. madde). Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Olağanüstü Kanun Yolları” başlıklı üçüncü kısmında ve 309. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun yoluna, hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümler için gidilebilmektedir. Bu kanun yolu ile amaçlanan kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkları gidermek ve kanunların ülke içinde eşit bir şekilde uygulanmasını sağlamaktır. Kadim hukuk ve danışmanlık olarak kanaatimiz, kanun yararına bozmanın kesin hükmün otoritesini sarsan bir etkiye sahip olması nedeni ile bu yola başvurunun, giderilmesinde çok büyük fayda olan aykırılıklar bakımından ve başvurunun sanık aleyhine sonuç doğurmaması koşullarının varlığı halinde mümkün olduğudur. Kanun yararına bozma başvurusuna konu edilebilecek bazı ceza mahkemesi kararlarına şu örnekler verilebilir:

  • İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeyen her türlü ceza mahkemesi kararı
  • Örnek olarak hükmolunan adli para cezası 4 bin Türk Lirası veya daha az ise istinaf kanun yoluna başvurulamayacak ve hüküm kesinleşecektir. Bu durumda kararın Kanun yararına bozmaya konu edilmesi mümkündür.
  • Kesinleşen HAGB kararı aleyhine
  • Ağır Ceza Mahkemesi‘nin infaz ile ilgili verdiği kesin nitelikteki kararları
  • Savcılığın takipsizlik kararına yapılan itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen itirazın reddi kararına karşı
  • Cumhuriyet savcısının iddianamenin iadesine itiraz etmesi üzerine itirazı incelemeye yetkili merciin itirazın reddi kararına karşı
  • Yargılamanın yenilenmesi başvurusunun reddine itiraz edilmesi üzerine yerel mahkemenin verdiği kesin nitelikteki karara karşı

Ayrıca, dikkate değerdir ki CMK 309. maddeye konu kararların istinaf veya temyiz kanun yolundan geçmeden kesinleşmesinin nedeni, CMK m.272/3’e ve m.286/2’ye göre kesinleşmiş olmaları veya bu yollara gidilebileceği halde sürenin kaçırılması veya istinaf ve/veya temyiz kanun yollarına başvurulmaması gösterilebilir. Bununla birlikte; hüküm istinaf veya temyiz aşamasında kesinleşmişse, bu hükme karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyecektir.

kanun yararina bozma 309 cmk
kanun yararina bozma 309 cmk

Kanun Yararına Bozma Nedir?

Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma, istinaf ve temyiz olağan kanun yollarından geçmeden kesinleşen kararlar için gidilebilecek bir yoldur. Kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunda; hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde, esasa ya da usule ilişkin hükme etkili bir hukuka aykırılık bulunması gerekmektedir. Kanun yararına bozma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. CMK 309. maddenin gerekçesi de belirtildiği üzere bu maddenin konulmasındaki amaç şu şekildedir:

Olağanüstü temyiz de denilen bu kanun yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş bulunan kararlarda, gerek maddî hukuka ve gerek usul hukukuna ilişkin aykırılıkların giderilmesi için başvurulabilir. Böylece kanunun eşit uygulanması ve sanığın aleyhine olmamak koşuluyla, hukuka aykırılıkların, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amaçlanmıştır.

Kanun Yararına Bozma CMK 309. maddede şu şekilde düzenlenmiştir:

(1) Hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.

(3) Yargıtay’ın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

(4) Bozma nedenleri:

a) 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.

b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.

c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.

d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.

(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.

Kanun Yararına Bozma Başvurusu Nasıl Yapılır?

Kanuni düzenlemeden anlaşıldığı üzere, kanun yararına bozma başvurusu yapma yetkisi Adalet Bakanlığı’na aittir. Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 41. Maddesinin (c) bendi gereğince kanun yararına bozma yoluna başvurma yetkisi Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Adalet Bakanlığı’nın yanında yargılama devam ederken bu yola başvuru yetkisinin verildiği bazı ilgililer şöyledir:

  • Cumhuriyet savcısı,
  • Sanık,
  • Mahkeme,
  • Şikayetçi,
  • Müdahil,
  • Hâkim.

Adalet Bakanlığınca, hukuka aykırılık ilgililerin Adalet Bakanlığına ilgili hükmün kanun yararına bozma yoluna başvurulması için nedenleri ile birlikte talepte bulunmaları sonucunda öğrenilebilir. Cumhuriyet savcısı, sanık, hükümlü veya katılanlar da bu olağanüstü kanun yolunu kullanması için Adalet Bakanlığına talepte bulunabilir. Adalet Bakanlığı ya kendiliğinden ya da kendisine yapılan ihbarı dikkate alarak kanun yararına bozma yoluna da gidebilir.

Adalet Bakanlığı, karar veya hükümde bir aykırılık olduğunu öğrendikten sonra o kararın veya hükmün Yargıtay tarafından bozulması talebini, hukuki nedenlerini de belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı yazılı olarak bildirilen nedenleri aynen içeren, ilgili hükmün bozulması talebini içeren yazısını Yargıtay ilgili ceza dairesine verir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Adalet Bakanlığının istemi üzerine, Yargıtay nezdinde kanun yararına bozma başvurusu yapmama imkânı yoktur. Adalet Bakanlığından istem geldiğinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bu yola başvurulması zorunludur.

Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma birimine buradan ulaşabilirsiniz. https://cigm.adalet.gov.tr/Home/BirimDetay/30

kanun yararina bozma nedir
kanun yararina bozma nedir

Kanun Yararına Bozma Nedenleri

Kanun yararına bozma nedenleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda hukuka aykırılık bulunması yeterli görülmüş, başka bir nedene gerek duyulmamıştır. Karar veya hükümdeki hukuka aykırılık esasa ya da usule ilişkin olabilir. Bu olağanüstü kanun yolunun düzenlenmesinin amacı kesinleşmiş bulunan hukuka aykırı kararlarda,

  • Ya maddi hukuka
  • Ya da usul hukukuna

ilişkin aykırılıkların giderilmesi olduğundan, hukuka aykırılık yeterlidir. Kanunda bu sebeple bozma nedenleri sınırlı olarak belirtilmemiştir. Kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi için hukuka aykırılığın ciddi bir boyutta olması gerekir. Kesin hüküm niteliğindeki kararların önemsiz, küçük sebeplerle bozulmasına imkan yoktur. Aksi halde kesin hükmün bir değeri kalmayacaktır. Kanun yararına bozma kanun yolu, karar veya hükümdeki hukuka aykırılıklara karşı başvurulan bir yol olduğundan, hakimin vicdani kanaatine ilişkin hususlar, örneğin delilleri takdir ederek suçun hukuki nitelendirmesini yaptığı haller, ortada herhangi bir hukuka aykırılık olmadığından kanun yararına bozmaya konu olmaz.

Kanun Yararına Bozma Yoluna Başvurulabilecek Kararlar

Kanun yararına bozma yoluna başvurulabilecek bazı mahkeme kararlarına örnek olarak şu kararlar verilebilir:

  • Ağır Ceza Mahkemesinin Kararları: Ağır ceza mahkemesinin infaz hâkimliğince verilen cezalara ilişkin kişi itirazda bulunabilir. Bu itirazın üzerine mahkemece kesin nitelikte karar verir. Bu karara ilişkin de kanun yararına bozmaya başvurulabilir.
  • Kanun Yararına Bozmada Dosyanın Temyiz veya İstinafa Gidip Gitmemesi: mahkeme kararı verildikten sonra kişi temyiz veya istinaf hakkını kullanmadığı durumlarda kanun yararına bozma gündeme gelebilir.
  • Yetkisizlik Kararının Kaldırılması Kararının Reddine İtirazın Reddedilmesi: Dosyanız ile alakalı mahkeme tarafından verilmiş olan yetkisizlik kararına karşı itiraz edilip, itirazınızın da reddedilmesi sonucu kanun yararına bozma yoluna gidilebilmesi mümkündür.
  • Yetkisizlik Kararının Kaldırılması Kararının Reddine İtirazın Reddedilmesi: Dosya ile alakalı yetkisizlik kararı verilmiş ise ve daha sonrasında bu karara ilişkin itirazda bulunulup red cevabı alınması durumunda kanun yararına bozmaya başvurulabilir.
  • İddianamenin Reddine Dair İtirazın Reddedilmesi: savcılığın hazırlamış olduğu iddianamenin hâkimlik tarafından reddedilmesi durumunda savcılık bu iadeye itirazda bulunabilir. Bu itirazın da reddedilmesi durumunda yine kanun yararına bozmaya başvurulabilmesi mümkündür.
  • Cumhuriyet Savcısının İddianamenin İadesine İtiraz Etmesi: cumhuriyet savcısının dosyanız ile alakalı kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermesi durumunda kişi bu karara itiraz için sulh ceza mahkemesine başvurabilir. Bu başvurunun reddedilmesi durumunda kişi kanun yararına bozma yoluna gidebilir.
  • Yargılanmanın Yenilenmesi Kararına İtirazın Reddi: Yargılanmanın yenilenmesi için yapıla başvuruların yerel mahkeme bakımından kesin hüküm ile reddi durumunda kanun yararına bozma yoluna gidilebilmesi mümkündür.
  • İcra Ceza Mahkemesi Kararları: İcra ceza mahkemesi karar verip, kişi istinaf veya temyize gitmezse bu kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilebilmesi mümkün olacaktır.
  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması: Bu kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilebilmesi mümkündür.

Kanun Yararına Bozma Yoluna Başvurulamayacak Kararlar

  • Hükümden sonra ortaya çıkan veya hükme kadar mahkemenin bilgisine sunulmayıp, sonradan bildirilen nedenlere dayanılarak kanun yararına bozma istenemez.
  • Hükmün kesinleşmesinden sonraki kanun değişikliklerinin lehe olduğu gerekçesiyle bu yola başvurulamaz.
  • Olağan kanun yolları olan istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen kararlar için bu yola başvurulamaz.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.01.2016 tarihli ve 2016/4 sayılı kararına göre hakim veya mahkemenin verdiği karar, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşse bile, aşağıdaki hallerde kanun yararına bozma başvurusu yapılamaz:

  • Hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar,
  • Mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları,
  • Takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.

Yargıtay’ın İncelemesi ve Kararı

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının görevi, karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtay’ın ilgili ceza dairesine vermek suretiyle kanun yararına bozma davasını açmaktan ibarettir. Yargılama görevini Yargıtay’ın ilgili dairesi yapar. Daire önce kanun yararına bozma davasının kabul edilebilir olup olmadığı sorununu çözer, kabul edilebilir görürse yargılamayı duruşmasız yapar. Yargılama sadece ileri sürülen noktalarda yapılır. Bozma sebeplerinin varlığı kabul edilirse karar kanun yararına bozulur. Aksi halde dava reddolunur. Kanunda belirtilen hallerde Yargıtay hükmü bozarak ıslah eder.

Kanun yararına bozma başvurusu üzerine, Yargıtay ilgili ceza dairesi inceleme yapar. Bu inceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır. İnceleme neticesinde Yargıtay’ın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. (CMK m.309/3)

Bozma nedenleri (CMK 309/4):

  • 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.
  • Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.
  • Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.
  • Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.

Yargıtay’ın Bozma Kararının Etkisi

Kanun bozma kararının etkisini bozulan kararın türüne göre farklı şekilde düzenlemiştir.

  • Bozma, Kanunun 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulan (yargıç veya) mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir. Uyuşmazlığın esasını çözmeyen mahkeme kararlarının, örneğin durma kararının bozulması ilgililerin aleyhine sonuç doğurabilmektedir. Nitekim bu hallerde esas mahkeme muhakemeye kaldığı yerden devam edecek, yeniden yapacağı inceleme ve araştırmaların sonucuna göre son kararı verecektir. Bu karar mahkûmiyet kararı da olabilir. Ayrıca, dikkate değerdir ki, sanık lehine olan bir kararın bozulmasının sanık aleyhine de sonuç doğurması, esas itibariyle “kanun yararına” kabul edilen bir kanun yolunun amaçlarına ve ilkelerine aykırıdır.
  • Bozma, mahkûmiyet hükmünün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren yargıç veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hükümle verilen ceza önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz. Bu hallerde Yargıtay ceza dairesinin bozma kararına karşı direnilemez.
  • Bozma, davanın esasını çözen, ancak mahkûmiyet dışındaki bir hükme (beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbirine hükmedilmemesi hükmüne) ilişkin ise, aleyhe sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.

Bozma nedeni daha önce mahkûm olan kimsenin cezasının tamamen ortadan kaldırılmasını veya hükümlüye daha az ceza verilmesini gerektiriyorsa, Yargıtay’ın ilgili ceza dairesi, cezanın kaldırılmasına veya verilmesi gereken daha az cezaya doğrudan hükmeder. Başka bir deyişle, bu hallerde bozmadan sonra gerekli kararın verilmesi esas mahkemeye bırakılmamış, bunu Yargıtay’ın vermesi, yani aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilen kararı ıslah etmesi kabul edilmiştir. Yargıtay’ın vereceği kararlar uyulması zorunlu kararlardır. Dolayısıyla bu hallerde esas mahkeme yeniden yargılama yapamaz.

Kanun Yararına Bozma Kararı İnfazı Durdurur Mu?

Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma, olağan kanun yollarından geçmeden kesinleşen hükmün infazını kendiliğinden durdurmaz. İnfazın durdurulması için kararı veya hükmü veren mahkemeden talepte bulunulması gerekmektedir. Yine yargılamanın yenilenmesi kanun yoluna benzer olarak, talebe konu kararın infaz edilmiş olması kanun yararına bozma yoluna gidilmesine engel değildir. Bunun yanında talebi inceleyecek olan ilgili Yargıtay ceza dairesinden de infazın durdurulması talep edilebilir. Talebin sonucunda infazın durdurulması kararı verilirse infaz duracaktır, aksi halde infazın kendiliğinden durması mümkün değildir.

Kanun yararına bozma niteliği gereği olağanüstü bir kanun yolu olduğu için kesinleşen hükmün infazını kendiliğinden durdurmayacaktır. İnfazın durdurulması için kararı veya hükmü veren mahkemeden yada talebi inceleyecek olan ilgili Yargıtay Dairesinden infazın durdurulması için talepte bulunulması gerekmektedir. Talep sonucunda infazın durdurulması kararı verilir ise infaz ancak o aşamada duracaktır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın Kanun Yararına Bozma Başvurusu

Kanun Yararına Bozma kural olarak Adalet Bakanlığı tarafından başvurulabilen, olağanüstü bir kanun yoludur. Kanun koyucu bu genel kurala bir istisna getirerek CMK m. 309/4/d’ye giren hallerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın kendiliğinden bu yola başvurmasına imkan tanımıştır.

İstinaf ve temyiz incelemesinden geçmemiş olan kararın bozularak, hükümlünün cezasının kaldırılması veya daha hafif bir cezanın verilmesi gerekiyorsa Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da doğrudan kanun yararına bozma yoluna başvurabilecektir. (CMK m. 310/1) Ancak daha önce aynı karar için Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulmuşsa, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından başvurulması artık hukuken mümkün değildir. Nitekim kanun koyucu CMK madde 310/2’de bu hususu yasaklamıştır.

CMK 310 madde hükmü şu şekildedir:

  1. 309 uncu maddede belirtilen yetki, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (d) bendindeki hâllere özgü olmak üzere ve kanun yararına olarak re’sen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından da kullanılabilir.
  2. 309 uncu madde gereğince Adalet Bakanlığı tarafından başvurulduğunda bu yetki, artık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından kullanılamaz.”

Direnme Yasağı

Kanun koyucu olağan kanun yolu olan temyizde direnmeye imkân tanımışsa da, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma incelemesi sonucunda verilen bozma kararlarına karşı direnilememesini kabul etmiştir. Bu hüküm CMK m. 309/5’te düzenlenmiştir:

(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.”

Ancak bu direnmeme mahkemenin ilk kararını verememesi şeklinde düşünülmemelidir. Yani ceza dairesinin bozma kararı kendisine geldiğinde mahkeme direnme kararı veremez. Ancak uyma kararından sonra vereceği kararda eski kararını tekrarlayabilir.

Kanun Yararına Bozma Dilekçesi Örneği

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne

Gönderilmek Üzere

Ankara … Asliye Ceza Mahkemesine

ESAS NO     :

KARAR NO :

KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNDE BULUNAN

HÜKÜMLÜ: … (T.C.: …)

VEKİLİ         : Av. Umur YILDIRIM

SUÇ                :

HÜKMÜ VEREN

KONU             : Kanun Yararına Bozma İstemimize İlişkindir.

AÇIKLAMALAR

  1. Müvekkilimiz Ankara … Asliye Ceza  Mahkemesi’nin … tarih ve 2020/… Esas, 2022/… Karar sayılı kararıyla … yıl hapis cezasına mahkum olmuş ve verilen mahkumiyet kararı istinaf edilmeden kesinleşmiştir.
  2. Dosya kapsamında anılan suçun unsurları oluşmamıştır. Müvekkilimizin beraatı gerekirken hakkında ceza verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Bu nedenle kanun yararına bozma istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurulması adına tarafınıza başvurma zaruretimiz hasıl olmuştur.
  3. Ankara … Asliye Ceza Mahkemesinin …/…/…. tarihli ve 2020/… Esas, 2022/… Karar sayılı kararı usule ve esasa aykırıdır. Şöyle ki:

HUKUKİ NEDENLER: 5271 sayılı CMK m. 309, 310 ve  ilgili mevzuat.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, müvekkilimiz hakkında verilen hükmün kanun yararına bozulması gerektiğinin kabulü ile gereğinin yapılmasını arz ve talep ederiz…/…/…

                 Kanun Yararına Bozma Talep Eden Vekili

                                 Av. Umur YILDIRIM

Kanun Yararına Bozma Emsal Yargıtay Kararları

2. Ceza Dairesi 2018/2811 E. 2018/7081K.

  • Kanun Yararına Bozma

5271 Sayılı Kanun’un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17.04.2015 tarihi itibariyle duran zamanaşımının 14.02.2017 tarihinde kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 14.03.2016 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığa atılı suçun gerektirdiği cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/4 maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, sanığın sorgusunun yapıldığı 18.10.2007 ile hükmün açıklandığı 24.10.2017 tarihleri arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (NAZİLLİ) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 24.10.2017 gün ve 2017/62 E., 2017/611 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; açılan kamu davasının, CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezanın kaldırılmasına, 30.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


1. Ceza Dairesi 2017/1663 E. 2018/184 K.

  • Kanun Yararına Bozma

Kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkındaki hırsızlık ve enerji nakli veya haberleşmeyi sağlayan tel hırsızlığı suçlarından hükümlü …`in cezasını infaz ettiği Tekirdağ Açık Ceza İnfaz Kurumundan firar etmesi sebebiyle anılan Kurum Disiplin Kurulu Başkanlığının 25/05/2016 tarihli ve 2016/179 sayılı Kararı ile verilen 12 gün hücreye koyma cezasının hükümlü tarafından şikayet edilmeksizin 10/06/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, Tekirdağ 2. İnfaz Hâkimliğinin 22/06/2016 tarihli ve 2016/770 esas, 2016/791 sayılı Kararı ile onanmasının ardından, 29/06/2016 – 11/07/2016 tarihlerinde infazını müteakip,

hükümlünün disiplin cezasının kesinleşmesi ile infazına başlanması arasındaki sürenin disiplin cezasının kaldırılması için gerekli süreden sayılmasına yönelik talebinin reddine dair Tekirdağ 2. İnfaz Hâkimliğinin 15/03/2017 tarihli ve 2017/165 esas, 2017/451 sayılı Kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/04/2017 tarihli ve 2017/502 değişik iş sayılı Kararı ile ilgili olarak;

Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/04/2017 tarihli ve 2017/502 değişik iş sayılı Kararının kesin olması nedeniyle söz konu karar usulünce kaldırılmadan aynı konu hakkında yeniden karar verilemeyeceğinden sonraki Kırklareli İnfaz Hâkimliğinin 11/04/2017 tarihli ve 2017/709 esas, 2017/746 sayılı Kararı hukuken yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01/10/2009 tarihli ve 2007/18669 esas, 2009/12712 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 48/4-f maddesi gereğince, disiplin cezasının infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasına ve iyi halin kazanılmasında 1 yıllık süre geçmesi gerektiği,

5275 sayılı Kanunun 48/3-b maddesi gereğince, Disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilmeden yararlandırılmayacağının hükme bağlandığı, hükümlünün hücreye koyma disiplin cezasının kesinleşme tarihi olan 10/06/2016 tarihinden itibaren infaz edilmeye başlanması halinde 21/06/2016 tarihinde infazının tamamlanacağı ve infaz edilen disiplin cezasının 21/06/2017 tarihinde kaldırılabileceği halde, anılan disiplin cezasının infazına hükümlüden kaynaklanmayan nedenle 29/06/2016 tarihinde başlanılmış olması esas alınarak itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü`nün 03/07/2017 gün ve 94660652-105-59-5617-2017-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/04/2017 tarihli ve 2017/502 değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı CMK`nun 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


5. Ceza Dairesi 2017/6890 E. 2018/20 K.

  • Kanun Yararına Bozma

Basit cinsel saldırı, silahla tehdit ve hakaret suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, eylemin nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçu kapsamında kalıp kalmayacağına ilişkin değerlendirmenin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Almus Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2017 tarihli ve 2016/99 esas, 2017/27 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/04/2017 tarihli ve 2017/381 değişik iş sayılı kararının;

Dosya kapsamına göre, katılanın aşamalardaki beyanında, eşi olan sanık ile tartıştıklarını, tartışma esnasına eşinin kendisine karşı tehdit ve hakaret içerir sözler söylediğini bunun üzerine yatak odasına giderek yattığını, akabinde sanığın içeriye gelerek cinsel ilişkiye girmek istediğini söylediğini ve üzerine çullandığını, kendisinin ilişkiye girmek istemediğini söyleyerek odadan çıkmaya kalkıştığını, bunun üzerine sanığın seni zorla sinkaf edeceğin demek suretiyle kapıyı kilitlediği ve kendisini yatağa yatırdığı, bunun üzerine bağırmaya başlayınca müşterek çocuklarının oda camını kırdığını ve olayın bu şekilde sonlandığını iddia ettiği, tarafların müşterek çocuğunun tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde annesinin bağırma seslerini duyması üzerine odanın camını kırdığı şeklindeki bu iddiaları doğrular yöndeki anlatımları hep birlikte değerlendirildiğinde eylemin nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs olup olmadığı yönündeki değerlendirmenin üst dereceli mahkeme olan ağır ceza mahkemesine ait olduğu dikkate alınmaksızın, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulü ile görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli, 28/11/2017 gün ve 94660652-105-60-9423-2017-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile … 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28/04/2017 tarihli ve 2017/381 Değişik İş sayılı Kararın CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 08/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sıkça Sorulan Sorular

Kanun yararına bozma, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen, ancak hukuka aykırılıklar bulunan karar ve hükümlerin bozulması istemiyle Adalet Bakanlığı tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurulması olağanüstü kanun yoluna denir. (CMK 309/1. madde).

Olağanüstü kanun yollarından biri olan kanun yararına bozma, Adalet Bakanlığı'nın başvurusu ile yapılabilir. Adalet Bakanlığı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na hukuka aykırılıkları olan karar ya da hükümler için başvurabilir. Hukuka aykırılıkların ciddi dayanaklarının olması bu başvuru sırasında dikkate alınır.



Avatar
1990 yılında Kırıkkale’de doğan Umur Yıldırım, orta öğrenimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı burs ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur. Halen tam burslu olarak Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü-Kamu Hukuku Bölümünde yüksek lisansına devam etmekte olan Umur Yıldırım, Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun kurucusudur.
Yorum Yazın