İban Kiralama Suçu ve Cezası

iban kiralama

İban kiralama esasında banka hesabı kiralama şeklinde oluşur. İban kiralama, TCK 158’de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluştur. Cezası 3 yıldan 10 yıla hapis cezasıdır. Ancak iban kiralama suçu oluşabilmesi için failler arasında fikir ve eylem birliğinin, maddi yararın ve kanunun aradığı diğer unsurların olması gerekmektedir. Banka hesabı kiralama suçu, kişinin bir başka kişiye para çekip yatırdığı banka hesabını belirli aralıklarla kullandırması yani kiraya vermesine denir. Bu durum kişilerin yakalanma ihtimalini de düşürmektedir. Nitekim olası bir şikayette savcılık sadece hesap sahibi hakkında soruşturma başlatacak ve asıl faile ulaşılamayacaktır.

Bu kiralama sürecinde, hesap sahibi bilgilerini üçüncü bir kişiye devrederek, bu kişinin hesap üzerinde tam yetki sahibi olmasını sağlamaktadır. Hukuk açısından resmi bir dayanağı olmayan bu durum, gerçek hesap sahibiymiş gibi bir izlenim uyandırarak çeşitli sorunlara yol açmaktadır. Banka hesabı kiralama suçu genellikle şu şekilde oluşmaktadır:

  • Hesabını kiralayan kişi ,maddi menfaat veyahut başka sebepler için hesabını başkasının kullanmasını kabul eder.
  • Bu kiraya verme kararı sonrasında hesap sahibi şifre bilgisi, IBAN bilgisi ve sanal bankacılık şifresi gibi sahibini ilgilendiren bilgileri üçüncü kişilere aktarır.
  • Akabinde bu hesap üzerinden para akışları yapılmaktadır.

Banka hesabınızı sizden başka bir başkasına kullandırma; eğer ki bu hesap dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılırsa, TCK 158. madde kapsamında ağır cezalarla sonuçlanabilecek durumdur. Kanunda yer alan “dolandırıcılık suçunun nitelikli halinden” yargılanabilirsin. Banka hesabı kiralama suçu cezası 3 yıldan başlayıp 10 yıla kadar hapis ve elde edilen menfaatin iki katı adli para cezası şeklindedir. Banka hesabı kiralama suçu cezası son derece ağır ve memuriyete engeldir. Bu yargılama sürecinde doğru hukuki adımlar atılırsa, cezalarda indirim veya beraat alabilmek mümkün olacaktır. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda “İban Kiralama Suçu ve Cezası” bahsedeceğiz.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

İban Kiralama Suçu Nedir?

İban kiralanması, kişinin belirli bir ücret karşılığında kendisine ait hesabın kullanımını bir başkasına devretmesidir. Kiralama işlemi kapsamında üçüncü kişi ya da başka kişiler bu hesaba para gönderebilir ya da para çekebilir. Ancak iban kiralamada kimi dolandırıcılık çeşitleri yapılmaktadır. Bunlardan birisi de dolandırıcılık yapan kişinin, telefonla arayarak “Hesaplarınızı geçici olarak kullanımını devralmak istiyoruz. Her şey yasal ve herhangi bir risk içermemektedir.” Şeklinde açıklamalar yapmasıdır.

Banka hesabının asıl sahibi dışında başka bir kişiye kullandırılması dolandırıcılık faaliyetlerine yarar sağlıyorsa; işbu fiil TCK’nın 158. maddesi “l” hükmü uyarınca failin cezalandırılması ile sonuçlanabilecektir. Nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilen banka hesabı kiralama  faaliyetleri alt sınırı 4 yıl olmak üzere 10 yıla kadar hapis cezası ve suçtan elde edilen menfaatin iki katından fazla adli para cezası uygulanması ile cezalandırılacaktır. Bir tür dolandırıcılık hali olarak öngörülmüş banka kiralama suçu aynı zamanda memuriyete engel oluşturabilecek bir suçtur. İlgili bu suçun yargılaması sürecinde doğru hukuki adımlar atılması halinde cezada indirim ve beraat kararı alınabilir.

Teknolojik gelişmelerin akabinde ortaya çıkan bir suç türü olarak iban kiralama suçu, özellikle suç örgütlerinin dolandırıcılık faaliyetlerini daha kolay gerçekleştirmesi amacıyla geliştirdiği bir mekanizmadır. Bu suçta failler kendilerini perdeleyerek asıl suçlunun  tespitini geliştirdikleri çok katmanlı sistemleriyle engellemektedir ve bu durumda doğru hukuku yolların izlenmemesi nedeniyle suçlunun cezalandırılmasını engellemektedir.

İban kiralanmasında kişiler eskiden var olan  hesaplarını kiralayabildiği gibi yeni bir hesap açıp onu da kiralayabilir. Ancak dolandırıcılık banka hesabınızın kartını da onlara teslim etmenizi talep edebilir. Bunun dışında dolandırıcıların bankaya kadar sizi götürüp kira bedelini ödemeleri de mümkündür. Bununla birlikte banka hesabında kayıtlı sim kartın dolandırıcıların eline geçmesi halinde, yasadışı faaliyetler yaptıkları da görülmektedir. Banka hesabının asıl sahibi, dolandırılmasının yanı sıra kiralayan kişinin başkalarını dolandırması halinde suça elverişli bir ortam hazırladığından suçlanabilir. Dolandırıcıların tercih ettikleri yöntemler şu şekilde sıralanabilir:

İban kiralama suçu şekilde oluşur;
  • Yasal internet siteleri üzerinden (Arabalar ya da emlak siteleri gibi) iletişime geçmek,
  • Sosyal medya platformları (Facebook, İnstagram gibi) üzerinden iletişime geçmek,
  • Sahte ilanlar vermek,
  • Sahte burs ilanı vermek,
  • Sahte yatırım önerilerinde bulunmak,

banka hesap kiralama sucu nedir
banka hesap kiralama sucu nedir

Banka Hesabı Nedir?

Banka hesapları; kişilerin bankaya başvurmaları ile bankanın kişiye tahsis ettiği finansal hesaplardır. Çeşitli türleri olan banka hesaplarının açılması için Türk hukukunda kişinin reşit olması yani 18 yaşını doldurması gerekmektedir. Banka hesabında para transferleri yapılırken karışıklık oluşmaması için hesap numarası zorunluluğu getirilmiştir. Bu durum ilk Avrupa Birliği’ndeki ülkelerde çıkmış olmasına rağmen günümüzde tüm dünyaya yayılmıştır. Bankaların hesap numaralarına IBAN (International Bank Account Number) yani Uluslar arası Banka Hesap numarası adı verilir. Bu hesap numaralı çok haneli olup başlangıcında ülkelerin kodu (Türkiye’ninki TR) yer almaktadır. “TR112222234444444444444444” şeklinde İBAN örneği üzerinden baktığımızda, TR yazan ilk iki hane ülke kodunu içermektedir. Ardından gelen 2 hane ise kontrol basamakları, sonraki 5 hane ise banka kodunu oluşturur. Her banka hesabının yalnızca bir tane IBAN numarası bulunmaktadır. Banka hesaplarının çeşitli türleri bulunmaktadır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Şahsi hesaplar ve yabancı hesaplar,
  • Özel hesaplar ve başkalarına ait hesaplar,
  • Bloke konulmuş hesaplar,
  • Rehin konulmuş hesaplar,
  • Vadeli hesaplar,
  • Vadesiz hesaplar,
  • Müşterek hesaplar vs.

Banka hesabını belirli bir çıkar karşılığında başka birinin kullanımına sunmak TCK bakımından nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır. Yine 5549 Sayılı Kanun’un 15. maddesi uyarınca, bu suçun temel amacı, vergi mükelleflerinin başkaları adına açılan banka hesapları üzerinden vergilendirilmemiş gelir elde etmelerinin önüne geçmektir. Bahsi geçen kanun maddesi kapsamında, bu suç işlendiğinde altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası uygulanabilir. Eğer hesap sahipleri, hesabın üçüncü şahıslar tarafından kullanılmaya başlandığını bankaya bildirirlerse, bu cezai yaptırımdan muaf tutulabilirler. Ayrıca vurgulamak gerekir ki, banka hesabını üçüncü şahıslara bırakmak, sadece yukarıda bahsedilen suçla sınırlı kalmayıp, Türk Ceza Kanunu‘nda belirtilen birçok ciddi suçun da yaptırımlarına maruz bırakabilir.

İban kiralama suçu nitelikli dolandırıcılık (TCK md. 158/1-f: “Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması) olarak değerlendirildiğinde cezası üç yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır. Genellikle hapis cezasına ek olarak para cezası da verilmektedir. İban kiralama suçunun da cezası üç yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır.

İban Kiralama Suçu Cezası

Belli bir menfaat karşılığında bir başkasına kullandırılan banka hesapları elde edilen paranın suçun mağdurundan suçun faillerine aktarılması düzeneğiyle belli suç tiplerinin oluşmasına sebebiyet vermektedir. İban kiralama suçu cezası dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ve elde edilen menfaatin iki katından fazla adli para cezasıdır.

İban kiralanması; kişiye özel banka hesabının belirli bir ücret karşılığında periyotlar halinde bir başkasının kullanımına tahsis edilmesidir. Bu kiralamalar periyodik olabilir. Periyodik kiralamalar, günlük ya da haftalık olarak ayarlanabilir. Banka hesabının sahibi bilgilerini bankanın dışında bir kişiye aktararak, onun kullanımına hesabını bırakır. Böylece üçüncü kişi banka hesabı üzerinde kendisini perdeleyerek yetkili hale gelir.

İban kiralama yoluyla dolandırıcılık, ayrıca 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’da öngörülmüştür. İşbu Kanun’un 15.maddesinde ‘’başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi’’ başlığı altında ‘’ Yükümlüler nezdinde veya aracılığıyla yapılacak kimlik tespitini gerektiren işlemlerde, kendi adına ve fakat başkası hesabına hareket eden kimse, bu işlemleri yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlülere yazılı olarak bildirmediği takdirde altı aydan bir yıla kadar hapis veya beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.’’ şeklinde düzenleme alanı bulmuştur.

Banka hesaplarının kiralanmasının suç olarak nitelendirilmesinin sebebi dolandırıcılık, terör örgütlerinin para aklaması, yasadışı bahis ve suç gelirlerinin aklanması, hırsızlık gibi suçların doğmasına yahut sürdürülmesine sebebiyet vermesidir. Banka hesabı kiralama suçu şu suçlardan cezalandırılabilir:

  1. Nitelikli Dolandırıcılık (TCK Madde 158/1-f): Banka hesabı kiralama suçu 2025 itibari ile genellikle “nitelikli dolandırıcılık” kapmasına girmektedir. Ancak bu suçun oluşabilmesi için failin bile isteye hesabını kiralaması, kullandırması ve bunun karşılığında maddi bir menfaat elde etmesidir. İddia kuponu dolandırıcılığından ya da yasa dışı bahisten gelen bu paraları bankamatikten hesap sahibi tarafından çekilmesi, hesap sahibi parayı çekmese de bir şekilde maddi menfaat elde ettiğinin ispatlanması halinde 3-10 yıl arası bir ceza ile cezalandırılır. Ancak bu fiil banka aracılığı ile yapıldığından nitelikli hal kapsamına girdiğinden cezası 4 yıldan az olamaz.
  2. Suç Örgütlerine Yardım Etme (TCK Madde 220): Yasa dışı bahis, genellikle organize suç örgütleri tarafından yönetilmektedir. Bahis faaliyetlerinin finansmanı ve yönetimi de bu suç örgütlerinin denetiminde olmaktadır. Banka hesapları kullandıran kişiler, bu tür suç örgütlerine yardımcı olmakta ve örgütün faaliyetlerini kolaylaştırmaktadır. TCK’nın 220. maddesi uyarınca, suç örgütlerine yardım eden kişilere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilebilir. Ayrıca 6415 sayılı Kanun’un 4/1 hükmü de, üçüncü madde kapsamında suç olarak düzenlenen fiillerin gerçekleştirilmesinde tümüyle veya kısmen kullanılması amacıyla veya kullanılacağını bilerek ve isteyerek belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi bir teröriste veya terör örgütlerine fon sağlayan veya toplayan kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” İfadesiyle bu suç tipini özel olarak düzenlemiştir.
  3. Suç Gelirlerinin Aklanması (TCK Madde 282): Banka hesabı kullandıran kişiler, yasa dışı bahis sitelerinin elde ettiği gelirlerin aklanmasında da rol oynamaktadır. Bu kapsamda, yasa dışı bahis geliriyle ilişkili işlemler gerçekleştiren, bu gelirleri yasal hale getirmeye çalışan kişiler suç gelirlerinin aklanması suçunu işlemiş sayılır. TCK’nın 282. maddesi gereği, suç gelirlerinin aklanması suçu 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.
  4. Bahis Oynamaya Aracılık Etme (TCK Madde 228): TCK’nın 228. maddesi, bahis oynanmasına aracılık etmeyi suç olarak kabul etmektedir. Yasa dışı bahis faaliyetlerine aracılık etmek, yani bahis siteleri için banka hesaplarını sağlamak, bahis oynamaya aracı olmakla eşdeğer olarak değerlendirilebilir. Bu suçun cezası ise, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak düzenlenmiştir.
  5. Başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi (5549 sayılı Kanun ‘un 15.maddesi): Yükümlüler nezdinde veya aracılığıyla yapılacak kimlik tespitini gerektiren işlemlerde, kendi adına ve fakat başkası hesabına hareket eden kimse, bu işlemleri yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlülere yazılı olarak bildirmediği takdirde altı aydan bir yıla kadar hapis veya beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.

İban kiralama suçu öncelikle TCK bakımından nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. TCK madde 158/1-f: “Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması) olarak değerlendirildiğinde cezası dört yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır. Genellikle hapis cezasına ek olarak para cezası da verilmektedir. İban kiralama suçunun da cezası üç yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır. Yasa hükmüne göre; banka hesaplarının kiralanması suçunun düzenlenme amacı vergi mükelleflerinin vergi kaçırmalarının önüne geçmektir. Banka hesaplarının kullanılması suçunun cezası, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ya da adli para cezasıdır. Ancak banka hesabının asıl sahibi hukuka aykırı olan bu durumu bankaya bildirirse, verilecek cezadan muaf tutulabilir. Ancak banka hesabının bir başkasına kullandırılması, üçüncü kişinin işlediği diğer suçlara iştirak edilmesi sonucunu da doğurabilir.

iban kiralama sucu cezasi
iban kiralama sucu cezasi

İban Kiralama Suçu Nasıl Oluşur?

İban kiralanması suçu farklı aşamaları bünyesinde bulunduran bir teknik izlemektedir. Bahsi geçen bu süreç esasen süjelerin irtibata geçmesiyle başlamaktadır  ve akabinde türlü dolandırıcılık hareketleriyle işlemektedir. İban kiralama suçu esasında dolandırıcılık suçunun oluşmasıyla gerçekleşir. Güncel dolandırıcılık olayları ile bilişim sistemi yoluyla işlenen hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarında olayın failleri delillerin gizlenmesi amacıyla kendi bilgileri dışında başka kişilerin bilgilerini kullanmaktadırlar.

Çeşitli sosyal medya reklamları aracılığıyla, günlük veya haftalık periyotlarla banka hesapları yahut papara gibi dijital hesaplar belirli bir ücret karşılığında kiralanmaktadır. Kiralama işlemiyle birlikte hesabın gerçek sahibi, hesap bilgilerini 3. kişiye bırakarak hesap hareketlerinin tamamına kiralayan kimseyi yetkilendirmiş olmaktadır. Esasında hukuk dünyasında var olmayan bu kiralama faaliyeti nedeniyle, 3. kişinin banka hesabıyla yapmış olduğu bütün işlemler hesabın gerçek sahibi tarafından yapılıyormuş izlenimi uyandırmaktadır.

Örnek vermek gerekirse; failin bir yakını tarafından kendisine verilen banka kartı ve hesap bilgilerini kullanarak bilişim sistemleri üzerinden dolandırıcılık suçunu işlemesi halinde, suçun işlenmesinde araç olarak kart ve banka bilgileri kullanılan üçüncü kişinin ceza sorumluluğunun ne şekilde belirleneceği veya ceza sorumluğunun olup olmayacağı ortaya koyulmalıdır.

Ceza Kanununda suça iştirak; müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme olmak üzere üç şekilde düzenlenmiştir. Müşterek faillikten söz edilebilmesi için faillerden her birisinin suçun işlenmesi sırasında suç üzerinde fiili hakimiyet kurması şart olup, bu fiili hakimiyet müşterek failler arasındaki ortak suç işleme kararına dayanmalıdır. Azmettirmede, aklında suç işleme düşüncesi olmayan bir kişiye suç işleme kararı aldırılıp fiilin işlenmesi söz konusu iken, yardım etmede işlenen fiil üzerinde tam hakimiyet kurulmasa da kişinin fiile araç sağlama, vaat verme veya suçun icrası kolaylaştırma şeklinde bir yardımı vardır.

Money Muling

Money Muling diğer adıyla banka hesaplarının kiralanmasıdır. Kişilerin kara para aklamak için başvurdukları Money muling yönteminde, bankada hesabı bulunan kişi hesabını kiraladığı için komisyon almaktadır. Kiralayan kişiler, üçüncü bir şahıstan para alıp başkasına havale edebilir. Banka hesabını kiralayan kişinin doğrudan suça dahil olmayabilir. Ancak yine de suçlu sayılabilmektedir. Çünkü kişi üçüncü kişilerin işledikleri suç kapsamında paranın aklanmasına yardımcı olmaktadır. İştirak edilen bu suçlar şu şekilde özetlenebilir:

  • Siber suçlar,
  • Dolandırıcılık,
  • Uyuşturucu ticareti,
  • İnsan kaçakçılığı,
  • Vergi kaçırma,

Money muling sisteminde kişiler suç örgütlerinin anonim kalmasına yardımcı olur. Bunun dışında yasa dışı olarak aklanan paranın ülkeye girmesi ya da ülkeden çıkması için de banka hesaplarının kiralandığı görülmektedir. Türk hukukunda cezaların şahsiliği ilkesi bulunmaktadır. Bu durumda kural olarak banka hesabını kiralayan kişilerin ceza almaması gerekmekte ise de mahkemeler tarafından o kişilere de ceza verilmektedir.

banka hesap kiralama sucu
banka hesap kiralama sucu

İban Kiralama Suçu Hakkında Beraat Kararları

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/16966 E., 2024/7470 K. Sayılı karar

Sanığın sadece tanıdığının isteğiyle IBAN veya hesap bilgisini paylaşmış olmasının, dolandırıcılık kastı ve suça iştirak için tek başına yeterli delil sayılamayacağı belirtilmiştir. Yargıtay, şüpheden uzak kesin kanıt olmadıkça kişinin nitelikli dolandırıcılık kapsamında sorumlu tutulamayacağını vurgulamıştır:

“Sanık …’in, sanık …’i komşusu olduğu ve aynı iş yerinde çalıştıkları için tanıdığını, kendisine para geleceğini ancak kartının iptal olduğunu söyleyince güvendiği için hesap numarasını verdiğini ve hesabına gelen paradan pay almadığını savunması; sanık …’in sanık … dışında tanıdığı kişilerden de benzer bahanelerle hesap ve kart bilgilerini aldığının ve bu kişiler gibi sanık …’in de …’le tanışıklığından dolayı duydukları güvenle hesap ve kart bilgilerini paylaştığının anlaşılması karşısında, sanığın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi,”

iban kiralama sucu beraat
iban kiralama sucu beraat

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/24160 E. 2025/3482 K. Sayılı karar

“Banka hesabını komisyon karşılığında kullandıran öğrenci suç kastı ile hareket etmediğinden beraatine karar verilmesi gerekir.”


  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/24160 E. 2025/3482 K. Sayılı karar

“Banka hesabını komisyon karşılığında kullandıran öğrenci suç kastı ile hareket etmediğinden beraatine karar verilmesi gerekir.”

Rusya devletinde bulunan bu kişilerin hükümlünün hesabına katılanın hesabından para havale ettikleri ve bu parayı… aracılığıyla göndermesini istedikleri, hükümlünün de hesabına gönderilen parayı belli bir komisyon karşılığında bu şahıslara havale ettiğinin anlaşılması karşısında, hükümlü hakkında, savunmasının aksine suç kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”


  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi 2024/2192 E., 2024/3237 K. Sayılı karar

Banka hesabı kullandırma şeklindeki dolandırıcılık suçlamalarında suçun manevi unsurunun araştırılması gerektiğine ilişkin emsal bir karar:

“Maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer vermeksizin ortaya konulabilmesi bakımından; sanığın banka hesaplarına para gönderen veya sanığın hesaplarından para gönderilen şahıslardan öncelikle yetki alanı içinde ikamet edenler olmak üzere kanaate yetecek sayıda kişinin tanık sıfatıyla dinlenerek, sanığı tanıyıp tanımadıkları, parayı ne amaçla gönderdikleri veya aldıkları, bahsi ya da şans oyunu oynayıp oynamadıkları, oynuyorlarsa bunları kimin düzenlediği, nasıl oynandığı hususlarında beyanları alınarak sanığın banka hesaplarının bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılıkta kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi, varsa sanık hakkında benzer suçtan açılmış bulunan kamu davalarına ait dosyaların getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin örneklerinin dosya içine alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması nedeniyle sanık hakkındaki hükmün BOZULMASINA,”

iban kiralama sucu beraat karari
iban kiralama sucu beraat karari

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi 2025/412 E., 2025/2785 K.

İstinaf mahkemesi, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen HAGB kararını, eksik araştırma ve tanık beyanlarının yeterince değerlendirilmemesi gerekçesiyle bozmuştur; karar, tanık dinletmenin mahkeme sürecinde delillerin tam ve doğru değerlendirilmesi açısından belirleyici olduğunu göstermektedir:

“Eksik hususlar ikmal edildikten sonra, sanık …’ın Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2024/87-643 esas karar sayılı dosyadaki savunmasında …’ten aldığı parayı sanık …’a verdiğine ilişkin ifadesi de dikkate alınarak delillerin değerlendirilmesi ve sanığın hukuki durumunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemiş olması, bozmayı gerektirmiş, bu itibarla istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri bu sebeplerinde görülmüş olduğundan CMK’nın 280. ve 289. maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA,”


  • Yargıtay 11 CD 08.09.2025 2025/2842E, 2025/10882 K.

Ceza alt sınırı 5 yılın altında olan (nitelikli dolandırıcılık TCK 158/1-f) suçta sanığın sorgusu yakalama kararı üzerine olsa bile ifadesini asıl mahkemede vermek isteyip istemediğinin sorulmaması bozma sebebidir:

“Ceza miktarı itibarıyla istinabe yasağı bulunmayan bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan yargılanan ve hakkında çıkartılan yakalama emrine istinaden davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında yakalanarak Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sorgusu yapılan sanığa; sorgusundan önce, 5271 sayılı Kanun’un 196/2. maddesi uyarınca ifadesini asıl mahkemesinde vermek isteyip istemediğinin sorulması gerekirken, bu eksiklik giderilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”


  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/5934 E., 2021/18937 K., 12.10.2021 tarihli karar;

TCK 158/1-f nitelikli dolandırıcılık suçunda yerel mahkeme ve istinaf maalesef sadece hesaba para geldiği sebebiyle kolaylıkla ceza verebilmektedir. Oysa Yargıtay dolandırıcılık suçunun gerçekten işlendiğinin tespiti için detaylı araştırma yapılması gerektiğine hükmetmektedir:

“Söz konusu kartlara ilişkin kayıp ve çalıntı ihbarı olup olmadığı hususlarının sorulması, katılanın hesabından yapılan havale tarihi olan 12.02.2008’de sanıkların kullandığı GSM hatları tespit edilerek sanıklar arasında bir görüşme ya da bağlantının bulunup bulunmadığının tespiti ve sanıkların, sanık … ve …’ın hesabında yapılan işlem saatinde (…) HTS kayıtları ile ilgili olarak gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,”


  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 29.04.2024 tarihli, 2024/2293 E., 2024/5628 K. sayılı karar

Maddi menfaat karşılığında hesap kartlarını ve şifrelerini veren kişilerin dolandırıcılık suçunda kullanılması nedeniyle mahkûmiyetine karar verildiği olayda, hükümlü hakkında başka bir mahkemede tanık beyanına dayanılarak beraat kararı verilmesinin, yargılama sırasında incelenen olaylarla ilgili yeni bir delil niteliğinde olduğu belirtilmiş; bu durumun 5271 sayılı Kanun’un 311/1-(e) maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi nedeni oluşturabileceği ifade edilerek, yerel mahkemenin yargılamanın yenilenmesi talebini reddetmesine ilişkin karar kanun yararına bozulmuştur:

“Yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen bu hususun, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen, hüküm verilirken göz önüne alınan olaylara ilişkin olmayıp, yeni bir delil niteliğinde bulunduğu, bu itibarla kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Kanun’un 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi nedeni olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden talebin reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür,”

  • Önceden doğan borca karşılık verilen sahte düzenlenmiş kıymetli evrak dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. İlk derece mahkemeleri ve istinaf incelemesi yapan Dairelerin gözünden kaçabilen bu durumun CMK md. 308/A uyarınca her aşamada itiraz gerekçesi yapılabileceği gözetilmelidir. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin CMK md. 308/A uyarınca yapılan itiraz neticesinde tesis ettiği beraat kararı:

“Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 03/03/1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir zarar veya borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı somut olayda da; sanık […]’dan araç kiraladıktan sonra ödemediği kira bedelleri ve aracın kullanımında olduğu süre içinde tahakkuk eden trafik cezalarına karşılık olmak üzere sonradan suç konusu çek istinaf dışı sanık […]’a verdiğinin anlaşılması karşısında atılı suç unsurlarının oluşmadığı vicdani kanaatine varılmakla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itirazın kabulüne, dairemizin 31/05/2018 tarih ve […] Karar sayılı sanık […] hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılmasına atılı suçtan CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”


  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.02.2023 tarihli, 2020/194 E., 2023/72 K. sayılı kararı

TCK 158/1-f nitelikli dolandırıcılık suçunda mağdurun zararının giderilmesi, sanığın suçlamayı kabul ettiği anlamına gelmez ve zarar, soruşturma veya ceza aşamasında ödenmiş olsa da istinaf veya Yargıtay aşamasında indirim sağlamaz; birden fazla sanık varsa zararın birinin ödemesi yeterli olup, ödeme dekontunun mahkemeye sunulması geçerlidir:

“Yerel Mahkemece çalınan altınların değer tespiti hususunda bir araştırma yapılmamakla birlikte mağdurun suçtan kaynaklanan zarar miktarı olarak belirttiği 9.500 TL’nin sanık tarafından karşılanmış olmasının, sanığın atılı suçu işlediğini kabul ettiği şeklinde yorumlanamayacağı tüm aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın savunmaları aksine yargılama dışı sanık …’un soyut beyanı dışında, atılı suçu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeter derecede, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının kabulü gerekmektedir (..) sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyete yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,”


  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 01.10.2013 tarihli, 2013/73 E., 2013/401 K. sayılı kararı

Bilişim veya banka dolandırıcılığı gibi suçlarda sanığa talimat mahkemesinde, esas mahkemesinde savunma yapıp yapmak istemediğinin sorulmaması, savunma hakkının mutlak şekilde ihlali niteliğinde olup, bu durum olağanüstü kanun yolları başvurusu gerekçesi teşkil eder ve zımni onay hukuka uygunluk sağlamaz:

“Davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında ikamet eden sanığın, istinabe suretiyle Hatay Asliye Ceza Mahkemesince sorgusu yapılırken, sorgusundan önce, ifadesini asıl mahkemesinde vermek isteyip istemediğinin sorulmaması savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olup, yerel mahkeme hükmünün bu usule aykırılık nedeniyle Özel Dairece bozulmasına karar verilmesi isabetlidir. Bu itibarla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.”


  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Ceza Dairesi’nin 03.07.2024 tarihli, 2022/3763 E., 2024/1482 K. sayılı kararı

 TCK 158/1-f ve 158/3 kapsamında cezanın alt sınırı 5 yıldan fazla hapsolan nitelikli dolandırıcılık suçlarında, sanığın savunması alınmadan önce zorunlu müdafi atanmayarak mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi hukuka aykırıdır:

“(…) cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla hapis olduğunun anlaşılması karşısında, CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında, savunmasının alındığı 11/01/2022 tarihli duruşmada, henüz seçilmiş bir müdafii bulunmayan sanık …’nın savunmasının alınmasından önce zorunlu müdafii atanması ve savunmasının da müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, müdafii katılımı olmaksızın savunmasının alınarak yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması,”


  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/5934 E., 2021/18937 K., 12.10.2021 tarihli karar;

TCK 158/1-f nitelikli dolandırıcılık suçunda yerel mahkeme ve istinaf maalesef sadece hesaba para geldiği sebebiyle kolaylıkla ceza verebilmektedir. Oysa Yargıtay dolandırıcılık suçunun gerçekten işlendiğinin tespiti için detaylı araştırma yapılması gerektiğine hükmetmektedir:

iban kiralama sucu beraat karari yargitay
iban kiralama sucu beraat karari yargitay

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 06.05.2024 tarihli, 2023/3901 E., 2024/5939 K. sayılı kararı

Sözleşmeden doğan edimin yerine getirilmemesi dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığı, müştekinin delilleri toplandıktan, şirket yetkilisi ve çalışanlarının ifadeleri alındıktan ve benzer şikâyetlerin bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra değerlendirilmeli olup, istikrarlı şekilde diğer tüketicilere menfaat temin edilerek edimlerin yerine getirilmemesi dolandırıcılık suçunu oluşturabilir.

“Aradan uzunca sayılabilecek bir süre geçmesine rağmen çeşitli bahanelerle ürünün teslim edilmediğinin, şirket yetkililerine ulaşılamadığının, haricen yapılan araştırmalarda aynı konuya ilişkin pek çok mağdurun daha bulunduğunun öğrenildiğinin, şirket yetkilisi olan şüphelilerin bu şekilde haksız menfaat temin ederek atılı suçları işlediklerinin iddia olunması karşısında; şüphelilerin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek ifadelerine başvurulması, (…) sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının tayin ve takdir edilmesi gerekirken; “…olayın taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu…” şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”

X
kadim hukuk ve danışmanlık