Ceza Hukuku

Tutukluluğun Gözden Geçirilmesi

Ceza yargılamasında en ağır koruma tedbirlerinden biri olan kişinin hürriyetini kısıtlayan ancak belirli şartların halinde (örneğin delilleri karartma şüphesi gibi) tutukluluk tedbiri için yasa koyucu tutukluluk halinin en kısada sonlanması için bazı düzenlemeler yapmıştır. Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 103,104,105 ve 108. Maddelerinde tutukluluk hali ve son bulması ile ilgili çeşitli hükümler bulunmaktadır. Tutukluluğun kişinin hürriyetini kısıtlayan bir tedbir olduğu için yasa koyucu en geç otuzar (30) günlük süreler itibarıyla tutukluluk halinin incelenmesini öngörmüştür. Tutukluluğun gözden geçirilmesi bu süreler içinde resen yapılır.

Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 108. Maddesinde; soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi tarafından tutuklama nedenleri de göz önünde bulundurularak şüpheli veya müdafi dinlenilmek suretiyle karar verileceğini düzenlemiştir. Bu süre içerisinde tutukluluğun gözden geçirilmesi şüpheli tarafından da istenebilir. Hâkim veya mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da birinci fıkrada öngörülen süre içinde de re’sen karar verebilir.

Bunlara ek olarak; Anayasa Mahkemesinin R.G. Tarih ve Sayı: 22/5/2018-30428 sayılı kararında cezaevlerinde tutuklu bulunanların tutukluluk incelemelerinin dosya üzerinden değil, 30 günde bir duruşmalı olarak incelemesine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi bu kararının gerekçesinde tutuklama halinin ağır bir tedbir kararı olmasından dolayı en azından şüphelinin sözlü dinlenilmesi gerektiğinin üzerini vurgulamıştır. Yine aynı kanunun 103. Maddesi Cumhuriyet savcısı, şüphelinin adlî kontrol altına alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hakiminden isteyebileceğini de belirtmiştir. Ayrıca kanunun 101. Maddesinin 5.fıkrasında tutuklama kararlarının mahkeme önünde itiraza konu olabileceğini de belirtmiştir ancak bu itirazların incelenmesi kural olarak duruşmasız olarak yapılır.

Tutukluluğun Gözden Geçirilmesi Tahliye

Özetle; Tutuklama tedbiri, kişinin özgürlüğünü ciddi derecede sınırlayan geçici olmak üzere istisnai bir önlemdir. Bu nedenle tutuklama şartlarının bulunup bulunmadığı her aşamada titizlikle incelenmeli bu nedenle de belirli aralıklarla tutukluluğun devamı yönünde karar alınıp alınmadığına dair yeni kararların verilmesi zorunlu tutulmuştur.

Tutukluluğun gözden geçirilmesi tahliye verilmesi sonucunu doğurabilir. Bu nedenle önemli bir kurumdur. Titizlikle dosyanın incelenmesi ve şüpheli/sanığın tam ve eksiksiz savunma yapması gereklidir.

Son olarak tutuklama süresi beklenmeden cumhuriyet savcısı resen şüpheliyi bırakabilir. Tutuklama yetkisi bulunmayan savcıya resen şüpheliyi bırakma yetkisi tanınmıştır. Yani tutukluluğun gözden geçirilmesi tahliye kararı verileceği gibi savcının resen tahliye kararı vermesi de mümkündür.

Tutukluluğun Gözden Geçirilmesinde Tahliye Olur Mu?

Tutukluluğun gözden geçirilmesinde tahliye verilmesi mümkündür. Fakat kesin verilir demek doğru değildir. Bu nedenle detaylı bir dilekçe ile başvuru yapmanız ve CMK 101. Madde de belirtilen şartların oluşmadığını ortaya koymanız gereklidir.

Tutukluluğun gözden geçirilmesinde tahliye kararı alabilmek, tutukluluk değerlendirme duruşması ve tutukluluğun gözden geçirilmesi dilekçe hazırlanması için ceza avukatı ile sürecinizi yürütmeniz hürriyetiniz için önemlidir. Ceza avukatı tüm bu süreçleri en doğru şekilde yürütecektir.

Başa dön tuşu