Ceza davalarında istinaf kanun yolu, asliye veya ağır ceza mahkemelerinin (ilk derece mahkemesi) verdiği son kararın (hüküm), üst dereceli bir mahkeme olan bölge adliye mahkemesi tarafından hem maddi vakıa yönünden hem de hukuka aykırılık yönünden yeniden incelenmesini sağlayan olağan kanun yoludur. İlk derece mahkemeleri tarafından verilen kararlar her zaman için maddi gerçeklik ve hukuka uygunluk bakımlarından doğru olmayabilir. Mahkemelerin verdikleri kararların denetlenmesi ve bu kararların maddi gerçekliğinin ve hukuka uygunluğunun değerlendirilip kontrol edilmesi özellikle ceza yargılamalarında son derece önemlidir. Çünkü ceza yargılaması neticesinde davada sanık olan taraf için bir ceza verilmektedir. Bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) istinaf kanun yolu düzenlenmiştir.
Ceza davaları asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde görülen Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen suçlara ilişkin kişilere verilecek cezaları ihtiva eden dava türüdür. Bu davalarda ilk derece mahkemelerince bir karar verildikten sonra sanık ya da katılan tarafından istinaf başvurusunda bulunulabilir. İstinaf başvuruları ilk derece mahkemesinin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesine yapılacaktır.
Kişilerin istinaf başvurusu yapmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesinin vereceği karardan sonra Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunulması da mümkündür. İstinaf ile temyiz aşamasındaki fark istinaf aşamasında kimi durumlarda ilk derece mahkemesi yerine doğrudan esastan karar verilebilmesidir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda 2016 yılında Türk hukuk sistemine dahil olan ceza davalarında istinaf kanun yolunun ne olduğundan, bu kanun yolunun masraf, süre ve dilekçe örneğinden bahsedeceğiz.

Ceza Davalarında İstinaf Kanun Yolu Nedir?
Ceza davalarında istinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesinin ceza davası ile ilgili verdiği son kararın (hüküm), üst dereceli bir mahkeme olan bölge adliye mahkemesi tarafından hem maddi vakıa yönünden hem de hukuka aykırılık yönünden yeniden incelenmesini sağlayan olağan kanun yoludur. İlk derece mahkemeleri tarafından verilen kararlar her zaman için maddi gerçeklik ve hukuka uygunluk bakımlarından doğru olmayabilir. Mahkemelerin verdikleri kararların denetlenmesi ve bu kararların maddi gerçekliğinin ve hukuka uygunluğunun değerlendirilip kontrol edilmesi özellikle ceza yargılamalarında son derece önemlidir. Çünkü ceza yargılaması neticesinde davada sanık olan taraf için bir ceza verilmektedir. Bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) istinaf kanun yolu düzenlenmiştir. Ceza davalarında 2 tür olağan kanun yolu vardır. Bunlar;
- İtiraz Kanun Yolu
- İstinaf Kanun Yolu
- Temyiz Kanun Yolu
İstinaf mahkemesi, ikinci derece yani “asıl derece” kanun yoludur. İlk derece mahkemelerinin verdikleri hükümlerin denetlenmesini ve hukuka uygunluğu ele alan kanun yoludur. İlk derece ceza mahkemesinin “hüküm” niteliğindeki kararları aleyhine önce istinaf kanun yoluna sonrada temyiz yolu açıksa Yargıtay’a temyize gidilir. Ceza davaları için istinaf kanun yolu başvuru şartları Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) 272-285 maddeleri arasında düzenlenmiştir.
İstinaf mahkemeleri, “Bölge Adliye Mahkemesi Kuruluş Kanunu” ile kurulmuştur. Türkiye’de kurulan ceza davaları istinaf mahkemeleri şunlardır:
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi
Tarafı olduğunuz bir davada ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız ve bu karar sizin aleyhinize ise daha doğrusu hak ve menfaatlerinizi olumsuz yönde etkiliyorsa bu karara karşı bölge mahkemesi nezdinde istinaf başvurusunda bulunabilirsiniz. Ceza davalarında son duruşmada karar sizin yüzüne okunur. Buna tefhim denir. Tefhim ile birlikte mahkemeye kararı istinaf edeceğinizi yazdırabilirsiniz. Bu şekilde karar aslında uygulamaya süre tutum diye anılan hususu yapmış olursunuz.
İlk derece ceza mahkemesince verilen “hüküm” niteliğindeki kararlara karşı öncelikle istinaf kanun yoluna gidilir. İstinaf kanun yolu sürecinde verilen hüküm de yeterli görülmezse istinaf aşamasından sonra istinaf mahkemesinin verdiği kararın özelliğine göre şartları varsa “Temyiz Kanun Yolu” için Yargıtay’a başvuru yapılabilir.
İstinaf Kanun Yolu Başvurusu Nasıl Yapılır?
İstinaf incelemesi yapılabilmesi için, başvuru hakkına sahip olanların talepte bulunması gerekir. Kural olarak istinaf incelemesi kendiliğinden yapılamaz. Ancak cezaların önemi nedeniyle onbeş yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarına ait hükümler, bölge adliye mahkemesince kendiliğinden incelenir. Re’sen istinafta, içtima sonucundaki ceza miktarı değil, her suç için belirlenen ceza miktarı esas alınır. Örneğin, sanığın yağma suçundan 14 yıl, yaralamadan 5 yıl, yasak silah bulundurma suçundan 2 yıl olarak verilen toplam ceza (14+5+2=21 yıl) olsa bile, kendiliğinden inceleme yapılamaz. İstinaf başvurusu;
- Dilekçe yoluyla başvurarak ya da
- Zabıt katibine beyanda bulunarak yapılabilir.
- Bununla birlikte, istinaf kanun yoluna başvuracak kişi tutuklu ise, tutuklu istinaf başvurusunu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne de yapabilir.
İstinaf başvurusu, kararı veren ilk derece ceza mahkemesine istinaf istemini içeren bir istinaf dilekçesi verilerek yapılabilir. İstinaf başvurusu bir dilekçeyle yapılabileceği gibi kararı veren ceza mahkemesinin katibine beyanda bulunularak katibin bu konuyla ilgili tutacağı tutanağın hakim tarafından onaylanması ile de yapılabilir. (CMK 273/1. madde)
Ceza Davalarında İstinaf Kanun Yoluna Başvurulabilen Haller
Ceza davalarında istinaf kanun yoluna başvurulabilmesi için ilk derece mahkemesi olan asliye ceza mahkemeleri ve ağır ceza mahkemeleri tarafından bir yargılama yürütülmüş olması gerekir. Bu yargılama neticesinde mahkeme tarafından maddi olay hakkında verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Ayrıca hükme esas teşkil eden dolayısıyla nihai karara etkisi olan ara kararlar için başkaca bir kanun yolu öngörülmediyse istinaf yoluna başvurulması da mümkündür. Aşağıdaki kararlar için ceza davalarında istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür:
- Asliye ceza mahkemeleri tarafından verilen hükümler
- Ağır ceza mahkemeleri tarafından verilen hükümler
- Nihai karara etki eden ve başka kanun yolu öngörülmeyen ara kararlar
- Ayrıca verilen cezada 15 yıl ve daha fazla hapis cezası içeren hükümler için resen istinaf incelemesi yapılır.
Ceza davalarında istinaf kanun yoluna başvurulabilen haller 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 272. Maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu yasa maddesi şu şekildedir: “İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, on beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince resen incelenir. Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.”
Ceza Davalarında İstinaf Kanun Yoluna Başvurulamayan Haller
Ceza davalarında istinaf kanun yoluna hangi durumlarda başvurulacağı yukarıda açıklanmıştır. Bunun dışında kimi durumlarda istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 272. Maddesinin 3. fıkrasında hangi durumlarda istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Yasa maddesine göre aşağıdaki durumlarda ceza davalarında istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün değildir:
- 15.000 TL (On beş bin TL) dahil adli para cezası verilen haller (Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariçtir.)
- Üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezalarını gerektiren suçlarda verilen beraat hükümleri
- Kanunda kesin olduğu yazılı olan hükümler
Yukarıda yer alan söz konusu kararlara karşı ceza yargılamasında istinaf kanun yoluna başvuru yapılması mümkün değildir. Söz konusu kararlarda kesin hüküm niteliğinde oldukları için istinaf kanun yoluna başvurulmaz. Ancak bazı durumlarda bu hususun istisnası bulunmaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre söz konusu kararlara karşı olağanüstü kanun yollarına başvuru imkanı bulunuyorsa kişilerin bu şekilde başvuru yapması mümkündür.

Ceza Davalarında İstinaf Kanun Yoluna Başvuru Usulü Süresi ve Ücreti
Ceza davalarında istinaf kanun yoluna başvuru için öngörülen süre 2 hafta olarak belirlenmiştir. Söz konusu süreler ilk derece mahkemesi tarafından verilen gerekçeli kararın ilgili kişilere tebliğ edilmesinden itibaren başlar. Bu süre içerisinde kişilerin istinaf yoluna başvurması hükmün kesinleşmesini engeller. Hakim tarafından gerekçeli karar kişilerin kendisine tebliğ edilebileceği gibi kişilerin vekiline de tebliğ edilebilir. İstinaf başvurusu;
- Dilekçe yoluyla başvurarak ya da
- Zabıt katibine beyanda bulunarak yapılabilir.
- Bununla birlikte, istinaf kanun yoluna başvuracak kişi tutuklu ise, tutuklu istinaf başvurusunu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne de yapabilir.
İstinaf kanun yolu başvurusu, hükmü veren mahkemeye yapılır. Ancak yanılgıyla başka mahkemeye başvurulması hak kaybına neden olmaz. O mahkemenin başvuruyu hükmü veren mahkemeye göndermesi gerekir. Zabıt katibine yapılan beyan tutanağa geçirilir. Tutanağın da hakim tarafından onaylatılması gerekir. Ancak kişilerin kendilerini vekil ile temsil ettirmesi halinde avukatlar tarafından UYAP BETA sistemi üzerinden istinaf başvuru dilekçesi gönderilir. Dilekçeler (İlgili Yer) Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Ceza Dairesi’ne Gönderilmek Üzere (Kararı Veren) Asliye/Ağır Ceza Mahkemesi’ne şeklinde yazılır. Ceza yargılamalarında istinaf aşamasında herhangi bir harç ödenmemektedir, istinaf başvuruları, itirazlar ve temyiz başvuruları harca tabi değildir.
Ceza Davalarında Kimler İstinaf Kanun Yoluna Başvurabilir?
İstinaf kanun yoluna başvuracak kişiler istinaf dilekçelerinde başvurma nedenlerini göstermemiş olsa bile Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re’sen inceleme yapılır. Örneğin, sanık istinaf dilekçesinde “hükmün istinaf yoluyla incelenmesini talep ediyorum.” dese dahi yeterlidir. Özellikle gerekçeli kararın geç açıklanması durumu çok sık yaşanabildiğinden kişilerin hak kayıplarının önlenmesi adına istinaf istemi önem arz etmektedir. İstinaf kanun yoluna başvurabilecek olanlar Ceza Muhakemesi Kanunu 273/4 maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre aşağıdaki kişiler istinaf kanun yoluna başvurabilir:
- Sanık
- Katılan
- Katılma isteği karara bağlanmamış veya reddedilmiş olanlar
- Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görenler
İstinaf isteminde bulunan kişinin istinaf isteminden sonra gerekçelerini belirtmesinde mutlak yarar vardır. Bununla birlikte, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 273/5 maddesine göre; Cumhuriyet savcısının da istinaf kanun yoluna başvurma yetkisi vardır. Ancak Cumhuriyet savcısı başvuru nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı şekilde açıkça sunmak zorundadır.
İstinaf Süresi ve Süreci
İstinaf yoluna başvuru için süre 7 gündür. Bu süre hükmün açıklanması yüze karşı ise, açıklandığı tarihten itibaren başlar. Hükmün açıklanması yoklukta yapılmış ise, sürenin hükmün tebliğ edildiği tarihten itibaren başlaması gerekir. İstinaf başvurusunun süresi içinde yapılması ile hükmün kesinleşmesi engellenmiş olur.
Hakim kararını gerekçeli olarak açıklamadığı durumlarda istinaf isteminde bulunulduğu tarihten itibaren 7 gün içerisinde hakim tarafından gerekçeli kararın açıklanması gerekmektedir. Cumhuriyet savcısının istinaf kanun yoluna başvurması halinde ilgililerin başvurma tarihinden itibaren istinaf başvurusuna yönelik cevaplarını sunmak için 7 günlük süreleri vardır. Süresi içinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engellemektedir. Bu durum özellikle sanık bakımından hayati öneme sahiptir.
İlk derece ceza mahkemesi, istinaf başvurusu usulüne uygun yapılmışsa, dava dosyasını doğrudan istinaf mahkemesine gönderir. (CMK 277/2. madde) Dava dosyası doğrudan istinaf mahkemesine gönderildiğinden, istinaf mahkemesi savcılığının Yargıtay’da uygulanan “tebliğname” hazırlama usulü bu aşamada mevcut değildir. Savcılık, dava dosyasına ilişkin görüşünü yazılı bir mütalaa şeklinde veya duruşmada sözlü olarak bildirebilecektir. İşbölümüne göre istinaf mahkemesinin görevli olan ceza dairesi kendisine gelen dava dosyasında herhangi bir tebligat eksiği varsa öncelikle bu eksiklikleri tamamlayacaktır. (CMK 278. madde) Tebligat eksiklikleri giderildikten sonra, ilgili ceza dairesi dava dosyası üzerinden ön inceleme yapar.
Dosyanın Kabul Edilebilirlik İncelemesi
İstinaf başvuru dilekçesi, hükmü veren ilk derece mahkemesine sunulduktan sonra ilk derece mahkemesi tarafından ilk inceleme yapılır. Bu inceleme kabul edilebilirlik incelemesidir. Bu incelemede ilk derece mahkemeleri tarafından Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmeden dosyalar reddedilir. Kişilerin hükmün kesinleşmesini önlemek ya da uzatmak için yaptığı bu başvuru bu nedenle kötü niyetli başvuruları engellemek için yapılır. Kabul edilebilirlik incelemesi Ceza Muhakemesi Kanunu madde 276’da düzenlenmiştir. Maddeye göre şu durumlarda kabul edilebilirlik incelemesinden sonra istinaf başvurusunun reddine karar verilir:
- İstinaf başvurusunun gerekçeli kararın kişilere tebliğinden itibaren 2 haftalık süre geçtikten sonra yapılması
- Başvurunun aleyhine istinaf yoluna başvurulamayacak bir hükme karşı yapılması
- İstinaf başvurusunun bu başvuru hakkına sahip olmayan bir kişi tarafından yapılması
Hükmü veren ilk derece mahkemesi kabul edilebilirlik incelemesi neticesinde istinaf istemini reddetmezse dava dosyası Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. İstinaf dilekçesinin bir örneği karşı tarafa tebliğ edilir ve karşı taraf tebliği ile yazılı olarak cevap verebilir. Kabul edilebilirlik incelemesi neticesinde; istemin reddedilmesi durumunda ilgililer gerekçeli ret kararının kendilerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurarak bu hususta karar verilmesini isteyebilirler.
İstinaf Kanun Yolu Bakımından Eski Hale Getirme
Eski hale getirme kurumu, ceza hukukunda kanunda gösterilen sebeplerle yapılması gereken bir işlemin süresinde yapılmaması durumunda doğacak sonuçları engeller. Sürenin geçirilmemiş gibi olmasını sağlamaktadır. Sürenin kanuni ya da hakimin takdir etmiş olduğu bir süre olması önemli değildir. Ancak kişinin süreyi kaçırma hususunda tamamen kusursuz olması gerekmektedir. Bu sebeple istisnai olarak uygulanmaktadır.
Eski hale getirme için kişinin talep etmesi gerekmektedir, mahkeme kendiliğinden karar veremez. Kişinin eski hale getirme sebeplerinin ortadan kalkmasından itibaren 2 hafta içerisinde mahkemeye başvurması gerekir. Eski hale getirme talebiyle birlikte yapılamamış olan usul işleminin de yapılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinde İnceleme Nasıl Yapılır?
Dosya ilk derece mahkemesince kabul edilebilirlik incelemesinden geçtikten sonra Bölge Adliye Mahkemesi’nin ilgili ceza dairesine tevzi edilir. Ancak burada da dosyanın esasına girilmeden önce dosya üzerinden ön inceleme yapılır. Ön inceleme kararı neticesinde;
- Bölge adliye mahkemesinin yetkili olmadığının anlaşılması halinde yetkisizlik kararı verilerek dosya yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir.
- Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, hükmün bölge adliye mahkemesinin inceleme yetkisi bulunmayan kararlardan olduğunun, başvuranın başvuru hakkı olmadığının anlaşılması halinde istinaf başvuru reddedilir. Red kararına karşı itiraz yolu mevcuttur.
Ön inceleme neticesinde yetkisizlik veya red kararı verilmediği hallerde esastan incelemeye geçilir. Esastan inceleme sırasında bölge adliye mahkemesince dosya ve deliller incelenir ve inceleme neticesinde çeşitli kararlar verilebilir.
Ceza dosyalarında istinaf incelemesinden önce dosyanın kabul edilebilirlik incelemesi yapılır. Bu incelemeden sonra Bölge Adliye Mahkemesi’nin ilgili ceza dairesine gönderilir. Ardından ön inceleme yapılarak yetki, husumet ve süreye ilişkin hususlar incelenir. Bu aşamalar geçildikten sonra dosyanın esası incelenir. Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesi tarafından yürütülen yargılamada aşağıdaki kararların verilmesi mümkündür.
- İstinaf başvurusunun esastan reddine (onama),
- Hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine,
- İstinaf incelemesi sonunda CMK m.289 da belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin (kesin hukuka aykırılık nedeni-mutlak bozma sebebi gibi) bulunması halinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine,
- Diğer hallerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemelerine başlanmasına hükmedilebilir.
- İstinaf başvurusunun esastan reddi (Onama): Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yürütülen yargılamada; ilk derece mahkemesinin kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delil ve işlemlerde eksiklik olmadığı ve ispat bakımından yeterli değerlendirme yapıldığı kanısına varılırsa istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilir. Böylece istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu hüküm onanmış olur. Koşullar oluştuğu takdirde kişinin bu aşamada temyiz başvurusu yapması da mümkündür. Ancak karar temyiz edilemeyecek bir karar ise doğrudan kesinleşir.
- Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Düzeltilerek Onama): Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde, hukuka aykırılık tespit edilmiş ancak bu hukuka aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmeyecek basit bir hata olarak değerlendirilmişse bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilir. Burada amaç, basit hatalar nedeniyle davanın yeniden görülmesine ihtiyaç duyulmaksızın kararın kesinleşmesi sağlanarak yargılamanın makul sürede tamamlanmasıdır. Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun reddi kararı verilebilmesi şu durumlarda mümkündür: (CMK m.303)
- Olayın daha fazla aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse,
- Mahkemece sabit görülen suçun unsurları, niteliği ve cezası hükümde doğru gösterilmiş olduğu hâlde sadece kanunun madde numarası yanlış yazılmışsa,
- Hükümden sonra yürürlüğe giren kanun, suçun cezasını azaltmış ve mahkemece sanığa verilecek cezanın belirlenmesinde artırma sebebi kabul edilmemiş veya yeni bir kanun ile fiil suç olmaktan çıkarılmış ise birinci hâlde daha az bir cezanın hükmolunması ve ikinci hâlde hiç ceza hükmolunmaması gerekirse,
- Sanığın açıkça saptanmış olan doğum ve suç tarihlerine göre verilecek cezanın belirlenmesinde gerekli indirim yapılmamış veya yanlış indirim yapılmışsa,
- Artırma veya indirim sonucunda verilecek ceza süresi veya miktarının belirlenmesinde maddî hata yapılmışsa,
- Türk Ceza Kanunu’nun 61’inci maddesindeki sıralamanın gözetilmemesi nedeniyle eksik veya fazla ceza verilmişse,
- Harçlar Kanunu ile yargılama giderlerine ilişkin hükümlere ve Avukatlık Kanunu’na göre düzenlenen ücret tarifesine aykırılık mevcutsa,
- Cumhuriyet savcısının istinaf yoluna başvurma nedenine uygun olarak mahkumiyete konu suç için kanunda yazılı cezanın en alt derecesinin uygulanmasını uygun görmesi hâlinde,
- Başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hâllerde,
- Olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan davanın reddine karar verilmesi veya güvenlik tedbirlerine ilişkin hatalı kararın düzeltilmesi gereken hâllerde.
- Hükmün bozulması: Hükmün bozulması kararı, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararda hukuka kesin bir aykırılığın mevcudiyetine işaret eder. Hükmün bozulması kararı verildiği hallerde dosya yeniden incelenmek ve hüküm tesis edilmek üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilir. Hükmün bozulması kararı verilecek hukuka aykırılık nedenleri şunlardır:
- Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması,
- Hakimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması,
- Geçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu istem kabul olunduğu hâlde hâkimin hükme katılması veya bu istemin kanuna aykırı olarak reddedilip hâkimin hükme katılması,
- Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi,
- Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması,
- Duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlâl edilmesi,
- Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 284. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu kararlara karşı ilk derece mahkemesinin direnme yasağı vardır. Bir diğer ifade ile, hükmün bozulması kararı verildiği hallerde ilk derece mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararları uygulamama ve kendi kararının doğruluğu konusunda direnemez. Bu konudan yeniden bir hüküm kurması gerekmektedir.
- Davanın Yeniden Görülmesi: Bölge Adliye Mahkemesi, yaptığı istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının bozulmasına gerek olmadan yapacağı bir kovuşturmayla kendisinin yeniden bir karar vermesini mümkün görürse, gerekli tedbirler alındıktan sonra davanın yeniden görülmesine karar verilir. Davanın yeniden görülmesi kararı verildiği durumlarda bölge adliye mahkemesi duruşma hazırlığı yapar ve yargılamayı kendi bünyesinde yeniden görür. Bölge adliye mahkemesince verilen kararların sanık lehine olması halinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanırlar. Uygulanma olanağı kişinin böylece lehe verilmiş bölge adliye mahkemesi kararından diğer sanıklar da yararlanmış olur.

İstinaf Kanun Yolu Başvurusu Nereye Yapılmalıdır?
İstinaf kanun yolu başvurusu, hükmü veren mahkemeye yapılır. Ancak yanılgıyla başka mahkemeye başvurulması hak kaybına neden olmaz. O mahkemenin başvuruyu hükmü veren mahkemeye göndermesi gerekir. Zabıt katibine yapılan beyan tutanağa geçirilir. Tutanağın da hakim tarafından onaylatılması gerekir.
İstinafta aleyhe değiştirme yasağı geçerlidir. Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verebilir veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurabilir. Yeniden hüküm kurulması halinde aleyhe bozma yasağı adı verilen yasağa göre; istinaf yoluna yalnızca sanık lehine başvuru yapılmışsa, yeni verilecek hüküm önceki hükümde belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.
Temyiz Kanun Yoluna Başvurulabilen Bölge Adliye Mahkemesi Kararları
CMK m.286’da Temyiz Kanun Yolu düzenlenmiştir. Bu hükme göre;
- İstinaf mahkemesinin bozma kararı dışında kalan hükümleri (CMK m.286/1).
- Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararları da hükümle beraber temyiz olunabilir (CMK m.287)
Temyiz Kanun Yoluna Başvurulamayan Bölge Adliye Mahkemesi Kararları
Temyiz edilemeyecek Bölge Adliye Mahkemesi kararları Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre;
- İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,
- İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,
- Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
- İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272’nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
- Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
- Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
- On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
- Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
- Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları,
Temyiz kanun yoluna götürülemez. Öte yandan, bazı suçlar için yukarıdaki durumlar söz konusu olsa dahi ceza miktarına veya temyiz sınırına bakılmaksızın temyiz kanun yoluna başvurma hakkı vardır. Bu suçlar şu şekildedir:
- Hakaret (TCK m.125)
- Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (TCK m.213)
- Suç işlemeye tahrik (TCK m.214)
- Suçu ve suçluyu övme (TCK m.215)
- Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (TCK m.216)
- Kanunlara uymamaya tahrik (TCK m.217)
- Cumhurbaşkanına hakaret (TCK m.299)
- Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (TCK m.300)
- Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama (TCK m. 301)
- Silahlı örgüt (TCK m.314)
- Halkı askerlikten soğutma (TCK m.318) suçları.
- Terörle Mücadele Kanunu’nun 6’ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 7’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan propaganda suçu.
- Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesi ve 32’nci maddesinde yer alan toplantı ve gösteri yürüyüşü suçu.
Söz konusu ise ceza miktarına bakılmaksızın her durumda temyiz kanun yoluna başvurulabilir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının İtiraz Yetkisi
Ceza Muhakemesi Kanunu 308/A maddesine göre; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin vermiş olduğu kararlara karşı itiraz edebilir. İtiraz, resen ya da ilgililerin istemi üzerine kararı veren daireye yapılabilir. Başsavcılığın itiraz süresi kararın kendisine verildiği tarihten itibaren 30 gündür. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı sanık lehine ise itiraz süresi aranmaz.
İtirazın yerinde görüldüğü hallerde kararı veren mahkemece karar düzeltilir. İtirazın yerinde görülmediği hallerde kararı veren ceza dairesi dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. Kurula gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, gereği için dairesine gönderilir. Kurulun verdiği kararlar kesindir.
İstinaf Kanun Yolu ile Temyiz Kanun Yolu Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?
İstinaf kanun yolu ile temyiz kanun yolu arasındaki temel farklılıkları şu şekilde sıralamak mümkündür:
- Her şeyden önce iki kanun yolu arasında ulaşmak istenilen amaç açısından fark bulunmaktadır. Temyiz kanun yolu adı verilen Yargıtay inceleme ve kararları ile amaçlanan Türk yargısında yeknesaklığın sağlanmasıdır. Başka bir deyişle, Yargıtay yaptığı temyiz incelemesi ile tüm ülkede benzer olaylar için benzer kararlar verilmesini amaçlamaktadır. Çünkü bir hukuk devletinde benzer olaylar için farklı kararlar verilmesi hukuki güvenilirliği zedeleyecek bir durumdur. Bu açıdan Yargıtay hukuka uygunluk denetimi yapar. İstinaf kanun yolunun amacı ise mahkemeler tarafından adil karar verilmesini sağlamaktır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemeleri hem maddi olay incelemesi yaparak verilen kararın adil olup olmadığını tespit etmiş olur hem de hukuka uygunluk denetimi yaparak kararın doğru verilmesini sağlar. Bölge Adliye Mahkemelerinin yargıda yeknesaklığı sağlamak gibi bir amacı yoktur, asıl amaç somut olaya uygun en adil kararın verilmesi için maddi gerçeğin ortaya çıkmasını sağlamaktır.
- Yargıtay temyiz incelemesi için önüne gelen dosyalarda yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapabilir. Bu açıdan Yargıtay’ın olayın nasıl gerçekleştiğini, doğru olup olmadığını denetleme yetkisi yoktur. Bölge Adliye Mahkemeleri ise istinaf incelemesi yaparken maddi olay incelemesi yaparak maddi gerçekliği de araştırır.
- İstinaf kanun yolunun amacı da göz önüne alındığında Bölge Adliye Mahkemeleri, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararları bozduktan sonra tekrar ilk derece mahkemesine göndermek yerine çoğunlukla davanın yeniden görülmesi kararı verir. Bu karar neticesinde ilgili Bölge Adliye Mahkemesinde dava yeniden görülür. Yargıtay ise bozduğu kararlar için dosyayı kararı veren ilk derece mahkemesine göndermektedir.
- Bölge Adliye Mahkemelerince istinaf incelemesi yapılan dosyalar için delil getirebilme kuralı hâkimdir. Taraflar dosyaya yeni delil getirebilirler. Ancak temyiz incelemesinde yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapıldığından dosyada sübut bulmuş delillerden başka delil getirilebilmesi mümkün değildir.
- Yargıtay’da yapılan temyiz incelemesinde hâkim temyiz dilekçesinde yer alan istemlerle bağlıdır, bunlar dışında bir hususu inceleme yetkisi yoktur. İstinaf incelemesinde ise mahkeme istinaf dilekçesi ile belirtilen hususların dışında da re’sen inceleme yapabilir.
- Yargıtay da duruşma yapılması istisnaidir ve talebe bağlıdır. Ancak istinaf incelemesinde duruşma yapılması kural, yapılmaması istisnadır. Bunun yanında mahkeme taleple bağlı değildir.
İstinaf Mahkemesinin Duruşmalı İnceleme Yapılması
İstinaf mahkemesi, dosya üzerinden veya duruşma açarak inceleme yapabilir. Duruşma açması için bir talep olmasına gerek yoktur. Resen kendisi duruşma açabilir. Özellikle belirtelim ki, suç vasfının değişmesi, cezanın azaltılması ve arttırılması, diğer tüm hallerde davanın duruşmalı olarak yeniden görülmesine karar verilir (CMK 280/1-c), Duruşmalı inceleme halinde istinaf mahkemesi iki şekilde karar verebilir:
- İstinaf mahkemesi duruşmalı inceleme neticesinde esastan ret kararı verebilir.
- İstinaf mahkemesi duruşmalı inceleme neticesinde ilk derece mahkemesinin hükmünü kaldırarak kendisi yeniden hüküm kurabilir.
- İncelemenin duruşmalı yapılması halinde artık bozma kararı verilemez. Çünkü, istinaf mahkemesi duruşmalı inceleme halinde bozma kararı yerine hükmü kaldırarak yeni bir karar verme yetkisine sahiptir.
Yine belirtmekte fayda var ki; istinaf mahkemesi duruşmalı inceleme esnasında tanık dinleme, istinabe, keşif, bilirkişi gibi ilk derece mahkemesinde yapılan tüm işlemleri yapabilir. (CMK md. 281/2). Ayrıca, suç vasfının değişmesi halinde uzlaşma işlemlerinin yapılabilmesi için dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebilir.
İstinaf İncelemesinde Duruşma Nasıl Yapılır?
- Duruşma açılmasına karar verildiğinde; duruşma hazırlığı, duruşma ve karara ilişkin CMK’nın genel hükümleri uygulanır (CMK 282. madde)
- Duruşmada önce üye hakimin hazırladığı “inceleme raporu” anlatılır (CMK 282/1-a madde)
- Daha sonra ilk derece mahkemesinin gerekçeli hükmü anlatılır (CMK 282/1-b madde)
- Tanık ifadesi tutanakları, keşif tutanağı, bilirkişi raporu vs. tutanak ve raporlar ile duruşma hazırlığı sırasında toplanan deliller anlatılır (CMK 282/1-c madde)
- Bölge adliye mahkemesi duruşma hazırlığı aşamasında toplanan delil ve belgeler, yapılmışsa keşif ve bilirkişi açıklamalarına ilişkin tutanak ve raporlar okunur (CMK 282/1-d madde)
- Bölge adliye mahkemesi duruşmasında dinlenilmeleri gerekli görülen tanık ve bilirkişiler çağrılır (CMK 282/1-d madde)
Hukukun tesisi ve hakların korunması açısından istinafın önemi büyüktür. İlk derece mahkemelerinin hukuka uygun olmayan kararları istinaf aşamasında bölge mahkemeleri tarafından tespit edilerek düzetilmekte ya da kaldırılarak yeni bir karar verilebilmektedir. Tecrübeler ilk derece mahkemelerinde aleyhe sonuçlanan davaların istinaf aşamasında lehe çevrilebildiğini göstermektedir. Bu yönüyle istinaf hakların korunması ve iadesi için de önemli bir işlev üstlenmektedir. Bu nedenle istinaf sürecinin büyük bir hassasiyet ve titizlikle yürütülmesi, konunun uzmanı olan avukatlardan profesyonel hukuki destek alınması büyük önem taşımaktadır.

Katılan İçin Ceza İstinaf Dilekçesi Örneği
.. Bölge Adliye Mahkemesi’ne
Gönderilmek Üzere
…. Asliye/Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na
Dosya No: 20…/… E. 20…/….. K.
İstinafa Başvuran Katılan: İsim Soyisim (T.C.:) (Adres)
Vekili: Av. Umur YILDIRIM
Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7, 06530 Çankaya
Suç:
Suç Tarihi ve Yeri:
Konu: Mahkemenizin verdiği ../../.. tarihli ve 20../….. E. 20../…. K. sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurumuzdan ibarettir.
Tebliğ Tarihi:…./…./…. (UETS)
AÇIKLAMALAR
- Açıklamalar kısmında, birinci derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka aykırılıklarına ilişkin açıklamalara bu kısımda yer verilmelidir.
- Hukuka aykırılık açıklanırken, hükme esas teşkil eden tüm ara kararlar da ayrıntılı açıklanmalıdır.
- Sanığa ceza indirimleri uygulanmış ise buna karşı itirazlar ve gerekçelerinden bahsedilebilir.
- Yerel Mahkeme aşamasında talep edilen hususlar doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini ve bu gerekliliğin gerekçelerinden burada bahsedilebilir.
Hukuki Deliller: Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile diğer kanuni deliller
Hukuki Nedenler: Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili diğer mevzuat
Sonuç ve İstem: Yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah edilen nedenlerle;
- Ankara … Ağır/Asliye Ceza Mahkemesi’nin ../../20.. tarihli ve 20…/…. E. 20../…. K. sayılı kararına karşı istinaf başvurumuzun kabulüne,
- Söz konusu kararın kaldırılarak sanıkların iddianame ve esas hakkındaki savcılık mütalaası doğrultusunda, üst sınırdan uzaklaşılmadan, takdiri indirim uygulanmadan ve muhalefet şerhinin kaldırılarak cezalandırılmasına,
Karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. (Tarih)
Katılan Vekili
Av. Umur YILDIRIM
Sanık İçin Ceza İstinaf Dilekçesi Örneği
.. Bölge Adliye Mahkemesi’ne
Gönderilmek Üzere
.. Asliye/Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na
Dosya No: 20…/… E. 20…/….. K.
İstinafa Başvuran Sanık: İsim Soyisim (T.C.:) (Adres)
Müdafii: Av. Umur YILDIRIM
Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7, 06530 Çankaya
Suç:
Suç Tarihi ve Yeri:
Konu: Mahkemenizin verdiği ../../.. tarihli ve 20../….. E. 20../…. K. sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurumuzdan ibarettir.
Tebliğ Tarihi:…./…./…. (UETS)
AÇIKLAMALAR
- Açıklamalar kısmında, birinci derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka aykırılıklarına ilişkin açıklamalara bu kısımda yer verilmelidir.
- Özellikle yargılama esnasında değerlendirilen hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller varsa ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır.
- Olayın hukuki nitelendirmesinde yapılan hatalar ayrıntılı şekilde belirtilmelidir.
- Birinci derece mahkemesi tarafından verilen ve kesin hüküm niteliği taşımayan ancak son karara esas teşkil eden ara kararlar detaylı bir şekilde açıklanmalıdır.
- Karar usul ve hukuka aykırı olup istinaf başvurusunun kabulü ile söz konusu kararın kaldırılarak sanığın beraatına karar verilmesi gerekliliğinden bahsedilmelidir. Bu gerekçelerin dayandığı hususlara atıflarda bulunarak deliller açıklamalı bir şekilde ifade edilmelidir.
- Yerel Mahkeme aşamasında talep edilen hususlar doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini ve bu gerekliliğin gerekçelerinden burada bahsedilebilir.
Hukuki Deliller: Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile diğer kanuni deliller
Hukuki Nedenler: Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili diğer mevzuat
Sonuç ve İstem: Yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah edilen nedenlerle;
- Ankara … Ağır/Asliye Ceza Mahkemesi’nin ../../20.. tarihli ve 20…/…. E. 20../…. K. sayılı kararına karşı istinaf başvurumuzun kabulüne,
- Söz konusu kararın kaldırılarak kurulan kararın kaldırılarak müvekkilimin beraatına karar verilmesine,
- Sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müvekkil hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına,
Karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. (Tarih)
Sanık Müdafi
Av. Umur YILDIRIM
Ceza Davalarında İstinaf Kanun Yolu Emsal Kararlar
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 23.09.2019 tarihli ve 2019/28764 E., 2019/11649 K. sayılı kararı
- Ceza Davalarında İstinaf Kanun Yolu
Sanık müdafii tarafından gerekçeli kararın tebliği üzerine süresinde istinaf yoluna gidilmiş olmakla kararın Adana Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesi tarafından incelenmesi gerekirken, istinaf isteminin süre yönünden (usulden) reddine karar verilmesinin yukarıda yazılı mevzuata aykırı olduğu, dolayısıyla kanun yararına bozmaya konu edilen mahkumiyet hükmünün usulüne uygun şekilde kesinleştirilmediği değerlendirilmektedir. Sanığın ve müdafiinin, başvurulacak kanun yolunda açıkça yanıltılmış olması nedeniyle karara karşı istinaf incelemesinin yapılması gerektiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesinin “sanık müdafiinin hukukçu ve avukat olması nedeniyle istinaf süresinin tefhimler başlayacağını bildiği ve mahkemenin hatasından dolayı yanıltılmasının söz konusu olmayacağı” gerekçesiyle vermiş olduğu “istinaf başvurusunun süre yönünden reddi” kararına karşı ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca, itiraz edilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla
İstanbul BAM 17. Ceza Dairesi, 04.03.2019 tarihli ve 2018/560 E., 2019/613 K. sayılı kararı
- Ceza Davalarında İstinaf Kanun Yolu
Mahkemece sanık hakkında müştekinin F1 Bankasına ait kredi kartından bilgisi ve rızası dışında harcama yapmak suretiyle yarar sağlama suçundan TCK 245/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile iddianame düzenlendiği, mahkemece yapılan kovuşturma sonucunda CMK 223/2-e maddesi gereğince delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar verildiği, müşteki tarafından beraat kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu, Kovuşturma aşamasında iddianame örneği ve duruşma gününün müştekinin aynı zamanda istinaf başvurusunda yer alan adresinde bizzat imzasına tebliğ edildiği, davaya katılma konusunda talebi olduğuna dair dilekçe de ibraz etmediği anlaşılmakla; katılan sıfatını almaması nedeniyle davaya katılmaya ve bu sıfatla bu hükmü istinaf veya temyize yetkisi bulunmadığından CMK’nın 279/1-b. Maddesi gereğince kurulan beraat hükmüne karşı istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığından İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,