Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçu, kişisel kullanım amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı maddenin satın alınması, kabul edilmesi, bulundurulması ya da doğrudan kullanılması eylemlerini kapsar. Bu suç, toplum sağlığını korumayı, bağımlılığı önlemeyi ve bireyleri rehabilitasyona yönlendirmeyi amaçlayan bir düzenlemedir. Günümüzde uyuşturucu kullanımı, ciddi sağlık sorunları, bağımlılık, aile ve toplumsal yıkımlar nedeniyle büyük bir sorun haline gelmiştir. Uluslararası ve ulusal düzeyde mücadele, cezai yaptırım yanında tedavi ve denetimli serbestlik mekanizmalarıyla desteklenmektedir. Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçu TCK 191. maddede düzenlenmiş olup şu şekillerde işlenebilir:

  • Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılması (TCK 191/1)
  • Bu suçu işleyenler hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. (TCK 191/2)
  • Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır, (TCK 191/3)
  • Kişinin, erteleme süresi zarfında yükümlülüklerine uyulmaması halinde hakkında kamu davası açılır. (TCK 191/4)
  • Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması halinde kamu davası açılır ancak ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. (TCK 191/5)
  • Kamu davasının ertelenmesi sonrası yükümlülüklere uymama nedeniyle kamu davası açılması halinde artık yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez. (TCK 191/6)
  • Şüpheli erteleme süresi zarfında yükümlülüklerine aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. (TCK 191/7)
  • Uyuşturucu kullanma ve bulundurma eyleminin tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesislerin sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. (TCK 191/10)

Günümüzde, özellikle genç nüfus arasında artan stres, sosyal medya etkisi, akran baskısı, aile içi iletişim sorunları, ekonomik zorluklar, işsizlik, eğitim sistemindeki baskılar, merak, risk alma davranışı ve kolay erişim gibi faktörler insanları uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri denemeye ve kullanmaya yöneltmektedir. Bu kullanımın giderek yaygınlaşması, bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığını bozmakta, bağımlılık döngüsünü tetiklemekte, aileleri parçalamakta, toplumda suç oranlarını artırmakta ve nihayetinde ulusal ekonomiye ağır yük getirmektedir. Bu durum, ülkeleri ve uluslararası toplumu uyuşturucuyla mücadelede daha etkin önlemler almaya, farkındalık kampanyaları düzenlemeye, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerini güçlendirmeye ve yasal düzenlemeleri sıkılaştırmaya itmiştir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçu ve cezasından (TCK m. 191) bahsedeceğiz.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçu Nedir?

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçu, kişisel kullanım amacıyla bu maddelerin satın alınması, kabul edilmesi, bulundurulması ya da bizzat kullanılması eylemlerini kapsar. Bu suç, toplum sağlığını korumayı, bağımlılığı önlemeyi ve bireyleri tedavi-rehabilitasyon sürecine yönlendirmeyi amaçlayan bir düzenlemedir. Suç, bağımlılık yaratan maddelerin kişisel dolaşımını ve kullanımını engellemeyi hedeflerken, cezai yaptırım yanında öncelikli olarak tedavi odaklı yaklaşımlar benimsenmiştir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçu ve bu suç için öngörülen ceza 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap “Özel Hükümler” Üçüncü Kısım “Topluma Karşı Suçlar” İkinci Bölüm “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde ile İlgili Suçlar” başlığının 191. maddesinde düzenlenmiştir. Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçunu konu edinen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. madde ile bu maddenin etkin pişmanlık halini düzenleyen 192. maddesi metni şu şekildedir:


“Madde 191

(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.

(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir.

(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;

a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,

b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,

c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,

hâlinde, hakkında kamu davası açılır.

(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.

(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.

(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

(8) Bu Kanunun;

a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,

b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma,

suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.

(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.

(10) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.


Etkin pişmanlık

Madde 192

(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.

(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.  Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz”


uyusturucu kullanma bulundurma sucu
uyusturucu kullanma bulundurma sucu

Dosyanızın aşamasına göre izlenecek yol, gözaltı ve tutuklama süreleri ile itiraz yolları için ceza avukatı rehberimize bakabilirsiniz.

Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçunun Şartları

kişisel kullanım amacıyla maddenin edinilmesi, bulundurulması veya kullanılmasına ilişkin bir suçtur. Bu suçun oluşabilmesi için maddenin ticari amaç (imal, satış, nakil, depolama vb.) taşımaması zorunludur; aksi halde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti uygulanır. Yargıtay içtihatları, suçun oluşumunu belirlerken somut olayın tüm özelliklerini (miktar, ele geçiriliş biçimi, sanığın savunması, yan deliller, bağımlılık durumu vb.) birlikte değerlendirir; miktar tek başına belirleyici değildir, ancak en önemli başlangıç kriterlerinden biridir.

Dolayısıyla uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçunun şartları şu şekildedir:

  • Eylemlerin kullanmak amacıyla yapılması gerekir.
  • Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin (esrar, eroin, kokain, metamfetamin vb.) satın alınması, kabul edilmesi, bulundurulması veya kullanılması gerekir.
  • Kişisel kullanım miktarı aşılmaması gerekir.
  • Özel kast ile işlenir.
Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma SuçuTCK 191. Madde
Kanun Maddesi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 191
ŞikâyetŞikayete tabi değildir, resen soruşturulur.
Zamanaşımı8 yıldır.
Tutuklama ve Adli KontrolTutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir.
UzlaşmaSuç uzlaşmaya tabi değildir.
Etkin Pişmanlık5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 191
İndirimŞartları varsa 62 indirimi uygulanabilir.
Memurluğa EtkiMemuriyete engeldir.
Görevli MahkemeAsliye Ceza Mahkemesidir.

Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçunun Unsurları

  • Fail: Suçun faili, fiili gerçekleştiren gerçek kişidir. Herkes (Türk vatandaşı, yabancı, reşit veya belirli yaş üstü çocuklar dahil) fail olabilir. Failin bağımlılık durumu, savunması ve sabıkası, suçun vasfını (kullanma mı, ticaret mi) belirlemede dikkate alınır.
  • Mağdur: Bu suçta doğrudan bireysel mağdur yoktur; mağdur sıfatıyla toplumun tamamı, devlet ve kamu sağlığı kabul edilir. Suç, “topluma karşı suçlar” kategorisinde yer alır ve bireysel zarar aranmaz. Uyuşturucu kullanımı, toplumun genel sağlığını, gençleri ve aile yapısını tehdit ettiği için resen soruşturulur.
  • Suçun Hukuki Konusu: Suçun korunmak istenen değeri, toplum sağlığının korunması, uyuşturucu bağımlılığının önlenmesi, genç neslin korunması ve uyuşturucu maddelerin kontrollü dolaşımıdır. Bu değerler, TCK’nın yanı sıra 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun, uluslararası sözleşmeler (BM 1961 Tek Sözleşmesi, 1971 Psikotrop Maddeler Sözleşmesi) ve ilgili yönetmeliklerle güvence altındadır.
  • Suçun Maddi Konusu: Suç seçimlik hareketli olup, şu fiillerden herhangi birinin gerçekleşmesi yeter: kullanmak amacıyla uyuşturucu/uyarıcı maddeyi satın alma, kabul etme (hediye vb.), bulundurma (üzerinde veya saklama) veya doğrudan kullanma (vücuda alma, enjeksiyon, içme vb.). Bu suç soyut tehlike suçu olduğundan, somut zarar (örneğin sağlık bozulması) aranmaz; maddenin kişisel kullanım amacıyla temini yeterlidir. Madde türü (esrar, eroin, kokain vb.) cezayı değiştirmese de, miktar ve ele geçiriliş biçimi (paketlenme, yer) ticaret ayrımında rol oynar.
  • Manevi Unsur: Bu suç kasten işlenir; taksirle işlenemez. Manevi unsurda özel kast şarttır: failin, maddenin “kullanmak amacıyla” (kendi şahsi tüketimi için) edinildiği, kabul edildiği veya bulundurulduğu bilinci ve iradesi olmalıdır. Bu kast, failin savunması, idrar/kan testi, miktar, yan deliller (terazi, iletişim kayıtları) ve hayatın olağan akışıyla değerlendirilir.

Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçunun Cezası Nedir?

Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçu; on fıkra halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesinde düzenlenmiştir. Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçunun cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesinde belirtildiği üzere, Temel ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir. Adli para cezasına çevrilemez. Ancak ilk suçlarda zorunlu olarak 5 yıl kamu davası ertelenmesi + denetimli serbestlik + tedavi mekanizması uygulanır.

  • Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçunun Temel Halinin Cezası: Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesinde yer alan Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçunun temel hali düzenlenmiştir. Yasa hükmüne göre, Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçu işleyen bir kişiye verilecek ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir.
  • Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçunun Nitelikli Halinin Cezası: Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçunun nitelikli halleri maddenin 10. Fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
  • Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçunda Ağırlaştırıcı Nedenler: Ceza hukuku bakımından ağırlaştırıcı neden, Türk Ceza Kanunu’nda (5237 sayılı TCK) suçun temel haline göre daha ağır ceza verilmesini gerektiren hallerdir. Bu nedenler, suçun unsuru değildir; varsa ceza artırılır, yoksa suç yine de oluşur ancak daha hafif ceza verilir. Ancak bu suçun ağırlaştırıcı nedeni bulunmamaktadır.
  • Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçunun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi: Uyuşturucu kullanma ve bulundurmanın tüzel kişiler tarafından işlenmesi mümkün değildir. Zira uyuşturucu maddeyi kullanma ve bulundurma eylemi sadece gerçek kişiler tarafından gerçekleştirilebilir.
Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçu CezasıKanuni Dayanağı
TCK 191 Basit Hali Cezası2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası
Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçunun Nitelikli Halinin CezasıYarısına kadar artırım (örneğin okul yakınında 3-7,5 yıl)
Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçunda Ağırlaştırıcı HallerAğırlaştırıcı neden bulunmamaktadır.

Uyuşturucu Kullanma Suçu Tedavi

Uyuşturucu kullanma veya bulundurma suçunda (TCK 191) savcılık tarafından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik ile birlikte gerekirse tedavi tedbiri uygulanır. Uyuşturucu kullanma suçu tedavisi süresi, süreci, yükümlülükleri ve sonu şu şekildedir:

  • Erteleme Süresi: İlk defa bu suçtan işlem gören kişi için 5 yıllık bir denetim ve erteleme süresi başlatılır.
  • Denetimli Serbestlik ve Tedavi: Bu süreçte şüphelinin bağımlı olup olmadığının tespiti ve tedavisi için ilgili sağlık kuruluşlarına (örneğin AMATEM) yönlendirme yapılır. Tedavi ayakta veya yatarak gerçekleşebilir.
  • Yükümlülükler: Kişi, denetimli serbestlik müdürlüğünün belirlediği seminerlere, kontrollere veya tedavi programına eksiksiz uymak zorundadır.
  • Sürecin Sonu: 5 yıllık erteleme süresi içinde yükümlülüklere uyulduğu ve yeniden uyuşturucu kullanılmadığı takdirde kovuşturmaya yer olmadığı (davanın düşmesi) kararı verilir. Kuralların ihlali veya yeniden suç işlenmesi halinde ise ertelenen kamu davası açılır.

Uyuşturucu Kullanma Suçu Denetimli Serbestlik ve İhlali

Denetimli serbestlik uyuşturucu kullanma, bulundurma veya temin etme suçunu ilk kez işleyen kişiler için uygulanan ve bir takım yasal yükümlülükler içeren bir ceza hukuku tedbiridir. Uyuşturucu suçlarında denetimli serbestlik uygulamasının amacı ilk kez temin, kullanma veya bulundurma gibi uyuşturucu suçlarını işleyen kişileri doğrudan cezalandırmak yerine rehabilite etmek ve bu amaçla bir şans vermektir. Dolayısıyla bu uygulama devletin cezalandırıcı yargı kolu ile sosyal devlet anlayışı arasında kapsayıcı bir bağ oluşturmaktadır.

Uyuşturucu kullanma ve temin suçlarını ilk kez işleyen kişiler açısından bu uygulama vatandaşların bu ilk suçları nedeniyle hapse girmesinin önüne geçip bunun yerine bu suçların yeniden işlenmemesi için bir eğitim ve/veya tedavi programı sunmak ve ayrıca ceza infaz sisteminin yükünü azaltmaktadır.

Denetimli serbestlik sürecinde kişi cezaevinin kriminalize etkisinden uzak, rehabilitasyon odaklı yaklaşımla daha rahat bir bağımlılıkla mücadele süreci geçirmektedir. Süreç sonunda kişinin sabıka kaydının temiz kalması da bağımlılıkla mücadele ve sosyal hayata adapte olma yönünde büyük bir motivasyon sağlamaktadır.

Kişinin belirlenen 5 yıl içinde tekrar uyuşturucu kullanması, bulundurması veya temin etmesi durumunda daha önce verilen erteleme kararı da iptal edilerek rafa kaldırılan dosya yeniden işleme alınacaktır. Buna ek olarak tedavi veya eğitim programlarına katılma ve periyodik testleri yaptırmama gibi ihlal durumlarında da denetimli serbestlik kararı iptal edilecek ve ertelenen kamu davası açılacaktır. Ancak belirtelim ki ihlal durumunda yalnızca erteleme kararı verilen ilk dosya açılacak ancak ikinci kez uyuşturucu madde yakalatma nedeniyle ayrı bir ceza davası açılmayacaktır. Nitekim ikinci kez madde yakalatma durumu başlı başına bir suç olarak değil denetimli serbestliğin ihlali olarak değerlendirilmektedir.

uyusturucu kullanma bulundurma sucu cezasi
uyusturucu kullanma bulundurma sucu cezasi

Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçu Örnekleri

  • Bir akşam saatlerinde polis, uyuşturucu kullanımı şüphesiyle bir evde arama kararı alır ve sanığın evine gider. Yapılan aramada sanığın yatak odasındaki çekmecede, küçük bir poşet içinde net 8 gram esrar (hint keneviri) ele geçirilir. Sanık, ifadesinde maddeyi birkaç ay önce arkadaşından kendi kullanımı için aldığını, günlük 1-2 gram civarında tükettiğini ve başka kimseye satmadığını belirtir. Üzerinde veya evde hassas terazi, çok sayıda küçük poşet, satışa ilişkin mesajlaşma kaydı veya yüksek miktarda nakit para gibi ticaret delili bulunmaz. Ayrıca sanığın idrar testi THC pozitif çıkar ve son dönemde esrar kullandığı tıbbi olarak doğrulanır.
  • Gece saatlerinde rutin trafik kontrolünde polis, sanığın aracını durdurur ve şüphe üzerine üst araması yapar. Sanığın ceket cebinde küçük bir poşet halinde net 4 gram kokain bulunur. Sanık sorgusunda, aynı gün öğleden sonra tanıdığı bir kişiden “akşam evde tek başına kullanmak üzere” 500 TL’ye satın aldığını kabul eder. Telefonunda o gün yapılan kısa bir görüşme kaydı dışında alıcı-satıcı ilişkisine dair yoğun iletişim yoktur; araçta veya üzerinde satışa hazırlık (küçük paketler, terazi, ambalaj) delili de yoktur. Sanığın kan testi kokain metabolitleri pozitif çıkar ve kullanım alışkanlığı olduğu anlaşılır.
  • Sabah saatlerinde trafik polisi, sanığın aracını uygunsuz sürüş nedeniyle durdurur. Şüphe üzerine idrar testi yapılır ve THC/metamfetamin pozitif çıkar (kullanım delili). Araçta torpido gözünde kullanılmış joint izmariti ve net 0,8 gram esrar kalıntısı bulunur. Sanık ifadesinde, önceki gece arkadaşlarıyla evde esrar içtiğini, kalan kısmı sabah atmayı unuttuğunu söyler. Telefon kayıtlarında o gece birkaç arkadaşla görüşme vardır ancak satışa dair mesajlaşma yoktur; evinde veya araçta ticaret delili (terazi, poşetleme malzemesi vb.) elde edilmez.

Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçunun Özel Görünüşleri

  • Teşebbüs: Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçu bakımından, teşebbüs, özellikle satın alma ve kabul etme eylemleri bakımından ortaya çıkabilir. Örneğin, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanmak amacıyla satın alınması veya kabul edilmesi hususunda varılan anlaşma (mutabakat) sonrasında, fakat uyuşturucu veya uyarıcı maddenin zilyetliğinin satın alan veya kabul edene geçirilmesi aşamasında meydana gelen bir kesilme ile bunun gerçekleşmemesi durumunda, kullanmak için satın almak veya kabul etmek suçuna teşebbüsten söz etmek gerekir.
  • İştirak: Kanunlardaki düzenleme gereğince, tek bir fail ile işlenebilen bir suçun, birden çok fail tarafından, aralarındaki anlaşma ve işbirliği gereğince gerçekleştirilmesi durumunda failler arasında iştirak söz konusu olmakta ve bu şekilde işlenen suçlara da iştirak şeklinde işlenen suçlar denilmektedir. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçuna iştirak kural olarak mümkündür.
  • İçtima: Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) bir fiilin birden fazla farklı suçu oluşturması durumunda fikri içtima kuralı (TCK m.44) uygulanır; fail, en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarında bu kural, özellikle ticari amaçla bulundurma (TCK m.188/3) ile kullanmak için bulundurma (TCK m.191) eylemlerinin bir arada gerçekleştiği hallerde önem kazanır. Ticari amaçla bulundurulan maddenin aynı zamanda kişisel kullanım için ayrılabildiği (örneğin, kısım kısım paketlenmiş halde) durumlarda, iki ayrı suç oluşur ve gerçek içtima kuralları gereğince her iki suçtan (TCK m.188/3 ve m.191) ayrı ayrı ceza verilir. Ancak maddenin ayrıştırılamadığı, yani ticari amaçla bulundurulan miktarın doğrudan kullanıldığı hallerde, tek fiil söz konusu olduğundan fikri içtima uygulanır; eylem yalnızca daha ağır olan TCK m.188/3 kapsamında (uyuşturucu ticareti) değerlendirilir ve TCK m.191’den ayrı ceza verilmez. Bu ayrım, Yargıtay içtihatlarında da vurgulanmakta olup, maddenin miktarı, paketlenme biçimi, ele geçirilme şekli gibi somut delillere göre belirlenir; böylece hukuki yararların korunması ile çifte cezalandırma önlenir.

Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

  • Uzlaşma: Ceza hukukunda uzlaşma Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. ve 254. maddelerinde düzenlenmiştir. Suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma müzakereleri ve uzlaşma anlaşması, şartları varsa hem soruşturma aşamasında hem de kovuşturma aşamasında yapılabilir. Uzlaşma şikayetten vazgeçme değildir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak veya kabul etmek ya da kullanmak suçu uzlaşma kapsamında düzenlenen suçlardan biri olduğu için uzlaşmaya tabi suçlardan biri değildir. Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçunda uzlaşma mümkün değildir.
  • Adli Para Cezasına Çevirme: Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma suçunda verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilemez. Çünkü adli para cezasına çevirme ancak 1 yıl veya daha az süreli hapis cezaları için mümkündür; bu suçta öngörülen alt sınır 2 yıl olduğundan ve indirimlerle bile genellikle 1 yılın altına düşmesi nadir olduğundan (örneğin iyi hal indirimiyle bile çoğu durumda 1 yıl üzeri kalır), pratikte adli para cezasına çevirme uygulanamaz. Uyuşturucu suçlarının niteliği gereği kanun koyucu bu yaptırım türünü elverişli görmemiş olup, Yargıtay içtihatları ve doktrinde de bu suçun ceza miktarı nedeniyle adli para cezasına çevrilmeye uygun olmadığı kabul edilmektedir.
  • Erteleme: Erteleme kararı kapsamında mahkeme tarafından yargılaması yapılan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte kişiye belirli bir hapis cezası da verilmiştir. Ancak mahkeme kişiye vermiş olduğu bu hapis cezasını, kişi ceza infaz kurumuna girmeden, şartlı olarak vazgeçilmesi yoluna gidilebilir. Bu durumda hapis cezasının ertelenmesinden bahsedilecektir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçunda verilen hapis cezasının ertelenmesi mümkündür. Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı: Türk Ceza Kanunu’nun 191/8. maddesi uyarınca, TCK m.188 (uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti) veya TCK m.190 (kullanılmasını kolaylaştırma) suçlarından kovuşturma yapılan davalarda, yargılama sırasında fiilin münhasıran TCK m.191 kapsamındaki kullanma veya bulundurma suçunu oluşturduğu anlaşılırsa, mahkeme sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı vermek zorundadır. Bu düzenleme, genel olarak CMK m.231’de öngörülen HAGB şartlarına (özellikle hükmolunan cezanın 2 yıl veya daha az olması gerekliliği) istisna getirir; çünkü TCK m.191/1’de temel ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olduğundan, indirimlerle bile sonuç ceza sıklıkla 2 yılı aşabilmektedir, ancak TCK m.191/8 kapsamında CMK m.231’deki 2 yıl sınırı ve diğer genel koşullar (önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti vb.) aranmaksızın HAGB kararı verilir.

Bu özel HAGB, sanığın kabulüne bağlı olmaksızın resen uygulanır ve genellikle 5 yıl denetim süresiyle birlikte tedavi, denetimli serbestlik gibi yükümlülükler getirir; denetim süresi içinde TCK m.191/4’te belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması veya yeniden TCK m.191/1 kapsamındaki fiillerden birinin işlenmesi halinde, kararı veren mahkemece hükmün açıklanmasına (HAGB’nin kaldırılmasına) karar verilir, bu da sanığın mahkûmiyetinin sicile işlenmesine yol açar.

uyusturucu kullanma bulundurma sucu tutuklama
uyusturucu kullanma bulundurma sucu tutuklama

Soruşturma ve Kovuşturma Evresi

  • Soruşturma Evresi: Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçu soruşturulması veya kovuşturulması şikayete tabi bir suç değildir. Bu suç re’sen takip edilecek bir suç olduğundan dolayı savcılık ihbar üzerine veya kendiliğinden soruşturma aşamasını başlatacaktır. Soruşturma aşamasında, işlendiği iddia edilen suça dair deliller toplanmaya çalışılacaktır. Eğer savcı, yeterli delilin var olduğuna kanaat getirirse iddianame düzenleyecektir. Aksi halde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verecektir. Halk arasında bu karara takipsizlik kararı da denmektedir. Savcının iddianame düzenleyebilmesi için, suçun işlendiği yönünde yeterli şüphe söz konusu olmalıdır. Böyle bir şüphe şartının şart koşulmasının nedeni, yargının iş yükünün gereksiz davalarla artırılmaması ve insanların gereksiz yere yargılanmamasıdır.
  • Kovuşturma Evresi: Kovuşturma aşamasında; suç üzerine soruşturma aşaması tamamlanmıştır. Artık bir ceza mahkemesinde dava açılmış demektir. Kovuşturma aşamasında; yargılama makamı, savcılık makamı ve savunma makamının işbirliği söz konusudur. Savcının düzenlediği iddianamenin Mahkeme tarafından kabul edilmesi ile kovuşturma aşamasına geçilmiştir. Kovuşturma aşamasında ceza mahkemeleri görevli olacaktır. Kovuşturma evresi son evredir. Kovuşturma aşamasının sonunda faile verilecek cezaya hükmolunur. Eğer sanık suçsuz bulunursa beraatine hükmedilecektir.

Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma ve bulundurma suçu bakımından gözaltı tedbiri, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca uygulanabilir; bu tedbir, suç işlendiğine dair somut delillerin varlığı ve soruşturma açısından zorunluluk şartına bağlıdır. Genellikle yakalama anından itibaren en fazla 24 saat süren gözaltı süresi uygulanır, yol süresiyle birlikte sulh ceza hâkimliğine sevk için azami 36 saate kadar uzayabilir; toplu suçlar veya delil toplama güçlüğü hallerinde Cumhuriyet savcısının emriyle her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatma mümkündür. Ancak bu  suçunun niteliği gereği (rehabilitasyon odaklı özel rejim, kamu davasının ertelenmesi imkânı), gözaltı uygulaması nadiren uzun tutulur ve çoğu durumda şüpheli ifadeden sonra serbest bırakılır veya adli kontrol tedbirleriyle yetinilir;

Tutukluluk tedbiri ise CMK m.100’e göre kuvvetli suç şüphesi gösteren somut delillerin varlığı, kaçma veya delilleri karartma şüphesi gibi tutuklama nedenlerinin bulunması halinde uygulanabilir; TCK m.191’de temel ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olduğundan (nitelikli halde 3-7,5 yıl), üst sınır 5 yılı aştığı için tutuklama yasağı bulunmaz ve şartlar oluştuğunda tutuklama kararı verilebilir. Ancak suçun bireysel kullanım amaçlı olması, failin genellikle kaçma şüphesi taşımaması, kamu davasının ertelenmesi veya HAGB gibi alternatif kurumların varlığı nedeniyle tutukluluk kararı nadiren verilir; mahkemeler genellikle adli kontrol (imza, yurt dışı yasağı, tedavi yükümlülüğü vb.) ile yetinir ve tutuklamayı son çare olarak görür.

İfade, Savunma ve Yargılama Süreci

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma suçunda yargılama süreci, özel soruşturma ve kovuşturma usullerine tabidir. Yakalanma anından itibaren şüpheli/emniyet tarafından götürülerek ifade alınır; bu aşamada susma hakkı, avukat talep etme hakkı ve lehine delil toplanması talebi gibi haklar hatırlatılır. İfade sırasında avukat eşliğinde bulunmak kritik önem taşır, çünkü maddenin miktarı, ele geçirilme şekli, paketlenme biçimi gibi unsurlar suçun kullanma mı yoksa ticaret mi olduğunu belirler ve yanlış beyanlar ileride aleyhe delil olabilir. Cumhuriyet savcılığı soruşturmasında CMK m.171 şartları aranmaksızın 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir; bu karar zorunludur ve savcı şüpheliyi yükümlülüklere uymamanın sonuçları konusunda uyarır. Ardından asgari 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır; şüpheli Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne başvurur, idrar testi, tedavi programları gibi yükümlülüklere uyar ve 5 yıl içinde ihlal etmezse (tekrar uyuşturucu fiili işlenmezse) kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla süreç sona erer, sabıka kaydı oluşmaz.

Kamu davasının ertelenmesi kararına rağmen yükümlülüklere ısrarla uyulmaması, tekrar uyuşturucu fiili işlenmesi halinde savcılık iddianame düzenleyerek kovuşturma aşamasına geçer; bu durumda Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılama başlar, sanığın sorgusu yapılır, tanık/delil incelemesi ve savunma alınır. Sanık lehine iyi hal indirimi, etkin pişmanlık veya delillerin yetersizliği gibi unsurlar savunmada vurgulanır. Eğer kovuşturma aşamasında fiilin münhasıran bu suçun kapsamına girdiği anlaşılırsa (örneğin başlangıçta ticaret suçu sanılan dosyalarda), mahkeme TCK m.191/8 uyarınca CMK m.231 genel şartları aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verir; bu genellikle 5 yıl denetim süresiyle tedavi/denetimli serbestlik yükümlülükleri içerir ve uyulursa sicil temiz kalır. İhlal halinde yani tekrar fiil veya yükümlülüklere aykırılık durumunda hüküm açıklanır, ceza infaz edilir.

uyusturucu kullanma bulundurma sucu beraat
uyusturucu kullanma bulundurma sucu beraat

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

  • Şikayet Süresi: Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçu resen soruşturulan ve kovuşturulan bir suç tipidir. Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçu ve nitelikli halleri takibi şikayete bağlı olmayan, resen takibi gereken suçlardır. Bu nedenle 6 aylık şikayet süresi bu suç açısından geçerli değildir.
  • Zamanaşımı: Zamanaşımı, suçun varlığı devam etmesine rağmen devletin faile yargılama yapamaması ve cezalandıramamasına denir. Zamanaşımı ceza hakimi tarafından resen gözetilir ve talebe bağlı olmadan uygulanır. Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçunda belirlenen azami 5 yıl hapis cezası dikkate alındığında, suçun 8 yıllık suç zamanaşımına tabi olduğu söylemek mümkündür.
  • Etkin Pişmanlık: Bu suça ilişkin eylemlerde bulunarak bu suçu işleyen failler resmi makamlarca haber alınmadan önce bu maddeyi nerede, ne zaman ve kimden temin ettiğini söylemek sureti ile suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz. İlgili suç resmi makamlar tarafından haber alındıktan sonra suçun meydana çıkmasına, fail ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet veya yardım eden kişi hakkında verilecek ceza yardımın niteliğine göre dörtte birinden yarısına kadar indirilir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan hakkında soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini talep ederse hakkında cezaya hükmolunmaz.
  • Görevli Mahkeme: Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçu ile ilgili görevli mahkeme, 5235 sayılı Yasanın 10, 11 ve 12. maddesi ile suç için kanunda öngörülen cezanın alt sınırı itibariyle Asliye Ceza Mahkemesidir.
İlgili Yazı: Yargıtay Kararları

Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçu Hakkında Mahkeme Kararları

Yargıtay 10.CD. 13.3.2017 Tarih, 2014/12180 E-2017/946 K.

  • Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçu
  • Türk Ceza Kanunu 191. Madde

“Haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kovuşturma- ya yer olmadığı kararı verilen Mine T., Samire A. ve Aysun A.’IN sanığın kendilerine temin ettiğini söyledikleri maddenin ele geçmemesi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı nitelikte olup olmadığı tespit edilemediği, adı geçenlerin suç tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandıklarının teknik yöntemlerle saptanmadığı, sanıkta da herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilemediği, dolayısıyla adı geçenlerin soyut beyanlar dışında sanığın atılı suçu işlediğini somut bir olgu olarak ortaya koyan, her türlü şüphe den uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırıdır.”


Yargıtay 10.CD. 3.3.2017 Tarih ve 2013/8436 E-2017/816 K sayılı kararı

  • Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçu
  • Türk Ceza Kanunu 191. Madde

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Fethiye 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 08/03/2012 tarihinde 2011/1125 esas ve 2012/280 karar sayılı karan ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın ikinci kez aynı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında, hükümden sonra 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve aynı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca davanın düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.”


Yargıtay 10.CD. 28.2.2017 tarih ve 2014/10132 E.-2017/786 K sayılı kararı

  • Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçu
  • Türk Ceza Kanunu 191. Madde

 “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” veya “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi yasaya ye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, aykırıdır.”


Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suç Duyurusu Dilekçesi

(Suçun İşlendiği Yer) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)

VEKİLİ: Av. Umur YILDIRIM

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7,  06530 Çankaya

ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)

SUÇ : Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçu (TCK Madde 191)

SUÇ TARİHİ: …/…/…

SUÇ YERİ: (…)

KONU: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu Uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.

AÇIKLAMALAR

  • Giriş kısmında müvekkilin kim olduğu, şüpheli şahsın kim olduğu, uyuşturucu maddeyi nerede gördüğü, kullandığına ilişkin bilgi, kullandıysa nereden aldığı gibi hususlar ayrıntılı olarak anlatılır. Bununla birlikte suç nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi-manevi zarar da giriş kısmında özetlenebilir.
  • Şüpheli şahsın, suça yönelik eylemlerinin ne şekilde işlediği ayrıntılı olarak anlatılır. Yaşanılan olaydan bahsedildikten sonra ayrıntılı olarak deliller sunulur. Aynı zamanda ek olarak bu delillerin sunulması gerekmektedir.
  • Sonuç kısmında ise dilekçenin ekinde yer alacak deliller toparlanır. Gerekli görüldüğü takdirde suça ilişkin açıklamalara ve mahkeme kararlarına yer verilir.

HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. (Tarih)

                            Müşteki Vekili

                        Av. Umur YILDIRIM

                                 (e-İmza)


Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

  • Uyuşturucu kullanmak veya bulundurmak suç mudur ve cezası nedir?

Evet, TCK m.191/1 uyarınca 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülür; ancak ilk yakalanmada Cumhuriyet savcılığı tarafından CMK m.171 şartları aranmaksızın zorunlu olarak 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir, bu süre içinde asgari 1 yıl (Cumhuriyet savcısının kararıyla uzatılabilir) denetimli serbestlik ve gerekirse tedavi uygulanır, başarıyla tamamlanırsa sicil kaydı oluşmaz ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

  • Kişisel kullanım miktarı sınırı nedir ve ticaret suçuyla ayrımı nasıl yapılır?

Yargıtay içtihatlarına göre kesin sınır olmamakla birlikte esrar için yaklaşık 600-700 gram üzeri, eroin/kokain için 20 gram üzeri (başka delil yoksa) ticaret (TCK m.188) olarak değerlendirilir; miktar yanında paketlenme biçimi, ele geçirilme şekli, tartı/ölçü aletleri, failin beyanı ve yaşam tarzı gibi unsurlar birlikte incelenerek suç vasfı belirlenir, kişisel kullanım amacı somut delillerle ispatlanmalıdır.

  • Erteleme veya HAGB ihlal edilirse ne olur ve sabıka kaydına işler mi?

Erteleme süresi (5 yıl) içinde yeniden TCK m.191 kapsamındaki fiil işlenirse veya yükümlülüklere (tedavi, test, denetim) ısrarla uyulmazsa ihlal sayılır, kamu davası açılır ve kovuşturma başlar; kovuşturmada fiilin münhasıran TCK m.191 olduğu anlaşılırsa TCK m.191/8 uyarınca CMK m.231 genel şartları (2 yıl ceza sınırı vb.) aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilir (genellikle 5 yıl denetim süresiyle), başarıyla tamamlanırsa sicil temiz kalır ancak ihlal halinde hüküm açıklanır ve sabıka kaydına işlenir, güvenlik soruşturması/memuriyet gibi alanlarda olumsuz etki yaratabilir.

  • Beraat veya cezanın adli para cezasına çevrilmesi mümkün müdür?

Beraat, maddenin ele geçirilmemesi, kullanımın tıbbi/teknik yöntemlerle (kan/idrar testi) tespit edilmemesi, soyut ikrar dışında delil olmaması veya delillerin hukuka aykırı olması halinde mümkündür; adli para cezasına çevirme ise TCK m.50 gereğince yalnızca 1 yıl veya daha az hapis cezalarında mümkün olduğundan, bu suçun alt sınırı 2 yıl olduğundan ve indirimlerle bile genellikle 1 yılın altına düşmediğinden pratikte uygulanamaz, Yargıtay da bu yönde yerleşik içtihatlara sahiptir; erken aşamada uzman avukat desteğiyle delillerin değerlendirilmesi beraat, erteleme veya HAGB lehine sonuç alınmasında belirleyicidir.