Hayasızca Hareketler Suçu ve Cezası – TCK 225. Madde

hayasizca hareketler sucu ve cezasi

Hayasızca hareketler suçunun halk arasında bilinen adı teşhirciliktir. Hayasızca hareketler suçu, tek fıkra halinde düzenlenmiş alenen cinsel ilişkide bulunmak ve teşhircilik yapmak şeklinde gerçekleşen suçtur. Madde tek fıkradan oluşmakta olup alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişinin altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması hüküm altına alınmıştır. Hayasızca hareketler suçu TCK 225. maddede düzenlenmiş olup şu şekillerde işlenebilir:

  • Alenen cinsel ilişkide bulunmak (TCK 225/1)
  • Teşhircilik yapmak (TCK 225/1)

Örneğin bir kişinin halka açık bir yerde çıplak bir şekilde dolaşması ya da kamuya ait bir alan olan parklarda cinsel ilişkiye girmesi hayasızca hareketler suçunu oluşturmaktadır. Hayasızca hareketler suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Üçüncü Kısım Topluma Karşı Suçlar başlığının Yedinci Bölüm Genel Ahlaka Karşı Suçlar başlığı altında 225. maddesinde düzenlenmiştir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda Hayasızca hareketler suçu ve cezasından (TCK m. 225) bahsedeceğiz.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama
Manifest Grubu Soruşturması: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Eylül Cumartesi günü Küçükçiftlik Park’ta düzenlenen Manifest konserine soruşturma açıldığını duyurdu. Eylül 2025’te İstanbul Küçükçiftlik Park’ta düzenlenen +18 konserinde sahne alan Manifest adlı müzik grubunun kıyafetleri ve dans gösterileri bazı çevrelerce “uygunsuz” bulundu. Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “hayasızca hareketler” ve “teşhircilik” suçlamalarıyla resen soruşturma başlattı. Toplumda büyük yankı uyandıran bu gelişme, sanat özgürlüğünün sınırlarını ve Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 225. maddesinde düzenlenen teşhircilik suçunun kapsamını yeniden tartışmaya açtı.
Mabel Matiz Soruşturması: Şarkıcı Mabel Matiz hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. ‘Perperişan’ isimli şarkısının sözleri nedeniyle hakkında ‘müstehcenlik’ soruşturması başlatılan Mabel Matiz, ifade vermek için Çağlayan Adliyesi’ne gitti. Mabel Matiz’in ‘Perperişan’ isimli şarkısına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ‘kamu düzeni ve genel sağlığa aykırılık’ gerekçesiyle erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştu. İçişleri Bakanlığı ise Ankara ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na “müstehcenlik” kapsamında suç duyurusunda bulunmuştu.

Hayasızca Hareketler Suçu Nedir?

Hayasızca hareketler suçu; kişinin alenen cinsel ilişkide bulunması ya da teşhircilik yapması suretiyle gerçekleşen suç tipidir. Madde gerekçesinde, toplumun sahip bulunduğu ortak edep (ar ve haya) duygularının, edep törelerinin ihlali, incitilmesi ve her ne suretle olursa olsun edep ve ahlâk temizliğine alenen saldırı niteliği taşıyan hareketler, tutum ve davranışlar ve takınılan durumlar suç olarak tanımlanmıştır.

Hayasızca hareketlerin cezalandırıldığı bu suç tanımında, bu kavrama açıklık getirmek amacıyla, “alenen cinsel ilişkide bulunmak” ve “teşhircilik” ifadeleri kullanılmıştır. Madde metninde geçen cinsel ilişki, cinsel arzuların tatmini amacına yönelik her türlü davranışı ifade etmektedir. Teşhirciliğin konusu, kişinin cinsel organlarından ibaret değildir. Vücut bölgelerinin, madde metniyle korunması amaçlanan hukuki değeri ihlâl niteliğindeki teşhiri, bu suçun oluşumuna neden olacaktır. Bu suçun gerçekleşmesi için suçun alenen gerçekleşmesi gerekmektedir. Hayasızca hareketler suçunu konu edinen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 225. madde metni şu şekildedir:

“Madde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Hayasızca Hareketler Suçu
Kanun Maddesi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 225
ŞikâyetŞikayete tabi değildir, resen soruşturulur.
Zamanaşımı8 yıldır.
Tutuklama ve Adli KontrolTutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir.
UzlaşmaSuç uzlaşmaya tabi değildir.
Etkin PişmanlıkEtkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.
İndirimŞartları varsa 62 indirimi uygulanabilir.
Memurluğa EtkiMemuriyete engeldir.
Görevli MahkemeAsliye Ceza Mahkemesidir.

hayasizca hareketler sucu nedir
hayasizca hareketler sucu nedir

Hayasızca Hareketler Suçunun Şartları

Hayasızca hareketler suçunda, alenen cinsel ilişkide bulunmak veya teşhircilik suç olarak düzenlenmiştir. Suçun en önemli şartı suçun alenen gerçekleşmiş olmasıdır. Hayasızca hareketler suçu ile korunan hukuki yarar, halkın ar ve haya duygularının toplumun ortak edep ve ahlak temizliğinin korunması hatta toplunun sahip olduğu bu duygulara saldırı niteliğindeki hareketlerin önlenmesidir. Özetle Hayasızca hareketler suçunun şartları şu şekildedir:

  • Suç alenen işlenmelidir.
  • Suç genel kastla işlenebilir.
  • Failin cinsel ilişkiye girmesi ya da teşhircilik eylemini gerçekleştirmesi gerekir.

Hayasızca Hareketler Suçunun Unsurları

  • Fail: Fail Türk Ceza Kanunu’nda suç kabul edilen hukuka aykırı bir eylemi yapan kişidir. Yani failin bir hareket yeteneği bulunmakta olup suçun gerçekleşmesi için birtakım eylemler gerçekleştirir. Bu suçun faili herkes olabilir. Türk vatandaşı olan kişilerin suçun faili olabileceği gibi yabancı uyruklu şahısların suçun faili olması da mümkündür. Hayasızca hareketler suçunun faili herhangi bir gerçek kişi olabilmektedir. Madde metninde yer alan ‘’kişi’’ tabirinden, bu suçun failinin herkes olabileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca suçu işleyen kişinin kamu görevlisi olması da mümkündür. Failin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu olup olmamasına göre, TCK’nın 58’inci maddesi uygulama alanı bulabilecektir.
  • Mağdur: Mağdur kendisine karşı işlenen bir suçtan dolayı vücut bütünlüğünde veya ekonomisinde zarara uğrayan kişidir. Yani mağdurun hak ve menfaatleri ihlal edilmektedir. Bu suçun mağduru, toplumdaki herkestir. Suç sadece çocuklara, kadınlara karşı değil toplumun tamamına karşı işlenebilmektedir.
  • Suçun Hukuki Konusu: Suç teşkil eden her hareketin bir konusu vardır ve suçun hukuki konusu denilince bundan tipik hareketin üzerinde icra edildiği kişi veya şey anlaşılmaktadır. Suçun hukuki konusu, hukuk tarafından korunan ve hukuki değer ya da hukuki menfaat olarak nitelendirilen; ceza normları ile de koruma altına alınan menfaat ve değerlerdir. Hayasızca hareketler suçu ile korunan hukuki yarar, halkın ar ve haya duygularının toplumun ortak edep ve ahlak temizliğinin korunması hatta toplunun sahip olduğu bu duygulara saldırı niteliğindeki hareketlerin önlenmesidir.
  • Suçun Maddi Konusu: Suçun maddi konusu suçun üzerinde gerçekleştiği kişiler ya da şeylerdir. Suçun maddi unsuru madde metninde alenen cinsel ilişkide bulunmak ve teşhircilik olarak gösterilmiştir. Cinsel ilişki iki kişi arasında gerçekleşen ve cinsel arzuları tatmine yönelik olarak ve şehvet saiki ile yapılan her türlü davranıştır. Teşhircilik ise ahlak, ar, haya duygularını incitecek şekilde belirtsiz bir veya birkaç kişiye vücudun mahrem bölgelerinin sergilenmesidir.
  • Manevi Unsur: Manevi unsur suçu işleyen fail ile eylemleri arasındaki manevi bağdır. Suçun manevi unsurunda suçun kast veya taksirle işlendiğiyle ilgilenmekteyiz. Hayasızca hareketler suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir ve failin de suç tanımındaki unsurları bilerek eylemini gerçekleştirmesi gerekmektedir.

Hayasızca Hareketler Suçunun Cezası Nedir?

Hayasızca hareketler suçu; tek fıkra halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesinde düzenlenmiştir. Hayasızca hareketler suçunun cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesinde belirtildiği üzere, 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır.

Hayasızca Hareketler Suçu CezasıKanuni Dayanağı
TCK 225 Basit Hali Cezası6 aydan 1 yıla kadar hapis para cezası
Hayasızca Hareketler Suçunun Nitelikli Halinin CezasıNitelikli hali yoktur.
Hayasızca Hareketler Suçunda Ağırlaştırıcı HallerAğırlaştırıcı Nedenler yoktur.

  • Hayasızca Hareketler Suçunun Temel Halinin Cezası: Türk Ceza Kanunu’nun 225. Maddesinde yer alan Hayasızca hareketler suçunun temel hali düzenlenmiştir. Yasa hükmüne göre, Hayasızca hareketler suçu işleyen bir kişiye verilecek ceza 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır. Hakim somut olayın özelliklerine ve suçun işleniş şekline göre TCK’nun 61. maddesinde öngörülen hususları da göz önünde bulundurarak alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirleyip uygulayacaktır.
  • Hayasızca Hareketler Suçunun Nitelikli Halinin Cezası: Suçun nitelikli hali bulunmamaktadır.
  • Hayasızca Hareketler Suçunda Ağırlaştırıcı Nedenler: Suçta ağırlaştırıcı nedenler bulunmamaktadır.
  • Hayasızca Hareketler Suçunun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi: Bir suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde TCK’nın açık hükmü gereğince, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri uygulanır. Bu güvenlik tedbirleri, faaliyet izninin iptali ve müsaderedir. Aynı suç mağdurları ile ilgili yurtdışında yargılama yapılmış ise yurtdışında infaz edilen tutukluluk ya da hükümlülük varsa Türkiye’de verilen cezadan mahsup gerekir. Hayasızca hareketler suçunun ise tüzel kişiler tarafından işlenmesi mümkün değildir.
hayasizca hareketler sucu cezasi
hayasizca hareketler sucu cezasi

Hayasızca Hareketler Suçu Örnekleri

  • Kenan ve Lale isimli çiftin evlerinin sokağa bakan penceresinin önünde akşam saatlerinde odanın ışığını açarak cinsel ilişkiye girmesi halinde suç alenen işlenmiş sayılır. Ayrıca suç nedeniyle her ikisine de 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilir. Ancak normal şartlarda kişilerin aleni olmayan bir yerde cinsel ilişkiye girmesi suç değildir.
  • Metro çıkışında yere oturmuş bir şekilde cinsel organı ile oynayan Mehmet isimli şahsın cinsel organını sokaktan geçen insanların görmesi nedeniyle teşhircilik suçunu işlediği kabul edilir.

Hayasızca Hareketler Suçunun Özel Görünüşleri

  • Teşebbüs: Kural olarak bir kişi hakkında cezaya hükmedilebilmesi için bu davranışların ceza kanununda yasaklanan suçlardan olması gerekir. Eğer fail suç işleme kastıyla hareket etmesine rağmen elinde olmayan sebeplerle suçu gerçekleştiremezse teşebbüsün varlığından bahsedilir. Hayasızca hareketler suçu sırf hareket suçu olup suçu oluşturan hareketler bölünebildiği oranda teşebbüsün mümkün olduğu kabul edilir.
  • İştirak: Hayasızca hareketler suçunda suçun faili herhangi bir kimse olabilir. Bu nedenle suç iştirak açısından bir özellik göstermez, iştirakin her şekli mümkündür. Bu konuda genel hükümler uygulanır.
  • İçtima: Failin, aynı suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla birden fazla defa alenen cinsel ilişkide bulunması ve/veya alenen teşhircilik yapması durumunda, TCK’nın 43/1. maddesi anlamında zincirleme suç hükümleri uygulanır. Failin gerçekleştirdiği cinsel ilişki veya teşhircilik eylemini birden fazla kimsenin görmesi halinde, tek suç oluşur, TCK’nın 43/2. maddesi anlamında zincirleme suç hükümleri uygulanmaz. Yine hareketin hukuki anlamda tek olduğu durumda da tek suç oluşur. Failin eylemi başka suçun yanında, aynı zamanda bu suçu da oluşturmakta ise, örneğin fail 15 yaşını bitirmemiş birisi ile alenen cinsel ilişkide bulunur ise, fikri içtima hükümleri uygulanır.

Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

  • Uzlaşma: Uzlaşma Türk Ceza Hukukundaki belli başlı suçlarda kullanılır. Uzlaşma, suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma şikayetten vazgeçme değildir. Hayasızca hareketler suçunda uzlaşma mümkün değildir. Bu nedenle taraflar arasında uzlaşma sağlansa dahi suç kapsamında soruşturma başlatılabilir, iddianame düzenlenebilir ve sonrasında da kovuşturma evresine geçilebilir.
  • Adli Para Cezasına Çevirme: Adli para cezaları, mahkemenin, suçun failine verilen hapis cezasının süresine göre belirlenecek bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesi konusunda karar vermesi ve failin hapis cezasından kurtulması durumudur. Burada bir hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için verilen cezanın bir yılın altında olması gereklidir yani bu çevirme ancak kısa süreli hapis cezalarında mümkündür. Bazı durumlarda hapis cezasının bir kısmı para cezasına dönüştürülür ve fail hem hapis cezası hem de para cezasına çarptırılır. Türk Ceza Kanununda adli para cezası direkt verilebilmekle birlikte hapis cezasına ek olarak da verilebilir. Hayasızca hareketler suçu nedeniyle ceza mahkemesi tarafından verilen hapis cezası, somut olayın koşullarının değerlendirilmesi sonucu, basit halinde 6 ay-1 yıl arası ceza verileceğinden adli para cezasına çevrilebilir.
  • Erteleme: Erteleme bir kişi hakkında hapis cezasına hükmedildikten sonra infazının ertelenmesi olarak adlandırılır. Kişi deneme süresi içerisinde iyi halli olarak hareket ederse cezaevine hiç girmeden cezası infaz edilmiş sayılır. Yani kişi hakkında hükmedilen cezanın infazı belirli bir süre geri bırakılır ve o süre içerisinde herhangi bir suç işlenmediği takdirde de infaz edilmiş sayılır. Erteleme kararı kapsamında mahkeme tarafından yargılaması yapılan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte kişiye belirli bir hapis cezası da verilmiştir. Ancak mahkeme kişiye vermiş olduğu bu hapis cezasını, kişi ceza infaz kurumuna girmeden, şartlı olarak vazgeçilmesi yoluna gidilebilir. Bu durumda hapis cezasının ertelenmesinden bahsedilecektir. Erteleme, TCK m. 51/1’de; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır” şeklinde düzenlenmiştir. Hayasızca hareketler suçunda da erteleme hükümlerinin uygulanması mümkündür.
  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı: Ceza Muhakemeleri Kanununa göre hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için sanığın suçun işleniş biçimi, suçun işlenişindeki amaç ve saikler, yanında sanığın kişiliği, yaşayışı, iş ve güç durumu vb. durumlar önem arz eder. Bu durumların değerlendirilmesi sonucu mahkeme kişinin gelecekte topluma zarar doğurmayacağına kanaat getirmesi halinde bu kararı verebilir. HAGB alan sanığın belli süreler içerisinde başka bir suça karışması durumunda cezası uygulanabilir hale gelecek ve hapis cezası ile karşı karşıya kalacaktır. Bununla birlikte yapılan son değişikliklere göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı artık sanığın rızasına bağlı olmaktan çıkarılmış olup bu karara karşı itiraz değil istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Hayasızca hareketler suçunun basit halinin cezası 6 aydan başladığı için ve üst sınırı 2 yılın altında olduğu için kişi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Soruşturma ve Kovuşturma Evresi

  • Soruşturma Evresi: Mağdur ya da suçtan zarar gören kişinin şikayetçi olması Cumhuriyet Savcılığı’na yapacağı başvuru ya da kolluk kuvvetlerine yapacağı ihbar ile gerçekleşir. Bu aşamada savcı, kovuşturma aşamasına geçip geçmeye yer olup olmadığına karar vermek üzere araştırmak üzere soruşturma başlatır. Yani bu şikayet neticesinde savcılığa intikal eden dosyanın savcılıkta işlem görmesi soruşturma evresinin neticesidir. Hayasızca hareketler suçuna ilişkin olarak aşağıda daha detaylı izah edileceği üzere şikayete tabi bir suç olmadığı için hem şikayet üzerine hem de savcının re-sen araştırması üzerine soruşturma başlatılabilir. Cumhuriyet savcısının şüpheli şahsın suçu işlediğine dair yeterli somut delilleri toplaması ve yeterli şüpheye ulaşması ile iddianame düzenlenir. Bunun aksi durumunda yeterli şüphe oluşmadığında Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karara karşı tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse dosya doğrudan kovuşturma evresine geçmez, tekrar soruşturma evresinde incelenir. İtiraz reddedilirse dosya kapanır. İtirazı inceleyecek olan merci Sulh Ceza Hakimliğidir. Her koşulda iddianame düzenlendiği takdirde dosya kovuşturma evresine geçecektir. Soruşturma evresinde şüpheli konumunda olan fail de kovuşturma evresinde sanık konumuna geçecektir.
  • Kovuşturma Evresi: Kovuşturma evresi; görevli ve yetkili mahkemenin Cumhuriyet Savcılığı’nın sunduğu iddianameyi kabul etmesi ile başlar ve yargılama sürecini ifade eder. Kovuşturma evresi mahkeme tarafından yürütülmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere soruşturma evresinde şüpheli olan şahıs kovuşturma evresinde sanık olarak isimlendirilir. Kovuşturma evresinde sözlü yargılama yapılır ve yargılamalar duruşmalı olarak ilerler. Duruşmada sanık ve sanık vekili dinlenir bunun yanı sıra müşteki yani şikâyet eden kişi de dinlenir. Ayrıca müşteki sıfatına sahip olan taraf, katılma talebi sunduğu takdirde mahkemenin kabulü ile katılan sıfatına sahip olur.
  • Sanığa verilecek ceza kovuşturma evresinin sonunda belirlenir. Ancak sanık bu aşamadan önce kendisine isnat edilen suçu ve cezasını tam olarak öğrenmiş olmalıdır. Ayrıca cezalandırılması için de suçu işlediği sabit olmalıdır. Örneğin Hayasızca hareketler suçunun faili olarak iki şüpheli varsa ancak hangisinin suçu işlediği sabit değilse her ikisi de beraat edecektir. Bununla birlikte, kovuşturma evresi neticesinde verilecek kararlar beraat, HAGB hatta zamanaşımına uğradığı takdirde davanın düşmesi şeklinde sıralanabilir. Hayasızca hareketler suçunun kovuşturma evresi tamamlandığında sanığın suçu işlediği sabit ise verilecek ceza 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenecektir. Artırım ve indirim nedenlerinin uygulanması da mahkemenin takdirine kalacaktır.  

Hayasızca Hareketler Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk

Bir kişi hakkında gözaltı kararı verilebilmesi için bu kişi hakkında somut delillerin var olması gerekir. Cumhuriyet Savcılığı gözaltı kararı verir vermez kişinin fotoğrafı çekilir ve parmak izi alınır. Aynı zamanda şüphelinin kendisine gerekli bilgiler verilmeli ve hekime götürülerek muayenesinin yapılması gerekir. Gözaltı süresi her ne kadar Olağanüstü Hal Durumlarında (OHAL) 30 güne kadar çıksa da uluslar arası bir sözleşme olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde en fazla 4 gün olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte kişinin tek başına işlediği suçlarda belirlenen gözaltı süresi ile toplu olarak işlenen suçlarda gözaltı süreleri birbirinden farklı olarak düzenlenmiştir. Bunlarda 24 saati geçmemesi öne sürülmüştür. Toplu  olarak işlenen suçlarda (birden fazla sanığı olan) bu süre 4 güne kadar uzatılmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nu madde 91’de geçen fıkrada mülki amirlerin talimatı ile belirlenen bazı kolluk amirlerine bir kişiyi 24 saate kadar gözaltına alma yetkisi verilmiştir. Bu yetki tabi ki suçlara göre belirlenmektedir. Hayasızca hareketler suçunda da, savcının gözaltı kararı ile failin gözaltına alınması mümkündür.

Tutuklama kararı ise Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100 ve devamındaki maddelerinde düzenlenmiştir. Tutuklama suç işlendiğine ilişkin kuvvetli, yoğun kuşku bulunan bir kişinin özgürlüğünün kesin hüküm öncesi mahkeme kararı ile kısıtlanmasıdır. Tutuklamanın amacı ceza yargılamasının yapılmasını sağlamaktır. Ayrıca sanığın ileride olabilecek bir infazı da gerçekleşmiş sayılacaktır. Önemle belirtilmelidir ki tutuklama kararını verebilecek tek merci mahkemelerdir. Cumhuriyet savcılıkları tutuklama kararı veremez yalnızca tutuklanmayı talep edebilir. Tutuklama kararının verilemeyeceği birtakım durumlar kanun kapsamında düzenlenmiştir. Örneğin kişi hakkında yalnızca adli para cezasını gerektiren bir suçtan dolayı yargılama yapıldı ve buna ilişkin ceza verildiyse tutuklama kararı verilmez. Bununla birlikte vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar dışında en fazla 2 yıl hapis cezası belirlenen suçlar hakkında da tutuklama kararı verilemez. Hayasızca hareketler suçunda da tutuklama kararı verilmesi mümkündür. CMK 102/1 gereğince Hayasızca hareketler suçunda tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Tutuklamanın somut koşulları bulunmaktadır. Bu koşullar şu şekilde sıralanabilir:

  • Kuvvetli suç şüphesi bulunmalıdır.
  • Bir tutuklama nedeni bulunmalıdır.
  • Tutuklama, somut olayda orantılı bir tedbir olmalıdır.
hayasizca hareketler sucu tck 225
hayasizca hareketler sucu tck 225

İfade, Savunma ve Yargılama Süreci

İfade, kişi hakkında yapılan suç duyurusu ve şikayet nedeniyle olay hakkındaki bilgi ve savunmasının alınması için yapılan bir usuldür. Nitekim Hayasızca hareketler suçu şikayete tabi bir suç olmadığından gelen ihbar ya da şikayet üzerine soruşturma başlamasının yanı sıra resen de soruşturma başlatılabilir. Bu nedenle, mağdur şikayette bulunduğu için suç hakkında beyanları alındıktan sonra failin ifadesi de alınır. Eğer şüpheli şahıs ifadeye gitmiyorsa bu durumda hakkında yakalama kararı çıkarılacaktır. İfade kolluk görevlileri tarafından alınabileceği gibi bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından da alınabilir. Buna benzer şekilde sorgu ise şüpheli ya da sanığın hakim ya da mahkeme huzurunda kovuşturma evresinde suç hakkında dinlenmesidir.

Savunma hakkı ise şüpheli ya da sanığın en önemli haklarından biri olup irade özgürlüklerini ifade etmektedir. Çünkü kişi üzerine isnat edilen suç hakkında kendisini savunabilmelidir. Bu nedenle kişiye ayrıntılı olarak üzerine isnat edilen suç anlatılır. Ayrıca kendisini savunabilmesi için belirli bir süre de kişiye verilmektedir. Şüpheli şahıs kendisini bizzat savunabileceği gibi bir avukatın yardımından da yararlanabilir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu noktada destek vermekteyiz. Hayasızca hareketler suçu işlendiği takdirde koruma tedbirlerinin uygulanması da mümkündür. Örneğin koruma tedbiri ve uzaklaştırma kararı konulabilir. En önemlisi de kişinin teknik araçlarla izlenmesi mümkün hale gelir. Suçun örgüt kapsamında işlenmesi halinde tanık koruma programından yararlanılması da mümkün olur. Tanık yalnızca suçun mağduru değil aynı zamanda bu kişinin yakınları da olabilir. Yargılama 5235 sayılı Kanunun 10, 11, 12. Maddeleri uyarınca asliye ceza mahkemelerinde yürütülecektir.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

  • Şikayet Süresi: Hayasızca hareketler suçu resen soruşturulan ve kovuşturulan bir suç tipidir. Hayasızca hareketler suçu ve nitelikli halleri takibi şikayete bağlı olmayan, resen takibi gereken suçlardır. Bu nedenle 6 aylık şikayet süresi bu suç açısından geçerli değildir.
  • Zamanaşımı: Zamanaşımı, suçun varlığı devam etmesine rağmen devletin faile yargılama yapamaması ve cezalandıramamasına denir. Zamanaşımı ceza hakimi tarafından resen gözetilir ve talebe bağlı olmadan uygulanır. Zamanaşımı TCK’nın 66. maddesinde dava zamanaşımı ve 68. maddesinde ceza zamanaşımı olarak düzenlenmiştir. Dava zamanaşımı kanunda belirtilen sürelerin geçmesini nedeniyle kamu davasının açılamaması, açılması halinde ise davaya devam olunamayarak kamu davasının düşmesi sonucunu doğurur. Hayasızca hareketler suçunun ve nitelikli hallerinin dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıldır. (m. 66/1-d) Suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içinde soruşturma başlatılmaz veya dava açılmış ise dava sonuçlanmaz ise zamanaşımının dolması ile dava sona erecektir.
  • Etkin Pişmanlık: Etkin pişmanlık, suç işleyen kimsenin işlediği suçtan pişman olması neticesinde ortaya çıkan bir durumdur. Kişi işlediği fiil nedeniyle pişmanlık duymakta ve ortaya çıkan haksızlık durumunu telafi etmek için çabalamaktadır. Her suç tipi için etkin pişmanlık söz konusu olmamaktadır. Yalnızca TCK’da belirtilen suçlarda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaktadır. Hayasızca hareketler suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz. Suçu işleyen fail, mağdura vermiş olduğu zararın kısmen veya tamamen giderilmesi ya da suçu birlikte işlediği kişilerin kimliklerini belirtmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak cezasında indirim alabilecektir.
  • Görevli Mahkeme: ‘Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.’’ (5235 sayılı kanun m. 12) bunun dışında kalan dosyalar ise asliye ceza mahkemelerinde görülür. Hayasızca hareketler suçunun davasına bakmaya madde itibariyle görevli mahkeme, asliye ceza mahkemesidir. Bu suç çocuklar tarafından işlenmişse, görevli mahkeme çocuk ceza mahkemelerinde yapılmaktadır. Çocukların bu suçu yetişkinlerle birlikte işlemesi durumunda, davaların birlikte yürütülmesi zorunlu ise, genel mahkemeler birleştirme kararı verebilir ve birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülmektedir. Birleştirme zorunlu değilse, çocuklarla yetişkinlerin soruşturma ve kovuşturması ayrı ayrı yürütülür.

Hayasızca Hareketler Suçu Hakkında Mahkeme Kararları

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2017/3143 Esas 2019/7014 Karar 09/04/2019 Tarih

  • Hayasızca Hareketler Suçu
  • Türk Ceza Kanunu 225. Madde

“Sanığın, parkta alenen cinsel organını göstermesi biçiminde gerçekleşen eyleminde, müştekinin, “sanığın eyleminin kendisine yönelik olmadığı ve cinsel organını ale- nen teşhir ettiği yönündeki beyanı” da dikkate alındığında, sanığın eyleminin belli bir kişiye yönelik olmaması karşısında, eylemin TCK’nın 225. maddesinde düzenlenen hayasızca hareketlerde bulunma suçunu oluşturduğu ve bu suç yönünden sanık hakkında hüküm kurulması gerekirken, eylemin yanlış yorumlanarak kişiye yönelik olmadığı halde cinsel taciz suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip, hayasızca hareketlerde bulunma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,”


 Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/14896 Esas 2018/15871 Karar 27.11.2018 Tarih

  • Hayasızca Hareketler Suçu
  • Türk Ceza Kanunu 225. Madde

“Sanığın suç tarihinde okula girmek üzere olan katılan Derya Ö..’a pantolonun fermuarını açıp cinsel organını gösterdiğinin kabul edildiği yargılamaya konu olayda, sanığın eyleminin, cinsel taciz ile hayasızca hareketler suçlarını oluşturduğu ve fikri içtima hükümlerini düzenleyen TCK’nın 44. maddesi gereğince, en ağır yaptırımı öngören cinsel taciz suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,”


 Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2016/13539 Esas 2018/15305 Karar 20/11/2018 Tarih

  • Hayasızca Hareketler Suçu
  • Türk Ceza Kanunu 225. Madde

“20/06/2013 tarihli tutanak içeriğine, bilirkişi raporuna, tanık sıfatıyla dinlenen tu- tanak mümziilerinin beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların cinsel ilişkiye girdikleri yerin hastane bahçesi olması ve aleniyet unsuru taşıması karşısında mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi,”


Hayasızca Hareketler Suç Duyurusu Dilekçesi

(Suçun İşlendiği Yer) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) (Adres Bilgileri)

VEKİLİ: Av. Umur YILDIRIM

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7,  06530 Çankaya

ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) (Adres Bilgileri)

SUÇ: Hayasızca Hareketler Suçu (TCK Madde 225)

SUÇ TARİHİ : …/…/…

SUÇ YERİ: (…)

KONU: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu Hayasızca hareketler suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.

AÇIKLAMALAR

  • Giriş kısmında müvekkilin kim olduğu, şüpheli şahsın kim olduğu, tarafların nasıl tanıştığı ve iletişime geçtiği gibi hususlar ayrıntılı olarak anlatılır. Bununla birlikte suç nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi-manevi zarar da giriş kısmında özetlenebilir.
  • Şüpheli şahsın, suça yönelik eylemlerinin ne şekilde işlediği ayrıntılı olarak anlatılır. Yaşanılan olaydan bahsedildikten sonra ayrıntılı olarak deliller sunulur. Aynı zamanda ek olarak bu delillerin sunulması gerekmektedir. Şüphelinin mağdura neler dediği, nasıl hayasızca hareketler suçunu işlediği ayrıntılı olarak anlatılır.
  • Sonuç kısmında ise dilekçenin ekinde yer alacak deliller toparlanır. Gerekli görüldüğü takdirde suça ilişkin açıklamalara ve mahkeme kararlarına yer verilir.

HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. (Tarih)

                    Müşteki Vekili

               Av. Umur YILDIRIM

                           (e-İmza)


Hayasızca Hareketler Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

  • Halka açık alanda öpüşmek suç mu?

Hayasızca hareketler suçu; alenen cinsel ilişkide bulunmak veya teşhircilik şeklinde işlenebilen bir suçtur. Bu nedenle halka açık alanda öpüşmek hayasızca hareketler suçunu oluşturmamakta ve suç teşkil etmemektedir.

  • Arabada cinsel ilişkiye girmenin cezası var mı?

Hayasızca hareketler suçu; alenen cinsel ilişkide bulunmak veya teşhircilik şeklinde işlenebilen bir suç olduğundan, cinsel ilişkinin alenen işlenmesi halinde suç meydana gelmektedir. Bu nedenle arabada cinsel ilişkiye girmek alenen işlendiği ve arabanın dışarısından içerisi görülebildiği için TCK 225’de yer alan hayasızca hareketler suçunu oluşturmaktadır.

  • Genel ahlaka karşı suçlar nelerdir?

TCK’nin yedinci bölümünde düzenlenen genel ahlaka karşı suçlar 225. Maddeden 229. Maddeye kadar düzenlenmiş olup beş tanedir. Genel ahlaka karşı suçlar madde sırasıyla, hayasızca hareketler, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkan sağlanması, dilencilik olarak sıralanmaktadır.

  • Hayasızca hareketler suçunun takibi şikayete tabi mi?

Hayasızca hareketler suçu, takibi şikayete bağlı bir suç olmayıp resen soruturması yürütülmektedir.

X
kadim hukuk ve danışmanlık