Cinsel Saldırı Suçu ve Cezası (Tecavüz) – TCK 102. Madde

cinsel saldiri sucu tck 102

Cinsel saldırı suçu TCK m. 102’de hüküm altına alınmış olup, 18 yaşını tamamlamış olan mağdurlara yönelik bedensel temas içeren davranışlardır. Diğer bir tanımla cinsel saldırı suçu, cinsel arzuları tatmin amacıyla bir kimsenin vücut dokunulmazlığının ihlal edilerek bedenine fiziksel temasta bulunulmasına denir. (TCK 102. madde) Cinsel saldırı suçu kişinin vücut dokunulmazlığına karşı işlenen bir suçtur. Cinsel saldırı suçunda korunan yarar bireyin mahremiyeti, beden ve ruh sağlığını ve cinsel bütünlüğüdür. Suç 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiştir. Maddede sırasıyla cinsel saldırı suçunu 3 şekilde ele almıştır;

  • Basit Hali (102. Madde 1. Fıkra 1. Cümle)
  • Sarkıntılık Hali (102. Madde 1. Fıkra 2. Cümle)
  • Ağırlaştırıcı Nedenleri (102. Madde 3. ve 5. Fıkra) düzenlemiştir.

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar Türk Ceza Kanunu’nun Kişilere Karşı Suçlar başlıklı ikinci kısım, “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” başlığı altında dört maddeden oluşan suçlardır. TCK 102. maddesi cinsel saldırıyı, 103. maddesi cinsel istismarı, TCK 104, maddesi reşit olmayanla cinsel ilişkiyi, TCK 105. maddesi ise cinsel tacizi düzenlemiştir.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Cinsel Saldırı Suçu Nedir?

Cinsel dokunulmazlık kişilere karşı cinsel davranışların gerçekleştirilmesiyle ihlal edilir. Cinsel davranışlar ise cinsel bir amaçla veya cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleştirilen hareketleri ifade eder. Cinsel suçlar ya da diğer tanımıyla cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar vücut bütünlüğünün ihlal edilip edilmemesi bakımından bir sınıflandırma ve ayrıma tabi tutulmuştur. Cinsel saldırı basit, sarkıntılık ve nitelikli cinsel saldırı olarak üç türlü ele alınmıştır. Vücuda organ ya da sair cisim sokulursa nitelikli, diğer durumlar ise basit ve sarkıntılık halidir. Vücuda temas varsa cinsel saldırı, temas yoksa cinsel taciz suçu oluşmaktadır. Cinsel davranışlarla vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesi “cinsel saldırı” fiilini teşkil etmekle birlikte failin cinsel davranışıyla vücuda teması olmaması halinde bu fiil cinsel taciz suçunu oluşturacaktır.

Cinsel suçlar, sözle sarkıntılıktan cinsel haz almaya yönelik hareketlere ve en uç noktada tecavüzü içine alan geniş yelpazede mağdurun isteği dışında yapılan eylemleri tamamını kapsar. Tüm dünyada her yaş grubundaki insanları tehdit eden toplumsal bir sorun olmakla birlikte son yıllarda sanık ve mağdur sayısı artış göstermektedir. Cinsel saldırı olgularının pek çoğunda fiziksel bulgu bulunmamakla birlikte, tanı konulması, mağdurların rehabilitasyonu aşamasında ruhsal muayene oldukça önemlidir. Cinsel suçlar, pek çok hastalığa da zemin hazırlamaktadır. Travma sonrası stres bozukluğu, depresyon. anksiyete bozukluğu, uyum bozukluğu bu rahatsızlıkların en çok bilinenleridir.

TCK 102. Maddede sırasıyla cinsel saldırı suçunun;

  1. Basit hali (1. Fıkra 1. Cümle)
  2. Sarkıntılık Hali (1. Fıkra 2. Cümle)
  3. Ağırlaştırıcı Nedenleri (3. ve 5. Fıkra)

TCK madde 102

(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.

(3) Suçun;

a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından,

d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,

e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır.

(4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması halinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Cinsel Saldırı SuçuTCK 102. Madde
Kanun Maddesi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 102
ŞikâyetBirinci fıkradaki hali ile eşe karşı işlenmesi hali şikayete tabi olup nitelikli hali şikayete tabi değildir ve resen soruşturulur.
ZamanaşımıSarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırı 8 yıldır. Suçun diğer tüm hallerinde 15 yıldır.
Tutuklama ve Adli KontrolTutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir.
UzlaşmaŞikayete tabi olsa da uzlaşmaya tabi değildir. 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun’la değişik CMK’nin 253/3. Maddesi uyarınca cinsel suçlar uzlaşma kapsamı dışında bırakılmıştır. Ancak bu tarihten önce işlenmiş olan basit cinsel saldırı suçu uzlaşma kapsamındadır.
Etkin PişmanlıkEtkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz.
İndirimŞartları varsa 62 indirimi uygulanabilir.
Memurluğa EtkiMemuriyete engeldir.
Görevli MahkemeTCK’nın 102/1. maddesinde yer alan basit cinsel saldırı ve sarkıntılık; Asliye Ceza Mahkemesidir. Diğer hallerinde ise Ağır Ceza Mahkemeleridir.
cinsel saldiri sucu tecavuz
cinsel saldiri sucu tecavuz

Cinsel Saldırı Suçu Şartları Nelerdir?

Maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde basit cinsel saldırı, 2. cümlesinde daha az cezayı gerektiren nitelikli hal olarak sarkıntılık, 2. fıkrada nitelikli cinsel saldırı, 3. fıkrada suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri, 4. fıkrada özel içtima hali, 5. fıkrada ise neticesi sebebiyle ağırlaşmış hal yer almaktadır. Cinsel saldırı suçuyla korunan hukuki değer, mağdurun cinsel özgürlüğüdür. Cinsel saldırı suçunun şartları;

  • Vücut teması,
  • Cinsel davranışa,
  • Mağdurun rızasının olmamasına
  • Cinsel arzuların vücuda bir organ veya cisim sokmadan tatminine yönelik olmasıdır.

Cinsel Saldırı Suçunun Unsurları

  • Fail

Bu suç kadın veya erkek ayrımı yapılmaksızın herkes tarafından işlenebilir. Failin cinsiyetinin suçun oluşumuna herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Fail, mağdurla aynı cinsiyetten de olabilir. Failin yaşı da bu suçun işlenmesi bakımından önem arz etmez. Sadece failin 18 yaşından küçük olması halinde TCK’da yer alan yaş küçüklüğüne ilişkin düzenlemeler devreye girecektir. Bununla birlikte, failin kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanan bir kişi olması (m. 102/3-b), üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişi ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık olması (m. 102/3-c) ihtimalinde daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hal söz konusu olacaktır.

Nitelikli cinsel saldırı suçunun eşler arasında işlenmesi mümkün olup maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde bu hâlde soruşturma ve kovuşturma yapılması suçun mağduru olan eşin şikayetine bağlı tutulmuştur. Basit cinsel saldır ve sarkıntılık suretiyle basit cinsel saldın suçlarının yer aldığı maddenin birinci fıkrasında ise böyle bir düzenleme bulunmamaktadır. Buradan hareketle eşler arasında basit cinsel saldırı veya sarkıntılık suretiyle basit cinsel saldırı suçlarının işlenemeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Yargıtay uygulamaları da bu doğrultuda olmakla beraber doktrinde eşler arasında basit cinsel saldırı veya sarkıntılık suretiyle basit cinsel saldırı suçlarının işlenebileceğine dair görüşler de mevcuttur.

  • Mağdur

Bu suçun mağdurunun 18 yaşımı ikmal etmiş olması zorunludur. Failin eyleminin hangi suça vücut vereceği ve uygulanacak kanun maddesinin tespiti bakımından büyük önem arz eden mağdurun yaşı konusunda ortaya çıkan sorunların CMK’nın 218. maddesindeki düzenlemeye göre çözülmesi yoluna gidilmelidir. 18 yaşından küçük olan mağdurun evlenmeyle veya mahkeme kararıyla ergin olması durumunda resmi nikâhlı eşi dışında üçüncü şahısların gerçekleştirdiği eylemler bakımından çocuğun cinsel istismarı suçu söz konusu olacaktır. Yargıtay uygulamaları da bu yöndedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun tanımlar başlıklı 6. Maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; Ceza kanunlarının uygulanmasında, çocuk deyiminden; henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişinin anlaşılacağı, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun tanımlar başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; Bu kanunun uygulamasında çocuk, daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi ifade ettiği belirtilmiştir.

5237 sayılı TCK’nın 6 ve 5395 sayılı ÇKK’nın 3. maddeleri karşısında; suçun mağdurunun onsekiz yaşını bitirmemiş olması durumunda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca herhangi bir sebeple onsekiz yaşından önce ergin olsa dahi ceza hukuku bakımından çocuk olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sebeple evlenmeyle veya mahkeme kararıyla ergin olsa bile. on sekiz yaşını doldurmamış mağdura karşı gerçekleştirilen eylemler çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturacaktır. Somut olayda suç tarihinde 17 yıl 10 aylık olup evli olan mağdureye karşı işlenen suçun 5237 sayılı TCK’daki karşılığının 103. madde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 102. madde ile hüküm kurulması, (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 26.12.2019 tarih ve 2016/993 E, 2019/13661 K.)

  • Suçun Konusu

Türk Ceza Kanunu m.102’de düzenlenen cinsel saldırı suçunun hukuki konusunu cinsel saldırıda bulunulan kişinin vücudu ve cinsel dokunulmazlığı oluşturmaktadır. Suçun hukuki konusu ile kastedilen, ihlal edilen hukuki menfaattir.  Bu suçun konusu, cinsel saldırının mağduru olan kimsenin vücududur.

Yargıtay’ın kararları da bu yöndedir. “Cinsel saldırı suçunun konusunun mağdurun vücudu olduğu, suçun işlendiği sırada ve işlendiği süreyle sınırlı bir zaman diliminde mağdurun hareket etme olanağının ortadan kaldırılmasının belirtilen suçun unsuru olduğu, zira mağdurenin hareket etme olanağını ortadan kaldırmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya içeriğine göre sanığın cinsel saldırı suçunu gerçekleştirmeye yönelik eylemi dışında mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir eylemi de bulunmadığından, mevcut haliyle eyleminin sadece nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi. (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 09.01.2019 tarih ve 2018/5499 E, 2019/118 K.)

  • Manevi Unsur

Manevi unsur suçu işleyen fail ile eylemleri arasındaki manevi bağdır. Türk Ceza Kanununda taksirle işlenen suçlar bellidir.  Cinsel saldırı suçunun ise taksirle işlenme imkanı yoktur. Sadece kastla işlenir ve kast doğrudan olabileceği gibi olası kast da olabilir. Faildeki kastın suç tipinin tüm unsurlarına (vücut temasına, cinsel davranışa, mağdurun rızasının olmamasına ve cinsel arzuların vücuda bir organ veya cisim sokmadan tatminine) yönelik olması aranır.

Ayrıca maddenin gerekçesinde belirtildiği gibi, bu suçun basit şeklinin işlenmesi için, failin cinsel arzuları tatmin amacıyla da hareket etmesi gerekir. Failin cinsel arzuları tatmin amacı olmadan cinsel saldın suçu teşkil eden eylemlerde bulunması halinde, örneğin kavga sırasında onu yaralamak için yanağını ısırması gibi, bu durumda cinsel saldın suçu değil, yaralama suçu oluşacaktır. Bu durumu bazı Yazarlar özel kast olarak nitelemişlerdir. Cinsel saldırı suçunun vücuda organ veya sair bir cisim sokmak suretiyle işlenen nitelikli halinde ise, madde gerekçesine göre failin kastının vücuda organ veya sair cisim sokmaya yönelik olması gerekir, bu eylemin cinsel arzuların tatmini amacına yönelik olması şart değildir.

  • Hukuka Aykırılık Unsuru

Bu suçun 18 yaşından büyük kimselere karşı işlenebilir. Rızanın bu suçun oluşumuna engeldir. Ayrıca, basit cinsel saldın suçunun evli kimseler arasında işlenmesi de hukuka uygunluk nedenidir, suç teşkil etmez. Yargıtay uygulamasında resmi nikahlı eşe karşı işlenen cinsel saldırının sadece nitelikli halinin TCK’nın 102/2. Maddesinin ikinci cümlesinde şikayete tabi suç olarak düzenlenip, cinsel saldırı suçunun basit halinin eşe karşı işlenmesinin ise suç olarak tanımlanmadığı kabul edilmektedir.

Basit Cinsel Saldırı

Basit cinsel saldırı, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik olarak gerçekleştirilen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, ancak vücuda organ veya cisim sokma mahiyeti taşımayan davranışlarla işlenebilir. Basit cinsel saldırı suçunun oluşabilmesi için;

  • Mağdurun vücuduna yönelik bir temas gerekmektedir.

Basit cinsel saldırı suçu ile cinsel taciz suçu arasındaki en temel farklardan biri cinsel saldırı suçunda mağdurun vücuduna yönelen bir temasın varlığının zorunlu olmasıdır. 6545 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonucu sarkıntılık suretiyle basit cinsel saldırı suçu daha az cezayı gerektiren bir nitelikli hâl olarak düzenlenmiş olmakla değişiklik öncesinde cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleştirilen her türlü temas (ani, sürekli, kesintili ayrımı yapılmaksızın) basit cinsel saldırı suçunu oluşturuyorken değişiklik sonrasında ani gerçekleşen, hareketler yönünden kesintili olup süreklilik arz etmeyen eylemlerin sarkıntılık suretiyle basit cinsel saldırı suçuna vücut verdiği, belirli bir zamana yayılan, ani ve kesik olmayıp devamlılık göstererek belli bir yoğunluğa ulaşan eylemlerin ise basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu kabul edilmektedir.

  • Bu bedensel temasın cinsel arzuları tatmin amacına yönelik olması gerekmektedir.

Suçun oluşumu için temasın objektif olarak şehevi nitelikte olması ve cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleştirilmesi yeterlidir, failin şehevi arzularını subjektif olarak tatmin etmiş olması aranmaz. Eylemin cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususu olayın gerçekleştiği yer ve zaman dilimi, fail ve mağdurun yaşları, konumları ve aralarındaki ilişki, temasın gerçekleştiği vücut bölgesinin mahiyeti ve temasın gerçekleşme biçimi, failin mağdurun vücuduna dokunmasını gerektiren makul ve eylemi hukuka uygun hale getiren bir nedenin var olup olmadığı, tarafların eylemden önceki ve sonraki davranışları gibi hususlar dikkate alınarak her somut olayın özelliğine göre belirlenmelidir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise temasın cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleşip gerçekleşmediğinin tayininde mağdurun cinsel özgürlüğünün ihlal edilmesi kıstasını ön plana çıkarmıştır. Özel Dairenin de yakın tarihli verdiği bir içtihadında bu görüşü benimsediği anlaşılmaktadır.

  • Temasın mağdurun vücuduna organ ya da sair cisim sokma boyutuna ulaşmamış olması gerekmektedir.

Failin eylemi, mağdurun vücuduna organ ya da sair bir cisim sokmaya yönelikse ya da neticede böyle bir eylem gerçekleşmişse TCK’nın 102/2 maddesinde düzenlenen nitelikli cinsel saldırı suçu oluşacaktır.

  • Mağdurun gerçekleşen bu temasa rızasının bulunmaması gerekmektedir.

Suçun mağduru 18 yaşını ikmal etmiş kimseler olduğundan kural olarak rızalarının muteber olduğu kabul edilir. Rızanın, temas devam ettiği sürece var olması gerekir. Temas sürerken rızanın sona ermesi durumunda, bu aşamadan itibaren gerçekleşen eylemler bakımından suçun oluşacağı kabul edilmelidir. Rızanın var olup olmadığı her somut olayın özelliğine göre belirlenmelidir. Yargıtay uygulamasına göre; mağdurun faili yakalatabilmek amacıyla cinsel ilişki ya da ilişki boyutuna varmayan cinsel eylemlere rızası olduğunu göstermesi, failin de mağdurun bu davranışlarına ya da beyanlarına dayanarak mağdura yönelik cinsel eylemlerde bulunması durumunda, rızanın varlığı konusunda kaçınılmaz hataya düşen fail, bu hatadan yararlanmaktadır.

Tehdit, mağdurun kendisinin veya yakınlarından birinin hayatına, vücut bütünlüğüne veya şeref ve haysiyetine yönelik olabilir. Hangi değere yönelik olursa olsun, tehdidin objektif olarak ciddi olması gerekir. Gerçekleştirileceği bildirilen zararın cinsel saldırıdan ağır olduğu hâllerde tehdidin ciddi olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Ayrıca tehdit eylemin gerçekleşmesinden önce ya da en geç eylemin gerçekleşmesi sırasında mağdura yöneltilmiş olmalıdır. Eylem tamamlandıktan sonra failin suçun ortaya çıkmasını önlemek vb. saiklerle mağdura tehdit içeren söz ve davranışlarda bulunması durumunda cinsel saldırı suçunun yanında tehdit suçundan da cezalandırılması gündeme gelecektir.

Mağdura yönelen hile sonucu cinsel saldırının gerçekleştiği durumlarda esasen bir rıza vardır ancak bu rıza hileyle fesada uğratılmıştır. Yargıtay uygulamasında cinsel suçlarda hilenin varlığından söz edilebilmesi için hilenin kandırıcı nitelikte ve yoğun olması, ustaca davranışlarla sergilenmesi ve mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırması gerekmektedir. Hilenin kandırıcı ve iradeyi bozucu boyutta olup olmadığı her somut olayda yöneldiği kişinin subjektif durumu, diğer bir ifade ile yaşı, zeka seviyesi, eğitim durumu, ekonomik ve sosyal koşulları dikkate alınarak belirlenmektedir.

cinsel saldiri sucu cezasi
cinsel saldiri sucu cezasi

Cinsel Saldırı Suçu Cezası Nedir?

Cinsel saldırı suçu; 5 paragraf olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında suçun basit hali ve sarkıntılık düzeyindeki hali düzenlenmiştir. Suçun basit halinde verilecek ceza 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenecektir. Suçun sarkıntılık düzeyindeki halinde verilecek ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenecektir. Aynı zamanda bu fıkra açısından suç hakkında soruşturmanın yürütülmesi için mağdurun şikayet etmesi gerekmektedir. Bunun dışında suçun ikinci fıkradaki halinde verilecek ceza 12 yıldan az olmamak üzere hapis cezası olacaktır.

Suçun nitelikli halleri yasa kapsamında sayılmıştır. Eşe karşı işlenmesi halinde de şikayete tabidir. Eğer bu nitelikli hallerden birisi gerçekleştiyse verilecek ceza yarı oranında arttırılır. Son olarak cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması halinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

  • Basit Cinsel Saldırı Suçu (TCK m.102/1)

Basit cinsel saldırı suçunun yaptırımı 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır.

  • Sarkıntılık Düzeyinde Basit Cinsel Saldırı Suçu (TCK m.102/1-2.cümle)

5237 Sayılı TCK m.102/1-2.cümlede düzenlenmiş olan sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırı suçunun cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır.

  • Nitelikli Cinsel Saldırı (TCK m.102/2)

5237 Sayılı TCK m.102/2’de düzenlenmiş olan nitelikli cinsel saldırı suçunun cezası 12 yıldan az olmamak kaydıyla hapis cezasıdır.

Cinsel Saldırı Suçu CezasıKanuni Dayanağı
TCK 102 Basit Hali Cezası5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası
TCK 102 Sarkıntılık Düzeyindeki Hali2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası
TCK 102 Vücuda Organ veya Sair Bir Cisim Sokulması Hali Cezası12 yıldan az olmamak üzere hapis cezası
TCK 102 Bitkisel Hayata Girmesine Ve Ölüme Sebebiyet Vermesi Hali CezasıAğırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası
Cinsel Saldırı Suçunun Teşebbüste KalmasıCinsel saldırı suçunda teşebbüs hükümleri uygulanarak verilecek cezada indirim yapılabilir.
Cinsel Saldırı Suçunun Tüzel Kişilerce İşlenmesiCinsel saldırı suçunun tüzel kişiler tarafından işlenmesi mümkün değildir.
Cinsel Saldırı Suçunun Nitelikli Halinin CezasıAyrı fıkralarda düzenlendiği üzere; verilecek ceza yarı oranında arttırılır.
Cinsel Saldırı Suçunun İhmali Davranışla İşlenmesiCinsel Saldırı suçu kasten işlenebilen bir suçtur, ihmali davranışla işlenemez.
  • Cinsel Saldırı Suçunun Temel Halinin Cezası: Türk Ceza Kanunu’nun 102 Maddesinde yer alan Cinsel Saldırı suçunun temel hali 1. Fıkrada düzenlenmiştir. Yasa hükmüne göre, cinsel saldırı suçu işleyen bir kişiye verilecek ceza 5 yıldan 10 yıla hapis cezasıdır. 102. maddenin 1.fıkrasının 1. Cümlesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunun temel şeklinin cezası, 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası olup, hakim somut olayın özelliklerine ve suçun işleniş şekline göre TCK’nun 61. maddesinde öngörülen hususları da göz önünde bulundurarak alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirleyip uygulayacaktır. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 102 Maddesinde yer alan Cinsel Saldırı suçunun 1.fıkrasının 2. cümlesinde düzenlenen sarkıntılık düzeyinde kalması halinin cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır.
  • Cinsel Saldırı Suçunun Nitelikli Halinin Cezası: Cinsel saldırı suçunun kanun kapsamında nitelikli hali 3. fıkrada ayrı durumlar olarak düzenlenmiştir. Bunlardan Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından, Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte, İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle de suçun nitelikli hali işlenebilir. Bu durumlarda faile verilecek ceza yarı oranında arttırılır.
  • Cinsel Saldırı Suçunda İndirim Halleri: Cinsel saldırı suçunun basit halinde şikayet söz konusu olduğu için mağdurun şikayetten vazgeçmesi de mümkündür. Ancak şikayetten vazgeçmenin vazgeçmesi mümkün değildir. Bunun yanı sıra cinsel saldırı suçunda uzlaşma uygulanmamaktadır. Hakim suçun işleniş biçimi, suç işlemede kullanılan araçlar, zaman, yer gibi hususları dikkate alarak belirlediği temel cezada alt ve üst sınır arasında bir temel ceza belirler. Akabinde artırım nedenleri uygular ve sonrasında belirlenen cezada indirim hükümleri uygulanır. Şartları bulunuyorsa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. Maddesinde yer alan indirim hükümleri uygulanabilir. Bunlar yaş küçüklüğü, iyi hal indirimi, içtima kuralları, akıl zayıflığı gibi sıralanabilir. Bunların dışında yasa kapsamında cinsel saldırı suçu için herhangi bir indirim sebebi öngörülmemiştir.
  • Cinsel Saldırı Suçunun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi: Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde TCK’nın açık hükmü gereğince, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri uygulanır. Bu güvenlik tedbirleri, faaliyet izninin iptali ve müsaderedir. Aynı suç mağdurları ile ilgili yurtdışında yargılama yapılmış ise yurtdışında infaz edilen tutukluluk ya da hükümlülük varsa Türkiye’de verilen cezadan mahsup gerekir. Cinsel saldırı suçunun ise tüzel kişiler tarafından işlenmesi mümkün değildir.

Cinsel Saldırı Suçu Örnekleri

  • Cinsel saldırı suçuna örnek vermek gerekirse; failin şehirlerarası otobüste yolculuk yapan 26 yaşındaki bir kadının uyuduğu sırada öndeki koltukta oturan failin elini uzatmak suretiyle kadının bacaklarını okşadığını düşünelim. Böyle bir durumda failin eylemi cinsel saldırı suçunu oluşturacaktır. Bununla birlikte beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, uyumasının verdiği kolaylıktan yararlanmak suretiyle cinsel saldırı suçunun oluştuğu sabittir. Bu nedenle verilecek ceza yarı oranında arttırılacaktır.
  • Failin ele geçirilemeyen bıçakla mağdureyi tehdit edip yatak odasına götürdüğü ve burada zorla vücuduna organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırıda bulunup cinsel olarak boşaldığı, sonra evin salonuna döndükleri burada da mağdureye hitaben “Kaşarlanmış, yemek yap yiyelim” dediği, failin mağdurenin hazırlamış olduğu yemeği yedikten bir süre sonra mağdureyi kolundan tutup zorla evin banyosuna götürerek burada ikinci kez zorla vücuduna organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı eyleminde bulunduğu, failin vücuda organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı suçunun önce yatak odasında gerçekleştirip cinsel olarak boşaldıktan sonra, mağdureye yemek hazırlatıp bu yemeği yedikten bir süre sonra ikinci kez vücuda organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı suçunu “değişik zamanlarda” işlemiş olduğunun kabulü ile TCK m.43 uyarınca zincirleme suç hükümlerinden de cezalandırılması gerekir.

Cinsel Saldırı Suçunun Özel Görünüşleri

  • Teşebbüs: Kural olarak bir kişi hakkında cezaya hükmedilebilmesi için bu davranışların ceza kanununda yasaklanan suçlardan olması gerekir. Eğer fail suç işleme kastıyla hareket etmesine rağmen elinde olmayan sebeplerle suçu gerçekleştiremezse teşebbüsün varlığından bahsedilir. Cinsel saldırı suçuna teşebbüs mümkündür. Bir kimse işlemeye kastettiği cinsel saldırı suçunun işlenmesine elverişli hareketlerle ve doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise bu suç teşebbüs aşamasında kalmıştır. Davranışlar bölümlere ayrılabildiği oranda suç teşebbüse uygun hale gelmektedir. Örneğin, fail mağduru öpmeye yeltenmiş, sarılmak için kollarını açmış, dolanacak iken mağdurun kaçıp kurtulmuş ya da çevreden bağırtı nedeniyle fail bu tür eylemlerden vazgeçmek zorunda kalmışsa bu suça teşebbüs söz konusu olur. TCK madde 35’te suça teşebbüs tanımlanmıştır. Buna göre kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Cinsel saldırı suçunda teşebbüs çok nadir durumlarda gözlenir. Organ ya da sair cisim sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı eyleminde bu suça teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için sanığın cinsel saldırı amacıyla icra hareketlerine başlaması ancak harici ve ciddi bir engel nedeniyle sanığın fiili tamamlayamaması gerekmektedir. Bu durumda dahili orantılılık ilkesine riayet edilerek cezaya üst sınırdan indirim yapılmak suretiyle basit halinden daha az ceza verilmemelidir. Erken boşalma varsa teşebbüs olduğu kabul edilmektedir.
  • İştirak: İştirak esas itibariyle suça yardım etme ve suça azmettirme şeklinde iki şekilde işlenebilir. Azmettirme aklında suç işleme düşüncesi olmayan bir kişinin başka biri tarafından ikna edilerek suç işlemeye karar vermesinin sağlanmasıdır. Yardım etme ise suç işleme kararı vermiş olan bir kişinin suçu işlemesi için maddi-manevi olarak katkı sağlamak şeklinde gerçekleşir. İştirak TCK madde 37, 38 ve 39’da düzenlenmiştir. Birden fazla kişinin bu suçu işlemeye irade ve kararı ile iştirak durumu ortaya çıkar. İştirak suçun icrası sırasında yardım ederek olabileceği gibi suç öncesinde azmettirme olarak da karşımıza çıkabilir. Bu suça iştirakın her türlüsü mümkündür. İştirak kelime anlamıyla ortak olmak anlamına gelir. Yani birden çok failin farklı eylemleriyle aynı suça ortak olmasıdır. Cinsel saldırı suçuna karşı her türlü iştirak mümkün olmaktadır. Örneğin failin mağdurun vücuduna cinsel organını soktuğu olayda; fail, Y kişisinin de eylemde bulunmasını isteyebilir. Y’nin eylemde bulunması halinde müşterek fail sıfatıyla iştirak ettiği kabul edilir.
  • İçtima: Türk Ceza Hukukunda failin birden çok suç işlemesi halinde bazı durumlarda tüm suçlar tek suç çatısı altında toplanır ve ona göre ceza verilir. Buna suçların içtiması denir. TCK 42, 43 ve 44. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu suçun TCK m.102/3 maddesi fıkrasında tanımlı nitelikli hali bakımından yine TCK m.102/5’te tanımlı neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri bakımından TCK m.42’de yer alan içtima kuralları uygulanmaktadır. Bu suçun cebir kullanarak işlenmesi halinde sanık mağdurun direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde cebir kullanmışsa gerçek içtima hükümlerine göre kasten yaralama suçundan da sorumlu tutulacaktır. Öte yandan eğer fail cinsel taciz suçu ile cinsel saldırı suçunu da işlerse cinsel tacizden ceza almayacak, yalnızca cinsel saldırı fiili nedeniyle cezalandırılacaktır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ise somut olaya göre değerlendirilmekte olup eylem süresi ile sınırlı kalan hallerde bu suçtan ayrıca hüküm kurulmamalıdır. Burada TCK m.42 kapsamındaki bileşik suç hükümlerine göre hareket etmek gerekmektedir. Bu yönüyle bu suç tipinde içtimada;
  • Mağdurda zeka geriliği varsa bu durumun 18 yaşından büyük olması sebebiyle çocukların cinsel istismarı suçundan, vücuda temas aranması ile cinsel taciz suçundan ayrılır.
  • Belli orandaki cebir eylemi ayrı suç oluşturmaz.
  • Kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olunması halinde ayrıca kasten yaralama suçu oluşur.
  • Tehditte ayrıca araç olarak kullanılmışsa TCK m.42 gereği tehditten ayrı hüküm kurulmayacaktır.
  • Konut dokunulmazlığının ihlali ve hürriyetten yoksun kılma suçları da işlenmişse bu suçlardan da sorumlu tutulacaktır.
  • Ancak cinsel saldırı eylemi ile sınırlı olarak mağdurun bulunduğu ortamda işlenmesi halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulmamalıdır.
  • Zincirleme Suç: Basit Cinsel Saldırı Suçunda Zincirleme: Basit cinsel saldırı suçu TCK m.43 uyarınca değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, zincirleme suç hükümlerine göre cezalandırılmayı gerektirmektedir. Cinsel saldırı suçunda zincirleme bir durum söz konusu olduğunda fail artık 102/1 hükmüne göre değil, nitelikli hal olan 102/2 hükmü uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır. Bu kapsamda;
  • Her mağdura karşı yapılan eylem ayrı suç oluşturur.
  • Bir mağdura karşı ara vermeden birden fazla cinsel saldırı eylemi tek suç oluşturacak, belli süre ara verildikten sonra tekrar bu hareketlerden biri veya birkaçının yapılması durumunda zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır.
  • Eylemler arasında uzun süre varsa ve failin kastını yenilediği ortaya koyulursa bu halde eylem sayısınca cezalandırılacaktır.
  • Fail aynı suç işleme kararı ile önce basit sonra nitelikli şeklini işlerse yine cinsel saldırı suçunun nitelikli şekli zincirleme olarak işlenmiş olacaktır.
cinsel saldiri sucu
cinsel saldiri sucu

Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

  • Uzlaşma: Uzlaşma Türk Ceza Hukukunda belli başlı suçlarda kullanılır.  Cinsel saldırı suçunun takibi şikayete bağlı halleri olmasına karşın, bu suçla ilgili uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Çünkü 5560 sayılı Yasayla değişik CMK’nin 253/3. maddesinde, “cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda uzlaşma hükümleri uygulanmaz” hükmü yer almaktadır. Kural olarak soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi suçlarda, mağdur ile fail arasında uzlaştırma hükümleri uygulanır. Ancak soruşturma ve kovuşturması şikayete tabi olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Cinsel saldırı suçunun da cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan olduğu düşünüldüğünde uzlaştırmaya tabi olmayacaktır. Ancak 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun’la değişik CMK’nin 253/3. Maddesi uyarınca cinsel suçlar uzlaşma kapsamı dışında bırakılmıştır. Ancak bu tarihten önce işlenmiş olan basit cinsel saldırı suçu uzlaşma kapsamındadır.
  • Etkin Pişmanlık : Kişinin işlemek üzere olduğu suçtan kendi rızası ile vazgeçmesidir. Cinsel saldırı suçlarında korunan hukuki yarar cinsel dokunulmazlık ve vücut bütünlüğü olması nedeniyle bu hükümlerin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
  • Adli Para Cezasına Çevirme: Adli para cezaları, mahkemenin, suçun failine verilen hapis cezasının süresine göre belirlenecek bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesi konusunda karar vermesi ve failin hapis cezasından kurtulması durumudur. Burada bir hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için verilen cezanın bir yılın altında olması gereklidir yani bu çevirme ancak kısa süreli hapis cezalarında mümkündür. Bazı durumlarda hapis cezasının bir kısmı para cezasına dönüştürülür ve fail hem hapis cezası hem de para cezasına çarptırılır. Türk Ceza Kanununda adli para cezası direkt verilebilmekle birlikte hapis cezasına ek olarak da verilebilir. Cinsel saldırı suçunun müeyyidesi, ceza miktarı bakımından adli para cezasına çevrilmeye uygun değildir. Bu suçta yalnızca sarkıntılık düzeyinde kalmış olan halinin 15 yaşından küçük çocuklar tarafından işlenmesi durumunda hapis cezasının adli paraya çevrilme şartına uyması nedeniyle bu durum uygulanabilmektedir. Cinsel saldırı veya tecavüz suçu nedeniyle verilen hapis cezası ceza miktarı nedeniyle adli para cezasına çevrilemez. Ancak, sarkıntılık suçunun 15 yaşından küçük çocuklar tarafından işlenmesi halinde hapis cezasının miktarı 1 yılın altına düştüğünden adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.
  • Erteleme: Erteleme bir kişi hakkında hapis cezasına hükmedildikten sonra infazının ertelenmesi olarak adlandırılır. Kişi deneme süresi içerisinde iyi halli olarak hareket ederse cezaevine hiç girmeden cezası infaz edilmiş sayılır. Yani kişi hakkında hükmedilen cezanın infazı belirli bir süre geri bırakılır ve o süre içerisinde herhangi bir suç işlenmediği takdirde de infaz edilmiş sayılır. Erteleme kararı kapsamında mahkeme tarafından yargılaması yapılan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte kişiye belirli bir hapis cezası da verilmiştir. Ancak mahkeme kişiye vermiş olduğu bu hapis cezasını, kişi ceza infaz kurumuna girmeden, şartlı olarak vazgeçilmesi yoluna gidilebilir. Bu durumda hapis cezasının ertelenmesinden bahsedilecektir. Erteleme, TCK m. 51/1’de; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır” şeklinde düzenlenmiştir. Türk Ceza Hukukunda belli suç ve durumlarda cezanın ertelenmesi mümkündür ancak cinsel saldırı suçunda mahkeme yargılamasından geçen sanığın hapis cezasının ertelenmesi durumu söz konusu değildir. Erteleme halinde bazı şartlar konulmak suretiyle hükümlü olarak cezaevinde geçirilecek olan sürenin mahkeme tarafından bu şartlar sağlandığı sürece ertelenmesidir. Ancak bu suç tipinde erteleme uygulanmamaktadır.
  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı: Ceza Muhakemeleri Kanununa göre hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için sanığın suçun işleniş biçimi, suçun işlenişindeki amaç ve saikler, yanında sanığın kişiliği, yaşayışı, iş ve güç durumu vb. durumlar önem arz eder. Bu durumların değerlendirilmesi sonucu mahkeme kişinin gelecekte topluma zarar doğurmayacağına kanaat getirmesi halinde bu kararı verebilir. HAGB alan sanığın belli süreler içerisinde başka bir suça karışması durumunda cezası uygulanabilir hale gelecek ve hapis cezası ile karşı karşıya kalacaktır. Bununla birlikte yapılan son değişikliklere göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı artık sanığın rızasına bağlı olmaktan çıkarılmış olup bu karara karşı itiraz değil istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Bununla birlikte 2 yıl ve altında ceza alan suçlarda HAGB kararı verilmesi mümkün olduğundan cinsel saldırı suçunun sarkıntılık hali dışındaki halleri için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir. Sarkıntılık suçu dışındaki cinsel saldırı suçları nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkün değildir.

Soruşturma ve Kovuşturma Evresi

Soruşturma Evresi: Mağdur ya da suçtan zarar gören kişinin şikayetçi olması Cumhuriyet Savcılığı’na yapacağı başvuru ya da kolluk kuvvetlerine yapacağı ihbar ile gerçekleşir. Bu şikayet neticesinde Savcılığa intikal eden dosyanın savcılıkta işlem görmesi soruşturma evresinin neticesidir. Hem basit cinsel saldırı suçu hem de sarkıntılık düzeyindeki basit cinsel saldırı suçunda soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi mağdurun şikayetinde bağlıdır. Bunlar dışında ise eşe karşı işlenen cinsel saldırı suçu şikayete tabi tutulmuştur.  Şikayete bağlı olan durumlarda şikayet süresi 6 aydır. Cinsel saldırı suçunun basit hali ve eşe karşı hali şikayete tabi olduğundan mağdurun şikayeti ile soruşturma başlayacaktır. Bunun yanı sıra, diğer hallerin işlenmiş olması halinde şikayete bağlı bir suç olmaktan çıkacak ve Cumhuriyet Savcılığı tarafından resen soruşturulması gerekecektir. Hal böyleyken şikayetten vazgeçmenin de suçun basit hali, eşe karşı hali için dosyada bir etkisi olacakken, diğer hallerinin işlenmesi halinde vazgeçmenin dosya üzerinde bir etkisi olmayacaktır.

Cumhuriyet savcısının şüpheli şahsın suçu işlediğine dair yeterli somut delilleri toplaması ve yeterli şüpheye ulaşması ile iddianame düzenlenir. Bunun aksi durumunda yeterli şüphe oluşmadığında Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karara karşı tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse dosya doğrudan kovuşturma evresine geçmez, tekrar soruşturma evresinde incelenir. İtiraz reddedilirse dosya kapanır. İtirazı inceleyecek olan merci Sulh Ceza Hakimliğidir. Her koşulda iddianame düzenlendiği takdirde dosya kovuşturma evresine geçecektir. Soruşturma evresinde şüpheli konumunda olan fail de kovuşturma evresinde sanık konumuna geçecektir.

Kovuşturma Evresi: Kovuşturma evresi; görevli ve yetkili mahkemenin Cumhuriyet Savcılığı’nın sunduğu iddianameyi kabul etmesi ile başlar ve yargılama sürecini ifade eder. Kovuşturma evresi mahkeme tarafından yürütülmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere soruşturma evresinde şüpheli olan şahıs kovuşturma evresinde sanık olarak isimlendirilir. Kovuşturma evresinde sözlü yargılama yapılır ve yargılamalar duruşmalı olarak ilerler. Duruşmada sanık ve sanık vekili dinlenir bunun yanı sıra müşteki yani şikâyet eden kişi de dinlenir. Ayrıca müşteki sıfatına sahip olan taraf, katılma talebi sunduğu takdirde mahkemenin kabulü ile katılan sıfatına sahip olur.

Sanığa verilecek ceza kovuşturma evresinin sonunda belirlenir. Ancak sanık bu aşamadan önce kendisine isnat edilen suçu ve cezasını tam olarak öğrenmiş olmalıdır. Ayrıca cezalandırılması için de suçu işlediği sabit olmalıdır. Bununla birlikte, kovuşturma evresi neticesinde verilecek kararlar beraat, HAGB hatta zamanaşımına uğradığı takdirde davanın düşmesi şeklinde sıralanabilir. Cinsel saldırı suçunda yalnızca sarkıntılık suçu ve eşe karşı işlenen cinsel saldırı suçunun takibi yani soruşturulması ve kovuşturulması şikayet üzerine yapılmaktadır. Bunun dışındaki cinsel saldırı suçlarının tümü savcılık makamı tarafından kendiliğinden soruşturmaya tabi tutulur ve kovuşturması yapılır. Artırım ve indirim nedenlerinin uygulanması da mahkemenin takdirine kalacaktır.            

Cinsel Saldırı Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk

Bir kişi hakkında gözaltı kararı verilebilmesi için bu kişi hakkında somut delillerin var olması gerekir. Cumhuriyet Savcılığı gözaltı kararı verir vermez kişinin fotoğrafı çekilir ve parmak izi alınır. Aynı zamanda şüphelinin kendisine gerekli bilgiler verilmeli ve hekime götürülerek muayenesinin yapılması gerekir. Gözaltı süresi her ne kadar Olağanüstü Hal Durumlarında (OHAL) 30 güne kadar çıksa da uluslararası bir sözleşme olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde en fazla 4 gün olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte kişinin tek başına işlediği suçlarda belirlenen gözaltı süresi ile toplu olarak işlenen suçlarda gözaltı süreleri birbirinden farklı olarak düzenlenmiştir. Bunlarda 24 saati geçmemesi öne sürülmüştür. Toplu  olarak işlenen suçlarda (birden fazla sanığı olan) bu süre 4 güne kadar uzatılmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nu madde 91’de geçen fıkrada mülki amirlerin talimatı ile belirlenen bazı kolluk amirlerine bir kişiyi 24 saate kadar gözaltına alma yetkisi verilmiştir. Bu yetki tabi ki suçlara göre belirlenmektedir. İntihara yönlendirme suçunda da, savcının gözaltı kararı ile failin gözaltına alınması mümkündür.

Tutuklama kararı ise Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100 ve devamındaki maddelerinde düzenlenmiştir. Tutuklama suç işlendiğine ilişkin kuvvetli, yoğun kuşku bulunan bir kişinin özgürlüğünün kesin hüküm öncesi mahkeme kararı ile kısıtlanmasıdır. Tutuklamanın amacı ceza yargılamasının yapılmasını sağlamaktır. Ayrıca sanığın ileride olabilecek bir infazı da gerçekleşmiş sayılacaktır. Önemle belirtilmelidir ki tutuklama kararını verebilecek tek merci mahkemelerdir. Cumhuriyet savcılıkları tutuklama kararı veremez yalnızca tutuklanmayı talep edebilir. Tutuklama kararının verilemeyeceği birtakım durumlar kanun kapsamında düzenlenmiştir. Örneğin kişi hakkında yalnızca adli para cezasını gerektiren bir suçtan dolayı yargılama yapıldı ve buna ilişkin ceza verildiyse tutuklama kararı verilmez. Bununla birlikte vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar dışında en fazla 2 yıl hapis cezası belirlenen suçlar hakkında da tutuklama kararı verilemez. Cinsel saldırı suçunun temel şekli yani m.102/1 hariç tüm cinsel saldırı suçları tutuklama nedenidir. Tutuklamanın somut koşulları bulunmaktadır. Bu koşullar şu şekilde sıralanabilir:

  • Kuvvetli suç şüphesi bulunmalıdır.
  • Bir tutuklama nedeni bulunmalıdır.
  • Tutuklama, somut olayda orantılı bir tedbir olmalıdır.

İfade, Savunma ve Yargılama Süreci

İfade, kişi hakkında yapılan suç duyurusu ve şikayet nedeniyle olay hakkındaki bilgi ve savunmasının alınması için yapılan bir usuldür. Nitekim cinsel saldırının basit hali şikayete tabi bir suç olduğundan kişinin şikayette bulunması gerekmektedir. Bu nedenle, mağdur şikayette bulunduğu için suç hakkında beyanları alındıktan sonra failin ifadesi de alınır. Eğer şüpheli şahıs ifadeye gitmiyorsa bu durumda hakkında yakalama kararı çıkarılacaktır. İfade kolluk görevlileri tarafından alınabileceği gibi bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından da alınabilir. Buna benzer şekilde sorgu ise şüpheli ya da sanığın hakim ya da mahkeme huzurunda kovuşturma evresinde suç hakkında dinlenmesidir.

Savunma hakkı ise şüpheli ya da sanığın en önemli haklarından biri olup irade özgürlüklerini ifade etmektedir. Çünkü kişi üzerine isnat edilen suç hakkında kendisini savunabilmelidir. Bu nedenle kişiye ayrıntılı olarak üzerine isnat edilen suç anlatılır. Ayrıca kendisini savunabilmesi için belirli bir süre de kişiye verilmektedir. Şüpheli şahıs kendisini bizzat savunabileceği gibi bir avukatın yardımından da yararlanabilir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu noktada destek vermekteyiz. Cinsel saldırı suçu işlendiği takdirde koruma tedbirlerinin uygulanması da mümkündür. Örneğin koruma tedbiri ve uzaklaştırma kararı konulabilir. En önemlisi de kişinin teknik araçlarla izlenmesi mümkün hale gelir. Suçun örgüt kapsamında işlenmesi halinde tanık koruma programından yararlanılması da mümkün olur. Tanık yalnızca suçun mağduru değil aynı zamanda bu kişinin yakınları da olabilir. Yargılama 5235 sayılı kanunun 10, 11, 12. Maddeleri uyarınca asliye ceza mahkemeleri ve ağır ceza mahkemelerinde yürütülecektir.

cinsel saldiri sucu yargitay
cinsel saldiri sucu yargitay

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

  • Şikayet Süresi: Türk Ceza Kanunun 102. maddesindeki cinsel saldırı suçunun basit halinin, sarkıntılık düzeyindeki halinin ve eşe karşı işlenmesi halinde soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bir suçtur ve şikayet için belirtilen süre 6 aydır. TCK’nın 102/1. maddesinde yer alan basit cinsel saldırı ve sarkıntılık suretiyle basit cinsel saldırı suçlarının takibi şikâyete bağlıdır. Şikâyet hakkı 18 yaşından büyük olan mağdura aittir. TCK’nın 102/2. maddesinde düzenlenen nitelikli cinsel saldırı suçu kural olarak şikâyete tabi olmayıp istisnasını bu suçun eşler arasında işlenmesi hali oluşturmaktadır. Suçun nitelikli ve neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış halinin cezalandırılması şikayete tabi değildir. Cumhuriyet savcısı, suçu öğrendiği sürece resen soruşturmayı başlatabilir. Mağdur herhangi bir Cumhuriyet savcılığına veya emniyet birimlerine başvurabilir. Bu kapsamda CİMER’e yapılan başvurular da adli birimlere müracaat edilmesini gerektirmeden şikayet kabul edilmelidir. Suçu öğrenen Cumhuriyet savcısı, mağdurun ifadesini dinler ve soruşturmayı genişletir.
  • Zamanaşımı: Cinsel saldırı suçunda ikili bir ayrıma gidilmiş olup; sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırı suçunda şikayet hakkı kullanılması durumunda dava zamanaşımı süresi 8 yıl olarak öngörülmüşken; suçun diğer tüm hallerinde dava zamanaşımı süresi 15 yıl olarak kabul edilmiştir.  TCK’nin 66/2. maddesine göre (1/2),  suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan sanıklar için olağan (asli) dava zamanaşımı süresi 4 yıl, diğer hallerde dava zamanaşımı süresi ise 7,5 yıldır. TCK’nin 66/2. maddesine göre (2/3), suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanıklar için olağan (asli) dava zamanaşımı süresi 5 yıl 4 ay, diğer hallerde zamanaşımı süresi ise 10 yıldır. Bir suçla ilgili olarak; şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir. Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar. Zamanaşımı açısından hapis cezası esas alınmalıdır. Adli para cezası esas alınarak zamanaşımı tespiti yapılamaz. Cinsel saldırı suçunda yeniden yargılama yapılabilecek durumlar oluşabilir. Mahkemenin de bu talebi kabul ettiği tarihten itibaren zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Cinsel saldırı suçunda, suçun tamamlanma tarihinden itibaren zamanaşımı işlemeye başlar. Teşebbüs aşamasında kaldıysa en son eylemden itibaren, zincirleme suç şeklinde işlenmişse son suçun işlenmesinden itibaren zamanaşımı süreleri işler.
  • Etkin Pişmanlık: Etkin pişmanlık, kişilerin işledikleri suçtan sonra kendi iradeleri ile pişman olması, suçtan dolayı meydana gelen olumsuzlukların giderilmesi ve adalete katkı sunması ile bazı ceza indirimleri öngören bir kurumdur. Etkin pişmanlığın söz konusu olabilmesi için bahse konu suçun kanunda sayılan suç tiplerinden biri olması gerekir. Ayrıca hüküm verilene kadar verilen zarar giderilmelidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 168. Madde hükmüne göre; suç tamamlandıysa ancak bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadıysa, fail, azmettirici, yardım eden şahısların pişmanlık göstermesi halinde etkin pişmanlık hükümleri uygulanır. Bu kişilerin bizzat pişmanlıklarını göstermesi gerekir şöyle ki vermiş olduğu zarar maddi olarak giderilebiliyorsa aynen geri verilmesi ve tazmin edilmesi gerekmektedir. Böyle bir durumda verilecek cezanın üçte ikisine (2/3) kadarı indirilmektedir. Etkin pişmanlık kişinin işlemek üzere olduğu suçtan kendi rızası ile vazgeçmesidir. Cinsel saldırı suçlarında korunan hukuki yarar cinsel dokunulmazlık ve vücut bütünlüğü olması nedeniyle bu hükümlerin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
  • Görevli Mahkeme: “Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır.” (5235 sayılı kanun m. 11) Aynı kanunun 14. Maddesinde ise mahkemelerin görevlerinin belirlenirken, ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenlerin gözetilmeden suçun cezasının üst sınırının dikkate alınacağı belirtilmiştir. TCK’nın 102/1. maddesinde yer alan basit cinsel saldırı ve sarkıntılık suretiyle basit cinsel saldırı suçlarının takibi şikâyete bağlıdır. Şikayet hakkı 18 yaşından büyük olan mağdura aittir. Bu hâlde görevli mahkemede asliye ceza mahkemesidir. Diğer hallerinde ise Ağır Ceza Mahkemeleridir. Ağır ceza mahkemesi, 1 başkan, 2 üye ve 1 cumhuriyet savcısından oluşur. Kararlar başkan ve üyeler tarafından verilir. CMK m. 12 ve 13’e baktığımız zaman yetkili mahkemeyi tespit edebiliriz. Kural olarak davaya bakma yetkisi suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Yani mağdurun cinsel saldırıya maruz kaldığı yer mahkemesi yetkilidir. Cinsel saldırı teşebbüste kalmışsa son icra hareketinin yapılacağı yer mahkemesi yetkiliyken, zincirleme şeklinde işlenirse son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkili olacaktır. Suçun işlendiği yer belli olmayabilir. Bu durumda şüpheli veya sanığın yerleşim yeri mahkemesi yetkili olacaktır. Türkiye’de yerleşim yeri olmayan kişi için Türkiye’deki son adresinin olduğu yer mahkemesi yetkilidir. Mahkeme yine belirlenemiyorsa ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.

Cinsel Saldırı Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay 14.CD, 2013/1436E. ve 2014/12356K. sayılı kararı

  • Cinsel Saldırı Suçu (Tecavüz)
  • TCK 102. Madde

Sanığın gece vakti mağdurenin evine üst kısmından girdiği, üç katlı olan evin iç koridorunda mağdure ve çocuğunun kaldığı bölümün kapısını zorlamaya başladığı ve mağdureyle cinsel ilişki yaşamak istediğini söylediği ve devamında kapının kırılan camı yerine tahta ile kapatılan kısmını zorlayarak elini içeri sokup kapıyı açmaya çalıştığı sırada mağdurenin mutfaktan aldığı bıçakla sanığın kolunu yaralamasından sonra olay yerinden kaçtığı olayda sanığın eylemlerinin TCK m.102/2 uyarınca nitelikli cinsel saldırı suçunun icra hareketlerini oluşturmadığı, hazırlık hareketleri kapsamında kaldığı, bu eylemleriyle kanunun 105.maddesinde düzenli suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması…


Yargıtay 14.CD, 2015/2517E. ve 2016/5412K. sayılı kararı

  • Cinsel Saldırı Suçu (Tecavüz)
  • TCK 102. Madde

…şehirlerarası otobüste yolculuk yapan 26 yaşındaki katılanın uyuduğu sırada öndeki koltukta oturan sanığın elini uzatmak suretiyle katılanın bacaklarını okşadığı … hakkında TCK’nın 102/1.maddesi ile tayin edilen temel cezanın aynı kanunun 102/3-a.maddesi gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini…


Yargıtay 14.CD, 2015/5495E. ve 2015/8668K. sayılı kararı

  • Cinsel Saldırı Suçu (Tecavüz)
  • TCK 102. Madde

…hastanesinin 17.09.2014 tarihli raporunda duygulanım bozukluğu ve hipertansiyon tanısı konulan ve %51 oranında engelinin bulunduğu belirtilen katılanın suç tarihi itibariyle kendisine yönelik işlenen eylem karşı beden veya ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde sanık hakkında TCK’nın 102/3-a maddesi gereğince cezada artırım yapılması…


Cinsel Saldırı Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular

  • Cinsel Saldırı Eşe Karşı Olur mu?

 Eşinin rızası olmaması durumunda eşe karşı, fail/sanık konumundaki eşin anormal (anal) yoldan organ ve sair cisim ithali durumunda cinsel saldırı suçunun oluşup oluşmadığı merak konusudur. TCK m.102 uyarınca eşe karşı cinsel saldırı suçu işlenebilmektedir. Eşin rızası olmamasına rağmen sanığın bu rızasız eylemi gerçekleştirmesi suç teşkil edecek ve şikayete tabi olarak soruşturulup kovuşturulabilecektir. Ancak eşin bu anormal birlikteliğe rızası olması halinde ceza hukuku anlamında eş bu suça vücut vermiş olmayacaktır.

  • Sanığın Eşine Normal/Vajinal Yoldan Organ ve Sair Cisim Sokulması Durumunda Cinsel Saldırı Suçu Oluşacak mıdır?

 Örneğin, regl döneminde/ özel günlerinde eşin rızası olmamasına rağmen eşi ile cinsel ilişkisinde de eşe karşı cinsel saldırı suçu oluşacaktır. Ancak eşin bu durumuna rağmen rızası varsa bu suç oluşmayacaktır. Kaldı ki, kanun hükmü uyarınca eşe karşı cinsel saldırı suçu daha önce de belirttiğimiz gibi eşin şikayetine bağlı kılınmıştır.

  • Evlenme Vaadiyle Kızlık Bozma Suç Mudur?

Evlenme vaadiyle kızlık bozma eylemi yeni TCK ile suç olarak tanımlanmamıştır. Kızlık zarı bozulması tıbben beden sağlığını bozmaz ama toplumsal yapı bakımından ruh halini bozuyorsa bu durum TCK’nin 102/5 maddesindeki suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halini oluşturacaktır.

Kaldı ki, 6545 sayılı TCK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 58,59,60 ve 61.maddeleriyle sırasıyla 5237 sayılı TCK’nin 102,103,104 ve 105.maddelerinde önemli bir değişiklikler ile TCK’nin 102.maddesinin 5.fıkrasındaki “suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde on yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur” şeklindeki hükümleri maddenin metninden çıkarılarak “mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması” hükmü ortadan kaldırılmıştır.

Cinsel saldırı veya cinsel istismar eylemlerindeki kasten yaralamalarda bu suçun TCK m.102/4 maddesindeki ağırlaştırılmış halini oluşturacaktır.

Cinsel saldırı suçu, cezası ve niteliği bakımından hayati öneme sahip bir suç tipidir. Mağdurların çok dikkatli davranması ve hukuki süreci deneyimli bir avukatla yürütmesi gerekmektedir. Hak kaybı yaşamamak adına; hukuki prosedürlerin her aşamasına hakim olan tecrübeli uzman ekibimizle birlikte Kadim Hukuk Bürosu olarak cinsel saldırı suçu mağdurlarına hizmet vermekten gurur duyacağımızı bilmenizi isteriz. www.kadimhukuk.com.tr adresinden bizlere ulaşabilirsiniz.

X
kadim hukuk ve danışmanlık