İdari Yargıda İvedi Yargılama Usulü (Acele)

idari yargida ivedi yargilama usulu

İvedi yargılama usulü, idari yargılama hukukunda yer alan genel yargılama usulünden farklı olarak, sürelerin kısaltılması ve yargılama usulünün basitleştirilmesi suretiyle yapılan hızlı ve farklı bir yargılamayı ifade eder. İvedi yargılama usulü 6545 sayılı Kanun’la 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na eklenen 20/A maddesinde düzenlenmiştir. İdarenin işlem ve eylemlerinden kaynaklı olarak bireyle ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri idare mahkemeleridir. İdare mahkemelerinde açılan davaların yoğunluğu ve yargılama sürelerinin uzun olmasından kaynaklı olarak yargılamaların sonuçlanması uzu yıllar sürebilmektedir. İdari Yargılama Usul Kanunu’nda yargılamaların yoğunluğunu azaltmak ve aciliyet gereken durumlarda daha kısa sürede karara çıkabilmek amacıyla 20/A maddesinde ivedi yargılama usulü düzenlenmiştir.

İvedi yargılama usulünde süreler kısaltılmış ve savunmaya cevap ve 2.savunma dilekçeleri kaldırılmış olup yargılama süreci hızlandırılmaya çalışılmıştır. İvedi yargılama usulünde süreler; dava açma süresi 30 gün, ilk inceleme süresi 7 gün, savunma süresi ise tebliğden itibaren 15 gün olarak düzenlenmiştir. İvedi yargılama usulünde her ne kadar mahkemelerin yoğunluğuna göre bu süre biraz uzasa da 1 ay içerisinde karar çıkabilmektedir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu makalemizde ivedi yargılama usulünden bahsedeceğiz.

İlgili Makale: İptal Davası

İdare Mahkemesinde İvedi Yargılama Usulü Nedir?

İsminden de anlaşılacağı üzere ivedi yargılama usulünün amacı bir an önce hızlı bir şekilde karara ulaşmaktır. İvedi yargılama usulünün uygulanacağı dava konuları İdari Yargılama Usul Kanunu 20/A‘da düzenlenmiş olup genellikle acele işleri kapsamaktadır. İvedi yargılama usulü şahısların menfaatini koruyarak gündeme gelebilecek ağır neticelerin ortadan kaldırılmasını amaçlamaktadır. İvedi yargılama usulünde süreler oldukça kısaltılarak kararın daha erken çıkması sağlanmaktadır.

İdari yargıda uygulanan ivedi yargılama usulü, dava açma, savunma ve karar verme gibi aşamalarda daha kısa süreler öngörerek yargılamanın hızlandırılmasını sağlar. Bu usul sayesinde mahkemeler, söz konusu davaları öncelikli olarak ele alır ve daha hızlı sonuçlandırır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 20/A maddesinde ivedi yargılama usulünün uygulanacağı uyuşmazlıklar tahdidi olarak sayılmıştır.

Buna göre; İYUK Madde 20/A maddesi; “

1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır:

a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri.

b) Acele kamulaştırma işlemleri.

c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları.

d) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri.

e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar.

f) 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları.” şeklinde düzenlemiştir.

idari yargida ivedi yargilama usulu acele
idari yargida ivedi yargilama usulu acele

İdare Mahkemesinde İvedi Yargılama Usulünün Uygulanacağı Durumlar

 İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır:

  • İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri.
  • Acele kamulaştırma işlemleri.
  • Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları.
  • 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri.
  • 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar.
  • 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları.

İdare Mahkemesinde İvedi Yargılama Usulünde Süreler

İvedi yargılama usulünde uyulması gereken süreler şu şekildedir;

  • Dava açma süresi otuz gündür.
  • Bu Kanunun 11. maddesi hükümleri uygulanmaz.
  • Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır.
  • Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır.
  • Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez.
  • Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır.
  • Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.

İvedi Yargılama Usulünde İstinaf ve Temyiz Başvuruları

İvedi yargılama usulünde istinaf kanun yoluna başvurulamamakta olup, ilk derece mahkemesinin kararları doğrudan temyiz kanun yoluna tabidir. Temyiz kanun yoluna başvuru için tanınan sürelerde kısaltılmış durumdadır. Buna göre yine İvedi Yargılama Usul Kanunu’nun 20/A maddesi incelendiğinde temyiz sürecinde uyulması gereken süreler şu şekildedir;

  • Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48. maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümleri kıyasen uygulanır.
  • Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi on beş gündür.
  • Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir.
  • Temyiz istemi en geç iki ay içinde karara bağlanır. Karar en geç bir ay içinde tebliğe çıkarılır.

İvedi Yargılama Usulünün Gerekliliği

İdare mahkemelerindeki ivedi yargılama yöntemi, kamu düzenini doğrudan etkileyen ve gecikmesi durumunda büyük zararlar verebilecek idari işlemler için hızlı ve etkili bir denetim sağlar. Özellikle imar planları, çevresel önlemler veya kamu ihaleleri gibi hızlı müdahale gerektiren konularda, klasik yargı süreci yeterli olmayabilir. Bu sebeple, daha kısa zaman dilimlerinde tamamlanan bir yöntem, tarafların mağduriyetini azaltmanın yanı sıra kamu yararını koruma görevini de yerine getirir.

Ayrıca, ivedi yargılama süreçleri, mahkemelerin öncelikli davaları çabuk bir şekilde tamamlamasına olanak tanıyarak yargı sisteminin etkinliğini artırır. Bu aşamada savunma hazırlama ve karar verme süreçlerine tanınan kısa süreler, yargının uzamasını önler. Böylelikle, hem idarenin hukuk dışı hareketleri hızla denetlenmiş olur hem de bireylerin temel hak ve özgürlükleri zamanında korunur.

X
kadim hukuk ve danışmanlık