Enerji ve Madencilik Hukuku

Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Biyogaz

Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Biyogaz bilindiği gibi teknoloji gün geçtikçe ilerlemekte, nüfus artmakta ve enerji kaynakları bu artışla birlikte yetersiz düzeyde kalmaktadır. Yeni enerji kaynakları arayışı içine girdiğimiz bu günlerde; doğanın kendi içinde bulunan, atıkları yok ederek enerji üretme imkanlarını kullanmaya başlamalıyız.

Bu geri dönüşüm süreci Biyogaz olarak adlandırılmaktadır. Son yıllarda biyogaz sistemleri özellikle kırsal alanlarda ilgi çekmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ve bir kısım uluslararası organizasyonlar “yenilenebilir”, “ekonomik” , “halk sağlığı” ve “çevre yönetimi” gibi birçok nedenden ötürü bu enerji kaynağına yönelmektedirler.

Düşük maliyeti onaylanmış, atık üretmeyen bu teknoloji, çevreyi korumak ve kontrol etmek; yakıt, yiyecek ve gübrenin yerine konacak kaynakların aranmasını sağlamak ve biyogaz teknolojiyi yaygınlaştırmak amacıyla çeşitli merkezlerde çalışmalar sürdürülmektedir.

Biyolojik olarak elde edilmesi mümkün ve enerji potansiyeli oldukça yüksek olan enerji kaynaklarından bir tanesi de biyokütledir. Biyokütle, tükenmez bir enerji kaynağı olması ve her durumda oluşabilmesi nedeniyle oldukça önemli bir değer niteliğindedir. Dünya nüfusunun hızlı bir şekilde artması sebebiyle, bu tükenme riski olmayan enerji kaynakları oldukça iyi değerlendirilmeli ve kullanımı arttırılmalıdır. Biyogaz ise, yenilenebilir enerji kaynakları arasında oldukça büyük bir öneme sahip enerji kaynaklarındadır. Ülkemiz ise, biyogaz üretiminde kullanılan biyokütle kaynaklarına fazlasıyla sahiptir.

AB’nin nihai toplam enerji tüketiminin yüzde 20’ sini yenilenebilir enerji kaynaklarından paylaşmak üzere tasarlanan politika çerçevesinin bir parçası olarak bir dizi Avrupa ülkesinin kombine ısı ve güç santrallerinde Biyogaz kullanımını arttırmak amacı ile yerinde destek politikaları vardır.

Türkiye ise sadece başta gıda endüstrisi olmak üzere sınırlı sayıda anaerobik arıtım uygulaması mevcuttur. Hayvansal ve tarımsal atıkların anaerobik arıtımı ile biyogaz üretim uygulamaları ülkemiz açısından yok denecek kadar azdır. Yenilenebilir Enerji Kullanım Yasası ve Enerji Verimliliği Yasası, Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili yönetmelikler biyogaz tesislerinin kurulmasını teşvik etmekte olduğundan bu tesislerden faydalanılması daha kolay hale gelmiştir. Ancak verilen teşvikler halen yetersizdir ve bununla birlikte yasal mevzuatta belirsizlikler de mevcuttur.

Yalnızca mali destek değil; yatırımcının önündeki engellerin ve belirsizliklerin kaldırılması da birer teşviktir. Bu nedenle biyogaz tesislerinin kurulmasının maddi olarak teşvik edilmesinin yanında ilgili mevzuatın basit ve kullanılabilir ve uzun süreler değişmeden korunması da yatırımın teşviki için çok önemlidir. Aksi takdirde, Biyogaz tesisi inşası sırasında atıkların elde edilmesi toplanması depolanması gibi çeşitli durumlardaki belirsizlik yatırımcıyı sıkıntıya düşürebilecektir.

Yönetmelikler, kamuoyu önünde etraflıca tartışılmadan hızlı biçimde çıkarılmakta; bu yüzden bazı uygulama sorunları yaşanmaktadır. Ayrıca yerel yönetimlerdeki kurumsal kapasite yetersizdir. Belediyeler; kendi alanlarında çeşitli endişelerden ötürü yasal düzenlemeleri uygulamaktan çekinmektedirler.

Görüldüğü gibi biyogazdan elektrik üretimi hem çevreye, hem ülkemizin kaynaklarının verimli kullanılmasına, hem istihdama hem de tarıma yönelik büyük yararlar sağlamaktadır. Yeni YEK değişiklik taslağında çerçevesi net olmamakla birlikte maddi teşviklerin iyileştirileceği beklenmektedir. Fosil yakıtların hızla tükeneceği önümüzdeki 50 yıl içinde BİYOGAZ enerji potansiyelimizin optimum şekilde kullanılması gerekmektedir.

Konu bireysel üreticinin içinden çıkabileceği bir yapıda değildir. Ya bölgesel sivil toplum kuruluşları ya da daha iyisi devlet, çeşitli bölgelerde potansiyel büyük yatırımcılara büyük kredi ve yatırım avantajları sunmalıdır. Böylece üreticinin gübresi ahırından alınmalı ve alınan kadar gübre bu sefer işlenmiş olarak üreticiye geri verilmelidir. Bunun karşılığında üretilen gazın yarısının da tüpler ile üreticiye verilmesi uygundur.

Bu bağlamda ilk etapta yoğun hayvancılık yapılan bölgelerde büyük biyogaz tesisleri kurulmalıdır. Tesisler kurulmadığı sürece atmosfer sera gazları ile doymakta ve küresel ısınma tetiklenmektedir. Yanmamış gübre kullanımından dolayı tarımımız her yıl milyonlarca hatta belki milyarlarca TL zarara girmektedir. Ülkemizde enerji çeşitliliği sağlanması ve yeni kaynaklar bulmak adına biyogaz kullanılması önemlidir. Ülkemiz Dünya’daki diğer ülkeler kadar biyogaz üretime destek olmalı teşvik verilmelidir.

Başa dön tuşu