İdare Hukuku

Uyarma ve Kınama Disiplin Cezası

Genel toplum düzeni ceza hukuku kuralları ile korunurken kamu hizmeti düzeni disiplin hukuku kuralları ile korunmaktadır. Kamu hizmetinin işleyişinde aksaklık yaşanmaması ya da kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesi amaçlarıyla kanun, tüzük ve yönetmeliklerde kamu personeline yönelik olarak çeşitli ödev, görev, sorumluluk ve yasaklar konulmuştur. Anılan kurallara aykırı davranılması halinde kamu personeline disiplin cezası verilmesi gerekmektedir. Bu yazımızda disiplin cezası türlerinden uyarma ve kınama cezası incelenecektir.

Uyarma cezası;

Personele görevini yerine getirmekte veya hal ve hareketlerinde daha dikkatli olması gerektiğinin;

Kınama cezası;

Personele görevini yerine getirmekte veya hal ve hareketlerinde kusurlu olduğunun, yazı ile bildirilmesidir.

Personel hukuku açısından Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan işçiler hariç tüm personel 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir.

Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmelikte belirtilen kurallara uymakla ve amirleri tarafından verilen emir ve görevleri yerine getirmekle yükümlüdürler. Görevlerini iyi ve doğru bir şekilde yürütmek konusunda amirlerine karşı sorumludurlar. Aynı zamanda kamu personelleri görevlerini icra ederken etik davranış kurallarına da uymakla yükümlüdürler. 657 kınama cezası ile  Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamesi ile paralel şekilde düzenlenmiştir.

Bu çerçevede kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve diğer personeli; kamu hizmetlerini yerine getirirken; halkın günlük yaşantısını kolaylaştırmayı, hizmet kalitesini yükseltmeyi, halkın memnuniyetini artırmayı, hizmetten yararlananların ihtiyacına ve hizmetlerin sonucuna odaklı olmayı hedeflemek, kamu hizmetlerini belirlenen standartlara uygun şekilde yürütmek, hizmetten yararlananlara iş ve işlemlerle ilgili gereken açıklayıcı bilgileri vererek onları hizmet süreci boyuna aydınlatmak, çalıştıkları kurum veya kuruluşun amaçlarına ve misyonuna uygun davranmak, ülkenin çıkarları, toplumun refahı ve kurumlarının hizmet idealleri doğrultusunda hareket etmek, tüm eylem ve işlemlerine yasallık, adalet, eşitlik ve dürüstlük ilkeleri doğrultusunda hareket etmektir.

Görevlerini yerine getirirken ve hizmetlerden yararlandırmada dil, din, felsefi inanç, siyasi düşünce, ırk, cinsiyet ve benzeri sebeplerle ayrım yapmamak, insan hak ve özgürlüklerine aykırı veya kısıtlayıcı muamelede ve fırsat eşitliğini engelleyici davranış ve uygulamalarda bulunmamak, takdir yetkilerini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda her türlü keyfilikten uzak, tarafsız ve eşitlik ilkelerine uygun olarak kullanmak zorundadır.

Ayrıca kamu görevlileri, kamu yönetimine güveni sağlayacak şekilde davranmak ve görevin gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını davranışlarıyla göstermek, halkın kamu hizmetine güven duygusunu zedeleyen, şüphe yaratan ve adalet ilkesine zarar veren davranışlarda bulunmaktan kaçınmak, halka hizmetin kişisel veya özel her türlü menfaatin üzerinde bir görev olduğu bilinciyle hizmet gereklerine uygun hareket etmek zorundadır.

Kamu görevlileri hizmetten yararlananlara kötü davranamaz, işi savsaklayamaz, çifte standart uygulayamaz ve taraf tutamaz. Nihayet kamu görevlileri üstleri, meslektaşları, astları, diğer personel ile hizmetten yararlananlara karşı nazik ve saygılı davranmak ve gerekli ilgiyi göstermek, talep edilen hizmet konusu yetkilerinin dışındaysa ilgili birime veya yetkiliye yönlendirmekle görevli ve yetkilidir.

Uyarma ve Kınama Disiplin Cezasını Gerektiren Eylemler

Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 8.maddesine göre uyarma ve kınama cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

MADDE 8 – (1) Uyarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:

a) Silahını, araç ve gerecini, giyim ve kuşamını temiz tutmamak, çalıştığı yerin temizliğine özen göstermemek.

b) Yetkili makamlarca belirlenmiş tasarruf tedbirlerine riayet etmemek veya kullanımına sunulan kamu kaynaklarının kullanılmasında gösterilmesi gereken makul seviyedeki özeni göstermemek.

c) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir özrü olmaksızın belirli zamanda yapılması gereken faaliyetlere geç kalmak.

ç) Görevdeyken, yetkili makamlar tarafından izin verilen durumlar haricinde görev veya hizmetle ilgisi olmayan işlerle uğraşmak.

d) Özürsüz veya izinsiz olarak mesaiye geç gelmek veya erken ayrılmak ya da günlük mesai saatlerine riayet etmemek.

e) Nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunmak.

f) Emrin icrası veya sonuçları ile katılım sağlanan toplantılarla ilgili olarak görevlendirme yapan amire bilgi vermemek.

g) Usulüne uygun olarak kendisine verilmiş olan bir emir üzerine; emrin uygun olmadığı, yanlış verildiği, yapılamayacağı ve benzeri şekillerde amirini alenen eleştirmek veya amire karşı itirazda bulunmak (Amir tarafından karar verilene kadar astın fikrini savunması veya emrin kanunsuz olduğu hususundaki kanaatini belirtmek için amire yaptığı itiraz bu kapsamda disiplinsizlik teşkil etmez.).

(2) Kınama cezasını gerektiren fiiller şunlardır:

a) Görev sırasında veya dışında, mevzuat veya talimatlarla yasaklanan davranışlarda bulunmak.

b) Mevzuatta belirlenmiş usul ve kurallara riayet etmeden sözlü, yazılı veya elektronik olarak müracaat veya şikâyette bulunmak.

c) Nöbeti teslimden sonra görev yerine özürsüz olarak geç dönmek.

ç) Bildirimleri süresi içerisinde yerine ulaştırmamak.

d) Mevzuat veya talimatlarla taşınmasına veya bulundurulmasına izin verilmiş olanlar dışında, mesleğin ciddiyeti ile bağdaşmayacak biçimde yüzük, bilezik, kolye, madalyon, rozet ve benzeri şeyleri takmak.

e) Görev sırasında veya dışında kendisi ile aynı rütbede çalışanlara veya mesai arkadaşlarına karşı saygısız davranmak.

f) Mevzuat ve talimatlarla kendisine tevdi edilmiş görevlerin gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten imtina ettiğini gösterecek tavır ve davranışlarda bulunmak.

g) Amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşları hakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda, onların işlem, eylem ve kişilikleri hakkında kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak tarzda olumsuz sözler söylemek.

ğ) Zati demirbaş tabanca veya geçici olarak verilen demirbaş tabancanın üzerinde orijinalliğini bozacak boya, kaplama, gravür veya ciddiyetle bağdaşmayacak şekil, desen, resim ve karakter gibi değişiklikler yapmak.

h) Mevzuata veya mesleki teamüllere aykırı hitaplarda bulunmak.

ı) Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek.

i) Kılık ve kıyafet ile ilgili olarak mevzuatta belirlenmiş kurallara uymamak.

Uyarma ve Kınama Cezası Verme Zamanaşımı

Uyarma ve kınama cezası verilmesini gerektiren durum disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren 1 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmazsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Uyarma veya kınama cezasını gerektiren fiillere işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde ceza verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Uyarma ve Kınama Cezalarında İdari İtiraz ve İptal Davası Açma Süresi

Verilen uyarma ve kınama cezaları personellerin mesleki yaşamını olumsuz etkileyeceğinden hakkında ceza tayin edilmiş personellere savunma hakkı kapsamında itiraz hakkı verilmiştir. Hakkında uyarma veya kınama cezası verilen personele cezaya karşı başvuracağı merci ve başvuru sürelerinin bildirilmesi gerekir.

Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı, cezanın tebliğ edilmesinden itibaren 10 gün içinde itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen cezalar kesinleşir.

Disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan uyarma ve kınama cezası verilemez. Uyarma ve kınama cezaları kesinleşmesini müteakip yerine getirilir.

Kamu personelinin yukarıda belirtilen etik davranış ilkelerine kusurlu olmayarak, iyi niyetle ancak ihmali davranışlarla görevin icrasında veya hal ve hareketlerinde normal sayılamayacak kimi davranışlarında daha dikkatli olması gerektiği konusunda yazı ile uyarılmasına uyarma denir. Eğer kamu personeli kusurlu ise kınama türü disiplin cezası ile cezalandırılır. Her iki durumun da disiplin soruşturma ile tespit edilmesi zorunludur.

Kesinleşen uyarma ve kınama cezalarına karşı 60 gün içinde iptal davası açılabilir. Dava açma süresi, kesinleşen cezanın personele tebliğinden itibaren başlar.

Kamu personeline verilen uyarma ve kınama cezaları çoğu zaman somut gerekçelerden yoksun, keyfi ve hukuka aykırı nedenlere dayandığı için bu süreçte hak kaybına uğramamak adına idari itirazda bulunurken ve iptal davası açarken tecrübeli bir idare hukuku avukatının hukuki bilgisinden yararlanılması gerekir.

kadim-law-consultancy-office-09-04-2018-656

Başa dön tuşu