İcra ve İflas Kanununda Sıra Cetveli

İcra ve İflas Kanununda Sıra Cetveli

sira cetveli

Sıra cetveli, bir icra takibinde alacaklıların birden fazla olması ve icra dosyasındaki paranın bütün alacaklılara yetmemesi durumunda icra dairesi tarafından alacaklılar belirli bir sıraya koyduğu belgeye denir. Tamamlama haczi ile haczedilen malların satış tutarı ile daha önce haczedilmiş ve satılmış bulunan malların satış tutarı toplamı aynı derecede hacze iştirak etmiş olan bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse, icra dairesi, alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Bu sıra cetveline dayanarak yapılan paylaştırmada, artık bütün alacaklıların alacağının tam olarak ödenmesi mümkün değildir. İmtiyazlı alacaklılara ise ancak alacaklarının bir kesimi ödenebilir. Sıra cetvelinde, aynı derecede hacze iştirak etmiş olan bütün alacaklılar alacak miktarları ve faizleri ile gösterilir. Bu alacaklıların her biri belli bir sıraya girer. Bu sıra İİK’nın 206. maddesinde gösterilmiştir.

İflasta borçlunun bazı alacaklılarına (mesela, işçi alacakları, nafaka alacakları) imtiyaz (m.206) tanınmıştır Bu imtiyazı alacaklılar da kendi aralarında üç sıraya ayrılmaktadır (mesela işçi alacakları ile nafaka alacakları birinci sıradadır). Bu üç sıradaki imtiyazlı alacaklar ödendikten sonra, dördüncü sıradaki imtiyazsız alacaklar (mesela ödünç, satış, kıra sözleşmesinden doğan alacaklar) için ödeme yapılabilir. İşte, buradaki sıra cetveli de bu esaslara göre düzenlenir Şu halde, ilk önce rehinli alacaklar, ondan sonra ilk üç sıradaki imtiyazlı alacaklar, en sonra ise dördüncü sıradaki imtiyazsız alacaklar için ödeme yapılır. Bu sıra cetvelinin birer sureti bütün ilgililere (haciz ve rehin alacaklılarına) tebliğ edilir. Alacaklılar, bu tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde sıra cetveline karşı (icra mahkemesinde) şikâyet yoluna başvurabilir veya genel mahkemede sıra cetveline itiraz davası açabilirler.

Sıra Cetveli Nedir?

Sıra cetveli, bir icra takibinde alacaklıların birden fazla olması ve icra dosyasındaki paranın bütün alacaklılara yetmemesi durumunda icra dairesi tarafından alacaklılar belirli bir sıraya koyduğu belgeye denir. Sıra cetveli, belirli bir malın satış tutarının ya da haczedilen bir paranın, bu mal ya da para üzerinde rehin ya da haciz gibi öncelik ve yararlanma hakları bulunan kimseler arasında nasıl pay edileceğini gösteren listedir. Yani sıra cetvelinde, alacaklıların birden fazla olması durumunda, elde edilen paranın alacaklılar arasında nasıl dağılacağı belirtilir. Sıra cetvelinde aynı derecede hacze katılan alacaklılar, alacak miktarıyla gösterilir. İcra ve İflas Kanunumuzun 140. Maddesine göre satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.

Taşınmazın satış bedeli taşınmaz üzerindeki ipotek ve haciz alacaklarının tamamını karşılamıyorsa sıra cetveli yapılması gerekir. Tamamlama haczi yapılsa bile haczedilen malların satışı sonunda elde edilen miktar aynı derecede hacze katılan alacaklıların alacağını karşılamadığı durumda da icra dairesinin bir sıra cetveli yapması gerekecektir. Sıra cetveli yapılmadan ve kesinleşmeden icra müdürünün paraları paylaştırması mümkün değildir. Sıra cetveli ancak ve ancak geçerli olan hacizlere göre düzenlenebilir.

sira cetveli nedir
sira cetveli nedir

Sıra Cetvelindeki Alacakların Belirlenmesi

Bir icra takibinde mahcuz mallar satıldıktan sonra satış bedeli hacze iştirak etmiş bulunan alacaklılara hisselerine göre paylaştırırlar. Paraların paylaştırılması icra takibinin son aşaması olup icra memuru tarafından re’sen yapılır. Satış tutarının bütün alacaklıların alacağını karşılaması durumunda sıra cetvelinin düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. İcra memuru İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 138. maddesine göre satış bedelini paylaştıracaktır. Satış bedelinin alacaklıların alacaklarını karşılamaması durumunda icra müdürü kendiliğinden hacizler yapmaktadır. Bu hacze tamamlayıcı haciz denmektedir (İİK m. 139). Tamamlayıcı hacizler yapılmasına rağmen mahcuzların satış bedeli bütün alacaklıların alacaklarını karşılamıyorsa icra müdürünün bir sıra cetveli düzenlemesi gerekir (İİK m. 140). Ülkemiz ekonomisinde son yıllardan meydana gelen dalgalanmalar nedeniyle vadesinde borcunu ödemeyen borçlunun malları bütün alacaklıların alacağını karşılamaz hale gelmiş ve bunun sonucunda da sıra cetvelinin önemi artmıştır. Hacizde sıra cetveli hacze iştirak etmiş olan alacaklılar gözetilerek düzenleneceğinden öncelikle hacze iştirak konusu üzerinde durulacak, daha sonra sıra cetveline karşı başvuru yollarına değinilecektir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 138/1 maddesine göre sıra cetvelindeki alacaklar satış tarihi itibari ile belirlenmektedir. Sıra cetveli düzenlenirken kesin hacizlerin infaz tarihlerine, ihtiyati hacizlerin ise kesinleşme tarihlerine bakılmaktadır. İhtiyati haczin kesinleşmesi için ödeme süresinin geçirilmesi gerekmektedir. İİK 264.maddeye göre ihtiyati hacizlerin kesinleşmesi ödeme emrinin tebliğinden itibaren ödeme süresinin geçmesi ile sağlanır. Kambiyo senetlerine özgü takipte ihtiyati haczin kesinleşmesi on günlük ödeme süresinin sonundadır. İİK 100. Maddesindeki koşulların mevcut olması durumunda ilk hacze iştirak de mümkündür. İhtiyati hacizlerin kendi aralarında önce veya sonra konulmuş olmaları, İİK’nın 268.maddesindeki özel durum dışında sonuç doğurmaz. Bu durumda icra mahkemesince ilk kesin haciz ya da ilk kesinleşen ihtiyati haciz ile buna iştirak edebilecek hacizler belirlenmeli, sıra cetveli bu hacizlerin tarihleri ve oluşan usulü kazanılmış haklar da dikkate alınarak düzenlenmelidir.

Sıra Cetveline Karşı Şikayet Yolu

Sıra cetveline karşı ilgililer iki yola başvurabilirler: sıra cetveline karşı koyma, alacağın esas ve miktarına yönelikse dava yoluyla genel mahkemede, yalnızca sıraya yönelikse şikayet yolu ile icra mahkemesinde ileri sürebilirler. İtiraz hem sıraya hem de alacağın esas ve miktarına yönelik ise genel mahkemeler görevlidir. Bu durumda kural olarak önce sıraya yönelik uyuşmazlığın çözülmesi, bu itirazın yerinde olmadığının anlaşılması durumunda ise davalı alacağının varlığının ve miktarı incelenmesi gerekir. Her iki yola da sıra cetvelinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde başvurulabilir. Süresi içinde gerekli yollara başvurulmaz veya başvurulur ve istem reddedilirse sıra cetveli kesinleşir. Sıra cetveline karşı şikâyet veya itiraz yoluna başvurulursa paylaştırma işleminin bunların sonuna kadar durdurulması ve sıra cetvelinin kesinleşmesinin beklenmesi gerekir. Ancak kendisine sıra cetveli tebliğ edilen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya sunarak payına düşen miktarın tahsilini isteyebilir.

Sıra cetveline karşı koyma alacağın esas ve miktarına ilişkin olmayıp yalnızca sıraya ilişkinse (alacaklının istediği veya olması gereken sıraya kabul edilmemesi nedenine dayanıyorsa) şikâyet yoluna başvurmalıdır. Sıra cetveline itiraz hakkı takip borçlusunun alacaklılarına tanınmıştır. Sıra cetveline yönelik şikâyette bulunma yetkisi, bu şikayet üzerine düzenlenecek yeni sıra cetveline girme hakkı bulunan alacaklılara tanınmıştır. Başka bir anlatımla bedeli paylaşıma konu mal üzerinde haczi ya da rehni bulunan alacaklının, sıra cetvelinin iptalini istemekte de hukuksal yararı vardır. Borçlunun hakları ihlal edilmiş olmadıkça kural olarak sıra cetveline itiraz hakkı bulunmamaktadır.

Borçlu, alacaklının alacağının sırasına itiraz edemez. Takip borçlusunun alacaklı sıfatı bulunmadığından ve kendisine pay ayrılmadığından, şikayette hukuksal yararı bulunmamaktadır. Şikayet kural olarak şikayet edene göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze katılan ve kendisine pay ayrılan alacaklılara yöneltilmelidir. Sıra cetveline ilişkin şikayet başvurularında icra müdürü hasım olarak gösterilemez. Husumetin sıra cetvelinde sırasına itiraz edilenler ile sıra cetvelinde hukuksal durumu etkilenecek kişilere yöneltilmesi gerekir. Sıra cetvelinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesinde şikayet yoluna başvurulabilir. Yargıtay’a göre, sıra cetveline karşı şikayet yoluna başvurulmuşsa duruşma açılması gerekir. İcra mahkemesi yargıcı şikayeti haklı bulursa “sıra cetvelinin iptaline” karar vermekle yetinmelidir. Kendisi icra müdürünün yerine geçerek düzenleme yapamaz. Sıra cetvelinin düzeltilmesi kararından yalnızca şikâyette bulunan alacaklı değil, bütün alacaklılar yararlanır.

  • Sıra Cetveline Karşı Şikâyette Yanlış Hasım Gösterilmesi

Şikâyette hasım gösterilmemesi ya da eksik veya yanlış kişiye husumet yöneltilmesi istemin reddini gerektirmez. Sırasına itiraz edilenler ile hukuksal durumu etkilenecek olan kişiler yargılamada yer almamış ise şikayet başvurusu hemen reddedilmeyip şikayetçiye süre verilerek eksikliği gidermesi istenmeli, işin esası taraf teşkili sağlandıktan sonra incelenmelidir. Bu durumda mahkemece şikayetçiye sıra cetvelinde kendisinden önce gelen alacaklılara husumet yöneltilmesi için HMK’nın 119/2. Maddesi uyarınca kesin süre verilip bu alacaklıların da yargılamaya katılımının sağlanması şikayet dilekçesinin tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, varsa savunma ve kanıtları değerlendirilerek şikayetin incelenmesi gerekir.

Sırasına itiraz edilenler ile hukuksal durumu etkilenecek olan kişiler dışındaki alacaklılara karşı şikâyet başvurusu yapılmasında hukuksal yarar bulunmamaktadır. Aksi durumda hukuksal yarar bir yargılama koşulu olduğundan istemin, usulden reddine karar verilmesi gerekir. Sonuç olarak şikayet kural olarak şikayet edene göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara, diğer anlatımla kendine pay ayrılan ve şikayet sonucundan etkilenecek olan alacaklıya yöneltilmelidir.

sira cetveli itiraz
sira cetveli itiraz

Sıra Cetveline Karşı İtiraz Davası

Sıra cetveline karşı koyma, alacağının miktar veya esasına ilişkinse bu durumda genel mahkemelerde itiraz davası açılmalıdır. Bu durumda genel mahkemelerde itiraz davası açılmalıdır. Bu itiraz davası sıra cetvelinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde açılmalıdır. Davacı sıra cetveline alınmış başka bir alacaklının alacağına, miktarına veya onun sırasına itiraz eden alacaklıdır. Ancak alacaklıya o alacak için önceden itiraz etme olanağı tanınmış olmasına karşın alacaklı itiraz etmemişse bu davayı açmaya hakkı yoktur. Davalı ise alacağına veya sırasına itiraz edilen alacaklıdır. İcra ve iflas yasasında davanın “…alakadarlar aleyhine” açılabileceği öngörülmüş olup bundan anlaşılması gereken; borçlu değil, davacı alacaklıdan sıra itibarıyla önce olan diğer alacaklılardır.

Dava, kural olarak davacıya göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze katılan diğer alacaklılara yöneltilmelidir. Bu nedenle sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan ve dava sonucundan etkilenecek olan alacaklılar da yargılamaya dahil edilmeli, onlar hakkında da hüküm kurulmalıdır. Sıra cetveline itiraz davasında görevli mahkeme, genel mahkemelerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan sıra cetveline itiraz davaları için görevli mahkeme, alacağın sıra cetveline göre düşen payın miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesidir. Davacı, yargılama sonucunda haklı çıkarsa davanın sonucundan yalnızca kendisi yararlanır. Yargıç hüküm kurarken “sıra cetvelinde davalıya ayrılan satış bedelinin yargılama giderleri de dahil edilmek üzere davacıya kalan paranın ise davalıya ödenmesine” şeklinde karar vermelidir.

  • Sıra Cetveline İtiraz Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme

İcra ve İflas Kanunu’nda sıra cetveline itiraz davalarında hangi mahkemenin görevli olduğu konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. Yargıtay’a göre, İcra ve İflas Kanunu’nda kayıt kabul davasında veya iflas davasında olduğu gibi asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından taraflar arasında temel ilişki ya da TTK’nın kambiyo senetlerine ilişkin hükümlerinin uygulanmasını gerektiren kambiyo hukuku ilişkisi bulunmadığı durumlarda sıra cetveline itiraz davalarında asliye hukuk mahkemesi görevli olacaktır. Yetkili mahkeme, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesidir. Yani sıra cetvelinin düzenlendiği takip dosyasının bulunduğu yerdeki mahkemede yetkilidir.

  • Sıra Cetveline İtiraz Davasında İspat Yükü

Sıra cetveline itiraz davasında ispat yükü, genel kuralın aksine, davalının üzerindedir. Alacağına itiraz edilen alacaklı, alacağının varlığı ve miktarını, gerçek bir hukuksal ilişkiye dayandığını, takipten önce düzenlenmiş ve birbirini doğrulayan yazılı kanıtlarla ispat yükü altındadır. Sıra cetveline itiraz davalarında, öncelikle hangi sıra cetveline itiraz edildiği açıkça ortaya konulmalı, gerekirse davacıdan açıklaması istenmeli; ilgili icra dosyalarının asılları ya da okunaklı, düzenli, dizi listesine bağlanmış ve onaylanmış bir suretleri dosya içine alınmalı ve bu kapsamda değerlendirme yapılmalıdır. Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı biçimde borç ilişkisi oluşturarak diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı işlemin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır muvazaadan söz edilebilmesi için kural olarak muvazaalı olduğu ileri sürülen alacağın, kendisinden mal kaçırdığı iddia edilen alacaktan daha sonra veya yakın tarihlerde doğmuş olması, yani kural olarak muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir.

Sıra Cetvelinde Teminat Karşılığı Ödeme

Sıra cetveline karşı (m. 142 uyarınca) şikâyet veya itiraz yapılmışsa, tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen (alacağı sıra cetveline alınmış) her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek, payına düşen meblağı tahsil edebilir (m.142/a,1). Alacaklımın dosyaya ibraz edeceği teminat mektubundan, alacaklının dosyadan tahsil ettiği meblağ ile bu meblağın kısmen veya tamamen icra dosyasına iadesinin gerekmesi halinde, (bu meblağın ve) iade tarihine kadar geçecek süreye ait olan faizin, icra dairesinin ilk yazılı talebi üzerine dosyaya ödenmesi taahhüt edilmelidir. Bu esaslar dâhilinde teminat mektubuyla garanti edilecek miktar icra dairesince belirlenir.

Sıra Cetveline Karşı Şikâyet Yolu İle İtiraz Davasının Karşılaştırılması

Şikayet Yoluİtiraz Davası
NedenGenel hükümlere göre şikâyet hakkı saklı kalmak zere, sıra cetveline karşı koyma, alacağın esas ve miktarına ilişkin olmayıp alacaklının istediği veya olması gereken sıraya kabul edilmemesi nedenine dayanıyorsa şikayet yoluna başvurulmalıdır.Sıra cetveline karşı koyma, sıra cetveline alınmış başka bir alacaklının alacağına, miktarına veya onun sırasına ilişkinse bu durumda sıra cetveline karşı genel mahkemelerde itiraz davası açılmalıdır.
İstemAlacaklı veya borçlu başvurabilir.Yalnızca alacaklılar başvurabilir. Borçlu sıra cetveline karşı itiraz davası açamaz.
SüreSıra cetvelinin tebliğinden itibaren yedi gündür.Sıra cetvelinin tebliğinden itibaren yedi gündür.
Mahkemeİcra mahkemesiGenel mahkemeler
YararlanmaSıra cetvelinin düzeltilmesi kararında yalnızca şikayette bulunan alacaklı değil, bütün alacaklılar yararlanır.Dava sonucundan yalnızca davacı alacaklı yararlanabilir. Aynı sırada yer alsa da dava açmayan öteki alacaklılar yararlanamazlar.
TahsilBu yola başvurulması ile inceleme sonuçlanıncaya kadar, yani sıra cetveli kesinleşinceye kadar, paraların paylaştırılması ertelenir. Ancak kendisine sıra cetveli tebliğ edilen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya sunarak payına düşen miktarın tahsilini isteyebilir.Bu yola başvurulması ile inceleme sonuçlanıncaya kadar, yani sıra cetveli kesinleşinceye kadar, paraların paylaştırılması ertelenir. Ancak kendisine sıra cetveli tebliğ edilen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya sunarak payına düşen miktarın tahsilini isteyebilir.

Sıra Cetveli Yargıtay Kararları

23. Yargıtay Hukuk Dairesi Tarih 24.09.2014 Esas: 2014/7241 K: 2014/5925

Dava, muvazaa nedenine dayalı olarak sıra cetvelinin iptali is temine ilişkindir İIK’nın 142/1 hükmüne göre, cetvel suretinin tebliğin den yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesin de alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir. Anılan hükümde yer alan “alakadarlar” ifadesi, kural olarak borçluyu değil, davacı alacaklıdan sıra itibariyle önce olan alacaklıları ifade eder. İtiraz davası kural olarak davacıya göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara yöneltilmelidir. Bu durumda mahkemece, sıra cetvelinin düzenlendiği tarihten önce 24.04.2012 tarihinde alacağını diğer davalı M Öz’e temlik eden davalı Ömer Gürler ile borçlu davalı Hüseyin Güzel hakkındaki davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalıları da içerecek şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır…


19. Yargıtay Hukuk Dairesi Tarih 29.11.2007 Esas: 2007/6385 K: 2007/10718

Dava, davacı yanca girişilen takipte konulan ihtiyati haczin kesinleşmesine rağmen davacıya pay ayrılmamasının yanlış olduğu iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır.

İcra Mahkemesince davalılarca konulan haczin usulüne uygun olduğu ve davacı yanın bilgilendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Fon vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Satılan malın bedeli bütün alacaklıların alacağını karşılamaya yetmiyorsa icra müdürü bir sıra cetveli düzenler (IIK m. 140). Sıra cetveli düzenlenirken bedeli paylaşıma konu mal üzerindeki ilk kesin haciz ile buna iştirak edecek hacizler belirlenir (m. 264, 268) Öte yandan ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüşmesi, somut olay bakımından itirazın iptali davasının hükme bağlandığı tarihtir. Bu durumda mahkemece yukarıdaki ilkeler gereğince sıra cetveline esas alınan ihtiyati hacizlerin hangi tarihte kesinleştiği hususunun, anılan itirazın iptali dava dosyaları incelenerek belirlenmesi, her iki yan hacizlerinin anılan yasanın 106 ve 110’uncu maddeleri uyarınca düşüp düşmediği nin saptanması ve bu şekilde varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir…


23. Yargıtay Hukuk Dairesi Tarih 27.03.2012 Esas: 2012/1181 K: 2012/2371

Sıra cetveli, belirli bir malın satış tutarının ya da haczedilen bir paranın, bu mal ya da para üzerinde rehin ya da haciz gibi öncelik ve yararlanma hakları bulunan kimseler arasında nasıl pay edileceğini gösterir Bu itibarla, tarafların hukuki durumlarının netleştirilmesi önemlidir. Zira sıra cetveline itiraz süresinin itirazsız geçirilmesi veya itirazın reddedilmesi ile sıra cetveli artık değiştirilemez, bir hal alır ve taraflar için kesinleşir. Bu itibarla, sıra cet- velinin taraflar bakımından hukuki netlik ifade etmesi önemlidir.

Somut olayda sıra cetvelinde Elazığ 1. İcra Mahkemesi’nin 508-332 EK. sayılı dosyasından verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi şeklinde, belirsizlik yaratılması doğru değildir. Öncelikle bu dosyanın sonucu beklenerek sıra cetveli düzenlenmesi ya da bu dosya sonucunun eldeki davada tartışılması gerekir. Bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiştir. Yukarıda sözü edilen belirlilik, hacizlerin durumu ve takas suretiyle borcun sona erdiği anın tespiti bakımından da önemlidir. Yasa yollarına başvurulması, itirazın iptali davası sonunda verilen kararın infazını durdurmaz ve kararla birlikte alacağın tahsil kabiliyeti doğar. Üçüncü kişilerdeki mal ve alacakların haczi için Yasa 89’uncu maddesi ile düzenleme yapmış ve mevcut hak ve alacakların haczi için uygulamada menkul hacizlerine ilişkin 88’inci maddenin de uygulandığına rastlanmaktadır. İcra müdürlüğü bir dosyada “borçlu” sıfatını ha- iz olmadığı için bir icra dosyasına gelecek paranın haczedilmesi için 89’uncu maddenin uygulanması mümkün değildir Bu itibarla icra dosyasına gelecek paralar için dosyaya haciz yazısı yazılması mümkündür. Açıklanan durum karşısında, icra dosyalarıma gönderilen haciz yazıları ve takas anının belirlenmesi suretiyle bir karar verilmek gerekir. eksik değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir…


23. Yargıtay Hukuk Dairesi Tarih 08.03.2016 Esas: 2015/4595 K: 2016/1418

İİK’nın 142/1. maddesi hükmüne göre, “Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir”. Anılan hükümde yer alan “alakadarlar” ifadesi, kural olarak borçluyu değil, şikâyet eden alacaklıdan sıra itibariyle önce olan ve kendisine pay ayrılan alacaklıları ifade eder. Şikâyet, kural olarak şikâyet edene göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara, diğer anlatımla kendine pay ayrılan ve şikâyet sonu cundan etkilenecek olan alacaklılara yöneltilmelidir. Somut olayda, şikâyetçi tarafça husumet bu ilkeye uygun olarak sıra itibariyle önde olan ve kendisine pay ayrılan Asya Katılım Bankası A.Ş.’ne yöneltilmiş ve Bal-İş Ins. Tic. ve San. A.Ş “nin unvanı borçlu sıfatıyla yazılmış olmasına rağmen, mahkemece re’sen alacaklı sıfatı bulunmayan borçlu şirkete husumet yöneltilerek gerekçeli karar başlığında şikâyet olunan olarak yazılma su ve aleyhine hüküm kurulması doğru olmamıştır…

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
kadim hukuk ve danışmanlık