İdare Hukuku

Sınır Dışı Etme (Deport)

Anayasası ve Sınır Dışı Etme Kararı

Anayasanın “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” başlıklı 23. maddesine göre sınır dışı etme kararı T.C. vatandaşları için verilemez. Söz konusu maddenin son fıkrasında “Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.” hükmü yer almaktadır. Anayasa ile kesin bir şekilde yasaklanan bu konuda T.C. vatandaşlarının herhangi bir nedenle sınır dışı edilmesi söz konusu olamaz. Bu bağlamda çifte vatandaşlığı bulunan ve bu vatandaşlıklarından biri de T.C. vatandaşlığı olan bir kimsenin de sınır dışı edilmesi mümkün olmayacaktır.

Ülkemizde bulunan yabancıların sınır dışı edilmesi ise anayasa ile sınırları çizilmiş olmakla birlikte kanuni düzenlemeye bırakılmış bir husustur. Anayasanın 19. Maddesinde “kişi hürriyeti ve güvenliği” düzenlemiştir. Maddenin 3. fıkrasında “…usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.” denilerek deport kararı verme yetkisi, kişi hürriyeti ve güvenliğinin bir istisnası haline getirilmiştir.

Ancak bu istisna yine kişi hürriyeti ve güvenliği ile ölçülü olarak değerlendirilmeli ve kullanılmalıdır. Zira Anayasanın 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin yalnızca özel sınırlama sebepleriyle bağlı olarak kanunla ve hakkın özüne dokunulmayacak şekilde sınırlanabileceği düzenlenmiştir. Ayrıca sınır dışı etme kararı Anayasanın 23. maddesinde yer alan yerleşme ve seyahat hürriyetine de dokunacak bir karardır. Anayasa ile koruma altına alınmış olan seyahat özgürlüğü yalnızca bir yere gitmeyi değil aynı zamanda bir yerde kalmayı da içinde barındıran bir özgürlüktür. Madde hükmüne göre; “Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.” Bu nedenle seyahat hürriyetini düzenleyen maddede yer alan makul ve geçerli bir neden olmaksızın bir kimsenin sınır dışı edilmesi Anayasa’ya aykırılık teşkil edecektir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Sınır Dışı Etme Kararı

AİHS’nin 1. maddesinde sözleşmeye taraf olan devletlerin, kendi yetki alanları içine bulunan herkesi AİHS’nin birinci bölümünde yer alan hak ve özgürlüklerden yararlandıracağı düzenlenmiştir. Bu bağlamda AİHS’nin birinci bölümünde yer alan hak ve özgürlükler için vatandaş veya yabancı ayrımı yapılmadan bu hak ve özgürlüklerin tanınması gereklidir.

AİHS’nin “özgürlük ve güvenlik hakkı” başlıklı 5. maddesinde Herkes özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Aşağıda belirtilen haller dışında ve yasanın öngördüğü usule uygun olmadan hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz:” denilerek “f” bendinde “Kişinin, usulüne aykırı surette ülke topraklarına girmekten alıkonması veya hakkında derdest bir sınır dışı ya da iade işleminin olması nedeniyle yasaya uygun olarak yakalanması veya tutulması” istisnası düzenlenmiştir. Bu bentten de anlaşılacağı üzere herhangi bir kimsenin sınır dışı edilmek amacıyla yakalanması veya tutuklanması kişi özgürlüğü ve güvenliğine aykırılık teşkil etmeyecektir. Ancak AİHS Ek 7 Nolu Protokol’ün getirmiş olduğu 1. madde hükmüne göre; “Bir devletin ülkesinde kurallara uygun olarak ikamet eden bir yabancı, yasaya uygun şekilde verilmiş bir kararın uygulanması dışında sınır dışı edilemez ve bu durumda bir kimse,

a) sınır dışı edilmesine karşı gerekçeler öne sürebilme,

b) durumunu yeniden inceletme,

c) yukarıdaki amaçlarla, yetkili bir merci önünde veya bu merci tarafından tayin edilecek biri ya da birileri önünde kendini temsil ettirme hakkını haiz olacaktır.”

Bu maddeye getirilen bir istisnaya göre; sınır dışı etme kararı kamu düzeni veya ulusal güvenlik açısından zaruri ise a,b,c bentlerinde yer verilen haklar kullandırılmaksızın sınır dışı etme kararı verilebilir.

Sözü geçen bu protokol ile taraf devletlere uluslararası bir yükümlülük getirilmiştir.

Sınır Dışı Etme Kararı ve Süreci

1. Sınır Dışı Etme Kararının Hukuki Niteliği ve Yasal Dayanağı

Sınır dışı etme, devletlerin ülke güvenliklerini ve kamu düzenlerini korumak amacıyla davranışları bu açıdan tehlikeli görülen yabancıları ülkeden çıkarmak için kullandıkları bir karardır. Sınır dışı etme kararı esas olarak Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda (YUKK) düzenlenmiş olup bu kanun sınır dışı etme kararının yasal dayanağını oluşturmaktadır. YUKK’nun 53. maddesinin ilk fıkrasına göre deport kararı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün talimatı üzerine veya resen valilik tarafından alınmaktadır. Sınır dışı etme kararı bu anlamda tek taraflı bireysel idari işlem niteliği taşımaktadır. Kolluk tarafından yakalanan yabancılardan YUKK’nun 54. maddesinde sayılan halleri taşıyanlar için sınır dışı etme kararı verilmek üzere valiliğe bildirim yapılır.

Valilik deport kararını 48 saat geçmeden vermek zorundadır.

2. Hakkında Sınır Dışı Etme Kararı Alınabilecek Kişiler

Hakkında sınır dışı etme kararı alınabilecek olan yabancılar YUKK’nun 54. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler
  • Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar
  • Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar
  • Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar
  • Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar
  • Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler
  • İkamet izinleri iptal edilenler
  • İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler
  • Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler
  • Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler
  • Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler
  • Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar
  • İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar
  • Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler

hakkında valiliklerce sınır dışı etme kararı alınabilir.

3. Hakkında Sınır Dışı Etme Kararı Alınamayacak Kişiler

YUKK’nun 55. maddesinde hakkında sınır dışı etme kararı alınamayacak olanlar düzenlenmiştir. Buna göre;

  • Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar
  • Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler
  • Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar
  • Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları
  • Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları

Bu kişiler 54. Maddede sayılan halleri taşısalar dahi sınır dışı edilemeyeceklerdir.

4. Sınır Dışı Etme Kararı ve İdari Gözetim Kararı

Sınır dışı etme kararı yukarıda da izah edildiği üzere valiliklerce alınmaktadır. Valilikler resen harekete geçebilecekleri gibi Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün talimatı üzerine de karar alabilirler.

Hakkında deport kararı verilen yabancılar için sınır dışı etme kararında belirtilmek suretiyle en az 15 en çok 30 gün süre verilerek Türkiye’yi terk etmeleri istenir. Türkiye’yi terk etmeleri için kendilerine süre verilen yabancılara hiçbir harca tabi olmayan Çıkış İzin Belgesi verilir. Fakat YUKK’nun 56. Maddesine göre; “Ancak, kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara veya aldığı tespit edilenlere, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz.” Kanunun lafzından da anlaşılacağı üzere süre verilmeyecek haller belirli olup bu hallerde süre verilmesi idarenin takdir yetkisine bırakılmamıştır. Bu şartları bulunduran bir yabancıya ülkeyi terk etmesi için süre verilmesi mümkün değildir.

Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır. İdari gözetim kararı da tıpkı sınırdışı etme kararı gibi tek taraflı bireysel idari işlem niteliği taşımaktadır.

Hakkında idari gözetim kararı verilen yabancılar “geri gönderme merkezilerinde” tutulurlar. Geri gönderme merkezlerinin idaresi ve işletilmesi İçişleri Bakanlığına aittir. Geri gönderme merkezlerinde yabancıların temel hak ve özgürlüklerinin sağlanması ve bu süreçte onların temel hak ve özgürlüklerinden mahrum bırakılmaması önem taşımaktadır. Bu bağlamda geri gönderme merkezlerinde sağlanması gereken hizmetler YUKK’nun 59. maddesinde sıralanmıştır. Bu hizmetler şunlardır:

YUKK 59. Madde
  • Yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir.
  • Yabancıya; yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır.
  • Yabancıya; ziyaretçileri, vatandaşı olduğu ülke konsolosluk yetkilisi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşebilme imkânı sağlanır.
  • Çocukların yüksek yararları gözetilir, aileler ve refakatsiz çocuklar ayrı yerlerde barındırılır.
  • Çocukların eğitim ve öğretimden yararlandırılmaları hususunda, Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.

Geri gönderme merkezlerinde idari gözetim altında tutulan yabancılar bu merkezlerde 6 aydan fazla tutulamazlar. Ancak sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.

İdari gözetim kararı devam etmesi için gerekli koşulların ve zorunluluğun devam edip etmediği her ay düzenli olarak valilik tarafından değerlendirilerek karara bağlanır. Ancak koşulların ve zorunluluğun ortadan kalktığı hallerde bir aylık süre beklenmeksizin derhal idari gözetim kararı sonlandırılır. İdari gözetim kararı sonlandırılan yabancılara belli bir adreste ikamet etme, belirlenecek şekil ve sürelerde bildirimde bulunma gibi idari yükümlülükler getirilebilir.

5. Sınır Dışı Etme Kararının Yerine Getirilmesi

Deport kararının icrası, geri gönderme merkezlerindeki yabancılar için kolluk birimleri tarafından sınır kapısına götürülmek suretiyle yapılmaktadır. Geri gönderme merkezlerinde tutulmasına gerek kalmamış ve fakat hakkında sınır dışı etme kararı bulunan yabancılar ise Göç İdaresi Genel Müdürlük taşra teşkilatının koordinesinde kolluk birimlerince sınır kapılarına götürülür. Genel Müdürlük sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak uluslararası kuruluşlar, ilgili ülke makamları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapabilir.

Kararlara Karşı İtiraz Süreci ve Yargı Yolu

Sınır dışı etme kararına ve idari gözetim kararına karşı itiraz ve yargılama süreçleri farklı usul kurallarına göre işlemektedir.

1. İdari Gözetim Kararı

İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay yapılan değerlendirmeler idari gözetim altındaki yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına gerekçesi de belirtilerek tebliğ edilir. Yabancının avukat ile temsil edilmediği hallerde yabancının kendisine veya yasal temsilcisine kararın sonucu, itiraz usulü ve süreleri hakkında da bilgi verilir.

Hakkında idari gözetim kararı verilen yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı karara karşı itiraz etmek üzere sulh ceza hakimliğine başvurabilir. Başvurunun idareye yapılması halinde idare başvuru dilekçesini derhal sulh ceza hakimliğine göndermekle yükümlüdür. Başvuru yapılmış olması idari gözetimi durdurmaz. Sulh ceza hakimliği itiraz başvurusu hakkında 5 gün içinde karar vermek zorundadır. İdari gözetim altındaki yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı her zaman idari gözetim için gerekli şartların ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla başvuruda bulunabilir.

2. Sınır Dışı Etme Kararı

Sınır dışı etme kararı, kararın muhatabı yabancıya veya yasal temsilcisi ya da avukatına tebliğ edilir. Kararda yabancının sınır dışı edilme gerekçesinin mutlaka yer alması gerekmektedir. Yabancının bir avukat ile temsil edilmediği durumlarda deport kararının yanında itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgi de verilir. Aksi durumlarda yapılan tebligat usulen sakat hale gelir.

Hakkında sınır dışı etme kararı verilen yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde idare mahkemesinde idari işlemin iptali istemli bir iptal davası açabilir. Söz konusu dava sınır dışı etme kararını veren valiliğe karşı açılacaktır. Açılan bu davanın; kararı veren makama, mahkemeye başvuran yabancı tarafından bildirilmesi zorunludur. İdare mahkemesi yapılan başvuruları 15 gün içinde karara bağlamakla yükümlüdür. Mahkemenin vereceği bu karar kesindir.

Hakkında sınır dışı etme kararı verilen yabancı, dava açma süresi içinde ve yargı yoluna başvurması halinde kesin karar verilinceye kadar sınır dışı edilemez. Ancak şu hallerde dava süresi ve yargılamanın sonuçlanması beklenmeksizin yabancının sınır dışı edilmesi mümkündür:

  • Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar
  • Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar
  • Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler

Ayrıca Anayasa Mahkemesi’ne başvuru hakkı vatandaş ve yabancı ayrımı yapılmaksızın herkese tanınmaktadır. Bu bağlamda hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı idare mahkemesinin iptal davasına karşı verdiği red kararına karşı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunabilir.

Sınır dışı kararına karşı açılacak iptal davasında yürütme durdurma istenmelidir. İdari davalar yapısı gereği uzmanlık gerektiren bir alan olup idare hukuku avukatı ile yürütülmesi hak kayıplarının önüne geçecektir.

Başa dön tuşu