Vesayet makamından izin davası olarak bilinen satışa izin davası, vesayet altındaki kişinin taşınır ve taşınmaz mallarının satışa çıkarılabilmesi için vesayet makamından gerekli izinlerin alınması amacıyla vasi tarafından açılan dava çeşididir. Vesayet altına alınan kişiye vasi tayin edilir. Vasi, vesayet altına alınan kişinin kişilik haklarını korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlü olmakla birlikte malvarlıklarını da yönetmekle yükümlüdür.
Vesayet altında bulunan kişinin malları kural olarak vasisi tarafından yöneltilmektedir. Vasi, vesayet altına alınan kişinin mallarını yönetirken serbestçe hareket edemez. Örneğin vesayet altına alınan kişinin mallarını satabilmesi için izin alması gerekmektedir. Bu izni dava yoluyla vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinden talep eder.
Satışa izin davasında vasi vesayet altına alınan kişinin hangi mallarının hangi gerekçelerle satılması gerektiğini delilleriyle ortaya koymalıdır. Sulh hukuk mahkemesi de satış izin talebini, vesayet altına alınan kişinin faydalarını göz önünde bulundurarak değerlendirir. Koşulların varlığı halinde satışa izin verilebilir. Satışa izin bütün olarak verilebileceği gibi nisbi olarak da verilebilir. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu yazımızda satışa izin davasından bahsedeceğiz.
Satışa İzin Davası Nedir?
Satışa izin davası, vesayet altındaki kişinin taşınır ve taşınmaz mallarının satışa çıkarılabilmesi için vesayet makamından gerekli izinlerin alınması amacıyla vasi tarafından açılan dava çeşididir. Vesayet; velayet altında bulunmayan küçüklerin veya belirli kısıtlılık halleri (akıl hastalığı, savurganlık, hapis cezası vb.) bulunan erginlerin haklarını ve malvarlıklarını korumak amacıyla getirilen hukuki bir koruma kurumudur.
Vesayet altına alınan kişiye vasi tayin edilir. Vesayet altında bulunan kişinin malları kural olarak vasisi tarafından yöneltilmektedir. Kimi hallerde bu malların satılması gerekebilir. Vesayet altına alınan kişinin mallarının satılabilmesi için izin alınması gerekmektedir. Bu izin vesayet altına alınan kişiye tayin edilen vasi tarafında dava yoluyla alınır.
Satışa izin davası olarak bilinen dava süreci aynı zamanda vesayet makamından izin davası olarak da bilinmektedir. Satışa izin davaları doğrudan vesayet ilişkisiyle ilintilidir ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 593., 609. ve 620. maddeleri kapsamında düzenlenmiştir. Bu maddeler aynı zamanda 23 Temmuz 2003 tarihinde yürürlüğe giren ve Bakanlar Kurulunca düzenlenen “Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük” başlıklı mevzuatın kanuni çerçevesini çizmektedir.

Satışa İzin Davasının Koşulları Nelerdir?
Satışa izin davasında temel şart vesayet altındaki kişinin menfaatidir. Satış vesayet altındaki kişiyi zarara uğratmamalıdır. Satışa izin davasında vasi, vesayet altına alınan kişinin hangi mallarının hangi gerekçelerle satılması gerektiğini delilleriyle sunarak vesayet altına alınan kişinin menfaatini ortaya koymalıdır. Sulh hukuk mahkemesi de satış izin talebini, vesayet altına alınan kişinin menfaatini göz önünde bulundurarak değerlendirir. Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse satış izni verilir. Örneğin vesayet altındaki kişinin sağlığı, bakımı, eğitimi gibi nedenlerle bir harcaması bulunmakta ise satışı talep edilen malın satışına izin verilmesi gerekir.
Satışa izin davasında vasi vesayet altına alınan kişinin hangi mallarının hangi gerekçelerle satılması gerektiğini delilleriyle ortaya koymalıdır. Sulh hukuk mahkemesi de satış izin talebini, vesayet altına alınan kişinin menfaatini göz önünde bulundurarak değerlendirir. Uygulamada mahkemeler, satış izni talep edilen malın değerinin doğru şekilde tespit edilebilmesi için bilirkişi atamaktadır. Vasiye satış izni verildiğinde belirlenen satış usulü ile söz konusu malın satışı gerçekleştirilir ve elde edilen gelir vesayet altına alınan kişiye ait banka hesabına aktarılır.
Satışa İzin Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Vesayet altına alınan kişinin mallarının satılabilmesi için vasi tarafından satışa izin davası açılarak görevli ve yetkili mahkemeden izin alınması gerekmektedir. Satış izni talep edilen mal taşınır ise, sadece vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesinden alınacak izin yeterlidir. Taşınmaz mal satışı söz konusu ise, denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesinin de onayı gerekmektedir.
Satışa izin davası, Türk Medeni Kanunu’nun 409. maddesi uyarınca, Sulh Hukuk Mahkemesinde açılır. Satış izin davasında yetkili mahkeme vesayet altındaki kişinin bulunduğu bölgedeki Sulh Hukuk Mahkemesidir. Taşınmaz mal satışında izin alındıktan sonra bu iznin onaylanmasında yine vesayet altındaki kişinin yaşadığı yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi yetkilidir.
Satışa İzin Davası Ne Kadar Sürer?
Satışa izin davasının sonuçlanma süresi somut olayın özelliklerine ve mahkemenin iş yüküne göre davadan davaya farklılık göstermektedir. Satışına izin istenilen malvarlığının niteliği ve değeri, vesayet altına alınan kişinin ekonomik durumu, mahkemeye sunulan delillerin niteliği, dosyanın karmaşıklığı gibi hususlar dava süresinde belirleyici olmaktadır. Genellikle 3 ila 12 arasında sonuçlanmaktadır.
Bununla birlikte satış izni için başvurulan mal taşınmaz ise, satış izin davasında izin alındıktan sonra ayrıca denetim makamının da onay vermesi gerekmektedir. Satışa izin davasında yargılamanın uzun sürerek süre yönünden mağdur olmamanız için açacağınız davada uzman bir avukattan yardım almanızı tavsiye ederiz. Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak bu konuda destek vermekteyiz.
Vesayet Altına Alınan Kişinin Mallarının Satışı Nasıl Yapılır?
Vesayet altına alınan kişinin mallarının satılabilmesi için öncelikle izin alınması gerekmektedir. Bu izin vesayet altına alınan kişiye tayin edilen vasi tarafında dava yoluyla alınır. Koşulların varlığı halinde dava sonucunda satışa izin verilebilir. Satışa izin bütün olarak verilebileceği gibi nisbi olarak da verilebilir. Mahkemeye sunulan deliller malın tamamının satılması için yeterli görülmezse, malın bir kısmının satışına izin verilebilir. Bu durumda mal ihtiyaç duyulduğu miktar oranında satılır. Vasiler satış işlemlerinde doğacak olası zararlardan doğrudan sorumludurlar.
Açılacak satışa izin davası sonucunda izin verilmesi halinde söz konusu malların satılması niteliğine göre farklılık göstermektedir.
- Taşınırların Satılması: Vesayet altına alınan kişinin taşınır mallarının satılmasında genel kural açık artırmadır. Değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, açık artırma ile satılır. Açık artırma, vesayet makamı tarafından görevlendirilen yetkili bir kişinin nezaretinde gerçekleştirilir. Bununla birlikte hâkim, özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir. Taşınır malın satışının açık artırma ya da pazarlık usulüyle yapılmasına vesayet makamı karar verir.
- Taşınmazların Satılması: Vesayet altına alınan kişinin taşınmaz mallarının satılmasında da genel kural açık artırmadır. Taşınmaz mal, vesayet makamının talimatı uyarınca açık artırma ile satılır. Açık artırma, vesayet makamının bu iş için görevlendireceği bir kişi tarafından vasi de hazır bulunarak gerçekleştirilir. Düzenlenen ihale on gün içinde vesayet makamının onamasıyla tamamlanır. Ancak denetim makamı, istisnaî olarak özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir. Taşınmaz malların satışı söz konusu olduğunda açık artırma usulüyle satışa vesayet makamı tarafından karar verilirken, pazarlık usulüyle satışa vesayet denetimi tarafından karar verilir.
Vasi, vesayet altına alınan kişinin her malını satamaz. Kanunda vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeylerin, zorunluluk olmadıkça satılamayacağı hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme sadece taşınır mallar için öngörülmüştür. Buna göre madalya, plaket gibi vesayet altına alınan kişinin kendisi veya ailesi için manevi değeri olan eşyanın satışına izin verilmeyecektir.