Memur Hukuku

Sözlü Mülakat İptal Danıştay Emsal Kararı

Sözlü mülakat emsal karar

Sözlü mülakat iptal hakkında Danıştay 5.Dairesi tarafından verilen iptal kararına ilişkin yazımızın yararlı olmasını dileriz.

T.C.Danıştay Başkanlığı 5. Daire

Esas No                                  : 2016/25182
Karar No                                 : 2017/873
Karar tarihi                             :12.01.2017

İstemin Özeti                  :İzmir 2. İdare Mahkemesinin 19.1.2016 tarih ve E:2015/1347, K:2016/50 sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti                :Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi        : …..

Düşüncesi                       : Dava, İzmir Emniyet Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, bir üst rütbeye terfisinin yapılması kapsamında 25.6.2015 tarihinde katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Dava konusu işlemin hukuki dayanağını oluşturan, 10.5.2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Yazılı sınava giren adaylar,…” ibaresi ile aynı maddenin 3. fıkrasının ve 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla,…” ibaresinin, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 25.1.2016 tarih ve E:2015/21285 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden, söz konusu hükümlere dayanılarak tesis edilen davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin de hukuka aykırı hale geldiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu duruma göre, idare mahkemesince, hukuki dayanağı kalmayan dava konusu işlem hakkında işin esasına girilerek verilen iptal kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmadığından, anılan kararın belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

Dava; İzmir Emniyet Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, bir üst rütbeye terfisinin yapılması kapsamında 25.6.2015 tarihinde katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında (37) puan verilerek başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İzmir 2. İdare Mahkemesinin 19.1.2016 tarih ve E:2015/1347, K:2016/50 sayılı kararıyla; yapılan sözlü sınavda davacıya “Mahkeme hükmüne intizar zarureti ne anlama gelmektedir?” şeklinde sadece bir adet soru sorulduğu, bir soru ile personelin bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği, temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği, planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri konularındaki durumunun ölçülebilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki davacıya sorulan sorunun davacının bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği, analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği konusunda bir fikir verebilecek nitelikte ise de, davacının temsil ve maiyetindeki personeli sevk ve idare kabiliyeti, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri konusunda bir fikir verebilecek nitelikte olmadığı, ayrıca dava konusu sözlü sınavın yargı yerince denetlenmesine imkan sağlayacak yöntemlerle yapılması gerekirken, idarece, bu hususta yargı denetimine elverişli bir veri sunulamadığı, dolayısıyla, uygun olmayan bir soru ile personelin yukarıda belirtilen konulardaki durumunun ölçülebilmesinin mümkün olmadığı gibi davacının verdiği cevabın denetim olanağı verecek şekilde mahkemeye sunulmaması nedeniyle de davacının ne şekilde bir cevap verdiği bilinemediğinden sözlü sınav sonucunun, idari yargı yerince objektif olarak denetlenebilmesine imkan tanınmazken idarenin takdir yetkisini sınırsız bir şekilde kullanabilmesine imkan tanıyacağı açık olduğundan, ilgili Yönetmeliğin 28. maddesinde beş bent halinde belirtilen değerlendirme ölçütlerini tespit etmekten uzak soru veya sorular sorulması ve verilen cevabın da denetim olanağı verecek şekilde kayıt altına alınmaması suretiyle yapılan sözlü sınavında davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Davalı idare, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun “Terfi ve atama” başlıklı 55. maddesinin 4. fıkrasında; “Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır.” hükmü, aynı maddenin 11. fıkrasında da; “Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için;

.

.

.

Dosyanın incelenmesinden, İzmir Emniyet Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, komiser rütbesine terfi için 25.6.2015 tarihinde yapılan rütbe terfi sözlü sınavına katıldığı, Mülakat Sınavı Soru Hazırlama Komisyonu tarafından önceden hazırlanan sorular arasından kendisi tarafından çekilen soruya verdiği cevap sonrasında, Sözlü Sınav Komisyonu üyeleri tarafından Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri ile belirlenen konulara göre yapılan değerlendirme sonucu (37) puan verilmesi üzerine, Yönetmeliğin anılan maddesine göre sözlü sınavda başarılı sayılabilmek için gerekli olan en az (50) puanı alamadığı gerekçesiyle başarısız sayılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu sözlü sınav işleminin dayanağı olan 10.5.2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada Danıştay Onaltıncı Dairesinin 25.1.2016 tarih ve E:2015/21285 sayılı kararıyla; Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Yazılı sınava giren adaylar,. …” ibaresinin; “…3201 sayılı Kanunda emniyet personelinin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için liyakat ve kariyer ilkelerinin gereği olarak “yazılı sınavda başarılı olma” şartının aranması karşısında, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak, yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin uyuşmazlık konusu düzenlemede yukarıya alıntısı yapılan Kanun hükmüne uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle, Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrasının; “…dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Yasa hükmünde açıkça “sözlü sınav” şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmeliğin 28.maddesinin başlığında da “sözlü sınav” ibaresine yer verildiği halde, madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verilmiş olup, sözlü sınavının amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden anılan maddenin 3. fıkrasında eksik düzenleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle, Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, …” ibaresinin ise; “…yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı puanı aranmadan sözlü sınava çağrıldığı dikkate alındığında, “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” şeklindeki düzenlemenin, bu haliyle somut olarak değerlendirilebilecek ve adaylar arasında objektifliği sağlayabilecek nesnel bir değerlendirme ölçütü olan yazılı sınav puanını değerlendirmede etkisiz kılacağı ve yazılı sınavın tamamlayıcısı niteliğinde olması gereken sözlü sınavını, seçimin tek belirleyici unsuru haline getireceğinden dava konusu düzenlemede yukarıda yer verilen Kanun hükmüne uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

Bu durumda, dava konusu işlemin dayanağı olan Yönetmeliğin ilgili hükümlerinin Danıştay Onaltıncı Dairesinin 25.1.2016 tarih ve E:2015/21285 sayılı kararı ile hukuka aykırılığı tespit edilerek yürütmesinin durdurulması neticesinde, söz konusu hukuka aykırı düzenlemelere dayanılarak tesis edilen davacının rütbe terfi sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin hukuksal temeli ortadan kalkmış bulunduğundan, anılan işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hüküm fıkrası itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

Öte yandan; bu iptal kararının, davacının sözlü sınavında başarılı olduğu yolunda bir sonuç doğurmayacağı, dava konusu başarısız sayılma işleminin dayanağı olan ve hukuka aykırılığı tespit edilen Yönetmelik hükümleri hakkında yapılacak yeni düzenlemelerle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak sözlü sınav sonucunda ortaya çıkacak olan değerlendirme ve puana göre işlem tesis edilmesine yönelik olduğu açıktır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle İzmir 2. İdare Mahkemesinin 19.1.2016 tarih ve E:2015/1347, K:2016/50 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun geçici 8. maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Yasa ile değişik 49. maddesi uyarınca yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.1.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


kadim-law-consultancy-office-09-04-2018-656

Başa dön tuşu