İcra Yapmadan Önce İdareye Başvurunun Zorunlu Olduğu Haller

icra yapmadan once idareye basvurunun zorunlu oldugu haller

İcra yapmadan önce idareye başvurunun zorunlu olduğu haller İYUK 28. maddede düzenlenmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda (İYUK) madde 28’e göre;

Madde 28:

1) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.

2) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.

Madde metnine bakıldığında birinci fıkrada hangi mahkeme kararlarının bu madde kapsamında olduğu açık bir şekilde belirtilmiştir. Bu itibarla, adli yargı mahkemeleri tarafından verilen ilamların infazında yazılı başvuru şartı aranmaz. Bu makalemizde “İcra yapmadan önce idareye başvurunun zorunlu olduğu” kaleme alınmıştır.

İlgili Makale: İptal Davası

İYUK Kapsamında İcra Yapmadan Önce İdareye Başvurunun Zorunlu Olduğu Haller

İdareye bazen başvurmak zorunludur. İdareye başvurmadan doğrudan dava açılamaz. İcra yapmadan önce idareye başvurunun zorunlu olduğu halleri sıralamak gerekirse;

  • İdari eylem nedeniyle hakkın ihlal edilmesi halinde tam yargı davası (Maddi ve/veya tazminat ödenmesi talebi) açmadan önce,
  • Gümrük vergileri ve cezalarına karşı dava açmadan önce,
  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur.
  • Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yazılı başvuru üzerine yatırılır. Belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde icra takibi yapılabilir.
  • Vergi hatası kapsamında vergi mahkemesinde dava açılabilmesi için öncelikle VUK 116-126. Maddelerde düzenlenen düzeltme-şikayet başvurusu sürecinin tüketilmiş olması gerekir.
  • Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
  • 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda, kanun uyarınca hükmedilen bedel, tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için de öncelikle idareye başvurma zorunluğu olduğu düzenlenmiştir.
İlgili Yazı: Danıştay Karar Arama

İdareye Başvuru Yapılmadan İcra Yapılması

İdareye başvurunun zorunlu olduğu hallerde yazılı başvuru şartı yerine getirilmeden icra başlatılması usul ve yasaya aykırıdır. Bu halde idare şikayet yoluna gidebilir. İcra Mahkemesine yapılan şikayet dosyalarında icra takibinin iptal konusu edilmemesi için öncelikle idareye yazılı başvuru yapılıp yapılmadığına ve yasal süre olan 30 günün dolup dolmadığına bakılır. İcra Mahkemesi tarafından şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilir.

Yargıtay kararlarında “kuruma yazılı müracaat bulunmadan doğrudan cebri icra yoluna başvurulamayacağı“ açıkça belirtilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 09.10. 2017 Tarih ve 2015-10237E. 2017-12426 K. Sayılı Kararında;

“1.09.2014 tarih ve 29116 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 Sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un 38. Maddesiyle değişik 5502 Sayılı Kanun’un 36/2. maddesi, “Kurumun taraf olduğu her türlü davalarda, Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri, alacaklı veya vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına, müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre geçmeden Kurum aleyhine cebri icra yollarına başvurulamaz. Belirtilen sürede ödeme yapılmaması halinde, söz konusu alacaklar genel hükümler dairesinde tahsil olunur..” hükmünü içermektedir. Anılan düzenlemede, ilamın adli yargı mahkemelerince verilip verilmediğine bakılmaksızın, Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine başlatılacak ilamlı takiplerde, öncelikle Kuruma müracaat zorunluluğu bulunmaktadır. Somut olayda, takibe 27.11.2014 tarihinde anılan Kanun’un yürürlük tarihinden sonra başlanmış ve davacı Kuruma herhangi bir başvuruda bulunulmamıştır. Bu halde, Mahkemece, zikredilen yasal düzenleme uyarınca şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.”
X
kadim hukuk ve danışmanlık