İdare Hukuku

Genel Kolluk Personeli Ceza Soruşturması Usul Ve Esasları

Genel Kolluk Personelinin Görevlerinden Kaynaklanan Suçlarının Soruşturulması Usulü

Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında 4483 sayılı Kanun, devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurları ve diğer kamu görevlilerinin, görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemek amacıyla çıkarılmıştır. Genel Kolluk Personeli Ceza Soruşturması Usul ve Esasları kamu görevlileri için bir kalkan görevi görür.

Kolluk personelinin mensubu bulundukları Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı devlet tüzel kişiliği içinde yer alan kamu kuruluşlarındandır. 657 sayılı kanunun 36.maddesine 668 sayılı KHK ile eklenen hükümle, Emniyet Hizmetleri Sınıfı yanında Jandarma Hizmetleri Sınıfı ve Sahil Güvenlik Hizmetleri Sınıfı adı altında iki ayrı sınıf daha ihdas edilmiştir.

Kolluk Personeli Hakkında İzin Vermeye Yetkili Merciler

Anayasanın 129.maddesinin son fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılmasının, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlı olduğu belirtildiğinden, 4483 sayılı kanun Anayasanın bu hükmüne paralel olarak, bir memurun ya da diğer kamu görevlisinin görev sebebiyle işlediği iddia edilen suçlardan dolayı yargılanabilmesi için 3.maddede sayılan mercilerin iznini aramıştır.

Bu maddede hangi memur ya da kamu görevlisi için hangi merciin soruşturma izni vereceği ayrıntılı olarak belirtilmiş, ayrıca bunların yokluğunda izin yetkisinin vekil tarafından kullanılacağı öngörülmüştür. Kişiye bağlı olan bu yetkilerin bizzat kullanılması zorunlu kılınmıştır.

Kaymakam Tarafından Kullanılacak Soruşturma İzni Yetkisi

İlçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında soruşturma izni kaymakamlar tarafından, yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat verilir. Emniyet ve Jandarma ilçe düzeyinde il emniyet müdürlüğü, il jandarma komutanlığı ve karakollar şeklinde teşkilatlanan kurumlardandır. Emniyet ve Jandarmanın ilçe teşkilatında görevli tüm personel hakkında soruşturma izni verme yetkisi kaymakama aittir. Yokluğunda vekili tarafından verilir.

Sahil Güvenlik Teşkilatı kanununun 3.maddesi hükmüne göre; Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın görev alanları, üsleri, kadrolarıyla yerleşme yerleri, İçişleri Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenlemede ilçe merkezi görev alanı olarak belirlenmiş ise ilçede görevli Sahil Güvenlik personeli hakkında soruşturma izni kaymakam tarafından verilir.

Vali Tarafından Kullanılacak Soruşturma İzni Yetkisi

İllerde il şube başkanlıklarının dışında bölge düzeyinde teşkilatlanan emniyet, jandarma ve sahil güvenlik kuruluşu varsa bu kuruluşların memur ve diğer kamu görevlileri hakkındaki soruşturma iznini verme yetkisi görev yaptıkları ilin valisi ve yokluğunda vekili tarafından verilir. Aynı zamanda merkez ilçede görevli memur ve diğer kamu görevlileri hakkındaki soruşturma izni verme yetkisi de valiye verilmiştir.

Bakan Tarafından Kullanılacak Soruşturma İzni Yetkisi

Bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşlarında görevli diğer memur ve kamu görevlileri hakkında, o kuruluşun en üst idari amirinin soruşturma izni vermeye yetkili olduğu yazılıdır. Hiyerarşik yapıda her kurum ve kuruluşun en üst amiri, teşkilat yasasına göre o kuruluşun genel müdürü, müsteşarı, başkanı ya da komutanıdır. Bu kuruluşların en üst amirlerinin suç işlemesi halinde ise soruşturma izni vermeye o kuruluşun bağlı olduğu kurumun en üst amiridir.

4483 Sayılı Kanun kapsamı içine aldığı memurlar ve diğer kamu görevlilerine özgü CMK’dan ayrı ve özel bir ceza soruşturma usulü kanunudur. Gerek soruşturma izni verilmesine kadar, gerekse soruşturma izninin verilmesinden sonraki süreç kanunda açıkça düzenlenmiş ve verilen soruşturma izninin geri alınabileceğine dair bir hükme yer verilmemiştir.

Ön İnceleme Raporu

Suç ihbarı alan veya şikayet üzerine ya da herhangi bir şekilde suç işlendiğini öğrenen Cumhuriyet Savcısının, delilleri topladıktan sonra soruşturma izni için yetkili mercie başvurması, suçun yetkili amirce öğrenilmesi anlamındadır. Yetkili merciin bir ön inceleme yaptırarak ciddi bulgu ve belgelere dayanan kişi ve somut olay belirten şikayet hakkında soruşturma izni verilmesi ya da verilmemesi yönünde bir karar tesis etmesi gerekir. Kısacası yetkili merci ön inceleme başlatmakla görevli kılınmıştır.

İzin verme süresi izin vermeye yetkili merciin suçu öğrendiği tarihten hesaplanacaktır. Ön inceleme yapan denetime yetkili memurlar hazırladıklar. Raporları soruşturma izni vermeye yetkili kılınan kaymakam, vali ya da en üst amire sunacaklardır. Ön incelemenin izin vermeye yetkili merci tarafından bizzat yapılabileceği gibi görevlendireceği denetim elemanı veya üst konumdaki muhakkiklere de yaptırılabileceği düzenlenmiştir.

Danıştay 1.Dairesinin 17.04.2000 tarihli ve E:2000/29, K:2000/59 sayılı kararına göre ön incelemeye görevli kişi Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının hazırlanmasına ilişkin hükümleri çerçevesinde Cumhuriyet Başsavcısının yapmakla yetkili olduğu işleri yapabilecek, sanığın lehine olanlar da dahil, olayı aydınlatabilecek delilleri, bilgi ve belgeleri toplayacak, tanık ve sanık ifadeleri alacak, gerektiğinde keşif yapacak ve bilirkişi incelemesi yaptıracaktır.

Ön inceleme aşamasında suç şüphesi altında bulunan memur veya diğer kamu görevlisi şüpheli sıfatıyla adlandırılır. Ön incelemenin hiçbir aşamasında hakkında ön inceleme yürütülen memura sanık sıfatı kullanılamaz.

Ön inceleme için öngörülen süre 30 gün gündür.Fakat 15 günü geçmeyecek ek süre talebinde bulunabilirler. Bu talebe ise 2 gün içinde cevap verilir. Birden fazla kişi tarafından hazırlanan ön inceleme raporlarında tüm görüşler ayrı ayrı yer alır.

Hazırlanan bu ön inceleme raporu “Soruşturma izni verilmesi/verilmemesi uygun olacaktır.” şeklinde bir ibare ile noktalanır. Rapor yetkili mercilerce verilen ön inceleme onay tarihinden başlayan 30 günün ve tabi ki varsa ek süre talebinin de ilavesiyle oluşan sürenin bitimine en geç 5 gün kala soruşturma izni vermeye yetkili makama sunulur.

Yetkili merci soruşturma izni konusundaki kararını suçun öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dahil en geç 30 gün içinde verir. Bu süre zorunlu hallerde 15 günü geçmemek üzere bir defa uzatılır.

Soruşturma İzninin Kapsamı

Bilindiği gibi ceza yargılamasında kişi ve fiil olmak üzere iki temel unsur söz konusudur. Öncelikle suç oluşturduğu iddia olunan olayın kimler tarafından gerçekleştirildiği, ikinci olarak da bu kişilerin hangi fiilleri işledikleri belirlenmelidir. Soruşturma izni, şikayet, ihbar veya iddia konusu olaylar ile bunlara bağlı olarak soruşturma sırasında ortaya çıkabilecek konuları kapsayacaktır.

Soruşturma sırasında izin verilen olay ve konudan tamamen ayrı veya farklı bir suç olarak nitelendirilebilecek bir fiilin ortaya çıkması durumunda yeniden izin alınmasının zorunlu olduğu, ancak suçun sadece hukuki niteliğinin değişmesinin yeniden izin alınmasını gerektirmeyeceği belirtilmektedir.

Soruşturma İzni Kararına İtiraz

Yetkili merciin soruşturma iznine itiraz 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 9.maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde hükmüne göre soruşturma izni verildiğinde, bu karara karşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisi itiraz edebilir. Soruşturma izni verilmediğinde ise Cumhuriyet Başsavcılığı veya varsa şikayetçi itiraz yoluna gidebilir.

Ayrıca itiraz hakkı bildirim tarihinden itibaren 10 günlük süre içerisinde kullanılır. İtiraza konu kararlar ilgililere tebliğ edilir.

İzin verilmemesine ilişkin tüm kararlar Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Cumhuriyet Başsavcılığının ön inceleme evrakını görmeden yalnızca izin vermeme kararını inceleyerek itiraz hakkını kullanması mümkün değildir. Bu nedenle kararların ön inceleme evrakı ile birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekmektedir.

İzin verilmesi ya da verilmemesine ilişkin tüm kararlar Cumhuriyet Başsavcılığına, hakkında ön inceleme yapılan memur ve şikayetçiye bildirilir. Muhbire bildirilmez.

Soruşturma izni verilmemesi kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığı veya şikayetçiye itiraz hakkı tanınması işin gereğidir. İhbar edene ise itiraz hakkı verilmemiştir. Aynı durum müfettişler için de geçerli olup kendilerine itiraz hakkı tanınmamıştır.

İtiraz etme süresinin adli tatile rastlaması durumunda iptal davalarında olduğu gibi süreler adli tatilin sonuna dek uzamaz. Adli tatilde sürelerin uzaması 2577 sayılı kanuna göre açılmış davalar için geçerlidir. 4483 sayılı kanuna göre yapılan itiraz ise bir idari dava değildir. Bu nedenle, itiraz süresi adli tatile rastlasa bile 10 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmesi gerekir. Aksi halde itirazın reddine karar verilir.

İtiraz, 4483 sayılı kanunun 3.maddesinin (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştay 2.Dairesinde, diğer görevliler hakkında ise yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu Bölge İdare Mahkemesinde karara bağlanacaktır.

İtiraz edilmediği için kesinleşen soruşturma izninin verilmesine ilişkin karar ile soruşturma açılmamasına ilişkin verilen kararın idari yargı tarafından kaldırılması üzerine kesinleşen kararlara ait dosyalar gerekli işlemler yapılmak üzere yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı aldıktan sonra CMK ve diğer kanunların kendisine tanıdığı yetkileri kullanarak hazırlık soruşturmasını yürütür ve sonuçlandırır.

Hazırlık Soruşturması

Ceza Muhakemesi Kanunumuzdaki genel yetki kurallarına göre davaya bakma yetkisi suçun işlendiği yer mahkemesine, bu işe ilişkin hazırlık soruşturmasını yapar. Dava açılması gerekip gerekmediğini takdir yetkisi de bu mahkemenin yargı sınırları içinde bulunan Cumhuriyet Savcılarına aittir. 4483 Sayılı Kanunun 12. maddesinde hazırlık soruşturmasını yapmaya yetkili merciler sayılmıştır. Bunlar ilgili maddede aynen;

“Hazırlık soruşturması genel hükümlere göre yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılır. Ancak Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, Bakan yardımcıları ve valiler ile ilgili olarak yapılacak olan hazırlık soruşturması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcı Vekili, kaymakamlar ile ilgili hazırlık soruşturması ise İl Cumhuriyet başsavcısı veya başsavcı vekili tarafından yapılır. Hazırlık soruşturması sırasında hâkim kararı alınmasını gerektiren hususlarda; Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, Bakan yardımcıları ve valiler için Yargıtay’ın ilgili ceza dairesine, kaymakamlar için il asliye ceza mahkemesine, diğerleri için ise genel hükümlere göre yetkili ve görevli sulh ceza hâkimine başvurulur.” şeklinde belirlenmiştir.

Hazırlık Soruşturması Sonunda Verilecek Kararlar

Takipsizlik Kararı

Hazırlık soruşturması sonunda kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması, keyfiyetin takibe değer görülmemesi halinde, Cumhuriyet Başsavcısı, CMK’nın 172.maddesi gereğince zanlı memur hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Soruşturma izni verilip kesinleştikten sonra, savcılık tarafından yapılacak hazırlık soruşturması sonunda toplanan bilgi ve belgeler, önceden toplanan bilgi ve belgelerin geçersizliğini veya yeni ortaya çıkan belge ve bilgiler isnat edilen suçun işlenmediğini ortaya koyduğu takdirde savcı, ilgili memur hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen, soruşturmaya ye olmadığına yani takipsizliğine karar verecektir.

Cumhuriyet savcısının bu kararına karşı şikayetçinin itiraz hakkı vardır. Şikayetçi aynı zamanda suçtan zarar gören kimse ise kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde itiraz edebilir. İtirazın reddi kararları yargı kararı niteliğinde olup kesindir ve yeni deliller, yeni olaylar olmadıkça kamu davası açılamaz. İtirazın kabulü halinde ise Cumhuriyet Savcısı kamu davası açacaktır.

Kamu Davasının Açılması Kararı

Yetkili merciden alınan izin üzerine yapılan hazırlık soruşturması sonucunda, maddi olayın aydınlatılması amacıyla yapılmış olan araştırmalar başlangıçtaki basit şüpheyi kamu davasının açılmasına yetecek kadar güçlendirmiş ise savcı kamu davasını açacaktır. Memur veya diğer kamu görevlisinin isnat edilen suçu işleyip işlemediği, mahkemede yapılacak kovuşturma sonunda anlaşılacaktır.

Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı

Bu karar bir mahkeme kararı olmayıp aynı zamanda bir mahkumiyet kararı da değildir. Ne var ki, Cumhuriyet Savcısı yaptığı hazırlık soruşturması sonucunda yeterli şüphenin varlığına rağmen şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkum olmamış bulunması, yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi, kamu davasının ertelenmesinin; şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumları nazara alınarak kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine karar verebilir.

Genel Kolluk Personeli Ceza Soruşturması Usul ve Esasları hakkında hukuki destek almak için ofisimizle irtibat kurabilirsiniz.

Yetkili ve Görevli Mahkeme

“Görev” genel olarak yargı yerinin, dava konusu yönünden yetkili olmasını, “yetki” ise mahkemelerin yer yönünden yetkisini gösterir. Genel görev ve yetki ise CMK’da belirlenmiş olup, davaya bakmak yetkisinin suçun işlendiği yer mahkemesine ait olduğu; teşebbüste son icra hareketinin meydana geldiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği andır. Zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği yer mahkemesinin yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

Hazırlık soruşturması sonunda kamu davasının açılmasına karar verilmesi durumunda, yargılamanın görev ve yetki yönünden hangi mahkemede görüleceği 4483 sayılı Kanunun 13.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkeme, ilçe memurları için o ilçenin asliye ceza veya varsa ağır ceza veya sulh ceza mahkemesi, il memurları için o ildeki aynı mahkemeler, görevli ve yetkili mahkemelerdir.

Ayrıca özel olarak; Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, TBMM Genel Sekreteri, Bakan yardımcıları ve valilerin Yargıtay’ın ilgili ceza dairesinde; kaymakamlar ise il ağır ceza mahkemelerinde yargılanacakları hüküm altına alınmıştır.

Kadim Hukuk ve Danışmanlık Ofisi olarak idare hukuku alanında uzman kadromuzla genel kolluk personellerinin ceza soruşturması sırasında karşı karşıya kaldıkları usulsüzlüklere ilişkin olarak yapılabilecekleri sizlere aktarmak bizlere gurur vermektedir. Yapmanız gereken tek şey ceza soruşturmanız sırasında yapılan usulsüzlüklere karşı dava açma süresi olan 60 günlük süreyi kaçırmamak için aceleci davranmak olacaktır. Zira her idari işleme karşı ayrı ayrı 60 günlük süreniz bulunmakta ve hak düşürücü bu süre karşısında dikkatli olmanız gerekmektedir.

Başa dön tuşu