Ceza Hukuku

Emre İtaatsizlikte Israr Suçu ve Cezası

Emre itaatsizlikte ısrar suçu ve cezası 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 87. maddesinde düzenlenmiştir. Emrin hiç yapılmaması durumunda bir aydan bir seneye kadar hapis cezası söz konusudur. Emrin yerine getirilmesinin açıkça reddi ya da tekrar edildiği halde emrin yerine getirilmemesi halinde üç aydan iki seneye kadar hapis cezası verilir.

İtaatsizlikte ısrar suçunun varlığı için; hizmete ilişkin bir emrin varlığı, failin asker kişi olması, emrin hiç yapılmaması, açıkça reddi ya da tekrar edildiği halde yerine getirilmemesi gerekmektedir. Şayet ortada usulüne uygun bir şekilde verilmiş bir emir yoksa ya da emir hizmete ilişkin değilse, emir kısmen yapılmışsa ya da tekrar edildikten sonra yerine getirilmişse itaatsizlikte ısrar suçu oluşmayacaktır.

Suçun seferberlikte ya da düşman karşısında yapılması ağırlaştırıcı neden olarak öngörülmüştür. Suç seferberlikte işlenirse beş, düşman karşısında işlenirse on seneye kadar ağır hapis cezasına hükmolunacaktır.

İtaatsizlikte ısrar suçlarını; toplu asker karşısında yahut silah başı emrine karşı veya silahlı iken veya hizmetten kısmen veya tamamen sıyrılmak kastı ile yapanlar altı aydan beş seneye kadar hapis, seferberlikte beş seneye kadar ağır hapis ve düşman karşısında on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.

Emre itaatsizlik sonucu bir insanın hayatını tehlikeye koyan, memleketin veya bir askeri birliğin güvenliğini veya savaş hazırlığını veya eğitimini önemli derecede ihlal eden veya büyük bir zarar meydana getiren yahut başkasının malına önemli bir zarar veren asker kişiler, bir seneden on seneye kadar hapis, seferberlikte iki seneden onbeş seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Düşman karşısında on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ile cezalandırılır.

Askerliğin temelinin disiplin olduğu Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda düzenlenmiştir. Yine aynı kanuna göre astların, üniformalı veya üniformasız asker amirleri ile sivil amirlerinin verdiği emirleri yerine getirmek zorunda olduğu da düzenlenmiştir. Emir, emir verme yetkisine sahip bir kimse tarafından belirli bir hareketin yapılması veya yapılmaması maksadıyla, ast durumunda bulunan kimseye yönelmiş bir irade açıklamasıdır. Dolayısıyla askeri kurum ve ortamlarda disiplinin sağlanabilmesi için astın, üstünün emir ve talimatlarına uyması hayati öneme sahip bir gerekliliktir. Askeri Ceza Kanunu’nda düzenlenen emre itaatsizlik suçu, bu önemin bir sonucudur.

Askeri Ceza Kanunu’nda Askeri itaat ve inkıyadı bozan suçlar başlığı altında 87.maddede yer alan emre itaatsizlikte ısrar suçu barış ve seferberlik zamanında işlenmiş olmasına göre iki ayrı fıkra halinde düzenlenmiştir.

Bahsi geçen seferberlik hali, Kanun’da devletin bütün güç ve kaynaklarının başta askeri güç olmak üzere, savaşın ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde hazırlanması, toplanması, tertiplenmesi ve kullanılmasına ilişkin faaliyetlerin uygulandığı, hak ve hürriyetlerin kanunlarla kısmen veya tamamen sınırlandırıldığı hal olarak tanımlanmıştır.

Askeri Ceza Kanunun 87. Maddesinin birinci fıkrasında barış zamanında işlenen emre itaatsizlik suçunun basit ve nitelikli hali; ikinci fıkrasında ise suçun seferberlikte ve düşman karşısında iken işlenmesi nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Bu suçun oluşması için kanunun belirlediği unsurlardan ilki hizmete ilişkin bir emrin varlığı, diğerleri ise astın hizmete ilişkin emridir.

Emre itaatsizlik suçu, Askeri Ceza Kanunu’nda bulunan tüm suç tipleriyle beraber Askeri Mahkemelerde yargılanmaktaydı. Ancak, 03.06.2017 gün ve 30085 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi’nin 31.05.2017 gün ve 831 sayılı kararı ile Anayasa değişikliği ile Askeri Mahkemelerin kaldırılması üzerine, tüm askeri suç tiplerinde sivil yargı organları görevlendirildi.

Askeri Ceza Kanunu’ndaki suçlardan biri olan emre itaatsizlikte ısrar suçunun işlenmesi durumunda, hüküm verilmesi halinde, hükmün geriye bırakılmasına karar verilse dahi, suçu işleyen kimsenin bu cezasından ötürü sözleşmesi feshedilir ve tekrar yenilenmesi söz konusu olmaz. Dolayısıyla, alınacak en ufak bir cezada bile, kişi geçim kaynağı olan mesleğini kaybetme durumuyla karşı karşıya kalacaktır. O nedenle, kişinin bu suçtan yargılanması halinde mesleğini geri dönülemez bir şekilde kaybetmemesi için mutlaka beraatına karar verilmesi gerekir. Bu sebeple emre itaatsizlikte ısrar suçundan yargılanan bir kişinin deneyimli bir avukat yardımıyla bu davayı takip etmesi hayati önem taşımaktadır.

Askeri Ceza Kanunu Madde 87İtaatsizlikte ısrar edenlerin cezası

Hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişiler bir aydan bir seneye kadar, emrin yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddeden veya emir tekrar edildiği halde emri yerine getirmeyenler, üç aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.

Yukarıdaki fıkrada yazılı suçlar seferberlikte yapılırsa beş ve düşman karşısında yapılırsa on seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur.

Emre İtaatsizlikte Israr Suçunun Unsurları

Suçun Hukuki Konusu: Suçun hukuki konusu, suç tarafından ihlal edilen hukuki varlık veya çıkardır, başka bir deyişle, ceza kuralı ile korunan yarardır. Suç tarafından ihlal edilen yarar bireylere, topluma ya da devlete ait olabilir. Emre itaatsizlikte ısrar suçunun konusu; verilen emrin ısrarla yerine getirilmemesi sonucu bozulan askeri düzen ve disiplindir. Bu maddenin koruduğu hukuki değerler ise, askeri hizmet, askeri disiplin, askeri itaat ve görevlerdeki devamlılıktır.

Suçun Faili: Ceza hukuku anlamında, hukuka aykırı eylemi işleyen kişi suçun failidir. Bu kişi gerçek kişidir. Kanunlarda öngörülen suçların büyük bir çoğunluğu herhangi bir kişi tarafından işlenebilirken, bazı suçlar ancak belirli kişiler tarafından işlenebilmektedir. Emre itaatsizlikte ısrar sırf askeri suç niteliğindedir. Dolayısıyla bu suç, asker kişiler veya emre itaatsizlikte ısrar suçunun faili olabileceğine ilişkin kanunda açık hüküm bulunan silahlı kuvvetlerde çalışan devlet memurları ve işçiler tarafından işlenebilir.

Suçun Mağduru: Mağdur, suçu oluşturan eylemden doğrudan etkilenen kişi veya kişilerdir. Bir başka deyişle mağdur, ceza normu tarafından korunan ve suç tarafından ihlal edilen yani suçun hukuki konusunu oluşturan hukuki çıkarların sahibidir. Bu suçun mağduru emri yerine getirilmeyen amir değil, devlettir. Çünkü emre itaat edilmemesi durumunda amirin şahsı hedef alınmamıştır. Bu nedenle emrine itaat edilmeyen amir, bu suçun mağduru olamaz.

Eylem: Eylem suçun maddi unsurunu oluşturur. Eylem hareket kavramını kapsar. Hareket, yasal normu ihlal eden ve hukuki nitelik gösteren bir davranış türüdür. Bu davranış icrai (adam öldürmek, yaralamak amacıyla yumruk atmak vs.)şekilde olabileceği gibi ihmali(görevi ihmal, kanuni yükümlülüğün yerine getirilmemesi vs.) de olabilir. Bu suçun basit halinin maddi unsurlarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Hizmete ilişkin emrin varlığı
  • Emrin yetkili amir tarafından verilmiş olması
  • Emrin varlığından failin bilgisinin olması
  • Astın bu emri hiç yapmaması
  • Failin bilerek ve isteyerek(itaatsizlik kastıyla) hareket etmesi

Suç hareketin şekline göre seçimlik hareketli bir suçtur. Birbirinin alternatifi olarak gösterilen hareketlerden biri ile işlenebilen suçlara “seçimlik hareketli suç” adı verilir. Buna göre, emre itaatsizlikte ısrar suçu, hizmete ilişkin bir emri “hiç yapmamak”, emrin yerine getirilmesini “söz veya fiille açıkça reddetmek” veya emrin tekrar edilmesine rağmen “emri yerine getirmemek” şeklindeki herhangi bir fiille işlenebilir.  Emre itaatsizlikte ısrar suçu, verilen emrin niteliğine göre ihmali ya da icrai bir suça vücut verebilmektedir. Örneğin, verilen emir “yap” şeklinde bir talep ise, emri hiç yapmayan kişi ihmali bir hareketle; verilen emir “yapma” şeklinde bir yasak ise, icrai bir hareketle emre itaatsizlikte ısrar suçu işlenmiş olur. Yasada belli bir durumda belli bir hareketin yapılması emredildiği halde bu yapılmamışsa ihmali hareketten söz edilir.

Emre itaatsizlik suçu içinde yer alan emri hiç yapmama suçunun ihmali bir hareketle işlenmesine örnek olarak, nöbetçi çavuşun, nöbetçiyi nöbet yerine götürmemesi gösterilebilir. Aynı suçun, icrai bir hareketle işlenmesine örnek olarak ise, emre rağmen kışlaya içki sokulması durumu gösterilebilir.

Emre itaatsizlik suçu içinde yer alan emrin yerine getirilmesini söz veya fiille açıkça reddetmek suçunda amir tarafından şapkasını düzgün taşıması konusunda verilen emre karşı astın “taşımıyorum, var mı diyeceğin” şeklinde cevap vermesi suçun sözle işlenmesine; yine aynı emre astın cevap vermeyerek arkasını dönüp gitmesi ise suçun fiille işlenmesine örnek olarak gösterilebilir.

Emrin tekrar edilmesine rağmen yapılmamasının suç oluşturabilmesi için, daha önceden geçerli bir emir verilmiş olmalı, ikinci emir verildiğinde önceki emir yürürlükte olmalı ve fail ikinci kez verilen emre itaat etmemelidir.

Suçun Manevi Unsuru: Manevi unsuru denildiği zaman suçun kasten mi taksirle mi işlendiği hususundan bahsedilir. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Taksir ise, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Bu suç genel kastla işlenen bir suçtur. Suçun oluşması failin amaç veya saikine bağlı değildir.

Teşebbüs: Ceza hukukunda suça teşebbüs, işlenmesi amaçlanan bir suçun kanunda yazılı icra hareketlerine başladıktan sonra failin iradesi dışındaki sebeplerle suçun tamamlanamamasıdır.  Hizmete ilişkin emrin yapılmamasıyla suç tamamlanmış olacağından emre itaatsizlikte ısrar suçuna teşebbüs mümkün değildir.

İştirak: İştirak ceza hukukunda katılma anlamına gelen bir kurumdur. Yani iştirak hallerinde kişi, işlenen bir suça bir şekilde katıldığında, kişi suça iştirak etmiş olacaktır. İştirak halleri ise suçu birden fazla kişiyle işlemek, birini suçu işlemeye azmettirmek ve birinin suçu işlemesine yardım etmek şeklindedir. Söz konusu emre itaatsizlik suçu özgü bir suçtur. Özgü suçlar, herkes tarafından işlenemeyen sadece kanunda belirtilen belirli kişiler tarafından işlenebilen suçlardır. Emre itaatsizlikte ısrar suçu da sadece askerler ve kanunda belirtilen kişiler tarafından işlenebilecek bir suçtur. Bu nedenle, bu suçun bir sivil tarafından işlenmesi mümkün değildir, ancak bu suça sivil bir kişinin şerik olarak katılması mümkündür. Bu nedenle emre itaatsizlikte ısrar suçu, iştirak hallerine elverişlidir.

Ancak dikkat etmek gerekir ki, birden fazla kişinin, gürültü ve patırtı ile veya alenen toplanarak emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlemesi halinde, iştirak hallerinden suçu birden fazla kişiyle işlemek hali değil, isyan suçu ortaya çıkmış olacaktır.

Emre İtaatsizlikte Israr Suçunun Cezası

Emre İtaatsizlikte Israr Suçunun Basit Halinin Cezası

Bu suçun basit halleri ve işlendiği yönteme göre değişen cezaları açıkça kanunda belirtilmiştir. Kanunun ilgili maddesine göre:

  • Emri hiç yapmayan asker bir kişi bir aydan bir seneye kadar,
  • Emrin yerine getirilmesini söz veya fiilli ile açıkça reddeden veya emir tekrar edildiği halde emri yerine getirmeyen ise üç aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Emre İtaatsizlikte Israr Suçunun Ağırlaştırıcı Nedenleri

Türk Ceza Kanununda suç tipleri düzenlenmekte ve bu suçlara ilişkin cezalar tayin edilmektedir. TCK bazı hallerde failden veya fiilden kaynaklanan nedenler ile ceza sorumluluğunda bir ağırlaştırma düzeni öngörmektedir. Bu suç tipinde de korunan menfaat göz önüne alınarak suçun aşağıda sayılan şekilde işlenmesi halinde cezasının ağırlaştırılması öngörülmüştür. Dikkat etmek gerekir ki Askeri Ceza Kanunu’nun 87. Maddesi 2. fıkrasında, emre itaatsizlikte ısrar suçunun ağırlaştırılmış hali düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, emre itaatsizlikte ısrar suçu seferberlik zamanında işlenirse beş seneye kadar, düşman karşısında işlenirse on seneye kadar ağır hapis cezasına hükmolunur.

Nitelikli Emre İtaatsizlikte Israr Suçunun Cezası

Suçun temel şekline ilave edilen ve cezanın artırılmasını veya indirilmesini gerektiren hallere, suçun nitelikli halleri denmektedir. Böyle durumlarda kanunda belirtilen suçun basit halinin yanında ek, bir hareket, bir unsur ortaya çıkacaktır. Emre itaatsizlikte ısrar suçunun nitelikli halleri ve cezası da Askeri Ceza Kanunu’nun 88 ve 89. maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Bu nitelikli haller:

  1. Emre itaatsizlikte ısrar suçunun toplu asker karşısında yahut silah başı emrine karşı veya silahlı iken veya hizmetten kısmen veya tamamen sıyrılmak kastı ile işlenmesi halinde, faile altı aydan beş seneye kadar hapis cezası hükmolunur.
  2. Emre itaatsizlikte ısrar suçunun sonucunda bir insanın hayatının tehlikeye atılması, memleketin veya bir askeri birliğin güvenliğinin veya savaş hazırlığının veya eğitiminin önemli derecede ihlal edilmesi veya büyük bir zarar meydana getirmesi yahut başkasının malına önemli bir zarar vermesi şeklinde işlenmesi halinde, faile bir seneden on seneye kadar hapis cezası hükmolunur.

Emre itaatsizlik cezası 2018 yılında basit halinde 1 aydan 1 yıla kadar. Ağırlaştırıcı sebeplerin varlığı halinde ise 5 yıla kadar artabilmektedir. Bu sebeple ankara ceza avukatı ile savunma ihtiyacınız vardır.

Emre İtaatsizlikte Israr Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Kararı

Adli para cezası, yargılamayı gerçekleştiren mahkeme tarafından, hükümlünün bir miktar parayı devlet hazinesine ödemesine karar verilmesidir. Askeri Ceza Kanunu Ek m. 8’e göre; sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın dört ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması, fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi, fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi hallerinde adli para cezasına hükmedilemez. Emre itaatsizlik de ısrar suçu için de bu şartlar sağlanmıyorsa, adli para cezasına hükmedilemez.

Erteleme kararında, mahkemece yargılanan kişinin suçlu olduğu tespit edilmiş ve kişi hakkında hapis cezası hükmedilmiştir. Ancak, mahkeme tarafından kişiye verilen hapis cezasının, cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesi halinde erteleme kararı verilmiş olacaktır. Erteleme kararının emre itaatsizlikte ısrar suçu için verilebilmesi hususu, Askeri Ceza Kanunu madde 47’de dört şarta bağlanmıştır. Buna göre, sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın üç ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması, fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi, fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi veya kişinin daha önce sırf askeri bir suçtan dolayı mahkûm olunması hallerinde ertelenme kararı verilemez. Bu suç için de bu şartlar sağlanmıyorsa, erteleme kararı verilemez.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşürülmesine yol açan cezanın bireyselleştirilmesi kurumudur. Anayasa Mahkemesi’nin 2018/161 E. 2019/13 K. Sayılı 14/03/2019 tarihli kararında belirtildiği gibi, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. Maddesine eklenen 4. Maddenin 1. Fıkrasında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasının şartları yer almıştır. Bu şartlara göre, söz konusu suç hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verilebilmesi için, mahkeme tarafından kişi hakkında hükmolunan cezanın altı aydan az olması gerekmektedir. Aksi takdirde, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kurumuna emre itaatsizlikte ısrar suçu için başvurulamayacaktır.

Emre İtaatsizlikte Israr Suçunda Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma Ve Görevli Mahkeme

Şikayet, takibi şikayete bağlı suçlar, bir suç hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesinin suçun mağdurunun veya suçtan zarar gören kişilerin şikayetçi olmasına bağlı olduğu suçlardır. Takibi şikayete bağlı olan suçlar, 5237 sayılı TCK’de ve özel kanunlarda açıkça gösterilmiştir. Askeri Ceza Kanunu’nun 48. Maddesinde askeri suçların takibinin şikayete bağlı olmadığı belirtilmiştir. Bu gerekçeyle, emre itaatsizlikte ısrar suçunun takibi de şikayete bağlı değildir.

Zamanaşımı hususu, Türk Ceza Kanunu m.66’da düzenlenmiştir.  TCK Madde 66/e’ ye göre, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası 8 yıl, geçmesiyle düşer. Emre itaatsizlikte ısrar suçunun cezasının üst sınırı da 2 yıl olduğu için, zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Uzlaşma,  suçtan mağdur olan kişinin suç şüphelisi ile anlaşması sonucunda ceza yargılamasının sona ermesidir. Uzlaşma şikayetten vazgeçme değildir. Emre itaatsizlikte ısrar suçu, uzlaştırma kapsamındaki suçlardan biri değildir.

Görevli Mahkeme: Askeri Ceza Kanunu’nda bulunan tüm suç tipleri, Askeri Mahkemelerde yargılanmaktaydı. Ancak, 03.06.2017 gün ve 30085 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hâkimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi’nin 31.05.2017 gün ve 831 sayılı kararı ile Anayasa değişikliği ile Askeri Mahkemelerin kaldırılması üzerine, tüm askeri suç tiplerinde sivil yargı organları görevlendirildi.

Söz konusu, emre itaatsizlikte ısrar suçunda görevli yargı organı ise, asliye ceza mahkemeleridir.

Ek olarak belirtmek gerekirse, Askeri Mahkemelerin ve Askeri Yargıtay’ın hukuk sistemimizden kaldırılmasından sonra Askeri Ceza Kanunu’nda yer alan suçlar bakımından;

Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanına giren suçlar için,

  • Bir Ağır Ceza Mahkemesi olan yerlerde bu mahkeme,
  • Birden fazla Ağır Ceza Mahkemesi olan yerlerde ise 1 numaralı Ağır Ceza Mahkemesi görevlendirildi.

Ağır Ceza Mahkemeleri’nin görev alanına giren suçlar, sayma yoluyla Türk Ceza Kanunu’nda gösterilmiştir. Özel kanunlar tarafından açıkça ayrı bir suça daha bakma görevi verilmediği müddetçe, ağır ceza mahkemeleri aşağıdaki suçlara bakmakla görevlidir:

  • Yağma (Gasp) suçu (TCK md. 148, 149),
  • Kasten adam öldürme suçu (TCK md. 81, 82),
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (TCK md. 87/4),
  • Taksirle ölüme neden olma (TCK md. 85/2),
  • İrtikap suçu (TCK md. 250/1 ve 2),
  • Zimmet suçu (TCK md. 247),
  • Rüşvet suçu (TCK md. 252),
  • Resmi belgede sahtecilik suçu (TCK md. 204/2),
  • Nitelikli dolandırıcılık suçu (TCK md. 158),
  • Hileli iflas suçu (TCK m. 161).

Asliye Mahkemelerinin görev alanına giren suçlar için ise,

  • İki ya da daha az Asliye Ceza Mahkemesi olan yerlerde 1 numaralı Asliye Ceza Mahkemesi,
  • İkiden fazla Asliye Ceza Mahkemesi olan yerlerde ise 3 numaralı Asliye Ceza Mahkemesi görevlendirildi.

Kanunların ayrıca görevli kıldığı hAller saklı kalmak üzere, sulh ceza hakimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır. Asliye Ceza Mahkemeleri’nin görevleri, Ağır Ceza Mahkemeleri’nin görevlerinin aksine sayma yoluyla sınırlandırılmamış, genel olarak düzenlenmiştir.

Emre itaatsizlik suçunda savunma önemli bir yer tutmaktadır. Bu sebeple emre itaatsizlik suçunda ceza almamak için ceza avukatı tutmanız sizin menfaatinize olacaktır. Zira sözleşmeli subay, astsubay ve uzman çavuşlar da bu suç sözleşme yenilememe sebebi olup meslekten atılmanıza neden olacaktır. Ceza avukatı ile yapacağınız savunma hep adli anlamda hem de idari anlamda menfaatinize olacaktır. Emre itaatsizlik cezası 2019 üstte belirtilen sınırlarda olup hürrüyetinizi bağlayıcı ceza ile karşı karşıya kalmanız muhtemeldir.

kadim-law-consultancy-office-09-04-2018-656

Başa dön tuşu