Ehliyetsiz araç kullanılması durumunda sigortanın rücu hakkı vardır. Ehliyetsiz araç kullanan sürücünün sebep olduğu trafik kazalarında, sigorta şirketleri tazminatı ödedikten sonra, ödediği tutar için rücu hakkını kullanabilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca, sigorta şirketi, tazminatı ödedikten sonra, kusurlu sürücüden veya aracın malikinden bu bedeli talep edebilir.
Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.4.b bendinde; tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş ise sigortacının rücu hakkının doğacağı belirtilmiştir. Sigortacının rücu muhatabı, motorlu aracı ehliyetsiz veya yeterli ehliyet olmaksızın kullanması sonucu doğan zararlarda, ehliyetsiz sürücü değil, sigorta sözleşmesinde sigortalı olarak gözüken kişidir.
Sürücü Belgesi Nedir?
Sürücü Belgesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen motorlu araçların sürülmesine yetki veren belgedir. Aynı zamanda sürücü ehliyeti olarak da bilinir. Karayolları Trafik Kanununun 36. Maddesine göre “Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır. Araçlar, Yönetmelikte sınıfları belirtilen sürücü belgelerine sahip sürücüler ile çok taraflı anlaşmalara göre sürücü belgesi bulunan veya geçerli uluslararası sürücü belgesi olan kişilerce sürülebilir. Buna göre;
a) Sürücü belgesi olmayanların,
b) Mahkemelerce veya Cumhuriyet savcılıklarınca ya da bu Kanunda belirtilen yetkililerce sürücü belgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alınanların,
c) Sürücü belgesi iptal edilenlerin,
araç kullanarak trafiğe çıktıklarının tespiti hâlinde, bu kişilere idari para cezası verilir. Ayrıca, aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesine izin veren araç sahibine de tescil plakası üzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir.”

Ehliyetsiz Sürücüye Sigorta Rücu Edebilir Mi?
Zorunlu mali mesuliyet sigortasına göre sigorta ettiren aracını ehliyetsiz birine sürdürmemeyi taahhüt etmektedir. Buna aykırı davranılması neticesinde ise sigorta meydana gelen zarardan sorumlu olmayacaktır. Ehliyetsiz sürücüye rücu yapılıp yapılamayacağı konusu ise, sigorta eğer karşı tarafa ödeme yapmak zorunda kaldı ise rücu edebileceği kişi sigorta ettirendir. Ehliyetsiz sürücü ve araç sahibinin kazada aynı kişi olmadığı durumlarda sigorta araç sahibine rücu yoluna gidecektir. Sigorta, aracını ehliyetsiz kişiye kullandıran araç sahibine kazada ehliyetsiz araç sürücüsünün kusur oranı ne ise o oranda rücu imkanına sahiptir. Ehliyetsiz sürücünün kazada kusuru yok ise sigortanın araç sahibine rücu imkanı yoktur.
Sigortacının rücu hakkı, sigortacının zarar gören kişilere ödeme yaptıktan sonra, kanunda sayılan rücu koşullarının birinin meydana gelmesi neticesinde, yaptığı ödemeyi sigortalısından talep etme hakkını ifade eder. Kanun maddesi ve Genel Şartların B.4 maddesinin açık hükmü gereğince, sigortacı, sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan sürücüye ve işletene rücu edemez. Emsal bir kararda, araç malikinin, sürücüsünün ve sigortalısının aynı olan kişinin sigorta ettiren olmaması nedeni ile sigortacının bu kişiye rücu edemeyeceği karar altına alınmıştır.
Sigorta ettirenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, Karayolları Trafik Kanunu’na, Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne ve sigorta sözleşmesine aykırı davranışları ve kusurlu eylemleri nedeniyle, sigortacının kendi sigortalısına rücu edebileceği durumlar, Sigorta Genel Şartları B.4 maddesinde açıklanmıştır. Sigortacı, kendi sigortalısına aşağıda detayları belirtilen sebepler ile rücu edebilir.
Son yıllarda meydana gelen trafik kazaları göstermektedir ki cana ve mala zarar verme potansiyeli olan taşıtların kullanılması ehil kişiler tarafından yapılmalıdır. Bu nedenle trafik kazası nedeniyle oluşabilecek zararların önüne geçebilmek için taşıtları kullanılabilmesi için belli başlı şartların varlığı getirilmiştir. Bu makalemizde Kadim Hukuk ve Danışmanlık olarak Sürücü Belgesi olmadan kullanılması durumunda sigortanın rücu hakkı hakkında bilgilendirme yapacağız.
Sürücü Belgesi Alacak Adaylarda Bulunması Gereken Şartlar Nelerdir?
Kullanılacak motorlu taşıtın türü ve özelliklerine göre sürücü belgesi sınıfları vardır. Ayrıca sürücü belgesi alacakların belli başlı şartlara haiz olması gerekmektedir. Bunlar;
a) Yönetmelikte belirlenen yaş ve deneyim şartlarını taşımaları,
b) Öğrenim durumu itibarıyla en az ilkokul düzeyinde eğitim almış olmaları,
c) İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenen sağlık şartlarını taşımaları,
d) Sürücü kurslarında teorik ve uygulamalı eğitimini tamamlayıp sürücü sınavlarını başararak, motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almış olmaları,
e) Adli sicilinde, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188, 190 ve 191 inci maddeleri, 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin ikinci ve takip eden fıkralarında belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması,
f) Önceden verilmiş aynı sınıf bir başka sürücü belgesinin bulunmaması,
g) Başka sınıf sürücü belgesi alabilmek için, daha önce verilmiş ancak geri alınmış olan sürücü belgesinin bu Kanunda öngörülen şartlar yerine getirildiği için sahibine iade edilmiş olmasıdır.

Ehliyetsiz Araç Kullanılması Durumunda Sigortanın Rücu Hakkı Var mı?
KTK 36-45 maddelerinde sürücü belgeleri, hangi araçlarda ne tür sürücü belgesinin gerekli olacağı ayrıntılı olarak açıklanmış olup, motorlu aracın ehliyetsiz kimseler veya taşıta uygun sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında bir kaza olursa, üçüncü kişilere tazminat ödeyen sigortacı işletene rücu edebilecektir.
Kazanın nedeni, sürücünün ehliyetsiz olması ya da sürücü belgesinin yetersizliği değilse, yani arada nedensellik bağı bulunmuyorsa sigortacının işletene dönme (rücu) hakkı olmamak gerekir. Örneğin, çift yanlı bir trafik kazasında karşı araç sürücüsü tam kusurlu olup, ehliyetsiz sürücünün kusuru yoksa, sigortacı zaten tazminat ödemeyecek ve rücu hakkı da söz konusu olmayacaktır.
Kaza yapmak ve ehliyetsiz araç kullanmak birbirinden farklı değerlendirilecek hususlardır. Buradan anlayacağımız kişinin trafik kazası sonucunda işlediği suçta ehliyetsiz araç kullanmış olması cezayı arttırıcı bir neden değildir. Eğer kazanın oluşumunda ehliyetsiz sürücünün bir kusuru yoksa yalnızca ehliyetsiz araç kullanma ile ilgili idari para cezasına çarptırılır. Ehliyetsiz araç kullanmak sürücüyü cezai anlamda sorumlu kılar. Ancak tazminat sorumluluğu konusunda kusura etki etmez. Ehliyetsiz sürücünün yaptığı kaza sonucu ölüm veya yaralama gerçekleşmişse taksirle öldürme veya taksirle yaralama suçundan ayrı, ehliyetsiz araç kullanma suçundan ayrı cezaya hükmedilir.
Trafik kazası sonucunda kusur oranı tespit edilir. Kusur oranı karşı taraftan daha az olan taraf karşı tarafın sigortasından tazminat isteyebilir. Ancak bu tazminat kendi kusur oranına göre azaltılır. Kişinin ehliyetsiz olup olmaması önemli olmadan kusur durumuna göre tazminat talep hakkı olmaktadır.
Ehliyetsiz trafik kazası sonucunda oluşan hasarı sigorta şirketi karşılamaz. Hasarın karşılanması için aracı kullanan kişinin ehliyetinin olması gerekir. Karşılasa bile sigorta şirketi ancak ehliyetsiz sürücünün kusuru oranında rücu edebilir. Rücu etmek, sigorta şirketinin karşı tarafa ödemek durumunda kaldığı tazminat tutarını araç sahibinden geri istemesi anlamına gelir.